GÜNDEM - 27 Kasım 2025 Perşembe 11:57

MSB: "Ukrayna’ya Türk askeri gönderilme iddiası) Rusya ile Ukrayna arasında bir ateşkesin tesis edilmesi gerekmektedir"

A
A
A

 Milli Savunma Bakanlığı Ukrayna’ya Türk askeri gönderilme iddialarına ilişkin, "Öncelikle Rusya ile Ukrayna arasında bir ateşkesin tesis edilmesi gerekmektedir. Sonrasında ise görev tanımı netleştirilmiş bir misyonun çerçevesinin belirlenmesi ve hangi ülkenin ne ölçüde katkı sağlayacağının ortaya konulması gerekmektedir" açıklamasında bulundu.

Milli Savunma Bakanlığı haftalık basın bilgilendirme toplantısı, bakanlıkta bulunan Şehit Gazeteci Hasan Tahsin Basın Bilgilendirme Salonu’nda gerçekleştirildi. Basın bilgilendirme toplantısında açıklamalarda bulunan Milli Savunma Bakanlığı Basın Halkla İlişkiler Müşaviri ve Bakanlık Sözcüsü Tuğamiral Zeki Aktürk, gündeme ilişkin gelişmeleri aktardı.

3 PKK’lı terörist daha teslim oldu

Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Türkiye’ye yönelik risk ve tehdit unsurları ile mücadelesi kapsamında son bir haftada gerçekleşen faaliyetler hakkında bilgilendirmede bulunan Tuğamiral Zeki Aktürk, "3 PKK’lı terörist daha teslim olmuş, sınırlarımızda ve ötesinde arazi arama-tarama; mağara, sığınak, barınak ile mayın ve el yapımı patlayıcı tespit ve imha çalışmalarına devam edildi. Suriye Harekât Alanlarında imha edilen tünel uzunluğu 725 (Tel Rıfat: 302 / Menbic 423) kilometreye ulaşmıştır. Hudutlarımızda ise; Yasa dışı yollarla geçmeye çalışan 6’sı terör örgütü mensubu olmak üzere 205 şahıs yakalanmış, 428 şahıs ise hududu geçemeden engellenmiştir. Böylece 1 Ocak’tan bugüne kadar, sınırlarımızdan yasa dışı yollarla geçmeye çalışırken yakalananların sayısı 8 bin 999, engellenen kişi sayısı da 59 bin 458 olmuştur" açıklamasında bulundu.

Türk Silahlı Kuvvetlerinin imkân ve kabiliyetleri yerli ve milli ürünlerle arttırılıyor

Yerli ve millî savunma sanayi ürünleriyle Türk Silahlı Kuvvetlerinin imkân ve kabiliyetlerinin artırılması çalışmalarının devam ettiğini söyleyen Tuğamiral Zeki Aktürk şöyle devam etti:

"Kara Kuvvetleri Komutanlığımızca, muhtelif miktarda 17 Kişilik Karinalı Bot muayene ve kabul faaliyeti tamamlanarak envantere alınmıştır. Makine ve Kimya Endüstrisi Anonim Şirketimiz çeşitli adet ve çapta silah ve mühimmatın teslimatını tamamlamıştır. ASFAT Anonim Şirketimizin ana yükleniciliğinde yürütülen; ‘8x8 T-155 Taktik Tekerlekli Araca Entegre Panter Obüs Projesi’ kapsamında prototip kalifikasyon ve muayene kabul süreçleri başarıyla tamamlanan ilk sistem Kara Kuvvetleri Komutanlığımıza, Askerî Fabrikalar Genel Müdürlüğümüz bünyesinde faaliyet gösteren 2’nci Hava Bakım Fabrika Müdürlüğümüz tarafından retrofit işlemleri tamamlanan 9’uncu A400M uçağımız ise 21 Kasım’da Hava Kuvvetlerimize teslim edilmiştir. 1-4 Aralık tarihleri arasında Mısır’da düzenlenecek EDEX-2025 Fuarı’na İstanbul Tersanesi Komutanımız ve beraberindeki heyet tarafından katılım sağlanacaktır. Diğer yandan Deniz Kuvvetlerimizin harekât ihtiyaçları doğrultusunda, Savunma Sanayi Başkanlığımız ile Baykar Şirketi arasında imzalanan sözleşme kapsamında Bayraktar TB3 SİHA ve alt sistemlerine ilişkin; İniş/kalkış testleri, Albatros-S KİDA ile müşterek harekât ve güdümlü mermi atış provalarının 1-3 Aralık tarihlerinde Antalya’da yapılması planlanmaktadır. Son olarak ‘TF-2000 Hava Savunma Harbi Muhribi Projesi’ kapsamında birinci geminin ilk blok inşasına İstanbul Tersanesi Komutanlığımızda başlanmıştır. Gemimiz, çelik kubbenin de bir parçası olarak en kısa sürede inşa edilecek ve hava savunma yeteneklerimize önemli katkılar sağlayacaktır."
Milli Savunma Bakanlığı Basın Halkla İlişkiler Müşaviri ve Bakanlık Sözcüsü Tuğamiral Zeki Aktürk’ün basın bilgilendirme toplantısı sonrasında Millî Savunma Bakanlığı, basın mensuplarının gündeme ilişkin sorularıyla ilgili açıklamalarda bulundu.

"KKTC’nin haklarının yok sayıldığı hiçbir anlaşmayı kabul etmemiz mümkün değildir"

Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ve Lübnan arasında imzalanan deniz yetki anlaşması ile alakalı açıklama yapan Bakanlık, "KKTC’nin haklarının yok sayıldığı hiçbir anlaşmayı kabul etmemiz mümkün değildir. KKTC’nin haklarını görmezden gelen bu anlaşmanın aynı zamanda Lübnan halkının menfaatlerini de ihlal ettiğini değerlendiriyor, Lübnan’lı muhataplarımıza denizcilik alanında iş birliğine hazır olduğumuzu ifade ediyoruz" açıklamasında bulundu.

"Öncelikle, Rusya ile Ukrayna arasında bir ateşkesin tesis edilmesi gerekmektedir"

Ukrayna’ya Türk askerinin gönderileceği yönündeki iddialara ilişkin bilgilendirme yapan Bakanlık, "Nerede bir barış, güvenlik ve istikrar ihtiyacı doğsa akla ilk olarak Türk Silahlı Kuvvetlerinin gelmesi, TSK’nın sahip olduğu imkân ve kabiliyetler ile etkinlik, caydırıcılık ve saygınlığının en önemli göstergesidir. Öncelikle Rusya ile Ukrayna arasında bir ateşkesin tesis edilmesi gerekmektedir. Sonrasında ise görev tanımı netleştirilmiş bir misyonun çerçevesinin belirlenmesi ve hangi ülkenin ne ölçüde katkı sağlayacağının ortaya konulması gerekmektedir. TSK bölgemizde güvenlik ve istikrar sağlayacak her girişime katkı sağlamaya hazırdır" ifadelerine yer verdi.
Kargo uçağı kazasında hayatını kaybeden askerlerin isimlerini açıklayan emekli askerlerin ordu evlerine girişi girişleri yasaklandı

Bazı emekli askerlerin ordu evlerine girişlerinin yasaklanmasının sebebine ilişkin açıklamalarda bulunan Bakanlık tarafından şu ifadelere yer verildi:

"11 Kasım 2025 tarihinde C-130 askeri kargo uçağımızın Azerbaycan-Gürcistan sınırında düşmesi sonucu şehit olan 20 kahraman silah arkadaşımızın kimlik bilgilerini, Milli Savunma Bakanlığının resmi açıklamasından önce sosyal medya hesaplarında yayınlayanlar hakkında suç duyurusunda bulunduğumuzu daha önce açıklamıştık. Arama-kurtarma çalışmaları devam ederken şehit ailelerimizin acısını umursamayan ve şehit bilgilerini ilk paylaşma yarışına girişen sosyal medya arsızları arasında emekli askeri personelin de olduğu tespit edilmiştir. Bu kişiler hakkında suç duyurusunda bulunulmasının yanı sıra orduevlerine girişleri de yasaklanmıştır."

Ömer Faruk Karataş

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Manisa Selendi-Trazlar maçı sakatlıklar nedeniyle tatil edildi Manisa 1. Amatör Küme mücadelesinde Trazlar Spor’un art arda sakatlıklar sonucu sahada 7 kişi kalması üzerine Selendi Belediye Spor’un 3-0 üstün götürdüğü karşılaşma 77. dakikada hakem tarafından tatil edildi. Nihai kararı Manisa ASKF verecek. Manisa 1. Amatör Küme Alaşehir Grubu’nda Selendi Belediye Spor ile Trazlar Spor arasında oynanan karşılaşma, konuk ekibin yaşadığı sakatlıklar nedeniyle sahada 7 kişi kalması üzerine 77. dakikada hakem tarafından tatil edildi. Maçın tesciline ilişkin kararı Manisa Amatör Spor Kulüpleri Federasyonu (ASKF) verecek. Selendi 3 Eylül Şehir Stadı’nda oynanan ve Kadir Genç, Altay Akkaynak ve E. Yağız Özkızılcık hakem üçlüsü tarafından yönetilen mücadelede Selendi Belediye Spor, taraftarının da desteğiyle maça hızlı başladı. İlk yarıda 20. dakikada Hamza’nın kaydettiği golle 1-0 öne geçen ev sahibi ekip, devreye bu skorla girdi. İkinci yarıda oyunun kontrolünü tamamen eline alan Selendi Belediye Spor, 65. dakikada Yağız Berk’in golüyle farkı 2’ye çıkardı. Aynı oyuncu 70. dakikada yeniden sahneye çıkarak skoru 3-0’a taşıdı. Mücadelede Trazlar Spor cephesinde futbokcuların sakatlanmasıyla takım sahada 7 kişi kalınca, yedek oyuncusu da bulunmayan Trazlar Spor oyuna devam edemedi. Bunun üzerine hakem Kadir Genç, karşılaşmayı kurallar gereği 77. dakikada tatil etti. Müsabakanın 3-0 Selendi Belediye Spor lehine tescillenmesi beklenirken, kesin kararın Manisa ASKF tarafından önümüzdeki günlerde açıklanacağı belirtildi. Selendi Belediye Spor, gelecek hafta sahasında S. Yıldırım Spor’u konuk edecek.
Antalya Kepez Belediyesi’nden doğa ile iç içe hayvan barınağı Kepez Belediyesi, Fevzi Çakmak Mahallesi’ne 14 bin 497 metrekarelik alan üzerine sokak hayvanlarının daha sağlıklı, güvenli ve modern şartlarda yaşamaları amacıyla hayvan barınağı inşa ediyor. Kepez Belediyesi, sokak hayvanları için Antalya’nın en güvenilir ve en kapsamlı yaşam alanlarından birini oluşturacak Kepez Hayvan Barınağı’nın yapım çalışmalarına başladı. Fevzi Çakmak Mahallesi’nde Orman Bölge Müdürlüğü tarafından tahsis edilen 14 bin 497 metrekare alan üzerine inşa edilecek barınak, hem modern hem de doğa ile uyumlu yapısıyla hayvanlar için önemli biri yaşam alanı olacak. Fen İşleri Müdürlüğü ekipleri, arazide iş makineleriyle çalışmalara başladı. Doğa ile uyumlu modern bir yaşam alanı Barınak tamamlandığında sokak hayvanlarının ihtiyaç duyacağı tüm birimleri bünyesinde barındıracak. Barınakta yönetim binası, veterinerlik, muayene ve tedavi binası, hayvan bakım binası, misafirler için otopark ve etkinlik alanları, korunmaya muhtaç hayvanlar için 3 ayrı barınma alanı (402 metre, 189 metre ve 198 metre) ve 5 ayrı doğal yaşam alanı (414 metre, 500 metre, 735 metre, 716 metre, 650 metre) yer alacak. Hayvan açık bakım alanları toplamda 4 bin 400 metre büyüklüğünde olacak. Ayrıca yapısal alan; güvenlik kulübesi, yönetim ofisi, veterinerlik muayene ve tedavi alanı, yasaklı ırk bakım evi, enerji tesisi ve kişisel ihtiyaç alanı olmak üzere toplam 915 metrekareden oluşacak. "Can dostlarımız bizim için çok kıymetli" Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, Kepez Hayvan Barınağı’ndaki çalışmaları yerinde inceledi. Başkan Kocagöz, "Can dostlarımız bizim için çok kıymetli, onlar için yapabileceğimiz en güzel şey doğal yaşam alanı oluşturmak. Burası Orman Bölge Müdürlüğü’nden tahsis edilen yaklaşık 15 bin dönümlük bir alan. Aşama aşama inşa ediyoruz. Burada hiçbir ağaca zarar verilmedi. Yaklaşık bin 500 hayvan kapasiteli bir barınak olacak. Projelerimizi hazırladık ve çalışmalara başladık. Sokak hayvanlarıyla ilgili kanayan yarayı en kısa sürede sevgiyle saracağız" dedi. Kocagöz ayrıca, rehabilitasyon eksikliği nedeniyle sokak hayvanlarını toplayamadıklarını ancak yeni barınak sayesinde bu sorunun çözüleceğini vurguladı.
Antalya ’Mide koruyucu’ adı yanlış yönlendiriyor Antalya’da düzenlenen 42. Ulusal Gastroenteroloji Haftası’nda, halk arasında "mide koruyucu" olarak bilinen mide asidi baskılayıcı ilaçların yaygın ve gereksiz kullanımına dikkat çekildi. Türk Gastroenteroloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Ayhan Hilmi Çekin, "Bu ilaçlar mide asidini çok güçlü baskılayan ve ülser hastalığında eskiden yapılan ameliyatları tarihe gömen ilaçlardır. Doktor kontrolünde kullanıldığında çok etkili ve güvenilirdir fakat ‘mide koruyucu’ adı nedeniyle halk arasında yanlış ve gereksiz kullanım çok fazla. Bu ilaçları diğer ilaçları aldığınız için kullanmanıza gerek yok; hekiminize danışın" dedi. Türk Gastroenteroloji Derneği’nin (TGD) Antalya’da düzenlediği 42. Ulusal Gastroenteroloji Haftası, sindirim sistemi hastalıklarına ilişkin güncel bilimsel gelişmelerin ele alındığı oturumlarla gerçekleştirildi. Karaciğer yağlanması, obezite, reflü, bağırsak sağlığı, safra taşları ve mide ilaçlarının kullanımına dair bilimsel veriler, alanında uzman hekimler tarafından münazara edildi. Kongre sonrası değerlendirmede bulunan Türk Gastroenteroloji Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Ayhan Hilmi Çekin, derneğin geçmişini ve kongrelerin amacını şöyle anlattı: "Türk Gastroenteroloji Derneği 1959 yılında kurulan bir derneğimiz, 1974 yılından itibaren kongreler yapıyoruz. Kongrelerin amacı gastroenteroloji camiasının bir araya gelerek bir yıl içinde biriktirdiği, eriştiği, ulaştığı bilgileri paylaşmaktır. Burada bir bilimsel şölen yaşanır. Gerçekten yabancı katılımcılarla birlikte çok ciddi güzel oturumların olduğu iyi bir kongre geçiriyoruz. Burada önemli konular konuşuldu." "Kronik kullanımda mide ilaçları öneriyoruz" Toplumda "mide koruyucu" olarak bilinen ilaçlara yönelik yaygın algıya da değinen Prof. Dr. Çekin, vatandaşların sıkça sorduğu soruları örneklendirerek şunları söyledi: "Mide koruyucu deyince ne gelir aklınıza? Tansiyon ilacı alıyorum, mide koruyucu almazsam tansiyon ilacı bana zarar verebilir ya da şeker ilacı kullanıyorum. Acaba mide koruyucu da mı almam gerekir? Bazı ilaçlarla birlikte mide koruyucu almak gerekiyor. Bunlar mideye ve sindirim sistemine zarar verebilecek, ülser kanama yapabilecek ilaçlar, kronik kullanımlarında mutlaka mide ilaçlarını öneriyoruz." "Ülser hastalığında eskiden yapılan ameliyatları tarihe gömen ilaçlar" Mide asidini baskılayıcı ilaçların farmakolojik etkisine ve ülser tedavisindeki yerine dikkat çeken Prof. Dr. Çekin, şu ifadeleri kullandı: "Aslında bu ilaçlar mide asidini çok güçlü baskılayan ilaçlar ve artık kanama ve delinme gibi riskleri içeren ülser hastalığında eskiden yapılan ameliyatları tarihe gömen ilaçlar. Çok etkili, çok güçlü ilaçlar. Doktor kontrolünde iyi kullanıldıkları zaman elimizdeki çok güçlü silahlar ama bu yanlış bilgi nedeniyle mide koruyucu ismini kim taktıysa bu isim nedeniyle halk arasında yanlış kullanım çok fazla." Son dönemde özellikle internet ortamında dolaşan söylemlerin bu ilaçlarla ilgili haksız bir korku oluşturduğunu vurgulayan Çekin, şöyle devam etti: "Son zamanlarda da internetteki yanlış bilgiler nedeniyle bu ilaçların fazlaca aslında suçlandığını da görüyoruz. Bazı yan etkilerinin abartılarak ortamda konuşulması nedeniyle ilaçların korkulacak ilaçlar olduğu gibi bir imaj da oluşturulmaya başlandı. Öyle bir şey de söz konusu değil." "Mide kanserine, kemik erimesine, diğer hastalıklara yol açmazlar" Doğru endikasyon ve hekim kontrolünün altını çizen Prof. Dr. Çekin, mide ilaçlarının güvenilirliğine ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı: "Bu ilaçlar doğru endikasyonlarda, uygun zamanlarda kullanıldığı zaman, hekimler tarafından özellikle önerildiği zaman çok iyi ilaçlar, çok güvenilir ilaçlar, mide kanserine, kemik erimesine, diğer hastalıklara yol açmazlar. Güvenilir ilaçlar ama mide koruyucu adını da hak etmeyen ilaçlar. Bu ilaçları diğer ilaçları aldığınız için kullanmanıza gerek yok. Hekimlerinize danışmanızı öneririz, biz gastroenteroglar hazırız."