POLİTİKA - 02 Haziran 2026 Salı 11:39

MHP Genel Başkanı Bahçeli: "Terörsüz Türkiye ile bu ilkelerimizi gelecek vizyonumuzla bütünleştirmek arzusundayız. Terörü bu topraklardan tamamen çıkarmak, bölgemize istikrar getirmek ve emperyalizmin hedeflerini çöpe atmak çabasındayız"

A
A
A
MHP Genel Başkanı Bahçeli: "Terörsüz Türkiye ile bu ilkelerimizi gelecek vizyonumuzla bütünleştirmek arzusundayız. Terörü bu topraklardan tamamen çıkarmak, bölgemize istikrar getirmek ve emperyalizmin hedeflerini çöpe atmak çabasındayız"

Milliyetçi Hareket Partisi(MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Bölünmüş bir CHP algısı oluşturulmaya, hatta meşrulaştırılmaya çalışıldığına şahit olunmaktadır" dedi.


MHP lideri Bahçeli TBMM’de partisinin grup toplantısında konuştu. CHP’deki "mutlak butlan" kararı sonrası yaşanan gelişmeleri değerlendiren Bahçeli, "Manevi iklimiyle barış, huzur ve kardeşlik zemini olan bayram; cumhuriyet halk partisi açısından kucaklaşmak yerine kutuplaşmanın derinleştiği bir zamana dönüşmüştür. Yaşanan gelişmeler CHP kurumsallığına yakışmayan bir seviyeden siyasi kültürümüze ve demokrasimize zarar verici bir noktaya doğru ilerlemektedir.Türkiye’nin terörle mücadele ve toplumsal bütünleşme hedefleri, güvenlik politikaları yanında siyasi istikrara ve toplumsal uzlaşmaya da bağlıdır. Ülkemizi yakından etkileyen bölgesel gelişmelerin ve terörsüz Türkiye sürecine ilişkin önemli aşamaların kaydedildiği bir dönemde beklentimiz, hukuki ve siyasi mücadele yerine fiziki mücadele gibi toplumsal huzuru bozacak, provokasyonları artıracak tehlikeli söylem ve eylemlerden kaçınılmasıdır. Politik amaçlar uğruna millî hafıza mekânları ve millî kahramanlar üzerinden toplumu ayrıştırıcı dil ve üslup geliştirilmemesidir. Mesele hukuk zemininden, demokrasi platformundan, siyasi rekabet ve nezahetten uzaklaşmamalıdır" ifadelerini kullandı.


"Bölünmüş bir CHP algısı oluşturulmaya, hatta meşrulaştırılmaya çalışıldığına şahit olunmaktadır"


Türkiye’yi karıştırmaya kimsenin cüret etmemesi gerektiğini vurgulayan Bahçeli, " Olaylar sokağa taşıp, fiziki mücadele çağrılarıyla bir eyleme, güvenlik güçlerine saldırıya, kamu düzenini bozmaya yönelmemelidir. Mahkeme kararına yönelik itiraz merci olan Yargıtay konunun hassasiyetine binaen vaki itiraza yönelik kararını bir an önce vermelidir. Türk siyaseti ve demokrasisinin hırpalanmasına izin verilmemelidir. En başında CHP üzerinden oyun oynamanın tehlikelerinden bahşetmiştim. Geldiğimiz noktada bölünmüş bir CHP algısı oluşturulmaya, hatta meşrulaştırılmaya çalışıldığına şahit olunmaktadır. Unutulmamalı ki yaşanan bölgesel gelişmeler ve terörsüz Türkiye sürecinde, ortak akıl ve güçlü siyasal kurumlara her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyulacaktır" dedi.


"Kudüs Paktı teklifimizin ciddiyetle ele almasının gerektiğini önemle hatırlatıyorum"


"Terörsüz Türkiye"nin terörsüz bölge adımı Türk ve Türkiye yüzyılının ilk stratejik hamlesi olmanın yanında 21’nci yüzyılda değişen dünya dinamiklerine karşı yeni güvenlik konseptinin miladı olduğunu söyleyen Bahçeli, " Bu nokta-i nazarıyle belirtmek isterim ki Türkiye’nin bir yönü doğuya, diğer yönü ise batıya bakan, gövdesi Maveraünnehir’den Anadolu’ya taşan Selçuklu Kartalı modelimizin dayandığı temel esas Türk ontolojik güvenliğidir. 20’nci yüzyıla sıkışmış güvenlik konseptini aşan, 21’inci Yüzyılın imkân ve ihtiyaçlarına mütenasip yeni güvenlik paradigmamızdır. Küresel sistemde yaşanan çöküş ve bölgemizde yaşanan kaos bize bir kere daha göstermiştir ki Türkiye’nin güvenliği sadece siyasal egemenliğinin tecessüm ettiği coğrafyadan müteşekkil değildir. Türkiye’nin güvenliği kuzeyde Kırımı, Güney’de Yemen’i, Doğu’da Doğu Türkistan’ı, Batı’da Bosna’yı, Kosova’yı ihtiva eden geniş ve büyük Türk-İslam coğrafyasıdır. Bu coğrafyanın tarihi hakikati, kültür ve medeniyet birikimi, politik dinamiği, stratejik perspektifi Türk ontolojisinin güçlü ve sağlam zeminini teşkil etmektedir. Bugün Gazze’de, Kudüs’te, Filistin’in dört bir yanında yaşanan zulüm; sadece bir coğrafyanın değil, tüm ümmetin imtihanıdır. Bir kez daha, İslam dünyasının ayağa kalkabilmesi, Müslüman feryadına son verilebilmesi, kalıcı barış ve istikrar için ‘Kudüs Paktı’ teklifimizin ciddiyetle ele almasının gerektiğini önemle hatırlatıyorum" diye konuştu.


"Batı’nın gücü ve egemenliği zayıflarken Doğu’nun dünya ekonomisi ve siyasetindeki ağırlığı artmaktadır"


İslam dünyasının ayağa kalkması ve İsrail haydutluğuna haddi bildirilmesi gerektiğini dile getiren Bahçeli, "Filistin özgürleşmeli, kutsal topraklar huzura kavuşmalı, İslam coğrafyasına düşen emperyalizmin gölgesi geri gelmemek üzere yok edilmelidir. Dikkatinizi çekmek isterim ki Birleşmiş Milletler can çekişmektedir. Avrupa Birliği ve NATO gibi birlikler her geçen gün kan kaybetmektedir. İkinci Dünya Savaşı sonrası düzen temelinden sarsılmaktadır. Batı’nın gücü ve egemenliği zayıflarken Doğu’nun dünya ekonomisi ve siyasetindeki ağırlığı artmaktadır. Dünyada yeni bir denge arayışı başlamışken, İslam coğrafyasının bir ve beraber olup yeni bir güç merkezi olarak öne çıkması elbette ki mümkündür ve bir o kadar da elzemdir. Türkiye buna hazırdır. Türk milleti; Türk Dünyasının ve İslam aleminin güçlü bir birlik oluşturmasından yanadır.Asırlar öncesinden bizlere seslenen Bilge Tonyukuk’un ‘Çoklar diye korkmadık, azız diye çekinmedik, düşmanlarımız etrafımızda ocak gibiydi; bizde hepsini yakacak ateş idik’ Sözlerinden mülhem diyorum ki: şayet hedefinde Türkiye olan varsa unutulmasın ki bu milletin imanla yoğrulmuş iradesi, her türlü kuşatmayı yarmaya, her türlü kirli hesabı bozmaya muktedirdir" dedi.


"Başkan Trump’ın dengelerini ve ayarlarını bozmuş görünmektedir"


ABD’nin İran’da öngördüğü hedeflere ulaşamadığını ifade eden Bahçeli, " Başkan Trump’ın dengelerini ve ayarlarını bozmuş görünmektedir. ABD fena halde bocalamakta, Trump’ın konuşmalarından savaşın kesif tesiriyle muvazeneyi kaybetmiş olduğu anlaşılmaktadır. Zira boş tehditler savururken zaaflarını ortaya koymakta, hiddetlenirken de perde gerisinde yıkıcılık ve bölücülük için verdiği desteği ifşa etmektedir. Ne tuhaftır ki; Siyasi hedefleri Netenyahu’nun belirlediği bir savaşı, Amerikan askerlerinin sürdürmesi ve kazanması beklenmektedir. Bu her şeyden önce akla mantığa aykırıdır. Nitekim Amerikan Ordusunun farklı unsurlarından üst düzey komutanlar haklı olarak buna karşı çıkmaktadır. Ancak Trump, bunları dinlemek yerine İtiraz edeni görevden almak yoluna gitmektedir. Trump; her geçen gün ABD halkının desteğini kaybederken, ABD askerleri savaş motivasyonunu yitirmektedir. ABD’nin inandırıcılığı ve müttefiklerinin ona olan saygıları ve bağlılıkları da her geçen gün zayıflamaktadır. ABD’nin bu kadar kayıpla kalıcı bir kazanım elde etmesi mümkün olmayacaktır" ifadelerini kullandı.


"ABD İsrail’e kayıtsız şartsız destek vermekten vazgeçmeli, siyasi baskı uygulamalıdır"


ABD’nin derhal bu savaşı durdurması ve bölgedeki varlığını sonlandırıp çekilmesi gerektiğini vurgulayan Bahçeli, "ABD İsrail’e kayıtsız şartsız destek vermekten vazgeçmeli, siyasi baskı uygulamalıdır. İslam ülkeleriyle Kudüs Paktı oluşturulmalı, ekonomik, siyasi ve askeri yeni bir birlik kurulmalıdır. Doğu Akdeniz’in, Körfez’in ve Kafkasların siyasi ve ekonomik güvenliğini bölge ülkeleri sağlamalı, bölgesel gelişmeler ABD yahut başka bir ülkenin müdahalesine ve insafına terk edilmemelidir. Ukrayna-Rusya savaşı sonlandırılmalı; bunun için Türkiye ile birlikte Türk Devletleri Teşkilatı gibi yeni aktörler devreye girmelidir. Şüphe yok ki Türkiye tüm bu süreçlere ev sahipliği yapabilecektir. NATO’nun etkin üyesi aynı zamanda birçok doğu ittifakına üye olan Türkiye, diğer arabulucu ülkelerle birlikte, bölgesel dinamikleri dikkate alan bir politika ortaya koyabilme potansiyeline sahiptir. Türkiye, sözüne güvenilen itibar edilen, kudretli ve kabiliyetli bir ülkedir. O sebeple küresel barış ve huzur için atılacak her adımda, başlatılacak her girişimde Türkiye’nin etkin bir rol üstlenmemesi için hiçbir sebep yoktur. Üstelik Sayın Cumhurbaşkanımız bölge ülkeleriyle birlikte savaşan tarafların inandığı ve güvendiği bir liderdir" dedi.


"Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge hedeflerine ulaşma yolunda birçok engeli aştık, mesafe aldık"


"Terörsüz Türkiye" sürecine ilişkin Bahçeli, "Terörsüz Türkiye ile bu ilkelerimizi gelecek vizyonumuzla bütünleştirmek arzusundayız. Terörü bu topraklardan tamamen çıkarmak, bölgemize istikrar getirmek ve emperyalizmin hedeflerini çöpe atmak çabasındayız. Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge hedeflerine ulaşma yolunda birçok engeli aştık, mesafe aldık. Milletçe bir oldukça ulaşamayacağımız hiçbir hedef de kalmayacaktır .Nitekim milli birliğimizi güçlendirerek Türk ve Türkiye yüzyılını hep birlikte inşa edeceğiz. Provokasyonlara aldırmadan Cumhur ittifakı birlikteliğinde Türkiye’yi ekonomik, askeri ve siyasi olarak milletler camiasında en üst sıraya taşıyacağız. Büyük bir inanmışlık ve adanmışlıkla Türkiye’yi süper güç ve lider ülke yapmak için azimle çalışacağız" diye konuştu. (HT

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Manisa Manisalılar sanat ve tarihle iç içe günler yaşıyor Manisa Kültür Yolu Festivali’nin üçüncü gününde genç sesler sahne alırken, geleneksel sanat atölyeleri, kültürel miras etkinlikleri ve çocuklara yönelik programlar büyük ilgi gördü. Şehrin dört bir yanında düzenlenen etkinlikler, Manisalılara sanat ve tarihle iç içe unutulmaz bir gün yaşattı. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından düzenlenen Manisa Kültür Yolu Festivali, üçüncü gününde de birbirinden renkli etkinliklerle sanatseverleri buluşturdu. Konserlerden atölyelere, söyleşilerden çocuk etkinliklerine kadar geniş bir yelpazede gerçekleştirilen programlar, Manisa’nın farklı noktalarında yoğun katılımla takip edildi. Festival kapsamında Manisa İl Halk Kütüphanesi’nde sahne alan Şef Arcan Aydınlı yönetimindeki Manisa Güzel Sanatlar Lisesi Çok Sesli Korosu, seslendirdiği eserlerle dinleyicilerden tam not aldı. Genç müzisyenlerin performansı festivalin öne çıkan etkinlikleri arasında yer aldı. Festivalin kültürel miras temalı etkinlikleri de büyük ilgi gördü. Katı’ Atölyesi’nde katılımcılar, Türk süsleme sanatlarının önemli örneklerinden biri olan katı sanatını uygulamalı olarak öğrenme fırsatı buldu. Sikke Basım Atölyesi’nde ise geçmişte önemli bir darphane kenti olan Alaşehir’in antik dönemdeki adı olan Philadelphia’nın darphane geleneği yeniden canlandırıldı. Katılımcılar, Roma döneminde basılan sikkelerden ilham alınarak hazırlanan modeller üzerinden kendi sikkelerini basarak tarihe yolculuk yaptı. Manisa İl Halk Kütüphanesi’nde gerçekleştirilen "Ben Kimim?" söyleşisinde yazar Nilgün Hökenek Ürkmez, gençlik dönemi, kimlik arayışı ve bireyin çevresiyle kurduğu ilişkiler üzerine değerlendirmelerde bulundu. Festival kapsamında düzenlenen "Dostluğa ve Kardeşliğe Açılan Pencere; Philadelphia" konferansında ise Alaşehir’in tarihi ve kültürel geçmişi ele alındı. Aynı çerçevede gerçekleştirilen "Philadelphia’dan Alaşehir’e: Kültürel Mirasın İzinde" video gösterimi de ziyaretçilerden ilgi gördü. Çocuklar için hazırlanan etkinlikler de festival coşkusuna renk kattı. Manisa Müzesi Çocuk Etkinlik Salonu’nda gerçekleştirilen "Kültür Koruyucuları" etkinliğinde çocuklara kültürel mirasın korunmasının önemi anlatıldı. Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü ile Kaçakçılıkla Mücadele Dairesi Başkanlığı iş birliğinde düzenlenen etkinlikte minikler, kültürel değerlerin gelecek nesillere aktarılmasına yönelik bilinç kazandı. Manisa İl Halk Kütüphanesi’nde düzenlenen Drama Atölyesi’nde ise çocuklar kitaplar ve hikâyeler eşliğinde drama çalışmaları gerçekleştirdi. Çağdaş Drama Derneği iş birliğiyle düzenlenen etkinlikte katılımcılar hem eğlendi hem de hayal güçlerini geliştirme imkanı buldu. Manisa Kültür Yolu Festivali, kültür, sanat ve tarihi bir araya getiren etkinlikleriyle kentin sosyal ve kültürel yaşamına katkı sunmaya devam ediyor.
Bilecik Başkan Subaşı: "Vatandaşlarımızı mağdur edecek hiçbir girişime izin vermeyeceğiz" Bilecik Belediye Başkanı Melek Mızrak Subaşı, Haziran ayı belediye meclis toplantısında yaptığı konuşmasında "Vatandaşlarımızı mağdur edecek hiçbir girişime izin vermeyeceğiz" dedi. Bilecik Belediyesi Haziran ayı meclis toplantısında gündeme gelen dolmuş esnafının zam talebini değerlendiren Başkan Subaşı, talebin elektronik ödeme sistemine ilişkin olduğunu belirtti. Geçtiğimiz haftalarda sisteme dair mahkeme kararı sonrasında duraksama olduğunu hatırlatan Başkan Subaşı, "Bilindiği gibi halk dolmuşu fiyat ve kartlarının kullanımına ilişkin geçtiğimiz haftalarda sıkıntılı bir dönem geçirdik. Biz Bilecik Belediyesi olarak her zaman olduğu gibi müzakereye varmak istiyoruz. Bunun için de yarın bir toplantı daha yapacağız. Belediyemizdeki ilgili birim yetkilileri ve halk minibüsü çalıştıran esnaf ve dolmuş sahipleriyle birlikte bir toplantı olacak. Dediğim gibi Bilecik Belediyesi olarak birçok kez ilgili arkadaşlarla müzakereler yaptık. Ancak çoğu zaman karşı tarafa doğru bilgiler iletilmemiş, toplumda bir bilgi kirliliği oluşmuş. Bu bilgi kirliliğini bir an önce çözmek istiyoruz. Geçtiğimiz haftalarda bir mahkeme kararı geldi. Biz 2886’ya göre bir ihale yaptık. Ancak mahkeme, 4734 maddesine göre yapılması gerektiği yönünde fikir beyan etti. Bununla ilgili gerekli itirazları Danıştay’a yaptık. Bunun üzerine birkaç gün elektronik ödeme sisteminde bir bekleme durumu oldu. Vatandaşlarımız da mağdur oldu. Bunun da farkındayız. Sonrasında sizler belediye meclisi olarak bizlere yetki vermiştiniz. Biz de oradaki cihazları kiralayarak, belediyemizin bünyesinde bunu çalıştırmaya devam ettik. Sistemi açan dolmuş esnafımız olduğu gibi açmayanlar da oldu. Ama yasa gereği açmak zorundaydılar. Çünkü meclisimiz bununla ilgili gerekli yetkiyi bizlere vermişti. Bununla birlikte sistem kapandığında tüm kamera sistemi de kapanmış oluyordu. Bu da hem yolcular için hem de sürücüler için güvenlik sorunu anlamına geliyordu. Yani yasa gereği de kameraların da dolmuş çalıştığı andan itibaren açık olması gerekiyordu" şeklinde konuştu. "Dolmuş esnafıyla yapacağımız toplantılarla bir çözüme ulaşacağımıza inanıyorum" Konu hakkında bugün dolmuş esnafıyla bir oturum gerçekleştireceklerini kaydeden Başkan Subaşı, "Bu anlamda dolmuş esnafı ücretlerin artırılması konusunda bizlerden talepte bulundular. İlgili komisyonlarımızda bu konuları görüşeceğiz. Bugünkü toplantımızda da bizler çıkan sonuca göre yol haritamızı belirlemiş olacağız. Belediye başkanlığımız bu sistemi en iyi şekilde uygulanması için üzerine düşenleri yapıyor. Ama birkaç kişinin kabul etmemesi sistemin çalışamaz duruma gelmesine neden oluyor. Buradan açık ve net bir şekilde söylüyorum. Vatandaşlarımızın mağdur edilmesine yönelik hiçbir girişime izin vermeyeceğimizi söylemek istiyorum. Az önce de söylediğimiz gibi yasal çerçeve dahilinde yetkilerin belediyemizde olduğunu ve bu konuda karar verici noktanın meclisimiz ve belediyemiz olduğunu hatırlatmak istiyorum. Umuyorum önümüzdeki kısa süre içinde sistem tamamen yoluna girecek ve halkımız en iyi hizmeti almaya devam edecek" ifadelerini kullandı. "Herkesin görev ve sorumluluğunun farkında olması gerekiyor" Dolmuş esnafının giyim kuşam ve halkla iletişimde yapması gerekenler hakkında da konuşan Başkan Subaşı, "Ciddi mağduriyetler oluştu. Vatandaşlarımız kartlarına para yüklediler. Zaten asgari ücretin miktarı belli. Üç çocuğu olan bir aile bu kartlara para yüklediğini düşünelim. Bayram geliyor ve vatandaş bunun hesabını yapıyor. Ama oradan dolmuş esnafından bazıları çıkıyor. Hayır kart sistemi kapandı diyor. Hayır, kart sistemi kapanmadı. Evet bir mahkeme kararı var. Henüz tebliğ edilmemiş. Ortada yanlış bir durum yok. Biz devlet ihale sistemiyle yapmışız. Ancak kamu ihale sistemiyle yapılması gerektiğini söylüyor mahkeme. Biz hala aynı düşüncedeyiz ve gerekli yerlere itirazlarımızı yaptık. Bir tanesi gelir getirici unsur, bir tanesi de gelir götürücü unsur. Bunun gibi bir durum var ve bunun çözüleceğine inanıyorum. Bununla birlikte herkesin görev ve sorumluluğunun farkında olması gerekiyor. Dolmuş esnafının da gerek giyim ve kuşamı gerek halkla diyaloğunda en güzel şekilde hareket etmelerini istiyoruz" dedi.
Denizli Organ bağışıyla üç hastaya umut oldu Denizli’de ALS (Amyotrofik Lateral Skleroz) tedavisi gören 51 yaşındaki Ramazan Şen, geçirdiği sağlık sorunları nedeniyle Denizli Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. 11 gün yoğun bakımda yaşam mücadelesi veren ve beyin ölümü gerçekleşen Şen’in 2 böbreği ve karaciğeri alınarak İzmir’de organ bekleyen hastalara gönderildi. 21 Mayıs’ta evinde fenalaşan ve kalbi duran Ramazan Şen’e ilk müdahale 112 Acil Sağlık ekipleri tarafından yapıldı. Evde kalp masajı yapılan ve tekrar hayata döndürülen Ramazan Şen hiç vakit kaybetmeden Denizli Devlet Hastanesi Erişkin Yoğun Bakım Ünitesi’ne kaldırıldı. Yoğun bakım ünitesinde 11 günlük yaşam mücadelesi veren Ramazan Şen gerekli tüm müdahaleler yapılmasına rağmen yaşam mücadelesini kaybetti. Denizli Devlet Hastanesi Organ Nakli Birimi tarafından beyin ölümü gerçekleşen hastanın ailesi ile yapılan görüşmeler sonucunda ailesi büyük bir fedakarlık göstererek organ bağışında bulunma kararı aldı. Bunun üzerine İzmir Organ ve Doku Koordinasyon Merkezi ile iletişime geçildi ve İzmir’den gelen ekipler tarafından Ramazan Şen’in karaciğeri ve 2 böbreği alınarak İzmir’de organ bekleyen hastalara gönderildi. Denizli İl Sağlık Müdürü Uz. Dr. Berna Öztürk organ bağışı kararı alan Ramazan Şen’in ailesine gösterdikleri duyarlılık ve örnek davranış nedeniyle teşekkür etti. Organ bağışının yaşamanı kaybeden bir kişinin başka insanların hayatlarına umut olması açısından son derece önemli bir insani sorumluluk olduğuna dikkat çeken Uz. Dr. Berna Öztürk organ bağışının toplumda yaygınlaşmasının hayati önem taşıdığını vurguladı. Öztürk; "Acılı süreçlerine rağmen organ bağışı kararı alarak başka insanların yaşamlarına umut olan Şen ailesine teşekkür ediyorum. Organ bağışı, hayatını kaybetmiş bir kişinin geride bıraktığı en değerli miraslardan biridir. Bir organ bağışı, birden fazla insanın yeniden sağlığına kavuşmasına ve sevdikleriyle yaşamlarını sürdürmesine vesile olabilmektedir. Bu anlamlı karar sayesinde bugün üç hastamız için yeni bir umut doğmuştur. Türkiye’de binlerce hastanın organ nakli beklediğini unutmayalım. Ben buradan vefat eden Ramazan Şen’e Allah’tan rahmet, ailesine ve yakınlarına baş sağlığı diliyorum. Bir kez daha tüm vatandaşlarımızı organ bağışında bulunmaya davet ediyorum" dedi.