ASAYİŞ - 08 Mayıs 2026 Cuma 13:22

Ankara’da 3 kişinin hayatını kaybettiği 26 katlı binadaki yangına ilişkin davada ara karar açıklandı

A
A
A
Ankara’da 3 kişinin hayatını kaybettiği 26 katlı binadaki yangına ilişkin davada ara karar açıklandı

Ankara’da biri bebek 3 kişinin yaşamını yitirdiği 26 katlı binadaki yangına ilişkin tutuksuz 13 sanığın yargılandığı davada ara karar açıklandı. Mahkeme, sanıkların mevcut adli kontrol tedbirlerinin devamına hükmetti.


Ankara 37. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmaya tutuksuz sanıklardan müteahhit Bedri Yaşar, müteahhit Kadir Dursun, inşaat mühendisi İbrahim Konca, yapı denetim şirketi sahibi Yavuz Selim Karaman’ın da aralarında bulunduğu 7 sanık ile taraf avukatları katıldı. Mahkeme başkanı, hakkında ifadeye yönelik yakalama kararı bulunan Mustafa Yazar’ın ifadesinin alındığını, İstanbul Adli Tıp Kurumu’na yazılan müzekkereye ise cevap gelmediğini belirtti.



"Mahkemenin bir an önce sonuçlanmasını ve sanıkların cezalandırılmasını istiyorum"


Yangında eşi ve çocuğunu kaybeden müşteki Mustafa Şahin ifadesinde, "Adaleti aramaya geldik ancak hâlâ bir ilerleme kaydedilemedi. Oğlumun ölümüne sebep olan kişiler, verdikleri yalan beyanlarla süreci uzatıyor. 3,5 aylık çocuğumu ve eşimi kaybetmeme rağmen bu insanlar utanmadan konuşabiliyor. Mahkemenin bir an önce sonuçlanmasını ve sanıkların cezalandırılmasını istiyorum. Yaşanan ihmalleri ve bile bile yapılan hataları tesadüf gibi göstermeye çalışıyorlar. Hiçbir şeyi düzgün yapmamışlar, sonra da ‘Biz bilmiyorduk, görmedik’ diyorlar. Sanıklar savunmalarında hiçbir kusurları yokmuş gibi konuştu. Adli kontrol şartıyla serbest olan bazı sanıkların bu yükümlülükleri ihlal ettiği de ortaya çıktı. Binanın oturma ruhsatı olmadan iskâna açıldığı, elektrik bağlandığı açıkça ortada. Ruhsatı olmayan bir binanın kullanıma açıldığı belli. Suçu bulunan tüm sanıkların en ağır şekilde cezalandırılmasını istiyorum" dedi.


Cumhuriyet savcısı ise, mütalaasında sanıklar hakkındaki adli kontrol tedbirlerinin devamını ve dosyanın bilirkişiye gönderilmesini talep etti.


Mahkeme başkanının söz vermesi üzerine konuşan tutuksuz sanık Fikret Artan, "Tadilat yapan 9. kat 18 numarayla ilgili tespit yapılmasını talep ediyorum. Yangının yayılmasına neden olanların dinlenilmesini talep ediyorum. Yangın çıktığı gün ben Iğdır’daydım, yeşil pasaportum yanımdaydı. Yakalama kararı henüz çıkmamıştı, kaçabilirdim. Ben memleketimden asla kaçmam" dedi.


Sanık Bedri Yaşar, "Ben 65 yaşındayım, yalan söylemedim. Siyasi kimlik kullanmam, kimse benimle ilgili böyle bir ifade kullanamaz. Bize suçlu muamelesi yapılmasını kabul etmiyorum. Her türlü karara saygılıyım" diye konuştu.


Sanık Kadir Dursun, "Sağlık sorunlarım bulunmaktadır. Adli kontrol şartının hafifletilmesini talep ediyorum" derken, sanık Yavuz Selim Karaman, "Eski savunmalarımı tekrar ediyorum. Eşim çalışmıyor. Annemin babamın desteği artık sona geldi" beyanında bulundu.


Sanık İbrahim Konca, "Ben adli kontrolü ihlal etmedim. Tek yaşıyorum, çocuğumun okulu var. Onu okula götürüp getirmesi için başkalarından ricacı oluyorum. Adli kontrol tedbirinin kaldırılmasını talep ediyorum" dedi.


Diğer tutuksuz sanıklar Mücahit Enes Ekşioğlu ve Muhammed Hüseyin Yaşar da önceki ifadelerini tekrar ettiklerini belirtti.


Duruşmaya ara kararın açıklanması için 20 dakika ara verildi. Aranın ardından mahkeme, rapor eksikliği bulunduğunu, bu nedenle Adli Tıp Kurumundan görüş beklendiğini belirterek, özel şirket Enerjisa’ya dairelerin günlük ve saatlik elektrik kullanım miktarlarının sorulması için müzekkere yazılmasına karar verdi. Bir sonraki celsede apartman görevlisi tanık Ö.Ö.’nün tekrar dinlenmesi için hazır edilmesine hükmeden mahkeme, tutuksuz sanıkların mevcut adli kontrol tedbirlerinin devamına karar vererek, duruşmayı 3 Temmuz’a erteledi.



Olayın geçmişi


Çankaya ilçesi Alacaatlı Mahallesi’nde bulunan bir sitedeki 26 katlı binada 12 Temmuz’da çıkan yangında biri bebek 3 kişi hayatını kaybetmişti. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca yangına ilişkin başlatılan soruşturmada, yangının çıkmasına yol açacak yapı eksikliklerinin sorumlusu olduğu belirtilen 4 kişi tutuklanmıştı. Başsavcılığın olaya ilişkin hazırladığı iddianamede, binanın şaft boşluğundan geçen elektrik iletim hattının metal gövdesinin 10. kat seviyesinde deformasyona uğradığı, yangının bu bölümdeki aşırı ısınma ve gevşek bağlantı gibi sebeplerle iletim hattındaki "şase patlaması" sonucu başladığı tespitine yer verilmişti. İddianamede, yangının çıkmasına yol açacak yapı eksikliklerinin sorumlusu olduğu belirtilen yüklenici firmanın müteahhidi, asansör bakım firmasının sahibi, site yöneticisi ve yapı denetim şirketi firmasının sahibinin de bulunduğu 13 sanığın "taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma" suçundan 15’er yıla kadar hapisle cezalandırılmaları talep edilmişti.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Muş Mayıs ayında 10 metrelik karda zorlu mücadele Muş’ta kar ve tipi nedeniyle yaklaşık 6 aydır ulaşıma kapalı bulunan 2 bin 600 rakımlı Çavuştepe yolunda, il özel idaresi ekiplerinin zorlu şartlar altında yürüttüğü karla mücadele çalışmalarında sona yaklaşıldı. Muş’ta merkeze bağlı Üçevler grup köy yolunun alternatifi olan Çavuştepe mevkiinde bulunan yolda karla mücadele çalışmaları aralıksız sürüyor. Yaklaşık 6 aydır yoğun kar yağışı ve tipi nedeniyle ulaşıma kapalı bulunan 2 bin 600 rakımlı yolda, il özel idaresi ekipleri çığ riskine rağmen çalışmalarını büyük bir özveriyle sürdürüyor. Yer yer 10 metreyi bulan kar kalınlığı ekiplerin çalışmalarını güçleştirirken, ekipler bazı noktalarda bir günde ancak 100 metrelik alanı ulaşıma açabiliyor. Zorlu coğrafi şartlara rağmen yoğun mesai harcayan ekipler, yolun büyük bölümünü temizlerken çalışmaların yaklaşık yüzde 90’lık kısmı tamamlandı. Kar kütlelerinin oluşturduğu çığ tehlikesine karşı dikkatli şekilde ilerleyen ekipler, güvenlik önlemleri altında çalışmalarını sürdürüyor. İl özel idaresi ekiplerinin aralıksız sürdürdüğü çalışmaların kısa süre içerisinde tamamlanmasıyla yolun ulaşıma açılacağını söyleyen iş makinesi operatörü Muhammed Dinçer, "Çalışmalarımızı 24 saat esasına göre aralıksız sürdürüyoruz. Şu anda Üçevler grup yolunda yol açma çalışmalarına devam ediyoruz. Çalışmaların yaklaşık yüzde 90’lık kısmı tamamlandı, geriye kalan yüzde 10’luk bölümü de Allah’ın izniyle birkaç gün içerisinde ulaşıma açmış olacağız. Burası Üçevler grup yolu olarak geçiyor. Yolun açılmasıyla birlikte Üçevler’e bağlı toplam 10 köy ve 22 mezranın ulaşımı yeniden sağlanmış olacak. Bölgede yer yer kar kalınlığı 10 metreyi aşmış durumda. Zorlu şartlar altında çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Yaklaşık 100 metrelik yolu bir günde açabiliyoruz" dedi.
Bursa Aslıhan Gürbüz Osmangazi’de unutulmaz bir buluşmaya imza attı Osmangazi Belediyesi tarafından bu yıl ikinci kez düzenlenen Bursa Altın Çınar Kısa Film Festivali, Mudanya Üniversitesi’nde gerçekleştirilen film gösterimleri ve söyleşilerle devam etti. Festival kapsamında son olarak "Mukadderat" filmi izleyiciyle buluşurken, gösterimin ardından filmin başrol oyuncusu Aslıhan Gürbüz ile yönetmen Nadim Güç öğrencilerle bir araya gelerek söyleşi gerçekleştirdi. Bu yıl ikincisi düzenlenen Bursa Altın Çınar Kısa Film Festivali, Mudanya Üniversitesi’nde gerçekleştirilen film gösterimleri ve söyleşilerle başladı. Festivalin ilk gününde "Ayşe", ikinci gününde "Sisler Bulvarından Geçtim" izleyiciyle buluştu. Festival kapsamında gerçekleştirilen son gösterimde ise "Mukadderat" sinemaseverlerin beğenisine sunuldu. Gösteriminin ardından filmin başrol oyuncusu Aslıhan Gürbüz ile yönetmen Nadim Güç, öğrencilerle söyleşide bir araya geldi. Öğrenciler, filmle ilgili merak ettikleri soruları oyuncu ve yönetmene yöneltirken, Gürbüz ve Güç soruları samimiyetle yanıtladı. Söyleşide ayrıca Klinik Psikolog Deniz Ağar ve Alperen Ak da filmin verdiği mesajlara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. "Bu ülkeye ait olan mizahla beraber keyifli bir yolculuğa çıkıyoruz" Filmin senaryosunun gerçek bir yaşam hikayesinden esinlendiğini ifade eden Mukadderat Filmi Yönetmeni Nadim Güç, "Senaristimiz Erdi, bu hikayenin kendi annesinin hayatından ilham aldığını söylemişti. Filmde kurgusal olarak babasının vefat ettiği bir durum oluşturuldu. Aslında bu konu toplumda hala tabu olarak görülen sert bir mesele. Erkekler açısından aynı durum bu şekilde değerlendirilmezken, kadın söz konusu olduğunda farklı bir bakış açısı ortaya çıkıyor. Biz de hikayeye bu yüzden çarpıcı bir başlangıç yapmak istedik. Başka ülkelerde oldukça normal karşılanabilecek bir durum, bizim toplumumuzda farklı karşılanabiliyor. Ne kadar eğitimli olursak olalım, bir kadının eşini kaybettikten sonra yeniden evlenmek istemesini içimizde sorgulayabiliyoruz. Ancak film ilerledikçe farklı duygular ve gerçeklerle karşılaşıyoruz. Aslında anlatılan, alıştığı hayatı sürdürmek isteyen bir kadının kendini bulma yolculuğu. Tüm bunları da bu ülkeye özgü mizahla harmanlayarak keyifli bir anlatıyla sunuyoruz " diye konuştu. Aslıhan Gürbüz’den samimi karakter analizi Söyleşide öğrencilerin sorularını içtenlikle yanıtlayarak filmde canlandırdığı Reyhan karakterine dair değerlendirmeler yapan usta oyuncu Aslıhan Gürbüz ise şu açıklamalarda bulundu: "Bence Reyhan’ın en büyük meselesi, güçlü kadın olma travmasıydı. Özellikle küçük yerlerde büyüyen insanlar bunu daha iyi anlayacaktır. Ben de İnegöl’de büyüdüm. Oradan çıkıp başka bir yerde eğitim almak ve sevdiğin işi yapmak gerçekten zor ve travmatik bir süreç olabiliyor. Reyhan karakterinde de bunu görüyoruz. Dışarıdan bakıldığında kaçıyormuş gibi görünse de aslında geride bıraktıklarını kurtarma sorumluluğunu taşıyor. Üstelik bu sorumluluğu kendisi seçmedi, ona verildi. Ailenin en çok yük taşıyan, en çok yorulan evladı olmasına rağmen neden daha az sevildiğini sorguluyor. Kardeşi olanlar bunu iyi bilir, insan zaman zaman anne babasının diğer kardeşi daha çok sevdiğini düşünebilir. Benim de bir erkek kardeşim var ve uzun yıllar onun daha çok sevildiğini düşündüm. Reyhan’ın da benzer kırılmaları ve travmaları var. Filmde anlatılan eşitlik, hak, hukuk ve adalet meselesi aslında önce evde başlıyor. Mirasın paylaşımı da bunun önemli bir parçasıydı. Benim karaktere yaklaşım motivasyonum daha çok bunlardı. Diğer süreçlerde ise yönetmenim ve oyuncu partnerlerimle birlikte karakteri geliştirdik. Filmde en sevdiğim sahnelerden biri, Reyhan’ın erkeklere bağırdığı sahneydi. O sahnede bağırmaktan sesim kısılmıştı. Çünkü bazen hepimizin içinden, avazımız çıktığı kadar bağırmak geliyor." Söyleşinin sonunda Osmangazi Belediye Başkan Yardımcısı Mutlu Esendemir, Oyuncu Aslıhan Gürbüz ve Yönetmen Nadim Güç’e günün anısına teşekkür hediyesi takdim etti.
Aydın Hatalı parka sloganlı uyarı: "Hey şoför baksana, ne işi var bu arabanın kaldırımda" Aydın’da 10-16 Mayıs Engelliler Haftası’nda düzenlenen yürüyüşe katılan görme engelliler, kaldırım üzerine hatalı park eden aracın şoförüne "Hey şoför baksana, ne işi var bu arabanın kaldırımda" sloganıyla uyarıda bulundu. Görme engellilerin uyarısına rağmen şoför araç başına gelmezken, trafik ekipleri tarafından araç plakasına cezai işlem uygulandığı öğrenildi. Efeler ilçesinde Altı Nokta Körler Derneği Aydın Şubesi tarafından 10-16 Mayıs Engelliler Haftası dolayısıyla "Erişilebilirlik İçin Hepimiz Yürüyoruz" etkinliği düzenlendi. Atatürk Kent Meydanı’nda Saygı Duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından başlayan yürüyüş, Adnan Menderes Bulvarı üzerinde devam ederek, tekrar kent meydanında sonlandı. Yürüyüş esnasında engellilerin geçiş sağladığı kaldırım üzerine hatalı park eden araçla karşılaşan görme engelliler, karşılaştıkları duruma hep bir ağızdan söyledikleri sloganla dikkat çektiler. Yürüyüşe katılan görme engelliler "Hey şoför baksana, ne işi var bu arabanın kaldırımda" sloganları ile şoföre seslendiler. Bir süre devam eden sloganların ardından sürücü araç başına gelmezken görme engelliler yürüyüşe devam etti. Görme engellilerin yürüyüşte güvenliğini sağlayan trafik ekipleri tarafından ise araç plakasına cezai işlem uygulandığı öğrenildi. Altı Nokta Körler Derneği Aydın Şubesi Başkanı Bayram Özen, düzenlenen etkinlikte yaptığı konuşmada, "Biz bugün sadece yürüyüş için bir araya gelmedik. Biz bugün burada görünür olmak için, erişilebilirliğe dikkat çekmek için, erişilebilir olmayan kamu alanlarına, parklara bahçelere, binalara dikkat çekmek için, önümüze çıkan fiziki engellere dikkat çekmek için bugün buradayız. Aslın biz bugün yardım alan yerine, siyasete, topluma, ülkenin yönetimine, katkı koyan olmak istiyoruz. Bugün bizleri bir araya getiren, gerekli araç gereç desteğini veren, bizleri yalnız bırakmayan, engellilerin annesi Büyükşehir Belediye Başkanımız Özlem Çerçioğlu’na çok teşekkür ediyoruz. Biz kendisinden razıyız, rabbimde kendisinden razı olsun" diye konuştu.