POLİTİKA - 12 Şubat 2026 Perşembe 15:03

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Bugün siyasetin merkezi Cumhur İttifakı’dır. AK Parti güçlü, Cumhur İttifakı ayaktaysa Türkiye’nin aydınlık yarınları teminat altındadır"

A
A
A
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Bugün siyasetin merkezi Cumhur İttifakı’dır. AK Parti güçlü, Cumhur İttifakı ayaktaysa Türkiye’nin aydınlık yarınları teminat altındadır"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Birileri kabul etmeye yanaşmasa da uluslararası siyasette son yıllarda bir Türkiye rüzgarı esiyor. Bölgesel krizlerin çözüm arayışında Türkiye’nin kapısı daha sık çalınıyor" dedi.


Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen AK Parti Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’na katıldı.


Burada konuşan Erdoğan, AK Parti olarak kadroyu güçlendirmeye devam ettiklerini ve partiye yönelik büyük bir teveccühün söz konusu olduğunu belirterek, "Geçen ay Grup Toplantımızda 3 yeni milletvekilimiz AK Parti saflarına dahil oldu. 4 ilçe ve belde belediye başkanımız da Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK) toplantımızda AK Parti ailesine katıldı. Türkiye Yüzyılı’nın inşasına omuz vermek için partimize intisap eden tüm arkadaşlarımıza bir kez daha hoş geldiniz diyorum" ifadelerini kullandı.


"Bugün siyasetin merkezi Cumhur İttifakı’dır"


Muhalefetin şiddet, hakaret, ve tahrik dozu giderek artan propagandasına rağmen AK Parti’nin ve Cumhur İttifakı’nın çekim merkezi olmayı sürdürdüğüne değinen Erdoğan, "AK Parti bugün Türkiye’nin hem en büyük siyasi partisi hem de en kurumsal siyasi hareketidir. Cumhur İttifakı ise devletimizin bekasının milletimizin birlik ve dirliğinin en sağlam güvencesidir. Bugün siyasetin merkezi Cumhur İttifakı’dır. Şayet AK Parti güçlü, Cumhur İttifakı ayaktaysa evelallah 86 milyonun her bir ferdi güvendedir. Türkiye’nin aydınlık yarınları teminat altındadır" dedi.


"Türkiye’nin en büyük şansı AK Parti ve Cumhur İttifakı’dır"


Bölgedeki ve dünyadaki gelişmeleri, yakın takip ettiklerini, ezberlerin bozulduğunu ve kurumların irtifa kaybettiğini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Mevcut düzen temelden çatırdarken yerine ne geleceğini kimse kestiremiyor. Bütün bunlara baktığımızda Cumhur İttifakı’nın ülkemiz ve milletimiz açısından ne manaya geldiği özellikle bugünlerde daha iyi anlaşılıyor. Şurası tartışmasız bir hakikattir; belirsizliklerin küresel düzeyde, arttığı her gün yeni bir krizin patlak verdiği, haklının güçlü değil güçlünün haklı olduğu günümüz jeopolitiğinde Türkiye’nin en büyük şansı AK Parti ve Cumhur İttifakı’dır. Tecrübeli, liyakatli, dürüst, çalışkan kadroların iş başında olmasıdır" açıklamasında bulundu.


"Birileri kabul etmeye yanaşmasa da uluslararası siyasette son yıllarda bir Türkiye rüzgarı esiyor"


Son 10 yılda yaşanan gelişmelere değinen ve gelişmiş ülkeler dahil olmak üzere dünyanın herhangi başka bir devletinin başına gelse yerle yeksan olabileceği nice krizi başarıyla yönettiklerini söyleyen Erdoğan, "Doğal afetinden savaşlara kadar en zorlu badirelerin üstesinden alnımızın akıyla geldik. Türkiye’yi sıcak çatışmaların tarafı haline getirmeye yönelik tuzakların tamamını boşa çıkardık. Dengeli, itidalli ve stratejik aklı merkezi alan dış siyasetimizle ülkemizi krizlerin çözümünde anahtar ülke konumuna getirdik. Ana muhalefetin başındaki zat yabancılar karşısında şekilden şekle girerken biz her alanda Türkiye’yi şanla, şerefle temsil ettik ve ettirdik. Birileri kabul etmeye yanaşmasa da uluslararası siyasette son yıllarda bir Türkiye rüzgarı esiyor. Bölgesel krizlerin çözüm arayışında Türkiye’nin kapısı daha sık çalınıyor. Türkiye’nin ne diyeceği, nasıl tavır alacağı dikkatle takip ediliyor. Türkiye gündemi belirlenen ülke değil, gündem belirleyen bir ülke olarak adından daha fazla söz ettiriyor. Cenabı Allah’a ne kadar hamd etsek az" dedi.


Türkiye’nin şanlı tarihine yakışır bir biçimde uluslararası alanda güçlü bir varlık gösterdiklerini aktaran Başkan Erdoğan, gelecekte ay yıldızlı al bayrağın daha gururla dalgalanacağını, büyük ve güçlü Türkiye’nin ayak seslerinin daha fazla duyulacağını söyledi. Erdoğan, "Kızıl elmamız olan Türkiye yüzyılı kuvveden fiile geçene kadar durmadan duraksamadan çalışmaya inşallah devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.


"Hiçbir görev diğerinden önemli veya önemsiz değildir"


AK Parti’nin bir kadro ve dava hareketi olduğunu dile getiren Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:


"Kökü mazide gözü atide kutlu bir mücadelenin neferleriyiz. Görevi, unvanı, makamı ne olursa olsun teşkilatımızın her bir mensubu bu mücadelede son derece stratejik bir vazife icra etmektedir. Dolayısıyla il, ilçe başkanlığı ne kadar önemliyse mahalle temsilciliği de o derece önemlidir. Belediye başkanlığı ne kadar mühimse belediye ve il meclis üyeliği de o derece mühimdir. Sandık müşahitlerimizin yeri nasıl doldurulamazsa elinde broşürle kapı kapı dolaşan gönüllülerimizin de yerini kimse alamaz. Hiçbir görev diğerinden önemli veya önemsiz değildir. Mesele verilen görevi en iyi şekilde yerine getirmek, bulunduğu konumda en ideali ortaya koymak, elinden gelenin en iyisini yapabilmektir. Mesele milletin bize emaneti olan hakkını verebilmektir. Mesele aşkla, sevdayla, heyecanla, sabır ve samimiyetle koşturmaktır. Mesele tevazuyu elden bırakmadan, kibre kapılmadan, niyeti ve istikameti bozmadan son ana kadar millete hizmetkar olabilmektir. Millete hizmet yolunda bıkkınlığa, yorgunluğa ve rehavete yer olmadığını hiçbirimiz unutmamalıyız. Bizim siyaset geleneğimizde hiçbir mazeret başarının yerini tutmaz. Sizlerden tarihi bir dönemde Türkiye’nin istikbali adına son derece tarihi bir misyonu yerine getirdiğinizin şuuruyla çalışmanızı istiyor, bunu sizden bekliyor ve sizlere sonsuz güveniyorum."


"Gönül sofralarımızda aynı pideyi bölüşmenin manevi lezzetini tadacağız"


Gelecek hafta başlayacak olan Ramazan ayını her yıl olduğu gibi bu senede dolu dolu geçirme niyetinde olduklarını vurgulayan Erdoğan, "Talimatlarımız doğrultusunda Teşkilat Başkanlığımız, Kadın ve Gençlik Kollarımızın da katkısını alarak oldukça kapsamlı bir plan hazırladık. Buna göre Aile ve Gençlik Fonu’ndan aldıkları desteklerle yeni yuva kuran genç çiftlerimize ilk Ramazanlarında misafir olacağız. Şehit yakınlarımız ve gazilerimizle bir araya geleceğiz. Gönül sofralarımızda aynı pideyi bölüşmenin manevi lezzetini tadacağız. Artık Ak Gençlik klasiğine dönüşen ‘İftara Beş Kala ve Sahura Beş Kala’ çalışmalarımıza bu yılda devam ettiriyoruz. Özellikle deprem bölgesindeki kardeşlerimizin yanlarında olmaya büyük önem veriyoruz. Teslim ettiğimiz konutların gerçek anlamda birer yuvaya dönüşeceği bu mübarek ayda vatandaşlarımızla iftar ve sahur sofralarında buluşacağız. Kadın kollarımız aynı şekilde farklı etkinliklerle rahmet ve bereket ayını en güzel şekilde değerlendirecek yoksulların kapısını çalacak gariplerin elinden tutacak yetimin, öksüzün gözyaşını silecek" ifadelerine yer verdi.


Türkiye’nin yanı sıra yurt dışında da çalışmaların ihmal edilmeyeceğine dikkati çeken Erdoğan, Avrupa’da yaşayan Türklerle iftar programlarında bir araya geleceklerini kaydetti. Ayrıca Erdoğan, Gazzelileri ve Suriyelileri de bu Ramazan’da unutmayacaklarını sözlerine ekledi.


"Aradan 87 yıl geçti, Türkiye değişti, gelişti ve güçlendi ama CHP’nin afetlere karşı yaklaşımında hiçbir değişim yaşanmadı"


Cumhurbaşkanı Erdoğan, 27 Aralık’ta Hatay’da 455 bininci afet konutunun anahtarlarının hak sahibine takdim edildiğini hatırlatarak, "Afet konutlarının ödeme planıyla ilgili müjdelerimizi halkımızla paylaştık. Öncesinde ana muhalefet partisi ‘boş senet imzalatıyorlar’ gibi zırvalarla milletimizi galeyana getirmeye çalıştı. ‘Faizle afet konutu satıyorlar’ diyerek milletin gözünün içine baka baka açıkça yalan söylediler. Deprem bölgesine bir çivi çakmadıkları halde bir de çıkıp abuk sabuk iddialarla depremzedelerimizi hükümetimize karşı kışkırtmaya çalıştılar. 1939 Erzincan depremi olduğunda dönemin iktidarı vatandaşa yardım namına sadece 8 çivi tevzi etmiş fakat bu 8 çiviyle ev inşa etmenin sırrını milletimize öğretmemişti. Aradan 87 yıl geçti, Türkiye değişti, gelişti ve güçlendi ama CHP’nin afetlere karşı yaklaşımında hiçbir değişim yaşanmadı. Dün 8 çivi vermeyi başarı gören zihniyet bugün de çöp konteynerleriyle, kilit taşıyla, sayısı bir elin parmaklarını geçmeyen pikapla övünüyor. Depremin üzerinden üç yıl geçmiş hala ortada doğru düzgün eserleri yok. Aslında 455 bin konuta kara çalmasa, çöp konteynerleriyle övünmesini bir yere kadar anlayışla karşılar, ‘çapları bu kadarmış’ der geçeriz. Bu erdemi de göstermiyorlar. Ne iş yapıyorlar ne de bizim iş yapmamızı istiyorlar. Ne hizmet ediyorlar ne de bizim millete hizmet etmemizi istiyorlar. Kendilerini devletin yegane sahibi olarak görme huylarından bir türlü vazgeçmediler. Ey CHP, biz sizin cemaziyelevvelinizi çok iyi biliriz" dedi.


"Bu gidişi durdurmaya sizin ne eliniz ne gücünüz yetmez Özgür"


İstanbul Belediye Başkanı olarak görev yaptığını ve İstanbul’u çöp, çukur ve çamur bataklığından devraldıklarını hatırlatan Başkan Erdoğan, "İstanbul’u bu halde devraldık, 140 kilometre Istranca dağlarından İstanbul’a suyu biz getirdik. Şimdi çıkmışlar dün mecliste yaşanan sahneleri inanıyorum ki izlediniz. CHP’nin faşizan ve kibirli zihniyetine hep beraber bir kez daha tanık olduk. Yeni bakanlarımızın yemin etmesine engel olmak için her türlü eşkıyalığı, milletin kürsüsünü işgal etmek dahil her türlü zorbalığı sergilediler. Engelleyemeyeceksiniz, durduramayacaksınız. Bu gidişi durdurmaya sizin ne eliniz ne gücünüz yetmez Özgür. Evet, anayasal bir hak. Yeminler yapıldı mı? Yapıldı. İş bitti mi? Bitti. Ne oldu? Rahat dursanız da güzel güzel bu yeminler yapılsa olmaz mıydı? Olurdu ama bunlarda demokratik anlayış yok. Bunlar o faşist anlayıştan vazgeçemezler. Bunların iliklerine kadar sinmiş. Bozgunculuk yaparak, milli iradeye karşı edepsizlik ederek, gazi meclisin saygınlığına gölge düşürerek çirkin ve çirkef siyasetlerini genel kurul salonuna taşıyarak nasıl bir zihniyete sahip olduklarını tekrar gösterdiler. Bu kendini bilmezlere sormak lazım. Türkiye Büyük Millet Meclisi sizin keyfinize göre kavga çıkaracağınız bir eylem alanı mıdır? Siz gazi meclise milletin hakkını, hukukunu savunmaya mı geldiniz? Yoksa terör estirmeye mi? Kavgayı, nefreti, öfkeyi, hakareti yüce meclise taşımaktan hiç mi rahatsız olmuyor, hiç mi utanmıyorsunuz? Daha ne kadar kendinizi rezil edecek, küçük düşürecek, size oy veren vatandaşlarımızın başını yere eğdireceksiniz. Ana muhalefetin siyaset kurumuna olan güveni dinamitleyen, meclisin vakarına zarar veren hepsinden öte aziz milletimizi rencide eden dünkü saldırılarını telin ediyor ve reddediyorum" değerlendirmesinde bulundu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Karabük Evin çatısına ve önündeki çitlere yazılan yazılar ekipleri harekete geçirdi Karabük’te kendisinin "Mesih" olduğunu iddia eden 61 yaşındaki şahsın evinin çatısına ve önündeki çitlere yazdığı yazılar, polis ve zabıta ekiplerinin kontrolünde kaldırıldı. Edinilen bilgiye göre, Bayır Mahalle Bağlar Sokak’ta M.D. (61) isimli şahsın ikamet ettiği evin çatısına ve çevresine "Peygamber’ "66", "Mesih", "İsa" ve "35" gibi çeşitli yazılar yazıldığını gören vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine polis ve zabıta ekipleri sevk edildi. Ekipler, görüştükleri ev sahibi M.D.’den söz konusu yazıları kaldırmasını talep etti. Şahsın tepki göstermesinin ardından yazılar boya yardımıyla silinerek kaldırıldı. M.D., Allah tarafından kendisine tebliğ yapıldığını söyledi. Erzurum’un İspir ilçesinde yaşandığını öne sürdüğü bir olayın ardından ailelerinin takip altına alındığını iddia eden M.D., kendisinin kamuoyunda bilinen bazı isimlerle ilgisinin olmadığını söyledi. Vatandaşlardan herhangi bir şikayet olmadığını ve bazı kişilerin kendisini tebrik ettiğini öne süren M.D., insanlara tebliğde bulunduğunu, "cihat" çağrısı yaparken bunun şiddet içeren bir anlam taşımadığını, en büyük mücadelenin kalem ve sözle yapılan mücadele olduğunu söyledi. Küçük yaşlardan itibaren ailesinin çevresinin kuşatıldığını düşündüğünü aktaran M.D., Mesihlik iddiasının yaklaşık 5 ila 8 yıl önce kesinlik kazandığını ileri sürdü. M.D., farklı dinlere mensup insanların "Mesih İsa’yı beklediğini" ve kendisinin de bu kişi olduğunu iddia etti. Olayla ilgili inceleme başlatıldı.
Hatay Turfanda can eriği Avrupa ülkelerine ihraç ediliyor Hatay’da 5 bin metrekarelik serasında 320 ağaçta can eriği üretimi yapan Aladdin Aslan, nisan ayında başladığı hasadı sürdürüyor. Ağaçlardan tek tek elle toplanan can eriğinin kilosu iç piyasada 350 TL iken, yurt dışına 450 TL’den ihraç ediliyor. Türkiye’nin en bereketli topraklarından olan Hatay’da afetzede çiftçiler üreterek hayata tutunmayı sürdürüyor. Samandağ ilçesi Yaylıca Mahallesi’nde 5 bin metrekarelik serasında 320 ağacıyla can eriği üretimi yapan çiftçi Aladdin Aslan, bahçesinde nisan ayında can eriği hasadına başladı. Kış aylarında örtü altında üretilen can eriğinin kilogram fiyatı iç piyasada 350 TL iken, dış piyasada ise 450 TL’den genellikle Avrupa ülkeleri İngiltere, Almanya, Danimarka, Belçika ve Hollanda’ya ihraç ediliyor. Geçtiğimiz yıl Orta Doğu’ya da ihracat yapan Arslan, ABD, İsrail ve İran’ın savaşı nedeniyle bu yıl Arap ülkelerine satış yapamıyor. Can eriği üretiminden memnun olduğunu ifade eden Aslan, bu yıl yağışlarla birlikte can eriğinde rekolteyi yüksek beklediğini söyledi. Çiftçi Alaadin Arslan, "Ben 15 yıldır örtü altı yani serada can eriği yetiştiriyorum. Geçen sene bir kuraklık vardı. Onun zorluğunu bir şekilde çektik ama çok şükür yine atlattık. Bu sene de yağışlardan dolayı biraz erkencilikte geç kaldık ama yine şükür erikte rekolteler güzel oluyor. Burası 5 dönüm ve içinde 320 erik ağacı var. Ben bir hevesle ve sevgiyle başladım. Bizde Akdeniz Bölgesi iklim olarak müsait durumda. Biraz daha erkencilik sağlayalım diye düşündük, yaptık ve başardık. Bu yıl hasat çok şükür rekolte olarak güzel. Kışın bu şekilde soğukların iyi gitmesi etki etti. Çünkü bu sert çekirdekli olan bütün ağaçlar, meyveler soğuğu sever. Soğuğu alacak ki uykuya girsin ve uyandığı zaman rahat uyansın. Bu sene bunu yaşadık ve iyi verim olarak çok güzel oldu. İç piyasa ve ihracat piyasası gibi iki ayrı kalemden topluyoruz. Zaten ihracat olmazsa ciddi bir şekilde bu işi yapamayız. Erik iç piyasada 200 ila 350 TL bandında değişiyor. İhracat olduğu zaman biraz daha kalite gerekiyor. İhracatta ise 350 ila 450 TL arasında değişiyor. Geçen yıl verim az olduğu için biraz daha iyiydi. Geçen sene fiyat 500 TL bandındaydı. Biz her sene aynı ihracat firmalarına verdiğimiz için Avrupa ülkelerine gönderiyoruz. Zaten şu anda Orta Doğu’da vardı ama Orta Doğu’ya savaştan dolayı biraz ihracat yapamıyoruz. Avrupa ülkeleri olarak Almanya, Danimarka, Belçika, İngiltere ve Hollanda gibi ülkelere gidiyor. Erikler ağaçlardan elle tane tane koparılarak toplanıyor" ifadelerini kullandı.
Sakarya Sakaryaspor - İstanbulspor maçının ardından Trendyol 1. Lig’in 33. haftasında oynanan Sakaryaspor-İstanbulspor maçının ardından iki takımın teknik sorumluları açıklamalarda bulundu. Trendyol 1. Lig’in 33. haftasında Sakaryaspor, konuk ettiği İstanbulspor ile 2-2 berabere kaldı. Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında mücadeleyi değerlendiren İstanbulspor Teknik Sorumlusu İlyas Öztürk, "Buraya gelirken Sakarya’nın da puanını bildiğimizden dolayı çok zor mücadele olacağını biliyorduk. 2-1 öne geçmemize rağmen Sakarya’nın baskılarına cevap vermek istedik ama Sakaryaspor etkili oldu, golü buldu ve 2-2’ye getirdi. Biz mutluyuz ancak sakatlıklar konusunda sıkıntılar yaşıyoruz. Hiçbir zaman için tam bir kadro çıkamadık ama mutluyuz buradan bir puan aldık. Bundan sonraki maçlara bakıp aldığımız kadar puan alarak ligde kalmayı hedefliyoruz" dedi. "3 puanı hakkettiğimiz bir maçta 1 puan almamız bizi derinden üzdü" Sakaryaspor Teknik Direktörü Mustafa Dalcı ise, "Çok üzgünüz kendi sahamızda kazanmamız gereken bir maçtı. Bütün hafta yaptığımız kazanmak adınaydı. Ön alan baskılarını oyuna başlayıp oyunu domine etmek gibi bir planımız vardı. İyi oynadığımızı düşünüyorum, pozisyon üreten, coşkulu bir takımdık. 2 gol attık ama sadece şuna üzülüyorum; 2 tane gol yemiş olmamız. Sonuna kadar 3 puanı hakkettiğimiz bir maçta 1 puan almamız bizi derinden üzdü. Ama ligin sonuna kadar bırakmadan devam edeceğiz" diye konuştu.
Ankara Ticaret Bakanlığı: "Tüketicilerimizin haklarını korumak için piyasa gözetim ve denetim faaliyetlerimizi kararlılıkla sürdürmekteyiz" Ticaret Bakanlığından yapılan açıklamada, "Tüketicilerimizin hak ve menfaatlerini korumaya yönelik piyasa gözetim ve denetim faaliyetlerimizi ülke genelinde kesintisiz ve kararlılıkla sürdürmekteyiz" denildi. Ticaret Bakanlığı tarafından yürütülen piyasa gözetim ve denetim çalışmaları kapsamında; İstanbul’da faaliyet gösteren bir marketler zincirinde; çeri domates, Çengelköy salatalık ve kırmızı biber ürünlerine ilişkin olarak tedarik zinciri boyunca oluşan fiyat hareketleri Hal Kayıt Sistemi üzerinden detaylı şekilde incelendiği vurgulandı. Yapılan incelemeler sonucunda; çeri domates ürününün, İstanbul’da faaliyet gösteren bir tüccar tarafından Antalya Kumluca Hali’nde faaliyet gösteren komisyoncudan 50 liradan satın alındığı, aynı tüccar tarafından İstanbul’da faaliyet gösteren zincir markete 110 liradan satıldığı, söz konusu zincir market tarafından ise ürünün tüketicilere 250 liradan satıldığı, Çengelköy salatalık ürününün, İstanbul’da faaliyet gösteren bir komisyoncu tarafından zincir markete 60 liradan satıldığı, zincir market tarafından ise tüketiciye 135 liradan sunulduğu belirlendi. Kırmızı biber ürününün ise Antalya Kumluca Hali’nde faaliyet gösteren komisyoncu tarafından İstanbul’da faaliyet gösteren tüccara 70 liradan satıldığı, aynı tüccar tarafından zincir markete 100 liradan satıldığı, zincir market tarafından ise ürünün tüketiciye 225 liradan sunulduğu tespit edildi. Bakanlık tarafından yapılan değerlendirmeler sonucunda, adı geçen firmalar tarafından haksız fiyat artışı yapıldığı tespit edilerek, gerekli idari yaptırımların uygulanması amacıyla konu Ticaret Bakanlığı Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulu’na iletildi. Bakanlık tarafından yapılan açıklamada, "Ticaret Bakanlığı olarak; üretimden tüketime kadar tüm aşamalarda fiyat hareketlerini yakından takip etmeye, piyasalarda adil, şeffaf ve dengeli fiyat oluşumunu sağlamaya, tüketicilerimizin hak ve menfaatlerini korumaya yönelik piyasa gözetim ve denetim faaliyetlerimizi ülke genelinde kesintisiz ve kararlılıkla sürdürmekteyiz. Fırsatçılığa ve haksız fiyat artışlarına karşı mücadelemiz tavizsiz şekilde devam edecektir" ifadelerine yer verildi.