POLİTİKA - 20 Eylül 2025 Cumartesi 20:07

BBP Başkanı Destici: "Nükleer silahınız yoksa caydırıcılığınız da yoktur"

A
A
A
BBP Başkanı Destici: "Nükleer silahınız yoksa caydırıcılığınız da yoktur"

Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, "Nükleer silahınız yoksa caydırıcılığınız da yoktur. Caydırıcılık için nükleer silah şarttır" dedi.


BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, İl Başkanları ve İl İcra Kurulları İstişare Toplantısı öncesinde basın toplantısı düzenledi. Parti Genel merkezinde düzenlenen toplantıda konuşan Destici, İsrail’in Gazze’de yaptığı soykırıma karşı İslam dünyasının sessiz kalmasını üzüntüyle karşıladıklarını belirterek, "İsrail’in bunu tek başına yapması mümkün değildir. Amerika Birleşik Devletleri, Almanya, Fransa gibi ülkelerin İsrail’e verdiği destek İsrail’i bu kadar şımartmıştır, bu kadar saldırgan hale getirmiştir ve İsrail’in yaptığı bu soykırım cezasız kalırsa o zaman başka güçlü ülkeler de kendi toprakları içinde yaşayan azınlıklara ya da hemen sınır komşularına ya da işgal etmek istedikleri ülkelerdeki insanlara bu tür soykırımlar gerçekleştirebilir. İşin kötü olan tarafı da budur" ifadelerini kullandı.


Yaklaşık 2 hafta önce BBP Genel Başkan Yardımcısı Emin Serin’in Gazze’nin refah kapısına gittiğini hatırlatan Destici, "Bu tür faaliyetlerin devam etmesi gerekiyor. Sumut filosu Gazze’den yaklaşık 2 bin mil uzakta ortalama 14 günlük bir seyahat süresi var. Doğu Akdeniz’e girdiklerinde Türkiye Mısır Donanması tatbikatı orada gerçekleşiyor olacak. İnşallah Türkiye Mısır tatbikatı İspanya gibi Akdeniz’deki başka vicdanlı yöneticiler tarafından yönetilen ülkelerin de katılımıyla daha geniş bir tatbikata dönüşür ve yine bu devletlerin ortak girişimiyle bir ortak askeri filo tarafından korunarak Sumut filosu Gazze’ye ulaşır ve Gazze’ye yardımlarını götürür ve Gazze’deki durumu da bütün çıplaklığıyla bütün insanlığa bir kez daha göstermiş olur" şeklinde konuştu.



"Nükleer silahınız yoksa caydırıcılığınız da yoktur"


Son yıllarda savunma sanayiinin başarılarının kıymetli olduğuna değinen Destici, "Yeterli midir? Hala yetersizdir. Hala savaş uçağımızın seri üretimine geçmiş durumda değiliz. Hala istediğimiz mesafeye kadar gidebilecek balistik füzelerimiz yok. Nükleer silahımız yok. Nükleer silahınız yoksa caydırıcılığınız da yoktur. Caydırıcılık için nükleer silah şarttır. Yıllarca bu ülkede yurtta sulh, cihanda sulh diyerek maalesef bunları geciktirdiler. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün sözünü emperyalistlerin işine geldiği gibi kullandılar" değerlendirmesinde bulundu.



"Biz ifşa etmeseydik yasayla bir komisyon kurulacaktı, ama buna müsaade etmedik"


Destici ‘Terörsüz Türkiye’ sürecine ilişkin ise şu ifadeleri kullandı:


"Geldiğimiz noktada 20-30 silah yakıldı. PKK silah bırakmadı, PJAK bırakmadı, Kandil bırakmadı. PYD bırakmadı, YPG bırakmadı, SDG bırakmadı. Kendini feshetti mi? Bunlar hiçbiri kendini feshetmedi. Mecliste bir komisyon kuruldu. Bizim uyarılarımız olmasaydı, biz ifşa etmeseydik yasayla bir komisyon kurulacaktı. Ama buna müsaade etmedik, bunu ifşa ettik. DEM ve CHP, Yeni Yol grubu yasayla bir komisyon kurulmasını istiyordu. Ama biz yaptığımız açıklama ve görüşmeler neticesinde bunun gerçekleşmesini engelledik. Şimdi bir usul komisyonu var, normal bir komisyon. Biz bu komisyonun çalışmalarına katılmadık. Fakat takip ediyoruz. Gelinen noktada ne oldu? Henüz somut bir şey yok. Zaten somut bir şey çıkması da mümkün değil. PKK’nın ve onun siyasi uzantılarının ya da İmralı Canisinin talepleri belli. Bu talepleri Türk milletinin kabul etmesi mümkün değil. Nedir bu talepler, açıkça söylenmeyen talepler. Din meselesi, Türk kimliği meselesi, belediyelerde Avrupa Birliği yerel yönetimler şartının getirilmesi ve İmralı Canisinin de içinde olduğu genel af meselesi. Bunları bu milletin kabul etmesi mümkün değil."


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Kübra’yı hayattan koparanlar, sosyal medya hesabına girip yaşıyor süsü vermiş Burdur’da cinayete kurban giden 30 yaşındaki Kübra Yapıcı’nın vücut bütünlüğü bozulan cenazesi için Antalya Adli Tıp Kurumu Morgu’na gelen aileden DNA örneği alındı. Baba Yunus Yapıcı, ise olayla ilgili ilginç bir detay paylaştı. Tutuklanan zanlıların cinayet sonrası Kübra’nın sosyal medya hesabına giriş yapıp beğeni atarak kızlarının yaşadığı süsünü verdiğini söyleyen Baba Yapıcı, "Haberi aldığımız sabahın akşamında Instagram’ında giriş ve beğeni gördük. Biz ‘yaşıyor’ deyip sevindik. Oysa kendileri girmiş ve onlar atmış. Bunu yaptıysa hayatta dedik, sabahında ölüm haberini aldık" dedi. Antalya’da yaşayan ve 30 Nisan’dan beri haber alınamayan Kübra Yapıcı’nın (30) cesedi, ekipler tarafından yapılan çalışmalar neticesi dün gece yakılmış halde bulunmuştu. Yapılan incelemede Yapıcı’nın silahla öldürülerek gömüldüğü, ardından gömüldüğü yerden çıkarılarak yakıldığı ortaya çıkmıştı. İlyas Umut D. olayı itiraf ederken, gece saatlerinde yapılan operasyonla Ataberk S. de ekipler tarafından gözaltına alınmıştı. Bucak Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturmada cinayette kullanılan silah Burdur’un Ağlasun ilçesinde, Yapıcı’nın cesedinin bir bölümü ise Antalya’nın Korkuteli ilçesindeki barajda bulundu. Zanlılar tutuklandı Şüpheli İlyas Umut D. ile Ataberk S., emniyetteki işlemlerin ardından bugün tutuklanma talebi ile adliyeye sevk edildi. 2 cinayet zanlısı şüpheli çıkarıldıkları mahkemece "kadına karşı kasten öldürme" suçundan tutuklanarak cezaevine gönderildi. Anne ve baba DNA örneği verdi Yapıcı ailesi, öğle saatlerinde kızlarının cenazesini alabilmek için Antalya Adli Tıp Kurumu’na geldi. Vücut bütünlüğü bozulan kızlarının kimlik tespiti için DNA örneği veren anne ve babanın son derece üzgün olduğu görüldü. Örneğin alınmasının ardından Kübra Yapıcı’nın babası ile annesi ifade için emniyete götürüldü. Adli tıp morgundaki işlemler sürerken baba Yunus Yapıcı, İHA kameralarına özel açıklamalarda bulundu. "Bu işe en dahil olanlar her kimse en yüksek cezayı almasını istiyorum" Yüreğinin yandığını belirten Yapıcı, kadın ve çocuk cinayetlerine verilen cezaların artırılmasını talep etti. Yapıcı, "Bu tip canilerin ortada gezmemesi gerek. Kimsenin çocuğunun canı bu kadar ucuz olmamalı. Bir daha gün yüzü görmemeli. En azından kadın ve çocuk katillerine idam çıkmasını istiyorum. Planlı yapılan bir cinayetin etkin pişmanlığı olmasın. Bu işe dahil olanlar her kimse en yüksek cezayı almasını istiyorum" dedi. "Onlar öldürsünler diye mi, kızım geceleri üşümemesi için nöbet tuttum" Tüm Türkiye halkına ve yetkililere teşekkür eden baba Yapıcı, "Ben bakamıyorum haberlere ama anlatıyorlar. Türkiye halkına ve yetkililerimize desteklerinden dolayı teşekkür etmek istiyorum. Bundan sonra da unutturmayıp bu desteklerinin devamını istiyorum. Çünkü bu şekilde gitmez, gitmeyecek. Buna bir çözüm bulunması lazım. Bu acıyı yaşayan biliyor. Herkes empati yapsın ona göre karar verilsin. Ben onun çocukluğunda sabahlara kadar uyku uyumadım, nöbet tuttum. Üşümesin diye üstünü örtüp büyüttüm. Onun için mi büyüttüm. Bunu yaşayan bilir. Herkes kendi çocuğunu gözünün önüne alsın ve ona göre karar versin. Benim tek ricam, en ufak dahil olana bile en az ağırlaştırılmış müebbet verilsin" diye konuştu. "Tabancayı koyduğu yeri neden işaretlemiş?" Olaydaki Suç aleti tabancanın saklandığı yerin işaretlenmiş olmasını da değerlendiren Yapıcı, "Silahın yerini niye belirlemiş gömdüğü yerde? Unutunca oradan çıkaracak ki işaret koymuş. Demek ki ikinciye bir daha niyetin var. Yazık herkes evladını bunlar için büyütmüyor. Bu insanın ciğerini parçalıyor. Ne yapacağımızı şaşırdık. Kafamız yerinden gitti. Bugün bana yarın sana. Buna hep birlikte dur dememiz lazım. Tüm Türkiye sağ olsun, hepsinden Allah razı olsun. Halk ile devlet el ele bunu bitirmeli." "İnstagram’ından beğeni yapmışlar, yaşıyor sandık" Baba yapıcı, cinayetin planlı bir şekilde işlendiğini ileri sürerek, "Haberi aldığımız sabahın akşamında İnstagram’ına giriş ve beğeni gördük. Biz ‘yaşıyor’ deyip sevindik. Oysa kendileri girmiş ve onlar atmış. Sosyal medya hesabına girdiyse hayatta dedik, sabahında ölüm haberini aldık. Çocuğumun telefonunun şifresini açmak için 60’ın üstünde deneme yapmışlar. Bir de diyorlar borcu var. Çocuk parasız değil ki sizden para alsın. Siz çocuğun IBAN’ını boşaltmak için bunu yaptınız. Parayı aldılar mı almadılar mı onu bilmiyorum ama uğraştıklarını ve yapamadıklarını duydum" ifadelerini kullandı. "Kolunda 80 bin liralık saati vardı" Kızının geçen yıl 80 bin liraya saat aldığını ve bunun da ortada olmadığını da söyleyen Yapıcı, "Kolunda geçen sene 80 bin liraya aldığı saat vardı, o yok. Onu da almışlar demek ki. Çantası vardı o da yok, belki de içinde para vardı o yüzden onu da aldılar" dedi. Son olarak kızının çok yufka yürekli olduğunu dile getiren Yunus Yapıcı, "Markette bir çocuk görürdü ona bir şeyler alırdı. Yaşlı görse de aynısını yapardı. Ona bu layık değildi, bu ona yapılmazdı. Düşündükçe kendimden geçiyorum. Devletimizden ve tüm Türkiye’den adalet bekliyorum" diyerek sözlerini tamamladı.
Bolu Bolu’da kural ihlali yapan sürücülere ceza yağdı Bolu’da polis ekiplerince gece saatlerinde gerçekleştirilen trafik uygulamasında, kural ihlali yaptığı tespit edilen sürücülere ceza yağdı. Denetimlerde ‘dur’ ihtarına uymama, alkollü araç kullanma, ehliyetsiz araç kullanma, yüksek sesle müzik yayını ve psikoteknik belgesi olmadan ticari araç kullanma gibi ihlaller nedeniyle sürücülere cezai işlem uygulandı. Bolu İl Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü ekipleri, Sümer Mahallesi Cumhuriyet Caddesi üzerinde şok uygulama gerçekleştirdi. Cadde üzerinde seyreden araçlar tek tek durdurularak kontrol edildi. Denetimlerde eksiklikleri ve kural ihlalleri bulunan sürücülere cezai işlem uygulandı. Uygulama noktasında polisin "dur" ihtarına uymayan 33 DD 020 plakalı aracın sürücüsüne, "dur" ihtarına uymamaktan 3 bin lira idari para cezası kesildi. 5’inci kez alkollü ve ehliyetsiz yakalandı Denetimlerde durdurulan 06 DIL 816 plakalı aracın sürücüsü H.A.’nın alkollü ve ehliyetsiz olduğu belirlendi. Sürücüye ayrıca yüksek sesle müzik yayını yaptığı gerekçesiyle de işlem uygulandı. Daha önce de aynı suçtan 4 kez işlem yapıldığı öğrenilen H.A.’ya toplam da 353 bin lira idari para cezası kesildi. H.A.’nın 2035 yılına kadar sürücü belgesi alamayacağı öğrenildi. Alkollü taksiciye işlem Kontrol noktasında durdurulan 14 T 0444 plakalı taksinin sürücüsü H.M.T.’nin de alkollü olduğu ve psikoteknik belgesinin bulunmadığı tespit edildi. Sürücüye alkollü ticari araç kullanmaktan 25 bin lira, psikoteknik belgesi olmadan araç kullanmaktan ise 10 bin 666 lira ceza uygulandı. Ayrıca sürücünün ehliyetine el konulduğu öğrenildi. Bolu İl Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü, trafik güvenliğinin sağlanması amacıyla kent genelindeki denetimlerin kararlılıkla sürdürüleceğini bildirdi.