POLİTİKA - 02 Mart 2026 Pazartesi 19:34

AK Parti Sözcüsü Çelik: "Bir ülkeye saldırı için o ülkenin rejimi bahane edilemez"

A
A
A
AK Parti Sözcüsü Çelik: "Bir ülkeye saldırı için o ülkenin rejimi bahane edilemez"

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, "Bir ülkeye saldırı için o ülkenin rejimi bahane edilemez. Bir ülkenin rejiminin bahane edilmesi demek son derece subjektif kriterlerle her isteyenin önüne gelen ülkeye müdahale etmek için bir bahane üretmesi ve bir girişimde bulunması demektir" dedi.


AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında toplanan AK Parti Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK) devam ederken basın açıklaması gerçekleştirdi. Çelik, MKYK toplantısında İran’da yaşanan gelişmeler ve Meclis çalışmalarında gelinen son durumun ele alındığını, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ise İran’da meydana gelen gelişmeler konusunda kapsamlı bir değerlendirme yaptığını ifade etti. Bugün gelinen noktada İran’a yapılan saldırının hiçbir meşruiyeti olmayan bir saldırı olduğunu aktaran Çelik, "Komşumuz İran’a ABD ve İsrail tarafından gerçekleştirilen saldırı hukuksuzdur, uluslararası hukuka aykırıdır, hakkaniyetsizdir ve hukuki meşruiyetten yoksundur. Üstelik nükleer konularla ilgili müzakereler devam ederken böyle bir saldırının yapılması, diplomasinin; masa kurarak çözüm üretme stratejisinin tamamen berhava olduğu bir döneme girildiğini gösteriyor. Diplomasi, daha önceden karar verilmiş bir saldırının taktik örtüsü ya da oyalayıcısı olamaz. Onun için masa kurulmasına rağmen bu saldırı gerçekleşti. Sayın Cumhurbaşkanımız, özellikle böyle bir masanın kurulması konusunda yoğun bir enerji ortaya koyarak Başkan Trump’la, Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan’la ve diğer taraflarla görüşmeler gerçekleştirdi. Esasında masa çalışırken böyle bir saldırının gerçekleşmesi son derece yanlış, son derece sıkıntılı sonuçlar doğuracak hakkaniyetsiz ve hukuksuz bir girişimdir" ifadelerini kullandı.


ABD ve İsrail tarafından gerçekleştirilen saldırı sonucu İran’da başta dini lider olmak üzere birçok üst düzey askeri ve siyasi ismin ve sivillerin hayatını kaybettiğine değinen Çelik, bu kayıplardan dolayı İran halkına taziyelerini sundu.


"Bir ülkeye saldırı için o ülkenin rejimi bahane edilemez"


Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Almanya Şansölyesi Friedrich Merz ile gerçekleştirdiği görüşmeye de değinen AK Parti Sözcüsü Çelik, "Cumhurbaşkanımızın verdiği mesaj; İran konusundaki ilkeleri ortaya koyduktan sonra bir an evvel çatışmanın durması ve bu çerçevede tekrar çözümün masada aranması gerektiğine dairdir. Egemen bir ülkeye dönük olarak, BM üyesi bir ülkeye dönük olarak bu şekildeki müdahalelerin hukuki bir temeli yok. Bunlar herhangi bir şekilde hiçbir şekilde mazur gösterilemez. BM üyesi egemen bir ülkenin toprak bütünlüğüne, devlet aygıtına ve yöneticilerine saldırılması uluslararası düzen açısından bambaşka bir aşamaya geçildiğini gösteriliyor ki bu düzenin ortadan kalkması demektir. Özellikle de bir ülkeye saldırı için o ülkenin rejimi bahane edilemez. Bir ülkenin rejiminin bahane edilmesi demek son derece subjektif kriterlerle her isteyenin önüne gelen ülkeye müdahale etmek için bir bahane üretmesi ve bir girişimde bulunması demektir. Dolayısıyla rejim değişikliği gibi konuların ne kadar büyük facialara yol açtığı çeşitli ülke örneklerinde de görülmüştür ve bunu yanlışın ısrarla tekrar edilmesi, savaşların bitirilmesinden bahsedilirken bütün bölgeyi kapsayacak hatta küresel düzeye sıçrayacak bir savaş mekaniğinin çalıştırılması son derece yanlış bir yaklaşım olmuştur" açıklamasında bulundu.


"Kimsenin hiçbir ülkeye rejim değişikliği dayatma gibi bir hakkı yoktur"


Bir ülkenin askeri kapasitesinin yanı sıra topyekun devlet mimarisinin hedef alınmasının aslında büyük bir kaosun amaçlanması anlamına geldiğini vurgulayan Çelik, "Bir ülkenin devlet mimarisini çökertmek üzere hareketlenmek ya da Netanyahu’nun kabine üyelerinin ifade ettiği şekilde devlet mimarisini; o toplumu ayaklanmaya çağırarak, o toplum içerisinde iç savaş çıkartmaya çağırarak çökertmeye çalışmak çok daha büyük faciaların tetikleyicisidir. Esasında bu başlı başına bir suçtur. Dolayısıyla herhangi bir şekilde kimsenin hiçbir ülkeye rejim değişikliği dayatma gibi bir hakkı yoktur. O ülkelerin devlet mimarisinin hedef alınması çok büyük facialara davetiye çıkarmak anlamına gelecektir" dedi.


Çelik, Türkiye’nin İran sınırından gerçekleşecek büyük bir göç dalgasıyla karşı karşıya kalmasının söz konusu olduğu durumda devlet birimlerinin tam bir koordinasyon içerisinde gereken hazırlıkları yaptığını da sözlerine ekledi.


"Tüm küresel ekonomiyi etkileyecek birtakım dalgalar bekleniyor"


ABD ve İsrail’in İran’a yönelik gerçekleştirdiği saldırıların ardından küresel olarak etki etmesi beklenen ekonomik durumlara da değinen AK Parti Sözcüsü Çelik, "Tüm küresel ekonomiyi etkileyecek bir takım dalgalar bekleniyor. Bu çerçevede ekonomimiz üzerinde de geçici etkileri olabilecektir. Ekonomi diğer bir başlıktır. Ekonomimiz geçmişte de birçok şokla karşı karşıya kaldı. Bu bakımdan ekonomi yönetimimiz krizleri yönetme konusunda tecrübelidir" şeklinde konuştu.


Bir gazetecinin CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in "AK Parti’nin ABD ve İsrail’in saldırganlığına dayanan yeni dünya düzeni arzularına karşı yeterince eleştirmediği"ne yönelik sözlerinin sorulması üzerine Çelik, "Sayın Özel’in dış politikada ne dediği, anlaşılmıyor. Bir siyasi geleneğimiz var. Geçmişteki CHP genel başkanları da bu siyasete riayet etmiştir. Bugün etrafımız ateş çemberi. Siyasi birlik, siyasi dirlik çağrısı yapılacaksa onun söyleneceği gün bugündür. Geçmişteki CHP genel başkanlarının çok sağduyulu açıklamaları olmuştur. Özgür Özel de daha sağduyulu, daha hakkaniyetli, etrafımızdaki durumu iyi analiz eden açıklamalar yapar, CHP’nin bunu yapmasında fayda vardır."

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Burdur Uygulama noktasına gelmeden sürücü değiştirdi, kendisi itiraf etse de kamera kaydı istedi Burdur’da uygulama noktasına gelmeden sürücüsü değiştirerek cezadan kaçmaya çalışan genç, sürücü değiştirdiklerini itiraf etse de kamera kaydına bakmak istedi. Kamera kaydı olmadan ceza kesilmesi konusunda ısrar eden sürücünün ehliyetinin 3 kez alkollü araç kullanmaktan geri alındığı tespit edilirken 200 bin lira idari para cezası uygulandı. Olay, gece saatlerinde Burdur-Isparta kara yolunda bulunan uygulama noktasında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, O.G. (25) 15 EU 711 plakalı hafif ticari araç ile seyir halindeyken uygulama yapan polis ekiplerini gördü. Bunun üzerine uygulama noktasına gelmeden sürücü değiştiren O.G., polis ekiplerin dikkati sayesinde fark edildi. Aracı yanındaki ehliyetli kişinin yorgunluğundan dolayı kendisinin sürdüğünü ve polis ekiplerini görünce sürücü değiştirdiklerini kabul eden O.G., kamere kaydı olmadığı için polis ekiplerinin ceza kesemeyeceğini savundu. Daha sonrasında O.G., sürücüsünün uykusu geldiği için aracı kendisinin sürdüğünü söylese de cezadan kaçamadı. Yapılan kontrolde O.G.’nin ehliyetinin 5 yıl içerisinde 3. kez alkollü araç kullanmaktan el konulduğu tespit edilirken O.G.’ye 200 bin lira, aracın sahibine de 40 bin lira idari para cezası uygulandı. O.G., ilk olarak ceza tutanağını inceledi. Bu sırada 200 bin lira ceza yediğini görünen ehliyetsiz sürücü, ceza tutanağını imzalamadan yoluna devam etti.
İstanbul İstanbul 2020 A.Ş.’den SPK, Asya-Körfez Ortaklıkları ve G.Y.O. hamlesi İstanbul 2020 A.Ş., 270 bin metrekarelik portföyü sermaye piyasalarına entegre etmek için kurumsal adımını attı. Grubun, milyarlarca liralık aktif büyüklüğünü Kızılgüney G.Y.O. çatısı altında kurumsallaştırmak amacıyla Sermaye Piyasası Kurulu’na (SPK) başvurusunu tamamladığı ve resmi onay sürecinin devam ettiği açıklandı. Küresel ölçekli altyapı yatırımlarının merkez üssü haline gelen Kanal İstanbul ve Sazlıdere Köprüsü hattı, uluslararası sermaye gruplarının 2026-2030 makro stratejileriyle yeniden şekilleniyor. Şehrin demografik ve ekonomik büyüme ekseninde yer alan Başakşehir bölgesi, bu dönüşümün kalbinde yer alıyor. Bu vizyon doğrultusunda konumlandırılan Selvi Park Comfort projesi, İstanbul 2020 A.Ş.’nin bölgedeki planlı yapılaşma ve stratejik arazi geliştirme hamlelerinin prestijli bir vitrini olarak öne çıkıyor. 270 bin metrekarelik portföy için SPK süreci başladı Son 4 yıl içerisinde 200 bin metrekareyi aşan inşaat alanını başarıyla tamamlayan ve an itibarıyla 70 bin metrekarelik yeni aktif alan inşasını sürdüren İstanbul 2020 A.Ş., bu portföyü sermaye piyasalarına entegre etmek için önemli kurumsal adımını attı. Grubun, milyarlarca liralık aktif büyüklüğünü Kızılgüney G.Y.O. çatısı altında kurumsallaştırmak amacıyla Sermaye Piyasası Kurulu’na (SPK) başvurusunu tamamladığı ve resmi onay sürecinin devam ettiği açıklandı. Bu makro operasyonun ve Asya-Körfez eksenindeki stratejik sermaye ortaklıklarının mimarı Yönetim Kurulu Başkan Vekili Ömer Faruk Kızılgüney liderliğindeki stratejik akıl; Çinli partnerleri ve Dubai merkezli Körfez sermayesi ile kurulan temaslar sayesinde, şirket portföyünü yerel bir gayrimenkul hareketinden ziyade "küresel bir sermaye ve alan yönetimi" platformuna dönüştürüyor. Grubun 2026-2030 vizyonu ve SPK süreci hakkında resmi değerlendirmelerde bulunan İstanbul 2020 A.Ş. İcra Kurulu Üyesi Faruk Aydın, şu ifadeleri kullandı: "Yeni dünya düzeninde gayrimenkul, sadece konut üretmek değil; sürdürülebilir yaşam alanları, akıllı şehir entegrasyonu ve uluslararası sermaye çekim merkezleri oluşturmaktır. Sazlıdere Köprüsü ve Kanal İstanbul hattı, tam olarak bu küresel vizyonun yeni sahasıdır. Yönetim Kurulu Başkan Vekilimiz Ömer Faruk Kızılgüney’in Asya-Pasifik ve Körfez bölgesiyle kurduğu stratejik köprüler ile 270 bin metrekareyi aşan devasa üretim kapasitemiz birleştiğinde, karşımıza Kızılgüney G.Y.O. gerçeği çıkmaktadır. SPK sürecimizin tamamlanmasıyla birlikte, İstanbul 2020 A.Ş. yarının İstanbul’una sadece binalarla değil, güçlü sermaye yapısıyla da yön verecektir."