POLİTİKA - 08 Ocak 2026 Perşembe 14:10

TBMM Başkanı Kurtulmuş: "Suriye’de özellikle SDG’nin de bir an evvel Suriye’nin yeni yönetimine entegrasyonunun sağlanması lazım"

A
A
A
TBMM Başkanı Kurtulmuş: "Suriye’de özellikle SDG’nin de bir an evvel Suriye’nin yeni yönetimine entegrasyonunun sağlanması lazım"

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, "Suriye’nin bütün unsurlarının uyanık olması gerektiğini ifade etmek isterim. Bölge halklarının ve özellikle Suriye’deki bütün unsurların birliği, beraberliği, kardeşliği, entegrasyonu, bir arada yeni bir Suriye inşa etme idealini esas almaları lazım ve 10 Mart mutabakatında varılmış olan çerçeve içerisinde Suriye’de özellikle SDG’nin de bir an evvel Suriye’nin yeni yönetimine entegrasyonunun sağlanması lazım. Bu Suriye’nin bütün unsurlarının geleceği için önemli olan bir yaklaşımdır" dedi.


TBMM Başkanı Kurtulmuş, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü dolayısıyla Parlamento Muhabirleri Derneği’ni ziyaret etti. Kurtulmuş, 2026 yılının hem Türkiye’ye hem insanlığa barış, esenlik, iyilikler ve güzellijkler getirmesi temennisinde bulunarak, "Mecliste olan gelişmeleri yakinen takip edip, Türkiye siyasetinin nabzının attığı, Türk demokrasisinin kalbinin olduğu bu yüce mekanda, bu gazi mekanda olan biteni millet adına gözlemliyorsunuz" ifadelerini kullandı.


Gazetecilerin sorularını da cevaplayan Kurtulmuş, Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nda nasıl bir ortak rapor ortaya çıkacağı sorusu üzerine, "Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’na verdikleri katkılar için hem bütün siyasi partilere, bütün siyasi partilerin yöneticilerine, hem de komisyonda görev yapan arkadaşlarımıza buradan teşekkürü ifade etmek bir borçtur. Gerçekten fevkalade üst düzey bir demokrasi örneği ortaya konuldu. Toplumun farklı kesimleri dinlendi. Herkes birbirinin sözünü büyük bir dikkate, sizler 20 toplantının hepsini takip ettiniz. Herkes katılmadığı fikirler olsa bile büyük bir dikkatle, büyük bir nezaketle karşı tarafı dinledi. Demokratik olgunluk içerisinde, çoğulculuk anlayışıyla ve çok güçlü bir demokratik katılımla komisyon bugüne kadar çalışmalarını sürdürdü. Şimdi nihayet son safhaya girdik. Siyasi partilerimizin, komisyona katılan siyasi partilerimizin hepsi kendi raporlarını hazırladılar ve başkanlığa sundular. Böylece her parti bu konuyla ilgili kendi siyasal tutum belgesini kamuoyuna deklare etmiş oldu. Tabii partilerimizin ortaklaştığı noktalar var, ayrıştıkları noktalar var, bundan sonra çok titiz bir şekilde ortaklaşılan noktaları çoğaltarak, şu anda ayrılmış gibi görülen, ayrışmış gibi görülen noktalarda da eğer yapılabilirse bir mutabakat ortaya koyarak nihayet raporu hazırlayacağız. İki toplantı yaptık. Şunu rahatlıkla söyleyebilirim, arkadaşlarımızın hepsi iyi niyetle ve uzlaşı arayışı içerisinde toplantıları sürdürüyorlar. Çok uzun olmayan bir vadede ümit ediyorum ki herkesin mutabık kalacağı, hiçbir muhalefet şerhinin altına konulmayacağı güçlü bir metin kamuoyuyla paylaşılacak. Komisyonun çalışmaları tavsiye niteliğinde olacak. Örgütün silahları bıraktığının tespit edilmesinden sonra yasal düzenlemelerle ilgili teklifler Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’na sunulacak. Bundan sonrası Meclis Genel Kurulunda partilerin çalışmaları ile tavsiye edilen konulardaki yasal hazırlıkların yerine getirilmesidir" dedi.



"Biz Suriye’nin toprak bütünlüğünün hem Suriye’nin geleceği için hem de bölgemizin geleceği için fevkalade hassas olduğunu düşünüyoruz"


Suriye konusundaki soru üzerine Kurtulmuş, "Son derece kırılgan bir ortam olduğunu biliyoruz. En başından itibaren, Suriye devriminin gerçekleştiği dakikadan itibaren söylediğimiz şey şudur; biz Suriye’nin toprak bütünlüğünün hem Suriye’nin geleceği için hem de bölgemizin geleceği için fevkalade hassas olduğunu düşünüyoruz. Dolayısıyla Suriye’nin toprak bütünlüğünü zedeleyecek hiçbir gelişmeye müsaade edilmemesi Suriye halkının menfaatinedir. Ayrıca Suriye’de yeni yönetimin katılımcı, çoğulcu bir anlayışla bütün toplumsal kesimlerin temsil edildiği yeni bir düzeni, yeni bir sistemi Suriye’de inşa etmesi de Türkiye’nin önemli önceliklerinden birisidir. Şimdiye kadar zaten çok çekmiş olan, uzun yıllar iç savaştan, uzun yıllar, on yıllar boyunca süren diktatör bir rejimden çok çekmiş olan Suriye halkının artık herkesin temsil edildiği güçlü bir demokratik yapıya her şeyden fazla ihtiyacı olduğu ortadadır. Bunun için de toplumdaki bütün farklı kesimlerin temsil edildiği bir yönetim anlayışını teşvik ediyoruz. Bu konuda da fikirlerimizi, telkinlerimizi hem Suriye yönetimine hem de ilgili taraflara sürekli bu tavsiyeleri ifade etmeye çalışıyoruz. Tabii ki bizim bölgedeki yaklaşımımızla özellikle bazı ülkelerin bölge politikalarındaki yaklaşımları arasında çok büyük bir zıtlığı da ifade etmek zorundayız. Biz Türkiye olarak bölgede Türklerin, Kürtlerin, Arapların, Acemlerin, Sunnilerin, Şiilerin, Müslümanların, gayrimüslimlerin, herkesin birlikte beraber yaşamasının, yani daha fazla entegrasyonun ve iş birliğinin esas olduğu bir siyasi istikamette işlerimizi görmeye davet ediyoruz. Ama biliyoruz ki bazı bölge ülkelerinin temel amacı bu bölgeyi daha fazla parçalamak, daha fazla bölmek, etnik, dini ve mezhebi temellerde bölge halklarını birbirine düşman hale getirmek" ifadelerini kullandı.


Kurtulmuş şöyle konuştu:


"Suriye’nin bütün unsurlarının uyanık olması gerektiğini ifade etmek isterim. Çok net söylüyorum, İsrail Suriye’deki Sünni Arapları sevmiyor da İsrail Suriye’nin Kürtlerini seviyor değildir. Yani kendilerine itaat etmek zorunda olan kölelerdir. Bölge halklarının ve özellikle Suriye bağlamında Suriye’deki bütün unsurların birliği, beraberliği, kardeşliği, entegrasyonu, bir arada yeni bir Suriye inşa etme idealini esas almaları lazım ve 10 Mart mutabakatında varılmış olan çerçeve içerisinde Suriye’de özellikle SDG’nin de bir an evvel Suriye’nin yeni yönetimine entegrasyonunun sağlanması lazım. Bu Suriye Kürtlerinin lehine olandır. Bu Suriye Araplarının lehine olandır. Bu Suriye’nin bütün unsurlarının geleceği için önemli olan bir yaklaşımdır."



"16 Ocak’ta ilk mahkeme olacak, Meclisin hukuk bürosu da bu mahkemeyi sonuna kadar takip edecek"


Meclis’teki istismar iddialarına ilişkin soru üzerine Kurtulmuş, "Ayın 19’u, yanılmıyorsam 19 Kasım’da konu bize geldi. Biz 20 Kasım sabahı soruşturmalarımızı başlattık. Bunun sonucu olarak 5 kişi adli makamlara sevk edildi. 4 tanesi mahkeme tarafından tutuklandı, birisi adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Daha sonra soruşturmayı derinleştirdik. Bu süreçte ihmali görülen bir yönetici önce zaten ilk anda aşağı alınmıştı. Daha sonra da ceza verilerek, idari görevinden uzaklaştırıldı. Dolayısıyla idari soruşturma yapılabilecek en süratli, en titiz, en etkin şekilde yerine getirildi. Zaten mahkemenin büyük oranda iddianamesinin esası da bizim yaptığımız idari soruşturmalarda ortaya çıkan suçlamalardı. Bu süreçte üzerimize düşeni Meclis olarak yaptık. En ufak bir ihmal, kayırma, bir örtme yoktur. Böyle bir iddiayı ortaya koymak da en hafif tabiriyle gerçekten usulsüzlüktür, haddini bilmezliktir. Komisyon üyeleri her aşamada bilgilendirildi. Bütün partilere şu söylendi ki; bu süreci isterseniz başından sonuna kadar takip edecek arkadaşlarımızı temsilci olarak görebilirsiniz. Yine aynı şekilde siyasi parti grupları da bu süreçle ilgili bilgilendirildi. Son derece açık, şeffaf, etkin bir soruşturma. 16 Ocak’ta ilk mahkeme olacak. Meclisin hukuk bürosu da bu mahkemeyi sonuna kadar takip edecek" şeklinde konuştu.



"Türkiye demokrasisinin güçlenmesi için yeni bir anayasa çalışması şarttır"


Bir başka soru üzerine Kurtulmuş, "Cumhuriyet tarihimizin en ağır sorunu, en yakıcı sorunu, 102 yıllık Cumhuriyetimizin 50 yılında başımıza bela olmuş terör sorununu çözmek için Meclis’teki bütün siyasi partiler bir araya gelip dünyaya örnek olacak bir etkinlikle ve demokratik olgunlukla bir komisyon çalışması yapıyor. Bu meclis mi etkisiz bir meclistir. Ayrıca bütün yasal çalışmalar, herkesin katıldığı, kendi fikrini söylediği, yeri geldiği zaman dozu yüksek bile olsa tartışmalarla her türlü müzakerenin yapılabildiği, fikir özgürlüğünün sonuna kadar kullanılabildiği bir meclis. Bu meclis mi etkisiz bir meclistir? Bu Türkiye’de maalesef belli dönemlerden kalma bir hastalık. Açık konuşuyorum, ya Meclisteki çay çorba gündeme gelir, ya milletvekilleri bedava arabaya biniyorlar, bedava uçaklara biniyorlar gibi birtakım algılarla Meclisi hep itibarsızlaştırmaya çalışan bir odak var Türkiye’de. Tam tersi de evet Meclisin daha fazla, daha etkili çalışması için görev milletvekillerine düşüyor. Hep beraber eksik taraflar varsa ki, var, biz de görüyoruz, o eksik tarafların giderilebilmesi için çalışmak Meclise düşüyor. Meclisi itibarsızlaştırmanın kimseye faydası yoktur. Türkiye demokrasisinin kalbi burasıdır ve orayı en itibarlı hale getirmiyor. Milletin nezdinde de problem çözen bir mercii haline getirmek zaten demokrasinin gereğidir. Dolayısıyla bu çerçevede hepimizin hem eylemlerimizle hem söylemlerimizle Meclisin itibarını yükseltmemiz lazım" diye konuştu.


Anayasa değişikliği konusunda Kurtulmuş, "Türkiye demokrasisinin güçlenmesi için yeni bir anayasa çalışması şarttır. Partilerimizin bildiğim kadarıyla hemen hepsinin geçmiş dönemlerde anayasa teklifleri var. Ama Türkiye’nin hangi konularda neye ihtiyacı olduğunu, sivil, demokrat, katılımcı, kuşatıcı, özgürlükçü, Türkiye’nin 21. yüzyıl hedeflerini yakalamasına vesile olacak yeni bir anayasaya ihtiyaç var. Ama anayasa meselesini özellikle komisyon çalışmaları çerçevesinde tamamıyla dışarıda tuttuk. Konumuz orada terörün sona erdirilmesi. Ama Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin önünde bir ödev olarak yeni bir anayasa duruyor" şeklinde konuştu.



"Gazze soykırımına sessiz kalanlar, en büyük kötülüğü kendilerine yapmışlardır"


İsrail’in Filistin’e karşı saldırılarını sürdürmesine yönelik soru üzerine Kurtulmuş, "Biz ilk andan itibaren Gazze’deki meselelerin karşısında insanlık cephesinin onurlu öncüleri olarak her platformda karşı çıkmaya özel bir gayret gösterdik. Sayın Cumhurbaşkanımız, ilgili bakan arkadaşlarımız, Meclis başkanı olarak ben de katıldığım bütün uluslararası toplantılar, konu ne olursa olsun mutlaka meseleyi Gazze konusuna getirerek, orada işlenen insanlık suçlarına dikkat çektik. İsrail’in gerçekleştirdiği apaçık soykırıma bir insan olarak ve insanlık cephesinin önemli bir üyesi olarak, Türkiye olarak her platformda karşı çıktık. Aslında Auschwitz’deki soykırımı, Srebrenica’daki soykırımı ve Gazze’deki soykırımı, bu üçünü birbirine çok benzetiyoruz. Her birisinde aslında sadece o soykırımın muhatapları değil, aynı zamanda insanlık da önemli bir geçiş dönemine girdi. Gazze soykırımı dünyada yeni bir dönemi başlatmıştır. Uluslararası alanda kuralın esas olmadığı, sadece gücün ve güçlüğünün sözünün geçerli olduğu ve maalesef arkasında siyasi ve askeri güç olanların da dilediklerini yaptığı bir dönemin kapısı sonuna kadar açılmıştır. Bu anlamda Gazze soykırımına sessiz kalanlar, en büyük kötülüğü kendilerine yapmışlardır. Birleşmiş Milletler kağıt üzerinde bir yapıdan ibarettir. Dünyanın hiçbir uluslararası kurum ve kuruluşunun artık fiili olarak bir fonksiyonu kalmamıştır. Böyle bir dünya artık uluslararası hukukun geçerli olduğu bir dünya değil, orman kanununun geçerli olduğu bir dünyadır" ifadelerini kullandı.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Gürsulu minikler tekne orucuyla iftar açtı Gürsu Belediyesi, ‘en köklü Türk gelenekleri arasında yer alan ve yarım gün aç kalmayı gerektiren’ tekne orucu tutan Gürsulu çocuklar için iftar programı düzenledi. Gürsu Belediye Başkanı Mustafa Işık’ın da katıldığı programda oruçlarını hep birlikte açan çocuklar, keyifli anlar yaşadı. Anadolu’nun unutulmaya yüz tutmuş eski ve köklü geleneği olan tekne orucu, çocuklar tarafından her ramazan heyecanla karşılanıyor. Oruç tutma yaşına gelmeyen çocukların yarım gün tuttuğu tekne orucuna bu sene de Gürsulu minikler büyük ilgi gösterdi. Gürsu Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Müdürlüğü tarafından çocuklara ramazan ayını anlatmak ve oruca alıştırmak hedefiyle Zafer Caddesi’ndeki ’Tekne Orucu İftar Programı’nda minikler doyasıya eğlendi. Hazırlanan oyunları ve ilahileri büyük keyifle izleyen minikler, öğle ezan vaktinin girmesiyle hep birlikte dualar ederek oruçlarını açtı. Başkan Işık’tan çocuklara tebrik Gürsu Belediye Başkanı Mustafa Işık da tekne orucu tutan çocukları iftar programında yalnız bırakmadı. Miniklere ve onlara yardımcı olan ailelerine teşekkür eden Başkan Mustafa Işık, küçük yaşlarda alınan eğitimin ve verilen terbiyenin önemine dikkat çekti. Başkan Işık, "Kıymetli anne babalar, şuna asla unutmayın. Çocuklarımız en iyi doktor, en iyi mühendis, en iyi öğretmen olabilir. Ancak onları milli manevi değerlerle bezemezsek bu yapılanların hiçbir anlamı kalmaz. Ayrıca bir çocuk için en iyi vali, emniyet müdürü, öğretmen veya belediye başkanı kendi anne ve babası. Anne babalar olarak çocuklarımızın rol modeliyiz. Bu nedenlere çocuklarımıza çok iyi örnek olmalıyız" dedi.
Trabzon Bakan Memişoğlu Trabzon Şehir Hastanesi için "Kayıyor" eleştirilerine cevap verdi Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Trabzon Şehir Hastanesi’nin taşıyıcı sisteminin yalnızca deniz dolgu tabakası esas alınarak tasarlanmadığını belirterek, "Yapı güvenliğini olumsuz etkileyecek herhangi bir kayma ya da blokların taşıyıcı sistemlerinde risk oluşturacak bir oturma, dönme veya yanal öteleme kaynaklı stabilite kusuruna rastlanmamıştır" dedi. Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, beraberindeki Trabzon Valisi Tahir Şahin, Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç ve milletvekilleri ile yapımı devam eden Trabzon Şehir Hastanesi şantiyesinde incelemelerde bulundu. Trabzon Şehir Hastanesi’nin kaydığı iddialarına yönelik açıklamalarda bulunan Bakan Memişoğlu, test sonuçların kazıkların tasarım yüklerini güvenle taşıdığının kanıtlandığını dile getirerek "Son günlerde Trabzon Şehir Hastanemizle ilgili olarak sosyal medyada bazı asılsız iddiaların gündeme getirildiğini görüyoruz. Kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi adına, konuyla ilgili teknik bilgileri açık ve net olarak paylaşmak istiyorum. Öncelikle Trabzon Şehir Hastanesi, tüm aşamaları bilimsel veriler, mühendislik hesapları ve teknik denetim süreçleri doğrultusunda yürütülen çok önemli bir sağlık yatırımıdır. Hastanemizin yer aldığı dolgu alanı 2013 yılında tamamlanmıştır. Ancak hastanemizin taşıyıcı sistemi, yalnızca deniz dolgu tabakası esas alınarak tasarlanmamıştır. Projede kullanılan fore kazıklar, dolgu tabakasının altındaki en sağlam ana kaya birimine, yani Beşirli Formasyonu’na ait breş ana kayasına en az 6 metre boyunca soketlenerek yerleştirilmiştir. Bu sayede yapı yükleri, sağlam zemin tabakalarına güvenli şekilde aktarılmaktadır. Hastanemizin inşa süreçleri sadece proje hesaplarıyla da sınırlı tutulmamıştır. Bugüne kadar saha genelinde 22 kez gerçekleştirilen kazık yükleme deneyleri, kazık bütünlük testleri, teknik ölçümler ve mühendislik değerlendirmeleriyle tüm veriler ayrıca teyit edilmiştir. Elde edilen sonuçlarda, yapı güvenliğini olumsuz etkileyecek herhangi bir kayma ya da blokların taşıyıcı sistemlerinde risk oluşturacak bir oturma, dönme veya yanal öteleme kaynaklı stabilite kusuruna rastlanmamıştır. Test sonuçları, kazıkların tasarım yüklerini güvenle taşıdığını kanıtlamıştır" şeklinde konuştu. "Trabzon Şehir Hastanesi, Allah nasip ederse Haziran-Temmuz aylarında bize teslim edilecek" Her teknik verinin titizlikle değerlendirildiğini kaydeden Bakan Memişoğlu, "Böylesine büyük ve stratejik bir sağlık yatırımında her aşama dikkatle takip edilmekte, her teknik veri titizlikle değerlendirilmektedir. Trabzon Şehir Hastanemiz de ilgili kurumlarımızın, mühendislerimizin ve teknik ekiplerimizin yakın gözetimi altında yükselmektedir. Sosyal medyada birilerinin kayıyor diyerek yaydığı endişeler, burada gece gündüz ter döken danışman hocalarımızın, mühendislerimizin ve teknik ekiplerimizin emeğine haksızlıktır. Bununla birlikte, bilimsel veriler ve teknik hesaplamalar ışığında konuşulması gereken bir konuda, somut bir dayanak ortaya koymadan gelişigüzel açıklamalarda bulunması da ayrıca üzüntü vericidir. Buna rağmen biz her zaman olduğu gibi şeffaflıktan yanayız. Teknik değerlendirmeler talep edilirse de paylaşmaya hazır olduğumuzu özellikle ifade etmek isterim. Bu vesileyle vatandaşlarımızdan özellikle şunu rica ediyorum teknik verilerle ve resmi açıklamalarla desteklenmeyen asılsız iddialar karşısında yalnızca yetkili kurumlarımızın açıklamalarına itibar ediniz. Trabzon Şehir Hastanesi, Allah nasip ederse Haziran-Temmuz aylarında bize teslim edilecek. Allah nasip ederse 2026 yılında milletimizin hizmetine Cumhurbaşkanımızın hayalim dediği sağlık şaheserini Trabzon’umuzun hizmetine sunacağız. Trabzonspor’un mabedinin yanında bizimde sağlık mabedimizin olması bize gurur veriyor" ifadelerini kullandı.
İstanbul Sultangazi Belediyesi’nde çocuklardan bayram kutlaması Sultangazi Belediyesi Çocuk Kütüphanesi’nin ziyaretçi minikleri, bayram kutlaması için belediye hizmet binasına geldi. Davullar çalan, maniler söyleyen minikler, büyüklerinin bayramlarını kutladı. İlçenin ilk ve tek olma özelliğini taşıyan Sultangazi Belediyesi Çocuk Kütüphanesi minik ziyaretçileri, bayram kutlaması için Sultangazi Belediyesi Hizmet Binası’na geldi. Çocuklar, hep bir ağızdan mani söyleyip, davul çalarak birimleri gezdi ve belediye personelinin bayramlarını kutladı. Belediye içerisindeki müdürlükleri tek tek dolaşan çocuklar, büyüklerinin bayramlarını tebrik etti. Çalışanlar ise ziyaretçilere meyve suyu, kek ve şeker ikram etti. Çocuklar, Başkan Yardımcılarını da tek tek gezerek Ramazan Bayramlarını kutladı. Sultangazi Belediye Başkanı Abdurrahman Dursun miniklerle bir araya gelerek çocukların Ramazan Bayramı’nı tebrik etti. Başkan amcalarıyla bol bol sohbet eden minikler hatıra fotoğrafı da çekildi. Şeker tadında bayram Sultangazi Belediye Başkanı Abdurrahman Dursun, "Bugün belediye personelimizle beraber minik misafirlerimizi ağırlamanın mutluluğunu yaşadık. Çocukların okuma alışkanlığı kazanması ve sosyalleşmeleri amacıyla hayata geçirilen ilçenin ilk ve tek olma özelliğini taşıyan Sultangazi Belediyesi Çocuk Kütüphanesi ziyaretçileriyle burada bayramlaşmak nasip oldu. Belediyemiz renklendi, hepimiz çok mutlu olduk. Pırıl pırıl yavrularımızın nice bayramları olsun. Tüm çocuklarımızın gözlerinden öperim. Nice güzel bayramlara" dedi.
Adana Genç DAİMFED’den geleneksel buluşma Doğu Akdeniz İnşaat Müteahhit Birlikleri Federasyonu (DAİMFED) Genel Başkanı Mustafa Karslıoğlu, gençlerin aynı çatı altında bir araya gelmesinin sektörün geleceği açısından büyük önem taşıdığını ifade etti. Genç DAİMFED Bilim ve Teknoloji Derneği tarafından düzenlenen geleneksel buluşma, kamu, üniversite ve iş dünyasından önemli isimleri bir araya getirdi. Farklı kesimlerden katılımcıların bir araya geldiği buluşmada, üniversite, kamu ve iş dünyası arasındaki iş birliğinin geliştirilmesine yönelik görüş alışverişinde bulunuldu. DAİMFED Genel Başkanı Mustafa Karslıoğlu, yaptığı konuşmada gençlerin aynı çatı altında bir araya gelmesinin sektörün geleceği açısından büyük önem taşıdığını ifade etti. Karslıoğlu, Genç DAİMFED’in her geçen gün daha da güçlendiğini belirterek, üniversitelerle kurulan iş birliklerinin artırılarak sürdürüleceğini vurguladı. "Üniversite-sektör iş birliği güçleniyor" Adana Alparslan Türkeş Bilim ve Teknoloji Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Adnan Sözen ise yaptığı değerlendirmede, bu tür buluşmaların üniversiteler ile sivil toplum kuruluşları arasındaki iş birliğini güçlendirdiğini ifade etti. Sözen, gençlerin aktif rol aldığı bu yapıların hem akademik hem de sektörel gelişime önemli katkılar sunduğunu belirtti. "Gençlerin yanında olmayı sürdüreceğiz" DAİMFED Gençlik Kurulu Üyesi Akın Bozkurt ise, gençlerin gelişimine katkı sunan her çalışmanın desteklenmesi gerektiğini belirterek, Genç DAİMFED’in ortaya koyduğu vizyonu önemsediklerini ifade etti. Buluşmaya, Çukurova Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Hüseyin Akıllı, Adana Defterdarı Ahmet Balıkçı ve Adana Alparslan Türkeş Bilim ve Teknoloji Üniversitesi Dekanı Prof. Dr. Naime Filiz Özdil, ATÜ Genç DAİMFED Başkanı Nisanur Eren ile Çukurova Üniversitesi Genç DAİMFED Başkanı Süleyman Parlatır başta olmak üzere çok sayıda davetli katıldı.