SAĞLIK - 29 Aralık 2023 Cuma 16:37

Uzman Dr. Alyanak:“Safra kesesi taşları hayatı ciddi anlamda tehlikeye sokabilir”

A
A
A
Uzman Dr. Alyanak:“Safra kesesi taşları hayatı ciddi anlamda tehlikeye sokabilir”

Türkiye’de her 100 kişiden 6-7’sinde görülen safra kesesi taşlarının genelde çoğu hastada belirti vermediğine dikkati çeken Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Ahmet Alyanak, “Safra taşı ana safra kanalına düşerse, tıkanma sarılığı olarak adlandırılan sarılık veya pankreas kanalını etkileyerek pankreas iltihabı görülebilir. Her iki tabloda da hastalık, hayatı ciddi anlamda tehlikeye sokabilir” dedi.



Safra kesesi taşlarının sık karşılaşılan bir durum olduğunu dile getiren Medical Park Ankara Hastanesi’nden Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Ahmet Alyanak, uyarılarda bulundu. Karaciğerin alt yüzünde, karaciğerle temas edecek biçimde bulunan safra kesesinin karaciğerden salgılanan, günlük yaklaşık 1 litre safranın toplandığı, küçük, kese biçiminde bir organ olduğunu ifade eden Alyanak, “Safra kesesinin görevi safra sıvısını depolamak, konsantre etmek ve yemekler mideden incebağırsağa geçtiğinde kasılarak içinde biriktirdiği safrayı bağırsağa akıtmaktır. Böylece yediklerimizin sindirilmesine yardımcı olur” şeklinde konuştu.



“Türkiye’de görülme oranı yüzde 6-7”


Safra kesesi problemlerinin çoğunun safra taşlarına bağlı olduğunun altını çizen Doç. Dr. Ahmet Alyanak, “Batı’da erişkin popülasyonun yüzde 10’unda safra kesesi taşı bulunur. Ülkemizde yapılan çalışmalarda da bu oranın yüzde 6-7’lerde olduğu gösterilmiştir. Yaşla birlikte görülme sıklığı artmaktadır. Amerika Birleşik Devletleri’nde 50-60 yaş arası kadınların yüzde 20’sinde, erkeklerin ise yüzde 5’inde safra kesesinde taş mevcuttur” ifadelerini kullandı.



“Yüksek kolesterol, safrada tortu oluşturuyor”


Doç. Dr. Ahmet Alyanak, safra kesesi taşlarının nasıl oluştuğunu şöyle anlattı:


“Karaciğerden alınan safra, safra kesesi içerisinde birikir. Burada safradaki su, emilerek safranın yoğunluğunu artırır. Safra birleşiminde bulunan lesitin gibi çeşitli maddelerin belirli miktarlardaki karışımı sayesinde alışkanlığını sürdürür fakat çeşitli kan hastalıkları, bu bölgenin enfeksiyonları, safra akımını zorlaştıran mekanik sebepler, yüksek kolesterol düzeyleri gibi safranın içinde yer alan bileşenlerin değişimine ya da safranın akışına etki eden faktörlerin varlığında safranın akışkanlığı bozulur ve safrada tortular gelişir. Bu tortuların çevresindeki birikimin zamanla artmasıyla da safra kesesi taşları gelişir.”



“Çoğu zaman hiçbir şikayet olmayabilir”


Safra kesesinde taş olan hastaların büyük çoğunluğunda hiçbir şikayet olmadığına dikkat çeken Doç. Dr. Alyanak, “Hastaların çoğu başka bir nedenle yapılan karın ultrasongrafisi ile tesadüfen saptanır ancak safra kesesi içinde bulunan ve yer çekiminin etkisiyle hareket eden taşlar, safra kesesinin çıkışını tıkayıp boşalmasını engellediği zaman belirti vermeye başlar. Bu dönemde özellikle karın sağ üst kesimde ağrı bulantı ve kusma gibi şikayetler görülebilir. Sağ kürek kemiğine ya da her iki kürek kemiği arasına da vurabilen bu ağrı, daha sık olarak yemek sonrasında görülme eğilimindedir” dedi.



Taş safra kanalına düşerse hayatı tehlikeye sokabilir


Safra kesesi taşlarının ihmal edilmemesi gerektiğinin altını çizen Doç. Dr. Alyanak, şu bilgileri paylaştı:


“Safra taşı ana safra kanalına düşerse, o zaman tıkanma sarılığı olarak adlandırılan sarılık veya pankreas kanalını etkileyerek pankreas iltihabı görülebilir. Her iki tabloda da hastalık hayatı ciddi anlamda tehlikeye sokabilir. Safra kesesi taşı tanısı genelde fiziki muayenede şüphe üzerine ultrasonografi ile konulur. Şikâyetlere neden olan safra kesesi taşlarında cerrahi uygulanır. Şikâyetler safra kesesini iltihaplanmasına bağlı ise genellikle ilk 3 gün içerisinde acil ameliyat ağırlık kazanır. Eğer hasta 3 gün içerisinde başvurmamışsa, yatırılarak ilaç tedavisi ve ataktan yaklaşık 6 hafta sonrasında ise cerrahi uygulanması önerilmektedir.”


Taşların tümüne cerrahi uygulanmalı mıdır?


Ameliyat kararının hastanın karın bulguları, yaşı, ek hastalıkları ve safra kesesi iltihabının durumuna göre değişiklik gösterebileceğini belirten Doç. Dr. Alyanak, şikâyeti olmayan hastaların nasıl değerlendirileceği hakkında şunları söyledi:


“Asıl tartışma, belirti oluşturmamış ve tesadüfi olarak saptanmış olan safra taşlarındadır. Bu taşların tümüne cerrahi uygulanmalı mıdır? Bu konudaki çalışmalarda belirti vermemiş olan taşların 20 yıl içerisinde yüzde 20 oranında safra kesesi iltihabî tıkanma sarılığı, safra yolu iltihabı ya da pankreas iltihabı oluşturulabileceği öngörülmektedir. Bu yüzden pratikte tesadüfi olarak saptanan safra kesesi taşlarında hastanın ek hastalıkları ve yaşı ile birlikte değerlendirilerek takip ya da ameliyat kararı alınmalıdır. Hastada şeker hastalığı veya kan yıkıcı hastalık varsa dahi, yine ameliyat edilmesi gereklidir. Sadece safra taşı 1-2 cm arasında ve şikayeti olmayan ama aynı zamanda yan hastalığı olmayanlar ameliyatsız takip edilebilir.”



“Taşlar değil, safra kesesi alınır”


Safra kesesinin özellikle yağlı besinlerin sindirimi için gerekli konsantre safrayı barındırdığını ve gerektiğinde bağırsağa saldığını belirten Doç. Dr. Alyanak, “Safra kesesi alındığında ana safra yollarının devamı olan kol dok ile bağırsağa devamlı safra akışı olur, bu da operasyon sonrası kısa bir adaptasyon sürecinden sonra hastada herhangi bir hayati bir soruna yol açmayacaktır. Safra kesesi taşları, başta pankreatit olmak üzere safra kesesi kanseri ve bağırsak tıkanmasına dahi sebep olabilir. Ameliyatta taşlar değil, safra kesesi alınır. Çünkü safra kesesinde sorun olduğu için taş oluşmaktadır, dolayısıyla safra kesesi yerinde bırakılırsa, bu yeniden taş oluşacağı anlamına gelmektedir” açıklamasında bulundu.



“Hasta ameliyatın ertesi günü taburcu olabilir”


Ameliyatta laparoskopik yöntemin önerildiğini sözlerine ekleyen Doç. Dr. Alyanak, “Laparoskopik safra kesesi ameliyatlarında 3 ya da 4 adet yarım ve 1 santimlik küçük keslerden cerrahi gerçekleşmektedir. Laparoskopik safra kesesi ameliyatı olacak hasta genellikle ameliyatın yapılacağı gün hastaneye yatar. Ameliyattan 6 saat sonra hafif gıdalar alabilir ve ayağa kalkabilir. Ameliyatın ertesi günü de taburcu edilir. Hasta ameliyat sonrasında birkaç gün aşırı gaz yapan besinlerden uzak tutulur ve sonrasında normal hayatına devam edebilir” dedi.



Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Nevşehir ’Dur’ ihtarına uymadı, 122 bin lira ceza yedi Nevşehir’de polisin ’dur’ ihtarına uymayan 15 yaşındaki motosiklet sürücüsü, önce motosiklet ile daha sonra da yaya kaçmaya çalıştı. Yakalanan sürücüye 122 bin lira para cezası kesildi. Güzel Yurt Mahallesi 80. Yıl Bulvarı üzerinde uygulama yapan trafik polisi ekiplerinin ’dur’ ihtarına uymayan 15 yaşındaki plakasız motosiklet sürücüsü İbrahim P., kaçmaya başladı. Polis ekiplerinin ihbarı üzerine bölgeye polis ekipleri sevk edildi. Sevk edilen ekiplerin de ’dur’ ihtarına uymayan sürücü, mahalle aralarına girerek izini kaybettirmeye çalıştı. Polis ekiplerinin kendilerini takip ettiğini fark eden sürücü tekrar kaçmaya başladı. Ürgüp Caddesi üzerinde ters şeritten kaçan ve kavşaklara ters şeritten giren çocuk sürücü kırmızı ışıklarda da durmadı. Polis ekipleri motosikletin gidiş istikametinde gerekli tedbirleri alarak motosiklet sürücüsünü durdurmaya çalıştı. Yaklaşık 15 dakika kadar polis ekiplerinden kaçan sürücü Cevher Dudayev Mahallesi Aksaray Caddesi üzerinde yakalanacağını anlayınca motosikleti yol kenarına bırakarak, motosiklette yolcu olarak bulunan 15 yaşındaki arkadaşı ile birlikte kaçmaya devam etti. Ekiplerin kovalamacası sonrasında yakalanan sürücü ve motosiklette yolcu olarak bulunan arkadaşı ekipler tarafından gözaltına alınarak çocuk şube ekiplerine teslim edildi. Yapılan sorgulamada çocuk sürücünün ehliyetinin olmadığı ve bu nedenle kaçtığı belirlendi. 15 yaşındaki sürücüye çeşitli maddelerden 122 bin lira ceza yazıldı. Motosiklet trafikten men edildi.
Kütahya Kütahya’da şehir içi toplu taşıma ücretlerine zam Kütahya’da şehir içi toplu taşımada uygulanacak yeni bilet ücretleri, Belediye Meclisi’nde yapılan görüşmelerin ardından oy çokluğuyla kabul edilerek yürürlüğe girdi. Kütahya Belediye Meclisi’nin 3. Dönem 1. Olağan Toplantısı, Belediye Başkanı Eyüp Kahveci başkanlığında gerçekleştirildi. Yeni yılın ilk meclis toplantısında gündem maddeleri tek tek ele alınırken, şehir içi ulaşımı doğrudan ilgilendiren ücret tarifesi görüşmeleri öne çıktı. Toplantının üçüncü gündem maddesinde, Kütahya Minibüsçüler, Servis Araçları ve Halk Otobüsleri Esnaf Odası Başkanlığı tarafından sunulan fiyat artışı talebi müzakere edildi. Söz konusu talep, Belediye Meclisi’nin 3 Aralık 2025 tarihli ve 354 sayılı kararıyla Plan ve Bütçe Komisyonu’na sevk edilmişti. Eşel Mobil Sistemi kapsamında değerlendirilen talep doğrultusunda hazırlanan komisyon raporu, meclis üyelerinin onayına sunuldu. Yapılan oylama sonucunda yeni tarife oy çokluğuyla kabul edildi. Kabul edilen düzenlemeye göre, şehir içi toplu ulaşımda tam biniş ücreti 30 lira olarak belirlendi. İlkokul ve lise öğrencileri için indirimli kart ücreti 17 liraya, üniversite öğrencileri için biniş ücreti 24 liraya yükseltildi. Üniversite öğrencilerine yönelik ikamet kartı ücreti 22 lira olarak güncellenirken, üniversite hattı olarak bilinen 16 numaralı hatta biniş bedeli 12 lira oldu. Basın kartı kullanan yolcular için ücret 20 lira olarak belirlenirken, kredi kartı ile yapılan binişlerde ücret 30 lira, banka komisyonu ise 6 lira olarak uygulanacak. NFC ve QR kod ile yapılan temassız ödemelerde biniş ücreti 38 lira olarak belirlendi. Aktarma ücretinde ise herhangi bir değişikliğe gidilmedi ve bu bedel 10 lira olarak korunmaya devam edecek. Yeni ücretlerin, belediye tarafından belirlenecek tarihten itibaren uygulanacağı bildirildi.