GÜNDEM - 08 Ocak 2026 Perşembe 17:18

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Diyanet İşleri Başkanı Arpaguş’u kabul etti

A
A
A
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Diyanet İşleri Başkanı Arpaguş’u kabul etti

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Diyanet İşleri Başkanı Safi Arpaguş ve beraberindeki heyeti kabul etti.


Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, Diyanet İşleri Başkanı Safi Arpaguş ve beraberindeki heyeti Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde kabul etti.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Türk Müziği Çocuk Şarkıları Beste Yarışması sonuçlandı Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü ile Yeni Türkiye Eğitim Vakfı (YETEV) iş birliğinde düzenlenen 2’nci Türk Müziği Çocuk Şarkıları Beste Yarışması sonuçlandı. Türk müziği repertuarını zenginleştirmek, bestecileri nitelikli eserler üretmeye teşvik etmek ve yeni bestecilerin yetişmesine katkı sağlamak amacıyla gerçekleştirilen yarışmada, Türk müziğinin asli unsurlarını kapsayan, daha önce hiçbir yerde yayımlanmamış eserler değerlendirmeye alındı. Yarışma kapsamında birinciye 90 bin lira, ikinciye 70 bin lira, üçüncüye 50 bin lira para ödülü verildi. Ayrıca üç mansiyon eserine kişi başı 30 bin lira olmak üzere toplam 90 bin lira ödül takdim edilirken Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğünün 90’ıncı kuruluş yıl dönümü dolayısıyla ‘90. Yıl Özel Ödülü’ adıyla 40 bin lira tutarında özel bir ödül de yarışmanın kazananlarına verildi. Böylece yarışmada finalistlere toplam 340 bin lira para ödülü verilmiş oldu. Ödüle layık görülen bestecilere ayrıca başarı belgeleri de takdim edildi. Yarışmada başarı ödülü alan eserler, sonuçları takip eden eğitim-öğretim yılında okul müfredatlarında, ilgili temsil ve konserlerde icra edilerek repertuara dahil edilecek. Geleceğimizin teminatı olan çocuk ve gençlerin kültür ve sanatımızı doğru kaynaklardan öğrenmeleri, ilerleyen yıllarda eser üreterek kültür mirasına katkı sunmaları büyük önem taşırken, bu anlayışla sanatı ve sanatçıyı desteklemeye yönelik yeni yarışmaların hayata geçirilmesi hedefleniyor.
Kocaeli Kocaeli’de 16 okul için yıkım kararı alındı Kocaeli’de deprem riski nedeniyle 16 okul için yıkım kararı alındığı, tahliye ve taşınma sürecinin başlatıldığı açıklandı. Kocaeli Valisi İlhami Aktaş, kent genelinde 16 okulda yıkım kararı verildiğini belirterek, deprem performansı yetersiz bulunan kamu binalarına ilişkin sürecin ertelenmeden başlatıldığını söyledi. Can güvenliğinin öncelik olduğunu vurgulayan Aktaş, okullar başta olmak üzere risk taşıyan tüm kamu yapıları için tahliye, yıkım ve yeniden inşa çalışmalarının eleştirilere rağmen kararlılıkla yürütüldüğünü ifade etti. "Kocaeli genelinde 16 okulumuz için yıkım kararı çıktı" Konuya ilişkin açıklama yapan Kocaeli Valisi İlhami Aktaş, "Geçen hafta Kocaeli genelinde 16 okulumuz için yıkım kararı çıktı. Bu 16 okulda toplam 25 bina bulunuyor; bazı okullar ayrı bloklardan oluşuyor. Biz bu yıkım kararlarını hiçbir şekilde sümen altı etmeden, halının altına süpürmeden, bize ulaştığı gün toplantımızı yaptık. Talimatlarımızı tüm okullara, ilçelerimize, il milli eğitim müdürlüklerine ve kaymakamlıklara, yeni planlamaların yapılması için ilettik. ’Şubat tatilini bekleyelim, yaz tatilini bekleyelim’ gibi bir yaklaşım sergilemedik. Elbette bu nedenle eleştirilebiliriz; ’Kışın ortasında okul mu taşınır, neden Şubat tatili beklenmedi?’ denilebilir. Ancak bizim kimsenin canıyla ilgili olarak ’yarın’, ’bir saat sonra’ ya da ’bir dakika sonra’ deme lüksümüz yok" diye konuştu. "Şu anda 16 okulumuz başka okullara taşınma sürecinde" Bu konunun, bürokratik tereddütlerle ertelenebilecek bir mesele olmadığının altını çizen Vali Aktaş, "Yıkım kararı olan tüm kamu kurum ve kuruluşları için aynı hassasiyeti gösteriyoruz. Şu anda 16 okulumuz başka okullara taşınma sürecinde. Hem taşınan okullarımız hem de ev sahipliği yapan okullarımız açısından zorluklar yaşanacaktır. Öğrencilerimiz, öğretmenlerimiz ve velilerimiz elbette zorlanacaktır. Ancak bizim için en temel öncelik can güvenliğidir. Hiçbir şey candan, sağlıktan daha önemli değildir. Bu nedenle her türlü eleştiriye rağmen bu kararlılığı okullar için gösterdik. Şubat tatilini beklemeden okullarımız yeni yerlerine taşınmaktadır. Aynı zamanda bu okulların yerine de ivedilikle planlama yapılarak yenilerinin inşa edilmesi süreci başlatılacaktır" şeklinde konuştu. "Bu binalar diğer kamu yapılarıyla kıyaslanamaz" Bu yaklaşımın yalnızca okullar için değil, diğer kamu kurum ve kuruluşları için de geçerli olduğunu belirten Vali Aktaş, "Performans testleri olumsuz sonuçlanan kamu hizmet binalarının yeniden yapılması için hem tüm il müdürlüklerimiz hem de bizler, bakanlıklar nezdinde bu yapıların yeni yatırım programlarına alınması için gerekli girişimleri sürdürüyoruz. Bu binalar diğer kamu yapılarıyla kıyaslanamaz. Ne sıradan bir kamu binasıdır ne de konut ya da özel yapılarla aynı niteliktedir. Bu yapılarda bulunan vatandaşlarımızın ve personelimizin can ve sağlık güvenliği her şeyin üzerindedir. Bu nedenle gerekli tüm tedbirleri almak ve bu süreci kararlılıkla yürütmek zorundayız" ifadelerini kullandı.
Muğla Muğla Valisi Akbıyık’tan ‘10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’ mesajı Muğla Valisi Dr. İdris Akbıyık 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü nedeniyle mesaj yayımladı. Vali Akbıyık, kamuoyunun doğru, tarafsız bilgiye hızlı ulaşabilmesi için gece gündüz demeden, büyük bir sorumlulukla görev yapan tüm gazetecilerin 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nü kutladığını açıkladı. Vali Akbıyık masajında, "Basın, demokrasinin vazgeçilmez unsurlarından biridir. Gazeteciler; yalnızca haber aktaran değil, aynı zamanda toplumun gözü, kulağı ve sesi olan; gerçeğin, doğrunun ve adaletin izini süren önemli bir kamu görevi üstlenmektedir. İlkeli, tarafsız ve sorumlu bir anlayışla görev yapan basın mensuplarımız; toplumsal bilincin güçlenmesine ve demokrasinin sağlıklı işlemesine büyük katkılar sunmaktadır. Oluşturduğunuz arşivlerle geçmişe ışık tutarak dünü bugüne bağlayan bir köprü olmanız, son derece kıymetlidir. Muğla’mızın değerlerini, kültürünü ve eşsiz doğal güzelliklerini etkili bir biçimde yansıtarak ilimizin tanıtımına sunduğunuz katkılar; eğitimden sağlığa, kültürden sanata ve turizme kadar her alanda gelişimimizin devam etmesine vesile olmaktadır. Afetlerde, felaketlerde ve zor zamanlarda kamuoyunu bilgilendirirken ortaya koyduğunuz emek ve fedakârlık, toplumsal dayanışma ruhunun güçlenmesinde çok önemlidir. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün, "Gazeteciler, gördüklerini, düşündüklerini, bildiklerini samimiyetle yazmalıdır." sözü, basının toplum hayatındaki vazgeçilmez yerini ve gazeteciliğin taşıdığı ahlaki sorumluluğu açıkça ortaya koymaktadır. Basın camiasında başarılarıyla gurur kaynağımız olan kadın gazetecilerimizin varlığı da ayrı bir iftihar kaynağımızdır. Bu vesileyle, görevlerini başarıyla yerine getiren tüm kadın basın mensuplarımızı ayrıca tebrik ediyorum. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın da ifade ettiği gibi, basın özgürlüğü demokratik hayatımızın temel taşlarından biridir ve bu özgürlüğün istismar edilmesine asla müsaade edilmeyecektir. Meslek ilkelerine bağlılıkla görev yapan tüm gazetecilerimizin 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nü bir kez daha kutluyor, görevleri başında hayatını kaybeden basın mensuplarımızı rahmetle anıyor; tüm basın çalışanlarına sağlık, başarı ve esenlikler diliyorum" dedi.
Mersin Vali Toros: "Mersin, potansiyeli ve gücüyle çok kıymetli bir şehir" Mersin Valisi Atilla Toros, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü dolayısıyla kentte görev yapan gazetecilerle bir araya geldi. Programda konuşan Vali Toros, basının kamu hizmetlerinin doğru ve etkin şekilde vatandaşlara ulaştırılmasında vazgeçilmez bir rol üstlendiğini vurguladı. Gazetecilerin davetine icabet etmesinden duyduğu memnuniyeti dile getiren Vali Toros, ’10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nü kutlayarak, "Sizlerle bir arada olmaktan ve görüşlerinizi dinlemekten büyük memnuniyet duyuyorum. Gazetecilerin bakış açısı, değerlendirmeleri ve sahadaki gözlemleri bizim için son derece kıymetli" dedi. Göreve başlayalı yaklaşık bir yılın dolmak üzere olduğunu ifade eden Toros, önümüzdeki günlerde basın mensuplarıyla kapsamlı değerlendirme toplantıları gerçekleştireceklerini belirtti. Mersin’in sahip olduğu potansiyele dikkat çeken Toros, "Mersin; tarımı, sanayisi, lojistiği, turizmi ve bereketli topraklarıyla son derece kıymetli bir şehir. Ortak paydamız Mersin’in daha ileriye gitmesi. Sizler bu hedefe ulaşma noktasında en önemli meslek gruplarından birisiniz. Yapılan hizmetlerin duyurulması ve kamuoyuna aktarılması noktasında basın olmazsa olmazdır" ifadelerini kullandı. Dijitalleşen dünyada medyanın dönüşümüne de değinen Toros, yerel ve ulusal basını yakından takip ettiklerini belirterek, "Sizlerin yazdıkları ve aktardıkları, bizim için yol gösterici nitelik taşıyor. Basının eleştirileri ve önerileri kamu hizmetlerinin geliştirilmesinde önemli katkı sağlıyor" dedi. Programda konuşan Mersin Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Kaya Tepe ise 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nün gazeteciler açısından tarihi bir öneme sahip olduğunu belirtti. Tepe, "10 Ocak 1961, gazetecilerin mesleki haklarını kazandığı önemli bir tarihtir. Bu özel günlere sahip çıkmak, mesleğimizin geleceği açısından büyük önem taşıyor" diye konuştu. Yerel basının demokrasinin temel unsurlarından biri olduğunu vurgulayan Tepe, "Yerel basın güçlü olursa demokrasi de güçlü olur. Basın sustuğunda toplumda birçok sorun görünmez hale gelir. Devletimizin ve milletimizin desteğini yanımızda hissetmek bizler için son derece kıymetlidir. Güçlü Türkiye için hep birlikte çalışmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. Program, karşılıklı görüş alışverişinin ardından sona erdi.
Ankara HAK-İŞ’ten ’10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’ne kutlama mesajı HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, "Gazetecilik, fedakârlık ve sorumluluk isteyen, zor şartlarda yapılan, toplumun bilgilendirmesi noktasında oldukça önemli bir meslektir" dedi. HAK-İŞ Genel Başkanı Arslan, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü dolayısıyla bir mesaj yayımladı. Arslan, mesajında şunları kaydetti: "Basın mesleğinde çalışanlarla, çalıştırılanlar arasındaki ilişkilerin düzenlenmesi hakkındaki 212 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği, 10 Ocak 1961 tarihi ülkemizde ‘Çalışan Gazeteciler Günü’ olarak anılmakta ve basın emekçilerinin hak mücadelesinin simgesi olmaya devam etmektedir. Gazetecilik, fedakârlık ve sorumluluk isteyen, zor şartlarda yapılan, toplumun bilgilendirmesi noktasında oldukça önemli bir meslektir ve demokrasinin temel taşlarından biridir. Basın emekçileri, her şartta toplumun bilgilendirilmesi, ülke yararı için doğru bilgilerin verilmesi, farklı görüş ve düşüncelerin objektif ve tarafsız olarak kamuoyuna aktarılması gibi önemli bir görevi yerine getirmektedirler. Dünyaya açık, ülkesinin ve insanlığın meselelerini yakından takip eden, her konuda söyleyecek sözü olan, gerçeklerin en doğru ve en hızlı biçimde kamuoyuna aktarılmasını sağlayan basın emekçileri, toplumun sesi olma konumundadır. Bu görevi yerine getirirken kimi zaman canları pahasına, gece gündüz demeden fedakârca çalışmaktadırlar. Abluka altındaki Gazze başta olmak üzere ulusal ve uluslararası alanda, savaşlarda ve afetlerde gece-gündüz, kar-kış demeden büyük bir özveri ile çalışan bütün basın mensuplarına içtenlikle teşekkür ediyoruz. Özellikle Filistin ve Gazze’de yaşanan vahşet ve soykırımın tüm dünyaya duyurulması için canı pahasına çalışan basın emekçilerinin mücadelesini yakından takip ediyoruz. Uluslararası hukuk kurallarını hiçe sayan Siyonist İsrail devletinin masum insanlara ve basın emekçilerine yaptığı insanlık dışı müdahaleleri en sert şekilde telin ediyoruz." Arslan, basın mensuplarının yaşadıkları bütün zorlukların yanı sıra sendikalı olma haklarını kullanamadığı ve sendikalı olduklarında ise işlerini kaybetme riskiyle karşı karşıya kaldığını hatırlatarak "Toplumsal sorunları büyük bir özveriyle kamuoyunun gündemine getiren gazetecilerin ulusal ve özellikle de yerel basında kayıt dışı çalıştırılmasını, düşük ücret ve ağır çalışma şartlarına mahkum edilmesini maalesef üzüntüyle karşılıyoruz. Gazetecilerin her türlü ekonomik ve sosyal haklarının koruma altına alınması, çalışma şartlarının iyileştirilmesi ve sendikal örgütlenmenin önündeki engellerin kaldırılması temel öncelik olmalıdır. Bu nedenle gazetecilerin diğer iş kollarından daha öncelikli olarak sendikal mücadelenin içinde yer alması gerekmektedir. Tüm basın emekçilerini, Konfederasyonumuz bünyesinde bulunan Medya-İş Sendikamızın çatısı altında örgütlenmeye ve haklarını aramaya davet ediyoruz. Gelin birlikte yürüyelim, sorunları birlikte çözelim" dedi.