SPOR - 08 Mayıs 2026 Cuma 10:03

Erzurum’un ilk kadın futbol takımı, ilk profesyonel maçına çıkıyor

A
A
A
Erzurum’un ilk kadın futbol takımı, ilk profesyonel maçına çıkıyor

Erzurum’da 2025 yılında kurulan ilk kadın futbol takımı Erzurum Üniversitesi Gençlik Spor Kulübü (EÜGSK), Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Kadınlar 3. Ligi’nde ilk profesyonel maçına çıkmaya hazırlanıyor.


Kurulduğu ilk sezonda TFF U17 Kızlar Gelişim Ligi 30. Grup’u şampiyon tamamlayan EÜGSK, bölge finallerinde elenmesine rağmen ortaya koyduğu performansla dikkat çekmişti. Başarılarının ardından profesyonel lig için çalışmalarını sürdüren Erzurum temsilcisi, Kadınlar 3. Ligi’nde mücadele edecek.


EÜGSK, ligin ilk haftasında yarın saat 12.00’de Şenol Birol Futbol Sahası’nda Rize Yeşil Çay Spor’a konuk olacak. İki devre halinde oynanacak ligde Erzurum temsilcisi; Ardahan Kura Gençlik ve Spor, Rize Yeşil Çay Spor, Trabzon 1923 Spor Kulübü ve Trabzon Kardelen Spor ile karşı karşıya gelecek. Mavi-beyazlı ekip, önce grup liderliğini ardından ise Kadınlar 2. Ligi’ne yükselmeyi hedefliyor.



Dila Saygılı: "Takım olarak güzel işler başaracağımıza inanıyoruz"


Takım futbolcularından Dila Saygılı, ilk profesyonel maç öncesinde büyük heyecan yaşadıklarını belirterek, "Erzurum Üniversitesi Gençler Kadın Spor Takımı’nda oynuyorum. Daha önce Erzincan’da futbol oynuyordum. Kendi şehrimde kadın futbol takımı olmadığı için sürekli Erzincan’a gidip gelmek zorunda kalıyordum. Bu süreç benim için gerçekten çok zordu. Daha sonra Erzurum’da takım kurulunca çok mutlu oldum. Hocalarımız bize büyük destek veriyor. Kendi şehrimizi temsil ettiğimiz için ayrıca gururluyuz. U17’de bölge şampiyonu olduk. Şimdi ise Kadınlar 3. Ligi’nde ilk maçımıza çıkacağız. Takım olarak güzel işler başaracağımıza inanıyoruz. Antrenmanlarımız yoğun geçiyor. Erzurum’un soğuk havasında çalışmak kolay değil ama buna rağmen çok iyi hazırlanıyoruz. Benim hedefim daha iyi seviyelere gelmek, kendimi geliştirmek ve daha büyük takımlarda forma giymek. Hem takım olarak hem bireysel anlamda sürekli ilerlemek istiyoruz" dedi.



Rabia Demirtaş: "Takımıma ve hocalarıma güveniyorum"


Takım kaptanı Rabia Demirtaş da Erzurum’da kadın futbol takımının kurulmasının önemli bir adım olduğunu ifade ederek, "Bu yıl Erzurum’da kadın futbol takımının kurulması bizim adımıza çok önemli oldu. Takımı zorlu şartlarda kurduk ama çok emek verdik. Cumartesi günü sezonun ilk maçına çıkacağız. Güzel bir sezon geçirmek istiyoruz. Takımıma ve hocalarıma güveniyorum. Futbola başlamak benim için kolay olmadı. Özellikle ailelerin ‘Kadın futbol mu oynar?’ düşüncesini kırmak gerekiyordu. Biz aslında bunun için mücadele ettik. Şimdi kadın futboluna bakış açısının değişmeye başladığını görüyoruz. İnsanlar artık daha fazla destek oluyor. Bu da bizi çok mutlu ediyor" diye konuştu.



Metin Yıldırım: "Hedefimiz kadın futbolunun Erzurum’da daha da yaygınlaşması"


Kulüp antrenörü Metin Yıldırım ise kadın futbolunu Erzurum’da daha yaygın hale getirmek istediklerini dile getirerek, "Öncelikle U17 takımıyla başladık. Orada elde ettiğimiz başarıların ardından neden bir kadın takımı kurulmasın diye düşündük ve 3. Lig seviyesinde takım kurduk. Cumartesi günü ilk maçımıza çıkacağız. Rizespor deplasmanında mücadele edeceğiz. U17’de aldığımız başarıları burada da sürdürmek istiyoruz. Takımımız yeni kurulmasına rağmen oyuncularımızın özverisi gerçekten çok büyük. Soğuk hava şartlarına rağmen antrenmanlara yoğun katılım oluyor. Her çalışmamız yaklaşık 25-30 kişiyle geçiyor. Bu da kadın futboluna olan ilgiyi gösteriyor. Erzurum’da yıllardır ‘Kadın futbol mu oynar?’ şeklinde bir algı vardı. Biz bu algının artık kırıldığını düşünüyoruz. Aileler çocuklarını antrenmanlara getirmeye başladı. Küçük yaş gruplarında da ilgi artıyor. Bizim en büyük hedefimiz kadın futbolunun Erzurum’da daha da yaygınlaşması. Şu an şehrin tek kadın futbol takımıyız ama ilerleyen süreçte daha fazla takımın kurulmasını istiyoruz" ifadelerini kullandı.



Erzurum’un ilk kadın futbol takımı, ilk profesyonel maçına çıkıyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Niğde Niğde’de görev yapan öğretmen Ülkü Demiray, Türk Dünyası Çocuk Edebiyatı Çalıştayı’nda Türkiye’yi temsil etti Türk Dünyası Çocuk Edebiyatı Çalıştayı; Türk dünyasının ortak kültürel hafızasının güçlendirilmesi ve çocuk edebiyatında ortak dil bilincinin geliştirilmesi amacıyla Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde gerçekleştirildi. Türk Dil Kurumu, KKTC Başbakan Yardımcılığı Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanlığı Kültür Dairesi ile Millî Eğitim Bakanlığı iş birliğinde, Atatürk Öğretmen Akademisi katkılarıyla düzenlenen çalıştayda; Türkiye, KKTC, Azerbaycan, Kazakistan, Özbekistan, Kuzey Makedonya ve Kosova’dan akademisyenler, yazarlar, çizerler ve yayınevleri temsilcileri bir araya geldi. 20-21 Nisan 2026 tarihlerinde Lefkoşa’da düzenlenen çalıştayda, çocuk edebiyatının mevcut durumu, dünyadaki gelişim eğilimleri, yazarlık pratikleri ve Türk dünyasında ortak edebi üretime yönelik stratejiler çok yönlü şekilde değerlendirildi. Türkiye’yi temsilen çalıştaya katılan Niğde Süleyman Fethi Ortaokulu’nda Türkçe öğretmeni olarak görev yapan Ülkü Demiray, çocuk ve gençlik edebiyatında ortak üst bilincin inşası için Türk mitolojisinin temel kaynaklardan biri olduğuna dikkat çekti. Yazarın Hayal Et Vadisi adlı eseri, Türk Dil Kurumu’nun çocuk ve gençlik edebiyatı serisinde yayımlanan ilk üç kitap arasında yer alıyor. Çalıştay sürecinde Bayrak Radyo Televizyon Kurumu ekranlarına konuk olan Demiray, 2023 Emine Işınsu Ulusal Roman Ödülü sahibi Cümbezin Kızı romanı üzerine değerlendirmelerde bulundu. Demiray, Kıbrıs ile Türkiye arasındaki bağların güçlü olduğuna vurgu yaparken, romanında İngiliz sömürge döneminde adada yaşayan Türklerin yaşadığı zorlukları ve tarihte yeterince konuşulmayan çocuk hikayelerini ele aldığını ifade etti. Etkinliğin, Balkanlar’dan Orta Asya’ya uzanan geniş coğrafyada kültürel bağları güçlendirmesi ve ortak edebi zeminin gelişimine katkı sunması hedefleniyor.
Kocaeli Bilim şenliğine ziyaretçilerden tam not Çayırova’da bu yıl 2’ncisi düzenlenen bilim şenliği, 7’den 70’e her yaştan vatandaşın ilgisiyle devam ediyor. Çayırova Belediyesi 2. Bilim Şenliği, dün düzenlenen açılış töreninin ardından bilim meraklılarına kapılarını açmıştı. Hazırlanan stantlar, bilim şovları, deney atölyeleri ve teknolojik oyunlarla dolu dolu bir program sunan etkinlik, sadece çocukların ve gençlerin değil, yetişkinlerin de ilgisini çekti. Pazar gününe kadar misafirlerini ağırlamaya devam edecek olan etkinlik alanında vakit geçiren ilçe sakinleri, şenliğin atmosferinden duydukları memnuniyeti paylaştı. Şenlik alanında kurulan farklı istasyonlarda deneyimler kazanan çocuklar, heyecanlarını gizleyemedi. Etkinliklerin bilime olan ilgisini artırdığını belirten 4. sınıf öğrencisi Abdullah Servet Saygı, "Arabada bisiklet sürdüm, zıplama etkinliğini yaptım. Çok eğlenceli ve herkesin ilgisini çekebilecek bir yer" dedi. Şenliğin minik ziyaretçilerinden Asel Akgün, "Burada fotoğraf çektirip kendimi polis yaptım, kürekle çekme etkinliğine katıldım. Bizi davet ettikleri için çok teşekkür ederiz" diye konuştu. Alperen Kara ise "Kanoya bindim, trambolinde zıpladım ve itfaiyeci oldum. Bilimi de öğretmenlerimi de çok seviyorum" ifadelerini kullandı. "Uygulama şansı bulduk" Şenlik, lise öğrencilerinin de teknoloji ve bilimle iç içe vakit geçirmesine imkan tanıdı. Lise öğrencisi Yiğit Aziz Yerken, etkinliklerin her yaş grubuna hitap ettiğine dikkat çekerek, "3D gözlükler ve bilgi yarışmaları çok ilgimi çekti. Bilime hep merakım vardı ama hiç uygulama konusunda imkan bulamamıştım, burada bu şansı elde ettim" dedi. Beyin gücüyle küpü hareket ettirdiği etkinliği çok sevdiğini belirten Muhammet Emir Kayhan ise diğer günlerde de şenliğe gelmek istediğini ve tüm arkadaşlarına burayı tavsiye edeceğini söyledi. Aileler de çocuklar kadar mutlu Çocuklarıyla birlikte şenliğe katılan ebeveynler, hem çocuklarının gelişimine katkı sağlayan hem de ailece kaliteli vakit geçirmelerine imkan tanıyan organizasyon için teşekkür etti. Veli Emel Yıldırım, "Çocuklarımız gibi biz de birçok etkinliğe katıldık. Araştırma etkinlikleri ve yapay zekalı fotoğraf çekimi çocukların çok hoşuna gitti. Deney atölyelerinde merakla vakit geçirdiler" diye konuştu.
Isparta Çöpe gidecek malzemeleri sanata dönüştüren emekli usta tarihi maketlerle yaşatıyor Isparta’da yaşayan 62 yaşındaki emekli kamu çalışanı Güner Ersöz, atık malzemeleri kullanarak yaptığı tarihi eser ve geleneksel ev maketleriyle kültürel mirası yaşatıyor. Emeklilik sonrası boş zamanlarını verimli değerlendirmek amacıyla hobi olarak başladığı çalışmalarında Osmanlı evlerinden Anıtkabir’e kadar birçok eseri tasarlayan Ersöz, "Sıradaki büyük hedefim Ayasofya maketi yapmak. İnsanlarımızın sağda solda vakit geçirmek yerine bu tür uğraşlarla ilgilenmesinin vatanımıza, milletimize ve yeni nesillere fayda sağlayacağına inanıyorum" dedi. Isparta’da yaşayan 62 yaşındaki emekli Güner Ersöz, emeklilik sonrası boş zamanlarını verimli değerlendirmek amacıyla hobi olarak başladığı maket çalışmalarında atık malzemeleri adeta sanat eserine dönüştürüyor. Ticari bir kaygı taşımadan üretim yapan Ersöz, hazırladığı maketleri çevresindeki insanlara hediye ediyor. Emekliliğin ardından kendisine yeni bir uğraş arayan Ersöz, geri dönüşüm malzemelerini kullanarak tarihi eser ve geleneksel ev maketleri yapmaya başladı. Şişeler, karton koliler ve ayakkabı kutularından Osmanlı, Safranbolu ve Isparta evleri tasarlayan usta, amacının kültürel mirası yeni nesillere tanıtmak olduğunu, sıradaki büyük hedefinin ise Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi’nin maketini yapmak olduğunu dile getirdi. "’Acaba ben bunu yapabilir miyim?’ dedim ve yapmaya başladım’’ Hobiyi kendine zaman ayırmanın bir yolu olarak gördüğünü anlatan Ersöz, ‘‘Amacım geri dönüşüm ve atık malzemelerden, hiçbir masraf yapmadan bir şeyler üretmek. Aynı zamanda eski eserlerimize, eski evlerimize ve Osmanlı eserlerimize sahip çıkmak istiyorum. Ben 62 yaşındayım. Emekli olduktan sonra kendimi bir boşlukta hissettim. Bu yüzden kendime bir meşgale bulmak istedim. Televizyonda yapılan bir çalışmayı gördüm. ’Acaba ben bunu yapabilir miyim?’ dedim ve yapmaya başladım’’ dedi. ‘‘Sevdiğim insanlara ücret almadan hediye ediyorum’’ Daha önce de ahşap işleriyle hobi olarak uğraştığını belirten Ersöz, ‘‘Zamanla düşündüm ki hiçbir masraf yapmadan bunu nasıl yapabilirim? Herhangi bir şeye zarar vermeden üretmek istedim. İlk aklıma gelen ise atık malzemeler oldu. Mesela kola şişeleri, marketlerde bulunan koliler, deterjan kutuları, ayakkabı kutuları gibi malzemeleri değerlendirmeye başladım. Ayakkabı kutularından eski evler, Isparta evleri, Safranbolu evleri, cumbalı evler yapıyorum. Çünkü artık zamanla bunlar kaybolmaya başladı. Ben de bunları yapıp yeni nesillere, gençlerimize göstermek istiyorum. Ayrıca sevdiğim insanlara da hiçbir ücret almadan hediye ediyorum. Şu anda yaptığım işin durumuna göre değişiyor ama bir Osmanlı fenerini veya bir evi bir günde ya da bir buçuk günde yapabiliyorum’’ ifadelerini kullandı. ‘‘İleride benden bir anı kalsın istiyorum’’ Kendisi için en değerli çalışmanın Anıtkabir projesi olduğunu vurgulayan Ersöz, ‘‘Onu yaptım ve benim için çok özel bir eser oldu. En güzelini yapmaya çalıştım ve başardığıma da inanıyorum. Genellikle elimdeki malzemeye göre düşünüyorum. Mesela bir kartondan veya bir koliden ne yapabilirim diye bakıyorum. Önce ebatlarını düşünüyorum, sonra ölçülerini kafamda hesaplayıp çiziyorum. Ardından maket bıçağı yardımıyla şekil veriyorum. Malzeme ne olursa olsun onun ölçülerine göre çalışıyorum. Şimdiye kadar sergi açmayı hiç düşünmedim. Genellikle sevdiğim insanlara, aile dostlarıma hediye ediyorum. İleride benden bir anı kalsın istiyorum. Bu yüzden herhangi bir sergi düşüncem olmadı’’ dedi. ‘‘İnşallah onları da yapmayı başarırım’’ Torununun bu konuda çok ilgili olduğunu ve el yeteneğinin de çok güzel olduğunu söyleyen Ersöz, "Maşallah, bazen ona da anlatıyorum. ’Bak şöyle yapacaksın, böyle yapacaksın’ diye gösteriyorum. Ayrıca apartmanda bir komşumuzun oğlu var, adı Mehmet. Şu anda ana sınıfına gidiyor. Okuldan geldiği zaman hemen yanıma geliyor, ’Dede, ne yapacağız? Hadi ev yapalım’ diyor. Ben de ona soruyorum, ’Ev yapmak için ne lazım? Kapısını mı yapalım, penceresini mi yapalım, kiremitini mi yapalım?’ Daha beş yaşında olmasına rağmen benim yönlendirmemle bir şeyler yapmaya çalışıyor. Tabii bazen yamuk yumuk oluyor ama yine de el yeteneği çok güzel ve başarılı. En çok yapmak istediğim eserler arasında İstanbul’daki Mimar Sinan eserleri, Edirne’deki cami ve özellikle Ayasofya Camii var. İnşallah şu ara onun üzerine kafamda projelerim var ve onu yapmayı çok düşünüyorum. Şu anda tasarım aşamasındalar. İnşallah onları da yapmayı başarırım. İnsanlarımızın sağda solda boş vakit geçirmek yerine böyle işlerle uğraşmasının vatanımıza, milletimize ve yeni nesillere faydalı olacağına inanıyorum. Böyle şeyler öğretmekten çok mutlu oluyorum. Herkese de bu işleri tavsiye ederim’’ diye konuştu.
Malatya "Yapay Zeka" temalı 1. Uluslararası Sosyal Bilimler Kongresi başladı İnönü Üniversitesi tarafından düzenlenen "Yapay Zeka" temalı Uluslararası Sosyal Bilimler Kongresi, Turgut Özal Kongre ve Kültür Merkezi’nde başladı. 16 ülkeden katılımın sağlandığı kongrenin açılış panelinde alanında uzman isimler yapay zekânın geçmişi, bugünü ve toplumsal etkilerini masaya yatırdı. Açılış programına; Adli Yargı Adalet Komisyon Başkanı Türker Türkoğlu, İnönü Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nusret Akpolat, İnönü Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Sağlam, Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı ve İnönü Üniversitesi Rektör Danışmanı Prof. Dr. Mehmet Emin Babacan, Malatya Büyükşehir Belediye Başkan Danışmanı Mehmet Fatih Güven, dekanlar, akademik ve idari personel ile çok sayıda öğrenci katıldı. "Geleneksel hale getirmek istiyoruz" Saygı duruşu ve İstiklâl Marşı’nın okunmasının akabinde konuşan Sosyal Bilimler Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Osman Ağır, İnönü Üniversitesinin bilimsel yenilikçi eğitim anlayışı ve toplumsal katkı odaklı vizyonuyla hem ulusal hem de uluslararası düzeyde güçlü bir akademik konuma sahip olduğunu belirtti. Kongrenin bu yılki temasının yapay zekâ olarak belirlendiğini ifade eden Prof. Dr. Ağır, organizasyonu geleneksel hale getirmeyi hedeflediklerini dile getirdi. Ağır, "Her yıl gündem olan konu başlıklarıyla kongrelerimizi geleneksel hale getirerek devam etmeyi planlıyoruz. Önümüzdeki yıl coğrafya anabilim dalımız depremsellik ve deprem sonrası çalışmalar konu başlığında bir kongre düzenlemeyi planlamaktadır çünkü bu tarz organizasyonlar geleneksel hale getirilmediği müddetçe çok fazla fayda üretmemektedir." ifadelerini kullandı. Konuşmasının devamında Ağır, yapay zekânın sosyolojiden hukuka kadar tüm sosyal bilimlerin temel tartışma konusu haline geldiğini vurgulayarak sözlerini tamamladı. "Dijital dönüşüm çağını kaçırmamalıyız" İnönü Üniversitesi Rektörü ve Sempozyum Onursal Başkanı Prof. Dr. Nusret Akpolat konuşmasında, 21. yüzyılda yapay zekânın veri madenciliğinde en önemli araç haline geldiğini belirtti. Toplumsal fayda odaklı yapay zeka yaklaşımı geliştirmeyi amaçladıklarını belirten Akpolat, "Ecdadımız matbaanın önemini ıskaladı ve çok geç fark etti. Sanayi Devrimini tamamen es geçtik. Sanayi Devriminde çok ciddi bir geri kalmışlığı yaşadık ve bunun sıkıntılarını çekmeye devam ediyoruz. Tam da bu noktada hiç olmazsa dijital dönüşüm çağını ya da yapay zekâ çağını ıskalamamak adına bugün bu program ve benzeri etkinlikleri hayata geçirmeye, farkındalığı oluşturmaya çalışıyoruz. Bizler yapay zekâyı yalnızca bir araç olarak değil, bilgi üretim biçimlerini, toplumsal yapıları ve insan ilişkilerini yeniden şekillendiren çok boyutlu bir olgu olarak ele alıyoruz. Amacımız yalnızca teknolojiyi anlamak değil, asıl hedefimiz insanı merkeze alan, etik temellere dayanan ve toplumsal fayda üreten bir yapay zekâ yaklaşımını hep beraber geliştirmektir" dedi. Açılış konuşmalarının ardından program panel oturumuyla devam etti. Panel oturumunda yapay zeka tartışıldı. Panelin moderatörlüğünü Rektör Danışmanı Prof. Dr. Abdulkadir Baharçiçek yaptı. Panel kapsamında Fırat Üniversitesi Teknoloji Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. İbrahim Türkoğlu, "Yapay Zeka: Dünü, Bugünü ve Yarını" başlıklı sunumunu gerçekleştirdi. Yıldız Teknik Üniversitesi Rektör Yardımcısı ve İnönü Üniversitesi Rektör Danışmanı Prof. Dr. Vatan Karakaya, "Niceliksel Doğa Felsefe Anlayışının Matematiksel Algoritma Yoluyla Yapay Zekaya Dönüşümü" başlıklı sunumu yaptı. Daha sonra ise İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Kızılay, "Yapay Zekayı Anlamak ve Kullanmak: Yapay Zekanın Gündelik Yaşama Etkisi" başlıklı sunumunu dinleyicilerle paylaştı. Açılış panelinin ardından, programa katkı sunan konuşmacılara teşekkür belgesi takdimi gerçekleştirildi. Panel moderatörü Prof. Dr. Abdulkadir Baharçiçek’e teşekkür belgesini Adli Yargı Adalet Komisyon Başkanı Türker Türkoğlu, Prof. Dr. Ahmet Kızılay’a Rektör Prof. Dr. Nusret Akpolat, Prof. Dr. Vatan Karakaya’ya Malatya Büyükşehir Belediye Başkan Danışmanı Mehmet Fatih Güven takdim ederken, Prof. Dr. İbrahim Türkoğlu’na ise Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Sağlam tarafından verildi. Açılış programı, hatıra fotoğrafı çekimi ve teşekkürlerin iletilmesiyle son buldu.