DÜNYA - 22 Ocak 2026 Perşembe 11:07 | Son Güncelleme : 22 Ocak 2026 Perşembe 11:30

Putin: "Grönland meselesi bizi ilgilendirmiyor"

A
A
A
Putin: "Grönland meselesi bizi ilgilendirmiyor"

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, ''Danimarka Grönland'ı her zaman bir koloni olarak gördü ve acımasız olmasa da oldukça sert davrandı. Ancak bu ayrı bir konudur ve mevcut tartışmayla pek ilgisi yoktur. Her halükarda, bu bizi kesinlikle ilgilendirmiyor. Kendi aralarında halledeceklerini düşünüyorum'' dedi.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Rusya Güvenlik Konseyi'nin daimi üyeleriyle gerçekleştirdiği çevrimiçi toplantıda, küresel gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Rusya Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre; ABD Başkanı Donald Trump’ın Gazze Barış Kurulu’na katılması için kendisine davet gönderdiğini hatırlatan Putin, "Bu çerçevede, öncelikle önerisi için ABD Başkanı'na teşekkür etmek isterim. Uluslararası istikrarı güçlendirmeyi amaçlayan her türlü çabayı her zaman destekledik ve desteklemeye devam ediyoruz" dedi.

ABD yönetiminin Ukrayna krizine çözüm bulma çabalarına katkısını da memnuniyetle karşıladıklarını aktaran Vladimir Putin, "Barış Konseyi’ne katılımımıza gelince; Rusya Dışişleri Bakanlığı, gelen belgeleri incelemek ve bu konuda stratejik ortaklarımızla istişarelerde bulunmak üzere görevlendirilmiştir. Ancak bu süreçten sonra bize iletilen davete bir yanıt verebileceğiz" ifadelerini kullandı.

Putin uzun vadeli çözüm vurgusu yaptı

Gazze Barış Kurulu’na katılım teklifinin Orta Doğu'daki çözüm süreci, Filistin halkının karşı karşıya olduğu acil sorunlara çözüm bulunması ve Gazze Şeridi'ndeki vahim insani durumun düzeltilmesi ile ilgili olduğunu vurgulayan Rusya Devlet Başkanı Putin, "Bu çerçevede ana noktanın altını çizmek isterim: Temel mesele, tüm sürecin, ilgili BM kararlarına dayanarak Filistin-İsrail çatışmasının uzun vadeli çözümüne katkıda bulunmasıdır" şeklinde konuştu.

"Dondurulan varlıklarımız savaş sonrası restorasyon için de kullanılabilir"

Gazze Barış Kurulu’na katılma davetinin değerlendirileceğini yineleyen Rus lider, "Barış Kurulu’nun yapısına ve çalışmalarına katılma konusuna karar vermeden önce bile, Rusya'nın Filistin halkıyla olan özel ilişkilerini göz önünde bulundurarak, önceki ABD yönetimi döneminde dondurulmuş Rus varlıklarından 1 milyar ABD dolarını Barış Kurulu’na tahsis edebiliriz" diye konuştu. Dondurulan Rus varlıklarının kalan kısmının Rusya-Ukrayna savaşı sonrası restorasyon çalışmaları için kullanılabileceğini belirten Vladimir Putin, "Bunlar, Rusya ile Ukrayna arasında bir barış anlaşması imzalandıktan sonra çatışmalardan etkilenen bölgelerin restorasyonu için kullanılabilir. Bu ihtimal de ABD yönetimi temsilcileriyle müzakere edilmektedir" dedi.

"ABD, Alaska'yı bizden 7,2 milyon ABD dolarına satın almıştı"

Grönland konusundaki gelişmelerin Rusya’yı ilgilendirmediğini belirten Putin, "Ancak ABD ile benzer meseleleri çözme konusunda deneyimimiz var. 1867'de Rusya, Alaska'yı ABD'ye sattı. Hafızam beni yanıltmıyorsa, Alaska'nın yüzölçümü yaklaşık 1 milyon 717 bin kilometrekare, hatta biraz daha fazladır. ABD, Alaska'yı bizden 7,2 milyon ABD dolarına satın almıştı" hatırlatmasında bulundu.

"Grönland’ın fiyatı 1 milyar dolara yakın"

Grönland’ın Alaska’dan çok daha büyük olduğuna dikkat çeken Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, "Grönland'ın yüzölçümü ise sanıyorum 2 milyon 166 bin kilometrekareden biraz fazla. Yani aradaki fark kabaca 449-450 bin kilometrekaredir. Eğer bunu ABD'nin Alaska'yı satın alma maliyetiyle kıyaslarsak, Grönland'ın fiyatı 200-250 milyon ABD doları civarında olurdu" dedi. O dönemin altın fiyatlarıyla kıyaslandığında bu rakamın 1 milyar dolara yakın olacağını belirten Putin, "Ancak bence ABD bu tutarın da altından kalkabilir" ifadelerini kullandı.

"Danimarka ve ABD, Grönland benzeri deneyimlere sahip"

Danimarka ve ABD’nin Grönland konusuna benzer deneyimlerinin olduğunu aktaran Rusya devlet başkanı, "Yanılmıyorsam 1917'de Danimarka satmış, ABD de Virgin Adaları'nı satın almıştı. Yani böyle bir tecrübe de mevcut. Bu arada, Danimarka Grönland'ı her zaman bir koloni olarak gördü ve acımasız olmasa da oldukça sert davrandı. Ancak bu ayrı bir konudur ve mevcut tartışmayla pek ilgisi yoktur. Her halükarda, bu bizi kesinlikle ilgilendirmiyor. Kendi aralarında halledeceklerini düşünüyorum" diye konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kars Kars’ta kızağını kapan kale yokuşuna koştu Doğu Anadolu’nun karla kaplı masalsı şehri Kars’ta, dondurucu soğuklara aldırış etmeyen vatandaşlar soluğu Kars Kalesi’nin yokuşunda aldı. Kar yağışını eğlenceye dönüştüren çocuklar, ellerinde kızaklarla kale yolunda renkli görüntüler oluşturdu. Kars’ta kar yağışının ardından etkili olan soğuk hava, çocukların ve gençlerin eğlencesine engel olamadı. Tarihi Kars Kalesi eteklerine gelen her yaştan vatandaş, yanlarında getirdikleri kızak, naylon ve ağaç parçalarıyla dik yokuştan aşağı kayarak karın tadını doyasıya çıkardı. Arkadaşlarının kızağı olmadığını ifade eden İbrahim Aramaz, "Arkadaşlarımın kızağı yok, 4 kişiyiz ben evimden kızağımı aldım. Birlikte arkadaşlarımla oyunlar oynuyoruz. Birlikte kayıyoruz" dedi. Karın tadını çıkardığını belirten Miraç Tarla, "Kars Kalesinin altına geldik muhteşem bir kar manzarası var. Bizde kızaklarımızın tadını çıkarmaya çalışıyoruz" diye konuştu. Hava sıcaklığının sıfırın altında 15 derecede seyrettiği kentte, gün boyu devam eden eğlence akşam saatlerine kadar sürdü. Kristal kar kalitesiyle bilinen Kars’ta, kalenin dik yokuşlarını doğal bir kayak pistine çeviren gençler, kızak ve ellerine geçirdikleri çeşitli malzemelerle kayarak hızla aşağı süzüldü. Kayarken dengesini kaybedip düşenlerin neşesi ise kameralara yansıdı. Tarihi dokuyla birleşen kar eğlencesi, kaleye çıkan turistlerin de ilgisini çekti. Bazı turistler o anları cep telefonlarıyla kaydederken, bazıları da çocukların heyecanına ortak oldu. Bazı vatandaşlar ise çocuklarını kızaklarla çekerek kaydırdı. Gönüllerince eğlenen çocuklar daha sonra evlerinin yolunu tuttu.
Kütahya Duyguların tuvale yansıdığı sergi, sanatseverlerin izlenimleriyle sona erdi Tavşanlı TCDD Lojistik Müdürlüğü personeli olan ressam Mehmet Yıldız’ın "Sonbaharın Renkleri II" isimli kişisel resim sergisi, sanatseverlerin yoğun katılımıyla sona erdi. Sanat yolculuğuna 1988 yılında adım atan Mehmet Yıldız, uzun bir aradan sonra fırçasını yeniden eline alarak hazırladığı eserlerini görücüye çıkardı. Hattat-Ressam Hidayet Şen ve Ressam Cemal Toy’un destekleriyle sanat dilini olgunlaştıran Yıldız, doğanın dönüşümünü empresyonist bir bakış açısıyla yorumladığı eserlerini sanatseverlerin beğenisine sundu. Çalışmalarında doğayı nesnel bir gerçeklikten ziyade, kendisinde uyandırdığı izlenimler üzerinden ele alan Yıldız, ışık ve rengin anlık etkilerini abartılı renklerle kendi ’renkli dünyasında’ harmanlıyor. Sanatı ’Kâmil insan olma yolunda bir araç’ olarak tanımlayan usta sanatçı, sergide özellikle kıvrılan yollar, derin tonlar ve sonbaharın melankolik dinginliğini yansıtan çalışmalarıyla dikkat çekti. Resim sergisi Tavşanlılı sanatseverlerin beğenisini topladı. "Sonbaharın Renkleri II" başlıklı koleksiyon, doğadaki renk geçişlerini özgün bir üslupla yansıtmasıyla ziyaretçilerden tam not aldı. Sergiyi gezen vatandaşlar, eserlerdeki derinlik ve renk kullanımının etkileyici olduğunu ifade etti. Kütahya Kültür ve Sanat Derneği üyesi de olan Mehmet Yıldız’ın ikinci kişisel sergisi, pazar günü sona erdi. Sergi süresince oluşan olumlu izlenimler ve gösterilen yoğun ilgi, Tavşanlı’nın sanat hayatına önemli bir renk kattı. Yıldız’ın tuvallerinde biriktirdiği duygu ve izlenimler, sanatseverlerin hafızalarında iz bıraktı.
İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı stratejik bir başarıya imza attı 1929’dan bu yana küresel seyahat endüstrisine veri ve analiz sağlayan dünyanın lider havacılık platformu OAG, İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı’nın 2025 yılı performansını "Avrupa’nın en büyük 10 havalimanı arasında stratejik bir başarıya imza attı" şeklinde yorumladı. İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı 2025 yılını, operasyonel sınırlarını yeniden tanımladığı ve küresel havacılık arenasındaki konumunu perçinlediği bir dönüm noktası olarak geride bıraktı. 25. yaşını kutlayan Sabiha Gökçen Havalimanı (SAW), 48,4 milyon yolcu sayısına ulaşarak dünyanın en önemli uluslararası bağlantı noktalarından biri olduğunu kanıtladı. Havacılık sektörünün dijital pusulası ve küresel havacılık stratejilerinin belirlenmesinde en güvenilir otoritelerden biri olarak kabul edilen İngiltere merkezli köklü kurum OAG, 15 Ocak 2026 tarihinde Küresel Havayolu Planlama Verileri (Global Airline Schedules Data) kullanılarak hazırlanan ’2025 Yılının Dünyadaki En Yoğun Havalimanları’ raporunu yayımlandı. 2025 yılının tamamına ait (Ocak-Aralık) planlama verilerini temel alan, yıllık bazda (YoY) ve pandemi öncesi dönemle karşılaştırmalı (2024 ve 2019 verileri dahil) analizler sunan raporda, Sabiha Gökçen Havalimanı’nın 2025 yılı performansına dair "Avrupa’nın en büyük 10 havalimanı arasında stratejik bir başarıya imza attı." ifadeleri kullanıldı. Kapasite artışında birinci: yüzde 15 büyüme Havalimanlarını, arz edilen koltuk kapasitesi bazında derecelendiren OAG’ın "Avrupa’nın en büyük 10 havalimanı" değerlendirmesinde Sabiha Gökçen Havalimanı (SAW), 2025 yılında kapasitesini bir önceki yıla göre yüzde 15 artırarak 28,6 milyon tek yönlü (semi-route) koltuk kapasitesine ulaştı ve ilk 10 havalimanı arasında yıllık bazda en yüksek artışı kaydeden merkez oldu. Raporda Avrupa’nın önemli merkezlerinden Frankfurt (FRA) ve Münih (MUC) havalimanlarının, pandemi öncesi (2019) seviyelerinin hâlâ gerisinde kaldığı belirtildi. Her iki havalimanı da 2024 yılına kıyasla sırasıyla yüzde 3 ve yüzde 5 oranında toparlanma eğilimi sergilese de yıllık bazda yüzde 15 artış kaydeden Sabiha Gökçen Havalimanı, 10. sıraya gerileyen Münih’in önüne geçti. "Avrupa’nın en büyük 10 havalimanı" listesine giriş yapan tek yeni havalimanı İstanbul Sabiha Gökçen olurken 2024 yılında 11. sırada yer aldığı çalışmada iki basamak birden yükselerek dokuzuncu sıraya yerleşti. Uzun vadeli büyüme performansında da liderliğini koruyan Sabiha Gökçen Havalimanı, kapasitesini 2019 verilerinin yüzde 37 üzerine çıkararak pandemi öncesine göre en hızlı büyüme kaydeden havalimanı oldu. 2025 yılı Dünyanın En Yoğun Havalimanları sıralamasını değerlendiren OAG Baş Analisti John Grant, küresel havacılığın yeni bir büyüme evresine geçtiğine işaret ederken İstanbul’un küresel bir merkez (hub) olarak yükselişinin de altını çizdi. Sabiha Gökçen özelinde ek değerlendirmesinde John Grant; ’48,4 milyon yolcu rakamının, yıl boyunca %84 oranında bir doluluk faktörüne işaret ettiğini; bu verinin pazar beklentileriyle uyumlu ve tutarlı bir gösterge olduğunu’ belirtti. Kerem Maybek: "ISG’nin başarısı dönüşüm vizyonunun somut karşılığı" Bu başarıyı yalnızca bir hacim artışı değil; teknolojiyi stratejik bir kaldıraç olarak konumlandıran ISG’deki bütünsel dönüşüm vizyonunun somut bir karşılığı olarak yorumlayan İstanbul Sabiha Gökçen (ISG) Havalimanı Ticari İşler ve Strateji Genel Müdür Yardımcısı Kerem Maybek, 2026 yılında da yüksek ivmeyle büyüyen trafiği, sürdürülebilirlik prensipleri ve teknoloji odaklı yatırımlarla destekleyerek dünya standartlarında misafir deneyimi sunmaya devam edeceklerini belirtti. Maybek, "Türkiye, üç kıtanın kalbindeki jeopolitik üstünlüğüyle hem hızlı bir ulaşım hattı hem de ergonomik bir bağlantı noktası olarak global havacılığın öne çıkan üslerinden biri haline geldi. Dünya turizminin gözbebeği, bu kritik lojistik koridorun merkez üssü olan İstanbul’u 23 havayolu ile 55 ülkeye ve 39’u iç hat, 115’i dış hat olmak üzere toplam 154 destinasyona bağlıyoruz. Havalimanımız, sadece bir varış noktası değil; küresel havacılığın yeni ’hub’ standartlarını belirleyen devasa bir ekosisteme dönüşmüştür." değerlendirmelerinde bulundu. Maybek, sözlerini şöyle tamamladı: "Kara, deniz ve raylı sistemler aracılığıyla İstanbul ve çevresiyle daha güçlü, daha hızlı ve daha entegre bağa sahip olan "Şehrin - Şehirlerin Havalimanı" Sabiha Gökçen’de yolcularımıza yalnızca bir geçiş noktası değil; konforlu, akıcı, öngörülebilir ve dijitalleşmiş bir seyahat deneyimi sunmaya devam edeceğiz."
Erzurum DAGC Bilirdönmez’i andı Doğu Anadolu Gazeteciler Cemiyeti Yönetim Kurulu, DAGC eski başkanlarından duayen gazeteci Demir Bilirdönmez’i ölüm yıldönümünde mezarı başında andı. Doğu Anadolu Gazeteciler Cemiyeti eski başkanlarından Durdemir Bilirdönmez, ölüm yıldönümünde anıldı. Asri Mezarlıktaki medfun bulunan Durdemir Bilirdönmez’in kabri başında bir araya gelen Doğu Anadolu Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Ayhan Türkez, Doğu Anadolu Gazeteciler Federasyonu Başkanı İrfan Tarakçıoğlu, DAGC Yönetim Kurulu üyeleri Soner İstanbullu, Nihat Kılıçoğulları, Mesut Gülrek, Orhan Bozkurt, DHA Bölge Müdürü Salih Tekin, DHA muhabiri Oktay Polat ile İHA muhabiri Mehmet Emin Kızılca, Bilirdönmez’i andı. Kur’an-ı Kerim tilavetinin ardından Fatiha okuyan gazeteciler, Bilirdönmez’in oğlu Erzurum Ticaret Borsası Başkanlığı Basın Danışmanı Selçuk Bilirdönmez’e başsağlığı dileklerini sundu. Yönetim Kurulu adına açıklama yapan Başkan Ayhan Türkez, Bilirdönmez’in Doğu Anadolu Gazeteciler Cemiyeti’nin bu günlere gelmesinde önemli katkıları bulunduğunu söyledi. ‘Camiamızın Ağabeyi’ Durdemir Bilirdönmez’in, 23 Ocak 2011 tarihinde aramızdan ayrıldığını hatırlatan Türkez, "Mesleki çalışmalarını hayata veda ettiği güne kadar sürdüren Başkanımız, geçen yarım asırda yerel gazetelerde muhabirlik, yazı işleri müdürlüğü, yaygın basın ve ajanslarda bölge temsilciliği ve bölge müdürlüğü, DAGC kuruculuğu ve iki dönem de cemiyetimizin başkanlığını yaptı. Erzurum Basını çalışanları olarak bizler, mesleğin duayeni Durdemir Bilirdönmez’den çok şeyler öğrendik. Hem mesleğin hem de insanlık ahlak ve öğretileriyle birçoğumuzun üzerindeki emeklerini göz ardı edemeyiz, nur içinde yatsın" ifadelerini kullandı. Hayatı boyunca çevresiyle ve Erzurum dışındaki basın camiasıyla da çok iyi ilişkiler kuran, Bilirdönmez’in, Erzurum Basın camiasının akil ve arif adamı olduğu kaydeden Türkez, şunları söyledi: "Bugün, Doğu Anadolu Gazeteciler Cemiyeti olarak, yalnızca eski başkanımızı değil, önemli bir duayenimizin eksikliğini hissediyoruz. Onun gazeteci kimliğinin yanı sıra beyefendi kişiliğini minnetle hatırlayacağız. Ölüm yıldönümünde kendisine Allah’tan rahmet diliyoruz. Ruhu şad olsun.’’