GÜNDEM - 08 Mayıs 2026 Cuma 09:33

Sosyal medyada milyonları etkileyen iyilik hareketi

A
A
A
Sosyal medyada milyonları etkileyen iyilik hareketi

Türkiye’nin özel eğitim alanındaki yarım asırlık çınarı Zihinsel Yetersiz Çocukları Yetiştirme ve Koruma Vakfı (ZİÇEV), zihinsel yetersizliği olan çocukların hayatında kalıcı değişimler sağlamak amacıyla başlattığı #imkansızdeğil hareketiyle toplumsal farkındalığı yeniden inşa ediyor. Arzum Onan’ın içten desteğiyle güçlenen çalışma, bir yardım kampanyası olmanın ötesine geçerek, özel gereksinimli bireylerin potansiyellerine dair toplumsal algıyı dönüştürmeyi hedefliyor.


Kampanyanın temelini oluşturan ve iyilik elçisi Arzum Onan’ın yer aldığı kamu spotu, toplumun her kesiminde büyük bir ilgiyle karşılandı. Dijital platformlarda hızla yayılan video, sadece bir izleme oranı yakalamakla kalmadı, binlerce insanın özel eğitim süreçlerine dair kendi deneyimlerini ve destek mesajlarını paylaşmasına vesile oldu. #imkansızdeğil etiketi altında birleşen bu samimi paylaşımlar, toplumda engelleri kaldırma iradesinin ne kadar güçlü olduğunu bir kez daha kanıtladı.



Bilinçli bağışçılıkta yeni bir dönem


Bu hareket, dijital mecralardaki etkisini somut bir iyilik dalgasına dönüştürdü. Platformlar üzerinden yayılan farkındalık, bireylerin "bağış yapılacak güvenilir vakıflar" ve "özel eğitim desteği" konularında daha derin araştırmalar yapmasını sağladı. Kullanıcıların gösterdiği bu yoğun ilgi, toplumun şeffaf ve köklü kurumlara olan güvenini ve sürdürülebilir iyilik arayışını dijital verilere de yansıttı.



Yarım asırlık tecrübe modern vizyonla harmanlandı


ZİÇEV’in 50 yıla yaklaşan köklü geçmişi, bu hareketle birlikte teknoloji odaklı bir eğitim vizyonuna kapı aralıyor. Vakıf, geleneksel eğitim metodlarını dijital materyaller ve teknoloji destekli programlarla modernize ederek, özel gereksinimli çocukların gelişiminde yeni standartlar belirliyor. Türkiye’nin pek çok noktasında referans kurum olma özelliğini koruyan vakıf, her bir çocuğun özgün yeteneklerini keşfetmesini önceliyor.



2026 kurban bağışında sürdürülebilir eğitim modeli


Yaklaşan Kurban Bayramı vesilesiyle ZİÇEV, bağışların sadece bir dönemlik yardım değil, yıl boyu süren bir eğitim desteğine dönüşmesi gerektiğini vurguluyor. Vakfın sunduğu modelin temel taşlarını ise dijital şeffaflık ve eğitim odaklılık oluşturuyor. Bağışçılar, sağladıkları desteğin çocukların hayatındaki yansımasını dijital raporlama sistemleri üzerinden güvenle takip edebiliyor. Her kurban hissesi, 14 farklı şehirdeki şubelerin, sanat atölyelerinin ve mesleki eğitimlerin kesintisiz sürmesi için hayati bir kaynak oluşturuyor.



Her çocuk için eşit bir gelecek


Bu hareketin temel felsefesi; özel eğitimin bir ayrıcalık değil, her çocuğun hakkı ve bir toplumun gelişmişlik göstergesi olduğu gerçeğine dayanıyor. ZİÇEV bünyesinde yürütülen bireysel eğitim programları, doğru destek ve uzman rehberliğiyle zihinsel yetersizliğin bir engel olmaktan çıktığını her gün ispatlıyor. Sosyal medyada yankılanan bu güçlü mesaj, sarsılmaz bir inanç ve şeffaf yönetimle birleştiğinde hayatta hiçbir başarının imkansız olmadığını hatırlatıyor.



"Fayda odaklı destek" arayışında büyük artış


Haberin dijital platformlardaki yansıması, toplumun yardımlaşma konusundaki hassasiyetini de rakamlarla ortaya koydu. Son dönemde yapılan aramalarda özel gereksinimli çocuklara eğitim desteği, güvenilir ve şeffaf vakıf bağışları, kurban bağışının eğitime katkısı, ZİÇEV eğitim programları başlıkları öne çıktı.


Uzmanlar, bu ilginin sadece geçici bir popülerlik değil, toplumda bilinçli ve fayda odaklı bir bağış kültürünün yerleştiğinin önemli bir göstergesi olduğunu belirtiyor.



Sosyal medyada milyonları etkileyen iyilik hareketi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Alanya’da deneme amaçlı ekilen ananasta ilk meyve topaları çıktı Antalya’nın Alanya ilçesinde tropikal meyve üretimi her geçen yıl çeşitlenirken, deneme amaçlı ekilen ananaslarda ilk meyve topalarının görülmesi üreticiyi heyecanlandırdı. İlçede uzun yıllardır tropikal meyve üretimi yapan Alanya Tropikal Meyve Üreticileri Birliği Başkanı Ali Hüddoğlu, yaklaşık 2 yıl önce bin metrekarelik alanda başladıkları ananas üretiminde olumlu sonuçlar aldıklarını söyledi. Türkiye’de tropikal meyve üretiminin merkezi haline gelen Alanya’da avokado, mango, papaya, ejder meyvesi ve passion fruit gibi birçok ürün yetiştirilirken, ananas da üreticilerin denediği yeni ürünler arasında yer aldı. Alanya Tropikal Meyve Üreticileri Birliği Başkanı Ali Hüddoğlu, Alanya’nın iklim yapısının tropikal meyveler için uygun olduğuna dikkat çekerek, ananasın da bölge şartlarına uyum sağladığını ifade etti. Yaklaşık iki buçuk yıllık gelişim sürecinin ardından bitkilerin ilk meyve topalarını verdiğini belirten Hüddoğlu, ‘’Alanya’mızda 40’a yakın tropikal meyve üretiyoruz. Bunlardan bir tanesi de ananas. Ananası da bahçelerimizde deniyoruz. Bölgemizde de yoğun bir ekim var. Ananas iki buçuk sene içerisinde verime geçti. Şu anda gelişimi güzel. Topalarını vermeye başladı. Önümüzdeki aylarda hasat edeceğiz. Bu şekilde devam ederse ananas verimliliği güzel olacak. Çünkü ülkemizde çok fazla ananas tüketimi var. Yerli üreticiye destek verildiğinde bu şehirde tropikal meyvenin her çeşidini üretebiliriz’’ dedi. Ali Hüddoğlu’nun eşi Kristina Hüddoğlu ise, ’’Eşim tropikal meyve üretiyor. Benim en sevdiğim meyve ananas olduğu için bahçemize ananas ekelim dedik, denemek istedik. Alanya’da oluyor. Meyve olgunlaştıkça rengini değiştirecek, turuncu ve sarı olacak. Ama çok güzel gelişiyor’’ ifadelerini kullandı. Bahçedeki ananasların gelişiminin üreticilerin beklentilerini karşılaması, bölgede alternatif tropikal ürünlere olan ilgiyi de artırdı. Önümüzdeki aylarda yapılacak ilk hasatla birlikte Alanya’da ananas üretiminin yaygınlaşması öngörülüyor.
İzmir Üreticiden yatırımcıya sektörün buluşma noktası Olivtech oldu Gurme İzmir Olivtech Fuarı, üreticiden yatırımcıya sektörün tüm paydaşlarını bir araya getirdi. Üç gün boyunca 6 bin 500’ü aşkın ziyaretçiyi ağırlayan fuarda; zeytin ve zeytinyağı, süt ürünleri ve tarım teknolojileri alanındaki yenilikler sergilenirken, uluslararası iş bağlantıları ve yeni yatırım fırsatları da gündemin odağı oldu. İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde, İZFAŞ tarafından Fuar İzmir’de düzenlenen Gurme İzmir Olivtech - 12. Zeytin, Zeytinyağı, Süt Ürünleri, Şarap ve Teknolojileri Fuarı, üç gün boyunca sektörün tüm paydaşlarını İzmir’de buluşturdu. Yerli ve yabancı toplam 6 bin 504 ziyaretçinin ağırlandığı fuarda, üretimden paketlemeye ve tüketime uzanan geniş bir çerçevede Türkiye’nin farklı şehirlerinin yanı sıra Almanya, Fransa, İsveç, Kanada ve Libya’dan 100’ün üzerinde katılımcı yer aldı. Söyleşiler, mutfak atölyeleri, tadım etkinlikleri, lansmanlar ve deneyim alanlarıyla zenginleşen Olivtech’te; tarımda dönüşümden markalaşmaya, gıdada kaliteden gastronomiye kadar pek çok konu ele alındı. Üniversiteler, kamu kurumları, kooperatifler ve sektör temsilcilerinin katkılarıyla hazırlanan etkinlik programı kapsamında; zeytin ve zeytinyağı üretim teknolojileri, süt ve peynir üretiminde değer zinciri, bağcılık ve şarapçılık trendleri, sürdürülebilir tarım uygulamaları ile tüketim alışkanlıkları üzerine oturumlar gerçekleştirildi. Fuarda, İzmir Bağ Yolu’nun da lansmanı gerçekleştirildi. Sektör temsilcileri, fuarın hem ticari hacim hem de uluslararası bağlantılar açısından verimli geçtiğini ifade etti. Ziyaretçi ilgisi GEA Türkiye’den İlker Altıoğlu, fuarın çok verimli geçtiğini belirterek, "Küresel belirsizlikler nedeniyle daha düşük yoğunluk bekliyorduk, ancak beklediğimizden çok daha fazla yatırımcı ve müşteri vardı. Özellikle teknolojiye yatırım yapmak isteyen, ne istediğini bilen profesyonellerle bir araya geldik. Fuarda sergilediğimiz ekipmanlar özellikle kaliteli ve yüksek polifenollü zeytinyağı üretimine yatırım yapmak isteyen üreticilerden ilgi gördü. Bir önceki fuara göre daha yoğun bir ziyaretçi ilgisiyle karşılaşmak bizi çok mutlu etti. Önümüzdeki dönemlerde de Olivtech’te yer almaya devam edeceğiz" dedi. Yeni cihazlar tanıtıldı Haus Makine Türkiye Genel Müdürü Yetkin Ateş, yaklaşık 80 yıllık geçmişe sahip firmanın bugün 80’e yakın ülkeye ihracat gerçekleştirdiğini söyleyerek, "Bu yıl Olivtech’te yeni makinelerimizin yanı sıra otomatik tartım cihazımız ve proses analiz sistemlerimizin lansmanını gerçekleştirdik. Özellikle yüksek polifenollü kaliteli zeytinyağı üretimine yönelik geliştirdiğimiz makinemiz yoğun ilgi gördü. Fuar boyunca yeni yatırımcılarla ve müşteri adaylarıyla sürekli temas halindeydik. Katılımın ve geri dönüşlerin yüksek olması bizi çok memnun etti" diye konuştu. "Verimli geçti" Polat Makine Yurtiçi Satış Müdürü Emirhan Polat, 50 yılı aşkın süredir faaliyet gösteren firmanın bugün 40’a yakın ülkeye ihracat yaptığını belirterek "Olivtech, sektör için çok önemli bir fuar. Hem mevcut müşterilerimizi hem de yeni yatırımcıları burada ağırlıyoruz. Fuar bizim için çok verimli geçti" ifadelerini kullandı. "Fuardan memnun ayrılıyoruz" Tutkun Makine Türkiye Satış Müdürü Hüseyin Gür, 1984 yılında kurulan firmanın sofralık zeytin işleme makineleri ürettiğini belirterek Azerbaycan’dan İtalya’ya Yunanistan’dan, ABD’ye kadar birçok ülkeye satış yaptıklarını söyledi. İzmirli bir firma olarak fuarda yer almaktan mutluluk duyduklarını dile getiren Gür, "Uluslararası belirsizliklere karşın beklentimizin üzerinde bir taleple karşılaştık. Fuardan yeni iş bağlantıları kurarak, memnun ayrılıyoruz Fuarın zeytin ihtisas konusunda daha da büyümesini ve güçlenmesini istiyoruz" şeklinde konuştu. "Sektörün lokomotif fuarlarından" Arma Endüstri Sahibi Tufan İlhan ise butik üreticilere yönelik ekipman çözümleri sunduklarını belirterek, "Zeytinyağı, şarap, meyve suyu, sirke ve sıvı gıda üretimi yapan işletmelere yönelik ürün tedariki yapıyoruz. Olivtech, sektörün lokomotif fuarlarından biri. Yıllardır katılıyoruz. Ticari açıdan yeni projeler geliştirdiğimiz, müşterilerimizle yeniden buluştuğumuz verimli bir fuar oldu" dedi. "Müşteri portföyümüz gelişti" Halıcı Süt Ürünleri sahibi Osman Halıcı, 1981 yılında kurulan firmalarının bugün günlük yaklaşık 120 ton süt işlediğini belirterek, fuarın yeni iş bağlantıları açısından önemli katkı sağladığını belirtti. Halıcı, "Üç gün boyunca hem mevcut müşterilerimiz hem de yeni müşterilerimizle buluştuk. İyi bağlantılar kurduk, müşteri portföyümüzü geliştirdik" diye konuştu. "Bu fuarı çok seviyoruz" Özgün Zeytincilik Satış Sorumlusu Cüneyt Alay da firmanın bu yıl 35’inci yılını kutladığını belirterek, "Olivtech’te, İzmir’de müşterilerimizle bir araya gelmek bizim için çok değerliydi. Büyük ilgi gördük. İzmir’i ve Olivtech’i çok seviyoruz" ifadelerini kullandı.
Sakarya Çoraplara ve sakız kutularına sakladıkları uyuşturucuyu ekipler buldu Sakarya’nın 3 ilçesinde narkotik ekiplerince düzenlenen 4 ayrı operasyonda gözaltına alınan 6 şüpheli tutuklandı. Operasyonlarda çoraplara ve sakız kutularına zulalanmış çeşitli miktarlarda uyuşturucu ile suçtan elde edildiği değerlendirilen nakit para ele geçirildi. Sakarya İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerinin, uyuşturucu madde ticareti ve kullanımının engellenmesine yönelik saha çalışmaları kapsamında Adapazarı, Serdivan ve Arifiye ilçelerinde önceden belirlenen adreslere ve şahıslara yönelik 4 ayrı operasyon gerçekleştirildi. Operasyonlarda D.G. (29), M.Y. (39), M.A. (39), S.B.Ö. (25), B.A. (33) ve A.U. (28) isimli şahıslar yakalanarak gözaltına alındı. Şüphelilerin üst aramaları ve belirlenen 3 ayrı ikamette yapılan detaylı aramalarda, bazı uyuşturucu maddelerin çoraplara ve sakız kutularına gizlendiği ortaya çıktı. Ekiplerce 133,35 gram metamfetamin, 3 parça halinde toplam 42,91 gram sentetik kannabinoid (bonzai), 9 sentetik ecza ile uyuşturucudan elde edildiği değerlendirilen 6 bin 25 TL ele geçirildi. Gözaltına alınan şahısların yapılan GBT sorgularında; M.A. isimli şahsın uyuşturucu ticareti ve kullanımı suçlarından 15 yıl 1 ay 15 gün, A.U. isimli şahsın ise aynı suçtan 2 yıl 1 ay kesinleşmiş hapis cezası ile arandığı tespit edildi. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden D.G. ve M.Y. yürütülen soruşturma kapsamında; M.A., A.U., S.B.Ö. ve B.A. ise haklarındaki kesinleşmiş hapis cezaları nedeniyle tutuklanarak cezaevine teslim edildi.
Samsun "Hareket et, sağlıklı kal" mesajı miniklerden geldi Samsun İl Sağlık Müdürlüğü’ne bağlı Canik Sağlıklı Hayat Merkezi tarafından "Sağlık İçin Hareket Et Günü" kapsamında düzenlenen etkinlikte anaokulu öğrencileri, yaptıkları yürüyüş ve spor etkinlikleriyle sağlıklı hayatın önemine dikkat çekti. Samsun’da "Sağlık İçin Hareket Et Günü" dolayısıyla düzenlenen etkinlikte anaokulu öğrencileri renkli görüntüler oluşturdu. Canik Sağlıklı Hayat Merkezi tarafından Doğupark’ta gerçekleştirilen etkinlikte çocuklar, "Hareket et sağlıklı kal" ve "Sağlık için yürüyüş yap" yazılı dövizlerle yürüyüş yaptı. Yürüyüşün ardından Canik Sağlıklı Hayat Merkezi Fizyoterapisti Nurhan Telci eşliğinde çeşitli temel spor hareketleri yapan minikler, "Sağlıklı kalmak için spor yapın" mesajı verdi. Temel egzersiz hareketleriyle fiziksel aktivitenin önemini uygulamalı olarak gösterdi. "Haftada en az 150 dakika orta tempolu fiziksel aktivite yapılması gerekiyor" Etkinlikle ilgili açıklamalarda bulunan Canik Sağlıklı Hayat Merkezi Sorumlu Hekimi Elif Nur Gülen, sağlıklı yaşam alışkanlıklarının küçük yaşlarda kazanılmasının önemine dikkat çekti. Gülen, "Anaokulu öğrencileriyle bu özel günde bir etkinlik yapmayı planladık. Bu etkinlikteki amacımız, sağlıklı yaşam alışkanlıklarının küçük yaştan itibaren kazandırılmasıdır. Küçük yaştaki çocuklarla egzersiz yaparak sağlıklı yaşam alışkanlıklarını teşvik etmeyi hedefliyoruz. Aynı zamanda çocukların yetişkinlere örnek olmasıyla sağlıklı yaşamın önemini hep birlikte vurgulamaya çalıştık" dedi. Sağlıklı Hayat Merkezlerinde birçok hizmetin ücretsiz sunulduğunu belirten Gülen, "Fizyoterapist danışmanlık hizmetlerimizin yanı sıra psikolog, diyetisyen, sigara bırakma polikliniği ve kanser tarama hizmetleri de ücretsiz olarak verilmektedir" diye konuştu. Yetişkinlerin haftada en az 150 dakika orta tempolu fiziksel aktivite yapması gerektiğini ifade eden Gülen, günlük yaşamda hareketliliğin artırılmasının önemine değinerek, "Sadece egzersiz yapmak hareket sayılmaz. Merdiven kullanmak, dans etmek ve bisiklet sürmek de fiziksel aktivite kapsamına girmektedir" ifadelerini kullandı.
Gaziantep İşitme engelli kadın Kur’an-ı Kerim’i işaret diliyle öğrendi Gaziantep’te çocukluğundan beri Kur’an-ı Kerim öğrenmek isteyen işitme engelli kadın, içindeki Kur’an-ı Kerim sevgisini yarım bırakmayarak çocukluk hayalini 52 yaşında gerçekleştirdi. Gaziantep’te 10 yıl önce işitme engelli kadınlar için açılan Kur’an-ı Kerim kursuna katılan Hatice Demir, Kur’an-ı Kerim’i öğrenme ve okuma aşkıyla katıldığı kursta, eğitmeni Kifayet Ateş’in desteğiyle bir ay gibi kısa sürede Kur’an-ı Kerim’i öğrendi. Çocukluğundan beri öğrenmek istediği Kur’an-ı Kerim’i okumanın mutluluğunu yaşayan Demir, tüm engellere ve zor şartlara rağmen düzenli olarak geldiği kursta diğer kursiyerlerin de azmini artırdı. 2016 yılından beri kursa katıldığını ve çocukluğundan beri Kur’an-ı Kerim’i öğrenmeyi çok istediğini ifade eden Demir, "Küçükken arkadaşlarımı ellerinde Kur’an-ı Kerim ile kursa veya camiye gittiğini görüyordum. Arkadaşlarımı ellerinde Kur’an-ı Kerim ile görünce heyecanlanıyordum. Fakat işitme engelli olduğum için ben kursa gidemiyordum. Arkadaşlarım bana ’işitme engelli Kur’an kursu yok’ diyorlardı. 10 yıl önce işitme engelliler için kurs açıldığını öğrendim. Hemen kursa gelip Kur’an-ı Kerim eğitimi almaya başladım. Hocamız Kifayet Ateş’in bize desteğiyle Kur’an-ı Kerim’i çok kısa sürede öğrendim. Şimdi alıştım. Artık kolay bir şekilde Kur’an-ı Kerim’i okuyorum. Kursa ablamla beraber geliyorum" dedi. Kur’an-ı Kerim, dini bilgiler, namaz, hac ve zekat gibi ibadetleri de öğrendiğini belirten Demir, "Kolay ve kısa sureleri okuyorum, namazımı kılıyorum. Diğer ibadetlerimin de hepsini yapıyorum. Sureleri hocamız anlatıyor ve öğreniyoruz" şeklinde konuştu. Kur’an-ı Kerim eğitmeni Kifayet Ateş ise, "Hatice hanım 2016’dan beri Kur’an-ı Kerim kursuna geliyor. Kur’an kursuna ilk önce başladığında Kur’an-ı hiç bilmiyordu. Küçükken yazın Kur’an kursuna giden çocukları görür ve heyecanlanırmış. Kur’an-ı Kerim’i öğrenmek istermiş ama kursa gittiğinde işitme engelliler için Kur’an kursu olmadığını ifade ediyorlarmış. Sonra işitme engelliler için Kur’an kursunun açıldığını öğrenince ablasıyla beraber Kur’an kursuna geldiler ve Kur’an-ı Kerim’i çok kısa zamanda öğrendiler. İbadetleri ve birçok konudaki dini bilgileri de burada öğrendiler. Bunun için çok teşekkür ediyorlar. Kur’an kursunun işitme engellilere yönelik olmasının ve devam etmesinin de çok önemli olduğunu belirtiyorlar. Onun için hiç kursu bırakmayacağını, hep devam edeceğini ifade ediyor" diye konuştu. Ateş, işitme ve konuşma kaybı yaşayan vatandaşlara işaret diliyle Kur’an-ı Kerim’in yanında temel dini bilgiler dersleri de verdiklerini belirterek, "Diyanet İşleri Başkanlığımızın işitme engellere yönelik bu kursu açması çok önemli ve onların büyük bir eksikliğini kapatmış oluyoruz. Öğrenciye göre değişiyor ama okuma yazma bilenler Kur’an-ı Kerim’i biraz daha çabuk öğreniyor. Ama okuma yazması yoksa öğrencinin, biraz daha öğrenmekte güçlük çekiyor. Hatice hanım işaret diliyle Kur’an-ı Kerim’i bir ayda çok düzgün bir şekilde okumaya başladı ve öğrendi. Kursumuzda kursiyerlere aynı zamanda biz tecvid dersi de veriyoruz. Öğrencilerimiz Kur’an-ı Kerim’i tecvid ile öğreniyorlar. Bu da onlar için büyük bir heyecan oluyor" diye konuştu.