POLİTİKA - 28 Nisan 2025 Pazartesi 17:31

Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu Üyesi Şahin’den 11. Cumhurbaşkanı Gül’e İmamoğlu tepkisi

A
A
A
Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu Üyesi Şahin’den 11. Cumhurbaşkanı Gül’e İmamoğlu tepkisi

Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu Üyesi Mehmet Ali Şahin, 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’e tepki göstererek "CHP’nin söylemlerine benzer bir söylemde bulunması doğrusu bizi çok üzmüştür. Çok endişelendim kendisi hakkında. Dolayısıyla bunu kendisine hiç yakıştıramadığım ifade etmek istiyorum" dedi.


Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu Üyesi Mehmet Ali Şahin, AK Parti Genel Merkezinde düzenlenen "Cuntacılık ve Darbecilikle Mücadelede 27 Nisan: Bir Dik Duruşun Hikayesi" temalı panelde konuştu. Şahin, o dönemde de MHP Genel Başkanı Bahçeli’nin desteğini gördüklerini, Devlet bey son yıllarda gösterdiği devlet adamlığı burada da ortaya koyduğunu söyledi. MHP Genel Başkanı Bahçeli’nin, "Bizimle çok şiddetli muhalefet yaptı o dönem ama meclise girdi. Biz daha sonra 3. Turda Abdullah Gül Bey’i Cumhurbaşkanı seçtik. Devlet beyin şuanda sergilediği Cumhur İttifakı içerisinde tavrı o dönemden gördük. O dönemde bunu gösterdi" ifadelerini kullandı.


Şimdiki CHP Yöneticilerine AK Parti hakkında Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı kapatma davası açtığında ‘Cumhuriyet Başsavcısı görevini yapmıştır diyordunuz?’ Bazı belediye başkanınızla ilgili yolsuzluktan soruşturma açıp tutuklandığında niye aynı şeyi söylemiyorsunuz? sorusunu soran Şahin, "Niye aynı şeyi söylemiyorsunuz? Şöyle demeniz beklenir, demokratik bir ülkede. ‘Bir kişi hakkında, belediye başkanı hakkında bir yolsuzluktan soruşturma açılması ve tutuklanması doğru değildir. Ancak bu Cumhuriyet Savcısı’nın görevi görevidir, görevini yapmak durumundadır. Dolayısıyla bu duruma düşmesini pek istemezdik’. Bunu söylemesi beklenmez mi? Hayır bunu söylemediler" ifadelerini kullandı.



Şahin, Şimdi Cumhur İttifakı olarak birlikte Türkiye’yi daha iyi yarınlara, daha aydınlık yarınlara çıkarmak için birlikte hareket ettiklerini ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye teşekkür etti.


Bizim kapattırılmayı göze alarak her türlü riski, tehdidi göze alarak Cumhurbaşkanı seçtirdikleri Abdullah Gül Bey 7 yıl görev yaptığını hatırlatan Şahin, "İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı’nın gözaltına alınıp tutuklanmasından sonra ne dedi? Onu size paylaşmak istiyorum. ‘Vaktiyle Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a ve şahsıma yapılanlar Ekrem İmamoğlu’na yapılmamalı’ Peki Tayyip Erdoğan’a ve Abdullah Gül’e geçmişte yapılanlar neydi? Ekrem İmamoğlu’na yapılan nedir? Sayın Gül biz sizi seçtirmek için her türlü riske göze aldık. Siz sadece eşinizin başörtülü olduğundan dolayı suçlanıyordunuz. Sadece bu ülkede isteyen istediği kıyafetle gezsinler çalışsınlar diye bir yol takip ediyorduk. Ama sizin işte bize yapılanlar Ekrem Bey’e yapılmamasını derken siz bu yolsuzluğu meşru mu görüyorsunuz? Yolsuzluk iddialarını meşru mu görüyorsunuz? Yani bu para kulelerini çantaları meşru mu görüyorsunuz? Dolayısıyla bizim her türlü riski göze alarak seçtiğimiz bir kişinin bu konuda Cumhuriyet Halk Partisi’nin söylemlerine benzer bir söylemde bulunması doğrusu bizi çok üzmüştür. Çok endişelendim kendisi hakkında. Dolayısıyla bunu kendisine hiç yakıştıramadığım ifade etmek istiyorum. Biz kendisini seçerken Cumhurbaşkanımız kürsüden dedi ki kardeşimiz Abdullah Gülü Cumhurbaşkanı adayı gösteriyoruz. Vefa bunu gösterir. Ama biz karşımızdan da vefa bekleriz. Cumhurbaşkanı olarak seçtiğimiz bu insandan da vefa bekleriz. Yoksa Cumhuriyet Halk Partisi’nin dümen suyuna girerek işte yolsuzluktan dolayı envayi çeşit iddialar hakkında. Bunlar iddiadır. Ama insanın midesini bulandıran, kamuoyunda bir çok soru işaretlerine yol açan bu iddialar karşısında siz şunu söylemeliydiniz. Bu Cumhuriyet Savcılarının yaptığı bir iştir. Bunun sonucunu ne beklemek lazım. İnşallah aklanır demeniz lazım. Ama ‘Tayyip Erdoğan’a ve bana yapılanların aynısını yapmamalıdır bu iktidar İmamoğlu’na demek suretiyle’ siz Özgür Özel’den farklı bir şey söylemiyorsunuz" şeklinde konuştu.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Adana Yüksel Yıldırım: "Kaleci İrfan Can Eğribayat transferi için Fenerbahçe ile anlaştık" Samsunspor Başkanı Yüksel Yıldırım, 2-0 mağlup oldukları Fenerbahçe maçı sonrası, "Kaleci İrfan Can Eğribayat transferi için Fenerbahçe ile anlaştık" dedi. Samsunspor, Turkcell Süper Kupa yarı finalinde Yeni Adana Stadyumu’nda karşılaştığı Fenerbahçe’ye 2-0 mağlup oldu. Maç sonu açıklamalarda bulunan Samsunspor Başkanı Yüksel Yıldırım, "Van Drongelen’i oynatırsak, en az 6-8 hafta yok olacak dediler. Oynatmayalım dedik. Bizimle devam ediyor. Satma şansım yok. Samsunspor’un hedefleri var. O isteniyor, Holse isteniyor, Marius’u istiyorlar. Talepler var. Musaba’yı bırakmak istemedik. Serbest kalma maddesi vardı. Onu kullandı kendisi ve engelleyemedik. Onun dışında oyuncu vereceğimi sanmıyorum. Çok astronomik teklif gelirse olabilir" ifadelerini kullandı. "Musaba seyirciyi coşturma hareketini Samsunspor maçında yapmamalıydı" Anthony Musaba ile ilgili de konuşan Yüksel Yıldırım, "Musaba’yı çok seviyorum. Alırken iki ay pazarlık yaptım. İkinci babası gibiyim. Bizden ayrıldı, Fenerbahçe’ye hayırlı olsun. Güzel de başladı. Seyirciyi coşturma hareketi Samsunspor maçında yapmamalıydı, üzdü. Pek çok hoş olmadı. Bazı televizyonlar beni yanlış anlamış. Bedava aldılar dedim. 6 milyon euro’ya aldılar. Nene’yi 18 milyona aldılar, Musaba’yı 6’ya aldılar dedim. Bana göre Musaba, Nene’den daha iyi futbolcu. Kıyaslama yaptık. Bunu zaman gösterecek. Musaba’yı normalde veriyor olsaydım, bir sonraki satışından pay alacaktım, bonus alacaktım, Fenerbahçe şampiyon olursa bonus alacaktım. O rakam belki 10-15’e çıkacaktı. Ben bunun için ’bedava’ dedim. Yoksa bedavaya gitmedi. Oyuncu, 3 milyon istedi (Samsunspor’a transfer süreci) sonrasında pazarlıkla 5 milyon yaptık. Samsunspor tarihinde 5 ay kalıp 6 katı para kazandıran bir oyuncu olmamıştı. Ekonomik katkılarından dolayı Musaba’ya teşekkür ettik ama onu da bazı taraftarlarımız da yanlış anladı. Nene’ye karşı yanlış bir şey söylemedim ama Musaba bana göre daha iyi futbolcu dedim" açıklamasını yaptı.
Ankara Bakan Tunç: "Avukatlık vakarına uygun davranış göstermeyen avukat hakkında soruşturma başlatıldı" Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, "Sosyal medya hesaplarında yaptığı paylaşımlarla avukatlık mesleğinin vakarına uygun davranış göstermeyen ve İzmir Barosu’na kayıtlı olduğu tespit edilen avukat hakkında İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma başlatılmıştır" dedi. Adalet Bakanı Tunç sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımında, "Avukatlık Kanunu’nun 1. maddesi, avukatlığın kamu hizmeti olduğunu; avukatın ise yargının kurucu unsurlarından olan bağımsız savunmayı serbestçe temsil ettiğini açıkça vurgular. Yargının kurucu unsuru olmanın yüklediği sorumluluk; avukatların yalnızca temsil ettikleri hakkı savunmayı değil, adalete duyulan güveni de güçlendirmeyi gerektirir. Hukukun ciddiyetini zedeleyen, kanun hükümlerini keyfî biçimde yorumlayarak yanlış yönlendirmeye kapı aralayan her tutum; toplumun adalete olan inancına zarar verir" dedi. İzmir Barosu’na kayıtlı bir avukatın sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımlar dolayısıyla hakkında soruşturma başlatıldığını açıklayan Bakan Tunç, "Avukatlık Kanunu’nun 34. maddesi, avukatlık görevinin özen, doğruluk ve onur içinde yürütülmesini; avukatlık unvanının gerektirdiği saygı ve güvene uygun davranmayı ve meslek kurallarına bağlılığı esas alır. Türkiye Barolar Birliği meslek kuralları da aynı doğrultuda; avukatın, mesleğin itibarını zedeleyecek tutum ve davranışlardan kaçınmasını, bu hassasiyeti yalnızca mesleki faaliyetinde değil özel hayatında da gözetmesini gerekli kılar. Sosyal medya hesaplarında yaptığı paylaşımlarla avukatlık mesleğinin vakarına uygun davranış göstermeyen ve İzmir Barosu’na kayıtlı olduğu tespit edilen avukat hakkında İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma başlatılmıştır. Avukatlık Kanunu’nun disiplin hükümleri uyarınca ilgili baro tarafından da meslek kurallarına aykırılık teşkil edip etmediği yönünden inceleme ve gerekli değerlendirmeleri yapılmak üzere disiplin süreci başlatılmıştır" ifadelerini kullandı.