ASAYİŞ - 16 Kasım 2024 Cumartesi 10:07

ABD seçimleri FETÖ’cülere kabus oldu

A
A
A
ABD seçimleri FETÖ’cülere kabus oldu

FETÖ’cüler, ABD’de 5 Kasım’da düzenlenen seçimlerde Demokratların adayı Kamala Harrıs’in kazanmasına kesin gözüyle bakıyordu. Ancak, bekledikleri olmadı. Donald Trump büyük bir zafere imza attı. Cumhuriyetçiler sadece Senato’da değil, Temsilciler Meclisi’nde de çoğunluğu kazandı. Çifte hezimet sadece Demokratlara değil, FETÖ’cülere de büyük bir şok oldu.


FETÖ uzun yıllardır genel örgüt stratejisi gereği ve elebaşı Fetullah Gülen’in ABD dışında kendisini güvende hissetmemesi nedeniyle ABD makamları ile ilişkilerini hep iyi tuttu. Ancak, taraf olarak hep Demokrat Parti’ye yakın oldu. FETÖ’cüler örgütten gelen talimatlar doğrultusunda, ABD seçimlerinde ağırlıklı olarak Demokrat Parti’ye yüklü miktarda seçim bağışları yaptı. Seçim kampanyalarında Kamala Harrıs’i desteklediler.


Örgütten ABD Usulü “Takiye”


FETÖ’nün üst kademeleri, ABD’de sürdürdükleri düzenin bozulmaması için burada da kirli stratejilerine devam etti. Daha önce Türkiye’de yaptıkları gibi ABD’de de “takiye” yöntemini uyguladılar. Her iki partiye eşit mesafede durma imajı çizip, örgütteki medyatik isimler Cumhuriyetçiler ile taktiksel ilişki kurdular. Elebaşı Gülen’in manevi oğlu olan Enes Kanter Cumhuriyetçilerle poz bile verdi. Ancak, Demokratların çoğunluğundan topladığı imzalarla Türkiye’yi ABD Başkanı Joe Bıden’a şikayet etti ve yine Demokratların iktidarda olduğu dönemde ABD vatandaşlığı aldı.


Kanter ile birlikte bu dönemde firari polis Turgay Karagöz de vatandaşlık alıp adını da “Jozef” olarak değiştirdi. Firari generallerden emekli Deniz Kurmay Albay Mustafa Koç gibi isimler de yine Demokrat Parti’nin iktidarı döneminde ABD pasaportuna kavuştu.


Örgütün İcra Heyeti’ni yöneten Zaman gazetesi eski Genel yayın Yönetmeni firari Ekrem Dumanlı’nın da Trump karşıtlığı biliniyordu. Ancak, örgüt tarafından verilen talimat “Donald Trump’a oy vermeyin” şeklindeydi.


Örgütün tüm çabasına rağmen beklenti gerçekleşmedi. FETÖ’nün merkezi olarak kabul edilen çiftliğin bulunduğu Pensilvanya’da FETÖ’cülerin oy kullandığı sandıklardan Demokrat Parti çoğunlukta çıksa da eyaletin genelinde Cumhuriyetçiler ipi göğüsledi. Örgütün güçlü olduğu Teksas’ta da yine kazanan Cumhuriyetçiler oldu.


FETÖ üyelerinin çoğunlukta olduğu New Jersey ve Virginia gibi eyaletlerde Demokrat parti kazansa da genel sonuca bir etkisi olmadı.


FETÖ’nun “Donald Trump” kabusu


Donald Trump’ın ikinci kez Başkan seçilmesi örgüt mensuplarında büyük bir şok etkisi oluşturdu. Şaşkınlıklarının en büyük sebebi “Türkiye’ye iade edilebilme” ihtimalleri.


Kamala Harris’in kaybetmesi ile “hesap verme” korkusu yaşamaya başlayan örgüt mensupları Trump’a karşı olan paylaşımlarını da silmeye başladı.


Firari örgüt mensubu Emre Uslu, 5 Kasım öncesinde Kamala Harrıs’in seçimi kazanacağı yönünde bir paylaşım yapmıştı. Seçim sonuçları açıklanmaya başlayınca ve sonuçlar beklentilerinin tersi çıkınca Emre Uslu X paylaşımını hemen sildi.


Benzer şekilde örgütün medya organlarında propaganda yapan firari Adem Yavuz Arslan, Bülent Keneş, Levent Kenez gibi firari gazeteciler de video yayınlarında Donald Trump’ın seçimi kazanmasını sürpriz olarak görüp hayal kırıklıklarını saklayamadılar.


FETÖ elebaşının yeğeni olan ve ifşaatlar paylaşan Ebuseleme Gülen, “Umarım TRUMP terörist abileri Türkiye’ye iade eder ve süreç biter” şeklinde paylaşım yaptı.


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile dostlukları bulunan ABD’nin yeni dönem Başkanı Donald Trump’ın yeniden seçilmesi örgüt üyelerini birçok konudan korkutuyor. Trump’ın yönetim kadrosunda, vergi yasaları gibi konularda yapacağı değişiklikler örgütü tedirgin ediyor.


Trump’ın Adalet Bakanlığı için aday gösterdiği Matt Gaetz, FETÖ’cüleri korkutan isimlerden biri. FETÖ’cülerin çekindiği bir diğer isim olan eski Demokrat Partili Tulsi Gabbard da Ulusal İstihbarat Direktörlüğü’ne aday gösterildi.


Örgüt üyeleri, Trump’ın açıkladığı kabine üyelerinin katı göçmen ve mülteci karşıtı politikaları nedeniyle sert eleştirilerde bulunmaya başladı. Trump’ın yeni politikasından korkan örgüt mensubu gazeteciler kendilerine kucak açacak yeni ülkeler aramaya koyuldu bile.


Trump’ın seçimleri kazanması ile


- Örgütün özellikle firari mahrem imamların ve firari asker, hakim, savcı, polis ve diğer kamu görevlilerinin hukuki durumları,


- Örgütün mali yapısına yönelik FBI tarafından yakın zamanda başlatılan federal çaptaki incelemeleri,


- ABD’de örgütün ana faaliyet konusu olan Charter School’ların TRUMP döneminde ne olacağı ve kamulaştırılması,


- Kült yapıya doğru hızla dönüşen örgütün ABD’deki kurmay kadrolarının/yöneticilerinin sınır dışı edilmesi,


- Örgütün ABD’deki mülklerine el konulması gibi konular FETÖ içindeki tedirginliklerin artmasını sağladı.



ABD seçimleri FETÖ’cülere kabus oldu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya 15 yaşındaki Burak’ın otizmle mücadelesi başarı hikayesine dönüştü 3 yaşında otizm teşhisi konulan 15 yaşındaki Burak Göçer, son bir yıldır aldığı kök hücre, TMS tedavisi ve yoğun eğitimle birlikte davranışlarında gözle görülür değişim yaşamaya başladı. Buz pateni ve at biniciliği eğitimleri alan Burak, 2026’da özel bir yarışmaya hazırlanırken, ablası Ayşenur Göçer, "İlk başlarda yanıma bile gelmiyordu, göz teması zaten yoktu. Şimdi yanımda oturabiliyor" diyerek süreci anlattı. 15 yaşına giren Burak Göçer’e 3 yaşındayken otizm teşhisi konuldu. Çocukluk döneminde görece daha sakin bir süreç geçiren Burak’ta, ergenlik çağıyla birlikte davranışsal değişimler belirginleşti. Aile, bu dönemde huzursuzluk ve saldırganlık belirtilerinin artması üzerine farklı tedavi ve eğitim yöntemlerine yöneldi. Son bir yıldır kök hücre ve TMS tedavisi alan Burak, aynı zamanda yoğun bireysel ve sosyal eğitimlerden geçiyor. Tedavi ve eğitim süreciyle birlikte Burak’ın daha sakin bir yapıya büründüğü, çevresiyle temas kurma becerisinde ilerleme kaydettiği gözlendi. Sosyal yaşama adım adım Burak’ın annesi, doğumdan sonra teşhisi uzun süre konulamayan bir hastalıkla mücadele ederken; baba hem evin geçimini sağlıyor hem de aile düzenini ayakta tutmaya çalışıyor. Üniversite sınavına hazırlanan ablası Ayşenur Göçer ise kardeşinin bakım ve eğitim sürecinde aktif rol alıyor. Aldığı eğitimlerle birlikte Burak’ın ilgi alanları da genişledi. Buz pateni ve at biniciliği gibi sportif faaliyetlere yönelen Burak, özel eğitimle desteklenen bu süreçte 2026 yılında at biniciliği alanında düzenlenecek özel bir yarışmaya hazırlanıyor. Ailenin hedefi, Burak’ın yalnızca sportif başarı elde etmesi değil; aynı zamanda günlük yaşam becerilerini geliştirmesi ve sosyal hayata daha bağımsız şekilde katılabilmesi. Ablası süreci anlattı Üniversite sınavına hazırlanan abla Ayşenur Göçer, kardeşinin geçirdiği süreci şu sözlerle anlattı: "Annem, kardeşim doğduktan sonra rahatsızlandı. Kardeşim on yaşına kadar iyiydi ancak on yaşından sonra ergenlik dönemiyle birlikte belirgin bir huzursuzluk ve saldırganlık başladı. Durduk yere sinirleniyor, etrafa ve bize saldırıyordu. Daha sonra kök hücre tedavisi görmeye başladı ve bu süreçten sonra biraz daha iyiye gitti. Eğitim almaya da devam etti. Yaklaşık bir yıldır buz pateni benzeri yoğun eğitimler alıyor. Kök hücre ve TMS tedavisi görüyor. Normal eğitimine devam ederken, son bir yıldır sosyal etkinlikler ve bu tür eğitimlere daha fazla yoğunlaştık. İlk başlarda yanıma bile gelmiyordu, göz teması zaten yoktu. Şimdi yanımda oturabiliyor." Tedavi sürecinin hedeflerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Göçer, "Bu sürecin devam edebilmesi için herkesten destek bekliyoruz" dedi.
Konya Konya’da aileler yeni yılın ilk sabah namazında camide buluştu Konya İl Müftülüğü tarafından yeni yılın ilk sabahında "Ailece Sabah Namazında Buluşuyoruz" programı gerçekleştirildi. Kapu Camii’nde kılınan sabah namazının ardından başta Filistin olmak üzere tüm mazlum coğrafyalar için dua edildi. Programın devamında ise Milli İrade Platformu tarafından basın açıklaması yapıldı. Yapılan açıklamada konuşan eski Konya Müftüsü Ahmet Poçanoğlu, Gazze’de yaşamın, "normalleşme" değil; hayatta kalma mücadelesi üzerinden sürdüğünü belirtti. Uluslararası hukukun güçlüye kalkan, zayıfa verilen sus payı olmaması gerektiğinin altına çizen Poçanoğlu, bugün, yaşanan iletişim çağında; bir çocuğun soğukta can verdiği haberini "akış" içinde tüketebiliyorsa, burada bir sorun olduğunu söyledi. Bir toplumun ihtiyaç duyduğu "insani yardım" kavramını süsleyerek tartışmalı hale getiren prosedürlerin büyük bir soruna yol açtığını ifade eden Poçanoğlu, "Çağrımız; bir ülkeye, bir halka, bir kuruma karşı ‘önyargı’ değil; insan hayatını merkeze alan evrensel bir tutarlılık talebi içermektedir" dedi. Programa, AK Parti Konya Milletvekili Latif Selvi, Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, AK Parti Konya İl Başkanı Fatih Özgökçen, Meram Belediye Başkanı Mustafa kavuş, Konya İl Müfütüsü Prof. Dr. Ali Öge, protokol mensupları ve vatandaşlar katıldı.