TEKNOLOJİ - 17 Şubat 2026 Salı 13:40

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "2021’de Türkiye yapay zeka endeksinde 44. sıradaymış. 2024 yılında 34. sıraya yükselmiş durumdayız"

A
A
A
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "2021’de Türkiye yapay zeka endeksinde 44. sıradaymış. 2024 yılında 34. sıraya yükselmiş durumdayız"

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "2021’de Türkiye yapay zeka endeksinde 44. sıradaymış. 2024 yılında 34. sıraya yükselmiş durumdayız. Ama bu yeterli değil tabii. Daha ileriye bu endekslerde yerimizi taşımamız gerekiyor" dedi.


Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, ‘Teknoloji Ekosistemi Stratejik Diyalog Toplantısı’na katıldı. Ankara’da özel bir otelde düzenlenen toplantıda konuşan Cevdet Yılmaz gelişen teknoloji ile değiştiğini, Türkiye’nin de bu teknolojiye ayak uydurarak politikalarını buna göre belirlediğini söyledi.


"Dünyadaki ekonomik güç dengelerinin dönüştüğü bir dönemdeyiz"


Dünyanın bir değişim sürecinden geçtiğini söyleyen Cevdet Yılmaz, "Bir taraftan dünyadaki ekonomik güç dengelerinin dönüştüğü bir dönemdeyiz. Uzakdoğu’nun yükselen üretim gücünü hepimiz biliyoruz. Dünya ekonomisinde, ticaretinde aldığı payı, giderek yükselen payını. Diğer taraftan biraz bununla da bağlantılı diyelim, dünyadaki yeni ekonomik şekillenme ile de bağlantılı jeopolitik bir takım gerilimlerin yaşandığını görüyoruz. Ticaret politikalarının, kurallarının değiştiğini görüyoruz. Daha korumacı bir dünyayla karşı karşıyayız. Bu da aslında küresel büyüme ve ticaret açısından bir meydan okuma İfade ediyor. Dünya büyümesinin ve ticaretinin tarihsel ortalamalarının altında seyrettiği bir dönemdeyiz. Bu yaşadığımız süreçlerle bağlantılı. Bir taraftan da ama dünyada küresel ortamda bunlar yaşanırken teknolojik bir dönüşümünde içindeyiz. Dünyada bir taraftan da yapay zeka başta olmak üzere dijitalleşme büyük bir teknolojik dönüşümü de eş zamanlı bir şekilde yaşıyoruz. Ve bu yeni teknolojilerde büyük oranda sınır tanımayan teknolojiler. Bunlar için de yapay zeka özellikle yatay bir teknoloji olarak ön plana çıkıyor" diye konuştu.


"Türkiye olarak genel kamusal stratejilerimizi kalkınma stratejilerimizi formüle ederken küresel düzeydeki bu dönüşümleri dikkati alarak hareket ediyoruz"


Yapay zekayı dijitalleşme sürecinde teknolojilerden bir teknoloji olarak görmediklerini ifade eden Yılmaz, "Bazıları işte bu elektriğin İcadına benzetiyorlar biliyorsunuz. Bütün alanları etkileyen her alana sirayet eden bir teknoloji olarak gelişiyor yapay zeka. Kamu yönetiminden enerjiye. Sağlıktan tarıma. Her konuyu dönüştürücü etkisi olan bir teknolojiden bahsediyoruz. Türkiye olarak genel kamusal stratejilerimizi kalkınma stratejilerimizi formüle ederken küresel düzeydeki bu dönüşümleri dikkati alarak hareket ediyoruz. 12. Kalkınma Planımıza bakarsanız orada görürsünüz ki Kalkınma Planımızın özünü dijital ve yeşil dönüşüm oluşturuyor. İçinden geçtiğimiz süreçlerin bütün alanlara etkisini dikkate aldığımızda bunu temel bir öncelik haline getirmiş durumdayız. Dijital dönüşüm vizyonumuz işlem gücü kapasitesini arttıran, veri altyapısını tahkim eden ve teknoloji yatırımlarını bütüncül bir plan çerçevesinde büyüten bir kalkınma perspektifine dayanmaktadır. Buna ‘ikiz dönüşüm’ de deniyor. Ben doğrusu ‘Üçüz dönüşümü’ daha anlamlı buluyorum. Dijital, yeşil ve sosyal dönüşüm" ifadelerini kullandı.


"Geçmişte ‘dijital divide’ diye ifade edilen kavram bugün yapay zeka içinde geçerli"


Yeniliklerin her zaman iyi sonuçlara yol açmadığını, bazen bunun olumsuz sonuçlarının da oluştuğunu söyleyen Yılmaz, "Yeni teknolojiler bir taraftan büyük bir verimlilik artışı getirirken, rekabet gücü, yenilikçilik kapasitesi doğururken bir taraftan da iyi yönetilemezse kapsayıcı ve insan odaklı kalkınma bakımından ciddi riskler de barındırıyorlar. Biz bu teknolojileri toplumun tamamına yaygınlaştıramazsak toplumun büyük bir kısmı bu teknolojilere erişip yaptıkları işleri bu teknolojilerle ileriye taşıyamazlarsa, sosyal eşitsizlikleri arttırma riskiyle de karşı karşıyayız. Geçmişte ‘dijital divide’ diye ifade edilen kavram bugün yapay zeka içinde geçerli. Yapay zekayı eğitim sistemine entegre etmekten başlayarak tüm topluma hobiler dahil olmak üzere yaygınlaştırarak bu riski bertaraf edebiliriz. Sosyal adaleti de sağlayabiliriz diye düşünüyorum. Dolayısıyla ben ‘Üçüz Dönüşüm’ olarak bu tartışmaları yapmanın ‘dijital yeşil ve sosyal dönüşüm’ olarak meseleye bakmanın daha anlamlı olacağını ifade etmek istiyorum" açıklamasında bulundu.


"Şimdi yüksek gelirli ülkeler ligine geçiş sürecindeyiz"


Türkiye’nin ekonomik olarak son 23 yılda çok iyi bir noktaya geldiğini ve bu yükselişin devam edeceğini söyleyen Cevdet Yılmaz, "Türkiye son 23 yılda alt orta gelirden üst orta gelire yükseldi ve burada kalıcı hale geldi. Şimdi yüksek gelirli ülkeler ligine geçiş sürecindeyiz ve bunu da kalıcı hale getireceksek mutlaka burada katma değeri yükselten yenilikçi, girişimci bir yapıyı tahkim etmemiz gerekiyor. Dolayısıyla önümüzdeki dönem ekonomide farklı bir perspektifin giderek güç kazanacağı bir dönem olacak. Bu çerçevede de yapay zekanın dijitalleşmenin çok daha merkezi bir konuma geldiği bir döneme doğru gidiyoruz" diye konuştu.


"Bütün teknolojilerin, bütün ekonomik politikalarının nihai amacı insandır"


Birçok programla teknolojik gelişmelerin desteklendiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, "Bütün teknolojilerin, bütün ekonomik politikalarının nihai amacı insandır. İnsanı merkeze alan bir anlayışla bakmak durumundayız. Yapay zeka çağında da olsak gerçek insanlarla bu çağı yaşayacağız. Gerçek zekalarla yaşayacağız, doğal zekalarla. Dolayısıyla bütün bunların insanlığa hizmet etmesi, insanlığın etik değerlerine, refahına, özgürlüğüne, demokratik standartların gelişimine hizmet etmesi gerekiyor. Sosyal boyut kadar demokrasi de bence çok önemli bir tartışma alanı yapay zekada. İnsanların özgür iradeleriyle yapacakları tercihleri çeşitli manipülatif yollarla şekillendirdiğiniz bir ortamda ister istemez demokrasi tartışması da gündeme gelecektir. Biz tabi bu anlamda da farkındalığın artmasını, daha özgürlükçü bir zeminde insanların yine tercihlerini daha geniş bir yelpazede yapabileceği bir ortamı elbette arzu ediyoruz. Bütün bu süreçlerde geniş bir perspektifle politikalarımızı şekillendiriyoruz" dedi.


"2021’de Türkiye yapay zeka endeksinde 44. sıradaymış. 2024 yılında 34. sıraya yükselmiş durumdayız"


Yapay zeka yatırımlarının sonuçlarının alındığına değinen Yılmaz, "İlk yapay zeka strateji belgemizi 2021-2025 dönemi için hazırlamıştık. Şimdi önümüzdeki dönem yeni bir stratejiye, geldiğimiz noktada yeni bir bakış açısına ihtiyacımız var. Bunu dar bir alan olarak görmüyoruz. Genel kalkınma stratejilerimizin bütüncül bir parçası olarak değerlendiriyoruz. Bundan sonra da böyle bakmaya devam edeceğiz. İlk dönemde yaptığımız çalışmaların sonuçlarını da görüyoruz. 2021’de Türkiye yapay zeka endeksinde 44. sıradaymış. 2024 yılında 34. sıraya yükselmiş durumdayız. Ama bu yeterli değil tabii. Daha ileriye bu endekslerde yerimizi taşımamız gerekiyor" açıklamasında bulundu.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya AÜ İlahiyat Fakültesi bahçesine 100 ağaç dikildi Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, İlahiyat Fakültesi’nde düzenlenen ağaç dikme etkinliğine katılarak fakülte içerisindeki Gazze Enstalasyonu: Adı Kalanlar sergisini de gezdi. Akdeniz Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nce toplumsal katkı, duyarlılık ve katkı projeleri kapsamında Ağaç Dikim Etkinliği düzenlendi. "100 adet limon ve portakal ağacı dikildi" İlahiyat Fakültesi arka bahçesinde düzenlenen etkinlikte konuşan Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, "Bugün burada çok anlamlı ve değerli bir iş için bir aradayız. İlahiyat Fakültemizin bahçesini 80 portakal ve 20 limon fidesiyle buluşturmanın sevincini yaşıyoruz. Bu sadece bir dikim faaliyeti değil; toprağa, hayata ve geleceğe dair bir sorumluluk beyanıdır. Peygamberimizin (sallallâhu aleyhi vesellem) "Yarın kıyametin kopacağını bilseniz bile elinizdeki fidanı dikiniz" sözü, bize bu vazifenin ehemmiyetini öğretir. İnancımız, insanla birlikte doğayı da korumayı; emeği, bereketi ve emaneti gözetmeyi öğütler. Bugün attığımız bu adım, tam da bu anlayışın sahadaki karşılığıdır" dedi. "Dinimizin temeli güzel ahlaktır" Çağın en büyük hastalıklarından birinin açgözlülük olduğunu ifade eden Rektör Özkan, "Daha çok tüketmek, daha çok sahip olmak, daha çok harcamak Bu hırsın bedelini ise çoğu zaman fark etmeden doğa ödüyor; toprak yoruluyor, su azalıyor, iklim dengesi bozuluyor. Kuraklık bugün ülkemizin de çağımızın da en büyük meselelerinden biri. Belki her gün manşet olmuyor, belki sessiz ilerliyor ama etkisi hayatın tam ortasında. İşte bu yüzden bu mesele yalnızca teknik bir konu değil; aynı zamanda ahlakî bir mesele, bir emanet meselesi. Tam da burada dinin rehberliğine ihtiyacımız var. İsrafın karşısında duran, ölçüyü, dengeyi, hakkaniyeti öğreten bir değer dünyasına ihtiyacımız var. Dinimizin temeli güzel ahlaktır. Bu dinin rehberliğini toplumsal hayatta daha fazla hissettirmek; merhameti, adaleti, sorumluluğu gündelik hayatın içine taşımak zorundayız. Bu noktada ilahiyata, hocalarımıza ve gençlerimize gerçekten büyük görev düşüyor: Sadece anlatmak değil, örnek olmak; iyi olanı çoğaltmak. Ben, İlahiyat Fakültemizin bu anlamda daha çok hayatın içinde olması gerektiğine yürekten inanıyorum" şeklinde konuştu. Rektör Özkan, etkinliğe katkıda bulunan Antalya Hacı-Mehmed Gebizli Dînî İhtisas Merkezine ve Toplumsal Duyarlılık ve Katkı Komisyonuna teşekkür etti. "Gazze Enstalasyonu: Adı Kalanlar" sergisi Ağaç dikimi sonrası Rektör Prof. Dr. Özlenen Özkan ve beraberindekiler, İlahiyat Fakültesi -1. Katında, Akdeniz Akademi Topluluğu’nca hazırlanan ve tasarımı Dr. Öğr. Üyesi İbrahim Odabaş’ı tarafından yapılan Gazze Enstalasyonu: Adı Kalanlar Sergisini ziyaret ederek bilgi aldı. Savaşın gölgesinde can veren çocuklara yönelik bir tanıklık alanı sunan, sessizlik, boşluk ve yıkım kavramları üzerinden kurgulanan çalışma, izleyiciyi insanlık, empati ve hafıza kavramları üzerine yeniden yöneltiyor. Sergi ziyaretinin ardından Rektör Prof. Dr. Özlenen Özkan, İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Kemal Sözen’i de makamında ziyaret ederek fakülte ile ilgili bilgiler aldı. Ağaç dikim etkinliğine Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Ayşe Gülbin Arıcı, Prof. Dr. Şükrü Özen, Genel Sekreter Dr. Ali Evren İmre, Antalya İl Müftüsü Aydın Yığman, İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Kemal Sözen, Prof. Dr. Sabri Yılmaz, Prof. Dr. Ali Kürşat Turgut, akademik ve idari personel ile öğrenciler katıldı.
Ankara Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu Raporu oy çokluğa ile kabul edildi TBMM Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun hazırladığı taslak rapor oy çokluğuyla kabul edildi. Oylamada 47 milletvekili ’evet’ oyu verirken, TİP ve EMEP’li milletvekilleri ’hayır’ oyu kullandı. CHP İstanbul Milletvekili Türkan Elçi ise çekimser kaldı. TBMM Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş başkanlığında toplandı. Toplantıda raporun kamuoyu ile paylaşılmasının ardından söz alan MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, "Raporda kamu vicdanını kanatmadan bazı düzenlemeler yapılacaktır. Öncelikle ezelden beri söylediğimiz gibi infaz sistemimiz gerçekten yamalı bohça haline gelmiştir. Bu infaz sistemimizin düzeltilmesi lazım ve bu sistemde eşitliğin sağlanması gerekir. Komisyonumuzun da ilk tavsiyeleri arasında infaz düzenlemeleri gelmektedir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) ve Anayasa Mahkemesi (AYM) kararlarına uyum konusundaki ihtilaf zaman zaman tartışmalara neden olmaktadır. Bu konuda anayasamızın emri açıktır, anayasanın 90’ıncı maddesi ortadadır. Elbette AİHM kararlarına da, AYM kararlarına da bir hukuk devletinin gereği olarak uymak zorundayız" diye konuştu. "Bugünden sonra asıl soru şudur; bu rapor tam anlamıyla hayata geçecek midir" Yıldız’ın ardından rapora ve sürece ilişkin konuşan CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, "Türkiye’nin önüne bir perspektif koyacağını ama beklenen umutları yeşertebilmesi için somut adımların, en azından kolay somut adımların atılması gerektiğini ısrarla söyledik ama bugüne kadar bu gerçekleşmedi. Bugünden sonra asıl soru şudur; bu rapor tam anlamıyla hayata geçecek midir? Bugüne kadar sadece sözde kalan demokrasi, toplumsal barış, hukuk devleti, adalet, anayasa, AİHM kararları artık hayata geçecek midir? Asıl cevap vermeniz gereken burasıdır. Bu rapor, her birimize bir ödev yüklemektedir. Bu rapor lafta ve rafta kalmamalıdır. Bu raporun içeriğindeki o genel çerçeveye uygun olarak yasal düzenlemeleri idarenin atması gerekir. İktidar ve yargı atması gereken adımları ivedilikle atmalı. Barışını inşa etmiş, kavgalarını azaltmış, demokrasi standartlarını yükseltmiş, hukuk devleti niteliğini güçlendirmiş ve adaleti ayağa kaldırmış bir ülke inşa etmek zorundayız" dedi. "Bu rapor bir Türkiye mutabakatıdır" Söz konusu rapora ilişkin değerlendirmede bulunan AK Parti Grup Başkanvekili Abdulhamit Gül de, "Terörsüz Türkiye, bir uzlaşma, bir ortak akıl ve demokratik katılımla daha da güçlenerek yoluna elbette devam edecek. Bu çalışmalarımız özellikle toplumsal mutabakatın siyasal mutabakatla sonuçlanması açısından çok kıymetlidir. Bu ortaya çıkan rapor ve bu çaba bir Türkiye mutabakatıdır. Bir Türkiye uzlaşısıdır. Bu anlamda da kardeşliğimizin manifestosu olma adına ve çok özgün bir modeldir. Bir millet projesinin millet aklı ve vicdanıyla birliğimizi, beraberliğimizi, kardeşliğimizi daha da güçlendireceğimize inanıyoruz. Ve bu hususta özellikle Meclis Başkanımız bundan sonraki süreçlerde de yine desteğini sürdürecektir. Tespit, teyit mekanizmalarından diğer hususlara varıncaya kadar tüm bu çalışmalarımızı yaparken şehitlerimizin emaneti olan bu toprakları, onların da aziz hatıralarına halel getirmeden çalışmalarımızı ve çabalarımızı ortaya koymaya devam edeceğiz" diye konuştu. Rapor oy çokluğu ile kabul edildi. Oylamada 47 milletvekili ’evet’ oyu verirken, TİP ve EMEP’li vekiller ’hayır’ oyu kullandı. CHP İstanbul Milletvekili Türkan Elçi ise çekimser kaldı.