KÜLTÜR SANAT - 27 Nisan 2025 Pazar 12:14

Lefkara nakışını öğretmek için uygulama geliştiren öğrenciler Teknofest’te yarışacak

A
A
A
Lefkara nakışını öğretmek için uygulama geliştiren öğrenciler Teknofest’te yarışacak

UNESCO tarafından Dünya Soyut Kültür Mirası Listesi’ne alınan, Kıbrıs’a özgü Lefkara nakışını herkesin öğrenmesi için mobil uygulama geliştiren öğrenciler Teknofest’te yarışacak.


Ankara’da bulunan Sincan Şehit Abdullah Büyüksoy Bilim ve Sanat Merkezinde bulunan Lefkara nakışını atölyesinde, Lefkara nakışı ile tanışan ortaokul öğrencileri, Lefkara nakışını herkese öğretebilmek amacıyla mobil uygulama geliştirdi. Lefkara nakışı atölyesi sorumlusu,Teknoloji ve Tasarım Dersi öğretmeni Melike Güler Okur, öğrencileriyle beraber geliştirdikleri mobil uygulama hakkında İHA muhabirine açıklamalarda bulundu.


Derslerde daha çok projeler üzerinde çalıştıklarını belirten Okur, "Bende derslerimde öğrencilerimle projeler yürütüyorum. Kıbrıs’a özgü UNESCO’nun önemli bir koruma değeri olan Lefkara nakışını öğrencilerimizle beraber 6 aydır üzerinde çalışmalar ve araştırmalar yürütüyoruz. Lefkara nakışının tarihçesiyle başladık ilk başta çalışmaya. Daha sonra nakışla ilgili detayları ve ayrıntıları girdikçe çok zengin bir değer olduğunu öğrendik. Bu durum bizi her gün daha da çok heyecanlandırdı. Bizde bu alanda ne yapabiliriz diye düşündük. Öğrencilerimizle birlikte, hem nakışın eğitilmesi, hem insanlara ulaştırılması, yaygınlaştırılmasıyla ilgili çalışmalar yürüttük. Bir yandan da öğrencilerimizi teknoloji ile buluşturduk atölyemizde" diye konuştu.


"Piksel tabanlı bir uygulama geliştirdik"


Lefkara nakışını araştırmaya başladıklarında özellikle otomasyon ve bilgisayarlı nakış sistemleri devreye girdikten sonra el nakışının unutulmaya yüz tuttuğunu fark ettiklerini dile getiren Okur, "Biz bunu nasıl canlandırabiliriz, nasıl daha çok insanlara, dünyaya tanıtabiliriz, insanlara ulaştırabiliriz ve yeni nesille tanıştırabiliriz diye düşündük aslında. O yüzden yeni neslin kullanabileceği teknolojilerle aslında eski bir değeri bir araya getirmek istedik projemizde. Bir mobil uygulama geliştirdik. Mobil uygulamada özellikle küçük yaş çocuklarının böyle piksel oyunları sevdiğini fark ettiğimiz için piksel tabanlı bir uygulama geliştirdik, oyun geliştirdik. Lefkara desenlerini 10’a 10’luk şekilde küçük motifleştirdik, piksel art oyununa çevirdik. Ekrandan tek tek basarak aslında desenleri, sağda verilen deseni oluşturmaya çalışıyor bireyler. Bu sayede desenleri öğreniyorlar, tanışıyorlar Lefkara desenleriyle. Bunun yanında bir de artırılmış gerçeklik platformu hazırladık öğrencilerimize. Lefkara öğreticisi, Lefkara öğretiyoruz adı altında bir eğitim binası tasarladı öğrencilerim ve bu eğitim binasında Lefkara’nın özellikle desenleriyle ilgili eğitim içerikleri var. İstediği eğitim içeriğine, videoya bu platformda ulaşabilecek, Lefkara’yı tanıyacak, tanışacak, bütün detaylarını öğrenmiş olacak" dedi.


"Hedefimiz dereceyle gelmek"


Teknofest’in kendileri için çok büyük bir imkan olduğunu ifade eden Okur, "Bizim için çok büyük bir imkan. Özellikle çocukları böyle yeni teknolojilerle, böyle bir teknoloji platformuyla, teknoloji ortamıyla buluşturmak çok büyük bir şans. Öğrencilerim özellikle Teknofest’e gitmeyi çok istiyorlar. Bu konuda hedefleri çok yüksek öğrenciler. Teknofest’in başvuru sürecini takip ettik ve 3 aşamayı geçerek şu an finalist derecesine yükseldik. Önümüzdeki süreçte 1-4 Mayıs tarihinde Kıbrıs’ta Ercan Havalimanı’nda Kıbrıs Teknofest’inde finalist olarak yer alacağız. Çağrıldık. 20 takımdan biriyiz. Hedefimiz inşallah dereceyle gelmek, birincilikle dönmek ve öğrencilerimin emeklerini, dünyayla buluşturma hedeflerini karşılamayı sağlamak istiyoruz" şeklinde konuştu.


"Unutulmaya yüz tutmuş bir nakış olduğu için herkes bilmiyordu"


Lefkara atölyesinin danışmanı olan ve 25 yıldır Lefkara nakışı yapan Pembe Kazan, Lefkara nakışı ile görev için gittiği Kıbrıs’ta tanıştığını belirtti. Pembe Kazan, "2001 yılında Kıbrıs’ta bulunduk. 2 yıl orada görev yaptığımız süre içinde orada gittiğim kursların birinde Lefkara’yı gördüm. Nahide Kurumanastırlı öğretmenimin ilgisiyle de 2 yıl boyunca adada yoğun olarak Lefkara dersini aldım. Bir sürü ürün ürettim ve bununla ilgili de bu hevesimi, bu merakımı devam ettirmek için Türkiye’ye geldiğimde malzemelerimi de götürerek işlemeye orada devam ettim. Ben 25 yıllık bir süreç içinde ilk zamanlar gerçekten çok zorlandım. Çünkü Lefkara nakışı Kıbrıs’ın yöresel kültür el sanatı olmasına rağmen unutulmaya yüz tutmuş bir nakış olduğu için maalesef herkes bilmiyordu. Benim gayret ve çabalarım olsun, gerek Kıbrıs’taki çalışmalar olsun, onların çabasıyla son zamanlarda internet de işin içine girince yaygınlaştırmak biraz daha kolay oldu" diye konuştu.


Lefkara nakışının Kıbrıs’ta 1400’lü yıllara tekabül ettiğini söyleyen Kazan," Bir rivayete göre Venediklilerin, Venedik Asilzadelerin adaya geldiği ziyaretleri, kaldığı bu tatil dönemleri, sürecini işledikleri dantelle bizim yerli halkın dantellerinin birleşmesinden oluşan bir nakış olarak çıkıyor ortaya. Daha sonra tabii ki bizim Osmanlı motifleri olsun, Türklerin kendi becerisi ve el yetenekleri olsun bunu şekillendiriyor ve son halini alıyor. 2009 yılında da UNESCO bakıyor ki bu çok değerli bir nakış. Dünya kültür mirasları arasında unutulmaya yüz tutmuş eserler arasına almış bulunuyor. 2009 yılından sonra diyebiliriz ki bu nakış daha düzenli, daha bilgili bir şekilde yayılmaya ve öğrenilmeye, öğretilmeye başlanıldı" ifadelerini kullandı.


Lefkara nakışını öğretmek için geliştirdikleri mobil uygulamadan bahseden 7’nci sınıf öğrencisi Hüma Şahin, "Aslında projemiz Lefkara nakışını yaygınlaştırmak amaçlı. Lefkara nakışı aslında eski zamanlardan beri yapılıyormuş. Fakat araştırmalarımıza göre günümüzde çokta yaygın değil. Bizde dijital yöntemler ile bilgisayarda kodlama kullanarak uygulama geliştirdik ve Teknofest’e katılarak insanlara Lefkara nakışını öğretmeyi hedefliyoruz" diye konuştu.


"Biz Lefkara’yı çok beğendik, çok sevdik"


Lefkara nakışı mobil uygulamasını geliştiren ekipte ürün geliştirme sorumlusu olarak görev aldığını belirten Rüzgar Beydüz, "Biz Lefkara’yı çok beğendik, çok sevdik. Başkalarının da sevmesini istiyoruz. Bu yüzden burada dijital oyunlar geliştirdik. Kıbrıs’ta Teknofest’e katılacağız. Hedefimiz tabii ki de dereceye girmek, en büyük hedefimiz 1’nci olmak" dedi.


Uygulama geliştirme ekibinde görev alan 7’nci sınıf öğrencisi Görkem Okur, "Lefkara’yı öğretmek amacıyla bir dijital içerik hazırladık. Uygulama iki sahneden oluşuyor. İlki tanıtım öğretim sahnesi İkincisi ise gösterim sahnesinden oluşuyor. Amacımız insanlara Lefkara nakışını öğretmek ve Teknofest’te 1’nci olmak" ifadelerini kullandı.


Adını Kıbrıs’ta bulunan bulunan Lefkara köyünden alan Lefkara nakışının geçmişi 700 yıl öncesine kadar uzanmaktadır. Kıbrıs’ta Venedik döneminin yaşandığı sıralarda, Lefkara köyüne gelen Venediklilerin getirdiği danteller ile yerli halkın nakışının birbirinden etkilenmesinden Lefkara nakışı ortaya çıkmıştı. Kıbrıs’a özgü olan bu nakışta geometrik desenler ve tarihi motifler işlenirken en önemli motifleri çiçek, yıldız, yaprak ve dere motifleridir. Lefkara nakışı 2009 yılında UNESCO tarafından Dünya Soyut Kültür Mirası Listesi’ne alınmıştır.



Lefkara nakışını öğretmek için uygulama geliştiren öğrenciler Teknofest’te yarışacak

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Adana Yüksel Yıldırım: "Kaleci İrfan Can Eğribayat transferi için Fenerbahçe ile anlaştık" Samsunspor Başkanı Yüksel Yıldırım, 2-0 mağlup oldukları Fenerbahçe maçı sonrası, "Kaleci İrfan Can Eğribayat transferi için Fenerbahçe ile anlaştık" dedi. Samsunspor, Turkcell Süper Kupa yarı finalinde Yeni Adana Stadyumu’nda karşılaştığı Fenerbahçe’ye 2-0 mağlup oldu. Maç sonu açıklamalarda bulunan Samsunspor Başkanı Yüksel Yıldırım, "Van Drongelen’i oynatırsak, en az 6-8 hafta yok olacak dediler. Oynatmayalım dedik. Bizimle devam ediyor. Satma şansım yok. Samsunspor’un hedefleri var. O isteniyor, Holse isteniyor, Marius’u istiyorlar. Talepler var. Musaba’yı bırakmak istemedik. Serbest kalma maddesi vardı. Onu kullandı kendisi ve engelleyemedik. Onun dışında oyuncu vereceğimi sanmıyorum. Çok astronomik teklif gelirse olabilir" ifadelerini kullandı. "Musaba seyirciyi coşturma hareketini Samsunspor maçında yapmamalıydı" Anthony Musaba ile ilgili de konuşan Yüksel Yıldırım, "Musaba’yı çok seviyorum. Alırken iki ay pazarlık yaptım. İkinci babası gibiyim. Bizden ayrıldı, Fenerbahçe’ye hayırlı olsun. Güzel de başladı. Seyirciyi coşturma hareketi Samsunspor maçında yapmamalıydı, üzdü. Pek çok hoş olmadı. Bazı televizyonlar beni yanlış anlamış. Bedava aldılar dedim. 6 milyon euro’ya aldılar. Nene’yi 18 milyona aldılar, Musaba’yı 6’ya aldılar dedim. Bana göre Musaba, Nene’den daha iyi futbolcu. Kıyaslama yaptık. Bunu zaman gösterecek. Musaba’yı normalde veriyor olsaydım, bir sonraki satışından pay alacaktım, bonus alacaktım, Fenerbahçe şampiyon olursa bonus alacaktım. O rakam belki 10-15’e çıkacaktı. Ben bunun için ’bedava’ dedim. Yoksa bedavaya gitmedi. Oyuncu, 3 milyon istedi (Samsunspor’a transfer süreci) sonrasında pazarlıkla 5 milyon yaptık. Samsunspor tarihinde 5 ay kalıp 6 katı para kazandıran bir oyuncu olmamıştı. Ekonomik katkılarından dolayı Musaba’ya teşekkür ettik ama onu da bazı taraftarlarımız da yanlış anladı. Nene’ye karşı yanlış bir şey söylemedim ama Musaba bana göre daha iyi futbolcu dedim" açıklamasını yaptı.
Ankara Bakan Tunç: "Avukatlık vakarına uygun davranış göstermeyen avukat hakkında soruşturma başlatıldı" Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, "Sosyal medya hesaplarında yaptığı paylaşımlarla avukatlık mesleğinin vakarına uygun davranış göstermeyen ve İzmir Barosu’na kayıtlı olduğu tespit edilen avukat hakkında İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma başlatılmıştır" dedi. Adalet Bakanı Tunç sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımında, "Avukatlık Kanunu’nun 1. maddesi, avukatlığın kamu hizmeti olduğunu; avukatın ise yargının kurucu unsurlarından olan bağımsız savunmayı serbestçe temsil ettiğini açıkça vurgular. Yargının kurucu unsuru olmanın yüklediği sorumluluk; avukatların yalnızca temsil ettikleri hakkı savunmayı değil, adalete duyulan güveni de güçlendirmeyi gerektirir. Hukukun ciddiyetini zedeleyen, kanun hükümlerini keyfî biçimde yorumlayarak yanlış yönlendirmeye kapı aralayan her tutum; toplumun adalete olan inancına zarar verir" dedi. İzmir Barosu’na kayıtlı bir avukatın sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımlar dolayısıyla hakkında soruşturma başlatıldığını açıklayan Bakan Tunç, "Avukatlık Kanunu’nun 34. maddesi, avukatlık görevinin özen, doğruluk ve onur içinde yürütülmesini; avukatlık unvanının gerektirdiği saygı ve güvene uygun davranmayı ve meslek kurallarına bağlılığı esas alır. Türkiye Barolar Birliği meslek kuralları da aynı doğrultuda; avukatın, mesleğin itibarını zedeleyecek tutum ve davranışlardan kaçınmasını, bu hassasiyeti yalnızca mesleki faaliyetinde değil özel hayatında da gözetmesini gerekli kılar. Sosyal medya hesaplarında yaptığı paylaşımlarla avukatlık mesleğinin vakarına uygun davranış göstermeyen ve İzmir Barosu’na kayıtlı olduğu tespit edilen avukat hakkında İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma başlatılmıştır. Avukatlık Kanunu’nun disiplin hükümleri uyarınca ilgili baro tarafından da meslek kurallarına aykırılık teşkil edip etmediği yönünden inceleme ve gerekli değerlendirmeleri yapılmak üzere disiplin süreci başlatılmıştır" ifadelerini kullandı.