POLİTİKA - 26 Mart 2025 Çarşamba 21:55

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Sorumsuz boykot çağrılarıyla girişimciyi batırmak için çabalayan muhteris siyasetçilere prim vermeyeceğiz"

A
A
A
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Sorumsuz boykot çağrılarıyla girişimciyi batırmak için çabalayan muhteris siyasetçilere prim vermeyeceğiz"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Sorumsuz boykot çağrılarıyla tüccarın işiyle oynayan, işçinin ekmeğiyle oynayan, sanayiciyi, girişimciyi batırmak için adeta çabalayan muhteris siyasetçilere prim vermeyeceğiz" dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde emekçilerle iftar programında konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, davete icabet eden katılımcılara teşekkür ederek, "Davetimize icabet edip, iftar soframızı onurlandıran her bir kardeşime şükranlarımı sunuyor, Ramazan-ı Şerifinizi ayrı ayrı tebrik ediyorum. Bizleri bu güzel iftar sofrasında bir araya getiren Çalışma Bakanlığımıza, Sayın Bakan ve ekibine de ayrıca teşekkür ediyorum. Cumhurbaşkanlığı Külliyemize, milletin evine, bu gazi mekana hepiniz hoş geldiniz. Bugün aynı zamanda bin aydan daha hayırlı olduğu bildirilen, Leyletü’l-Kadri yani Kadir Gecesi’ni de idrak ve ihya ediyoruz. Semadan rahmet ve bereketin yağdığı bu mübarek gecenin sizlerle birlikte milletimiz için, İslam alemi ve tüm dünya için hayırlara vesile olmasını diliyorum. Aynı şekilde önümüzdeki pazar günü müşerref olacağımız Ramazan Bayramınız şimdiden mübarek olsun" dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan:

Bu mukaddes günlerin Filistin halkı başta olmak üzere dünyanın farklı yerlerinde izzet mücadelesi veren tüm mazlumların zaferine, zulümden kurtuluşuna vesile olması temennisinde bulunan Erdoğan, Filistin Yemen, Somali, Sudan, Balkanlar ve Kafkaslar’da bulunanlar için de dua edilmesini istedi.

Emek, alın teri ve helal kazancın inanç ve kültür değerlerimizin merkezinde yer aldığına dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bu kavramlar bizim adaletle, refahla, hakkaniyetle dolu tarihimizin adeta köşe taşları olmuştur. Ahi teşkilatlarımız, loncalarımız, orta sandıklarımız yalnızca çalışan ve işverenin hakkını, hukukunu korumakla kalmamış, aynı zamanda sosyal nizamın da en önemli teminatlarından birini teşkil etmiştir. Peygamber Efendimiz, aleyhissalatü vesselam, bir hadisi şerifinde, bir işçiyi istihdam edip işini yaptırdığı halde ücretini vermeyen kimsenin karşısına Rabbimizin kıyamet gününde bir hasım olarak dikileceğini buyurmuştur. İstiklal Marşı şairimiz merhum Mehmet Akif de çalışmanın önemini şu veciz mısralarla ifade etmiştir: ’Cemaat intibah ister, uyanmaz gizli yaşlarla, Çalışmak! Başka yol yok, hem nasıl? Canlarla, başlarla, Alınlar terlesin, derhal iner mevud olan rahmet, Nasıl hasir kalır tevfiki hak ettim diyen millet’ "ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan:

Kanuni Sultan Süleyman döneminde payitahtta görev yapan Hollanda Büyükelçisinin Hollanda Kralına bir mektup gönderdiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, mektubun içeriğini paylaştı. Erdoğan, "Onlarda muhteşem bir imparatorluğun kaynakları, zafere alışkanlık, savaşma yeteneği, sıkı çalışmaya dayanıklılık, tutumluluk, düzen disiplin ve tedbir. Bizde ise yaygın fakirlik, bazı kesimlerde lüks ve israf, tembellik ve eğitimsizlik. Öyle ise bu durumdan nasıl bir sonuç bekleyebiliriz ki? İşte Hollandalının bize bakışı tarihimizde nereden nereye geldiğimizin çok acı net ufku. Tarihimiz işte bu mektubun resmettiği manzarada olduğu gibi daha nice hasletlerle erdemlerle güzelliklerle doldur. Bizde bu mirasa sahip çıkarak göreve geldiğimiz günden beri çalışanın hakkını vermeye adil bir çalışma iklimi inşa etmeye gayret ettik" dedi.

İşçilerin, memurların, sendikaların ve tüm çalışanların şartlarını iyileştirmek, refah seviyelerini yükseltmek için çaba harcadıklarını aktaran Erdoğan, "Yasa ve mevzuat değişikliklerinden sendikal haklara istihdam politikalarından fırsat eşitliğine iş sağlığından sosyal güvenliğe çalışma hayatının tüm kesimlerini kuşatan reformlar yaptık. Bilhassa son dönemde devrim niteliğinde adımlar attık. Millete kan kusturan tek parti faşizminin yasakladığı 1 Mayıs’ı Emek ve Dayanışma Günü olarak resmi tatil ilan ettik. Çalışanlarımızın daha emniyetli koşullarda çalışmalarını temin etmek için İş Sağlığı ve Güvenliği Kanununu çıkardık. Sendikaların kuruluş şartlarını kolaylaştırdık. Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanununu revize ederek iyileştirdik. Toplu sözleşme sistemini genişlettik" ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan:

Sendikal güvenceleri ve grev hakkını güçlendirdiklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, kamu görevlilerine toplu sözleşme hakkı tanıdıklarını, ana muhalefet partisinin Anayasa Mahkemesine taşıyıp iptal ettirdiği toplu sözleşme ikramiyesini yeniden yürürlüğe koyduklarını ifade etti. Kamuda başörtüsü yasağını kaldırarak kadınların çalışma hayatındaki hak ve özgürlüklerini garanti altına aldıklarını hatırlatan Cumhurşbaşkanı Erdoğan, "Kamu çalışanlarımız artık cuma izni, hac izni gibi haklardan tam ve etkin şekilde yararlanabiliyor. Maaş artışları, disiplin affı, refakat izni, 3600 ek gösterge ve ek ödemeler gibi bu alanlarda yaptığımız düzenlemelerle memurlarımızın çalışma ve özlük haklarını iyileştirdik. Kamu görevlilerimizin ücret artış oranlarını, zam ve tazminatlarını, sosyal desteklerini çalışanlarımızı enflasyona ezdirmeyecek şekilde biz düzenledik" şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan:

"Kamu görevlilerimizin sorunlarını 23 yıldır olduğu gibi yine yapıcı bir anlayışla çözüme ulaştıracağız"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2025 yılı Ocak ayı itibariyle enflasyon farkıyla birlikte memur maaşlarına yüzde 11,54 oranında zam yaptıklarını, böylece 2002 yılında 392 lira olan en düşük memur maaşını 2025’te 43 bin 726 liraya yükselttiklerini söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu rakamlarla birlikte 2002’den bugün en düşük memur maaşının reel olarak yüzde 266 oranında nominal olarak ise yaklaşık 112 kat arttığını kaydetti. Erdoğan, Ağustos ayı içerisinde inşallah toplu sözleşme sürecini başlatacaklarını belirterek, "Kamu görevlilerimizin sorunlarını 23 yıldır olduğu gibi yine yapıcı bir anlayışla çözüme ulaştıracağız" ifadelerini kullandı.

Kamu toplu iş sözleşmeleri çerçeve anlaşma protokolüyle ilgili taleplerin sendikalar tarafından kendilerine iletildiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sosyal diyalog anlayışı içinde kamu işçilerinin toplu iş sözleşmelerine ilişkin olarak bu süreci tamamlayacaklarını kaydetti. Bir önceki yıla göre yüzde 30 artış yapılan asgari ücreti gelir vergisinden muaf tuttuklarını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, işverenlere sağladıkları asgari ücret desteğini sürdürdüklerini belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan:

Cumhurbaşkanı Erdoğan, emeklilerin ikramiye ve banka promosyonu gibi yeni haklardan istifade etmelerini sağladıklarını, geçmişte ilaç ve hastane kuyruklarında ömür tüketen vatandaşların tüm sorunlarını giderdiklerini, sağlık ve sosyal güvenlik sistemini sorunsuz şekilde işler hale getirdiklerini ifade etti. Kamu kurumlarındaki alt işveren işçilerine ve sözleşmeli personele kadro verdiklerini de ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçici işçilerin tam yıl çalışabilmesinin önünü açtıklarını bildirdi.

"Muhteris siyasetçilere prim vermeyeceğiz"

İŞKUR Gençlik Programı ile üniversite öğrencilerinin bilgi ve tecrübe kazanmalarını sağlayarak gelir elde etmelerini sağladıklarını dile getiren Erdoğan, "Daha nice düzenlemeyi, yeniliği, projeyi devreye alarak çalışanlarımızı her alanda destekledik. Teşvik ettik, güçlendirdik. Bu çalışmalarımızı inşallah önümüzdeki dönemde de artan bir ivme ile sürdürecek emekçilerimizin yanında olmaya devam edeceğiz. Sorumsuz boykot çağrılarıyla tüccarın işiyle oynayan, işçinin ekmeğiyle oynayan, sanayiciyi, girişimciyi batırmak için adeta çabalayan muhteris siyasetçilere prim vermeyeceğiz" dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan:

"Türkiye için çalışan, 85 milyon için üreten, Türk ekonomisine katma değer sağlayan hiç kimseyi, hiçbir şirketimizi bunların insafına terk etmeyeceğiz" diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "28 Şubat’ta sermayeyi renklere ayıranlar nasıl kaybetmişse, bugün de medya kuruluşlarını şirketleri, firmaları isim isim verip açıkça tehdit edenler, ülkesini yurt dışına şikayet edenler de şunu iyi bilin, kaybedeceklerdir. Onlar ne yaparsa yapsın, bizler Türkiye Yüzyılı’na giden yolda büyük ve güçlü Türkiye’yi inşallah hep birlikte el ele vererek inşa edeceğiz. Ana muhalefetin başındaki zat, tüm medya gruplarını ne yapıyor? Batı’ya şikayet ediyor. Ya sen nasıl bir insansın? Başka gidecek kapı bulamadın mı? Çalacak kapı bulamadın mı? Eğer ciddiysen belli bir karaktere sahipsen bu gençleri sokağa dökmek sana hiçbir şey kazandırmayacağı gibi kaybettirecek. Ne yapıyor? Tek tek televizyonları, medya gruplarını şikayet ediyor. Bizim kültürümüzde, bizim hayatımızda bu tür bir anlayış kesinlikle yoktur. Rabbim hepimizin yar ve yardımcısı olsun. Bunların eline bizi düşürmesin" diye konuştu.

Bayram tatili 9 gün

Bayram tatilini 9 güne çıkardıklarının müjdesini de paylaşan Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Biliyorsunuz gelecek hafta tüm okullarımız ikinci ara tatillerine giriyor. Ara tatilin olduğu pazartesi ve salı günleri aynı zamanda Ramazan bayramı tatilinin 2. ve 3. günlerine denk geliyor. Ailelerimiz çocuklarıyla doya doya vakit geçirsin. Bayramı aileleriyle birlikte huzurla sevinçle idrak etsin istiyoruz. Bu amaçla kamu çalışanlarımız için bayramı takip eden 3 günlük süreyi de idari izin kapsamına aldık. Yani 2 Nisan Çarşamba, 3 Nisan Perşembe ve 4 Nisan Cuma günü de kamu çalışanlarımız idari izinli sayılacak. Böylece milletimiz toplamda 9 günlük bir tatil yapma imkanına kavuşacak. Hayırlı uğurlu olsun diyorum. Ramazan bayramının milletçe birliğimize, beraberliğimize, kardeşliğimizi güçlendirmemize vesile olmasını canı gönülden temenni ediyorum. Sözlerime bu düşüncelerle son verirken sizleri bir kez daha sevgiyle, muhabbetle selamlıyorum. İftar soframızı teşrif ettiğiniz için her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Kadir Gecenizi ve Ramazan Bayramınızı tekrar tebrik ediyorum."

Hülya Keklik

 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir Yaşar Üniversitesi’ne EBSO’dan anlamlı ödül Yaşar Üniversitesi’nin üniversite-sanayi iş birliğine katkı sağlayan çalışmaları sanayiciler tarafından ödüllendirildi. Üniversite-sanayi iş birliğinin güçlendirilmesi, bölgesel AR-GE kapasitesinin geliştirilmesi ve iyi uygulama örneklerinin görünür kılınarak ekosistemin teşvik edilmesi amacıyla, Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) tarafından bu yıl ilk kez düzenlenen "Üniversite-Sanayi İş Birliği Projeleri Ödülleri" sahiplerini buldu. Yaşar Üniversitesi, yenilikçi fikirlerle üniversite-sanayi iş birliğinin katma değere dönüşümüne olan desteklerinden dolayı "Üstün Hizmet Onur Ödülü"ne layık görüldü. Yaşar Üniversitesi ve May Agro Tohumculuk tarafından ortak olarak yürütülen "Tarla Bitkisi Verim Tespit Yöntemi Projesi" Üniversite- Sanayi İş Birliği kategorisinde ödül aldı. Ayrıca üniversite-sanayi iş birliğinin gelişerek güçlenmesine katkı sağladığı ve değer yarattığı için Yaşar Holding’e "Üstün Hizmet Ödülü" verildi. Teknoloji üssü EBSO Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar İzmir’in sanayisi ve üniversiteleri ile bir teknoloji üssü olabileceğini belirterek, "Üniversite-sanayi iş birliğinin tohumlarını 1986 yılında Ege Üniversitesi ile attık. Rotamız belli. Hedefimiz destekleyecek eğitim ve sonuç odaklı çalışma ile bu iş birliğini Türk sanayisini geliştirecek bir noktaya taşıdık. Birçok üniversite ile çalışmalar yürütüyoruz. Üniversitelerde bilgi var, sanayicide girişim var. Sanayiciler olarak üniversitelerdeki bu bilgiyi almaya hazırız. İzmir’de üniversiteler ve teknoloji merkezleri ile bu kentin bir teknoloji üssü haline gelmesi için hiçbir engel yok" dedi. "İş birliği genlerimizde var" Yaşar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Levent Kandiller, üniversitenin genlerinde sanayi ile iş birliği olduğunu vurgulayarak şunları söyledi: "Kurucu vakfımızın arkasında birçok değerli sanayi kuruluşunu barındıran Yaşar Holding var. Üniversitemiz kurulurken bu iş birliği genlerinde vardı. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın İzmir’de üniversite-sanayi iş birliği için görevlendirdiği akademisyenlerden biriyim. Bu amaçla hem organize sanayi bölgelerinde hem de kendi topluluğumuz içinde Ege Bölgesi’nin sanayi kuruluşları ile ortak çalışmalar yürütüyoruz. Çok güzel projelere imza atıldı. Ege Bölgesi Sanayi Odası’na çalışmalarımıza değer vererek ödüllendirdiği için teşekkür ederiz." "Tarla Bitkisi Verim Tespit Yöntemi Projesi" ile ‘Üniversite-Sanayi İş Birliği’ kategorisinde ödül alan May Agro Tohumculuk’un Ar-ge Müdürü Dr. İlker Özmen de, "Yaşar Üniversitesi ile drone ile verim tahminine dayalı bir proje geliştirdik. Pamuğun daha hasat edilmeden verimini tespit etmeyi amaçladık. Başarılı da olduk. Bu daha başlangıç pamuk hastalıkları gibi stres faktörleri ile ilgili çalışmalarımız devam edecek. Projemizin ödüle layık görülmesi bize motivasyon oldu" dedi. Yaşar Üniversitesi Yönetim Bilişim Sistemleri Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Komesli ve May-Agro Tohumculuk San. ve Tic. A.Ş. Ar-Ge Mühendisi Dr. Aslı Keçeli ile yapay zeka destekli yazılımı geliştiren Yaşar Üniversitesi Yazılım Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Süleyman Ünlütürk, yazılım sayesinde pamukta verimlilik artarken, üretim maliyeti ve risklerin azaldığını söyledi. Prof. Dr. Ünlütürk, "Çalışma, İHA ve yapay zeka teknolojilerinin tarımsal üretimde nasıl kullanılabileceğini ve bu teknolojilerin pamuk verimi tahmininde geleneksel yöntemlere göre sağladığı avantajları ortaya koyuyor. Bu yenilikçi yaklaşım, ile daha hasat etmeden verim tahmini yapılabiliyor" dedi. Yaşar Holding’e büyük onur Üstün Hizmet Ödülü’nü, Yaşar Holding adına alan Pınar Et ve Çamlı Yem Başkan Yardımcısı Tunç Tuncer, Yaşar Topluluğu olarak çalışmalarında her zaman bilimi öncelik olarak gördüklerini belirterek, "Yaşar Holding sanayinin öncü kuruluşlarının bir araya gelmesinden oluşuyor. Kuruluş felsefesinde bilim var. Mottosu "Bilim, Birlik, Başarı". Bilim ile sanayi birleşince başarı doğal bir sonuç. Şirketlerimiz ve Yaşar Üniversitesi de bu temel felsefe ile Kurucumuz ve Onursal Başkanımız Selçuk Yaşar’ın vizyonuyla hayata geçti. Bugün aldığımız ödüller bu yaklaşımın değerli bir göstergesi." diye konuştu.
Sakarya 46 yıl sonra ortaya çıktı: Gölet çöktü, su yer altından başka noktadan çıktı Sakarya’nın Kaynarca ilçesinde yaklaşık 46 yıl önce kapatıldığı öğrenilen bir mağara, meydana gelen çökme sonrası yeniden ortaya çıktı. Gölet suyunun aniden boşalması ve farklı bir noktadan yeniden yüzeye çıkması mahallede tedirginliğe sebep oldu. Güven Mahallesi Dınbazlar Sokak’ta bulunan doğal oluşum gölette meydana gelen olayda, mağaradan gelen suyun içme suyunu karıştığı gerekçesiyle yaklaşık 46 yıl önce Köylere Hizmet Götürme Birliği tarafından kapatılan mağaranın ağzında çökme meydana geldi. Çökmenin ardından göletteki su kısa sürede boşalırken, suyun yer altından ilerleyerek yaklaşık 1 kilometre uzaklıktaki Güven Mahallesi’nde bulunan bir su dere yatağından çıktığı gözlendi. Mahalle sakinleri, mağaranın köyün altından uzanan geniş bir yer altı hattına sahip olduğunu ve yıllar önce suyun içme kaynaklarına karışması sebebiyle Köylere Hizmet Götürme Birliği tarafından kapatıldığını ifade etti. Yaşanan çökme ile birlikte yer altındaki su hareketliliğinin yeniden ortaya çıkması, bölgede benzer çökmelerin yaşanabileceği endişesini de beraberinde getirdi. Olay sonrası Sakarya Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (SASKİ) ekipleri bölgede geniş çaplı inceleme başlattı. Ekipler, hem gölet çevresinde hem de mahallede farklı noktalarda kontroller gerçekleştirerek suyun akış yönü, zemin yapısı ve muhtemel risklere ilişkin teknik değerlendirmelerde çalışmalarını sürdürüyor. Ayrıca göletin büyük bir bölümünden suyun çekilmesiyle birlikte acı bir tablo da ortaya çıktı. Suyun çekilmesiyle birlikte gölette yaşayan çok sayıda balık akıntıyla yer altına sürüklenirken, bazı balıklar ise çekilen suyun ardından çamurda mahsur kaldı. Çökmeyle yok olan gölet ve çökme alanı dron ile görüntülendi.