ÇEVRE - 03 Mart 2026 Salı 11:00

TVHB Başkanı Eroğlu: "Türkiye 780 bin kilometrekarelik geniş coğrafyasında yüzlerce memeli, kuş, sürüngen, amfibi ve balık türüne ev sahipliği yapmaktadır"

A
A
A
TVHB Başkanı Eroğlu: "Türkiye 780 bin kilometrekarelik geniş coğrafyasında yüzlerce memeli, kuş, sürüngen, amfibi ve balık türüne ev sahipliği yapmaktadır"

Türk Veteriner Hakimleri Birliği (TVHB) Başkanı Ali Eroğlu, "Türkiye, yaklaşık 780 bin kilometrekarelik geniş coğrafyasında yüzlerce memeli, kuş, sürüngen, amfibi ve balık türüne ev sahipliği yapmaktadır" dedi.


TVHB Başkanı Eroğlu, 3 Mart Dünya Yaban Hayatı Günü ile ilgili yazılı açıklama yayımladı. Eroğlu, 3 Mart’ta Dünya Yaban Hayatı Günü’nün yeryüzündeki yaban hayvanları ve bitkilerin korunmasının önemini hatırlatmak, biyolojik çeşitliliğin değerini vurgulamak ve doğal yaşamın sürdürülebilirliği konusunda küresel farkındalık oluşturmak amacıyla ilan edilmiş uluslararası bir gün olduğunu ifade etti. Eroğlu, Türkiye’nin 780 bin kilometrekarelik geniş coğrafyasında yüzlerce memeli, kuş, sürüngen, amfibi ve balık türüne ev sahipliği yaptığını belirtti.



"Biyoçeşitlilik; temiz havanın, içilebilir suyun, verimli tarımın, sağlıklı hayvancılığın ve güvenli gıdanın ön şartıdır"


Ali Eroğlu, şu ifadelere yer verdi:


"Her yıl 3 Mart’ta kutlanan Dünya Yaban Hayatı Günü, yeryüzündeki yaban hayvanları ve bitkilerin korunmasının önemini hatırlatmak, biyolojik çeşitliliğin değerini vurgulamak ve doğal yaşamın sürdürülebilirliği konusunda küresel farkındalık oluşturmak amacıyla ilan edilmiş uluslararası bir gündür. Ormanlarda dolaşan bir memeli, gökyüzünde süzülen bir kuş, sulak alanlarda yaşayan bir amfibi ya da denizlerin derinliklerindeki bir balık türü; hepsi birlikte yaşamın büyük ağını oluşturur. Bu ağın herhangi bir halkasında meydana gelen kırılma, yalnızca doğayı değil, insan yaşamını da doğrudan etkiler. Çünkü doğa, insanın dışında değil; insanın içinde var olduğu çok bileşenli bir sistemdir. Sağlıklı ekosistemler için zengin bitki ve hayvan çeşitliliği, dengeli doğal döngüler ve sürdürülebilir kaynak kullanımıyla mümkündür. Biyoçeşitlilik; temiz havanın, içilebilir suyun, verimli tarımın, sağlıklı hayvancılığın ve güvenli gıdanın ön şartıdır. Aksi takdirde doğanın dengesi bozulduğunda türler yok olmakla kalmaz aynı zamanda insanlığın refahı, ekonomisi ve sağlığı da tehdit altına girer. Bugün dünya genelinde yaban hayatı ciddi tehditlerle karşı karşıyadır. Habitatların tahrip edilmesi, iklim değişikliği, kaçak avcılık, çevre kirliliği ve doğal kaynakların bilinçsiz kullanımı gibi olumsuzluklar pek çok türü yok olma riskiyle karşı karşıya bırakmaktadır. Yaban hayatının korunması insan sağlığı açısından da kritik bir öneme sahiptir. Doğal yaşam alanlarının yok edilmesi ve insan-yaban hayatı etkileşiminin artması, zoonotik hastalıkların ortaya çıkma riskini ciddi şekilde artırmaktadır. Son yıllarda yaşanan küresel salgınlar, doğayla kurulan dengesiz ilişkinin ne kadar büyük sonuçlar doğurabileceğini göstermiştir. Bu nedenle insan, hayvan ve çevre sağlığını birlikte ele alan bütüncül yaklaşımlar artık mecburidir."



"Türkiye 780 bin kilometrekarelik geniş coğrafyasında yüzlerce memeli, kuş, sürüngen, amfibi ve balık türüne ev sahipliği yapmaktadır"


Türkiye’nin sahip olduğu coğrafi konum ve farklı iklim özellikleri sayesinde dünyanın önemli biyolojik çeşitlilik merkezlerinden biri olduğunu ifade eden Eroğlu, "Yaklaşık 780 bin kilometrekarelik geniş coğrafyasında yüzlerce memeli, kuş, sürüngen, amfibi ve balık türüne ev sahipliği yapmaktadır. Aynı zamanda ülkemiz göçmen kuşların kullandığı önemli göç yolları üzerinde yer almakta ve birçok tür için hayati bir geçiş noktası oluşturmaktadır. Anadolu’da yaşayan endemik türler ise bu toprakları dünyada biyolojik çeşitlilik açısından eşsiz kılmaktadır. Gelişen teknolojiler ve bilimsel araştırmalar doğamızın bilinmeyen yönlerini her geçen gün daha fazla ortaya çıkarmaktadır. Modern izleme yöntemleri sayesinde daha önce varlığı bilinmeyen türleri kayıt altına alınmakta, hatta neslinin tükendiği düşünülen bazı türlerin yeniden varlığı tespit edilmektedir" diye konuştu.



"Yaban hayatı alanında daha fazla veteriner hekimin görev alması güçlü sonuçlar doğuracaktır"


Yaban hayatının korunmasında birçok meslek grubunun önemli rol üstlendiğini belirten Eroğlu, "Bu süreçte veteriner hekimlerimiz özel bir sorumluluğa sahiptir. Veteriner hekimlerimiz; yaban hayvanlarının hastalıklarının teşhisi ve tedavisi, rehabilitasyon çalışmaları, tür koruma ve üretim projeleri ve zoonotik hastalıkların izlenmesi gibi alanlarda aktif görev almaktadır. İnsan, hayvan ve çevre sağlığını birlikte ele alan yaklaşımın sahadaki en önemli temsilcilerinden biridir. Türkiye’de yaban hayatının korunmasına yönelik önemli çalışmalar yürütülmektedir. Rehabilitasyon merkezleri, bilimsel araştırmalar ve koruma projeleri bu alanda önemli ilerlemeler sağlamaktadır. Ancak bu çalışmaların daha da güçlendirilmesi, uzman sayısının artırılması ve kurumlar arası iş birliğinin geliştirilmesi büyük önem taşımaktadır. Yaban hayatı alanında daha fazla veteriner hekimin görev alması ve bu alandaki akademik çalışmaların desteklenmesi, gelecekte çok daha güçlü sonuçlar doğuracaktır. Ekosistemlerin bozulması, türlerin yok olması ve doğal dengenin zarar görmesi; gıda güvenliğini, halk sağlığını, ekonomik istikrarı ve toplumsal refahı doğrudan tehdit etmektedir. Artık bu mesele, insanlığın kendi geleceğini güvence altına alma meselesidir. Yaban hayatını korumak yaşamın kendisini korumaktır. İnsan doğanın sahibi değil, onun emanetçisidir. Bu emaneti korumak ise hem bilimsel hem de vicdani bir görevdir" şeklinde konuştu.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Çorum AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Büyükgümüş: "Recep Tayyip Erdoğan’ı yeniden Cumhurbaşkanı seçeceğiz" AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Büyükgümüş, Çorum’da düzenlenen "Vefa İftarı"nda teşkilat mensuplarıyla bir araya geldi. Büyükgümüş, teşkilatçılığın fedakarlık ve cesaret gerektirdiğini belirterek, "Recep Tayyip Erdoğan’ı bir kez daha Cumhurbaşkanı seçecek, o güçlü iradeyi, duruşu sahada Allah’ın izniyle hep birlikte oluşturacağız" dedi. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Teşkilat Başkanı Ahmet Büyükgümüş, Çorum’da partisinin düzenlediği "Vefa İftarı" programına katıldı. Programda konuşan Büyükgümüş, teşkilatların 81 ilde hem geçmişin hafızasını hem de geleceğe taşınacak enerjiyi temsil ettiğini belirtti. Yapılan her çalışmanın sadece siyasi bir faaliyet olmadığını vurgulayan Büyükgümüş, milletle kurulan her temasın aynı zamanda bir gönül bağı anlamı taşıdığını ifade etti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a destek mesajı veren Büyükgümüş, "Bizim bu ortak çatımızda oluşturmuş olduğumuz sinerjiyle, buradan elde ettiğimiz güçle tüm faaliyetlerimizi geleceğe doğru daha da ileriye taşıyacağız. Bu çalışmalarımızın varlığıyla, ettiğimiz dualarla, buradan elde ettiğimiz kararlılığımızla ve cesaretimizle tüm çalışmalarımızda Recep Tayyip Erdoğan’ı bir kez daha cumhurbaşkanı seçecek; o güçlü iradeyi, o duruşu sahada Allah’ın izniyle hep birlikte oluşturacağız" diye konuştu. Milletle kurulan her temasın aynı zamanda bir gönül bağı anlamı taşıdığını dile getiren Büyükgümüş, "Dünyanın geldiği bu noktada hem mazlumlara umut olacak, milletimizin esenliğini, geleceğini teminat altına alacak irade Allah’ın izniyle işte bu sofralarda bir araya gelen ak davamızın geçmişten bugüne temsil ettiği duruştadır" ifadesini kullandı. AK Parti Milletvekili Yusuf Ahlatçı ise birlik ve beraberlik mesajı verdi. Partiye ve ülkeye hizmet etmiş, hayatını kaybeden teşkilat mensuplarını rahmetle andıklarını belirten Ahlatçı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a desteklerinin süreceğini kaydetti. İl Başkanı Yakup Alar da konuşmasında, Türkiye Yüzyılı vizyonuna dikkat çekti. Birlik ve beraberlik vurgusu yapan Alar, ülkeyi daha güçlü yarınlara taşımak için çalışmaya devam edeceklerini ifade etti.
Antalya Joao Pereira: "İlk yarı ve ikinci yarı tamamen geceyle gündüz gibiydi" Corendon Alanyaspor Teknik Direktörü Joao Pereira, Galatasaray yenilgisinin ardından, "İlk yarı ve ikinci yarı tamamen geceyle gündüz gibiydi" dedi. Ziraat Türkiye Kupası A grubu son maçında Corendon Alanyaspor, evinde karşılaştığı Galatasaray’a 2-1 mağlup oldu. Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında konuşan Corendon Alanyaspor Teknik Direktörü Joao Pereira, "Devre arası biraz soyunma odasında konuştuk. İlk yarıyı kesinlikle kabul etmediğimi söyledim. Benim sorumluluğum, ama birinci yarı yaptığımız şeyler beni ve ekibimi kesinlikle yansıtmıyor. Çünkü sahada hiç hırs yoktu. İkinci yarı farklı bir görüntü sergiledik gol attık, bir tane daha gol atabilirdik, iki gol de yiyebilirdik. Sonuç olarak sahada bir ruh vardı. Herkes koşuyordu, kötü durumlar olsa bile pes etmiyorlardı. Zaten Galatasaray da son dakikalarda zaman geçirmeye başladı, çünkü bizi hissettiler. Tabii ki ne olursa olsun ilk maçımız kadar iyi oynadığımızı düşünmüyorum. Ama ikinci yarı ne olursa olsun daha iyiydik. İlk yarı ve ikinci yarı tamamen geceyle gündüz gibiydi" dedi. "Hala gruptan çıkma ihtimalimiz var" "Her maç savaşmanız gerekiyor" diyerek sözlerini sürdüren Pereira, "Bir savaşta olursunuz, bazen öldürürsünüz, bazen ölürsünüz ama mücadele etmeden ölemezsiniz. Ben öleceksem her şeyimi vererek ölmeliyim. Pes etmeyi asla kabul edemem. O yüzden birinci yarı bizim için utanç verici de olsa zor bir gün benim için. İkinci yarı daha iyiydik ama maalesef şimdi diğer sonuçlara diğer gruplarda maçlara bakmamız gerekiyor, kupada devam edeceğimizi görebilmemiz için. Son olarak da unutmayayım grubumuz Galatasaray, Trabzonspor, Başakşehir ve biz vardık. Grupta bugünkü maça lider çıkma ihtimali olarak çıktık aslında ve üçüncü bitirdik. İlk grubu gördüğümde insanlar bize şans vermediler ama son maça lider olma umuduyla çıktık ve hala gruptan çıkma ihtimalimiz var" ifadelerine yer verdi.
Manisa Manisa FK’den hakem kararlarına ilişkin açıklama Manisa Futbol Kulübü, son haftalarda karşılaşmalarda verilen bazı hakem kararlarına ilişkin yazılı bir açıklama yaptı. Manisa Futbol Kulübü, son haftalarda aleyhlerine verilen hakem kararlarına ilişkin yazılı bir açıklama yaparak tartışmalı pozisyonları bundan sonraki süreçte kamuoyuyla paylaşacaklarını duyurdu. Manisa FK’den yapılan yazılı açıklamada şu ifadelere yer verildi: "Sezon başından bu yana karşılaşmalarımızda yaşanan bazı hakem kararlarını büyük bir sükûnetle takip etmiş ve sürecin doğal akışı içerisinde değerlendirilmesini tercih etmiş bulunmaktayız. Ancak son haftalarda yaşanan ve aleyhimize sonuçlar doğuran kararların artması üzerine görüşlerimizi kamuoyu ile paylaşma gereği doğmuştur. Türk hakemlerine olan güvenimizin tam olduğunu özellikle vurgulamak isteriz. Futbolun doğası gereği hakem kararlarının insani hata payı taşıyabileceğinin bilincindeyiz. Bununla birlikte, oyunun adalet duygusunu güçlendirmek ve Türk futbolunun gelişimine katkı sağlamak adına, tartışmaya açık pozisyonların şeffaflık çerçevesinde değerlendirilmesinin önemli olduğuna inanıyoruz. Son karşılaşmamızda rakip takımın penaltısında net kanıt olmamasına rağmen kolayca penaltı verilmesi; maçın ikinci yarısında ise oyuncumuz Ayberk Karapo’ya yapılan benzer müdahalede incelemeye dahi gerek duyulmaması spor kamuoyunda farklı değerlendirmelere yol açmıştır. Pozitif futbol anlayışı ve altyapısından yetiştirdiği genç oyuncularla Türk futboluna katkı sunmayı sürdüren Manisa Futbol Kulübü olarak, bundan sonraki süreçte karşılaşmalarımızda yaşanan ve değerlendirmeye açık gördüğümüz pozisyonları kamuoyu ile paylaşacağımızı saygıyla bildiririz. Sporun birleştirici gücüne olan inancımızla, kamuoyunun takdirine saygıyla sunarız."