POLİTİKA - 21 Ocak 2026 Çarşamba 12:55

Bahçeli: "(Türk bayrağına yönelik saldırı) İstihbarat operasyonu ihtimali araştırılmalıdır"

A
A
A
Bahçeli: "(Türk bayrağına yönelik saldırı) İstihbarat operasyonu ihtimali araştırılmalıdır"

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Mardin’in Nusaybin ilçesi sınırında Türk bayrağına yönelik saldırıya sert tepki göstererek, olayın bir provokasyon ve istihbarat operasyonu olduğunu belirtti. Bayrağa yönelik mütecaviz eylemin faillerinin ve bağlantılarının açığa çıkarılarak en ağır şekilde cezalandırılması gerektiğini ifade eden Bahçeli, "Grup toplantısını Nusaybin’de yapan DEM Parti’nin ve bu kapsamda konuşma yapan eşbaşkanların Türk bayrağının indirilmesinden birinci derecede sorumlu oldukları açıktır" dedi.

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Mardin’in Nusaybin ilçesi sınırında Türk bayrağına gerçekleştirilen saldırıya ilişkin yazılı açıklama yaptı. Bahçeli, "Terörsüz Türkiye" ve "terörsüz bölge" hedefleri doğrultusunda atılan adımlar hız kazandıkça husumet ve şiddet cephesinin provokasyonlarının tehlikeli boyutlara ulaştığını kaydetti. Terörizmi ve terör örgütlerini politik ve stratejik araç olarak kullanan muhasım mihrakların Türkiye’nin ve bölge ülkelerinin güvenlik ve istikrar arayışlarından rahatsız olduğunu ifade eden Bahçeli, Anadolu coğrafyası ile Orta Doğu ve Afrika’da kaos ve kriz ortamını derinleştirmeyi amaçlayan karanlık bir aklın devrede olduğunu vurguladı.

"DEM Parti’nin Türk bayrağının indirilmesinden birinci derecede sorumlu oldukları açıktır"

Bahçeli, Nusaybin’de geçişe kapalı sınır kapısının zorlanması sırasında Türk bayrağına yönelik saldırının bugüne kadar yaşanan provokasyonların en ağırı olduğunu belirterek, "Terörizmi ve terör örgütlerinin hain emellerini politik ve stratejik vasıta olarak kullanan, bu doğrultuda kumanda eden, aralarında tanıdık bazı ülkelerin de yer aldığı muhtelif ve muhasım mihraklar hem Türkiye’nin hem de bölge devletlerinin güvenlik ve istikrar arayışlarından ileri düzeyde rahatsızlardır. Anadolu coğrafyası ile Ortadoğu ve Afrika üzerinde zulüm senaryoları refakatinde hegemonya mücadelesi yürüten, bundan mülhem devlet altı örgüt, grup, oluşum ve bölücü terör odaklarını besleyip kışkırtan karanlık bir akıl, kaos ve kriz girdabının sürekli genişlemesini projelendirmektedir. ‘Terörsüz Türkiye’ hedefinin icra ve ikmaliyle anılan zalim projenin yırtılıp atılacağı, nifak ve fesat üreten zehirli kaynakların kurutulacağı ortadadır. Mardin’in Nusaybin ilçesinde geçişe kapalı sınır kapısını zorlaya zorlaya açmaya ve buradan da geçmeye kalkışan bölücü örgüt yandaşlarının Türk bayrağına yönelik mütecaviz saldırısı, bugüne kadar yaşanan provokasyonların en ağırı olarak karşımızdadır. Grup toplantısını Nusaybin’de yapan DEM Parti’nin ve bu kapsamda konuşma yapan eşbaşkanların Türk bayrağının indirilmesinden birinci derecede sorumlu oldukları açıktır. Özellikle DEM Eşbaşkanı Tuncer Bakırhan’ın dikkat, ciddiyet, fehamet, nezaket, mehabet, mensubiyet, mesuliyet, kemaliyet, akli ve vicdani duyarlılık taşımayan gafil konuşmasının mahut tahrik ortamının tansiyonunu iyice arttırdığı bir gerçektir. Gelişmeler milletimiz ve ülkemiz adına kaygı vericidir" değerlendirmesinde bulundu.

"DEM Parti bir karar vermelidir"

DEM Parti’ye çağrıda bulunan Bahçeli, şu ifadelere yer verdi:

"Terörsüz Türkiye’nin aşama aşama gerçekleştiği şu günlerde dil, üslup ve zihniyet sorununun yoğunlaşması maalesef gerilimi canlı tutmakta, ümitleri sekteye uğratmaktadır. DEM Parti bir karar vermek durumundadır: PKK’nın kurucu önderinin yanında mı yoksa karşısında mıdır? Terörün yedeğinde mi duracak, yoksa terörsüz bir geleceğe hizmet mi edecektir? Silah ve şiddetin yanında mı yer alacak, yoksa siyaset ve demokrasinin erdemine bağlı mı kalacaktır? Kürt kardeşlerimizi asılsız, mesnetsiz ve yalan iddialarla kışkırtarak milli birlik ve bütünlüğümüze zarar vermeye devam mı edecek, yoksa milletimizin tamamını kucaklayan Türkiye partisi olmanın onur ve şerefiyle mi müşerref olacaktır? Suriye Cumhuriyeti devletinin iç istikrar mücadelesini, siyasi ve toprak bütünlüğünü muhafaza kararlılığını ırkçı ve faşizan bir anlayışla karalamak tek kelimeyle şuursuzluk ve art niyetliliktir. DEM Parti Kürt kardeşlerimizi ajite etmekten, siyonizmin değirmenine su taşımaktan, küllenen ateşi maşa gibi karıştırmaktan derhal vazgeçmelidir."

"İstihbarat operasyonu ihtimali araştırılmalıdır"

Nusaybin-Kamışlı sınır hattında yaşanan olayın arka planında kapalı devre bir istihbarat operasyonu bulunduğunu öne süren Bahçeli, bayrağa yönelik saldırıda dahli bulunan kişi ve yapıların en ağır şekilde cezalandırılması gerektiğini vurguladı. "Türk bayrağı Türk milletinindir, Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenlik nişanesidir" diyen Bahçeli, sabır ve sinirlerin zorlanmasının kimseye fayda sağlamayacağını ancak milli onur ve değerlerle oynanmasına da asla müsamaha gösterilmeyeceğini ifade etti.

"Terörle mücadele kararlılıkla sürecek"

Bahçeli, "Terörsüz Türkiye" hedefinden taviz verilmeyeceğini belirterek, provokasyonlara karşı azami dikkat ve uyanıklıkla barış ve huzur yolculuğunun devam etmesi gerektiğini kaydetti. SDG/YPG’nin terör örgütü olduğunu vurgulayan Bahçeli, bu yapıların Kürt vatandaşları temsil edemeyeceğini ifade etti. Bahçeli, "Fırat’ın doğusu, tıpkı batısı gibi terörden ve kanlı hesaplardan tamamen arındırılmalıdır" değerlendirmesinde bulundu. MHP Genel Başkanı Bahçeli, ay yıldızlı al bayrağa uzanan elleri ve terörü meşrulaştırmaya çalışan anlayışları kınadığını ve lanetlediğini belirtti.

Oğuzhan Halil Özbek

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bolu Bolu’da önce engellilerin güvenini kazandılar, sonra dolandırdılar Bolu’da engelli bireylere yardım etme vaadiyle girdiği derneğin başkanını ve bir dernek üyesini dolandırdığı iddia edilen emlakçı kadın ve eski eşi hakkında suç duyurusunda bulunuldu. Dernek Başkanı Rıdvan Dinçer, güvenini kazanan şahıslara toplamda 65 bin lira kaptırdığını belirtti. Olay, geçtiğimiz Kasım ayında Bolu’da meydana geldi. İddiaya göre, kentte emlak ofisi işleten H. U., Bolu Fiziksel Engelliler ve Gönüllüler Derneği’ne (BOFED) giderek engelli bireylere gönüllü olarak yardım etmek istediğini belirtti. Dernekte geçirdiği süre boyunca sergilediği tavırlarla üyelerin ve yönetimin güvenini kazanan H.U., bir süre sonra derneğe üye olmak istediğini iletti. Bu talebi olumlu karşılayan Dernek Başkanı Rıdvan Dinçer, H.U.’nun kaydını yaptı. 65 bin lira kaptırdı, geri alamadı Üyelik işleminin ardından bir süre sonra borçları olduğunu öne süren H. U., Başkan Dinçer’den 30 bin lira borç istedi. Dinçer, H.U’ya 15 bin lira verdi. Bu olaydan 3 gün sonra ise H. U.’nun boşandığı ancak ticari ortaklığını sürdürdüğü eski eşi U. F. devreye girdi. Dinçer’in yanına gelen U.F., banka kartlarının bloke olduğunu ve maddi sıkıntı yaşadığını belirterek, parayı kısa sürede geri ödeyeceği vaadinde bulundu. Bunun üzerine bankadan 50 bin lira çeken Dinçer, parayı U.F.’ye teslim etti. Engelli annesini de dolandırmaya çalıştılar Şüphelilerin aynı dönemde, kızı yüzde 70 zihinsel engelli olan dernek üyesi Hacer Özay’ı da hedef aldı. H.U.’nun, Özay’dan da paraya sıkışık oldukları gerekçesiyle para aldığı, ancak Özay’ın verdiği parayı bir süre sonra güçlükle geri alabildiği öğrenildi. Şahıslara verdiği toplam 65 bin lirayı geri alamayan ve telefon aramalarına yanıt bulamayan Dernek Başkanı Rıdvan Dinçer, dolandırıldığını anlayınca soluğu adliyede aldı. Dinçer, H. U. ve U. F. hakkında Bolu Cumhuriyet Başsavcılığına giderek suç duyurusunda bulundu. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı. "Paramız hala gelmedi" Dolandırıcılık olayını anlatan görme engelli Dernek Başkanı Rıdvan Dinçer, yaşadıklarını şu sözlerle anlattı; "H.U. isimli kişi derneğimize yardımcı olmak için geldi. Bir müddet yanımızda durdu, engellilere yardımcı oldu ve güvenimizi kazandı. Daha sonra derneğe kaydını yaptım. Ardından benden para ihtiyacı olduğunu söyleyerek borç istedi. 30 bin lira istedi, 15 bin lira verdim. Paramız hala gelmedi. Savcılığa şikayette bulundum." "Bankadan çekerek toplamda 50 bin lira daha verdim" Parayı bankadan çekerek verdiğini ifade eden Dinçer, "Cuma günü H. U.’ya para verdim. Pazartesi günü de eski eşi geldi. Kartlarının bloke olduğunu, çok zor durumda olduğunu söyleyerek parayı çarşamba günü geri vereceğini söyledi. Bankadan çekerek toplamda 50 bin lira daha verdim. Aradan 50 gün geçmesine rağmen paralar hala ödenmedi" dedi. "Bana geldiler, ağladılar" Dolandırıcılık iddiasına ilişkin konuşan dernek üyesi Hacer Özay ise dolandırıcılardan, kendisinden alınan parayı bir süre sonra zorla temin ettiğini belirterek, "Bunlar oturduğum binanın iki numaralı dairesinde iş yapıyorlar. Bana geldiler, ağladılar. ‘Paraya ihtiyacımız var abla, bu ay kirayı verme, bana ver, borcumu kapatayım’ dediler. ‘Ayın otuzunda parayı vereceğim’ dedi. Ben de ev sahibine gidip, ayın biriyle beşi arasında vereceğimi söyledim. Ayın otuzunda H.U., U.F. ile geldi, evimde yemek yediler ama parayı vermeden gittiler. Ayın birinde aradım, ‘parayı verecek misiniz?’ dedim. ‘Niye acele ediyorsun?’ dedi. Ayın dördü oldu, beşi oldu parayı vermediler. Ben paramı zorla aldım, ayın 17’sinde yatırdılar" ifadelerine yer verdi.
İzmir IF Wedding Fashion İzmir’de moda rüzgarı esmeye devam ediyor IF Wedding Fashion İzmir-19. Gelinlik, Damatlık ve Abiye Giyim Fuarı, ticari buluşmaların yanı sıra yeni sezon koleksiyonlarının sergilendiği görkemli defilelerle İzmir’i moda dünyasının odağına taşıyor. Ünlü mankenlerin podyuma çıktığı defileler, sektör profesyonelleri ve ziyaretçilerden yoğun ilgi görüyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde, İZFAŞ tarafından Ege Giyim Sanayicileri Derneği (EGSD) partnerliğinde düzenlenen IF Wedding Fashion İzmir-- 19. Gelinlik, Damatlık ve Abiye Giyim Fuarı, yeni sezon koleksiyonlarının sergilendiği defileleriyle kenti moda dünyasının merkezine taşıyor. Fuarda; Türkiye’nin 11 şehrinden ve sekiz ülkeden gelinlik, damatlık, abiye, aksesuar ve çocuk giyim ürün gruplarından 203 katılımcı yer alıyor. Fuar süresince gerçekleştirilen defileler ise sektörün yeni sezon trendlerini gözler önüne seriyor. Fuarın ikinci gününde de özel olarak oluşturulan defile alanında düzenlenen defileler, sektör profesyonelleri ve ziyaretçiler tarafından yoğun ilgiyle takip edildi. Gelinlik, damatlık ve abiye koleksiyonları; estetik, zarafet ve yenilikçi tasarım anlayışıyla podyuma taşındı. Ünlü mankenler podyumda Tasarımcı Erkan Yılmaz’ın imzasını taşıyan World of the Fashion karma defilesi Türkiye’nin ünlü mankenlerini aynı podyumda buluşturdu. Güzide Duran, Özge Ulusoy, Demet Şener, Ece Gürsel, Wilma Elles, Ivana Sert, Gizem Özdilli, Simge Tertemiz, Özlem Yıldız gibi isimlerin ve Rönesans Model Ajans mankenlerinin yer aldığı defilenin koreografisini ise Akif Örük yaptı. Erkan Yılmaz, bu kadar ünlü ismi bir araya getirmenin mutluluğunu yaşadığını belirterek "Böyle bir fuarı düzenledikleri, bize sağladıkları bu imkanlar için İZFAŞ’a ve İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne teşekkür ediyorum" dedi. Elles fuara oğluyla geldi Defile sonunda verdikleri röportajda; podyumda rekabetten uzak, dayanışma ve ekip ruhuyla hareket ettiklerini belirten modeller, IF Wedding Fashion İzmir podyumunda bir arada olmaktan memnuniyet duyduklarını dile getirdi. Öte yandan, ünlü oyuncu ve manken Wilma Elles, fuara minik oğlu Leon Mirza ile katıldı. Defile sonrasında kuliste uyuyan bebeğiyle ilgilenen Elles, podyumda sergilediği performansla da izleyicilerin beğenisini kazandı. 6 markanın defilesi büyük ilgi gördü Günün ikinci defilesi Elegance Fashion Show ise Serkan ve Gökhan Duman koreografisinde gerçekleştirildi. Altı markanın yer aldığı defilede, toplam 62 parçadan oluşan gelinlik ve abiye koleksiyonları podyuma taşındı. Dans gösterileriyle zenginleştirilen defilenin sunuculuğunu üstlenen Özge Ulusoy, Ivana Sert, Ece Gürsel ve Wilma Elles’le birlikte podyuma çıktı. Tanınmış markaların yeni sezon tasarımlarının sergilendiği defile, sektör profesyonelleri ve ziyaretçiler tarafından ilgiyle takip edildi. Oğuz: "Dünya fuarları arasında özel bir fuar" Wedding Style tarafından Duman Ajans organizasyonu ile Serkan ve Gökhan Duman’ın koreografisinde düzenlenen karma defilede, 15 firmanın hazırladığı 75 parçadan oluşan gelinlik, damatlık ve abiye koleksiyonları podyuma taşındı. Wedding Style Dergisi’nin yayıncısı Nalan Oğuz, IF Wedding Fashion İzmir’in uluslararası niteliğiyle dünya fuarları arasında özel bir konuma sahip olduğunu belirterek, çok sayıda markanın aynı podyumda buluşmasının sektör açısından önemli bir sinerji oluşturduğunu ifade etti. Oğuz, fuarın sektörü bir araya getiren güçlü yapısının, markaların hem yurt içinden hem de yurt dışından gelen alıcılarla doğrudan temas kurmasına olanak sağladığını söyledi.
Hatay HATSU, Kazkeli Mahallesi’nde 30 yıllık içme suyu hattını yeniledi Hatay Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü’nün çalışmalarıyla Kırıkhan ilçesi Kazkeli Mahallesi’nde 30 yıllık içme suyu hattı yenilendi. Hatay Büyükşehir Belediyesi (HBB), "Susuz Tek Bir Mahalle Bırakmayacağız" vizyonu doğrultusunda il genelinde içme suyu altyapısını güçlendirmeye devam ediyor. HBB Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü (HATSU), Kırıkhan ilçesi Kazkeli Mahallesi’nde ekonomik ömrünü tamamlayan ve uzun yıllardır işlevini yitiren içme suyu hattını yenileyerek mahalleyi daha sağlıklı ve güvenli altyapıya kavuşturdu. Gerçekleştirilen çalışmalar kapsamında 20-30 yıllık, sık sık arızalara neden olan 63’lük polietilen içme suyu hattı devre dışı bırakılarak yerine bin 300 metre uzunluğunda 90’lık polietilen boru döşendi. Yapılan yenileme çalışmasıyla birlikte içme suyu iletim kapasitesi artırılırken, su kayıplarının da önüne geçildi. Çalışmalardan duyduğu memnuniyeti dile getiren Kazkeli Mahalle Muhtarı Mehmet Garip Çağlar, "Seçildiği günden bu yana mahallemize desteklerini esirgemeyen HBB Başkanımız Mehmet Öntürk’e teşekkür ediyorum. Yaşanan arızayı bildirmemizin ardından HATSU ekipleri kısa sürede sahaya gelerek eski içme suyu borusunu yenisiyle değiştirdi" dedi. HATSU yetkilileri, il genelinde içme suyu altyapısını yenilemeye yönelik çalışmaların kararlılıkla sürdürüleceğini belirtti.