GÜNDEM - 09 Mart 2026 Pazartesi 10:57

TVHB Başkanı Eroğlu: "Geçmişten bugüne mesleğimize emek veren tüm meslektaşlarımızı saygı ve minnetle anıyoruz"

A
A
A
TVHB Başkanı Eroğlu: "Geçmişten bugüne mesleğimize emek veren tüm meslektaşlarımızı saygı ve minnetle anıyoruz"

Türk Veteriner Hekimleri Birliği (TVHB) Başkanı Ali Eroğlu, "Kuruluş yıl dönümümüzde, geçmişten bugüne mesleğimize emek veren, katkı sunan tüm meslektaşlarımızı saygı ve minnetle anıyoruz" dedi.


TVHB’nin kuruluşunun 72. yıl dönümü dolayısıyla yazılı açıklama yapan Başkanı Eroğlu, bu özel günde geçmişten bugüne meslek adına emek veren tüm meslektaşlarını saygı ve minnetle andığını ifade etti. Aynı zamanda Eroğlu, veteriner hekimlerin mesleki yetki ve haklarının korunmasının, TVHB’nin temel öncelikleri arasında olduğunu belirtti.



"Veteriner hekimlik mesleği hayvan sağlığı ve refahından hayvansal üretime çok geniş bir sorumluluk alanına sahip"


Ali Eroğlu, şu ifadelere yer verdi:


"Türk Veteriner Hekimleri Birliği, 72 yıl önce 9 Mart 1954 tarihinde 6343 sayılı Kanunla kurulmuş, ülkemizdeki tüm veteriner hekimleri temsil eden, kamu kurumu niteliğinde ve tüzel kişiliğe haiz bir meslek örgütüdür. 72. kuruluş yıl dönümümüzü kutlarken, mesleğimizin köklü geçmişini, toplum sağlığına katkılarını ve geleceğe dair sorumluluklarımızı bir kez daha hatırlamak isteriz. Veteriner hekimlik mesleği; hayvan sağlığı ve refahından hayvansal üretime, gıda güvenliğinden halk sağlığına, çevre sağlığından biyogüvenliğe, antimikrobiyal dirençten iklim değişikliği ile mücadeleye kadar çok geniş bir sorumluluk alanına sahiptir. Küresel salgınlar, gıda krizleri, hayvan kaynaklı hastalıklar ve çevresel tehditler, veteriner hekimliğin hayati rolünü her geçen gün daha da ön plana çıkarmaktadır. Türk Veteriner Hekimleri Birliği olarak, mesleğimizin yetki ve sorumluluk alanına giren bu konularda, ilgili bakanlıklar, kamu kurumları, özel sektör ve diğer meslek örgütleriyle etkin bir diyalog zemini oluşturarak ortak stratejiler geliştirmeye, mesleğimizin toplumsal katkısını güçlendirmeye devam ediyoruz. Bilim ve teknolojideki hızlı değişime uyum sağlayan, eğitimde kaliteyi esas alan ve mesleki hakları kararlılıkla savunan bir anlayışla çalışmalarımızı sürdürüyoruz."



"Bilimsel mirası geleceğe taşıma kararlılığımızı bir kez daha vurguluyoruz"


Dünyanın ilk veteriner fakültesinin 1762 yılında Fransa’da Claude Bourgelat tarafından kurulmasının, bilimsel veteriner hekimliğin başlangıcını simgelediğini vurgulayan Eroğlu, "Louis Pasteur’ün kuduz aşısını geliştirmesi, Bernhard Bang’in bruselloz etkenini ortaya koyması, Sir John McFadyean’ın veteriner patolojisine yaptığı katkılar gibi pek çok bilimsel başarı, mesleğimizin insanlık tarihindeki vazgeçilmez yerini kanıtlamıştır. Bu öncü bilim insanlarını saygıyla anıyor, onların bilimsel mirasını geleceğe taşıma kararlılığımızı bir kez daha vurguluyoruz" diye konuştu.



183 yıllık köklü geçmiş


Ali Eroğlu, Türkiye’de veteriner hekimliği eğitiminin 1842 yılında Mekteb-i Harbiye bünyesinde başladığını hatırlatarak, veteriner hekimlerin Cumhuriyet’in kuruluşundan bu yana halk sağlığı, hayvan sağlığı, gıda güvenliği ve kırsal kalkınma alanlarında önemli görevler üstlendiğini belirtti. Eroğlu ayrıca, Türk veteriner hekimliğinin gelişimine katkı sunan Şefik Kolaylı, Süreyya Tahsin Aygün ve Mehmet Akif Ersoy gibi isimleri de andı.



"Veteriner hekimlerin mesleki yetki ve haklarını korumak, birliğimizin temel öncelikleri arasındadır"


Toplum sağlığının, veteriner hekimlerin katkısı olmadan tam anlamıyla korunamayacağının altını çizen Eroğlu, "Hayvanlardan insanlara bulaşan zoonotik hastalıklarla mücadelenin yanı sıra, gıda güvenliğinin sağlanması ve sürdürülebilir hayvancılık uygulamaları için veteriner hekimlerin bilimsel bilgi ve deneyimine duyulan ihtiyaç her geçen gün artmaktadır. Bu noktada, veteriner hekimlerin mesleki yetki ve haklarını korumak, alan dışı müdahalelere karşı durmak ve mesleğimizin geleceğini güvence altına almak, birliğimizin temel öncelikleri arasındadır. Türk Veteriner Hekimleri Birliği olarak, mesleğimizin yüksek standartlarını oluşturmak, meslek onurunu yüceltmek ve toplumumuza en kaliteli hizmeti sunmak için kararlılıkla çalışıyoruz. Fiili hizmet süresi, sağlık meslek grubu statüsü, sağlıkta şiddetin önlenmesi, kamuda istihdamın artırılması, çalışan ve emekli veteriner hekimlerimizin özlük haklarının iyileştirilmesi ve mesleki haklarımızın korunması gibi pek çok alanda aktif çalışmalar yürütmekteyiz" şeklinde konuştu.



"Geçmişten bugüne mesleğimize emek veren tüm meslektaşlarımızı saygı ve minnetle anıyoruz"


Ali Eroğlu’nun açıklamasında şu ifadeler yer aldı:


"Eğitim kalitesinin artırılması, veteriner fakültelerinin fiziki altyapı ve akademik kadro açısından güçlendirilmesi, ihtiyaç analizine dayalı fakülte planlaması yapılması, meslek içi eğitim programlarının yaygınlaştırılması ve veteriner hekimlikte uzmanlaşma süreçlerinin güçlendirilmesi, mesleğimizin geleceği açısından hayati öneme sahiptir. Eğitimde standartı yakalayamayan bir mesleğin, gelecekteki sürdürülebilirliği tehlikeye girecektir. Tüm bu çalışmalarımızın temelinde, mesleğimizin tarihi birikiminden aldığımız güç ve meslektaşlarımızın özverili katkıları yer almaktadır. Mesleğimizin bugünlere gelmesinde emeği geçen her bir veteriner hekimin, ortaya koyduğu çaba ve fedakârlık, geleceğe yönelik sorumluluklarımızı da şekillendirmektedir. Kuruluş yıl dönümümüzde, geçmişten bugüne mesleğimize emek veren, katkı sunan tüm meslektaşlarımızı saygı ve minnetle anıyoruz."



TVHB Başkanı Eroğlu: "Geçmişten bugüne mesleğimize emek veren tüm meslektaşlarımızı saygı ve minnetle anıyoruz"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Çanakkale Başkan Elbi’den 18 Mart Mesajı Karabiga Belediye Başkanı Ahmet Elbi, 18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Deniz Zaferi’nin 111. yıl dönümü dolayısıyla bir mesaj yayımladı. Başkan Ahmet Elbi mesajında, "Milletimizin tarihine altın harflerle yazılan Çanakkale Zaferi, bundan yıllar önce iman, cesaret ve fedakârlıkla kazanılmış eşsiz bir destandır. Vatanın bütünlüğü ve milletin bağımsızlığı söz konusu olduğunda Türk Milleti’nin neleri başarabileceğinin en büyük göstergesidir. ‘Çanakkale Geçilmez’ diyerek yazılan bu destan, sadece bir zafer değil, aynı zamanda milletimizin birlik, beraberlik ve inancının simgesidir" ifadelerine yer verdi. Çanakkale ruhunun gelecek nesillere aktarılmasının önemine değinen Başkan Elbi, "Bizlere düşen en büyük görev, ecdadımızın bizlere emanet ettiği bu vatanı aynı bilinç ve sorumlulukla korumak, birlik ve beraberlik içinde daha güçlü yarınlara taşımaktır. Çanakkale ruhu, bugün de yolumuzu aydınlatmaya devam etmektedir. Bu önemli topraklarda yaşadığımız ve neslimizi yetiştirdiğimiz için çok şanslıyız" dedi. Başkan Elbi mesajının sonunda, "Bu duygularla başta Anafartalar Kahramanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, destanın tüm kahramanlarını Esad Paşa’yı, Fevzi Çakmak’ı, Kazım Karabekir’i, Bigalı Mehmet Çavuş’u, Seyid Onbaşı’yı, Yahya Çavuş’u, vatan için canla başla mücadele ederek canını veren binlerce Mehmetçiğimizi ve kahraman gazilerimizi rahmet, minnet ve saygıyla anıyoruz. Şehitlerimizin ruhu şad olsun" ifadelerini kullandı.
Eskişehir Başkan Albayrak: "O çukuru kimin kapatması gerekiyordu diye tartışacağız ama giden bir can; bunu geri getirme şansına sahip değiliz" AK Parti İl Başkanı Gürhan Albayrak basın mensupları adına düzenlenen iftar yemeği sonrasında, "O çukuru kimin kapatması gerekiyordu diye tartışacağız ama giden bir can; bunu geri getirme şansına sahip değiliz" dedi AK Parti Eskişehir İl Başkanlığı tarafından basın mensupları için iftar yemeği düzenlendi. Program, AK Parti İl Başkanı Gürhan Albayrak’ın karşılama konuşması ile başladı. Basın mensuplarının ve protokol üyelerinin iftar açmasıyla devam eden programda Başkan Albayrak, geçtiğimiz gün saat 19.30 sıralarında Zincirlikuyu Mahallesi Çağlayanlar Sokak’ta elektrikli bisikletle sürat yapan 9 yaşındaki Ömer Çelik’in otopark rampasından savrulup sokaktaki çukura düşüp hayatını kaybetmesi hakkında konuştu. "Bir lider olmak, bir genel başkan olmak şov işi değildir" AK Parti İl Başkanı Gürhan Albayrak yaptığı konuşmada "Bakınız, bu şehir hepimizin; bu şehir bizim, bu şehir çocuklarımızın şehri. Oynamak zamanı değil, vakit geçirme zamanı değil; bu şehir için hayallerini ortaya koyma zamanı diyoruz. Onun için de üzerimize düşen ne varsa yapmamız lazım. Geçenlerde yine CHP İl Başkanı ’bunlar pazara çıkamaz’ diyor ama biz günde bin 700 tane insanı çadırımızda misafir ediyoruz. Orada belki birkaç tane gazeteci arkadaşımız geldi; hususi bizimle görüşmek isteyen insanlar geliyor oraya. Geliyor, ’Başkanım benim bir sorunum var, konuyla alakalı şöyle bir sıkıntım var’ diyen insanlar geliyor. Aslında biz halkımızla hep iç içe olduk, hâlâ da iç içeyiz. Geçenlerde Cumartesi Pazarı’na girdim; girer girmez adama döndüm, -onu arkadaşlar özellikle çekmişler- dedim ki ’arkadaş merhaba’, dedi ki ’sen CHP’liysen konuşmayacağım seninle.’ ’Yok’ dedim, ’ben AK Parti İl Başkanıyım’, ’o zaman’ dedi, ’Allah işini rast getirsin.’ Biz halkımızla her zaman iç içe olan bir yapıdayız. Niçin biliyor musunuz? Şundan dolayı; biz bu şehrin değil, bu ülkenin geleceğini düşünen insanlarız. Çünkü her zaman söylüyoruz; bir lider olmak, bir genel başkan olmak şov işi değildir. Yalan söylemeyle bir yere varılmaz; bir yere varamadılar da" dedi. "Mazeret üreten insan o işi yapmak istemiyor demektir" Konuşmasına 9 yaşındaki Ömer’in hayatını kaybetmesine neden olan çukur hakkında devam eden Başkan Albayrak, "O çocuğun da bir annesi ve babası var. Biz neyi tartışacağız? O kuyuyu kim açtı, sorumlusu kim, kimin kapatması gerekiyordu diye tartışacağız ama giden bir can; bunu geri getirme şansına sahip miyiz? Değiliz. Bazen siyaset yaptığımızı düşünüyorlar, tabii ki siyaset de yapacağız ama bugün kenar mahallelerdeki sokaklar ve caddeler gerçekten perişan durumda. Kuyunun açılmasıyla alakalı bir doğal gaz, bir elektrik diyorlar; açılmış olabilir ama bunu hemen kapatması gereken kurumlar, görev ve yetki alanları var. Bir şehrin veya bir ilçenin sahibi belediye başkanıdır. Aynı olay bugün Baksan’da da yaşanıyor; Baksan yıllardan beri sıkıntılı, her yer çukur ve çamur içinde. Adamın biri çukura olta atıyor; haber yapılıp sosyal medyada paylaşılınca bakıyoruz ki hemen oraya mıcır dökmüşler. İlla birinin olta atmasını beklemeye gerek yok; bu şehrin içinde gezmiyor musunuz, bu şehirde yaşamıyor musunuz? O küçük yavrumuzu büyüten anneyi, babayı düşünün; dokuz yıl emek veriyor, gece gündüz çalışıp evladını belli bir noktaya getiriyor ve bazı insanların hataları yüzünden biz o çocuğu kaybediyoruz. İnşallah tedbir alırlar çünkü kenar mahallelerde durum hep aynı; bir çukur açılıyor, herkes suçu birbirine atıyor ama sonuç itibarıyla devlet bunun parasını ESGAZ ise ESGAZ’a, OEDAŞ ise OEDAŞ’a veya belediyelere veriyor; belediyeler buraları kapatmak zorunda çünkü yetki alanı onlarda. Mazeret insanın kendine söylediği en büyük yalandır; mazeret üreten insan o işi yapmak istemiyor demektir. Bu yüzden akıllarını başlarına almaları ve bir an evvel teyakkuz haline geçerek belediyeyi yönetmeleri lazım. Bazen CHP İl Başkanı çıkıp ekonomi ve emekliler hakkında konuşuyor. Siz bugün Tepebaşı Belediyesinde çalıştırdığınız insanın parasını veremiyorsunuz, emekli olmuş bir insanın tazminatını ödeyemiyorsunuz ama emekliler hakkında şov yapmaya devam ediyorsunuz. Sandığı getirin diyorlar; evet, bugün Eskişehir’e bir sandık gelmeli ama o sandık belediyeler için olmalı. Ne Odunpazarı ne Tepebaşı ne de Büyükşehir yönetilebiliyor. Yönetilemeyen bir belediye anlayışı olduğu için sandığı bir an evvel getirmeliler ve burada bir belediye seçimi olmalı ki bu şehir bu akıbetten kurtulmalı" ifadelerini kullandı.