POLİTİKA - 11 Mayıs 2026 Pazartesi 16:23

Danıştay Başkanı Yiğit’ten "yeni anayasa" vurgusu: "Türkiye, toplumu kucaklayan bir huzur belgesine ihtiyaç duymaktadır"

A
A
A
Danıştay Başkanı Yiğit’ten "yeni anayasa" vurgusu: "Türkiye, toplumu kucaklayan bir huzur belgesine ihtiyaç duymaktadır"

Danıştay Başkanı Zeki Yiğit, Danıştay’ın 158’inci kuruluş yıl dönümü töreninde yaptığı konuşmada, "Türkiye özgür bir ortamda ve sivil bir inisiyatifle doğrudan milletimizin iradesiyle inşa edilmiş bireyi kısıtlayan değil toplumu kucaklayan bir huzur belgesine ihtiyaç duymaktadır" dedi.


Danıştay’ın 158. Kuruluş Yıl Dönümü dolayısıyla tören düzenlendi. Danıştay Konferans Salonu’nda düzenlenen törene Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Adalet Bakanı Akın Gürlek ile yargı mensupları katıldı. Açılış konuşmasını yapan Danıştay Başkanı Zeki Yiğit, konuşmasında, Danıştay’ın temellerinin 1868 yılında Şura-yı Devlet adıyla atıldığını belirterek, kurumun Osmanlı’dan Cumhuriyet’e intikal eden köklü bir hukuk mirası olduğunu söyledi. Kuruluş yıl dönümünün yalnızca bir kurumun tarihi açısından değil, hukuk devletinin güçlendirilmesi bakımından da önemli olduğunu ifade eden Danıştay Başkanı, Danıştay ve İdari Yargı Günü kapsamında hukukun üstünlüğü, hukuk devleti ve adalet kavramlarına ilişkin görüşlerini kamuoyuyla paylaştıklarını dile getirdi.


Adaletin insanlık tarihi boyunca hak ile batıl mücadelesinin merkezinde yer aldığını kaydeden Başkan Yiğit, Hazreti Mevlana’nın adalet tarifine atıfta bulunarak, "Bizler tarihimizden devraldığımız adalet anlayışını Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘Adalet gücü bağımsız olmayan bir milletin devlet olarak varlığı kabul edilemez’ sözleriyle birleştirerek Türkiye Yüzyılı’nda hukuk devletini her gün daha da tahkim etmek yükümlülüğü altındayız" dedi.


Konuşmasında "Adalet mülkün temelidir" düsturunun devletin bekası ile toplumun huzuru arasındaki bağı temsil ettiğini belirten Yiğit, Şeyh Edebali’nin "İnsanı yaşat ki devlet yaşasın" sözünü hatırlatarak, hukukun üstünlüğünün korunmasının toplumsal düzen açısından önemine dikkat çekti.


Küresel ölçekte yaşanan krizler, iletişim araçlarının etkisi ve teknolojik dönüşümlerin kadim değerleri örselediğini ifade eden Yiğit, "Hakikat ve güven algısının sorgulandığı bu hızlı değişim sürecinde değişmeyen yegane sabit eksen adalettir" diye konuştu.



"Adalet toplumsal barışın güvencesidir"


Adaletin yalnızca hukuki güvenliğin değil toplumsal barışın da temeli olduğunu vurgulayan Yiğit, "Bizim medeniyetimizde adalet sadece bir cezalandırma mekanizması veya soyut bir kurallar manzumesi olarak telakki edilmemiştir. Bilakis toplumsal bünyede açılan yaraları saran, sarsılan güven duygusunu yeniden tesis eden ve bireyi devletiyle kenetleyen onarıcı bir kudrettir" ifadelerini kullandı.


Uluslararası hukuk ihlallerine de değinen Başkan Yiğit, insan hakları evrensel bildirgesi ve uluslararası sözleşmeler kapsamında herkesin temel hak ve özgürlüklere sahip olduğunu belirtti. İsrail’in Gazze başta olmak üzere Filistin, Lübnan ve diğer İslam ülkelerinde temel insan haklarını ihlal ettiğini öne süren Yiğit, uluslararası hukuk sisteminin çifte standart nedeniyle meşruiyet krizi yaşadığını savundu.


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın "Dünya beşten büyüktür" sözlerine de atıf yapan Yiğit, bu ifadenin küresel hukuk düzeninin demokratikleşmesi ve yeni bir uluslararası nizam kurulmasına yönelik hukuksal bir çağrı olduğunu söyledi. İdarenin ve idari yargı sisteminin en büyük yapısal dönüşüm ihtiyacının müstakil bir idari usul kanunu olduğunu belirten Yiğit, böyle bir düzenlemenin hukuki öngörülebilirliği artıracağını ifade etti.



"Anayasa sadece hukuki ve soyut bir metin değil vatandaşlarımızın huzur içinde yaşayabileceği bir toplumsal nizam vaadidir"


Yargı reformu strateji belgeleri kapsamında dosyaların tekemmül sürelerinin kısaltılması, idari sulh müessesesinin zorunlu hale getirilmesi ve yapay zeka temelli karar destek sistemlerinin entegrasyonunun önemli gelişmeler olduğunu kaydeden Yiğit, "Teknolojinin hızı hakimlerimizin muhakemesinin ve vicdanının önüne geçmemelidir. Unutulmamalıdır ki yargılamada hız kendi başına bir gaye değil adaletin zamanında tecellisi için bir araçtır. Süreçleri hızlandırırken hukuki güvenlikten ve kararların niteliğinden taviz verilmemelidir. Adaletin onarıcı gücü ve toplumsal huzuru inşa eden vasfı bağlamında milli birliğimizin teminatı olan toplumsal sözleşmemize ve bunun hukuki belgesi olarak nitelendirebileceğimiz anayasamıza değinmekte fayda mülahaza ediyorum. Zira bir milletin bugünü ve geleceği hakkındaki kararı yürüyeceği yolun haritası olan anayasa sadece hukuki ve soyut bir metin değil vatandaşlarımızın güvenlik, özgürlük, milli birlik, adil bir hukuk düzeni ve huzur içinde yaşayabileceği bir toplumsal nizam vaadidir" dedi.



"Türkiye özgür bir ortamda ve sivil bir inisiyatifle doğrudan milletimizin iradesiyle inşa edilmiş bireyi kısıtlayan değil toplumu kucaklayan bir huzur belgesine ihtiyaç duymaktadır"


Yeni anayasanın toplumu kucaklayan bir "huzur belgesi" olması gerektiğini belirten Danıştay Başkanı Yiğit, "Ancak kabul etmeliyiz ki mevcut metin olağanüstü dönemde vesayetçi bir anlayışla o zamanın ruhunu yansıtacak şekilde kaleme alındığından hak ve özgürlükleri kontrolcü ve kısıtlayıcı bir dille düzenlemiştir. Yeni yüzyılda Türkiye özgür bir ortamda ve sivil bir inisiyatifle doğrudan milletimizin iradesiyle inşa edilmiş bireyi kısıtlayan değil toplumu kucaklayan bir huzur belgesine ihtiyaç duymaktadır. Yargı yetkisinin Türk milleti adına kullanılması ilkesi bu yetkinin dayandığı temel metninde bizzat milletin hür ve sivil iradesinin eseri olmasını zorunlu kılar. Türkiye Yüzyılı ilan edilen ikinci yüzyılın başında yeni bir başlangıç Cumhuriyetimizin milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde insan haklarına saygılı, demokratik tekamülü için gelecek nesillere karşı tarihi bir ödevdir. Küresel ölçekte adaleti ve eşitliği her platformda savunan ülkemizin bu tarihi iddiası kendi iç hukukunun temeli olan anayasasını en ileri demokratik standartlara kavuşturmasıyla daha da pekişecektir. Anayasamızın sivil bir ruha kavuşması milli birliğimizin tahkimi ile de doğrudan ilintilidir" ifadelerini kullandı.


Sivil anayasanın milli birlik açısından önemine işaret eden Danıştay Başkanı Yiğit, "Sivil iradenin ortaya koyacağı bir hukuk nizamı sadece kağıt üzerinde kalan bir metin değil, her vatandaşın etnik, dini veya mezhebi kökenine bakılmaksızın bu toprakların asli ve eşit parçası olduğu gerçeğinin en güçlü ifadesi olacaktır" dedi.


Konuşmasının sonunda yargının bağımsızlığı ve tarafsızlığına vurgu yapan Danıştay Başkanı Yiğit, yargının günlük siyasi tartışmaların içine çekilmemesi gerektiğini belirtti. Hakimlik mesleğinin toplum nezdinde en saygın görevlerden biri olduğunu ifade eden Yiğit, yargı mensuplarının da tartışmalara zemin oluşturabilecek söylem ve davranışlardan kaçınması gerektiğini kaydederek, "Yargı ve adalet dağıtma göreviyle mükellef olan hakim dünyadaki en onurlu görevlerden birini icra etmektedir" ifadelerine yer verdi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Muğla Muğla’da zeytinyağının "Kalite Yolculuğu" ödüllerle taçlandı Muğla Tarım ve Orman İl Müdürlüğü tarafından düzenlenen "7. Zeytinyağı Kalite Yarışması"nın ödül töreni, Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Atatürk Kültür Merkezi’nde (AKM) gerçekleştirildi. Sektör paydaşlarını bir araya getiren törende, Muğla’nın "hayat ağacı" zeytinin kalitesini tescilleyen üreticiler ödüllerine kavuştu. Törenin açılış konuşmasını yapan Muğla Tarım ve Orman İl Müdürü Seyfettin Baydar, Muğla’nın tarım potansiyeline dikkat çekerek zeytinin il ekonomisindeki stratejik önemini vurguladı. Baydar, Muğla’nın 2 milyon dönümlük toplam tarım arazisinin 1 milyon dönümünün zeytinliklerden oluştuğunu belirtti. Muğla, 20 milyonun üzerinde zeytin ağacı varlığına sahip. Son 10 yılda zeytinlik alanları ve ağaç sayısı yüzde 3 oranında artış gösterdi. Bu yıl yarışmaya 161 üretici katıldı. Bakanlık ve İl Müdürlüğü kanalıyla Muğlalı çiftçilere toplam 725 milyon TL destek sağlandı. Bunun 260 milyon TL’si bitkisel üretim desteği olarak aktarıldı. 2006’dan bugüne 39 zeytinyağı tesisinin modernizasyonu için 29 milyon TL destek verilirken, 670 üreticiye de hasat makineleri desteği sunuldu. Muğla Valisi Dr. İdris Akbıyık, törende yaptığı konuşmada zeytinyağının hem sağlık hem de gastronomi açısından vazgeçilmez bir değer olduğunu ifade etti. Muğlaspor’un başarısını kutlayarak sözlerine başlayan Vali Akbıyık, zeytinin markalaşma sürecine değindi. Milas zeytinyağının AB Coğrafi İşaret almasının ardından bölgede zeytinyağı üzerine 54 yeni marka oluştuğunu müjdeledi. Üretimin ve kalitenin artmasının aile ve ülke ekonomisine doğrudan katkı sağladığını belirten Akbıyık, "Toprak olmadan, üretim olmadan gelecek olmaz" diyerek tüm çiftçilerin 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü’nü kutladı. Törende, projenin hayata geçirilmesinde katkı sağlayan; Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi, Bornova Zeytincilik Araştırma Enstitüsü, Zeytindostu Derneği, Muğla Ticaret Borsası ve bölgedeki tüm ticaret ve ziraat odalarına teşekkür edildi. Konuşmaların ardından protokol üyeleri tarafından dereceye giren üreticilere ödülleri takdim edildi. Tören, yerel üreticilerin başarılarının kutlandığı toplu fotoğraf çekimi ile sona erdi.
Aydın Başkan Kaya’dan Aydın Şehir Hastanesi’ne övgü Ayda ortalama 450 bin hastaya hizmet verecek olan Aydın Şehir Hastanesi, polikliniklerin de taşınmasıyla birlikte tam kapasite hizmet vermeye başlarken, hastaneye gelen İncirliova Belediye Başkanı Aytekin Kaya, duyduğu memnuniyeti dile getirerek "Hastanemiz çok güzel ve ferah olmuş" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından resmi açılışı yapılan Türkiye’nin 21. Şehir Hastanesi, polikliniklerin de taşınmasıyla birlikte Aydın’da tam kapasite hizmet vermeye devam ediyor. Bin 300 yatak kapasitesi ile Aydın halkına birinci sınıf sağlık hizmeti sunması beklenen hastane 189 poliklinik sayısı ile hizmet vermeye başladı. Sabahın erken saatlerinde polikliniğe gelen vatandaşlar da hastane personelleri tarafından kapıda karşılanarak gidecekleri bölümlere yönlendirildi. "Aydın’a her şey yakışır" Aydın Şehir Hastanesi’nde kalan Yenipazar Belediyesi eski başkanı Zafer Savcı’yı ziyarete gelen İncirliova Belediye Başkanı Aytekin Kaya da, hastaneden övgü dolu sözlerle bahsetti. Aydın Şehir Hastanesi’nin kente önemli bir değer kattığını ifade eden İncirliova Belediye Başkanı Aytekin Kaya, hastaneden duyduğu memnuniyeti dile getirerek, "Aydın Şehir Hastanesi’ne bugün, yeni açılan Acarlar Yolu’ndan geldik. Öncelikle Özlem Başkanı teşekkür ederim. 5 dakikada İncirliova’dan geldik. Bir köprü kalmış yapılacak. O köprüde yapılınca İncirliova ile Şehir Hastanesi arası 10 dakika sürmez. Bu yol güzel olmuş. Koçarlı’ya İncirliova’ya faydası var. Şehir Hastanesi’ne eski Yenipazar Belediye Başkanımız Zafer Savcı’ya ziyarete geldim. Güzel bakıyorlar. Hastanemiz çok güzel olmuş. Ferah olmuş. Herkes ilgileniyor. Sağ olsunlar. Güvenlikçisinden personeline kadar herkes yardımcı oluyor. İlk gün olması sebebiyle biraz karmaşa var ama en kısa zamanda o da düzene girer. Hastane çok güzel olmuş. Odalar çok güzel. Vesile olan herkesten Allah razı olsun. Aydınımıza hayırlı olsun. Aydın değişen ve gelişen bir il. Herkesin göç ettiği bir il. Aydın’a her şey yakışır" dedi.