POLİTİKA - 01 Haziran 2026 Pazartesi 12:50

CHP Grup Başkanı Özel: "Türkiye’ye sandığı getirmiş olan partinin kendi içinde sandık sonucu olmaksızın yönetilmesi doğru değil"

A
A
A
CHP Grup Başkanı Özel: "Türkiye’ye sandığı getirmiş olan partinin kendi içinde sandık sonucu olmaksızın yönetilmesi doğru değil"

CHP Grup Başkanı Özgür Özel, "Türkiye’ye sandığı getirmiş olan Partinin kendi içinde sandık sonucu olmaksızın yönetilmesi doğru değil. Sokaktaki yoğun tepkinin olumsuzluğa evrilmesinden korkarız" dedi.


Özel, 16, 19 ve 20. dönem milletvekili Yusuf Fevzi Arıcı’nın TBMM’de yapılan cenaze törenine katıldı. Özel, cenaze töreninden sonra gazetecilerin sorularını cevapladı.


Özel, olağanüstü kurultay ile ilgili soruya, Kayseri delegesinin ilk imzayı verdiğini söyledi. Özel, Rizanin imzalarının tamamlandığını belirterek, milletvekillerinin henüz imza vermediğini ifade etti.


Özel, "550’nin biraz üstünde. Bu rakam çok hızlı şekilde toplanır. Ama olabilecek en yüksek sayı ile kurultay ile ilgili başvurumuzu yaparak, ilerlemek istiyoruz. Türkiye’ye sandığı getirmiş olan Partinin kendi içinde sandık sonucu olmaksızın yönetilmesi doğru değil. Sokaktaki yoğun tepkinin olumsuzluğa evrilmesinden korkarız. Hiçbir seçilmişin istifa etmesini istemeyiz. Hafta sonu yapılacak yerel seçimler var. 3 beldeye Cuma günü öğlen, akşam ve Cumartesi öğlen olmak üzere oralara gidip Gümüşhane, Tokat, Ürgüp partililerimizi oy vermeye teşvik edeceğim. Butlandan sonra parti bir başarı elde etmiş görünür diye sandığı protesto etmek gibi refleks gösterilebilir. Pazar günü yapılacak seçimlerde hem CHP’lilerle hem de CHP dayanışma göstermek isteyenlerle sandığın başına gitmeye ve CHP’ye oy kullanmaya davet ediyoruz. Herkes gidecek ve oy kullanacak" dedi.


Özel, ‘Delegeden imza toplandıktan sonra Kemal Kılıçdaroğlu’nun önüne gidecek. Tüzükte de ‘Genel Başkan kurultayı çağırır’ yazıyor. Bu durumda tedbir kararı ile gidilmeme durumu olur mu" sorusu üzerine, "Türkiye’deki çok önemli kamu hukukçuları, tedbirin asla kurultaya gidilmesine engel olmadığına dair ortak bir metinde imza toplamışlar. Bugün bana haber verdiler. Çok güçlü bir metin. İsimlerini sizin de bildiğiniz çok ünlü hukukçular hem de siyasi görüşleri ne olursa olsun diyorlar ki ‘Tedbir kurultaya engel değildir. Hatta aslında bir an önce kurultay yapılmasının dışında bir görevi de yoktur tedbirle gelenlerin. Çağrı heyeti hükmündedir.’ Hele hele delegenin imzalarının ki burada Anayasa Mahkemesi kararı var. Delege karar verdiyse Olağanüstü Kurultaya, olağan kurultay takvimini bile kesebiliyor. Eskiden kestirmiyordu. Anayasa Mahkemesi ‘Yarıdan bir fazlası ne istiyorsa onu yapar’ dedi. O yüzden herhalde artık ‘Genel Başkan bunu yapar’ diyorsa ve Kemal Bey ‘Ben şu anda Genel Başkanlık yetkisi kullanıyorum’ diyorsa bu amir hükme uyacak. Yok, o yapsın; buna engel olmaya çalışan örneğin saray yargısı varsa onu bir görürüz. Ama bütün kamu hukukçuları çok net bu konuda. Ümit ediyorum ki orada artık bir tereddüt yaşamadan gereğini yapar. Partinin bu krizden kendi gayretiyle çıkmasının önünde bir engel teşkil etme" şeklinde konuştu.


Grup toplantısını yapılıp yapılmayacağına yönelik soruya Özel, "Meclis grup iç yönetmeliğimiz çok açık. ‘Grup başkanlığında herhangi bir boşalma olduğunda, ilk kapalı grup toplantısında derhal yeni Grup Başkanı seçilir’ diyor. ‘Yenisi seçilene kadar eskisi devam eder’ kuralı bir başka maddede var. Ben zaten mevcut Genel Başkan’ken Grup Başkanlığı görevini sürdürüyordum. Son seçilmiş Grup Başkanı da benim, üç yıl öncesinde seçilmiş. Bunun bir boşalma olarak yorumlanma ihtimaline karşı da usulüne uygun bir kapalı grup toplantısı tertip edilmişti. O toplantıda, ‘İlk toplantıda seçilir’ hükmü gereğince 96 arkadaşımızın 95’inin oyuyla ve 15 arkadaşımızın da dilekçeleriyle bildirmesiyle 110 arkadaşımızın açık desteğiyle seçildik. Burada Meclis Başkanlığına bu yollandı. Meclis Başkanlığı da durumu inceleyerek seçimi tescil etti. Hatta genel merkezin başvurusunu da değerlendirdi. İkisini birden uygulamaya koydu. Benim Genel Başkan unvanımı kaldırdılar sitelerinden. Çünkü genel merkeze buraya o kararı yollamıştı. Grup Başkanı unvanımı da bu siteye işlediler tekrar. Burada herhangi bir tereddüt yok. Onun dışında bize gelmiş herhangi bir olumsuzluk da yok, olmaz da zaten. Bir de Cumhuriyet Halk Partisi grubu burada, milletvekilleri Grup kendiliğinden meclis çalışmaları sürerken bile sözlü çağrıyla da grup toplantısı yapabilir. Her zaman yapabilir. Saat 13.30’da sizlerin de ilgi gösterdiği açık grup toplantımız da ilan edildiği gibi yarın yapılacak" diye konuştu.


Özel, ‘Grup başkanı Genel Başkan’a bağlı’ ifadesinden kaynaklı olarak ‘Genel Başkan bir çağrı yapmadığı sürece toplanamaz’ gibi bir argüman öne sürüldüğü iddialarına şöyle cevap verdi:


"Bundan önce defalarca Grup Başkanının veya grup yönetim kurulunun çağrısıyla ya da çağrı beklemeksizin rutin toplantılarla bu işler hep yapılmıştır. Ayrıca esasen işin yapısı ve ruhu gereğince Meclis’te grupta dokunulmazlık kapsamında değerlendirilen konuşmalardır bunlar. Bu milletvekillerine özgü konuşmalardır. Normalde Grup Başkanı gruptaki konuşmayı yapar. Genel Başkan’ın Grup Başkanı olmadığı durumda Genel Başkan grup toplantısını onurlandırırsa Grup Başkanı tarafından kürsüye davet edilir, kürsü kendisine teklif edilir. Bu Genel Başkanların milletvekili olmadığı gibi saray rejiminin getirdiği ve kötü düzenlemelerden kaynaklanan bir mesele. Ama geçmişte de zaman zaman örneğin partinin başına milletvekili olmayan birisi Genel Başkan olmuştur ve grup başkanlığı seçiminde bazen ki SHP’de olmuştur, kurultayda yarışan iki kişiden birisi Genel Başkan seçilmiştir ama grupta diğeri Grup Başkanı seçilmiştir. Parlamento bunların hepsinin deneyimlenmiş olduğu bir yerdir. Parlamento tarihi bilinmeden, geçmiş yaşanmışlıklar bilinmeden ve bu konudaki parlamentonun daha önce aldığı kararlar bilinmeden Bu kararlar hep seçilmiş Grup Başkanı lehine olmuştur. Bu tip yaklaşımlar maalesef bu birikimlerden yoksun bir heyetin şu anda, bundan Kemal Bey’i kastetmiyorum, genel merkezde bulunuyor olması ve Meclis tecrübelerinin hiç olmaması ile olanların da Meclis’te devamlılık problemlerinin olmasından dolayı Meclis’i hiç bilmeyenlerin yaptığı açıklamalar. Siz o yüzden bunu mesleğiniz, göreviniz gereği tekrarladınız. Soruyu küçümsediğimden değil ama kaynak yeterli donanıma sahip değil."


Özel, ‘Yaşananlar, devlet içindeki yapıların müdahalesi olabilir, değerlendirmesi var. Diyalog kapısının aralanması mümkün mü’ sorusuna, "Sorunun bir kısmıyla ilgili, derin devlete meşruiyet tanımlayan ve Tom Barrack’ın tarif ettiği bir rejimi tarifleyen ve orada bir göreve talep açan yaklaşımı, tarihi olarak bir talihsizlik. Tarihi bir talihsizlik olarak ifade etmem lazım. Tom Barrack tarif ediyor bunu. Monarşi tarif ediyorlar. Batıcıların, milliyetçilerin ve İslamcıların Cumhuriyet kurulmadan önceki ittifakı diye de bir başka tarifin de peşinden gidiyor. Tarihi bir talihsizlik. CHP’ye yapılanın bir devlet darbesi olduğunu söylüyor ve derin devlete bir önem ve bir kutsiyet atfediyor. Parlamento çatısı altında bunları konuşmayı zül sayarım" ifadelerini kullandı.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir İzmir’de ormanlara giriş yasağı başladı İzmir Valiliği, yaz aylarında artan yangın riskine karşı radikal bir önlem alarak il genelindeki birçok ormanlık alana yetkisiz girişleri 5 ay boyunca tamamen yasakladı. İzmir İli Orman Yangınlarıyla Mücadele Komisyonu’nun kararı doğrultusunda Valilikten yapılan açıklamaya göre; ormanlara giriş yasağı 1 Haziran 2026 ile 31 Ekim 2026 tarihleri arasında uygulanacak. Alınan kararla birlikte, kent merkezinden kırsal bölgelere kadar uzanan geniş bir hat üzerindeki ormanlık arazilere, görevli personel dışındaki kişilerin girmesine kesinlikle izin verilmeyecek. Piknik yapmak ve anız yakmak yasak Muhtemel yangın felaketlerinin önüne geçmeyi hedefleyen 2026/2 sayılı karar kapsamında, sadece ormanlık alanların içi değil, orman kenarlarında mola vermek, piknik yapmak ve anız yakmak da yasak listesine alındı. Valilik, kurallara uymayan ve yasağı ihlal eden vatandaşlar hakkında Kabahatler Kanunu ve Orman Kanunu uyarınca ağır cezai işlemlerin uygulanacağını net bir dille uyardı. Efeler Yolu rotasına ’Rehber’ şartı Açıklamada ayrıca, İzmir Valiliğinin vizyon projelerinden biri olan "Efeler Yolu Kültür Rotası Projesi" kapsamındaki bazı yürüyüş etaplarının yasaklı orman sınırları içinde kaldığı hatırlatıldı. Doğaseverlerin mağdur olmaması adına, bu özel güzergahların ancak profesyonel rehber eşliğinde ve ilgili Orman İşletme Müdürlüklerine önceden bilgi verilmesi şartıyla kullanılabileceği aktarıldı.
Edirne Filistin için pedal çeviriyor: Berlin’den Tokyo’ya uzanan yolculuk Edirne’den geçti Berlin’den Japonya’nın başkenti Tokyo’ya gitmek üzere bisikleti ve köpeğiyle yola çıkan 28 yaşındaki Filistin kökenli Velid Selam, Edirne’de verdiği molada Filistin davasına ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Binlerce kilometrelik yolculuğunda farklı ülkeleri geçerek Asya’ya ulaşmayı hedefleyen Selam, yolculuğunun sadece bir gezi olmadığını, aynı zamanda Filistin halkının yaşadığı acılara dikkat çekmek için de önemli bir fırsat olduğunu söyledi. "Köklerim Filistin’e dayanıyor" Annesinin Filistinli olduğunu belirten Selam, Filistin’de yaşananların kendisini derinden etkilediğini ifade ederek, "Köklerim Filistin’e dayanıyor, özellikle annem tarafından. Çocukların anlamsız bir şekilde öldüğünü görmek gerçekten çok ağır. İnsanların neden daha güçlü tepkiler vermediğini anlamıyorum" dedi. "Bu artık bir savaş değil, trajedi" Gazze’de yaşananların büyük bir insani dram olduğunu belirten Selam, "Uluslararası mahkemelerin aldığı kararlar var, buna rağmen hâlâ bu durumu savunanlar oluyor. Ama bu artık bir savaş gibi gelmiyor bana, daha çok insanların hayatını kaybettiği bir trajedi gibi. Bu gerçekten çok üzücü" ifadelerini kullandı. "Özgür Filistin, özgür Gazze" Filistin halkının barış ve özgürlük içinde yaşayacağı günleri umut ettiğini söyleyen Selam, "İnşallah bir gün Filistin halkı özgür olur, özellikle Gazze’de. İnşallah. Söyleyebileceğim tek şey, Özgür Filistin, özgür Gazze" dedi. Bisikletle dünyayı keşfediyor Berlin’den Tokyo’ya uzanan yolculuğunun nedenini de anlatan Selam, bisikletin insanlarla daha yakın temas kurmasına imkan sağladığını söyledi. Selam, "Berlin’den Tokyo’ya bisikletle gidiyorum. Köpeğimle birlikteyim, Neden bisiklet mi? Çünkü bisikletle arabaya göre çok daha fazla şey görebiliyorsun. Arabayla sadece geçip gidiyorsun ama bisikletle insanları tanıyabiliyor, durup keşfedebiliyorsun. Mesela burada Edirne’de durdum; burayı arabaya ihtiyaç duymadan bisikletle rahatça gezebiliyorum. Köpeğim için de bu çok uygun" diye konuştu. Edirne’de vatandaşların ilgisiyle karşılaşan Velid Selam, köpeğiyle birlikte yolculuğuna devam ederek Türkiye üzerinden Asya’ya geçmeyi ve nihai hedefi olan Tokyo’ya ulaşmayı planlıyor. Ancak onun yolculuğu yalnızca kilometreleri aşmaktan ibaret değil; aynı zamanda Filistin halkının sesini dünyanın farklı noktalarına taşımayı da amaçlıyor.
İstanbul Sarıyer’de bir AVM’de 1 milyon TL’lik sahte dolar bozdurmaya çalışan şahıs yakalandı İstanbul’un Sarıyer ilçesinde bir AVM içerisindeki bankaya giden kadın, yanında getirdiği 20 bin 200 doları bozdurmak istedi. Banka görevlilerin durumu fark etmesi üzerine durumu polis ekiplerine haber verirken, ekipler tarafından yakalanan şüphelinin yanında 20 bin 200 sahte dolar ve 100 gerçek dolar ele geçirildi. Gözaltına alınan şüpheli emniyetteki işlemlerinin ardından sevk edildiği adliyede çıkarıldığı mahkemece adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Olay, 22 Mayıs 2026 tarihinde Sarıyer İstinye’de bulunan bir AVM içerisinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, AVM içerisinde bulunan bankaya giden Zeliha A., yanında getirdiği sahte parayı bankada bozdurmak istedi. Banka görevlilerinin durumu fark etmesi üzerine olay yerine polis ekipleri sevk edildi. İhbar üzerine olay yerine giden polis ekipleri, yaptıkları çalışmada Zeliha A.’yı AVM’de gözaltına aldı. Şüphelinin üzerinde bulunan 20 bin 200 dolar incelendiğinde, 202 adet 100 dolarlık banknotun sahte, 1 adet 100 dolarlık banknotun ise gerçek olduğu tespit edildi. Gözaltına alınan şüphelinin ikametgah adresinde yapılan aramalarda 25 adet sahte 50 euro ile 25 adet sahte 100 dolar ele geçirildi. Operasyon çerçevesinde toplam 227 adet sahte 100 dolarla 25 adet sahte 50 euro ele geçirilirken, sahte dolarların değerinin yaklaşık 1 milyon lira olduğu öğrenildi. Emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından adliyeye sevk edilen Zeliha A., çıkarıldığı mahkemece ’parada sahtecilik’ suçundan adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.