ASAYİŞ - 06 Mayıs 2026 Çarşamba 13:37

Güzellik merkezinde estetik operasyonu yüz felci yaptı

A
A
A

Ankara’da yüzündeki kırışıklıklar nedeniyle internetten bulduğu bir güzellik merkezine giden kadın, yapılan operasyonun ardından yüz felci geçirdiğini ileri sürdü. Dolandırıldığını da iddia eden kadın, söz konusu işlem için 50 bin lira ödediğini söyledi.

Ankara’da yaşayan 57 yaşındaki Serap Kopar, yüzündeki kırışıklıklardan memnun olmadığı için internetten bulduğu Ş.S. isimli kadına ait güzellik merkezinden randevu aldı. İddiaya göre yüzüne yapılacak işlem için 50 bin lira ödemesi gerektiği belirtilen Kopar’a tuzak kuran çalışanlar, Sağlık Bakanlığının sözde ‘Sağlık Fonu’ adı altında faizsiz kredi verdiğini, 50 bin lirayı buradan tahsis edeceklerini ve 10 taksite bölebileceklerini söyledi. Durumdan şüphe duyan Kopar, ödemeyi kredi kartıyla yapmak istediğini ifade etti. Ücretin alınmasından sonra yüzüne farklı türde sıvıların enjekte edildiğini söyleyen Kopar, iddiaya göre bir hafta sonra fenalaşarak hastaneye gitmek zorunda kaldı. Kopar’a yüz felci teşhisi konuldu. Durum üzerine güzellik merkezi yetkililerinden şikayetçi olan Kopar, ikinci şoku da banka hesabını kontrol ederken yaşadı. Ödediği 50 bin liranın henüz taksitlendirilmediğini ve işlemin bir kuyumcuya ait ‘POS’ cihazından yapıldığını öğrenen Kopar, eşiyle birlikte söz konusu güzellik merkezine gitti. Kopar’a işlemin yapıldığı sırada bir yanlışlık olduğu, paranın tekrar hesabına gönderileceği ve taksitlendirmenin o şekilde yapılacağı ifade edildi. Kuyumcu hesabına gönderilen paranın bu kez de bir mobilyacıya ait hesaptan kendisine tekrar gönderildiğini ifade eden Kopar, ödemeyi ancak 4 taksite böldürebildiğini ve kendisi gibi yüzlerce kişinin de aynı şekilde mağdur olduğunu iddia etti. Konuyla ilgili şikayetçi olduklarını, hukuk mücadelesini sonuna kadar sürdüreceğini belirten Kopar, eski haline dönmesinin ise henüz kesin olmadığını ve göreceği tedavinin ardından belli olacağını dile getirdi.

Güzellik merkezinde estetik operasyonu yüz felci yaptı

"Fiyatı yüksek bulunca indirim yaptılar ve 50 bin liraya anlaştık"

Olayla ilgili konuşan Serap Kopar, yüzümdeki kırışıklıklardan şikayetçi olduğunu, güvenebileceği bir güzellik merkezi aradığını, bu merkezi internette bulduğunu ifade ederek, "Ünlülere de işlem yapmışlar. Merkezi bir yerde de oldukları için güvendim ve randevu istedim. Gittiğimde yüzüme işlem yapacaklarını ve 10 dakika içinde farkı görebileceğimi söylediler. Kendinden çok eminlerdi. Daha sonra muhasebe ekibiyle görüştüm. Ücretin 75 bin lira olduğunu söylediler. Fiyatı yüksek bulunca indirim yaptılar ve 50 bin liraya anlaştık. Bana Sağlık Bakanlığının ‘Sağlık Fonu’ olduğunu ve ücreti oradan tahsis edeceklerini, taksitle faizsiz bir şekilde ödeyebileceğimi belirttiler" dedi.

"Yüzümün uyuşmadığını ve iğneden korktuğumu söylememe rağmen umursamadılar"

İşlem sırasında yüzünün uyuşmadığını söylediğini ama bunun çalışanlar tarafından önemsenmediğini ifade eden Kopar, "Telefonumdan banka hesabıma girdim. Elimden alarak kendileri işlem yapmak istedi. Adıma fon tanımlı olduğunu, işlemi yapacaklarını söylediler. Adıma kredi çekeceklerini düşündüm. Bu şekilde bir işlem yapmalarını istemediğimi belirtince kredi kartımı istediler. Kartımdan 50 bin lira çektiklerini ve 10 taksit şeklinde ödeyebileceğimi söylediler. Taksit işlemlerinin ise bir hafta sonra hesabıma yansıyacağını ifade ettiler. Daha sonra yüzüme krem sürdüler. Bir dakika bile olmadan işlem odasına geçtik. Yüzümün uyuşmadığını ve iğneden korktuğumu söylememe rağmen umursamadılar. Girdiğimiz odada farklı boyda iğneler vardı. Yüzümün her yerine iğnelerle işlem yaptılar. O kadar çok iğne batırdılar ki canım çok acıdı" diye konuştu.

Güzellik merkezinde estetik operasyonu yüz felci yaptı

"İşlemi bir kuyumcuya ait ‘POS’ cihazından yaptıklarını öğrendik"

Duydukları şüphe üzerine daha sonra tekrar güzellik merkezine gittiklerini söyleyen Kopar, "Odadan çıktığımda kötü haldeydim. Oradakiler durumun normal olduğunu söylediler. Birkaç gün sonra vücudumda lekeler ve dökülmeler oluşmaya başladı. Baş ağrım vardı. O sırada işlemin taksitlendirilmesinin hala yapılmadığını fark ettim. Eşimle birlikte güzellik merkezine gittik. Hala taksit yapılmadığını söyledik. Yanlışlık olduğunu söylediler ve en fazla 4 taksit yapabileceklerini ifade ettiler. İşlemi de bir kuyumcuya ait ‘POS’ cihazından yaptıklarını öğrendik. Daha sonra ilk işlemi iptal edip, fiyatı taksitlendirmek için hesabıma 50 bin lirayı tekrar gönderdiler. Paranın gönderildiği hesap da bir mobilya dükkanınınmış" ifadelerini kullandı.

"Ağzım yamuldu, yüzüm aşağıya sarktı"

Yaşadığı sağlık problemleriyle ilgili konuşan Kopar, "Taksit işlemini hallettikten birkaç gün sonra da yüzümün uyuştuğunu fark ettim. Yürümekte güçlük çektim. Hastaneye gittim. Çok kötü durumdaydım. Daha da kötüleştiğimi fark ettim. Uzun süren tahlillerin ardından hastanede müşahedeye alındım ve 4 gün tedavi gördüm" dedi. İşitmede de sıkıntılar yaşadığını kaydeden Kopar, "Ağzım yamuldu, yüzüm aşağıya sarktı. Yüz felci tanısı konuldu. Aylarca fizik tedavisi göreceğim. Ne kadar düzeleceğini bilmiyorum. Uyurken gözümü kapatamıyorum. Çok mağdur oldum. Beni bu hale sokan herkesten şikayetçiyim. Yüzlerce insanın benim gibi mağdur olduğunu gördüm. Her yere şikayette bulundum" dedi.

Güzellik merkezinde estetik operasyonu yüz felci yaptı

"Eşim, paranın çekildiği POS cihazının sahibi olan kuyumcuya ulaştı"

Paranın gönderildiği kuyumcuya ulaştıklarını söyleyen Kopar, "Eşim, paranın çekildiği POS cihazının sahibi olan kuyumcuya ulaştı. Bize, ‘Arkadaşlarım mağdur olmasın diye birkaç günlüğüne cihazı ödünç verdim. Onlarla bir ilgim yok, hatta alacaklarım var’ dedi. Eşim de kendisine tepki gösterdi. Ardından bize arkadaşlarıyla görüşeceğini ve paramızı iade edeceklerini söyledi" diye konuştu.

Ali Nargüner - Berkay Hasan Karayakas 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Gaziosmanpaşa’da Hıdırellez coşkusu Gaziosmanpaşa Belediyesi tarafından "Hıdırellez Şenliği" gerçekleştirildi. Etkinlikte Hıdırellez ateşi yakılırken sahne performansı sırasında Gaziosmanpaşa Belediye Başkan Vekili Eray Karadeniz, gitar çalıp şarkı söyledi. Gaziosmanpaşa Belediyesi tarafından baharın gelişini karşılama amacıyla "Hıdırellez Şenliği" etkinliği düzenlendi. Gaziosmanpaşa Belediye Bahçesi’nde düzenlenen programa AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir, Gaziosmanpaşa Belediye Başkan Vekili Eray Karadeniz ve çok sayıda vatandaş katıldı. Etkinlikte Hıdırellez ateşi yakılırken sahne performansları düzenlendi. Protokol konuşmaları sonrası AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir ve Gaziosmanpaşa Belediye Başkan Vekili Eray Karadeniz, yakılan ateşten atladı. Etkinlik alanındaki "Başkana Sor" ağaçlarına vatandaşlar Gaziosmanpaşa Belediye Başkan Vekili Eray Karadeniz’e soru ve düşüncelerini yazarak astı. Program sırasında Gaziosmanpaşa Belediye Başkan Vekili Eray Karadeniz, sahneye çıkarak gitar çalıp şarkı söyledi. Programa vatandaşlar yoğun ilgi gösterdi. AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir, "Hıdırellez şenlikleri hepimizin çocukluğundan bu tarafa güzel hatıralar biriktirdiğimiz, ülkemizde, coğrafyamızda, Balkanlarda ve Türkistan coğrafyasında bir gelenek haline gelmiş, inşallah bu akşam da geleceğe dair güzel hatıralar bırakacağımız bir programda bir aradayız. Kıymetli Belediye Başkan Vekilimize bu anlamlı ve güzel programda bizleri bir araya getirdiği için yürekten teşekkür ediyorum. Tabii bu programlar ilçelerimizde bizleri her bölgeden, her coğrafyadan, her anlayıştan kardeşlerimizin bir araya gelmesine vesile olmakta. Aslında içinde bulunduğumuz dönemde de en çok hasret duyduğumuz birlik ve beraberliği bir araya getiren güzel bir etkinliğin inşallah daha da devam edeceğini ve inşallah kıymetli başkan vekilimizin öncülüğünde Gaziosmanpaşa’nın yedisinden yetmiş yedisine tüm yaş gruplarında ve tüm renklerinde birlik ve beraberliğin en güçlü şekilde muhafaza olacağına yürekten inanıyorum" ifadelerini kullandı. Programda bir konuşma yapan Gaziosmanpaşa Belediye Başkan Vekili Eray Karadeniz, "Baharın müjdecisi, bereketin ve umudun simgesi olan bir gündeyiz. Gaziosmanpaşa’da böyle güzel bir atmosferde, böyle güzel bir akşamı sizinle paylaşmaktan duyduğum mutluluğu, keyfi bildirerek başlamak istiyorum. Bizim için Hıdırellez sadece bir mevsim dönüşü, havanın ısınması, baharın gelişinden ziyade, kardeşliğin, paylaşmanın, bir arada olmanın, birlikte yeni ümitler beslemenin adı. Bizler bu anlayışla Gaziosmanpaşa’da sadece hizmet üreten bir anlayıştan ziyade insanların, dostlarımızın, komşularımızın gönlüne ulaşan, gönlüne dokunan, insanlarımızın yüreğine dokunan bir şekilde hizmet etmeye gayret ediyoruz. Çünkü bir şehri aslında güzel kılan, insanların arasındaki samimiyet, insanların arasındaki dayanışma ve gönül bağı olduğuna inanıyoruz. Bugün burada sahne performanslarımızla, etkinliklerimizle, çocuklarımız için hazırladığımız programlarla ve birazdan yakacağımız Hıdırellez Ateşimizle bu güzel geleneği hep birlikte yaşamak istiyoruz. Gaziosmanpaşa’mız farklılıklarıyla zengin olan ve dayanışmanın en güzel örneklerini yaşadığımız bir ilçe. Doğu’suyla, Batı’sıyla, Rumeli’siyle ve Roman’larıyla Gaziosmanpaşa’nın Türkiye’nin bir mozaiği halinde olduğu her yerde ifade ediyoruz" dedi. Tülay Şahin adlı vatandaş ise, "Hıdırellez Şenliği’ne kızımla birlikte geldik. Hıdırellez ateşi yakılacak. Her sene yapılan bir etkinlik. Sahne performansı da var. Heyecanla bekliyorum" dedi.
Ankara KKTC Ekonomi ve Enerji Bakanı Amcaoğlu: "Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti varsa, Mavi Vatan için vardır, Türkiye Cumhuriyeti için vardır" Kuzey Kıbrıs Türkiye Cumhuriyeti (KKTC) Ekonomi ve Enerji Bakanı Olgun Amcaoğlu, "Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti varsa, Mavi Vatan için vardır. Oradaki Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti varsa, Türkiye Cumhuriyeti için vardır. Oradaki Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Türkiye Cumhuriyeti ile birlikte varsa, 300 milyonluk Türk ulusu için vardır" dedi. Ankara’da EkoAvrasya Vakfı, Kıbrıs Türk Ticaret Odası ve Türk Dünyası Sivil Toplum İşbirliği Derneği paydaşlığında, "Türkiye-Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Ekonomik İlişkilerin Güçlendirilmesi" başlıklı toplantı düzenlendi. Toplantıda konuşan KKTC Ekonomi ve Enerji Bakanı Amcaoğlu, "Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, özellikle ifade etmek isterim ki ekonomisinden önce konumuyla alakalı; Akdeniz’in ortasında 3355 kilometrekarelik bir Türk toprağında, 1974’ten sonra, Türkiye Cumhuriyeti kurduktan sonra verilen savaş sonrasında, ilk kez ve son kez verilen savaş. Şehit kanlarıyla, mücahit kanlarıyla kazanılan 74 savaşından sonra büyük bir zaferin sonucunda kurulan 17. Türk devletidir. Türklük devletine devam edilen, işte biraz önce de ifade edildiği gibi bütün izolasyonlara ve ambargolara rağmen ayakta duran, 195 ülkenin tanımadığı, 155 ülkenin tanımadığı, dünyanın tanımadığı ama Türkiye’nin tanımasıyla hayatta var olan, var olmaya devam edecek olan bir Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti. Özellikle ifade etmek isterim, Mustafa Kemal Atatürk’ün dediği gibi: ’Bir Türk dünyaya bedeldir, bir Türkiye dünyaya bedeldir" ifadelerini kullandı. Bölgedeki savaşın Kıbrıs adasının önemini gösterdiğini ifade eden Amcaoğlu, "Yaklaşık 2 buçuk aydır süren savaşın ortaya çıkardığı acı gerçekler var ki, işte Kıbrıs adasının ne denli önemli olduğu. 1937’de Mustafa Kemal Atatürk’ün ifade ettiği gibi, Kıbrıs Türk idaresinde bir sıkıntı yaşamaması konusunda Millet Meclisinde kendi milletvekillerini uyarırken; ’Oradaki Kıbrıs Türkünün bir sıkıntı yaşamaması, aksi takdirde İskenderun Körfezinden dışarı çıkamazsınız, bütün ikmal yollarınız tıkanır’ dediği noktada olduğu gibi gerçekleri yaşıyoruz. Buradaki nöbet sadece o 3355 kilometrekarelik topraklarda yaşayan Kıbrıs Türkünün, 455 yıl önce 1571’de oraya varan Osmanlı’nın torunlarının, Kıbrıs Türk halkının yaşadığı bir sorumluluk değildir. Oradaki nöbet ve sorumluluk, 300 milyonluk Türk nüfusunun ve başta Türkiye Cumhuriyeti’nin desteğiyle sorumluluk alanı içerisinde var olma mücadelesinden başka bir şey değildir" şeklinde konuştu. Kıbrıs’ın ekonomik hedeflerinden bahseden Amcaoğlu, "Ölçeğine baktığınızda, hedefleri olan bir Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nden bahsederken; şu an 30.000 yatak kapasitesiyle 50.000 yatak kapasitesine ulaşmayı 2030’a kadar hedefleyen, yıllık 2 milyon turisti ile yaklaşık 4 milyonluk turisti hedefleyen, şu anki 88.000 yükseköğrenim öğrencisiyle birlikte 150.000 yüksek eğitim öğrencisi bilişim ve inovasyonla buluşturmayı hedefleyen ve bunun yanında da şu an 160 milyon dolarlar civarında olan ihracatını önümüzdeki 2030 yılına kadar 1 milyar dolara çekme hedefiyle Türkiye Cumhuriyeti ile birlikte omuz omuza mücadele veren bir Kıbrıs Türk halkından rahatlıkla bahsedebiliriz" diye konuştu. "Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti varsa, Türkiye Cumhuriyeti için vardır" Ticaret Bakanlığının KKTC’ye katkılarından bahseden Amcaoğlu, şunları kaydetti: "Burada bulunmuşken özellikle ifade etmek isterim ki, Türkiye Cumhuriyeti Ticaret Bakanlığının yıllardır vermiş olduğu katkılar ortada. Ama özellikle Profesör Doktor Ömer Bolat’ın da yönetimindeki Türkiye Ticaret Bakanlığının son 2022 yılından ötürü ve beridir vermiş olduğu destek çok açık ve bariz bir şekilde ortada. Ve ülkemizin sadece turizmle değil, yaklaşık 4 milyar dolarlık ithalatın karşılığında dış ticaret açığını sağlayan turizmle değil, yüksek eğitimle değil; kendi kendine yetebilen bir sanayi ile, kendi alanlarındaki ihtiyacını üretebilen bir üreticisiyle, sanayicisi ve ticaret adamıyla birlikte var olma savaşı başarıyla devam etmektedir. Birkaç rakam vermek istiyorum. 2021’de yaklaşık 128 milyon dolar olan ihracatının 38 milyon dolarını Türkiye Cumhuriyeti kıyı ticareti kapsamıyla yapabilen bir Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinin şu anki geldiği nokta; 157 milyon dolarlık ihracatının 68 milyon dolarlık kısmını Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Türkiye Cumhuriyeti kıyı ticareti kapsamında Türkiye’ye yapabiliyor. Ve özellikle son birkaç yıldır pozitif anlamdaki gayretleriyle sayın Ticaret Bakanı Ömer Bolat’ın sadece Ocak-Mart ayındaki rakam 41 milyon dolara tekabül edebiliyor 3 aylık sürede. Neden? Uzun gayretler ve görünebilir olması konusunda Kıbrıs Türkünün izolasyon ve ambargolarla yaşarken oradaki hayatını devam ettirebilmesi ve kendi ayakları üzerinde durabilen bir ekonomik çarkı hazırlayabilmesi için, bu desteklerin daha da aşağılara ulaşabilmesi için hedefler bu doğrultudaydı. Özellikle şunu ifade etmek isterim ki; oradaki Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti varsa, Mavi Vatan için vardır. Oradaki Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti varsa, Türkiye Cumhuriyeti için vardır. Oradaki Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Türkiye Cumhuriyeti ile birlikte varsa, 300 milyonluk Türk ulusu için vardır." Konuşmanın ardından Bakan Amcaoğlu’na plaket takdim edildi.
Kütahya Kütahya ve Sakarya’dan öğrenciler aynı sergide buluştu Kütahya Ahmet Yakupoğlu Güzel Sanatlar Lisesi ile Sakarya Güzel Sanatlar Lisesi öğrencilerinin ortak çalışmasıyla hazırlanan resim sergisi, Kütahya Zafer Meydanı’nda sanatseverlerle buluştu. Toplam 30 eserden oluşan sergide, iki şehrin tarihi ve kültürel dokusunu yansıtan özgün çalışmalar yer aldı. "Köklerden Geleceğe" projesiy kapsamında Kütahya ve Sakarya’daki öğrenciler, kendi şehirlerine ait tarihi mekânları, geleneksel Osmanlı mimarisini ve sivil mimari örneklerini farklı tekniklerle resmetti. Yağlı boya, sulu boya ve pastel boya teknikleriyle hazırlanan eserlerde hem şehirlerin kültürel mirası hem de öğrencilerin sanatsal bakış açıları ön plana çıktı. Sergiye rehberlik eden öğretmenler, öğrencilerin çalışmalarını danışmanlıkla yönlendirdiklerini belirterek, gençlerin "Geleceğin ressamları ve sanatçıları" olarak büyük bir potansiyele sahip olduğunu ifade etti. Projenin, Milli Eğitim Bakanlığının "Maarif Modeli" kapsamında "Köklerden Geleceğe" anlayışıyla hayata geçirildiği bildirildi. Bu çerçevede öğrencilerden, geleneksel Osmanlı mimarisini insan yaşamıyla ilişkilendirerek sanat eserlerine yansıtmaları istendi. Proje koordinatörleri, çalışmanın geçen yıldan bu yana olgunlaştırıldığını ve iki okul arasında kurulan iş birliğiyle geliştirildiğini belirtti. Kütahya ve Sakarya arasında karşılıklı ziyaretlerle şekillenen proje, "Doğu Pınarı" adıyla da anılıyor. Proje kapsamında iki okuldan toplam 15’er eser sergiye dahil edildi. Öğrenciler tarafından hazırlanan çalışmaların yanı sıra, öğretmenlerin de sürece katkı sunduğu ifade edildi. Projenin koordinatörleri, amaçlarının iki farklı şehirdeki öğrencileri bir araya getirerek kültürel birliktelik sağlamak olduğunu vurguladı. Etkinliğin oldukça ilgi gördüğü ve gün boyu ziyaretçi akınına uğradığı belirtildi. Serginin ilk ayağının Kütahya’da gerçekleştirildiği, ikinci ayağının ise Haziran ayı başında Sakarya’da konser ve sergi programıyla devam edeceği açıklandı. Proje yetkilileri, destek veren Milli Eğitim Bakanlığına, il müdürlüklerine ve okul yöneticilerine teşekkür ederek, bu tür kültürel ve sanatsal iş birliklerinin artarak devam etmesini temenni etti.