ASAYİŞ - 09 Eylül 2024 Pazartesi 10:49

Hakverdi Satılmış, 12 Eylül 1980 darbesi sonrası cezaevlerindeki işkenceleri anlattı

A
A
A

12 Eylül 1980 Darbesi’nde “MHP ve ülkücü kuruluşlar davası” sanığı olarak idam talebiyle yargılanan Hakverdi Satılmış, “İstiklal Marşı okumaktan hücreler atıldık. İşkence gördük, savunmamız alındı. Bu ülkede İstiklal Marşı okumaktan yargılananlardan bir tanesiyim ve şeref duyuyorum” dedi.

Hakverdi Satılmış, 16 Nisan 1978 tarihinde dönemin sağ ve sol çatışmalarında henüz 15 yaşındayken cinayet iftirasına uğrayarak cezaevine girdi. Göz altında 15 gün boyunca işkenceye maruz kalan Satılmış, bir süre Ulucanlar Cezaevi’nde kaldı. 12 Eylül 1980 Darbesi sonrası ise “MHP ve ülkücü kuruluşlar davası” olarak 220 kişiyle beraber idam talebiyle yargılandı. Dönemin Cumhurbaşkanı merhum Turgut Özal tarafından 1991’de çıkarılan af sayesinde beraat etti. Satılmış, beraatının ardından uğradığı iftira nedeniyle devlete dava açtı ve kazandı. Yıllarını bir iftira ve darbe nedeniyle cezaevinde harcayan Satılmış, İHA muhabirine gördüğü ve yaşadığı işkenceleri anlattı.

Hakverdi Satılmış, 12 Eylül 1980 darbesi sonrası cezaevlerindeki işkenceleri anlattı

"İstiklal Marşı okumaktan hücreler atıldık"

Satılmış, şunları kaydetti:

“‘MHP ve ülkücü kuruluşlar davası’ sanığı olarak 220 idam içerisinde idam talebiyle yargılandım. ‘C 5’ denen özel işkence hane vardı. Bizi orada sorguladılar, işkence yaptılar. Neticede annemi getirdiler. 80 yaşındaki yaşlı kadına işkence yaptılar. Nurettin Soyer ve 12 Eylül çetesi, işkenceci polisler, Dürüst Oktay, Zeki Kaman, Alper Yaz, Süleyman Ulus, Naim Tatar isimlerini unutmadık bunların. Unutmamız da mümkün değil. 220 idam talebiyle yargılandığımız ‘MHP ve ülkücü kuruluşlar’ davasında Başbuğ Alparslan Türkeş, Muhsin Başkan, hep beraber yargılandık. 19 Ağustos 1981 günü mahkememiz başladı. Başbuğ Türkeş’i İstiklal Marşı okuyarak karşıladık. İstiklal Marşı okumaktan hücreler atıldık. İşkence gördük savunmamız alındı. Yani bu ülkede İstiklal Marşı okumaktan yargılananlardan bir tanesiyim ve şeref duyuyorum.”

"Koğuşlarda insan hakları yok"

Hakverdi Satılmış, 12 Eylül 1980 darbesi sonrası cezaevlerindeki işkenceleri anlattı

Satılmış, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Mamak Cezaevi’nde işkenceye, zulme dayanacak bir halimiz kalmamıştı. Ölüm oruçlarına başladık. İsyanlara başladık ve Mamak Cezaevi 1987 yılında dağıldı. Türkiye’nin değişik cezaevlerine gönderildik. Bir kısmımız Ulucanlara tekrar geldik. Buradan Eskişehir, Bursa, Nazilli, Gaziantep, Malatya, değişik özel tip cezaevlerinde. O dönem 1987 ila 1990’lı yıllarda cezaevlerinde işkence vardı. Gardiyanlar, gelen insanları kapı altında karşılıyor ve işkence yapıyorlardı. Koğuşlara öyle gönderiyorlardı. 5 ila 10 gün hücrelerde tutuyorlar. Zaten bitkin bir halde koğuşlara geliyorsunuz. Koğuşlarda gıda, hijyen yok, temizlik yok, insan hakları yok. Tabii bu zulmü 12 Eylül cunta rejiminin generalleri, Amerika uşağı generalleri, Türk milliyetçilerine, ülkücülere işkence yaparak yıldırmaya çalıştılar ama biz küllerimizden yeniden doğduk. Bugün ülkücü hareket yine ayakta. Silah zoruyla demokrasiye el koyan Amerikan Uşağı 12 Eylülcü’leri kınıyoruz. Onlarla hesaplaşacağız ahirette.”

Hakverdi Satılmış, 12 Eylül 1980 darbesi sonrası cezaevlerindeki işkenceleri anlattı

Kaan Taşkın - İbrahim Berat Yılmaz

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Hatay Hırsızın, arkadaşını ’sadece sıfır telefonları al’ diyerek yönlendirdiği 150 bin TL’lik soygun kamerada Hatay’da sabaha doğru, cep telefonu tamiri ve satışı yapan iş yerine giren 2 şahsın, dakikalar içerisinde 150 bin TL değerindeki cihazları ve aksesuarları çaldığı anlar kameraya yansıdı. Görüntülerde; hırsızlardan birinin arkadaşını sadece sıfır telefonları alması gerektiği yönünde tembihlediği anlar ise anbean duyuldu. Olay, Antakya ilçesi Alaattin Mahallesi’nde yaşandı. Mahallede telefoncu dükkanı bulunan 16 yaşındaki Mert Uslu’nun 3 yıl önce açtığı iş yerini hırsızlar soydu. Uslu’nun iş yerinin kapısının açık olduğunu gören vatandaşlar, arayarak haber verdi. Sabaha karşı iş yerine gelen Uslu, iş yerine baktığında hırsızların girdiğini fark etti ve polis ekiplerine durumu bildirdi. Polis ekipleriyle birlikte kameraları inceleyen Uslu, iş yerine iki hırsızın girip sıfır cep telefonlar başta olmak üzere toplam değeri 150 bin TL olan cihazları çaldığı anları anbean gördü. Görüntülere; kapıya tekme atarak iş yerine giren iki hırsızın cihazları çaldığı, hırsızlardan birinin diğerini sadece sıfır telefonları alması için yönlendirdiği yansıdı. "Bu hırsızlara karşı önlem alınması gerekiyor, bir insanın emeği bu kadar kolay çalınmamalı" İş yerinden yaklaşık 150 bin TL değerindeki eşyaların çalındığını ifade eden Mert Uslu, "Ben telefoncu dükkanını işletiyorum. Hırsızlar bugün sabah 5 gibi dükkana girdiler. Sabah namazından çıkan insanlar dükkanımın kapısını açık olduğunu gördüler. Dükkanıma yeni mallar gelmişti ve hırsızlar bu malların hepsini çalmışlar. Toplam 100 bin TL ile 150 bin TL arasında bir zararımız oldu. Şahsi bilgisayarım ve eşyalarımızın hepsi çalındı. Hırsızlar, ufacık tablet kalemini bile almışlar. Allah onları ıslah eylesin. Geçen hafta hırsızlar; başka bir esnafa girdiler, 2 gün önce de karşıdaki esnafa girdiler, sonra da başka esnaflara girdiler. İş yerine giren iki hırsız vardı ve diğeri de dışarıda bekleyen var. Görüntüde kapıyı zorlama yok direkt tekme atıp açıyorlar. Hırsızlar, içeri girer girmez etrafı karıştırdılar. Burada bilgisayarlar, cihazlar ve kalemleri almışlar. Pahalı telefonları ve ana kartları çalmış. Kamerayı içeri geçtikten 5 dakika sonra fark ediyorlar. Kamerayı çeviriyorlar ama yüzleri belli oluyor. Yüzleri ve parmak izleriyle her şey belli oluyor. Bu hırsızlara karşı önlem alınması gerekiyor. Ben 16 yaşındayım ve 3 yıldır iş yerimi işletiyorum. Dışarıdan göründüğü gibi işlerimiz kolay değil. Ben de okuyabilirdim ama ben kendi paramı kazanmayı seçtim. Bir insanın emeği bu kadar kolay çalınmamalı" dedi. "Benim iş yerime hırsızlar iki defa girdiler, son bir haftada 5 ila 6 dükkana girdiler" Aynı hırsızların iş yerinde 2 defa hırsızlık yaptığını ifade eden esnaf Ahmet Akyol ise, "Bugün de hırsızlar arkadaşımın dükkana girdiler. Hırsızlar, son bir haftada 5 ila 6 dükkana girdiler. Burada çok hırsızlık olayı oluyor. Ben telefoncu dükkanı işletiyorum. Hırsızların çaldığı yaklaşık 30 bin TL’lık bir masrafım var. Yetkililerden buranın güvenliğinin arttırılmasını istiyorum" ifadelerini kullandı.
Hatay Depremzede öğrencilerin hayallerini gerçeğe dönüştürdükleri ’Hatay Bot’ robot yarışması sona erdi Hatay’da resmi kurumların iş birliğinde 2-3-4 Nisan tarihlerinde gerçekleştirilen ödüllü ‘Hataybot’ robot yarışması; 4 bin 67 öğrenci ve öğretmenden oluşan 1540 takımın kıyasıya rekabeti, derecelendirmeyle birlikte sona erdi. Depremin ardından eğitim yuvalarının yeniden inşa edildiği Hatay’da öğrencilerin gelişimleri için yeni projeler hayata geçirilmeye devam ediyor. Hatay Valiliği, Büyükşehir Belediyesi ve İl Milli Eğitim Müdürlüğü iş birliğinde 2-3-4 Nisan tarihlerinde gerçekleştirilen 2’nci ‘Hataybot’ robot yarışması dereceye giren takımların zorlu çabalarıyla sona erdi. Antakya ilçesinde bulunan Antakya Spor Kompleksi’nde düzenlenen ve teknoloji ve inovasyonun ön planda olduğu yarışma; 4 bin 67 öğrenci ve öğretmenden oluşan 1540 takımın katılımıyla kıyasıya mücadele başlamıştı. Yarışma; çeşitli kategorileri barındırarak öne çıkan robotların, öğrencilerin zeka ve teknoloji bilgisinin kapışması ile değerlendirildi. Hatay Valisi Mustafa Masatlı Hataylı mucitlerin yetişmesine destek verdiklerini söyleyerek yarışmanın 1.’cilerine sahnede ödüllerini takdim etti. ’’Bu yarışma Türkiye’de örneği ve benzeri olmayan bir yarışmadır’’ Yarışmanın okullara yönelik eğitim reformunu desteklediğini dile getiren Hatay Valisi Mustafa Masatlı,’’Biz ’Eğitim Hatay’ımıza nefes oluyor’ diyerek Hatay’ımızın iyi olma haline destek olma bakımından da bir takım etkinlikler ve faaliyetler içerisine girmiştik. Onlardan bir tanesi de ’Hatay Bot’ robot yarışmasıydı. Birincisini geçen yıl başarıyla tamamlamıştık. İkincisini de bu yıl çok şükür büyük bir gururla, sevinçle ve umutla tamamlamış olduk. Tabii geçen seneye göre bu sene neredeyse yarışmacı ve öğretmen sayısı bakımından üç kata ulaştık. 4067 öğretmen ve öğrencimiz bu yarışmaya katıldılar. Bu yarışma kıyasıya bir yarışma oldu. Tabii ki bu yarışmada bizim birincilerimiz oldu. Biz onları canı gönülden tebrik ederiz, kutlarız. Fakat esas önemli olan şey bu yarışmaya katılabilmekti. Bu yarışmayla ilgili hayal edebilmekti, düşünebilmekti, bunu emeğiyle üretime geçirebilmekti ki buradaki gençlerimizin ve çocuklarımızın tamamı bunu başarıyla yaptılar aslında. Hatay bilimde, teknolojide, üretimde yeni bir döneme geçti ki bu yarışma Türkiye’de örneği ve benzeri olmayan bir yarışmadır. Kategorisinde alanında Türkiye’deki il ölçeğinde yapılmış bir yarışmadır. En büyük yarışmadır. Tabii ki üçüncü Hatay bot robot yarışmasına da yarın itibariyle hazırlanmaya başlayacağız" dedi. ’’Köy okulundan geldik 1. olduk, hiç beklemiyordum’’ Ortaokul kategorisi labirent parkurunda 1.’lik ödülünü kazanan Defne Ortaokulu öğrencilerinden Ali Kerem Şah, ’’ Biraz heyecanlandım, robot ilk önce biraz takıldı ama sonrasında toparladı. Mutluyuz, heyecanlı bir anda yaşadık ve güzeldi. Biz okulda kendi çabalarımızla, kendi imkanlarımızla, A4 kağıtlarıyla hazırladığımız bir labirent tasarladık. Bu labirentin içindeki tuzakları falan kendimiz hazırladık. Buraya geldiğimizde hiç kazanacağımızı beklemiyorduk. Kazanınca çok heyecanlandık, çok mutlu olduk’’ dedi. Yarışmaya zorlu koşulda hazırlandıklarını belirten öğretmen Mehmet Yılmaz, ’’labirent kategorisi, ortaokul kategorisinde birinci olduk. Defne Büyükşehir Ortaokulu’ndan katıldık. Köy okulu olduğu için çok zor şartlarda çalıştık. Birinci olmaları bizi çok gururlandırdı. Emeği de karşılarına aldılar, bu çok iyi oldu bizim için. Çok büyük bir gurur ve onları tebrik ediyorum. Sözü onlara bırakıyorum’’ dedi.
Hatay Profesyonel hırsızın, acemi arkadaşını "sadece sıfır telefonları al" diyerek tembihlediği 150 bin TL’lik hırsızlık kamerada Hatay’da cep telefonu tamiri ve satışı yapan iş yerine giren 2 hırsızın dakikalar içerisinde 150 bin TL değerindeki cihazları ve aksesuarları çaldığı anlar kameraya yansıdı. Görüntülerde; usta hırsızın acemi olan arkadaşına sadece sıfır telefonları alması gerektiğini tembihlediği anlarsa an be an duyuldu. Olay; Antakya ilçesi Alaattin Mahallesi’nde yaşandı. Mahallede telefoncu dükkanı bulunan 16 yaşındaki Mert Uslu’nun 3 yıl önce açtığı iş yerini hırsızlar soydu. Uslu’nun işyerinin kapısını açık olduğunu gören vatandaşlar, arayarak haber verdi. Sabaha karşı işyerine gelen Uslu, işyerine baktığında hırsızların girdiğini fark etti ve polis ekiplerine durumu bildirdi. Polis ekipleriyle birlikte kameraları inceleyen Uslu, işyerine iki hırsızın girip sıfır cep telefonları başta olmak üzere toplam değeri 150 bin TL olan cihazları çaldığı anları an be an gördü. Görüntülerde; kapıya tekme atarak işyerine giren iki hırsızın, cihazları çaldığı ve usta olan hırsızın acemi olana sıfır telefonları almasını tembihlediği yansıdı. Aynı hırsızların çevrede bulunan işyerlerine girip hırsızlık yaptığını ifade eden 16 yaşındaki esnaf Mert Uslu, bir insanın emeği bu kadar kolay çalınmaması gerektiğini belirterek, hırsızların bir an önce yakalanmasını istediğini söyledi. "Bu hırsızlara karşı önlem alınması gerekiyor, bir insanın emeği bu kadar kolay çalınmamalı" Hırsızların işyerine girip yaklaşık 150 bin TL değerindeki eşyaların çalındığını ifade eden Mert Uslu, "Ben telefoncu dükkanını işletiyorum. Hırsızlar bugün sabah 5 gibi dükkana girdiler. Sabah namazından çıkan insanlar dükkanımın kapısını açık olduğunu gördüler. Dükkanıma yeni mallar gelmişti ve hırsızlar bu malların hepsini çalmışlar. Toplam 100 bin TL ile 150 bin TL arasında bir zararımız oldu. Şahsi bilgisayarım ve eşyalarımızın hepsi çalındı. Hırsızlar, ufacık tablet kalemini bile almışlar. Allah onları ıslah eylesin. Geçen hafta hırsızlar; başka bir esnafa girdiler, 2 gün önce de karşıdaki esnafa girdiler, sonra da başka esnaflara girdiler. İş yerine giren iki hırsız vardı ve diğeri de dışarıda bekleyen var. Görüntüde kapıyı zorlama yok direkt tekme atıp açıyorlar. Hırsızlar, içeri girer girmez etrafı karıştırdılar. Burada bilgisayarlar, cihazlar ve kalemleri almışlar. Pahalı telefonları ve ana kartları çalmış. Kamerayı içeri geçtikten 5 dakika sonra fark ediyorlar. Kamerayı çeviriyorlar ama yüzleri belli oluyor. Yüzleri ve parmak izleriyle her şey belli oluyor. Bu hırsızlara karşı önlem alınması gerekiyor. Bir insanın emeği bu kadar kolay çalınmamalı. Ben 16 yaşındayım ve 3 yıldır iş yerimi işletiyorum. Dışarıdan göründüğü gibi işlerimiz kolay değil. Ben de okuyabilirdim ama ben kendi paramı kazanmayı seçtim. Biz de hırsızlık yapmayı biliyoruz ama ne gerek var. Bir insanın emeği bu kadar kolay çalınmamalı" dedi. "Benim iş yerime hırsızlar iki defa girdiler, son bir haftada 5 ila 6 dükkana girdiler" Aynı hırsızların iş yerinde 2 defa hırsızlık yaptığını ifade eden esnaf Ahmet Akyol, "Benim iş yerime hırsızlar iki defa girdiler. Bugün de hırsızlar arkadaşımın dükkana girdiler. Hırsızlar, son bir haftada 5 ila 6 dükkana girdiler. Burada çok hırsızlık olayı oluyor. Ben telefoncu dükkanı işletiyorum. Hırsızların çaldığı yaklaşık 30 bin TL’lık bir masrafım var. Yetkilerden buranın güvenliğinin arttırılmasını istiyorum" ifadelerini kullandı.