ÇEVRE - 17 Nisan 2026 Cuma 11:43

OPET, "Sıfır Atık ile Doğaya Saygı Duy" projesiyle birlikte Türkiye’de geniş çaplı bir farkındalık oluşturuyor

A
A
A

OPET, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile birlikte hayata geçirdiği ’Sıfır Atık ile Doğaya Saygı Duy Projesi’yle tüm Türkiye’yi kapsayan bir çevre temizliği hareketi başlattı.

OPET ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın ilk kez 8 Nisan 2026 tarihinde tanıttığı "Sıfır Atık ile Doğaya Saygı Duy" Projesi kapsamında akaryakıt sektöründe bir ilke imza atıldı. Türkiye genelinde yaygın bir ağa sahip olan OPET, akaryakıt istasyonlarında sıfır atık bilincinin yükselmesi için adımlar atarken, projenin toplumun tüm kesimlerinde bir farkındalık oluşturması adına Türkiye’nin 7 bölgesindeki 7 farklı şehirde peş peşe çevre temizliği etkinlikleri düzenlenmeye başlandı.

OPET,

İlki Antalya’da yapılan çevre temizliği hareketinin ikincisi ise Ankara Pursaklar Kent Ormanı’nda gerçekleştirildi. Ankara’daki etkinliğe katılan OPET Yönetim Kurulu Kurucu Üyesi Nurten Öztürk, doğaya büyük saygı duyduklarını belirterek, OPET olarak sıfır atık bilincinin yaygınlaşmasını kararlılıkla sürdüreceklerini ve bu kapsamda akaryakıt istasyonlarında yeni bir döneme girildiğini söyledi.

OPET,

"Asıl amacımız farkındalık oluşturmak"

Çöplerin doğaya verdiği zararı OPET olarak en aza indirgemeyi hedeflediklerini ve bu yönde çalışmalar yürüttüklerini belirten OPET Yönetim Kurulu Kurucu Üyesi Nurten Öztürk, "Bugün çok anlamlı bir amaç için buradayız. Buradaki çöpleri ayrıştırarak topluyoruz. Ama asıl amacımız farkındalık oluşturmak ve çöpün doğaya verdiği, çevreye verdiği, ekonomimize verdiği zararı gözler önüne sermek.

OPET,

Biz ilk olarak 2021 yılında Ege’deki büyük orman yangınlarının ardından bu konuya eğilme kararı verdik. Araştırmalar gösteriyor ki yangınların yüzde 90’dan fazlası insan eliyle ve sağa sola atılan çöplerden kaynaklanmakta. 2021’den beri Doğaya Saygı Projesiyle bu nedenleri ortadan kaldırmak için etkinlikler yapıyoruz. Yanan köyleri yeniliyoruz. Yanan ormanların yerine yenisini koymaya çalışıyoruz ama halen bu sorun çözülebilmiş değil. Çünkü bu bireysel olarak veya herhangi bir şirketin çözebileceği bir olay değil. Bu, tüm toplumun bilinçlenmesi ve görevini yapması gereken bir olay. Onun için her şeyden önce ‘atma, sakın atma, vatanını yakma, çevreyi ağlatma’ gibi sloganlarla istasyonlarımıza gelen müşterilerimizi de uyararak bu etkinliği büyütmeye çalışıyorduk. 8 Nisan’da Çevre, Şehircilik ve İlim Değişikliği Bakanlığımızla bir protokol imzaladık. Bu protokol gereği kendi istasyonlarımızda ‘Sıfır Atık ile Doğaya Saygı Duy’ diyerek projemizin bir başka bacağını başlatmış bulunuyoruz. Bugün burada toprak üzerine düşen her şeyi, insan eliyle atılan ve kirletilen her şeyi ayrı ayrı toplayarak bunların da ayrıştırılması gerektiğini duyurmak istiyoruz" diye konuştu.

OPET,

"Bu çöpleri mutlaka ekonomiye kazandıralım diyoruz"

Türkiye’de başlattıkları ‘Sıfır Atık ile Doğaya Saygı Duy Projesi’ ile toplanan atıkları ayrıştırarak ekonomiye kazandırmayı amaçladıklarını da dile getiren Öztürk, "İstasyonlarımıza koyacağımız bu atıkları çeşitlerine göre toplamayı gerektiren materyallerle ayrı toplayacağız. Bunları mutlaka ekonomiye kazandıralım diyoruz. Ama önce atmamayı topluma alıştıralım. Bu amaçla biz ‘Tertemiz Yarınlar Okullardan Başlar’ projemiz kapsamında 77 bin okulda bir çalışma başlatmıştık. Çevreyle ilgili konuları da çocuklarımıza öğreterek bu projeyi okullarımıza da taşımak istiyoruz. Onun için bu bir başlangıç diyoruz. Bakanlığımızla ülkemizin 7 bölgesinde, her bölgeyi temsil eden bir ilde etkinlikler yapacağız. İlkini geçen hafta Antalya’da yaptık. Bugün İç Anadolu Bölgesi’ni temsilen Ankara’dayız. Bundan sonra diğer illerimizde de çevre temizliği etkinliklerimiz devam edecek" dedi.

OPET,

"2017 yılından bugüne 90 milyon ton atığı lisanslı tesislerde dönüştürdük"

Sıfır Atık Projesi ile sadece atıkları dönüştürmediklerini, bu projenin bir farkındalık projesi de olduğunu vurgulayan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Sıfır Atık Uygulamaları Dairesi Başkanı Ekrem Yıldırım ise, "Bugün Bakanlığımız ile OPET arasına gerçekleştirdiğimiz iş birliği protokolü ile hayata geçen ‘Sıfır Atık ile Doğaya Saygı Duy Projesi’ kapsamında doğada atıkların toplanması için bir araya geldik.

OPET,

2017 yılında Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan Hanımefendinin başlatmış olduğu ‘Sıfır Atık Projesi’yle aslında sadece atıkları dönüştürmekle kalmıyor, stratejik bir projeyi hayata geçirmiş bulunuyoruz. Bu kapsamda 2017 yılından bugüne 90 milyon ton atığı lisansı tesislerde dönüştürdük" ifadelerini kullandı. Düzenlenen etkinliğe OPET Yönetim Kurulu Kurucu Üyesi Nurten Öztürk, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Sıfır Atık Uygulamaları Dairesi Başkanı Ekrem Yıldırım, Pursaklar Belediye Başkanı Ertuğrul Çetin ve gönüllüler katılım sağladı.

OPET,

Ahmet Mert Fırat - Berkay Hasan Karayakas

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Balıkesir Hayatını kaybeden araştırma görevlisi için okulunda tören düzenlendi Balıkesir’de bir işletmeye açılan ateş sonucu yan dükkanda yemek yerken vurulan ve hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayan Hukuk Bölümü Araştırma Görevlisi Semih Kaçmaz, Balıkesir Üniversitesi’nde düzenlenen tören ile anıldı. Balıkesir Üniversitesi Rektörü Yücel Oğurlu, faillerin yakalanmasının içlerini rahatlatmadığını ifade ederek, bataklığı kurutmak için daha çok çalışacaklarını söyledi. Balıkesir Üniversitesi, şehirde dün yaşanan ve Araştırma Görevlisi Semih Kaçmaz’ın ölümü ile sonuçlanan olaydan dolayı büyük üzüntü yaşadı. Silahlı saldırıda hayatını kaybeden Semih Kaçmaz’ın cenazesi Kayseri’ye gönderilirken, Balıkesir’de de anma programı düzenlendi. Duaların okunduğu programda konuşan Rektör Yücel Oğurlu, "Değerli akademisyenler, öğrenciler, hepimizin başı sağ olsun. Yani hakikaten konuşmanın çok zor olduğu bir zaman. Kelimeler hakikaten kifayetsiz. Çok değerli bir insan, en azından bedenen, serseri kurşunlarla göç edip gitmiş oldu. Ama biz inanıyoruz ki bu bir geçiş. Biz ruhun ebedi olduğuna inanıyoruz. İnancımız gereği onun ruhu sonsuz bir aleme geçti. Orada hep birlikte yeniden buluşacağız diye inanıyoruz buna. Samimi olarak inanıyoruz. Yeri doldurulmayacak bir boşluk bıraktı. Ben, sizler kadar yakinen çalışmadım kendisiyle ama sempozyumlardaki gayretini görüyordum, koşturmasını görüyordum. Samimiyetiyle, dürüstlüğüyle, çalışkanlığıyla dikkat çekiyordu. Şimdi arkada altı ay önce henüz evlenmiş olduğu, gözü yaşlı bir eş, anne, baba, arkadaşlar dostlar bırakmış oldu. Failler yakalandı. Bu sabah itibarıyla fakat bu bize sadece geçici bir şey. Yani çok da teselli etmiyor bizi. Bizim buradan çıkartmamız gereken ders şu. Bu faillerin oluştuğu bataklığı kurutmaya yönelik bütün eğitimcilerimizin, hukukçularımızın, hepimizin çalışması lazım. Daha fazla çalışmamız lazım. Ben onu anlıyorum bundan" dedi. Rektör Oğurlu’nun konuşması sonrasında Kur’an-ı Kerim tilaveti verildi. Balıkesir Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde düzenlenen törene; Semih Kaçmaz’ın eğitim arkadaşları, hocaları ve öğrencileri ile Rektör Prof. Dr. Yücel Oğurlu, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Murat Doğdubay, Prof. Dr. Fatih Satıl, Prof. Dr. Cevdet Avcıkurt, Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mustafa Yasan katıldı.
Kütahya Simav’da okul baskınıyla ilgili endişe ile paniğe sebebiyet verebilecek paylaşım yapan şahıs gözaltına alındı Kütahya’nın Simav ilçesinde öğrencileri ve velileri yanıltıcı nitelikte, gerçeği yansıtmayan ve kamuoyunda endişe ile paniğe sebebiyet verebilecek paylaşımlar yaptığı tespit edilen bir şahıs yakalanarak hakkında kanuni işlem başlatıldı. Konuyla ilgili Simav Kaymakamlığından yapılan açıklamada, "Ülkemizin içinde bulunduğu hassas süreçte, Simav ilçemizde öğrencilerimiz ve velilerimizi yanıltıcı nitelikte, gerçeği yansıtmayan ve kamuoyunda endişe ile paniğe sebebiyet verebilecek paylaşımlar yaptığı tespit edilen bir şahıs hakkında gerekli çalışmalar başlatılmıştır" denildi. Kaymakamlık açıklamasında, söz konusu paylaşımların sosyal medya platformları üzerinden yayılması üzerine, ilgili birimlerce yürütülen titiz çalışmalar neticesinde şahsın kimliği tespit edilerek bulunduğu adreste yakalanarak gözaltına alındığı belirtildi. Açıklamada, "Kamu düzenini bozabilecek, vatandaşlarımızı korku ve paniğe sevk edebilecek hiçbir girişime müsamaha gösterilmeyecektir. Özellikle öğrencilerimizin ve velilerimizin huzur ve güvenliğini tehdit eden bu tür asılsız paylaşımlara karşı gerekli tüm tedbirler kararlılıkla alınmaktadır. Vatandaşlarımızın yalnızca resmi kaynaklardan yapılan açıklamalara itibar etmeleri, doğruluğu teyit edilmemiş bilgilere itibar etmemeleri önemle rica olunur" ifadelerine yer verildi.
Bursa TUSAŞ Kurumsal Yönetim Genel Müdür Yardımcısı Yakup Arslan: Türk Havacılık ve Uzay Sanayii (TUSAŞ) Kurumsal Yönetim Genel Müdür Yardımcısı Yakup Arslan, BTÜ Konuşmaları’nda Türkiye’nin havacılık yolculuğunu ve savunma sanayindeki dönüşümünü anlattı. Aslan, gençlere "Kendi yerli ve milli hikâyenizi yazın, bağımsızlık ancak böyle mümkündür" mesajı verdi. Bursa Teknik Üniversitesi (BTÜ) tarafından her çarşamba günü düzenlenen "BTÜ Konuşmaları"nın konuğu, TUSAŞ Kurumsal Yönetim Genel Müdür Yardımcısı Yakup Arslan oldu. Mimar Sinan Yerleşkesi’nde gerçekleşen programa; BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Beyhan Bayhan, Prof. Dr. Sinan Uyanık ve Prof. Dr. Barış Tamer Tonguç, akademisyenler ile öğrenciler katıldı. Arslan, "Bağımsızlık Yolculuğu: Teknoloji, İnsan ve Anlam" başlıklı konuşmasında havacılığın tarihi gelişiminden Türkiye’nin savunma sanayindeki hamlelerine, gençlerden beklentilerden hayatın anlamına uzanan değerlendirme yaptı. Havacılığın insanlık için büyük bir anlam taşıdığı söyleyen Arslan, dünyada ve Türkiye’de havacılığın doğuş serüvenini aktardı. İnsanın uçma arzusunun özgürlükle doğrudan bağlantılı olduğunu belirten Yakup Arslan, "İnsan havada olmayı, özgür olmayı her zaman hayal etti. Bu hayal, zaman içerisinde gerçeğe dönüştü ve bugün dev bir endüstri haline geldi" ifadelerini kullandı. Türkiye’nin havacılık serüvenine ilişkin bilgiler paylaşan Arslan, bu alandaki öncü isimlere dikkat çekti. Vecihi Hürkuş, Nuri Demirağ ve Özdemir Bayraktar gibi isimlerin önemli bir miras bıraktığını belirten Arslan, "Geriye dönüp baktığımızda Türkiye aslında havacılıkta her zaman vardı ve önemli işler başardı" dedi. Havacılık fikrinin 19. yüzyıla kadar uzandığını belirten Arslan, özellikle 2000’li yıllardan sonra Türkiye’nin savunma sanayinde ciddi bir ivme yakaladığını vurguladı. Türk Havacılık ve Uzay Sanayii’nin gelişim sürecine değinen Arslan, TUSAŞ’ın kurulmasının sadece bir hedef değil, 1973’lerde başlayan ‘’bağımsızlık ve boyunduruk altına girmeme’’ iradesi olduğunu söyledi. Arslan, şirketin kurulduğu 1973 yılından itibaren geçirdiği dönüşümü şöyle anlattı: "2005 yılıyla birlikte yerli ve milli savunma sanayii hedefi doğrultusunda önemli adımlar atıldı. Bugüne baktığımızda sadece F-16 üreten bir yapıdan; ANKA, AKSUNGUR gibi özgün platformlar geliştiren bir yapıya dönüştük. TUSAŞ bugün uçak, helikopter, insansız hava araçları ve uzay sistemleri dâhil olmak üzere birçok alanda üretim gerçekleştiriyor. Dünyada tüm bu ürünleri tek çatı altında üretebilen nadir şirketlerden biriyiz. Bugün geldiğimiz noktada dünyanın en büyük savunma ve havacılık şirketleri arasında 47’nci sırada yer alıyoruz." Savunma sanayinin stratejik önemine dikkat çeken Arslan, "Ne kadar güçlü olursanız, o kadar sağlam durursunuz. Savunma sanayiniz güçlü ise uluslararası masalarda söz hakkınız olur, yaptırım gücünüz artar" ifadelerini kullandı. Bu gücün yalnızca askeri değil, toplumsal bir güven ve gurur kaynağı olduğunu da vurgulayan Aslan, "Toplumsal olarak bir gururun parçası olmak ve kendimizi güvende hissetmek, güçlü bir savunma sanayii ile mümkün. Biz bunu başardık" şeklinde konuştu. Gençlerden beklentilerini dile getiren Arslan, "Sizlerden beklentimiz; yabancı dil, teknik bilgi, staj deneyimi ve teknolojiyi güncel şekilde kullanabilme becerilerini kazanmanız. Bunun yanında doğru iletişim, sosyal beceriler ve disiplinli çalışma da çok önemli. Ancak tüm bu yetkinliklerin ötesinde niyet ve karakter çok belirleyici. Niyetinizin, tutum ve davranışlarınızın samimiyeti; iyi insan olma motivasyonunuz en az diğer beceriler kadar kıymetli" dedi. "Önemli olan iyi işlerin parçası olabilmek" Konuşmasını "anlam" kavramı üzerinden tamamlayan Arslan, bireysel ve toplumsal bağımsızlığın da altını çizerek şunları söyledi: "Hayatın sonunda kendinize ‘Ben bu dünyaya ne için geldim, hangi izleri bıraktım’ diye soracaksınız. Önemli olan, iyi işlerin parçası olabilmek. Eğer kendi hikâyenizi yazmazsanız, başkalarının hikâyesinde yer alırsınız. Kendi yerli ve milli hikâyenizi yazdığınızda ise gerçek anlamda bağımsız olursunuz. Teknolojik bağımsızlığın yanında kültürel bağımsızlık da çok önemli. Sadece teknolojide değil, kültürel anlamda da kendi değerlerimizle var olmalı, kendi anlam dünyamızı inşa etmeliyiz." Yakup Arslan’ın konuşmalarının ardından etkinlik kapsamında kahoot yarışması gerçekleştirildi. Yarışmada derece alan öğrencilere ödülleri takdim edildi. BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar’ın Türk Havacılık ve Uzay Sanayii Kurumsal Yönetim Genel Müdür Yardımcısı Yakup Arslan’a plaket takdimi ile devam eden program, toplu fotoğraf çekimiyle son buldu. Yakup Arslan BTÜ programı kapsamında Özdemir Bayraktar TEKNOFEST Atölyesi’ni de ziyaret ederek, öğrencilerden projeleri hakkında bilgi aldı.