POLİTİKA - 18 Nisan 2025 Cuma 14:18

Özgür Özel: "Maliyeti hepimize. Şimdi bunun oluşturacağı diğer etkilerle, diğer maliyetlerle uğraşacağız"

A
A
A
Özgür Özel: "Maliyeti hepimize. Şimdi bunun oluşturacağı diğer etkilerle, diğer maliyetlerle uğraşacağız"

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, "Aylarca durup durup gıdım gıdım düşürülen faiz dün 3,5 puan artırılmak zorunda kaldı. Maliyeti hepimize. Şimdi bunun oluşturacağı diğer etkilerle, diğer maliyetlerle uğraşacağız" dedi.


CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Danıştay Başkanı Zeki Yiğit’i ziyaret etti. Görüşmenin ardından açıklamalarda bulunan Özel, "Hukuk ve Seçim İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcımız Gül Çiftci, Grup Başkanvekilimiz Murat Emir ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Mansur Yavaş ile birlikte Sayın Danıştay Başkanımız Zeki Yiğit’e gecikmiş bir nezaket ziyaretinde bulunduk" ifadelerini kullandı.


Özel, basın mensuplarınca Ekrem İmamoğlu’nun diplomasının iptali konusunun görüşmede gündeme gelip gelmediğinin sorulması üzerine şunları söyledi:


"Biz bu görüşmeyi Sayın Danıştay Başkanımızla sıcak tartışmaların ya da yargı konularının değerlendirileceği bir görüşme olarak ele almadık. Bu doğru da olmaz. Ancak tabii bugün diplomanın iptalinin birinci ayı dolmuştur. Bu konuda biz halen daha bekliyoruz. Çünkü şu anda diploma iptal edilmedi. Diplomayı iptal ettiklerini söylediler ancak bunu tebliğ etmediler. Tebliğ ettiklerinde saatler, günler içinde bu hukuksuz işlemin iptali için idari yargı mercilerine başvuruda bulunacağız."



"Öldürdükleri kişi başına 5 gün yattılar"


Gazetecilerin "ÇHD Onursal Başkanı Selçuk Kozağaçlı’nın 7 yıl sonra tahliye edilmesi ve 24 saat geçmeden yeniden tutuklanmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?" sorusuna cevap veren Özel, "Ben Selçuk Kozağaçlı’yı Manisa Soma davasında 301 evladımız hayatını kaybetmişken, beş parası olmayan ailelere beş kuruş talep etmeden, bakın Türkiye’nin en iyi ceza avukatları en pahalı ciplerine bindiler, geldiler. Oralarda çeşitli şeyler konuştular. Bir kuruş talep etmeden o davayı Can Atalay’la birlikte götüren kişidir. O yüzden biz kendisinden Soma’daki mağdurlar olarak ve bu meseleye inananlar olarak razıyız. Soma davasında önce çok doğru bir karar verilmişti, sonra Yargıtay bu kararı beş sıfırla onamıştı. Birileri Yargıtay’daki o daireye müdahale edip, üç üyesini değiştirip, yeniden itiraz edip bu sefer üçe iki Soma davasını bozdular ve hepimizin yüreğini sızlatan o karar çıktı. Öldürdükleri kişi başına 5 gün yattılar çıktılar ve kurtuldular. Soma davasından şu anda içeride olan kimse yok. O geceyi hatırlayın. ‘Unutursak yüreğimiz kurusun’ deyip bir ay ağladı herkes televizyonları başında. Ama iki kişi yatıyor Soma davasında. İki tane cabbar, cevval avukat" ifadelerini kullandı.



"Maliyeti hepimize"


Faiz artırımı kararını değerlendiren Özel, "Erdoğan, Ekrem İmamoğlu’ndan kurtulacak diye kendince diplomasını iptal ettirerek yalan yere terör örgütüne destek yaftası yapıştırarak, olmadık davalar açarak, Ekrem İmamoğlu’nu alıp hapse tıkarak, Silivri’ye koyarak bütün dünyaya dediler ki, ‘Ey dünya, bizim iyi yönetim gibi bir derdimiz yok. Bizim ülkemizde devletin verdiği hiçbir kağıdın değeri yok. Ne mazbatanın var ne diplomanın var. Bizim buradan örneğin arsa alıp fabrika kuracaksan tapunun da kıymeti yok. Hazine bonomuzu satın alacaksan, onun da kıymeti yok. Bizim borsada kağıdın varsa, ya İstanbul’u yöneten adamın 35 yıllık diplomasını iptal etmişim, senin 35 gün önce aldığın hisse senedini mi kabul edeceğim. Onun da kıymeti yok.’ Ne oldu? Panik halinde borsadan çıkışlarla borsa 35 milyar kaybetti. Panik halinde dövize yöneliş ve artan o dövizi baskılamak için şimdi 50 milyara varan rezerv yakışları. Ne oldu? Senelerdir emekliye zam vermez, asgari ücretliyi açlık sınırında çalıştırır, çiftçiyi maliyetinin altında ürününü satmaya zorlar. Bunların hepsine yaptıkları, bu sebeple biriktirdikleri, güya kemer sıktırdıkları kişilere verilmeyen paraları bir gecede Ekrem İmamoğlu için feda ettiler. Onu engellemek için. Sonuç? Aylarca durup durup gıdım gıdım düşürülen faiz, dün 3,5 puan artırılmak zorunda kaldı. Maliyeti hepimize. Şimdi bunun oluşturacağı diğer etkilerle, diğer maliyetlerle uğraşacağız" dedi.



"O resmi koymak isteyenleri alnından öpüyoruz"


Hava kuvvetlerinde bazı pilotların kollarına Mustafa Kemal Atatürk imzalı bir yama takmak istedikleri ama mevzuata aykırı olduğu gerekçesiyle engellenmek istendiği iddiaları hakkında da konuşan Özel, "Konya’daki meselede bu ifadeler doğruysa, teğmenlere yapılan saygısızlık, teğmenlere yapılan haksızlık kadar fena bir durumdur. ‘İstikbal göklerdedir’ demiş. Onun işaret ettiği yerde geleceğini gören kahraman Türk subayları, bu gösteri uçuşunun çekimi yapılırken kendilerine hepimizin istikbali için, geleceği için gökleri vasiyet eden Ata’larına uymuşlar pilot olmuşlar, ölümü göze almışlar, bizi savunuyorlar. Hepimizin göğsünü kabartıyorlar. ‘İstikbal göklerdedir’ diyen Atalarının resmini buraya koymak istemişler. O resmi koymak isteyenleri alnından öpüyoruz. O resmi koydurtmayanların da günü gelince alnını karışlayacağız. Nasıl demiştim ki teğmenleri ordudan atanlar için, ‘Bir gün teğmenler gelecek, onları atanlar gidecek. Teğmenleri alnından öpüyoruz. Bu kararı alanların alnını karışlayacağız’ diye, aynı noktadayız. Bu konuda bir santim geri gitmeyiz" diye konuştu.



Özgür Özel: "Maliyeti hepimize. Şimdi bunun oluşturacağı diğer etkilerle, diğer maliyetlerle uğraşacağız"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara İçişleri Bakanı Çiftçi: "Genel merkezi kendi iradeleriyle boşaltmaları; bu işlemi kendi aralarında suhuletle çözebilmeleri için zaman da tanındı" İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, "CHP içindeki davalı tarafların birbirleriyle görüşme yaparak genel merkezi kendi iradeleriyle boşaltmaları; bu işlemi kendi aralarında suhuletle çözebilmeleri için zaman da tanındı" dedi. İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Al Jazeera’ye özel bir röportaj verdi. Yaşanan son gelişmeleri değerlendiren Bakan Çiftçi, CHP Genel Merkezi’nin boşaltılması sürecine ilişkin konuşarak meseleyi kendi içlerinde suhuletle çözebilmeleri için zaman da tanındığına dikkati çekti. "Güvenlik güçlerimiz, mahkeme kararlarının uygulanması ve kamu düzeninin korunması sorumluluğu çerçevesinde görev yapmıştır" CHP Genel Merkezi’ne polisin girmesi kararının neden alındığı sorusuna yanıt veren Bakan Çiftçi, "Hukuk devletinde mahkeme kararlarının uygulanması esastır. Güvenlik güçlerimiz bu ilkenin gereğini yerine getirdi. Bu süreç, Cumhuriyet Halk Partisi içerisindeki bazı isimlerin ve delegelerin yargıya yaptığı başvurularla başlamış, devamında ilgili yargı mercileri tarafından kararlar verildi. Daha sonra yine CHP adına yapılan başvurularla mahkeme kararlarının uygulanmasına ilişkin talepler Ankara Emniyet Müdürlüğümüze iletilmiştir. Ortaya çıkan tablo, güvenlik güçlerimizin ya da devlet kurumlarımızın başlattığı bir sürecin ürünü değil, yargıya taşınmış hukukî bir sürecin zorunlu sonucudur. Güvenlik birimlerimiz siyasi bir tartışmanın, bir parti içi tartışmanın ya da gerilimin tarafı olamaz. Güvenlik güçlerimiz, mahkeme kararlarının uygulanması ve kamu düzeninin korunması sorumluluğu çerçevesinde görev yapmıştır. Bütün devletler yargı kararlarının uygulanmasını hukuk devleti olmanın ilk şartı olarak görür, Türkiye de hukuk devleti olarak yargının verdiği kararın gereğini yapmıştır" açıklamasında bulundu. "İçişleri Bakanlığı’nın bir partinin iç meselelerinin içine çekilmesine müsaade etmemiz söz konusu olamaz" "Güvenlik kuvvetlerinin güç kullanma oranında bir sınır aşımı olduğuna dair eleştirilere katılıyor musunuz" sorusuna yanıt veren Bakan Çiftçi, "Güvenlik güçlerimiz süreç boyunca azami dikkat ve sağduyu içerisinde, kamu düzenini koruma görevi kapsamında ve orantılılık ilkesi çerçevesinde hareket etmiştir. Güvenlik güçlerimizin tutumu hukukun çizdiği sınırlar içindedir ve bu sınırların aşıldığına dair herhangi bir tespit söz konusu değildir. İçişleri Bakanlığı’nın bir partinin iç meselelerinin içine çekilmesine müsaade etmemiz söz konusu olamaz. İçişleri Bakanlığı’nın görevi, hukuk devleti ilkesi çerçevesinde kamu düzenini, vatandaşlarımızın güvenliğini ve demokratik düzeni korumaktır. Bu kapsamda Ankara Valiliğimizin koordinasyonunda Emniyet birimlerimiz gerekli tüm güvenlik tedbirlerini almıştır" dedi. "Genel merkezi kendi iradeleriyle boşaltmaları; bu işlemi kendi aralarında suhuletle çözebilmeleri için zaman da tanındı" "CHP Genel Merkezi’nin diyalogla boşaltılması mümkün değil miydi" sorusuna cevap veren Bakan Çiftçi, CHP heyeti ile yaptığı görüşmeye ilişkin detayları şu şekilde paylaştı: "Cumhuriyet Halk Partisi’nden bir heyetin randevu talebine olumlu cevap verildi ve kendileriyle görüştüm. Görüşmede özellikle mahkeme kararına ilişkin hukuki işlemlerin yürütülmesi sırasında parti içinde yaşanan tartışmalara ilişkin değerlendirmeler tarafımıza iletilmiştir. CHP yönetimiyle son ana kadar diyalog içinde olduğumuzu CHP yöneticileri de yakından biliyor. Ayrıca, CHP içindeki davalı tarafların birbirleriyle görüşme yaparak genel merkezi kendi iradeleriyle boşaltmaları; bu işlemi kendi aralarında suhuletle çözebilmeleri için zaman da tanındı. Sürece ilişkin tüm işlemler ilgili adlî ve idarî makamların koordinasyonunda hukuk devleti ilkesi çerçevesinde yürütüldü. Ancak CHP içindeki davalı ve davacı taraflar kendi aralarında anlaşmadılar ve mahkeme kararı yine CHP yönetiminin talebiyle güvenlik birimlerimiz tarafından uygulanmak durumunda kalındı." "Cumhurbaşkanımıza, Cumhurbaşkanlığı makamına ve devletimizin yönelik tehdit, hakaret ve hedef gösterme girişimleri hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmamaktadır" CHP yönetiminin, Cumhurbaşkanı ve bakanlıkların güvenlik güçleri eliyle muhalefeti baskı altına aldığını ve bu nedenle CHP Genel Merkezi’ne polis müdahalesinin olduğu yönündeki iddialar hakkında da konuşan Çiftçi, "Devlet kurumları hiçbir siyasi tartışmanın tarafı hâline getirilemez. Devlet kurumlarını siyasî tartışmaların ve parti içi gerilimlerin parçası hâline getirmeye yönelik yaklaşımlar demokratik siyaset kültürünün tahrip edilmesi amacına matuftur. Muhterem Cumhurbaşkanımıza, Cumhurbaşkanlığı makamına ve devletimizin anayasal kurumlarına yönelik tehdit, hakaret ve hedef gösterme girişimleri demokratik siyasetle ve hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmamaktadır. Demokratik siyasetin doğasında eleştiri ve protesto hakkı bulunmaktadır ancak tehdit, hedef gösterme, provokasyon ve kamu düzenini riske atan söylem ve girişimler bu sınırı aşar ve demokratik siyaset zeminine zarar verir. Siyasi rekabetin, parti içi süreçlerin ve demokratik tartışmaların meşru zemini hukuk, demokratik teamüller, sağduyu ve teennidir. Hiçbir kişi ya da grubun kamu düzenini bozmasına, vatandaşlarımızın güvenliğini tehdit etmesine, güvenlik güçlerine mukavemet göstermesine ve demokratik siyasetin meşru zeminine zarar vermesine müsaade edilmemiştir, edilemez. Yargı kararlarının uygulanması hukuk devletinin gereği, kamu düzeninin korunması ise devletin sorumluluğudur" ifadelerini kullandı.
Muğla Köyceğizli kanocu Yıldırım ve Demir’den Bratislava’da üstün performans Muğla’nın Köyceğiz ilçesinde kano sporuyla uğraşan iki sporcu Bratislava’da üstün performans göstererek önemli dereceler elde etti. Slovakya’nın Bratislava kentinde düzenlenen Uluslararası Bratislava Yarışları’nda, üstün performans göstererek, 2 altın, 1 gümüş ve 1 bronz olmak üzere toplam 4 madalya kazanarak Türk bayrağını ve Muğla’yı başarıyla temsil etti. Köyceğizli sporcular Poyraz Yıldırım ve Arda Kaan Demir elde ettikleri derecelerle ilçeyi gururlandırdı. Slovakya’nın Bratislava kentinde düzenlenen Uluslararası Bratislava Yarışları’nda Türkiye’yi başarıyla temsil eden Poyraz Yıldırım, K4 Boys A Final 200 metrede birincilik, K1 Boys A Final 200metrede ikincilik, K1 Boys A Final 500metrede ise üçüncülük ede etti. Arda Kaan Demir ise K1 Junior Men A Final 200 metrede yedincilik, K1 Junior Men A Final 500 metrede dördüncülük, K1 Junior Men B Final 1000 metrede birincilik derecelerini elde etti. Muğla Valiliği’nin sosyal medya hesabından yapılan açıklamada "Uluslararası arenada Muğla’mızın adını kürsüye yazdıran milli sporcularımızı ve onların yetişmesinde büyük emeği olan antrenörlerimizi kutluyor, başarılarının artarak devam etmesini diliyorum" ifadeleri kullanıldı. Muğla Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü ise yaptığı açıklamada "Ay-yıldızlı bayrağımızı uluslararası arenada gururla temsil eden sporcularımızı ve antrenörlerimizi tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyoruz" ifadelerine yer verdi.
Diyarbakır Kasaplardan Kurban Bayramı öncesi ’acemilik’ uyarısı Kurban Bayramı yaklaşırken kasaplar, her yıl yaşanan yaralanmalara karşı kesicileri uyardı. Acemi kasapların en çok dikkatsizlik nedeniyle kendilerini kestiğini belirten ustalar, bıçakların keskin olması, hayvana eziyet edilmemesi ve hayvanın ayaklarının sıkıca tutulmasının büyük önem taşıdığını söyledi. Kurban Bayramı öncesi hazırlıklar sürerken, Diyarbakır Yenişehir ilçesindeki hayvan pazarındaki kasaplar önemli uyarılarda bulundu. Her bayram çok sayıda kişinin kurban kesimi sırasında dikkatsizlik nedeniyle yaralandığını belirten kasap ustaları, özellikle acemi kasapların daha dikkatli olması gerektiğini ifade etti. Kasaplar, kurban kesiminde kullanılacak bıçakların mutlaka keskin olması gerektiğini belirterek, kör bıçakların hem hayvana eziyet verdiğini hem de kazalara davetiye çıkardığını söyledi. Hayvanın kontrol altında tutulmasının önemine dikkat çeken ustalar, ayakların sağlam şekilde bağlanması ve kesim sırasında birkaç kişinin destek vermesi gerektiğini ifade etti. Kasaplar ayrıca, kurban kesiminin ehil kişiler tarafından yapılmasının hem dini kurallara hem de güvenlik açısından önemli olduğunu belirterek vatandaşlara dikkatli olmaları çağrısında bulundu. Kasap İslam Kaya, hayvanı yere yatırdıktan sonra tekbir çekilmesi gerektiğini ve hayvanın acı çekmemesi için tek seferde sivri bir bıçak ile hayvana eziyet edilmeden kesilmesi gerektiğini vurgulayarak, "Meslektaşlarımdan ricam hayvana eziyet etmesinler. Bıçakları her zaman sivri olsun. Ayrıca hayvanı kesim alanına getirirken sürükleyerek getirmesinler, incitmesinler. Kesimden sonra etine dikkat etmesi lazım. Eğer siyah et ise hastalıklı hayvandır. Kurban sahibini uyarması lazım. Kesim yaparken hayvanın ayaklarına dikkat etmeleri lazım çok hareket etmemesi lazım. Kendileri de ellerine ve ayaklarına dikkat etmesi lazım. Kurbanı keserken sürekli odak noktası hayvan olması lazım. Hastaneler bol bol dikiş atıyor bugünlerde. Acemilerin kesim yapmaması lazım" dedi. Bir diğer usta İsmail Ersoy ise hayvanları dinin gerektirdiği usule göre kesmeye çalıştıklarını söyledi. Ersoy, "Bu hayvanlara eziyet etmek günahtır. Tedbirlerimizi alıyoruz ve hayvanımızı kesiyoruz. Parçalayıp, doğrayıp poşetlere koyuyoruz. Meslektaşlarıma önerim helal bir şekilde kessinler. Hayır yapan kadar biz de bu sevaba ortak oluyoruz eğer güzel kesersek. Bir diğer önerim ise bıçaktan mümkün mertebe ellerini ve ayaklarını uzak tutsunlar" ifadelerini kullandı.