ASAYİŞ - 01 Haziran 2026 Pazartesi 14:30

Marketteki korkunç olayda "tek kurşun" detayı

A
A
A

Kocaeli’nin Derince ilçesinde oğlunun trafik kazasında ölümünden sorumlu tuttuğu komşusunu markette tabancayla vurarak öldüren ve eşini yaralayan sanığa verilen toplam 23 yıl hapis cezası Yargıtay tarafından bozuldu. Yüksek Mahkeme, olayda tek el ateş edildiğine dikkat çekerek, sanığa iki ayrı suçtan ceza verilmesinin hukuka aykırı olduğuna hükmetti.

Derince’ye bağlı Yenikent Mahallesi’nde 22 Şubat 2022’de yaşanan olayda, bir süpermarkette alışveriş yapan Belfun Doğramacı (44) ve eşi Sevda Doğramacı (39), komşuları Mustafa Ş.’nin silahlı saldırısına uğradı. Olayda Belfun Doğramacı kalbinden vurularak hayatını kaybederken, eşi Sevda Doğramacı kolundan yaralandı.

Marketteki korkunç olayda

23 yıl ceza verilmişti

Kocaeli 4. Ağır Ceza Mahkemesinde yargılanan sanık Mustafa Ş.’ye; 3 Nisan 2024’te maktul Belfun Doğramacı’ya yönelik haksız tahrik altında kasten öldürme suçundan 16 yıl, eşi Sevda Doğramacı’yı kasten yaralama suçundan 6 yıl ve ruhsatsız silah bulundurmaktan 1 yıl olmak üzere toplam 23 yıl hapis cezası verilmişti. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi, yerel mahkemenin verdiği bu kararı inceleyerek istinaf başvurularını esastan reddetti ve kararı onadı. Bunun üzerine dosya Yargıtay’a taşındı.

Marketteki korkunç olayda

Yargıtay kararı 4 ayrı gerekçeyle bozdu

Dosyayı inceleyen Yargıtay 1. Ceza Dairesi, 3 Mart 2026’da oy birliğiyle aldığı kararda yerel mahkemenin ve istinafın kararını bozarak dosyayı Kocaeli 4. Ağır Ceza Mahkemesine geri gönderdi. Yargıtay 1. Ceza Dairesinin bozma ilamında, sanık Mustafa Ş. ile maktul Belfun Doğramacı arasındaki yaklaşık 5 yıllık tanışıklığın husumete dönüştüğü ayrıntılarıyla yer aldı. Kararda yer alan bilgilere göre, Mayıs 2019’da maktul Belfun Doğramacı’nın kullandığı aracın kaza yapması sonucu, araçta bulunan sanığın oğlu hayatını kaybetti, maktul ise yaralandı. Bu süreçte sanık Mustafa Ş., yürüyemediğini zannettiği maktule aylar boyunca yardım etti ve hastane süreçlerinde yanında oldu. Ancak sanık, bir gün hastane dönüşü maktulün aslında yürüyebildiğini tesadüfen öğrenince yardımı kesti.

"Oğlunu cinlere kurban verdim" iddiası husumeti büyüttü

Yüksek Mahkemenin kararına göre, yardımların kesilmesinin ardından taraflar arasındaki gerilim giderek arttı. Maktul Belfun Doğramacı’nın, çevresindeki insanlara sanığın kazada ölen oğlu için "Onun oğlunu cinlere kurban verdim" şeklinde söylemlerde bulunduğu iddiaları dosyaya yansıdı. Ayrıca maktulün, aracıyla sürekli olarak sanığın evinin ve dükkanının bulunduğu sokaktan yüksek sesle müzik dinleyerek geçtiği, bu durumun tahriki artırdığı ifade edildi. 22 Şubat 2022’de sanığın eşinin dükkanında bulunan silahı alarak maktulün arkasından markete girdiği, Mustafa Ş.’nin elindeki silahla maktulün kafasına doğru vurduğu, maktul ile eşinin beraberce yere düştükleri, eşinin tüm engelleme çabalarına rağmen sanık Mustafa Ş.’nin elindeki tabancayı yerde yatan çifte doğrultarak ateş ettiği, bu atış neticesinde maktulün hayatını kaybettiği, eşi Sevda Doğramacı’nın ise kolundan yaralandığı kaydedildi.

Marketteki korkunç olayda

Yargıtay’ın bozma ilamında şu gerekçelere yer verildi:

Olay yerinde yalnızca bir adet 9 milimetre boş kovan bulunduğu, sanığın ve yaralı eşin beyanlarında "tek atış" yapıldığının ifade edildiği vurgulandı. Yargıtay, tek kurşunla hem ölümün hem de yaralanmanın gerçekleştiği bu olayda "Fikri İçtima" kurallarının (TCK 44. Madde) işletilmesi gerektiğini belirtti. Sanığa sadece en ağır cezayı gerektiren "kasten öldürme" suçundan ceza verilmesi gerekirken, yaralama suçundan da ayrıca ceza verilmesi hukuka aykırı bulundu. Maktul Belfun Doğramacı’nın 25 Şubat 2020 tarihli rapora göre yüzde 98 engelli olduğu belirtildi. Yargıtay, maktulün tüm sağlık kayıtlarının incelenerek Adli Tıp Kurumundan rapor alınmasını; olay anında "kendisini beden ve ruh bakımından savunamayacak durumda" olup olmadığının kesin olarak tespit edilmesi gerektiğini kaydetti. Yargıtay, maktulden sanığa yönelen haksız hareketlerin boyutu dikkate alındığında, sanığa uygulanan haksız tahrik indiriminin asgari oranda tutulması gerektiğini belirtti. Mevcut kararda 16 yıl hapis verilerek tahrik indiriminin fazla uygulandığı ve sanığa "eksik ceza" tayin edildiği ifade edildi. Sanığın sabıka kaydında yer alan önceki "tehdit" suçunun yasal değişikliklerle "uzlaşma" kapsamına alındığı hatırlatıldı. Yargıtay, bu suç için uzlaştırma işlemi yapılıp yapılmadığı araştırılmadan sanık hakkında "mükerrer (tekrar eden) suçlu" hükümlerinin doğrudan uygulanmasını usule aykırı buldu. Bozma kararının ardından sanık Mustafa Ş., Kocaeli 4. Ağır Ceza Mahkemesinde Yargıtay’ın belirttiği usul ve esaslar çerçevesinde yeniden hakim karşısına çıkacak.

Fehime Kartal - Cihan Atik

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Muş Muşlu besicilerin yaylalara yolculuğu başladı Muş’ta kış mevsiminin sert geçmesi nedeniyle sonbaharda küçükbaş hayvanlarını daha sıcak bölgelere götüren besiciler, havaların ısınmasıyla birlikte sürüleriyle yeniden yüksek rakımlı yaylalara dönmeye başladı. Muş’ta hayvancılıkla geçimini sağlayan besicilerin yayla mesaisi başladı. Kış aylarını daha elverişli iklim şartlarına sahip çevre illerde geçiren besiciler, havaların ısınmasıyla birlikte küçükbaş hayvanlarını yeniden kentin yüksek rakımlı yaylalarına götürmek üzere yola çıktı. Kasım ayından itibaren sürülerini kış şartlarının daha hafif geçtiği bölgelere götüren besiciler, baharın gelmesiyle dönüş yolculuğuna başladı. Kilometrelerce yol kat eden besiciler, gün boyunca sürülerine eşlik ederken akşam saatlerinde belirledikleri noktalarda konaklıyor. Zorlu yolculuğun ardından besiciler, küçükbaş hayvanlarını yaz boyunca otlatacakları yaylalara çıkarıyor. Muş’un geniş mera alanları ve zengin bitki örtüsü, yaz aylarında küçükbaş hayvancılık yapan besiciler için önemli bir geçim kaynağı oluşturuyor. Besiciler, yaylalarda yaklaşık 6 ay boyunca konaklayarak hayvanlarını otlatıyor. Yaklaşık 8 gündür yolda olduklarını söyleyen besicilerden Eyüp Soydan, "Kozluk’tan geldik. Sekiz gündür yoldayız. Bu kuzuların hepsi yolda doğdu. Bu sene dağda çok kar vardı, biz de bayağı zorlandık. Mecburen asfalt yoldan geldik. Yani bu sene oldukça eziyet çektik. Bu kuzulardan dört tanesi dün akşam doğdu. Yürüyemedikleri için onları eşeğin sırtında taşıyoruz. Diğerleri daha önce doğduğu için yürüyebiliyor. Hayvancılık gerçekten zor. Sabaha kadar uyuyamıyoruz. Yağmur da yağıyor. Biz altı ay Kozluk’ta kaldık. Muş’ta kışın kar çok yağdığı için hayvan besleyemiyoruz. Kar fazla olunca yaşam da zorlaşıyor. Bu nedenle daha sıcak bölgelere, Kozluk’a gittik. Bu sene dağlarda kar çok yağdı. Bu yüzden dağ yolunu kullanamadık, mecburen asfalt yoldan geldik. Hayvanlarımızın da ayaklarında sıkıntılar oluştu. Bazıları topallamaya başladı, ayaklarında ciddi ağrılar var. Allah’ın izniyle üç gün sonra yerimize ulaşacağız" dedi.