ASAYİŞ - 15 Temmuz 2024 Pazartesi 11:23

15 Temmuz darbe girişiminin 8. yıl dönümü

A
A
A
15 Temmuz darbe girişiminin 8. yıl dönümü

Emniyet ve askeriye başta olmak üzere birçok kurumuna sızan Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ)’nün, Türkiye’de gerçekleştirmek istedikleri darbe girişiminin üzerinden 8 yıl geçerken, örgüt mensuplarının yargılanmasına devam ediliyor.

Türkiye’de ki demokratik yönetimi yok etmeyi hedefleyen Fetullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) üniforma, kamuflaj giymiş teröristlerinin Türkiye Cumhuriyeti ve mevcut olan seçilmiş hükümete karşı silahları vatandaşlara doğrultarak hedefledikleri darbe girişiminin üzerinden 8 yıl geçti. Askeriye ve emniyet öncelikli olarak birçok kuruma sızarak gerçek hedeflerini 15 Temmuz 2016’da açığa çıkaran ve 251 kişiyi şehit eden FETÖ’nün kanlı darbe girişimi, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın televizyon programından yaptığı çağrısı üzerine Türkiye’nin dört bir tarafında demokrasiye sahip çıkmak adına meydanları dolduran vatandaşların desteğiyle önü kesildi. Olay akşamı vatandaşlar sokaklarda yaşanan askeri hareketliliği anlamaya çalışırken dönemin Başbakanı Binali Yıldırım, saat 23.00’de televizyon programına bağlanarak, bir kalkışma ihtimali üzerinde durduklarını aktardı. Yıldırım, "Bu kanunsuz eylemin içerisinde olanlar en ağır şekilde bedelini ödeyecekler" diye konuştu.

2016 yılının 16 Temmuz günü saat 03.00’te yapmayı planladıkları darbe girişimini Genelkurmay’daki hareketliliği görerek 15 Temmuz’a çeken FETÖ’nün teröristlerinin ülkeye yaşattığı en kanlı gecenin merkezi Ankara oldu. Kahramankazan’da bulunan Akıncı Üssü’nden yönetilen darbe girişiminde, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar’ın da aralarında bulunduğu birçok üst rütbeli komutan darbeci teröristler tarafından alıkonuldu. Tankların sokaklara çıktığı hain kanlı gecede, FETÖ mensupları pilotların kullandığı savaş uçakları TBMM, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi ve Emniyet bombalanarak etkisiz hale getirilmeye çalışıldı. Türk Silahlı Kuvvetleri’nin içerisine sızmış FETÖ mensubu ve bu örgütü destekleyen 8 binin üzerinde askeri personel, 35 uçak, 37 helikopter, 74’ü tank 246 zırhlı araç ve 4 bine yakın hafif silahın kullanıldığı darbe girişimi, Türkiye Cumhuriyeti tarihine kara bir leke olarak yer aldı. Ankara’nın göbeğinde bu olaylar yaşanırken FETÖ mensubu darbecilerin kullandığı F-16 uçağı, saat 23’de Gölbaşı’nda bulunan Emniyet Genel Müdürlüğü Havacılık Daire Başkanlığına bombaladı. Olayda 7 vatandaşımız şehit olurken, 5 kişide yaralandı. Ertesi gün 16 Temmuz’un ilk saatlerinde yine Gölbaşı’ndaki Emniyet Genel Müdürlüğü Özel Harekat Başkanlığı da bombalandı, 44 polis şehit oldu, 36 kişi de yaralandı. Ayrıca darbeci pilotların kullandığı helikopterler Yenimahalle’de bulunan MİT yerleşkesini de ateş altına aldı.

‘Cumhurbaşkanı Erdoğan İstanbul’a geldi’

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, saat 03.20’de uçakla Atatürk Havalimanı’na geldi. Erdoğan, kendisini karşılayan vatandaşlara şöyle seslendi:

"Milletin üzerinde hiçbir güç yoktur. Bu bir ayaklanma, ihanet, vatana ihanet hareketidir. Bunun bedelini çok ağır ödeyecekler."

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın CNN Türk’e "FaceTime" üzerinden bağlanarak halkı sokağa davet etti. Bunun üzerine darbeci askerler harekete geçerek, İstanbul’da bulunan Çamlıca Tepesi’ndeki antenlere müdahale etmek istediler. Kurdukları ‘Whatsapp’ grubundan haberleşen darbeciler, “Bu TV’lerin susturulması gerekiyor", "Çamlıca’daki antenlere müdahale edilmeli", "Çamlıca Tepesi’ni gören tanklar antenleri vursunlar" ifadelerini kullandı.

Dönemin Başbakanı Binali Yıldırım, 16 Temmuz’da saat 12.57’de Çankaya Köşkü’nde yaptığı açıklamayla hain darbe girişiminin bastırıldığını duyurdu. Darbe teşebbüsüne karşı Türk milletince gösterilen direniş ve kararlı duruş, "demokrasinin zaferi, milletin büyük destanı" olarak tarihteki yerini aldı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Fatih’te beslenmediği iddia edilen 2 aylık bebeğin şüpheli ölümüyle ilgili 4 tutuklama Fatih’te 3 gün beslenmediği iddia edilen 2 aylık bebeğin ölümü üzerine gözaltına alınan anne, baba, anneanne ve dede çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Olay 30 Aralık’ta Fatih’te meydana gelmişti. İddiaya göre dini nikahlı Y.Y. ve B.Y.’nin 5 Kasım’da dünyaya gelen bebekleri 30 Aralık 2025 tarihinde hayatını kaybetmişti. Anne Y.Y.’nin bebeğinin hareketsiz durduğunu fark etmesi üzerine durumu polis ve sağlık ekiplerine haber vermişti. Yapılan ilk incelemelerde bebeğin 5 Kasım 2025’te İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde dünyaya geldiği belirlenmişti. 7 Kasım’da ise 3 kilo 200 gram ağırlığında taburcu edilen bebeğin, hayatını kaybettiği gün yaklaşık 2 kiloya düştüğü ve karın bölgesinde içe çökme olduğu tespit edilmişti. Anne Y.Y.’nin evde dini nikahlı eşi B.Y., annesi A.Y. ve Y.E.Y ile beraber yaşadığı, bebeğin saat 08.00 sıralarında öldüğü ancak ambulansın 12 saat sonra arandığı öğrenilmişti. 19 yaşındaki Y.Y.’nin çelişkili ifade vermesi üzerine, annenin bebeği 3 gün beslemediğini söylediği öğrenildi. Soruşturma kapsamında Y.Y., B.Y. ile aynı evde yaşayan anneanne A.Y. ve dede Y.E.Y. "kasten öldürme" suçundan gözaltına alınmıştı. Emniyette işlemleri biten 4 şüpheli adliyeye sevk edildi. Savcılık ifadelerinin ardından anne Y.Y., baba B.Y, anneanne A.Y. ve dede Y.E.Y, çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Olayla ilgili ’kasten öldürme’ suçundan başlatılan soruşturmanın sürdüğü öğrenildi.
Kırklareli Şehir trafiğini rahatlatacak karar: Zorunlu tır parkı uygulaması başladı Kırklareli’nin Pınarhisar ilçesinde Altın Çağ Projesi muhtevasında ilçe genelinde trafik düzenini sağlamak, güvenliği artırmak ve şehir merkezini korumak amacıyla zorunlu tır parkı uygulamasını bugün itibarıyla hayata geçirdi. Kararın uygulanmaya başlamasıyla ağır tonajlı araçların şehir merkezinde gelişi güzel park etmesinin önüne geçilecek. Pınarhisar Belediyesi’nden yapılan açıklamada, 1 Ocak 2026 tarihi itibarıyla haritada belirtilen güzergahlar ile alanlar dışında tır, kamyon ve benzeri ağır tonajlı araçların ilçe merkezine giriş-çıkışlarının ve şehir içinde park yapmasının 7 gün 24 saat esasına göre tamamen yasaklandığı bildirildi. Ağır tonajlı araçların park işlemlerinin yalnızca tır parkı alanında yapılacağı vurgulandı. Açıklamada, alınan kararın trafik güvenliğini artırmak, ilçe merkezindeki düzensiz park yapmayı ortadan kaldırmak, yol ve altyapı yatırımlarını korumak amacıyla uygulamaya konulduğu ifade edildi. Belediye yetkilileri, uygulamanın kimseyi mağdur etmeyi amaçlamadığını ancak Pınarhisar’ın düzeni ve güvenliği için kurallara kesinlikle uyulmasının zorunlu olduğunu özellikle belirtti. Haritada belirtilen alanlar dışında ilçeye giriş-çıkış yapan ya da ilçe içinde park eden ağır tonajlı araçlar hakkında, ilgili mevzuat çerçevesinde cezai işlem uygulanacağı da duyuruldu. Pınarhisar Belediyesi’nden yapılan açıklamada açıklamada ayrıca, ilçenin yalnızca bugünüyle değil geleceğiyle de planlandığı vurgulanarak, daha düzenli, daha güvenli ve daha yaşanabilir bir Pınarhisar için kararlılıkla çalışmaya devam edileceği mesajını verdi.