ASAYİŞ - 03 Şubat 2026 Salı 12:53

Sınırları aşan rekor operasyon: 799 bin 500 paket kaçak sigara ele geçirildi

A
A
A
Sınırları aşan rekor operasyon: 799 bin 500 paket kaçak sigara ele geçirildi

Ticaret Bakanlığı Gümrükler Muhafaza Genel Müdürlüğü tarafından yapılan operasyonda 799 bin 500 paket kaçak sigara ele geçirildi.


Ticaret Bakanlığı Gümrükler Muhafaza Genel Müdürlüğü, sınır aşan organize kaçakçılıkla mücadele kapsamında yürüttüğü etkin istihbarat çalışmaları ve uluslararası iş birliği sayesinde Fransa’da önemli bir operasyona imza atıldığını duyurdu.


Yapılan açıklamada, gerçekleştirilen istihbarat ve risk analizi çalışmaları neticesinde; Suudi Arabistan’ın Cidde Limanı’ndan Hollanda’ya hareket eden, İzmir Aliağa Limanı’na transit olarak uğrayan ve yasal yükünü sigara olarak beyan eden bir konteyner takibe alındığı belirtildi.


Gümrükler Muhafaza Genel Müdürlüğü tarafından yapılan değerlendirmelerde, söz konusu yükün nihai varış noktası olan Fransa’da beyan edilmeyeceği yönünde şüphe oluşması üzerine, Fransa Gümrük İdaresi ile derhal bilgi paylaşımı gerçekleştirildi.


Paylaşılan istihbarat doğrultusunda, Marsilya Gümrük Genel Müdürlüğü tarafından Fos-sur-Mer Limanı’nda gerçekleştirilen operasyonda 799 bin 500 paket kaçak sigara ele geçirildi.


Fransız yetkililer tarafından yapılan açıklamada, yaklaşık 16 ton ağırlığındaki kaçak tütün yakalamasının "rekor seviyede bir operasyon" olduğu ifade edilerek, operasyon kapsamında tütün kaçakçısı şahıs tutuklandı.


Operasyonun ardından, Fransız makamları tarafından Gümrükler Muhafaza Genel Müdürlüğüne resmi bir teşekkür mektubu iletildi.


Ticaret Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada bağımlılıkla mücadele, kamu sağlığının korunması, haksız rekabetin önlenmesi ve kamu gelirlerinin güvence altına alınması hedefleri doğrultusunda, kaçakçılığın her türüyle ulusal ve uluslararası düzeyde mücadele edilmeye devam edileceği ifade edildi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Hisar’dan Tahtakale’ye uzanan yeni kültür rotası Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, ilçenin tarihi ve kültürel belleğinde önemli bir yere sahip olan ‘Hisar Bölgesi Kentsel Dönüşüm Projesi’ kapsamında çalışmaları yerinde inceledi. Projeyi değerlendiren Başkan Aydın, modern şehircilik anlayışıyla tarihi mirasın uyum içinde buluşturulduğu Hisar’ın Bursa turizmine de yeni bir soluk kazandıracağının altını çizdi. Osmangazi Belediyesi’nin vizyon projeleri arasında yer alan ‘Hisar Bölgesi Kentsel Dönüşüm Projesi’ kademeli olarak hayata geçirilmeye devam ederken; geçmişle geleceği buluşturan örnek bir dönüşüm modeli olarak dikkat çekiyor. Tarihi yapılar, sokak dokusu ve kamusal alanlarıyla Bursa’nın köklü geçmişini yansıtan Hisar Bölgesi’nde sürdürülen çalışmaların, bölge sakinlerinin yaşam kalitesini artırmasının yanı sıra yerli ve yabancı turistler için de önemli bir çekim merkezi oluşturması amaçlanıyor. "Bu doğal yapıyı titizlikle koruyacağız" Bu kapsamda Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, Kavaklı Mahallesi Temiz Caddesi üzerinde yer alan proje alanında gerçekleştirilen incelemelerde, akademisyenler ile maket üzerinden sürece ilişkin detayları dinledi. Yürütülen çalışmaların yalnızca fiziki bir yenilenme olmadığını, aynı zamanda sosyal ve kültürel yaşamı da canlandırmayı hedeflediğini söyleyen Başkan Aydın, sözlerinde şu ifadelere yer verdi: "Bu alan birinci derece sit alanı ve yaklaşık 3 bin yıllık bir geçmişe sahip. Amacımız, bu tarihi mirası koruyarak ziyaretçilerin de nitelikli biçimde faydalanabileceği bir alan oluşturmak. Bu doğrultuda surların restorasyonunu gerçekleştireceğiz. Ayrıca ziyaretçi karşılama merkezi, seyir terası ve asansör sistemiyle Üftade Hazretleri’nin bulunduğu noktadan Hisarönü, çarşı, heykel ve Tahtakale’yi birbirine bağlayan bütüncül bir düzenleme hayata geçirilecek. Alanda daha önce bulunan yapıların kamulaştırma ve yıkım süreçleri tamamlandı. Projemiz kurul onayında. Onayı aldıktan sonra ilk etapta karşılama merkezi, tuvaletler ve peyzaj alanları yapılacak, ardından daha uzun sürecek olan sur restorasyonu başlayacak. Burası, bir kısmı insan eliyle yapılmış, bir kısmı ise doğal kayalıklarla oluşmuş, fetih döneminde doğal kale konumunda olan çok özel bir bölge. Bu doğal yapıyı titizlikle koruyarak çalışmaları sürdüreceğiz." İlk etaba kısa sürede başlayarak, alanı yerli-yabancı turistlerin kullanımına açacaklarına değinen Başkan Erkan Aydın, "Değerli akademisyenlerimizin katkıları, belediyemizin teknik ekipleri ve Anıtlar Kurulu’nun desteğiyle Bursa’ya çok güzel bir mekan daha kazandıracağımıza inanıyorum" dedi. "Hisar kentin vitrini konumunda bulunuyor" Hisar Bölgesi Kentsel Dönüşüm Projesi’nin müellifi Prof. Dr. Nevzat Oğuz Özer ise, "Burası Bursa için son derece önemli bir nokta. Hatta şehrin tarihi açısından en kritik alanlardan biri diyebiliriz. Hanlar Bölgesi’nin tam karşısında yer alması nedeniyle, bir anlamda kentin vitrini konumunda bulunuyor. Biz de projeye bu bakış açısıyla yaklaştık. Burada öncelikle güçlü bir peyzaj projesi oluşturmayı hedefledik. Yapılar elbette var ancak bunları peyzajın içine gömerek, doğal ve tarihi dokuya zarar vermeyecek şekilde ele aldık. Üftade Camii’nin önünden başlayarak, selvi ağaçlarıyla şekillenen peyzaj aksını aşağıya doğru taşıdık ve bu bütüncül anlayışla projeyi hazırladık. Bursa’ya yakışan, tarihiyle uyumlu bir alan ortaya çıkarmayı amaçladık. Hayırlı olmasını diliyorum" diye konuştu.
Niğde Bor İlçe Halk Kütüphanesi’nden annelere eğitim, çocuklara eğlence Bor Halil Nuri Bey İlçe Halk Kütüphanesi Müdürlüğü; halkla ilişkilerini güçlendirmek ve okuyucularına farklı hizmetler sunmak amacıyla düzenlediği etkinliklerine devam ediyor. Kütüphanenin sinema ve kültür salonunda ebeveynlere yönelik ’Aile İçi İletişim’ konulu bir program gerçekleştirildi. Programa Aile Danışmanı Nafiye Sabırlar konuşmacı olarak katıldı. Sabırlar; yakın zamanda yayımlanması planlanan ’Evliliği İnşa Etmek: Uygulamalar ve Çözümlü Vaka Örnekleriyle İlişki Rehberi’ adlı kitabından kesitler sunarak annelere hitap etti. Konuşmasında çocuklar ve eşler arasındaki uyumu güçlendirmenin, karşılıklı sevgi ve anlayışla birbirlerinin dünyasına dokunmanın önemine değinen Sabırlar, sağlıklı aile ilişkilerinin temel dinamiklerini aktardı. Her yetişkinin içinde kendi çocukluğunu taşıyan bir ’iç çocuk’ bulunduğunu belirten Sabırlar, bireyin yetişkinlikte verdiği pek çok duygusal tepkinin ve ilişki kurma biçiminin çocukluk deneyimleriyle yakından ilişkili olduğunu vurguladı. Çocukluk döneminde oluşan temel inançların bireyin kendilik algısını ve yetişkinlikteki ilişkilerini yönlendirdiğini ifade eden Sabırlar, sağlıklı iletişim için duygu yönetiminin şart olduğunu, bunun da öğrenilebilir bir beceri olduğunu dile getirdi. Düzenlenen etkinlikte anneler aile içi iletişim konulu seminere katılırken, çocuklar ise kütüphanenin etkinlik odasında Bor İlçe Halk Kütüphanesi çalışanları eşliğinde zeka oyunları oynayarak keyifli vakit geçirdi.
İstanbul PERPA Ticaret Merkezi’nde seçim sonrası yönetim devri krizi PERPA Ticaret Merkezi’nde yapılan seçimlerin ardından yönetim devri süreci tartışma konusu oldu. Şişli’de bulunan PERPA Ticaret Merkezi A Blok’ta 2 Şubat’ta Kat Malikleri Olağan Genel Kurulu yapıldı. İddiaya göre, 2 Şubat 2026 tarihinde gerçekleştirilen genel kurulda yapılan yoklamada 515 kat malikinin asaleten, 698 kat malikinin vekaleten olmak üzere toplam bin 213 kat maliki toplantıya katıldı ve gerekli çoğunluk sağlandı. Seçimler sonucunda Başkan Adayı Selahattin Çekiç’in yer aldığı liste, çoğunluğun oyunu alarak kazandı. Seçimlerin ardından, yeni yönetimin görevi devralamadığı ileri sürülürken, mevcut yönetim ise konuyla ilgili mahkemeye başvurduklarını açıkladı. Mevcut yönetimin devir işlemlerini gerçekleştirmediği iddiası üzerine, yeni yönetime destek veren bazı kat malikleri yönetim ofisi önünde toplanarak protesto gerçekleştirdi. Toplanan grup, seçim sonuçlarının uygulanmasını talep ederken, polis ekipleri bölgede önlem aldı. Ara ara gergin anların yaşandığı protesto sonrası yeni yönetim, yaşanan sürece ilişkin hukuki yollara başvuracaklarını söyledi. "Yönetimi devralamıyoruz; bu tam bir hukuksuzluk" Seçimi kazanan Selahattin Çekiç, yönetimi devralamadıklarını söyleyerek, "Dün, 2 Şubat’ta Perpa’da genel kurul vardı. Seçimli ilk genel kurulda yeterli sayıya ulaştık, bin 213 oyla büyük bir farkla yönetimi kazandık. Yönetimi devralamıyoruz; bu tam bir hukuksuzluk. 16 yıllık bir yönetim anlayışı vardı, bu dün devrildi ama maalesef yönetimi devralamıyoruz. Bu da büyük bir problem. Perpalılar geldi, iradesine ve oyuna sahip çıkmak istiyor. Burası 2 bin 200 kat malikinin olduğu, herkesin hakkı olan bir yer. İnsanlar şu an kendi yerlerine alınmıyorlar. Buradaki esnafa polis çağırmak nedir? Burada herkes eski esnaf, burası herkesin kendi malıdır" dedi. "Şikayetçi olacağız" Çekiç, yönetimi devralamadıkları takdirde şikayetçi olacaklarını belirterek, "Burası bir hukuk devleti; zorla oturamazsın. 16 yıllık koltuğunu bırakıyorsun, korkuyorsun. Arkadaşlar, 10 tane yönetim kurulu üyesi burada esnaf olan arkadaşları anlayamıyoruz. Sizin hiçbir itibar sıkıntınız yok. Bakın, bu kadar Perpalıyı buraya yığdınız; yarın öbür gün koridorlarda bu insanlara nasıl bakacaksınız? Biz bunu anlayamıyoruz. Lütfen yeni yönetime burayı bir an önce bırakın. Hukuk bunu gerektirir, demokrasi bunu gerektirir. Bir an önce şikayetçi olacağız. Bugün öğleden sonra avukatlarımız başvuru için mahkemeye gitti, evrakları hazırlıyoruz. Büyük bir farkla seçimi kazandık ama şunu anlayamıyoruz; hala seçim esnasında ışıkları kapattılar, ısıtıcıları kapattılar, vekaletleri alıp kaçtılar" diye konuştu. "İstanbul 16. Sulh Hukuk Mahkemesi’ne dilekçe verdik, ihtiyati tedbir davası açtık" Perpa A Blok Yönetim Kurulu mevcut Başkanı Hasan Sezgin, ihtiyati tedbir davası açtıklarına değinerek, "Dün bir genel kurul yaşadık. Bu genel kurul her iki tarafı da mutlu etmedi; bir tarafı mutlu ettiyse de bu zoraki bir mutluluktu. Biz İstanbul 16. Sulh Hukuk Mahkemesi’ne dilekçe verdik, ihtiyati tedbir davası açtık. Bu davanın sonucuna göre, eğer mahkeme yürütmeyi durdurma kararı verirse 12 Şubat’ta ikinci seçim yapılacak. Mahkeme bizim talebimizi reddederse, ret kararı çıkar çıkmaz, biraz önce yukarıda söylediğim gibi Hakan Bey’e de söyledim, Orhan Bey’e de söyledim; ret kararı çıkar çıkmaz yarım saat, 40 dakika içinde gelirsiniz, genel kurulu bütün evraklarıyla, kasasıyla, her şeyiyle size teslim edeceğiz" şeklinde konuştu.
Karabük KBÜ’de kanser ilaçları için yerli kit geliştiriliyor Karabük Üniversitesi’nde (KBÜ) yürütülen Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) destekli projeyle, kanser tedavisinde kullanılan ilaçların araştırma ve geliştirme (Ar-Ge) süreçlerinde numune hazırlama ve saflaştırma aşamalarını hızlandıracak yerli kitler geliştirilecek. KBÜ Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hacı Mehmet Kayılı’nın yürütücülüğünü yaptığı proje, TÜBİTAK-TEYDEB 1507 KOBİ Ar-Ge Destek Programı kapsamında destek almaya hak kazandı. Proje kapsamında, biyoteknoloji ve biyofarmasötik alanda yaygın şekilde kullanılan monoklonal antikorların analizinde önemli bir aşama olan numune hazırlama ve saflaştırma süreçlerine yönelik yeni kitlerin geliştirilmesi amaçlanıyor. Bu kitlerle, laboratuvarlarda yürütülen analizlerin daha pratik, daha hızlı ve daha tekrarlanabilir sonuçlar üretecek şekilde standardize edilmesi hedefleniyor. Projede geliştirilecek "manyetik HILIC" tabanlı kitlerin, glikan analizlerinde kullanılan numunelerin saflaştırılmasında zaman tasarrufu sağlaması, yüksek saflık ve tekrarlanabilirlik sunması bekleniyor. Manyetik boncuk tabanlı yapı sayesinde sürecin otomasyona daha uygun hale getirilmesi de planlanıyor. Projeye ilişkin değerlendirmede bulunan Doç. Dr. Hacı Mehmet Kayılı, Bio Design firması olarak TÜBİTAK-TEYDEB’e sundukları projenin kabul edilmesinden duydukları memnuniyeti dile getirdi. Kayılı, projenin özellikle kanser tedavisinde kullanılan akıllı ilaçların geliştirilmesi ve doğrulanması süreçlerinde ihtiyaç duyulan örnek hazırlama kitlerine odaklandığını belirterek, "Yerli, hızlı ve düşük maliyetli çözüm sunacağız" dedi. Çalışmaların Karabük Üniversitesinin akademik destekleriyle yürütüldüğünü vurgulayan Kayılı, geliştirilecek kitlerin ilaç Ar-Ge süreçlerine katkı sağlamasının hedeflendiğini ifade etti. Kayılı, geliştirilecek kitlerin ilaç geliştirme aşamasında faaliyet gösteren firmalar tarafından yerli olarak temin edilebileceğini, düşük maliyetle ve kısa sürede kullanılabilir hâle geleceğini belirterek, bu sayede akıllı kanser ilaçlarının karakterizasyon süreçlerinin daha etkin şekilde yürütülebileceğini kaydetti. Projenin biyoteknoloji alanında Türkiye açısından stratejik öneme sahip olduğuna dikkat çeken Kayılı, hedeflerinin yalnızca bilimsel değil ekonomik katkı da sağlamak olduğunu belirtti. Kayılı, manyetik HILIC teknolojisi içeren bu kitleri Türkiye’de geliştiren ilk firma olmayı hedeflediklerini, projenin başarıyla tamamlanmasıyla yerli ilaç Ar-Ge firmalarına önemli bir altyapı kazandırmayı amaçladıklarını dile getirdi.