ASAYİŞ - 25 Şubat 2024 Pazar 17:12

Arkadaşı tarafından öldürülen 17 yaşındaki Hüseyin Ünal’ın ailesi katile yardım edenlerin de ceza almasını istiyor

A
A
A
Arkadaşı tarafından öldürülen 17 yaşındaki Hüseyin Ünal’ın ailesi katile yardım edenlerin de ceza almasını istiyor

Ankara’da arkadaşı tarafından bıçakla öldürülen 17 yaşındaki Hüseyin Ünal’ın acılı ailesi katil zanlısına yardım eden ve Hüseyin’i tuzağa düşüren kişilerin de gereken cezayı alması için yetkililere seslendi.


Ankara’nın Sinan ilçesinde 13 Şubat’ta arkadaşı tarafından bıçakla öldürülen lise öğrencisi Hüseyin Ünal’ın acılı ailesi, Ünal’ın öldürüldüğü Tuna Parkı’nda bir araya gelerek katil zanlısının gereken cezayı alması için yetkililere seslendi. Mahalle sakinleri, Hüseyin Ünal’ın arkadaşları ve sevenlerinin bir araya geldiği parkta, Ünal’ın ailesi ve avukatı basın açıklaması yaptı.



“O kişi kışın banklarda üşümesin diye ona tişört ve kazak verdi”


Anne Nazire Ünal, oğlunun merhametli ve yardımsever bir çocuk olduğunu söyledi. Oğlunun katil zanlısının bankta kaldığını ve o üşümesin diye evden kıyafet ve battaniye götürdüğünü sözlerine ekleyen anne Ünal, “Kuzumun katili olan kişi geçen sene sokakta kalıyordu. O kişi oğlumu aradığında kuzum benden battaniye istedi. Oğlum ona battaniye verdi. Kuzum o kişi kışın banklarda üşümesin diye ona tişört ve kazak verdi. Yardım ettiğinin karşılığını böyle buldu. Önce Allah’ın sonra devletin adaletini istiyorum. Kuzumun kanı yerde kalmasın başka Hüseyinler gitmesin. Başka annelerin ciğeri yanmasın, benim kuzum geri gelmez. Sessiz kalırsak başka Hüseyinlerde gider sessiz kalmayalım. Biliyorum ki benim Hüseyin’im geri gelmeyecek ama sessiz kalınmasın. Allah rızası için adalet istiyorum. Gücüm bitti, nefesimi kestiler. Nefesimi aldılar benden” ifadelerini kullandı.



“Gençler bu tehdit altında”


Abi Nasip Ünal ise kardeşinin canice katledildiğini ifade ederek, “Suçsuz ve habersizdi. Kimseye bir zararı yoktu. Görüldüğü gibi seveni de çoktu. Adalet istiyoruz, layık olan adaleti istiyoruz. Babam görme engelli aynı zamanda kalp hastası. Durumlara dayanamadı, kendisi şu an buraya katılacak gücü olmadığı için gelemedi. Adaletin olacağına kalben inanıyoruz ama fiilen de görmek istiyoruz. Annemizin de dediği gibi gençler bu tehdit altında. Bir kıvılcım olsun, bir yangın çıksın zalimliğin son bulması adına. Hüseyin’imiz geri gelmeyecek ama diğer Hüseyinlere vesile olsun istiyoruz. Herkesin üzerine vazife düşüyor, herkes vazifesini layığıyla yaparsa adalet yerini bulacaktır. En azından zalimlerin cesaretini kırmamız gerekiyor. Masumlara da cesaret vermemiz gerekiyor. Acımız büyük, başka canlar yanmasın masumlar zarar görmesin” diye konuştu.



“Hüseyin, kumpasa düşürüldüğünden habersiz kendisini arayıp çağıran 2 arkadaşının yanına gitmişti”


Avukat Hilal Kurt ise olayın nasıl yaşandığıyla ilgili şu sözleri söyledi: “Olaydan bir gün önce sınıfta katil zanlısı kız arkadaşıyla beraber Hüseyin’e karşı tehditler savurup sebepsiz yere tartışma çıkarmıştır. Ancak okul ortamında hazırlıksız olduğu için devamını getirememiştir. Hüseyin bu sebepten olay günü okula gitmemiştir. Ancak Katil zanlısı, Hüseyin’i öldürmeyi planlamış, cebine bıçağı saklamış ve ortak arkadaşlarından birine Hüseyin’i arattırarak söz konusu vahşetin gerçekleştiği yere gelmesini sağlamıştır. Hüseyin, kumpasa düşürüldüğünden habersiz kendisini arayıp çağıran 2 arkadaşının yanına gelmiş. Ancak bu iki arkadaş Hüseyin’in gerisinde, takip mesafelerini koruyarak adeta onun kaçmasını engellemeye yönelik duruşlar sergilemişlerdir. Hüseyin, Olay yerine geldiğinde karşısında katil zanlısını ve diğer şüpheli kişiyi görmüştür. Hüseyin tartışmak istemediğini söylemesine rağmen, katil zanlısı kavga istiyorum ben diye bağırmış ve kamera kayıtlarından da açıkça görüleceği üzere Hüseyin’e saldırmıştır. Katil zanlısı yaklaşarak Hüseyin’in ensesinden tutmuş, kafasını kafasına dayayıp cebinden çıkartmış olduğu suç aletiyle Hüseyin’i defalarca bıçaklayarak ölümüne sebep olmuştur. Hüseyin, kanlar içinde yerde acı çekerken katil zanlısı ve yanındaki diğer şüpheli kişiler ardına bile bakmadan kaçmışlardır. Hüseyin, kaldırıldığı hastanede vermiş olduğu yaşam mücadelesini yaklaşık 44 saat sonra kaybetmiştir. Önemle belirtmek isteriz ki; iddialar katil zanlısının uyuşturucu madde kullanmakta olduğu, söz konusu vahşetin gerçekleştiği sırada failin madde etkisi altında olduğu yönündedir.”



Aile, Hüseyin’e pusu kurarak katil zanlısına yardım edenlerin de ceza almasını istiyor


Avukat Kurt, kamera görüntülerinde Hüseyin’in öldürülmesine sebep olan 4 sınıf arkadaşı olaya dahil olmasına rağmen sadece bir kişinin tutuklandığını belirterek, “Katil zanlısının azmettiricisi olduğundan şüphelenilen ve olaydan bir gün önce yaşanılan tartışmada katil zanlısıyla birlikte olan kız arkadaşının dosyada sadece bilgi sahibi olarak kollukça ifadesinin alınmış olması tarafımızca anlaşılamamaktadır. Ayrıca tutanaklara ve güvenlik kamera kayıtlarına göre olaya yakın mesafede bulunan ve olayı izleyen bir başka erkeğin ve kızın bulunduğu tespit edilmiş ancak bu iki kişinin kimlikleri belirlenememiştir. Alınan ifadeler sonrası kasten yaralamadan soruşturma başlatılmış ve sadece katil zanlısı hakkında tutuklama kararı verilmiştir. Ancak iddianamenin planlayarak ve tasarlayarak kasten öldürme suçundan düzenlenmesi gerekmekte olduğu gibi yardım eden diğer tüm şüphelilerin de tutuklanması gerekmektedir" dedi.


Öte yandan Avukat Kurt, olayın gerçekleştiği parkın isminin ‘Hüseyin Ünal Parkı’ olarak değiştirilmesi için gerekli mücadelenin verileceğini söyledi.



Arkadaşı tarafından öldürülen 17 yaşındaki Hüseyin Ünal’ın ailesi katile yardım edenlerin de ceza almasını istiyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kocaeli Gebze’den Kanada’ya kıtalar arası ticaret köprüsü Gebze’nin üretim gücünü Kanada pazarıyla buluşturmak amacıyla Gebze Ticaret Odası ile Burlington Ticaret Odası arasında "Kardeş Oda" protokolü imzalandı. Protokolle, iki ülke iş dünyası arasında B2B görüşmelerin artırılması ve yeni ihracat iş birliklerinin kurulması hedefleniyor. Gebze Ticaret Odası, üyelerinin uluslararası pazarlardaki etkinliğini artırmak ve yeni ticari bağlantılar kurmasını sağlamak amacıyla Kanada’dan gelen Burlington Ticaret Odası heyetini ağırladı. Program kapsamında iki oda arasında "Kardeş Oda" protokolü imzalanırken, Gebze’de üretim yapan firmaların Kanada’daki iş dünyasıyla bir araya gelmesine yönelik B2B görüşmelerin de gerçekleştirileceği belirtildi. Gebze ve Burlington’un liman, havaalanı, demiryolu ve denizyolu bağlantılarıyla benzer yönlere sahip olduğuna dikkat çekilen programda, özellikle üretim, ihracat ve teknoloji alanlarında yeni iş birliklerinin kurulması hedefleniyor. "Kıtalar arası bir iş birliğinin ön adımıdır" Gebze Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Abdurrahman Aslantaş, odanın 28 bin üyeye sahip olduğunu belirterek, "Bizim oda olarak en büyük misyonumuz, onların ticarette yerini artırmak, üretimlerindeki katma değerini yükseltmek ve ürettiklerini de ihraç etmek. Bununla beraber dış pazarla bir araya getirip Kardeş Oda protokolleriyle ilişkileri daha sıcak tutmak ve bunları geliştirmek. Kanada’nın Burlington şehri de Gebze’ye çok benzer yönleri olan bir bölge. Limanları olan, havaalanları olan, demiryolları olan ve denizyolları olan bir bölge. Biz de bu benzer bölgenin ve gelişmiş teknolojilerin birbirleriyle eşleştirilmesi, B2B görüşmeleri yaptırılması, Türkiye’deki, özellikle bölgemizde üretim yapan firmaların yeni ihracat kapıları açması ve yeni iş birliklerinin oluşmasına vesile olmak adına bugün bir araya geldik. Kardeş Oda protokolümüzü imzaladık. Bu protokol sadece bir protokol değildir. Kıtalar arası bir iş birliğinin aslında ön adımıdır ve biz bu işte ısrarcı olacağız. Daha sık bir araya geleceğiz. İlgili sektörleri bir araya getirip inşallah her iki ülkenin de faydasına olabilecek ticari faaliyetlerin artmasına vesile olmayı hedefliyoruz" dedi. "Gebze, enlerin olduğu bir bölge" Gebze’nin üretim gücüne dikkati çeken Aslantaş, "Gebze’miz enlerin olduğu bir bölge. Üretilmeyen bir ürünün olmadığı, dünya standartlarında ve dünya standartlarının üzerinde üretim yapan bir bölge. Böyle bir bölgeye de uygun programlar yapmak lazım. Kanada da özellikle nükleer enerji noktasında çok ileri düzeyde bir ülke. Bu çalışma, ülkeler arası ilişkilerin artırılmasına da bir adım olabilecek nitelikteydi. Oda olarak ticari faaliyetleri ve ihracat faaliyetlerini artırma noktasındaki irademiz ve ısrarcılığımız devam edecektir. Bunun için gerekli altyapıyı ve gerekli anlaşmaları yapmak üzere gayretlerimiz devam edecek" şeklinde konuştu. "Gebze Ticaret Odası ile ilişki kurmaktan heyecanlıyım" Burlington Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Terry Caddo ise Gebze Ticaret Odası ile ilişki kurmaktan memnuniyet duyduğunu belirterek, "Gebze Ticaret Odası ile bir ilişki kurmaktan dolayı çok heyecanlıyım. Dünya genişledikçe ve Kanada küresel olarak daha fazla ortak aradıkça, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın iş dünyalarımızın bağlantı kurması, birbirine ulaşması ve Türkiye ile Kanada arasında daha fazla ticari bağlantıya sahip olması yönündeki teşvikleri önemlidir" diye konuştu. "Tüm arkadaşlarımı ve iş ortaklarımı buraya gelmeye teşvik ediyorum" Türkiye’ye ikinci kez geldiğini ifade eden Caddo, "Türkiye’ye ikinci gelişim. Harika bir ülke. Kanada’dan çok kısa bir uçuş mesafesinde. Tüm arkadaşlarımı ve iş ortaklarımı buraya gelmeye teşvik ediyorum. Bu kadar yakın bir NATO ortağına sahip olmak harika. İstanbul’un her yerini gezmekten çok keyif aldım, şimdi de Gebze’yi görme şansım oldu" ifadelerini kullandı.
Ankara Adalet Bakanı Gürlek: "Rojin, hayalleri yarım kalmış bir genç kızımız, biz devlet olarak bu işin sonuna kadar üzerine gideceğiz" Adalet Bakanı Akın Gürlek, Van Gölü kıyısında cansız bedeni bulunan Rojin Kabaiş’in ailesi ve avukatlarıyla bir araya geldi. Bakan Gürlek, "Rojin, hayatının baharında gelecekleri, umutları, hayalleri yarım kalmış bir genç kızımız. Biz devlet olarak bu işin sonuna kadar üzerine gideceğiz" dedi. Adalet Bakanı Akın Gürlek, 2024 yılında Van’da hayatını kaybeden üniversite öğrencisi Rojin Kabaiş’in babası Nizamettin Kabaiş, annesi Aygül Kabaiş ve ailenin avukatları ile Adalet Bakanlığı’nda bir araya geldi. Adalet Bakanı Gürlek, Rojin Kabaiş’in ölümü ile ilgili olayın çözülmesi için Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığının devreye girdiğini belirterek, "Daire Başkanlığında biz soruşturma yapmıyoruz, bunun altını çiziyorum. Buradaki arkadaşlarımızın hepsi tecrübeli, ceza hukukunda uzman arkadaşlar, alanında uzman. Dosyalara ayrı bir gözle bakıyoruz. Özellikle savcımızla irtibatta kalıyoruz, aileler ve avukatla irtibatta kalıyoruz. Yeni bir delil varsa özel bir ekip kurulması gerekiyorsa, mesela Tunceli için özel bir ekip kurduk, burası için de daraltılmış baz için bakalım. Bizim soruşturma yetkimiz yok ama biz teknik olarak orada soruşturma yapan makamı destekliyoruz. Devletin bu olayla ilgilendiğini, sonuna kadar gidilmesi gerektiğini ailelerimize hissettiriyoruz" dedi. Rojin’in telefonu incelenecek Soruşturmayla ilgili ailenin ve avukatların görüşlerini dinleyen Bakan Gürlek, olayın çözülmesi için devlet olarak her türlü imkanla çalışıldığını kaydetti. Bakan Gürlek, ailenin ve avukatların dile getirdiği daraltılmış baz çalışması için teknik imkan varsa bakılacağını kaydetti. İspanya’ya gönderilen Rojin’in telefonunun Çin’e de gönderileceğini ifade eden Bakan Gürlek, ailenin ve avukatların taleplerini dinledi. "Sonuna kadar üzerine gideceğiz" Tüm delillerin tekrar inceleneceğini ve daraltılmış baz kayıtlarının isteneceğini vurgulayan Bakan Gürlek şöyle konuştu: "Hayatının baharında gelecekleri, umutları, hayalleri yarım kalmış bir genç kızımız. Biz devlet olarak bu işin sonuna kadar üzerine gideceğiz. Biz üzerimize ne düşüyorsa yapmaya çalışıyoruz. Bu birimin kuruluş amacı da bu. Özellikle faili meçhul kalmış cinayetlerde sonuna kadar gitmek. Rojin kardeşimiz hayatının baharında gencecik kızcağızken, tam olay belli değil cinayet mi, intihar mı? Bunu çözmemiz lazım. Bizim zaten konumuz bu, savcılığın bunun tespitini yapması lazım. İntihar ya da cinayet. Siz aile olarak cinayet olduğunu düşünüyorsunuz. Tabii bu konuda bütün hususların en ince noktaya kadar araştırılması lazım." Kendi eşinin de Vanlı olduğunu ifade eden Bakan Gürlek, aileyle yakından ilgilenerek, devletin yapabileceği ne varsa yerine getirileceğini vurguladı. "Devletimize, adalete güveniyoruz" Baba Nizamettin Kabaiş de Bakan Gürlek’e kendilerine gösterdikleri ilgi ve verdikleri destek için teşekkür ederek, "Biz her zaman güveniyoruz, devletimize, size, adalete. Çok umutluyuz" dedi. Kabaiş, "Kızım çok masumdu" diyerek, olayın faillerinin tespit edilmesini istedi. Görüşmenin sonunda Bakan Gürlek, ailenin ve avukatların dikkat çektiği hususların titizlikle ilgili daire tarafından da inceleneceğini söyledi. Görüşmede Adalet Bakan Yardımcısı Can Tuncay, Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürü Hazım Aslancı ve Ceza İşleri Genel Müdür Yardımcısı Ömer Demirci de yer aldı. Van Yüzüncüyıl Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü birinci sınıf öğrencisi olan Rojin Kabaiş, Van’da 27 Eylül 2024’te kaybolmuş, Kabaiş’in cesedi 18 gün sonra Van Gölü’nün Molla Kasım köyü sahilinde bulunmuştu. İlk incelemede vücudunda kesici veya ateşli silah yarasına rastlanmadığı ve kemik kırığı bulunmadığı tespit edilmişti. Van Cumhuriyet Başsavcılığı olayla ilgili soruşturmaya devam ediyor. Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü bünyesinde kurulan Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığınca üzerinde çalışılan dosyalar arasında yer alan Rojin Kabaiş’in ölümüyle ilgili incelemeler de devam ediyor.