ÇEVRE - 03 Nisan 2026 Cuma 11:52

Omi Enerji’den bir ilk: ‘Sığ Jeotermal Enerji’ sistemiyle ısınmada maliyet neredeyse sıfır

A
A
A
Omi Enerji’den bir ilk: ‘Sığ Jeotermal Enerji’ sistemiyle ısınmada maliyet neredeyse sıfır

Omi Enerji tarafından geliştirilen ‘Sığ Jeotermal Enerji’ sistemi, konut, seracılık ve hayvancılık sektöründe karşılaşılan yüksek enerji maliyeti ve homojen ısı dağılımı sorunlarına çözüm getiriyor.


Ankara Üniversitesi Teknokent bünyesinde ‘Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi ve Sürdürülebilir Tarım Proje Pazarı’ etkinliği düzenlendi. Etkinlikte yer alan Omi Enerji firması, dünyanın sürdürülebilir ve ekonomik çözümlerinden biri olan Sığ Jeotermal Enerji teknolojisini tarım, hayvancılık ve konut uygulamaları başta olmak üzere birçok mecrada hayata geçirmeyi hedefliyor. Omi Enerji tarafından modern seracılıkta karşılaşılan yüksek enerji maliyetleri ve homojen ısı dağılımı sorunlarına çözüm olarak geliştirilen ‘Akıllı Sera Enerji, Homojen Isıtma ve Yapay Zeka Destekli Kontrol Sistemi’ ile birlikte hem enerji tasarrufu hem de üretim verimliliğinde önemli artışlar sağlandığı belirtildi. Türkiye’de bir ilk olarak Omi Enerji tarafından geliştirilen Sığ Jeotermal Enerji sisteminin geleneksel yöntemlerde yalnızca havanın ısıtılması nedeniyle oluşan sıcaklık dengesizliklerini ortadan kaldırmayı hedeflediği ifade edildi. Klasik seralarda ısının üst bölgelerde birikmesi sonucu bitkilerin farklı koşullarda gelişmesi verimi düşürürken, yeni sistemle sera genelinde dengeli bir sıcaklık dağılımının sağlanacağı vurgulandı. Sera içerisine yerleştirilen boru hatları aracılığıyla doğrudan ısı transferi gerçekleştirilirken, aynı zamanda hava da kontrollü ve homojen şekilde ısıtılıyor. Böylece sera içindeki tüm hacimde optimum sıcaklık korunarak, bitkilerin ihtiyaç duyduğu stabil iklim koşullarının oluşturulduğu açıklandı. Bunun yanı sıra bu projenin konut ve hayvancılık sektöründe de ivedilikle kullanılması hedefleniyor.



Yenilenebilir enerji entegrasyonu dikkat çekiyor


Sisteme entegre edilen güneş enerjisi altyapısının da enerji bağımsızlığını artırdığı ifade edilirken, yaklaşık bin metrekare alana kurulabilen 200 kilowatt-peak (kWp) gücündeki fotovoltaik sistemin Türkiye koşullarında yıllık ortalama 280-320 megavat-saat (MWh) elektrik üretimi sağlayabildiği belirtiliyor. Üretilen enerjinin ısı pompası, sirkülasyon pompaları ve otomasyon sistemlerinin önemli bir kısmını karşılayarak işletme maliyetlerini ciddi ölçüde düşürdüğünün altı çizilirken, ayrıca sisteme dahil edilen batarya depolama ünitesi sayesinde enerji üretimindeki dalgalanmalar dengelenerek kesintisiz çalışma ve operasyonel güvenliğin sağlandığı ifade edildi.



Jeotermal destekle yüzde 30’a varan tasarruf


Akıllı sera sisteminde sığ jeotermal kaynaklar ve yüksek verimli ısı pompası teknolojisi birlikte kullanılıyor. Yer altında yıl boyu sabit kalan sıcaklık güvenilir bir enerji kaynağı sunarken, ısı pompası bu enerjiyi kullanılabilir seviyeye taşıyor. Türkiye’de yapılan saha uygulamaları ve akademik çalışmalara göre bu sistemle sera içi hava sıcaklığında ortalama 6-8 derece, toprak sıcaklığında ise 8-12 derece artış sağlanacağı aktarıldı. Ayrıca klasik sistemlere kıyasla yüzde 20 ila 30 arasında enerji tasarrufu elde edilebildiği ifade ediliyor.



"Önemli olan yerin içindeki sıcaklığı tespit edebilmektir"


Sığ Jeotermal Enerji hakkında İhlas Haber Ajansı’na (İHA) özel açıklamalarda bulunan Ankara Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Yusuf Kağan Kadıoğlu ve Omi Enerji Danışmanı Oğuz Kağan Tanrıverdi, bu sistem ile birlikte Türkiye’nin ısınmada dışa bağımlılığının ciddi oranda azalacağını belirtti. Sığ Jeotermal Enerji’nin Türkiye’nin jeopolitik konumuyla doğru orantılı olduğunu ifade eden projenin mimarı Kadıoğlu, "Sığ Jeotermal Enerji’nin esas prensibi şudur; kışın soğuk iklimini yerin içine depolayarak yazın kullanmaktır. Yazın da sıcaklığını yerin içine depolayarak kışın kullanmaktır. Kışın soğuğunu yerin içine depoluyoruz, yazın kullanıyoruz. Yazın sıcağını da yerin içine depoluyoruz ve kışın kullanıyoruz. Bu durum bir bölgenin jeolojik yapısına, bir de bölgenin coğrafi konumuna bağlı olarak değişebilmektedir. Buradaki en önemli husus şudur; yerin içindeki sıcaklığı, sabit bir ısıda nerede gerçekleşiyor onu tespit edebilmektir. Türkiye’de ortalama olarak 70 metrede yerin sabit sıcaklığını, yerin bozulmamış sıcaklığını yakalamak mümkündür. Bu sıcaklık ortalama 10 derecenin üzerindedir. Yani 70 metre derinlikte 10 derecenin üzerindeki bir sıcaklığı rahatlıkla yakalayabiliyoruz" diye konuştu.



"Ukrayna savaşında doğal gazın kesilmesi konusunda Avrupa hiçbir zaman sıkıntı çekmedi"


Ukrayna-Rusya savaşından sonraki süreçlerde Rusya’nın Avrupa’ya doğal gaz akışını kestikten sonra Avrupa’nın bu sistemle ısınma konusunda hiçbir zaman sıkıntı çekmediğini vurgulayan Kadıoğlu, "Ukrayna savaşında doğal gazın kesilmesi konusunda Avrupa hiçbir zaman sıkıntı çekmedi. Çünkü Avrupa, sıvı jeotermalden yararlanarak soğutma ve ısıtma ihtiyacını karşıladı. Türkiye, Avrupa’dan daha elverişli bir ortama sahip olmasına rağmen maalesef bu sistem yaygın olarak kullanılmıyor. Amacımız bunu verimli bir şekilde kullanmak ve ülke geneline yaymaktır" şeklinde konuştu.



"Avrupa’da 50 yıldır kullanılan ve yasal olan bir enerji türüdür"


Sıvı Jeotermal Enerji sistemi ile birlikte ısınma maliyetinin neredeyse sıfıra ineceğinin altını çizen Omi Enerji Danışmanı Oğuz Kağan Tanrıverdi ise, "Türkiye’de bir ilk olarak hayata geçecek. En garip tarafı da Sığ Jeotermal Enerji, Avrupa’da 50 yıldır kullanılan ve yasal olan bir enerji türüdür. En basit ifadeyle ayağımızın altından 100 metreye kadar olan bir yer kabuğunda 14 ila 20 santigrat derecelik bir sıcaklığı dışarıya borular yardımıyla çıkartıp, yapıların ısıtmasında ve soğutmasında kullanılabilen çok basit, ekonomik ve yenilebilir bir projedir" ifadelerine yer verdi.



"Sıvı Jeotermal Enerji’yle ısıtma ve soğutma problemimizi çözeceğiz"


Sıvı Jeotermal Enerji’nin doğa dostu bir proje olduğunu vurgulayan Tanrıverdi, sözlerini şöyle sürdürdü:


"Bu proje hem konutların hem de iş yerlerinin ısıtılmasını, soğutulmasını, çiftçilerin özellikle hayvan refahını sağlayacak olan barınma alanlarının refahında, ısıtmasında ve soğutmasında kullanılır. Seracılık alanlarında da kullanılıyor. Aslında Avrupa bunu 50 yıldır kullanıyor. Çünkü insan bilmediğinden korkar. Burada korkulacak bir şey yok. Enerjimizi kendi kendimize yetecek hale getirebilecek bir potansiyele Anadolu coğrafyası sahiptir. Biz dışa bağımlı durumdayız. Dışa bağımlılığımızı ortadan kaldıracak, ısıtma ve soğutmada doğal gaza ihtiyaç kalmadan Sıvı Jeotermal Enerji’yle birlikte ısıtma ve soğutma problemimizi çözeceğiz. Kömür konusunun çevreye vermiş olduğu zararlar herkes tarafından biliniyor. Kömürden de, doğal gazdan da, petrolden de, elektrikten de hem daha az maliyetli hem de sürdürülebilir enerji kaynağına sahip olacağız."


Düzenlenen ’Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi ve Sürdürülebilir Tarım Proje Pazarı’ etkinliğine eski Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, Ankara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Ünüvar, MHP Genel Sekreteri İsmet Büyükataman, MHP Tokat Milletvekili Yücel Bulut, AK Parti Kırşehir Milletvekili Necmettin Erkal, MHP Genel Başkan Başdanışmanı Ruhi Ersoy, Bala Belediye Başkanı Ahmet Buran, Kahramankazan Belediye Başkanı Selim Çırpanoğlu, Akyurt Belediye Başkanı Hilal Ayık, Altındağ Belediye Başkanı Veysel Tiryaki, Ankara Büyükşehir Belediyesi bürokratları, Ankara Ticaret Odası ve Ankara Sanayi Odası yetkilileri ile çok sayıda iş insanı katıldı.



Omi Enerji’den bir ilk: ‘Sığ Jeotermal Enerji’ sistemiyle ısınmada maliyet neredeyse sıfır

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Adıyaman Adıyaman’da 2026 yılı projeleri tanıtıldı Adıyaman İl Özel İdaresi tarafından 2026 yılında hayata geçirilecek projeler, Vali Osman Varol tarafından kamuoyuna tanıtıldı. Adıyaman İl Özel İdaresi, 2026 yılında hayata geçirilecek projeleri Vali Osman Varol öncülüğünde tanıttı. Toplantıya milletvekilleri İshak Şan, Mustafa Alkayış, Hüseyin Özhan, Vali Yardımcısı ve İl Özel İdare Genel Sekreteri Şükrü Alperen Göktaş ile basın mensupları katıldı. Vali Varol, toplantıda şehre değer katacak ve yaşam kalitesini artıracak projeleri anlattı. Kent Müzesi ve Kent Arşivi Projesi ile restorasyonu süren tarihi tuz hanı, kültürel mirası gelecek nesillere aktarmak amacıyla müzeye dönüştürülecek. Merkezde yapılacak projeler arasında Eğriçay Köprüsü, 1,5 milyon metre kare parke taşı döşemesi, 100 köyde çocuk oyun parkları, Zey (İndere) Köyü camii ve türbe restorasyonu, eski askerlik şubesinin gençlik merkezi olarak düzenlenmesi, merkez Siteler Mahallesi, İndere ve Kömür Beldesi’ne cem evi yapımı, Adıyaman Kültür Merkezi ve su altyapı yatırımları yapılacağını bildirdi. İlçelerde ise Besni’de Kızılin Köprüsü ve Su Gözü Mesire Alanı, Kahta’da Cendere Köprüsü, cem evi, İlçe Halk Kütüphanesi ve mahalle kütüphaneleri, Çaltılı Köprü ve kırsal halı saha, Gölbaşı’nda saha alanları ve Aile ve Sosyal Hizmetler Müdürlüğü yatırımları, Samsat’ta yürüyüş parkuru, Sincik’te Şahkulu Köyü Köprüsü, Gerger’de Gölyurt Köyü Spor Kompleksi ve Oymaklı Sultan Alaeddin Keykubat Camii Restorasyonu, Çelikhan’da ise alan projeleri yer alıyor. Vali Varol, projelerin şehrin altyapısını güçlendireceğini, sosyal yaşam alanlarını artıracağını ve Adıyaman’ın kültürel değerlerini koruyarak geleceğe taşınmasına katkı sağlayacağını söyledi.
Afyon Afyonkarahisar’dan Güney Ege ve Göller Yöresi’ne ulaşım koridoru Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Afyonkarahisar’da hizmete açılan devlet yolu ile temeli atılan kara yolu sayesinde kentte ulaşım alanında 1 milyar 820 milyon lirayı aşan tasarruf sağlanacağını ifade ederek, "Bu iki projemiz sayesinde Ankara ve doğudan gelen trafiğin Afyon şehir merkezine uğramaksızın doğrudan Göller Yöresi’ne, Denizli’ye ve Güney Ege’deki turizm merkezlerine ulaşmasını sağlayacak modern ve alternatif bir koridor oluşturacağız" dedi. Bakan Uraloğlu, Afyonkarahisar’ın Emirdağ ilçesinde gerçekleştirilen Çay-Bolvadin-Emirdağ Devlet Yolu’nun hizmete alınması ve Çay-Karaadilli-Dinar İl Yolu’nun temel atma törenine katıldı. Törende konuşan Bakan Uraloğlu, Çay-Bolvadin-Emirdağ Devlet Yolu ile üç ilçe arasındaki 53 kilometre (km) uzunluğundaki güzergahı bitümlü sıcak karışım kaplamalı bölünmüş yol standardına yükseltildiğini kaydederek, proje çerçevesinde 7 köprü, 10 altgeçit ve 69 adet menfez inşa ederek, yörenin doğal bitki örtüsüne uygun 4 bin adet fidan diktiklerini dile getirdi. Yol sayesinde seyahat süresinin 18 dakika azaltılarak 35 dakikaya düşürüldüğünü belirten Bakan Uraloğlu, zamandan 781 milyon lira ve akaryakıttan 513 milyon lira olmak üzere yıllık toplam 1 milyar 294 milyon lira tasarruf edileceğini dile getirdi. "Aslında bu iki projemiz birbirinin devamı niteliğinde" İki projenin de hayata geçirilmesi ile tasarrufla birlikte ulaşım konforunun artacağını ifade ederek, "Aslında bu iki projemiz birbirinin devamı niteliğinde aynı güzergâh üzerinde yer alıyor. Yani, Çay-Karaadilli-Dinar Yolu’ndaki çalışmalarımızda bittiğinde bu iki projemiz sayesinde Ankara ve doğudan gelen trafiğin Afyon şehir merkezine uğramaksızın doğrudan Göller Yöresi’ne, Denizli’ye ve Güney Ege’deki turizm merkezlerine ulaşmasını sağlayacak modern ve alternatif bir koridor oluşturacağız. Böylelikle özellikle dini bayramlar ve yaz tatili dönemlerinde Afyon şehir merkezimizde yaşanan yoğun trafiği de önemli ölçüde rahatlatmış olacağız ve bu iki önemli projeyle birlikte Afyonumuza kazandıracağımız yıllık toplam tasarruf 1 milyar 820 milyon lirayı aşacak" diye konuştu.
Ankara Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Ekonomi programımızın temel önceliği olan enflasyonla mücadelede kararlı ve bütüncül politikalarımızla ilerlemeye devam ediyoruz" Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Ekonomi programımızın temel önceliği olan enflasyonla mücadelede kararlı ve bütüncül politikalarımızla ilerlemeye devam ediyoruz" dedi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, sosyal medya hesabından mart ayı enflasyon verilerine ilişkin yaptığı açıklamada, "Ekonomi programımızın temel önceliği olan enflasyonla mücadelede kararlı ve bütüncül politikalarımızla ilerlemeye devam ediyoruz. Mart ayı enflasyonu yüzde 1,94 olarak gerçekleşmiş, yıllık enflasyon yüzde 30,87 seviyesine gerilemiştir. Aylık enflasyon gelişmelerinde taze meyve ve sebze ile işlenmiş gıda kalemindeki fiyat artışlarının zayıflamasının gıda fiyatları üzerinde olumlu etkileri görülürken, yıllık temel mal enflasyonunda da iyileşme sürmektedir. Savaşın etkisiyle yaşanan arz şoku kaynaklı enerji fiyatlarındaki artışa bağlı olarak ulaştırma fiyatları aylık olarak yükselmiştir. Mart ayında ulaştırma hizmet fiyatlarındaki artışa rağmen aylık hizmet enflasyonunun artış hızı diğer alt kalemlerdeki iyileşmenin etkisiyle önceki aya göre yavaşlamıştır. Küresel ekonominin artan jeopolitik gerilimler ve bölgesel çatışmalarla zorlu bir süreçten geçtiği bu dönemde enerji fiyatlarında savaş kaynaklı yükselişler, küresel enflasyon görünümü üzerinde yukarı yönlü riskler oluşturmaktadır. Bölgemizde yaşanan gelişmelerin ekonomimize olası etkilerini sınırlamak amacıyla ilgili tüm kurumlarımızla güçlü bir eşgüdüm içinde gerekli tedbirleri almaya devam ediyoruz. Bu kapsamda petrol fiyatlarındaki oynaklığın yurt içi fiyatlara etkisini azaltmak amacıyla eşel mobil sistemi geçici olarak devreye alınmış, akaryakıt fiyatlarındaki artışların önemli bir kısmı bütçe kanalıyla sınırlandırılmıştır. Ekonomimize duyulan güven, sağlam kurumsal altyapımız, güçlü ekonomik programımız ve yapısal reformlarımızla ekonomimiz dışsal şoklara karşı direncini korumaktadır. Jeopolitik gelişmelerin ekonomimize doğrudan ve dolaylı etkilerini bütüncül bir yaklaşımla yürüttüğümüz para, maliye ve gelirler politikamız sayesinde dengelemeyi sürdüreceğiz. Diğer taraftan sosyal konut, gıda arzı, lojistik ve yenilenebilir enerji alanlarında attığımız arz yönlü adımlarla enflasyonla mücadelemizi desteklemeye devam edeceğiz" ifadelerine yer verdi.