ÇEVRE - 08 Mart 2026 Pazar 10:10

Şehir hayatını bırakıp üretime yöneldi: Kadın girişimci Fransız koyunlarıyla dikkat çekiyor

A
A
A
Şehir hayatını bırakıp üretime yöneldi: Kadın girişimci Fransız koyunlarıyla dikkat çekiyor

Ankara’da şehir hayatını bırakan Nurcan Göçmen, Fransız ırkı koyunlardan elde ettiği sütle yoğurt ve peynir üretimi yaparak girişimci kadınlara örnek oluyor.


Başkent’te şehir hayatını bırakarak üretimi tercih eden Nurcan Göçmen, eşiyle birlikte kurduğu çiftlikte Fransız Lacaune ırkı koyun yetiştiriciliği yapıyor. Çubuk ilçesinde hayvancılıkla uğraşan Göçmen, koyun sütünden yoğurt ve peynir üretimi yaparak hem aile ekonomisine katkı sağlıyor hem de kadın girişimciliğine örnek oluyor.


Bir dönem koyunları sattıklarını ve ailece büyük bir boşluk hissettiklerini ifade eden Göçmen, eşinin desteğiyle yeniden koyun yetiştirmeye başladıklarını ve bugün birlikte üretim yaparak çiftlik hayatını sürdürdüklerini dile getirdi.


"Fransız koyunları hem süt hem et verimi açısından avantajlı"


Daha önce farklı koyun ırklarına baktıklarını anlatan Göçmen, Fransız koyunlarının hem süt hem de et verimi açısından avantajlı olduğunu vurgulayarak, "Çevremdekiler de süt satıyor musunuz diye soruyorlardı. Eşim de ‘Bunların sütü pek olmuyor, bunlar et ırkı. Gel ben sana süt ırkı bir koyun alayım’ dedi. 3 tane alarak başladık. Daha sonra baktık ki süt verimi çok güzel. Ayrıca et olarak da güzel. Hayvanlar bir sağlık problemi yaşar, kesime gitmek zorunda kalır, eti de önemli tabii ki. Bazı koyunlar var, çok süt veriyor ama su gibi, yağ oranı düşük. Bu koyunun avantajı hem sütü çok yağlı hem çok besleyici hem de kesime gittiğinde çok etli bir hayvan. Eti de çok lezzetli" şeklinde konuştu.


"Şu an bizim 23 tane koyunumuz var"


Geçmişte daha fazla koyunları olduğunu dile getiren Göçmen, "Şu an bizim 23 tane koyunumuz var. Fakat bir eleme yöntemi yaptık. Çevremizde isteyen arkadaşlarımıza bir kısmını sattık. Yerimiz küçük, inşallah daha büyük bir yere geçtiğimizde daha da arttırmayı düşünüyoruz. Kendi yavrularından, büyüyen kuzulardan çoğaltmayı düşünüyoruz. Şimdilik yerimize göre bu kadar yeterli geliyor bize. Zaten 2 tane de büyük koçumuz var. Kuzularımız da toklularımız da var" ifadelerini kullandı.


"2,5 kilo sütü bulan koyunlarımız vardı"


Tek bir koyundan yapılan tartımlara dair konuşan Nurcan Göçmen, "Daha önce tarttığımızda 2,5 kilo sütü bulan koyunlarımız vardı. Malum nazar denilen bir gerçek var. Biz bu koyunlarımıza hiç ölçüm yapmadık. Ben de eşim de çok meraklı acaba ne kadar süt verir diye. Hayvanın memesi çok diri gözüküyor ama sütü az olabiliyor. Yani göğsünün büyük olması sütünün çok olmasıyla alakası yok. Bu sene hiç ölçmedik. Acaba hangisi çok gelir süt verimi açısından, hangisi daha fazla süt veriyor gibi. Akışına bıraktık diyebiliriz" şeklinde konuştu.


"Arka tarafa geçip biraz ağlıyordum, ondan sonra tekrar işime devam ediyordum"


Başlarda en çok zorlayan şeyin hayvanlara dokunmak olduğunu ifade eden Göçmen, "Yapabilir miyim acaba diye düşündüm. Ailem, eşim, kayınvalidemler, hepsi destek verdi. Tabii çevrede olumsuz yorumlara da maruz kalıyordum. ‘Sen hayvanlarla alışık değilsin, yapamazsın’ gibi. İlk başta çok zorlandım. Arka tarafa geçip biraz ağlıyordum, ondan sonra gelip tekrar işime devam ediyordum. Bu bir istek, yapma arzusu. Bir de hayvanları seviyorsan, özellikle ben sütüyle ilgilenmeyi çok seviyorum. Zaten buna alışan asla vazgeçemiyor. Hepsi bir süreçti. Bir anda yapılacak bir şey değil zaten sağıma, hayvanlara alışmak, süt doldurmak, peynir yapmak. Peynir ilk başta olmuyor, yapamıyorsun. Yoğurt mayalıyorsun, o da tutmuyor. Pes etmeden daha da ilerlemek, elinden geleni yapmak, istemek en önemlisi" dedi.


"Günlük yaklaşık 15-16 litre sütümüz oluyor"


Aynı zamanda Nurcan Göçmen, şu ifadelere yer verdi:


"Günlük yaklaşık 15-16 litre sütümüz oluyor. Bunu çevremizde bizi tanıyanlar sipariş veriyorlar. Sosyal medya hesabım var, orda da satış yapıyorum. Ayrıca arabamla kendi kapılarına kadar götürebiliyorum Çubuk içerisinde isteyenlere. Her gün süt satılacak diye bir şey de yok. Satılmayan sütleri buzluğa atabiliyorum. Buzluktan çıkan süt de aynı normal sağılmış süt gibi hiçbir farkı olmuyor. Bir kısmını ben kendim eve götürüp peynir olarak değerlendiriyorum. Basma peynir yapamıyoruz, o biraz daha zahmetli bir iş. Biz salamura peyniri yapıyoruz. Yoğurt mayalıyorum isteyenlere."


"Makineli sağım olduğu için herhangi bir koku olmuyor"


Koyun sütünün toplum arasında kokar diye bir önyargısı olduğunu belirten Göçmen, "Bu tamamen yanlış. Bu sağımla ilgili. Elle sağım yapıldığında bir de hayvanın memesi kirliyse zaten otomatikman süte geçiyor hayvanın pisliği. Bu da sütte bir kokuya sebep oluyor. Bizimki tamamen makineli sağım olduğu için herhangi bir koku olmuyor. Tamamen lezzetli harika bir süt, yoğurt, peynir olarak üretip satabiliyoruz" ifadelerini kullandı.


"Kadınlar vazgeçmesinler"


Kadınların, hayvancılık dışında da meslekler icra edebileceğini söyleyen Göçmen, "Kadınlar vazgeçmesinler. Ben bunu gördüm, eşim de bu meslekten anlıyordu. Biz bu işte çalışmaya karar verdik. Bir kadın için çalışmak, para kazanmak en önemlisi çocuklarımız için. Okulda ihtiyaçları oluyor. Harçlığı olmasa kendimizi birazcık eksik hissediyoruz çocuklarımıza karşı. Bir özgüven veriyor insana. Yapabiliyorlarsa, ne işle meşgul olmak istiyorlarsa hem topluma karşı bir yarar sağlarlar hem kendilerine hem de ailelerine. Çalışmak çok güzel bir şey. En önemlisi bir şeyleri başarabildiğini hissetmek. Başarma duygusunu tatmak çok güzel bir şey. Bütün kadınlarımıza çalışmayı ve bir şeyler yapmayı öneriyorum" diye konuştu.


Tarım ve Orman Bakanlığı Kırsal Kalkınma Programı ile gelecek hedefi


Tarım ve Orman Bakanlığı’nın destek programlarına başvurarak çiftliğini büyütmeyi planladıklarını dile getiren Göçmen, "Sağ olsun devletimizin de bu sene öyle bir projesi varmış. Bundan da haberdarım. Nisan ayında sanırım başvurular gerçekleşecekmiş. Bunu da takip ediyoruz. İnşallah ben de buna başvurmayı düşünüyorum. Hani daha büyük bir yerde, daha büyük bir ahırda. Elimizden geldiği kadarıyla daha da büyütmeyi istiyoruz inşallah" ifadelerini kullandı.


Son olarak Göçmen, toplumda hayvancılıkla uğraşan kişilere karşı zaman zaman önyargılı yaklaşımlar olabildiğini belirterek, bir kadının isterse hem hayvancılık yapabileceğini hem de sosyal hayatını sürdürebileceğini söyledi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Sakarya Kumarhaneye çevrilen iş yerine suçüstü operasyon Sakarya’nın Karasu ilçesinde polis ekiplerince kumar oynandığı tespit edilen bir iş yerine düzenlenen operasyonda, tombala oynarken suçüstü yakalanan 80 kişiye toplamda 1 milyon TL civarında idari para cezası uygulandı. Operasyonda kumar oynatmak için kurulan kamera ve yayın sistemlerine el konulurken, iş yeri faaliyetten men edildi. Sakarya İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ve Karasu İlçe Emniyet Müdürlüğü ekiplerince kumarla mücadele kapsamında gerçekleştirilen operasyonda, yapılan teknik ve fiziki takibin ardından Karasu ilçesindeki bir iş yerinde "tombala" tabir edilen kumar oyununun oynatıldığı belirlendi. Operasyon için düğmeye basan ekipler, belirlenen adrese baskın düzenledi. Operasyon esnasında içerisinde 80 kişinin kumar oynadığı iş yerinde yapılan aramalarda, kumar oynatmak için özel olarak kurulmuş düzenekler ele geçirildi. Aramalarda tombala makinesi, üzerinde rakamlar yazılı 90 tombala topu, çok sayıda tombala kartı, bir miktar nakit para ile çekiliş anlarını ekranlara yansıtan kamera yayın sistemi ve 2 televizyon ele geçirildi. Operasyon anında içeride bulunan ve kumar oynadığı tespit edilen 80 şahsa, toplamda 1 milyon TL’ye yakın idari para cezası kesildi. İş yerini işleten ve tombala çekilişini gerçekleştiren 2 şüpheli hakkında ise "Kumar Oynanması İçin Yer ve İmkan Sağlamak" suçundan adli işlem başlatıldı. Söz konusu işletme, polis ekiplerince mühürlenerek faaliyetten men edildi.
Ankara Milli Muharip Uçak KAAN’da kadın mühendislerin emeği gökyüzüne taşındı Türkiye’nin 5. nesil savaş uçağı Milli Muharip Uçak KAAN kapsamında üretilen bir komponent, konsept tasarımdan montaja kadar tüm aşamalarda kadın çalışanların emeğiyle hayata geçirildi. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü vesilesiyle hazırlanan özel çalışmada bir komponentin tasarım, imalat, kalite kontrol, yüzey işlemleri, montaj hazırlığı ve nihai entegrasyon süreçleri tamamen kadın mühendis, teknisyen ve uzmanlardan oluşan bir ekip tarafından yürütüldü. Ortaya çıkan komponent başarıyla KAAN-1 üzerine entegre edilerek gökyüzüne uzanan yolculuğundaki yerini aldı. Üretimden entegrasyona: Tüm süreç kadınlara emanet Savunma ve havacılık sanayiinde yüksek hassasiyet, kalite disiplini ve mühendislik mükemmeliyeti gerektiren üretim süreçleri bu özel çalışmada tamamen kadın profesyoneller tarafından yönetildi. Proje kapsamında komponentin program faaliyetleri, tasarım çalışmaları, üretim planlaması, imalat operasyonları, tolerans ve kalite kontrolleri, nihai montaj ve entegrasyon hazırlıkları kadın çalışanların sorumluluğunda gerçekleştirildi. Bu çalışma, yalnızca bir üretim başarısını değil aynı zamanda Türk kadınının savunma sanayiindeki artan rolünü, teknik yetkinliğini ve liderliğini sembolize etmektedir. Gökyüzüne yükselen bir mesaj Yüksek teknolojiye dayalı projelerde kadın istihdamının artırılması, sürdürülebilirlik, inovasyon kapasitesi ve kurumsal dönüşüm açısından stratejik önem taşımaktadır. Millî Muharip Uçak KAAN projesinde görev alan kadın mühendisler ve teknisyenler, yalnızca bir parçayı üretmekle kalmadı, aynı zamanda Türkiye’nin havacılık vizyonuna da güçlü bir imza attı.
Kütahya Kütahya’da "Filistin Film Günleri" tanıtımı Kütahya’da düzenlenecek "Filistin Film Günleri"nin tanıtımına yönelik basın lansmanı gerçekleştirildi. Programda konuşan İl Kültür ve Turizm Müdürü Zekeriya Ünal, Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü ile Sinema Salonları Yatırımcıları Derneği iş birliğinde Türkiye genelinde eş zamanlı olarak "Filistin Film Günleri" etkinliğinin düzenleneceğini söyledi. Etkinlik kapsamında üç filmin sinema salonlarında izleyiciyle buluşacağını belirten Ünal, gösterilecek filmlerden No Other Land adlı yapımın 2025 yılında düzenlenen Academy Awards kapsamında En İyi Belgesel dalında Oscar ödülünü kazandığını ifade etti. Ayrıca The Voice of Hind Rajab filminin En İyi Uluslararası Film dalında Akademi Ödülleri’ne aday gösterildiğini, All That’s Left of You filminin ise Ürdün tarafından aynı dalda aday adayı olarak gösterildiğini kaydetti. "Filistin Film Günleri" Filistin Film Günlerinin Filistin’de yaşanan insan hikâyelerini, yerinden edilme, savaşın siviller üzerindeki etkilerini ve kuşaklar arası travmaları sinemanın evrensel dili aracılığıyla izleyiciye ulaştırmayı amaçladığını ifade eden Müdür Ünal, "Ramazan ayının manevi atmosferinde düzenlenen etkinlik, toplumsal dayanışma ve ortak insani değerler çerçevesinde farkındalık oluşturmayı hedeflemektedir. Türkiye olarak biz en başından beri Filistinli kardeşlerimizin yanında yer alıyor, onların acılarına ortak oluyoruz. Cumhurbaşkanımızın da ifade ettiği gibi ’Biz Filistin’i yeni öğrenmedik’ diyerek hareket ediyoruz. Filistin hepimizin kırmızı çizgisidir ve İsrail bu çizgiyi sürekli olarak ihlal etmektedir. İşte buradan hareketle Filistin meselesini istatistiklerle, net ifadelerle ve delilleriyle kamuoyuna duyurmak, toplumsal hafızamızı diri tutmak adına Filistin Film Günleri Etkinliğimizi başlatıyoruz" diye konuştu. Kütahya İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü tarafından düzenlenen açılışa AK Parti Kütahya İl Başkanı Ceyda Çetin Erenler, İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü yönetici ve personeli ile davetli misafirler katıldı.