POLİTİKA - 02 Haziran 2026 Salı 12:01

MHP lideri Bahçeli: "Bölünmüş bir CHP algısı oluşturulmaya, hatta meşrulaştırılmaya çalışıldığına şahit olunmaktadır"

A
A
A
MHP lideri Bahçeli: "Bölünmüş bir CHP algısı oluşturulmaya, hatta meşrulaştırılmaya çalışıldığına şahit olunmaktadır"

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Bölünmüş bir CHP algısı oluşturulmaya, hatta meşrulaştırılmaya çalışıldığına şahit olunmaktadır" dedi.


MHP lideri Bahçeli TBMM’de partisinin grup toplantısında konuştu. CHP’deki "mutlak butlan" kararı sonrası yaşanan gelişmeleri değerlendiren Bahçeli, "Manevi iklimiyle barış, huzur ve kardeşlik zemini olan bayram; Cumhuriyet Halk Partisi açısından kucaklaşmak yerine kutuplaşmanın derinleştiği bir zamana dönüşmüştür. Yaşanan gelişmeler CHP kurumsallığına yakışmayan bir seviyeden siyasi kültürümüze ve demokrasimize zarar verici bir noktaya doğru ilerlemektedir.Türkiye’nin terörle mücadele ve toplumsal bütünleşme hedefleri, güvenlik politikaları yanında siyasi istikrara ve toplumsal uzlaşmaya da bağlıdır. Ülkemizi yakından etkileyen bölgesel gelişmelerin ve terörsüz Türkiye sürecine ilişkin önemli aşamaların kaydedildiği bir dönemde beklentimiz, hukuki ve siyasi mücadele yerine fiziki mücadele gibi toplumsal huzuru bozacak, provokasyonları artıracak tehlikeli söylem ve eylemlerden kaçınılmasıdır. Politik amaçlar uğruna millî hafıza mekânları ve millî kahramanlar üzerinden toplumu ayrıştırıcı dil ve üslup geliştirilmemesidir. Mesele hukuk zemininden, demokrasi platformundan, siyasi rekabet ve nezahetten uzaklaşmamalıdır" ifadelerini kullandı.



"Bölünmüş bir CHP algısı oluşturulmaya, hatta meşrulaştırılmaya çalışıldığına şahit olunmaktadır"


Türkiye’yi karıştırmaya kimsenin cüret etmemesi gerektiğini vurgulayan Bahçeli, "Olaylar sokağa taşıp, fiziki mücadele çağrılarıyla bir eyleme, güvenlik güçlerine saldırıya, kamu düzenini bozmaya yönelmemelidir. Mahkeme kararına yönelik itiraz merci olan Yargıtay konunun hassasiyetine binaen vaki itiraza yönelik kararını bir an önce vermelidir. Türk siyaseti ve demokrasisinin hırpalanmasına izin verilmemelidir. En başında CHP üzerinden oyun oynamanın tehlikelerinden bahsetmiştim. Geldiğimiz noktada bölünmüş bir CHP algısı oluşturulmaya, hatta meşrulaştırılmaya çalışıldığına şahit olunmaktadır. Unutulmamalı ki yaşanan bölgesel gelişmeler ve terörsüz Türkiye sürecinde, ortak akıl ve güçlü siyasal kurumlara her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyulacaktır" dedi.



"Kudüs Paktı teklifimizin ciddiyetle ele alınması gerektiğini önemle hatırlatıyorum"


"Terörsüz Türkiye"nin terörsüz bölge adımıi Türk ve Türkiye Yüzyılı’nın ilk stratejik hamlesi olmanın yanında 21’inci yüzyılda değişen dünya dinamiklerine karşı yeni güvenlik konseptinin miladı olduğunu söyleyen Bahçeli, "Bu noktainazarıyla belirtmek isterim ki Türkiye’nin bir yönü doğuya, diğer yönü ise batıya bakan, gövdesi Maveraünnehir’den Anadolu’ya taşan Selçuklu Kartalı modelimizin dayandığı temel esas Türk ontolojik güvenliğidir. 20’nci yüzyıla sıkışmış güvenlik konseptini aşan, 21’inci yüzyılın imkân ve ihtiyaçlarına mütenasip yeni güvenlik paradigmamızdır. Küresel sistemde yaşanan çöküş ve bölgemizde yaşanan kaos bize bir kere daha göstermiştir ki Türkiye’nin güvenliği sadece siyasal egemenliğinin tecessüm ettiği coğrafyadan müteşekkil değildir. Türkiye’nin güvenliği kuzeyde Kırım’ı, güneyde Yemen’i, doğuda Doğu Türkistan’ı, batıda Bosna’yı, Kosova’yı ihtiva eden geniş ve büyük Türk-İslam coğrafyasıdır. Bu coğrafyanın tarihi hakikati, kültür ve medeniyet birikimi, politik dinamiği, stratejik perspektifi Türk ontolojisinin güçlü ve sağlam zeminini teşkil etmektedir. Bugün Gazze’de, Kudüs’te, Filistin’in dört bir yanında yaşanan zulüm; sadece bir coğrafyanın değil, tüm ümmetin imtihanıdır. Bir kez daha, İslam dünyasının ayağa kalkabilmesi, Müslüman feryadına son verilebilmesi, kalıcı barış ve istikrar için ‘Kudüs Paktı’ teklifimizin ciddiyetle ele alınması gerektiğini önemle hatırlatıyorum" diye konuştu.



"Batı’nın gücü ve egemenliği zayıflarken Doğu’nun dünya ekonomisi ve siyasetindeki ağırlığı artmaktadır"


İslam dünyasının ayağa kalkması ve İsrail haydutluğuna haddi bildirilmesi gerektiğini dile getiren Bahçeli, "Filistin özgürleşmeli, kutsal topraklar huzura kavuşmalı, İslam coğrafyasına düşen emperyalizmin gölgesi geri gelmemek üzere yok edilmelidir. Dikkatinizi çekmek isterim ki Birleşmiş Milletler can çekişmektedir. Avrupa Birliği ve NATO gibi birlikler her geçen gün kan kaybetmektedir. İkinci Dünya Savaşı sonrası düzen temelinden sarsılmaktadır. Batı’nın gücü ve egemenliği zayıflarken Doğu’nun dünya ekonomisi ve siyasetindeki ağırlığı artmaktadır. Dünyada yeni bir denge arayışı başlamışken, İslam coğrafyasının bir ve beraber olup yeni bir güç merkezi olarak öne çıkması elbette ki mümkündür ve bir o kadar da elzemdir. Türkiye buna hazırdır. Türk milleti; Türk dünyasının ve İslam aleminin güçlü bir birlik oluşturmasından yanadır. Asırlar öncesinden bizlere seslenen Bilge Tonyukuk’un ‘Çoklar diye korkmadık, azız diye çekinmedik, düşmanlarımız etrafımızda ocak gibiydi; bizde hepsini yakacak ateş idik’ sözlerinden mülhem diyorum ki; şayet hedefinde Türkiye olan varsa unutulmasın ki bu milletin imanla yoğrulmuş iradesi, her türlü kuşatmayı yarmaya, her türlü kirli hesabı bozmaya muktedirdir" dedi.



"Başkan Trump’ın dengelerini ve ayarlarını bozmuş görünmektedir"


ABD’nin İran’da öngördüğü hedeflere ulaşamadığını ifade eden Bahçeli, "Başkan Trump’ın dengelerini ve ayarlarını bozmuş görünmektedir. ABD fena halde bocalamakta, Trump’ın konuşmalarından savaşın kesif tesiriyle muvazeneyi kaybetmiş olduğu anlaşılmaktadır. Zira boş tehditler savururken zaaflarını ortaya koymakta, hiddetlenirken de perde gerisinde yıkıcılık ve bölücülük için verdiği desteği ifşa etmektedir. Ne tuhaftır ki; siyasi hedefleri Netanyahu’nun belirlediği bir savaşı, Amerikan askerlerinin sürdürmesi ve kazanması beklenmektedir. Bu her şeyden önce akla mantığa aykırıdır. Nitekim Amerikan ordusunun farklı unsurlarından üst düzey komutanlar haklı olarak buna karşı çıkmaktadır. Ancak Trump, bunları dinlemek yerine itiraz edeni görevden almak yoluna gitmektedir. Trump; her geçen gün ABD halkının desteğini kaybederken, ABD askerleri savaş motivasyonunu yitirmektedir. ABD’nin inandırıcılığı ve müttefiklerinin ona olan saygıları ve bağlılıkları da her geçen gün zayıflamaktadır. ABD’nin bu kadar kayıpla kalıcı bir kazanım elde etmesi mümkün olmayacaktır" ifadelerini kullandı.



"ABD İsrail’e kayıtsız şartsız destek vermekten vazgeçmeli, siyasi baskı uygulamalıdır"


ABD’nin derhal bu savaşı durdurması ve bölgedeki varlığını sonlandırıp çekilmesi gerektiğini vurgulayan Bahçeli, "ABD İsrail’e kayıtsız şartsız destek vermekten vazgeçmeli, siyasi baskı uygulamalıdır. İslam ülkeleriyle Kudüs Paktı oluşturulmalı, ekonomik, siyasi ve askeri yeni bir birlik kurulmalıdır. Doğu Akdeniz’in, Körfez’in ve Kafkasların siyasi ve ekonomik güvenliğini bölge ülkeleri sağlamalı, bölgesel gelişmeler ABD yahut başka bir ülkenin müdahalesine ve insafına terk edilmemelidir. Ukrayna-Rusya savaşı sonlandırılmalı; bunun için Türkiye ile birlikte Türk Devletleri Teşkilatı gibi yeni aktörler devreye girmelidir. Şüphe yok ki Türkiye tüm bu süreçlere ev sahipliği yapabilecektir. NATO’nun etkin üyesi aynı zamanda birçok doğu ittifakına üye olan Türkiye, diğer arabulucu ülkelerle birlikte, bölgesel dinamikleri dikkate alan bir politika ortaya koyabilme potansiyeline sahiptir. Türkiye, sözüne güvenilen itibar edilen, kudretli ve kabiliyetli bir ülkedir. O sebeple küresel barış ve huzur için atılacak her adımda, başlatılacak her girişimde Türkiye’nin etkin bir rol üstlenmemesi için hiçbir sebep yoktur. Üstelik Sayın Cumhurbaşkanımız bölge ülkeleriyle birlikte savaşan tarafların inandığı ve güvendiği bir liderdir" dedi.



"Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge hedeflerine ulaşma yolunda birçok engeli aştık, mesafe aldık"


"Terörsüz Türkiye" sürecine ilişkin Bahçeli, "Terörsüz Türkiye ile bu ilkelerimizi gelecek vizyonumuzla bütünleştirmek arzusundayız. Terörü bu topraklardan tamamen çıkarmak, bölgemize istikrar getirmek ve emperyalizmin hedeflerini çöpe atmak çabasındayız. Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge hedeflerine ulaşma yolunda birçok engeli aştık, mesafe aldık. Milletçe bir oldukça ulaşamayacağımız hiçbir hedef de kalmayacaktır. Nitekim milli birliğimizi güçlendirerek Türk ve Türkiye Yüzyılını hep birlikte inşa edeceğiz. Provokasyonlara aldırmadan Cumhur İttifakı birlikteliğinde Türkiye’yi ekonomik, askeri ve siyasi olarak milletler camiasında en üst sıraya taşıyacağız. Büyük bir inanmışlık ve adanmışlıkla Türkiye’yi süper güç ve lider ülke yapmak için azimle çalışacağız" diye konuştu.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Samsun Vezirköprü’de Uzlaştırma Haftası bilgilendirmesi Samsun’un Vezirköprü ilçesinde Uzlaştırma Haftası dolayısıyla Vezirköprü Adliyesi’nde bilgilendirme standı kuruldu. Etkinlik kapsamında vatandaşlara uzlaştırma sistemi hakkında bilgi verilerek broşür dağıtıldı. Her yıl 27 Mayıs-3 Haziran tarihlerinde kutlanan Uzlaştırma Haftası kapsamında Vezirköprü Adliyesi’nde farkındalık oluşturmak amacıyla bilgilendirme çalışması gerçekleştirildi. Etkinliğe katılan Vezirköprü Cumhuriyet Başsavcısı Sadullah Gümüş, vatandaşlarla sohbet ederek uzlaştırma uygulamasına ilişkin bilgiler verdi. Uzlaştırmanın belirli suçlarda uygulanan alternatif bir çözüm yöntemi olduğunu belirten Gümüş, sistemin taraflar arasındaki uyuşmazlıkların daha kısa sürede ve dostane yollarla çözüme kavuşmasını amaçladığını söyledi. Uzlaştırma Haftası’nın toplumda farkındalık oluşturmak adına önemli olduğunu ifade eden Başsavcı Gümüş, "Vatandaşlarımızı uzlaştırma müessesesi hakkında bilgilendirmek amacıyla broşürler dağıtıyoruz. Uzlaştırma kapsamındaki suçlarda taraflar, ücretsiz olarak yürütülen süreç sayesinde uzun yargılama aşamalarına gerek kalmadan anlaşma sağlayabiliyor. Böylece hem yargının iş yükü azalıyor hem de taraflar daha kısa sürede sonuca ulaşabiliyor" dedi. Gün boyunca açık kalacak stantta vatandaşların soruları cevaplandırılırken, uzlaştırma sisteminin işleyişine ilişkin bilgilendirme faaliyetlerinin devam edeceği belirtildi. Yetkililer, uzlaştırmanın toplumsal uzlaşının güçlenmesine ve adalet hizmetlerinin daha etkin yürütülmesine katkı sunduğunu ifade etti.
Antalya Antalya turizmde de bayramı yaşadı: Yüzde 100 doluluk oranına ulaşıldı POYD Başkanı Hakan Saatçioğlu, Kurban Bayramı tatilinin Antalya turizmi açısından yoğun ve verimli geçtiğini belirterek, "Otellerin dolulukları yüzde 95 ile yüzde 100 arasında yaşandı. Şu an rezervasyonlarımızın önü açıldı, beklediğimiz gibi güzel bir rezervasyon akışı almaya başladık" dedi. Turizmin başkenti Antalya’da bayram tatilinin ardından Profesyonel Otel Yöneticileri Derneği (POYD) Başkanı sezonun gidişatına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Saatçioğlu, 9 günlük Kurban Bayramı tatilinin kentteki oteller açısından yoğun geçtiğini, doluluk oranlarının birçok tesiste yüzde 95 ile yüzde 100 seviyelerine ulaştığını söyledi. "Yoğun 9 günlük bir bayram atlattık" Bayram döneminin Antalya turizmine hareketlilik getirdiğini ifade eden POYD Başkanı Saatçioğlu, "Yoğun 9 günlük bir bayram atlattık, güzel geçti. Otellerin dolulukları yüzde 95-yüzde 100 yaşandı" dedi. Bayram tatiliyle birlikte hem iç pazar hem de dış pazardan gelen misafirlerin kentteki turizm hareketliliğine katkı sunduğunu belirten Saatçioğlu, yaz sezonuna geçiş sürecinde rezervasyon akışının da hızlandığını kaydetti. "Sezon maalesef savaş ve ekonomi daralmasından dolayı geç açıldı" Yılın ilk aylarında turizm sektörünün bazı dış etkenlerden dolayı beklenen tempoya ulaşmakta zorlandığını dile getiren Saatçioğlu, sezonun bu yıl geç açıldığına dikkat çekti. Saatçioğlu, "Sezon maalesef savaş ve ekonomi daralmasından dolayı geç açıldı. Şu an rezervasyonlarımızın önü açıldı, beklediğimiz gibi güzel bir rezervasyon akışı almaya başladık" ifadelerini kullandı. "Geçen seneki rakamları yakalayacağımızı düşünüyoruz" Antalya turizminin yaz sezonunun geri kalanında toparlanma sürecine girdiğini belirten Saatçioğlu, mevcut rezervasyon akışının sektör açısından olumlu sinyaller verdiğini söyledi. Saatçioğlu, "Sezondan beklentimiz, geçen seneki rakamları yakalayacağımız yönünde. Bu da bizleri bu jeopolitik ortamda normal olarak memnun ediyor" diye konuştu. "İlk 5 ayda 3,5 milyon ziyaretçi ağırladık" Bu yılın ilk 5 aylık dönemine ilişkin verileri de paylaşan Saatçioğlu, Antalya’nın bu süreçte 3,5 milyon ziyaretçiye ev sahipliği yaptığını belirtti. Geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 8’lik bir gerileme olduğunu aktaran Saatçioğlu, bu farkın sezon içinde kapanabileceğini ifade etti. Saatçioğlu, "Antalya’yı 2026’nın ilk 5 ayında 3,5 milyon kişi ziyaret etti, bir önceki yılın yüzde 8 altındayız. Büyük bir rakam değil, arayı kapatacağız" dedi.
Antalya Alanya’ya 79 mavi bayrak ve çevre eğitiminde bir ödül daha aldı Uluslararası Çevre Eğitim Vakfı (FEE) öncülüğünde, Türkiye Çevre Eğitim Vakfı (TÜRÇEV) koordinasyonunda yürütülen Mavi Bayrak Programı kapsamında gerçekleştirilen sezon denetimlerinin ardından 2026 yılı Mavi Bayrak ödülleri açıklandı. Bu yıl Alanya’da 6 halk plajı, 68 tesis plajı, 4 turizm teknesi ve 1 marina olmak üzere toplam 79 nokta Mavi Bayrak almaya hak kazandı. Avrupa Birliği’nin 1987 yılını "Çevre Yılı" ilan etmesiyle başlayan Mavi Bayrak Programı, halk sağlığını korumayı ve çevre bilincini artırmayı amaçlıyor. Türkiye’de 1993 yılından bu yana uygulanan program, dünyanın en saygın çevre ödüllerinden biri olarak kabul ediliyor. Mavi Bayraklı plajlar; yüzme suyu kalitesi, çevre yönetimi, güvenlik, çevre eğitimi ve erişilebilirlik gibi birçok kriter doğrultusunda değerlendiriliyor. Düzenli su analizleri, atık su arıtma sistemlerinin uygunluğu, doğal alanların korunması, cankurtaran ve ilk yardım hizmetleri, engelli erişimi, atık yönetimi ve çevre bilgilendirme çalışmaları zorunlu kriterler arasında yer alıyor. Marinalar ve turizm tekneleri ise çevre yönetimi uygulamalarının yanı sıra sosyal sorumluluk projeleri, halkın katılımı ve çevre eğitim faaliyetleri açısından da denetleniyor. Alanya Belediyesi, çevre bilincini artırmaya yönelik çalışmalarıyla bir kez daha önemli bir başarıya imza attı. "2025 Yılı En İyi Çevre Eğitimi ve Bilinçlendirme Etkinlikleri Ödülleri" kapsamında üst üste 6’ncı kez ödüle layık görülen Alanya Belediyesi, çevre alanındaki örnek uygulamalarıyla dikkat çekti. Türkiye genelinde ödül almaya hak kazanan 9 büyükşehir ve ilçe belediyesi arasında yer alan Alanya Belediyesi; sürdürülebilir turizm anlayışı, çevre duyarlılığı ve toplumsal farkındalık projeleriyle takdir topladı. Özellikle çocuklara ve gençlere yönelik çevre eğitimleri, kıyı temizliği etkinlikleri, geri dönüşüm projeleri ve bilinçlendirme kampanyaları ödülün kazanılmasında etkili oldu. Türkiye dünyada ilk 3’teki yerini korudu TÜRÇEV koordinasyonunda yürütülen ve FEE tarafından dünya genelinde 50 ülkede uygulanan Mavi Bayrak Programı kapsamında Türkiye, 2026 yılında da önemli bir başarı elde etti. Açıklanan verilere göre Türkiye genelinde 580 plaj, 30 marina, 18 turizm teknesi ve 26 bireysel yat Mavi Bayrak almaya hak kazandı. FEE’nin merkezi olan Kopenhag’dan duyurulan sonuçlara göre Türkiye, plaj sayısında bir kez daha dünyanın en fazla Mavi Bayraklı plajına sahip üçüncü ülkesi olmayı başardı. Çevreyi koruyan, sürdürülebilir turizmi destekleyen ve gelecek nesillere daha yaşanabilir bir çevre bırakmayı hedefleyen çalışmalarıyla Alanya Belediyesi, Mavi Bayrak vizyonunu her geçen yıl daha da güçlendiriyor. Elde edilen başarılar, Alanya’nın temiz, güvenli ve çevre dostu turizm destinasyonu kimliğini ulusal ve uluslararası alanda pekiştiriyor. İlçe genelinde Alanya Belediyesi yerel sorumluluğunda yürütülen çalışmalar kapsamında Bu yıl 6 halk plajı, 68 tesis plajı, 4 turizm teknesi ve 1 marina olmak üzere toplam 79 nokta Mavi Bayrak almaya hak kazandı.
Antalya CW Enerji’den yeni GES sistemleriyle ekonomiye katkı CW Enerji, Denizli’de tekstil üzerine faaliyet gösteren bir şirketin çatısına 3 bin 332,91 kWp kurulu güce sahip güneş enerji santralinin (GES) kurulumunu tamamladı. Proje ile yılda yaklaşık 384 ağacın atmosferden uzaklaştırdığı karbon miktarına karşılık gelen 2 milyon 546 bin 877 kg karbondioksit salınımını önlenecek. Türkiye ve Avrupa’nın önde gelen fotovoltaik güneş paneli ve hücre üreticilerinden biri olan CW Enerji, sürdürülebilir enerji yatırımlarına bir yenisini daha ekledi. Firma, Kemal Uğurlu Tekstil’in çatısına 3 bin 332,91 kWp kurulu güce sahip güneş enerji santralinin (GES) kurulumunu tamamladı. CW Enerji CEO’su Volkan Yılmaz, yenilenebilir enerji yatırımlarının hem çevresel hem de ekonomik açıdan büyük önem taşıdığını vurguladı. Yılmaz, "Kemal Uğurlu Tekstil ile de güzel bir projeyi hayata geçirdik. Proje kapsamında firmanın çatısına 3 bin 332,91 kWp kurulu güce sahip güneş enerji santralinin kurulumunu tamamladık. Proje ile yılda yaklaşık 384 ağacın atmosferden uzaklaştırdığı karbon miktarına karşılık gelen 2 milyon 546 bin 877 kg karbondioksit salınımını önlenecek. Hayata geçirdiğimiz bu proje sürdürülebilir üretim anlayışının somut bir örneğini oluşturuyor. Güneş enerjisi santrali sayesinde işletmenin enerji maliyetleri düşerken, karbon salınımının azaltılmasına da önemli katkı sağlanacak. CW Enerji olarak sanayinin farklı alanlarında yenilenebilir enerji çözümlerimizi yaygınlaştırmaya ve ülkemizin temiz enerji dönüşümüne destek olmaya devam edeceğiz" dedi. "İş ortaklarımızın sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşmalarına katkı sunuyoruz" Yenilenebilir enerji yatırımlarının hem çevresel sürdürülebilirlik hem de ekonomik verimlilik açısından kritik bir rol oynadığını ifade eden Yılmaz, güneş enerjisinin karbon salımını azaltmada önemli bir araç olduğuna dikkat çekti. Yılmaz, "Hayata geçirdiğimiz her projeyle ülkemizin yenilenebilir enerji kapasitesini güçlendirirken, iş ortaklarımızın sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşmalarına katkı sunuyoruz. Güneş enerjisi yatırımları, şirketlerin enerji giderlerini azaltırken çevresel etkilerini de minimize etmelerine imkan tanıyor. Türkiye’nin yüksek güneş enerjisi potansiyelini en etkin şekilde değerlendirmek adına AR-GE ve üretim altyapımızı sürekli geliştiriyoruz. Yerli üretim gücümüzle ekonomiye değer katarken, enerji arz güvenliğine de destek sağlıyoruz. Önümüzdeki süreçte de temiz enerji dönüşümüne liderlik edecek projelerimizi artırmayı hedefliyoruz" şeklinde konuştu. "Güneş enerjisinin yaygınlaşmasına katkı sunmayı sürdüreceğiz" Firmaların yenilenebilir enerjiye yönelmesinin Türkiye’nin sürdürülebilir kalkınma hedefleri açısından da büyük önem taşıdığını belirten Yılmaz, şunları kaydetti: "Sanayi kuruluşlarının temiz enerji yatırımlarına yönelmesi hem çevresel sorumlulukların yerine getirilmesi hem de rekabet gücünün artırılması açısından kritik bir adım. Biz de CW Enerji olarak, çözümlerimizle işletmelerin bu dönüşüm sürecine kolay ve verimli şekilde adapte olmalarını sağlıyoruz. Önümüzdeki dönemde de farklı sektörlerde hayata geçireceğimiz projelerle güneş enerjisinin yaygınlaşmasına katkı sunmayı sürdüreceğiz" Geleceğe daha güçlü ve sorumlu bir şekilde ilerlemeyi hedefliyoruz Kemal Uğurlu Tekstil Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Uğurlu da, hayata geçirilen GES projesinin şirketin sürdürülebilirlik vizyonu açısından önemli bir adım olduğunu söyledi. Uğurlu, "Enerji maliyetlerini düşürmenin yanı sıra çevresel sorumluluklarımızı yerine getirmek adına bu yatırımı hayata geçirdik. CW Enerji iş birliğiyle kurulan güneş enerji santrali sayesinde hem üretim süreçlerimizi daha çevreci hale getiriyoruz hem de karbon ayak izimizi azaltıyoruz. Önümüzdeki dönemde de sürdürülebilirlik odaklı yatırımlarımıza devam etmeyi planlıyoruz" diye konuştu. Yenilenebilir enerji yatırımlarının uzun vadede şirketin rekabet gücünü artıracağını dile getiren Uğurlu, "Sürdürülebilirlik artık sadece bir tercih değil, aynı zamanda iş yapış biçimimizin temel bir parçası. Bu doğrultuda attığımız her adım, hem çevreye duyarlı üretim anlayışımızı güçlendiriyor hem de müşterilerimize daha sürdürülebilir ürünler sunmamıza imkan tanıyor. GES yatırımımızla birlikte enerji verimliliğimizi artırırken, geleceğe daha güçlü ve sorumlu bir şekilde ilerlemeyi hedefliyoruz" ifadelerini kullandı.
İstanbul Ford Otosan Craiova Fabrikası’nda 1 milyonuncu Ford Puma üretildi Ford Otosan’ın Romanya’daki Craiova Fabrikası, Ford Puma üretiminde 1 milyon adetlik tarihi eşiğe ulaştı. Ford’un Avrupa’da en çok tercih edilen binek aracı olan Puma’nın 1 milyonuncusu modelin tamamen elektrikli versiyonu Puma Gen-E oldu. Bu gelişmenin, Ford Otosan’ın binek araç üretimine dönüşünün ve Ford’un Avrupa’daki yeni dönemine sunduğu katkının önemli göstergelerinden biri olarak öne çıktığı belirtildi. Otomotiv sektörünün önde gelen şirketlerinden Ford Otosan, Romanya Craiova Fabrikası’nda Ford Puma üretiminde 1 milyon adede ulaşarak önemli bir başarıya imza attı. 2019 yılında üretimine başlanan Ford Puma; tasarımı, pratik kullanım özellikleri, verimli motor seçenekleri ve müşteri beklentilerine hızlı yanıt veren ürün yapısıyla kısa sürede Ford’un Avrupa’daki en başarılı binek modellerinden biri haline geldi. Ford Otosan açısından bu kilometre taşının, şirketin son yıllardaki stratejik dönüşümünde özel bir yere sahip olduğu belirtildi. Craiova Fabrikası’nın 2022 yılında Ford Otosan bünyesine katılmasıyla şirket, uzun bir aranın ardından binek araç üretimine yeniden adım attı. Ford Puma, Avrupa’da Ford’un en çok tercih edilen binek aracı olarak markanın binek araç portföyünde güçlü bir rol üstleniyor. Özellikle Birleşik Krallık pazarındaki performansıyla dikkat çeken model, müşteri tercihi ve ürün algısı açısından Ford’un Avrupa’daki en güçlü temsilcilerinden biri olmayı sürdürüyor. 1 milyonuncu Puma, tamamen elektrikli Puma Gen-E oldu Puma ürün ailesinin; içten yanmalı motorlardan mild-hybrid seçeneklere ve bugün tamamen elektrikli Gen-E versiyonuna uzanan yolculuğuyla otomotiv sektöründeki dönüşümü net biçimde yansıttığı aktarıldı. Craiova’da üretilen Puma Gen-E, aynı zamanda Romanya’da üretilen ilk yüzde 100 elektrikli otomobil olarak ülkenin otomotiv sanayisi için de tarihi bir önem taşıyor. "1 milyonuncu Puma’nın tamamen elektrikli Gen-E olması, Ford Otosan’ın üretim gücünü, esnekliğini ve elektrifikasyon kabiliyetini güçlü biçimde ortaya koyuyor" Ford Otosan Genel Müdürü Güven Özyurt, konuyla ilgili değerlendirmesinde şunları söyledi: "Craiova Fabrikamızda 1 milyonuncu Ford Puma’yı üretmek, Ford Otosan için büyük bir gurur. Puma, Avrupa’da Ford’un en çok tercih edilen binek aracı olarak müşterilerle güçlü bir bağ kurmayı başarmış çok özel bir model. Bizim açımızdan bu başarı, Ford Otosan’ın binek araç üretimine dönüşünün ne kadar doğru ve stratejik bir adım olduğunu gösteriyor. Bugün Ford Otosan olarak Türkiye ve Romanya’daki üretim ağımızla Ford’un Avrupa stratejisinde önemli bir rol üstleniyoruz. Ticari araçlardaki liderlik mirasımızı, binek araç üretimindeki yetkinliğimiz ve elektrifikasyon kabiliyetimizle tamamlıyoruz. 1 milyonuncu Puma’nın tamamen elektrikli Gen-E olması da bu yolculuğun geleceğe dönük yönünü çok güçlü biçimde simgeliyor." İlk Puma ile 1 milyonuncu Puma yan yana geldi Craiova Fabrikası’nda gerçekleşen kutlamada, fabrikada üretilen ilk Ford Puma ile 1 milyonuncu Ford Puma Gen-E bir araya getirildi. Bu özel buluşma, modelin altı yılı aşkın sürede geçirdiği dönüşümü ve Ford Otosan’ın değişen müşteri beklentilerine uyum sağlayan üretim yaklaşımını sembolik biçimde ortaya koydu. Kutlamada ayrıca Ford’un performans ve motor sporları mirasını temsil eden Puma Rally1 de yer aldı. Craiova: Ford’un Avrupa’daki stratejik üretim merkezlerinden biri Ford Otosan Craiova Fabrikası, bugün Ford Puma’nın içten yanmalı ve tamamen elektrikli Puma Gen-E versiyonlarını üreterek Ford’un Avrupa binek araç stratejisinde kritik bir rol üstleniyor. Fabrikanın, Ford Otosan’ın Türkiye’deki güçlü üretim ve mühendislik birikimini Romanya’daki sanayi kabiliyetiyle buluşturarak şirketin Avrupa’daki üretim gücünü daha da ileri taşıdığı belirtildi. Craiova Fabrikası’nda ayrıca, tasarımından geliştirme süreçlerine kadar Ford Otosan mühendislerinin imzasını taşıyan Ford Courier model ailesinin üretimi de gerçekleştiriliyor. Böylece Craiova, Ford Otosan’ın hem binek araç hem de hafif ticari araç üretimindeki yetkinliğini aynı çatı altında gösteren önemli merkezlerden biri konumunda bulunuyor. Ford Puma’nın Craiova yolculuğunda önemli dönüm noktaları ise şöyle: Haziran 2019: Yeni Ford Puma modeli resmi olarak tanıtıldı. Ekim 2019: Craiova Fabrikası’nda Ford Puma seri üretimi başladı. Eylül 2020: Ford Puma ST versiyonu tanıtıldı ve üretime alındı. Mart 2022: Craiova Fabrikası Ford Otosan bünyesine katıldı; Ford Otosan binek araç üretimine geri döndü. Şubat 2024: Yeni Nesil Ford Puma üretimi başladı. Aralık 2024: Tamamen elektrikli Ford Puma Gen-E tanıtıldı ve seri üretimi başladı. Mart 2025: Puma Gen-E müşteri teslimatları başladı. Mayıs 2026: Craiova Fabrikası’nda 1 milyonuncu Ford Puma üretildi.
Kayseri Sanal dünyada ‘sosyal’ temizlik Bilişim Uzmanı Hakan Topuzoğlu, sosyal mecralarda ’bot’ diye tabir edilen ve sahte olan hesap kullanıcılarının platform kalitesini arttırmak amacıyla kapatıldığını söyleyerek, "Bot hesapların kapatılmasıyla sosyal mecralarda kalite yükselecek" dedi. Yapılan işlemlerin mecra sahipleri tarafından kaliteyi arttırmak amacıyla yapıldığını söyleyen Hakan Topuzoğlu, "Sosyal medyada, özellikle Instagram gibi mecralarda son dönemde bot hesapların kapatıldığını görüyoruz. Aslında bu tamamen bu mecra sahiplerinin kaliteyi arttırmaya yönelik yaptığı çalışmalar diyebiliriz. Bugüne kadar takipçi sayısının yüksek olduğunu söyleyerek buradan gelir elde eden ya da kendisini daha farklı göstermeye çalışan kişiler ya da kurumlar artık bu takipçilerin gerçek olmadığının ortaya çıkmasıyla birlikte bir gecede takipçilerin düşmesi sonucunda da gerçek rakamlarla baş başa kalmış oldu. Böylece insanları yanıltmak, manipüle etmek ya da buradan birtakım menfaatler elde etmek gibi istekler de sona erecek diye düşünüyorum. Aslında biz her seferinde şunu söylüyorduk; yani oradaki rakamlara aldanmayın. Tamamen yapılan yayının kalitesine, özgünlüğüne bakın diye bu konularda uyarılarda bulunuyorduk ama tabii ki genel anlamda kaç bin takipçisi ya da kaç milyon takipçisi var, buna göre belki insanlarımız da güveniyorlardı ya da buna göre hareket ediyorlardı. Şunu söylemek istiyorum; artık oradaki rakamlarla değil yapılan yayının kalitesiyle ve gerçekleriyle, aynı zamanda takipçiyle beğeni sayısının da tabii ki uyumlu olması gerekiyor. Bu gibi unsurlara bakarak her zaman yine söylediğimiz dijital okuryazarlık çerçevesinde bilinçli dijitali kullanan insanlar haline gelmemiz gerektiğini düşünüyorum" dedi. Topuzoğlu, işini iyi yapanların daha başarılı olacağı günlerin geldiğini düşündüğünü söyleyerek, "Firmalara biz her zaman şunu söylüyorduk kesinlikle bot takipçi almayın çünkü bu reklam verirken algoritmayı da bozuyordu. Haliyle bir haksız rekabet de oluşturuyordu. Bu son yaşanan gelişmeleri çok olumlu olarak değerlendiriyorum. Böylece işini iyi yapan, manipüle etmeyen, doğru yapan ve istikrarlı bir şekilde bir alanda çalışmalarını sürdüren hesapların, kişilerin daha başarılı olacağı günlerin bizi beklediği kanaatindeyim" ifadelerini kullandı.