ASAYİŞ - 13 Mayıs 2026 Çarşamba 14:50

Para vermeden traş oldu, berber "Bir daha gelme" deyince ortalığı birbirine kattı

A
A
A

İstanbul Esenyurt’ta bir şahsın sürekli olarak gittiği berberde traş olarak para ödemediği iddia edildi. Son seferinde ise duruma sinirlenen berber, "Tekrar gelme" dediğinde ortalık karıştı. Şahıs akrabalarıyla birlikte berber dükkanını basarak ortalığı dağıtırken, yaşanan o anlar kameraya yansıdı.

Olay, dün Esenyurt Saadetdere Mahallesi’nde yaşandı. İddiaya göre, bir berbere devamlı gelen ve traş olduktan sonra para ödemeyen şahıs, ortalığı birbirine kattı. Son kez traş olarak para vermeden gitmek isteyen şahsa berber esnafı Mehmet Ali İğrek, "Tekrar gelme" derken, şahıs öfkeden deliye döndü. Bir süre sonra berbere tekrar gelen şahıs ve akrabaları bu sefer İğrek’e saldırdı. Polisin gelmesiyle son bulan olay anların ise kameraya yansıdı. Yaşanan olay hakkında konuşan berber Mehmet Ali İğrek, "Şahıslar dükkanımı bastılar, bana ‘Burada seni yaşatmayız, dükkan açtırmayız’ gibi tehditler savurdular. Çalışmayan boş gezen bir insan bu şahıs. Çevrede de kendi akrabaları var, o nedenle örgüt gibi davranıyorlar. Bana geliyor ‘Beni tıraş edeceksin, etmezsen dükkanı dağıtırız’ diyorlar. Yetkililerden, adalet bakanından yardım istiyorum" dedi.

Para vermeden traş oldu, berber

Hakan Polat - Erdal Can İçelli

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Denizli Uğur Okulları Denizli’de yeni kampüsünde öğrencilerle buluşuyor Uğur Okulları Denizli Merkezefendi’deki yeni binasında hizmete başlıyor. Uğur Okulları Genel Müdürü Mustafa Çakır, modern eğitim altyapısı, güçlü akademik kadro, teknolojik donanımı ve öğrenci odaklı yaklaşımla Denizli’de eğitim hayatına önemli katkı sunmayı hedeflediklerini söylerken, yeni dönemde yeni bir kampüsle girecek olmaktan çok mutlu olduklarını belirtti. Uğur Okullar yeni eğitim-öğretim dönemde Denizli Merkezefendi’de açılacak yeni kampüsünde ilkokul, ortaokul ve lise kademelerinde hizmet verecek. Yeni dönem hazırlıkları devam ederken basın mensuplarıyla bir araya gelen Uğur Okulları Genel Müdürü Mustafa Çakır, Denizli’de olmaktan çok mutlu olduğunu belirtirken, Türkiye ve Denizli’deki eğitim yatırımlarıyla ilgi değerlendirmelerde bulundu. Bütüncül eğitim yaklaşımı Mustafa Çakır yaptığı konuşmada "Biz eğitimi yalnızca akademik bilgi aktarımı olarak görmüyoruz. Öğrencinin akademik gelişiminin yanında; sosyal, duygusal, fiziksel ve kültürel gelişimini de merkeze alan bütüncül bir eğitim anlayışını benimsiyoruz. Çünkü günümüz dünyasında yalnızca bilgi sahibi olmak yeterli değildir. Asıl önemli olan; bilgiyi analiz edebilmek, yorumlayabilmek, problem çözümünde kullanabilmek ve yeni değerler üretebilmektir. Biz de eğitim modelimizi tam olarak bu anlayış üzerine inşa ettik. 21.yüzyıl becerilerini merkeze alan yaklaşımımız doğrultusunda öğrencilerimize; analitik düşünme, eleştirel bakış açısı, problem çözme, yaratıcılık, iletişim, iş birliği ve dijital okuryazarlık gibi yetkinlikleri sistemli biçimde kazandırıyoruz. Aynı zamanda Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nin ortaya koyduğu bütüncül eğitim yaklaşımını da son derece önemsiyoruz." dedi. Kişiye özel koç Çakır, eğitimde kullandıkları kişiselleştirilmiş eğitim modeline yaygın imkan sunan yapay zeka destekli dijital eğitim platformu Metodbox’a da vurgu yaptı. Çakır "Metodbox sayesinde her öğrencimizin öğrenme sürecini bireysel olarak analiz ediyor; ihtiyaçlarına uygun içerikler, ölçme-değerlendirme uygulamaları ve kişiselleştirilmiş gelişim planları sunuyoruz. Sistem içerisinde yer alan "Kişiye Özel Koç" modeliyle özellikle sınav grubu öğrencilerimizin akademik gelişimlerini yakından takip ediyor, eksiklerini planlı ve sistematik şekilde tamamlamalarını sağlıyoruz." dedi. Yabancı dil ve çift diploma Öğrencilerin yabancı dil öğrenmelerine büyük önem verdiklerini de ifade eden Çakır, "Yabancı dil artık bir ayrıcalık değil; küresel dünyanın vazgeçilmez bir gerekliliğidir. Uğur Okulları olarak öğrencilerimize erken yaşlardan itibaren güçlü bir yabancı dil altyapısı sunuyoruz. Yoğun İngilizce programlarımızın yanında öğrencilerimiz ilkokuldan itibaren ikinci yabancı dil olarak Almanca eğitimi de almaktadır. Dil eğitimini yalnızca gramer odaklı değil; iletişim kurabilen, düşünebilen, üretebilen ve dünyayı anlayabilen bireyler yetiştirme anlayışıyla ele alıyoruz. Uluslararası bakış açımızı güçlendiren çift diploma programımız sayesinde öğrencilerimiz, Millî Eğitim Bakanlığı onaylı diplomalarının yanında 41 ülkede geçerli uluslararası ikinci bir diploma alma fırsatına da sahip olmaktadır." BAU Global Eğitim Ağı Uğur Okulları öğrencilerinin; BAU Global Eğitim Ağı’nın bir parçası olan Bahçeşehir Üniversitesi’nin uluslararası akademik iş birlikleri içerisinde yer alan üniversitelerde sunulan burs, geçiş ve akademik gelişim imkânlarından da yararlanabildiklerini söyleyen Çakır, STEM, erkenSTEM yaklaşımı ve ASDF Eğitim Modeli ile öğrencilerin bilimsel düşünme, üretme ve araştırma becerilerini desteklerini söyledi. Global Schools programı kapsamında öğrencilerin sürdürülebilir kalkınma hedeflerini tanıyan, çevresel ve toplumsal konulara duyarlı bireyler olarak yetişmelerini önemsediklerini de belirten Çakır, nitelikli eğitimi ülkemizin farklı şehirlerinde, daha geniş kitlelerle buluşturma hedeflerine yönelik çalıştıklarını ifade etti. LGS 2025’te 17 birinci Denizli’yle birlikte, Balıkesir Edremit, Yozgat, Ankara İncek, Ankara Ovacık ve Antalya Kumluca’da 6 yeni kampüs yatırımlarını hayata geçirdiklerini söyleyen Mustafa Çakır, Liselere Geçiş Sistemi merkezi sınav sonuçlarında Uğur Okulları Türkiye birincisi 17 öğrenci çıkarma başarısı gösterdiğini ifade ederek " Bu başarı bizler için büyük bir gurur kaynağı olmuştur. Bu başarı; planlı akademik sistemimizin, güçlü öğretmen kadromuzun ve öğrencilerimize sunduğumuz bütüncül eğitim yaklaşımının önemli bir sonucudur." diyerek, Denizli Kampüsünde de önemli dereceler çıkaracaklarına inandığını dile getirdi. "Öğrencilerimizi geleceğe hazırlarken onlara nitelikli eğitim sunmak en temel hedefimiz" Uğur Okulları olarak Denizli gibi eğitime değer veren bir şehirde tekrardan hizmet vermeye başladıkları için mutluluk duyduğunu ifade eden Uğur Okulları Okul Öncesi İlkokul Eğitim Öğretiminden Sorumlu Genel Müdürü Yardımcısı Ebru Divrik, "58 yıllık deneyim ve güçlü geçmişe sahip markamızla, öğrencilerimizi geleceğe hazırlarken onlara nitelikli eğitim sunmayı en temel hedeflerimizden biri olarak görüyoruz. Değişen ve dönüşen dünyada çocuklarımızın bu sürece uyum sağlayabilmeleri için onları özellikle yeni nesil öğrenme becerileriyle donatmayı önemsiyoruz. Okul öncesi ve ilkokul döneminden başlayarak, erken yaşta yoğun İngilizce eğitimiyle öğrencilerimizin güçlü bir dil altyapısı kazanmalarını destekliyoruz. Bunun yanı sıra, teknolojiye hakim, Yapay Zeka okuryazarlığına sahip ve teknolojiyi etkin şekilde kullanabilen bireyler olarak yetişmeleri en önemli önceliklerimiz arasında yer alıyor. Bu doğrultuda, öğrencilerimizi geleceğin dünyasına en iyi şekilde hazırlamak için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz" şeklinde konuştu. "Öğrencilerimizi çağdaş eğitim anlayışına uygun şekilde hayata hazırlamayı hedeflemekteyiz" Öğrencilerin okul öncesinden lise kademesine kadar yalnızca akademik başarıya değil, aynı zamanda hayata hazırlamanın da temel öncelikleri arasında yer aldığını belirten Uğur Okulları Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik Birimi Müdürü Aslı Orman, "Bu doğrultuda, öğrencilerin yaşam becerilerini geliştirmek; özellikle sınav grubu öğrencilerimizin sınav kaygısı, motivasyon ve hedef belirleme süreçlerinde yanlarında olmak amacıyla psikolojik danışmanlık ve rehberlik birimimizde kapsamlı ve zengin içerikli bir eğitim süreci yürütüyoruz. Eğitim modelimiz; okul öncesi dönemde başlayan asalet ve zarafet dersleri, ortaokul kademesinde devam eden yaşam becerileri dersleri ve lise düzeyinde öğrencilerimizi geleceğe hazırlayan gelişim odaklı programlarla şekillenmektedir. Bu yaklaşım, öğrencilerimizi 21. yüzyıl becerileri ve çağdaş eğitim anlayışına uygun şekilde hayata hazırlamayı hedeflemektedir. Bu süreçte öğrencilerimizin yalnızca akademik gelişimlerini değil, aynı zamanda psikolojik sağlamlıklarını da desteklemeyi önemsiyoruz. Velilerimiz, öğrencilerimiz ve öğretmenlerimizle güçlü bir iş birliği içinde çalışarak; hayata güvenle adım atan, kendini tanıyan ve karşılaştığı zorluklarla başa çıkabilen bireyler yetiştirmek en temel hedeflerimizden biridir" ifadelerini kullandı. "Okulumuzda uyguladığımız kişiye özgü öğretim modeli, yenilikçi bir eğitim anlayışına dayanmaktadır" Uğur Okullarının bünyesinde eğitim-öğretim süreci iki temel aşamada ele alındığını söyleyen Uğur Okulları Eğitimden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Adil Kurt, "İlk aşamada eğitim yaklaşımımız, öğrencilerimizin gelişimlerini destekleyen ve sınav odaklı olmayan bir yapıda ilerler. İkinci aşamada ise özellikle 8. sınıftan 12. sınıfa kadar uzanan süreçte, öğrencilerimize tüm ihtiyaçlarını kapsayan bütüncül bir eğitim modeli sunulmaktadır. Bu sistem sayesinde öğrencilerimizin okul dışında herhangi bir kursa ya da ek desteğe ihtiyaç duymadan eğitimlerini sürdürebilmeleri hedeflenmektedir. Okulumuzda uyguladığımız kişiye özgü öğretim modeli, her öğrencinin bireysel ihtiyaçlarını merkeze alan yenilikçi bir eğitim anlayışına dayanmaktadır. Bu modelin temelinde veri odaklı takip sistemi yer alır. Öğrencilerimizden elde edilen akademik veriler analiz edilerek değerlendirilir ve ardından her öğrenciye dijital kişiye özel bir koç atanır. Bu sisteme "KÖK" adı verilmektedir. KÖK sistemi kapsamında öğrencilerimize her hafta dijital ortamda bireyselleştirilmiş ödevler gönderilir. Bu ödevlerin takibi ve değerlendirilmesi sınıf öğretmenlerimiz tarafından yapılır. Süreç ilerledikçe öğrencinin performansı detaylı şekilde analiz edilir; eksik olduğu konu ve kazanımlara yönelik özel çalışmalar planlanarak yine kişiye özel ödevlendirme gerçekleştirilir. Amacımız; tamamen kişiselleştirilmiş bir eğitim modeliyle öğrenciyi merkeze alan, öğretmeni rehber konumunda güçlendiren, aynı zamanda erdemli, cesaretli, sorgulayan ve araştıran bireyler yetiştirmektir. Böylece öğrencilerimizi yalnızca sınavlara değil, yaşamın kendisine de en iyi şekilde hazırlamayı amaçlıyoruz.
Konya NEÜ’nün engelsiz üniversite başarısı bayrak teslim töreni ile taçlandı Necmettin Erbakan Üniversitesi (NEÜ) Engelli Öğrenci Birim Koordinatörlüğü tarafından, 10-16 Mayıs Engelliler Haftası dolayısıyla "10-16 Mayıs Erişilebilir Dünya İçin El Ele" programı düzenlendi. Ayrıca, Yükseköğretim Kurulu (YÖK) tarafından düzenlenen Engelsiz Üniversite Bayrakları ve Program Nişanı Töreni’nde, NEÜ’nün 2024 yılında 119 üniversite arasında, 2025 yılında ise 112 üniversite arasında elde ettiği ikincilik başarısı kapsamında Bayrak Teslim Töreni gerçekleştirildi. NEÜ Ahmet Keleşoğlu İlahiyat Fakültesi Nezahat Keleşoğlu Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen program ve törene NEÜ Rektörü Prof. Dr. Cem Zorlu, NEÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Bahadır Feyzioğlu, dekanlar, genel sekreter yardımcıları, meslek yüksekokulu ve enstitü müdürleri ile çok sayıda akademisyen ve öğrenciler katıldı. Programın açılış konuşmasını gerçekleştiren NEÜ Rektörü Prof. Dr. Cem Zorlu, çok anlamlı ve önemli bir programda bulunmaktan mutluluk duyduğunu ifade ederek, "Engelsiz üniversitede bayrak almak çok önemli. Asıl önemli olan ise bizim sorumluluğumuzun yerine getirip getirmediğimizdir. Bu bayraklar, bizlerle aynı hayatı paylaşan ancak Cenab-ı Hakk’ın takdiriyle farklı şartlarda yaşamlarını sürdüren engelli bireylere karşı sorumluluğumuzu yerine getirdiğimizin bir nişanesidir. Bu açıdan meseleyi çok önemli ve değerli buluyorum. Üniversitemizde güçlü bir enerji ve önemli bir potansiyel bulunuyordu. Prof. Dr. Hakan Sarı hocamızın gayreti ile bu potansiyel ortaya çıktı. Ortak akıl, iş birliği ve yoğun çalışmalar neticesinde bu başarılar elde edildi. Bu, tek başına gerçekleştirilebilecek bir başarı değildir. Her bir birimin üzerine düşen sorumluluğu ifa etmesi ile mümkün. 2024 ve 2025’te Türkiye ikincisi olduk. Bizde ümitten, gayretten ve enerjiden asla vazgeçmek yok. 2026’da birinci olmak için kararlılıkla çalışacağız. Bu başarılarda emeği geçen herkese teşekkür ederim" dedi. Özgüveni yüksek, diploması anlam taşıyan, pratikte değeri olan bir üniversite Necmettin Erbakan Üniversitesi’nin uluslararası alanda tanınırlığını artırmaya yönelik çalışmalara devam ettiklerini aktaran Prof. Dr. Zorlu, "Üniversitelerin Times Higher Education (THE) sıralamalarında değerlendirilen kriterlerden biri de uluslararası görünürlüktür. Bu doğrultuda yurt dışındaki üniversitelerle sürekli temaslar sağlıyor, iş birliği protokolleri imzalıyoruz. İmzaladığımız protokoller kapsamında birçok ortak proje üretiyor, öğrenci ve akademisyen değişim programları gerçekleştiriyoruz. İmkanlarımızı artırıyoruz. Ziyaretlerde bulunduğumuz üniversitelerin rektörlerine anlatacağımız çok şey var. Üniversitemizin faaliyetlerini aktardıkça ilgi ve alakalarının arttığını, bizleri büyük bir dikkat ve şaşkınlıkla dinlediklerini görüyoruz. Son 7-8 yılda içerisinde özgüveni yüksek, diploması anlam taşıyan, pratikte değeri olan ve aidiyetinden gurur duyulan bir üniversite haline geldik. Bunu hep birlikte başardık" diye konuştu. Eğitimde fırsat eşitliği, nitelikli yaşamın ve toplumsal katılımın vazgeçilmez bir unsurudur 10-16 Mayıs Engelliler Haftası’nda Necmettin Erbakan Üniversitesi’nin erişilebilirlik ve kapsayıcılık alanındaki başarılarını paylaşmanın gururunu yaşadıklarını aktaran NEÜ Engelli Öğrenci Birim Koordinatörü Prof. Dr. Hakan Sarı ise, "Necmettin Erbakan Üniversitesi, YÖK tarafından düzenlenen Engelsiz Üniversite Bayrak Yarışmaları’nda hem 2024 hem de 2025 yıllarında Türkiye ikinciliğini elde ederek önemli bir başarıya imza atmıştır. Bugün burada yalnızca ödül töreni gerçekleştirmiyor; aynı zamanda insanı merkeze alan, erişilebilirliği temel değer kabul eden üniversite anlayışını da vurguluyoruz. Çünkü eğitimde fırsat eşitliği, nitelikli yaşamın ve toplumsal katılımın vazgeçilmez bir unsurudur. Üniversiteler yalnızca bilgi üreten kurumlar değil; bireylerin kendilerini geliştirdikleri, özgüven kazandıkları ve toplumsal yaşama hazırlandıkları alanlardır. Bu nedenle kampüslerin, dersliklerin, sosyal ve kültürel ortamların herkes için erişilebilir olması büyük önem taşımaktadır. Engelsiz üniversite anlayışı yalnızca fiziksel düzenlemelerden ibaret değildir; evrensel tasarım anlayışıyla herkes için erişilebilir yaşam alanları oluşturmayı hedeflemektedir. Aynı zamanda eğitim süreçlerinde kapsayıcı yaklaşımlar geliştirilmesi, erişilebilir ders materyalleri sunulması ve öğrencilerin aktif katılımının desteklenmesi bu anlayışın temel unsurlarıdır" şeklinde konuştu. Hedefimiz, 2026 yılında Türkiye birinciliği Yükseköğretim Kurulu tarafından verilen Turuncu Bayrak’ın mekanda erişilebilirliği, Yeşil Bayrak’ın eğitimde erişilebilirliği, Mavi Bayrak’ın ise sosyo-kültürel faaliyetlerde erişilebilirliği temsil ettiğini söyleyen Prof. Dr. Sarı şu şekilde konuştu: "Bu bayraklar yalnızca bir ödül değil; üniversitemizin erişilebilirlik konusundaki kararlılığının ve ortak emeğinin sembolüdür. Bu başarı; yöneticilerimizin, akademik ve idari personelimizin, teknik ekiplerimizin, Engelli Öğrenci Birimimizin ve öğrencilerimizin ortak çalışmasının sonucudur. Hedefimiz, 2026 yılında Türkiye birinciliğini elde ederek herkes için erişilebilir, kapsayıcı ve yaşanabilir bir üniversite idealini daha ileriye taşımaktır. Engelsiz üniversite; yalnızca engellerin kaldırıldığı değil, insan onurunun, eşit katılımın ve nitelikli yaşam hakkının kurumsal kültüre dönüştüğü üniversitedir." Protokol konuşmalarının ardından program, doğuştan kolları olmayan Necmettin Erbakan Üniversitesi Güzel Sanatlar ve Mimarlık Fakültesi Resim Bölümü öğrencisi Ayşe Yılmaz’ın günün anlam ve önemini anlatan konuşmasıyla devam etti. Program, Yükseköğretim Kurulu tarafından 2024-2025 döneminde Eğitimde Erişim, Sosyo-Kültürel Faaliyetlerde Erişim, Mekanda Erişim ve Kent Donatılarına Erişim kategorilerinde asil ve aday adayı olmaya hak kazanan fakülte, yüksekokul, enstitü ve Yapı İşleri birimine sertifika ve bayrak takdimiyle sona erdi.
Samsun Selin vurduğu Havza’da elektrik dağıtım şirketinin çalışmaları kesintisiz devam ediyor Samsun’un Havza ilçesinde meydana gelen sel felaketinin ardından YEDAŞ ekipleri, bölgede enerji arzının güvenli şekilde sürdürülebilmesi ve hayatın normale dönmesi amacıyla çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Sel afetinin ilk anlarından itibaren sahaya yönlendirilen ekipler, vatandaşların can ve mal güvenliğini ön planda tutarak güvenlik amaçlı su baskını yaşanan alanlarda enerji kesintisi yaparak hızlı müdahalelerde bulundu. Afetin ardından bölgeye takviye ekipler sevk edilirken, toplam 55 personel gece boyunca sahada yerel idareyle koordineli olarak görev yaptı. YEDAŞ ekipleri tarafından öncelikle orta gerilim enerji hatlarında gerekli güvenlik kontrolleri tamamlanarak enerji yeniden devreye alındı. Ardından saha dağıtım kutuları, box panolar ve bina içlerinde bulunan sayaç panolarında detaylı kontroller gerçekleştirilerek bölgelere kademeli ve kontrollü şekilde enerji arzı sağlandı. Gece boyunca devam eden yoğun çalışmalar sonucunda yaklaşık 6 bin 480 abonenin enerji arzı sağlanmış olup sahadaki bakım, temizlik, kurutma ve ekipman yenileme çalışmaları kesintisiz şekilde devam ediyor. 96 personel ve 34 araç ile çalışmalar sürüyor Vatandaşların güvenli ve kesintisiz enerjiye en kısa sürede ulaşabilmesi amacıyla çalışmalarını sürdüren YEDAŞ, bugün itibarıyla bölgedeki ekip ve araç desteğini daha da artırdı. Sahada toplam 96 personel ve 34 araç ile çalışmalar devam ederken, gün içerisinde bölgede enerji arzının tamamen normale dönmesi hedefleniyor. "Hedefimiz, enerji arzını güvenli biçimde yeniden tesis ederek hayatın en kısa sürede olağan akışına dönmesini sağlamaktır" YEDAŞ Genel Müdürü Yunus Emre Bilgi, sel felaketinin ardından yürütülen çalışmalarla ilgili yaptığı açıklamada ekiplerin kesintisiz şekilde sahada görev yaptığını belirterek, "Sel afetinin meydana geldiği ilk andan itibaren ekiplerimizi hızla bölgeye yönlendirdik. Önceliğimiz, her zaman can ve mal güvenliğini esas alarak enerji altyapısına güvenli şekilde müdahale etmektir. Bu anlayış doğrultusunda ekiplerimiz, gece boyunca yoğun bir çalışma yürüterek birçok bölgede enerji arzını yeniden sağlamıştır. Sahadaki ekiplerimiz; bakım, kontrol, temizlik ve onarım faaliyetlerini aralıksız sürdürmektedir. Destek ekiplerimizin de katılımıyla bölgedeki çalışmalarımız güçlendirilmiştir. Hedefimiz, enerji arzını güvenli biçimde yeniden tesis ederek hayatın en kısa sürede olağan akışına dönmesini sağlamaktır" dedi.