ASAYİŞ - 03 Mart 2026 Salı 14:27

Pursaklar’da yaşıtını bıçaklayarak öldüren çocuğa 12 yıl hapis cezası

A
A
A
Pursaklar’da yaşıtını bıçaklayarak öldüren çocuğa 12 yıl hapis cezası

Pursaklar’da Fatih Acacı’nın (15) bıçaklanarak öldürülmesine ilişkin, suça sürüklenen çocuk D.G.’nin (15) ’kasten öldürme’ suçundan haksız tahrik indirimi uygulanarak 12 yıl hapisle cezalandırılmasına karar verildi.


Ankara 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya, suça sürüklenen çocuk D.G. ile taraf avukatları katıldı. Çocuk mahkemesi olması sebebiyle mahkeme salonuna izleyici alınmadı. Verilen aranın ardından kararını açıklayan mahkeme, D.G. hakkında haksız tahrik indirimi uygulayarak, ’kasten öldürme’ suçundan 12 yıl hapisle cezalandırılmasına karar verdi.


Duruşma sonrası verilen karara ilişkin konuşan aile avukatı Ersan Barkın, "Fatih Acacı evladımız, 10’dan fazla bıçak darbesiyle hayatı elinden alınmış bir evlat. Bu nedenle bir yargılama yürüdü. Bu yargılamanın neticesinde mahkeme haksız tahrik indirimlerini uyguladı. Ve ceza ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasıyla başlamış olmasına karşın tahrik indirimlerinin uygulanması ardından süreli hapse dönüştürdü. Haksız tahriki en alt sınırdan vermiş olmasına rağmen süreli hapis cezaları, Türk Ceza Yasası 31’de üst sınır 12 yılla verilebildiği için neticeden 12 yıl cezalandırılmasına ve tutukluluk halinin devamına karar verdi" dedi.



"İndirimin doğru olmadığı kanaatindeyiz"


Barkın, "Haksız tahrik indiriminin hatalı olduğu kanaatindeyiz ama bu hukuki tartışma. Haksız tahrik indirimine gerekçe oluşturan şeyin herhangi bir şekilde yazılı belgeye dayanmayan, sadece telefonda konuşulan şeyi dile getiren tanık beyanlarına dayandırıldığı hatta tek tanık beyanına dayandırıldığı ortadayken, bu indirimin doğru olmadığı kanaatindeyiz. Fakat bu kanaat de bir hukuki tartışma" diye konuştu.


Maktul Acacı’nın kız kardeşi Beyhan Acacı ise mücadelelerinin 7 Eylül’den beri devam ettiğini ifade ederek, "Biz 7 Eylül’den beri mücadele ediyoruz. Ben kardeşimin cenazesinden geldiğim gibi sosyal medyaya girdim. Keyfimden değil. Ben kaç aydır yas tutmadım ya. Mahkeme mahkeme geziyoruz, kamuoyu oluşturmaya çalışıyoruz. Elimizden geleni yapıyoruz. Bu kadar mı insafsızsınız?" ifadelerinde bulundu.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kars Kars’ta il güvenlik ve asayiş koordinasyon toplantısı yapıldı Kars’ta güvenlik ve asayiş konularının ele alındığı "İl Güvenlik ve Asayiş Koordinasyon Toplantısı" Vali Ziya Polat’ın başkanlığında gerçekleştirildi. İlgili kurum amirleri ve güvenlik birimlerinin katılımıyla düzenlenen toplantıda, il genelinde yürütülen çalışmalar kapsamlı şekilde değerlendirildi. Toplantıda, vatandaşların huzur ve güvenliğinin temini amacıyla emniyet ve jandarma birimlerince sürdürülen genel asayiş uygulamaları ele alındı. Özellikle suçun önlenmesine yönelik denetimler, aranan şahısların yakalanmasına yönelik çalışmalar, okul çevreleri ve umuma açık alanlarda yapılan kontroller ile trafik uygulamaları hakkında değerlendirmelerde bulunuldu. Kent genelinde gerçekleştirilen şok uygulamalar, sabit ve hareketli yol kontrolleri ile kamu düzeninin korunmasına yönelik alınan tedbirlerin etkinliği gözden geçirildi. Toplantının önemli başlıklarından biri de sınır güvenliği oldu. Sınır hattında alınan fiziki ve teknolojik tedbirler, devriye faaliyetleri ve koordinasyon çalışmaları detaylı şekilde değerlendirildi. Ayrıca düzensiz göçle mücadele kapsamında yürütülen çalışmalar, tespit ve geri gönderme süreçleri ile insan kaçakçılığına yönelik operasyonlar ele alındı. İlgili birimler arası iş birliğinin artırılması ve mevcut tedbirlerin daha etkin hale getirilmesi konusunda görüş alışverişinde bulunuldu. Toplantıda konuşan Vali Ziya Polat, Kars’ta huzur ve güven ortamının korunmasının temel öncelikleri olduğunu vurgulayarak, güvenlik güçlerinin özverili çalışmalarına dikkat çekti. Vatandaşların güvenliğini tehdit eden her türlü unsura karşı mücadelenin kararlılıkla sürdürüleceğini belirten Polat, kurumlar arası koordinasyonun önemine işaret etti. Toplantı, mevcut güvenlik stratejilerinin değerlendirilmesi ve önümüzdeki döneme ilişkin planlamaların yapılmasının ardından sona erdi. Kars’ta kamu düzeninin sağlanmasına yönelik çalışmaların aralıksız devam edeceği bildirildi.
Muğla Uçak’tan eğitimcilere yönelik şiddete tepki İstanbul Çekmeyeköy’de öğretmen Fatma Nur Çelik’in aynı okuldaki öğrenci tarafından bıçaklı saldırısı sonrası hayatını kaybetmesine tepki gösteren Eğitim-Bir-Sen Muğla Şube Başkanı Önder Uçak, eğitimcilere yönelik saldırıların yaygın bir toplumsal sorun haline geldiğini belirterek tepki gösterdi. Uçak yaptığı açıklamada, "Eğitim sistemimizi nasıl daha verimli ve başarılı kılarız, eğitim çalışanlarının sorunlarına nasıl çözüm getirebiliriz düşüncesiyle çaba sarfeden eğitimciler olarak hazin bir cinayet haberiyle daha derinden sarsılmış bulunuyoruz. İstanbul Çekmeyeköy’de Fatma Nur Çelik öğretmenimiz vefat etmiş; bir diğer öğretmenimiz ile bir öğrencimizin hastanede tedavileri devam etmektedir. Meslektaşımıza Allah’tan rahmet, ailesine ve bütün eğitim camiamıza başsağlığı; yaralı öğretmenimiz ile öğrencimize acil şifalar diliyoruz. Eğitim çalışanlarına yönelik şiddet olayları münferit eylemler olmaktan çıkmış, yaygın bir toplumsal sorun haline gelmiştir. Öğretmenlerimize yönelen şiddet, eğitimcilerimizin canına kast edilmesi, eğitimin can güvenliği kaygısına teslimi, kabulü ve tahammülü mümkün olmayan bir sorun alanına dönüşmüştür. Eğitimciye yönelen şiddet, bir toplumsal çürüme belirtisidir. Yaşadığımız bu olay, eğitimciye, öğretmene karşı şiddetin ne ilk örneğidir ve korkumuz odur ki ne de son örneği olacaktır. İstanbul Çekmeköy’de yaşandığı gibi şiddetin failinin bizatihi öğrenci ve çocuk olduğu hallerde, bunun sıradan bir şiddet sorunu olmadığı, toplumsal bir sorun olduğu gerçeği tüm çıplaklığıyla toplumun karşısına çıkmaktadır. Çocuk suçluluğun çocuğun aile başta olmak üzere içinde bulunduğu sosyal çevrede çocuğun ruhsal, psikolojik, ahlaki gelişimi için gerekli ilgi, sevgi, şefkat, eğitim ve disiplini alamamasının sonucu olduğu gözetilmelidir. Bu sebeple, cehalete dayanan şiddeti veya şiddete dayanan cehaleti bir an evvel ortadan kaldırmak için çocuk ve genç eğitimine olduğu kadar yetişkin ve aile eğitimine de ağırlık vermeli; çocuk suçluluğunun arka planında aile olduğunu da görmeli; suçun faili olan çocuğun yanında ailenin de suçtan sorumluluğunu gözetmeliyiz. Eğitimciler her türlü şiddet ve saldırılar karşısında savunmasız, korumasız bırakılmamalı; yaptıkları işin onur, önem ve ağırlığına uygun hayat, çalışma ve güvenlik şartları sağlanmalıdır" dedi.