SAĞLIK - 10 Şubat 2026 Salı 13:07

Uzmanından açıklama: "Kadınların yaklaşık yüzde 20’sinde, erkeklerin ise yüzde 8’inde migren görülüyor"

A
A
A
Uzmanından açıklama: "Kadınların yaklaşık yüzde 20’sinde, erkeklerin ise yüzde 8’inde migren görülüyor"

Bayındır Söğütözü Hastanesi Nöroloji Uzmanı Uzm. Dr. Serdar Eren, "Kadınların yaklaşık yüzde 20’sinde, erkeklerin ise yüzde 8’inde migren görülüyor. Çocukluk çağında başlayabilse de çoğunlukla ergenlik döneminde ortaya çıkıyor ve hastaların yüzde 80’inden fazlasında 30 yaşından önce başlıyor" dedi.


Migren, yalnızca bir baş ağrısı değil; günlük yaşamı, iş verimini ve sosyal hayatı doğrudan etkileyen yaygın bir nörolojik rahatsızlık olarak öne çıkıyor. Saatlerce, hatta günlerce sürebilen ataklarla kendini gösteren migren; bulantı, ışık ve ses hassasiyeti gibi belirtilerle yaşam kalitesini ciddi biçimde düşürebiliyor. Toplumda sanılandan çok daha yaygın görülen bu hastalıkta, doğru tanı, tetikleyicilerin fark edilmesi ve güncel tedavi yaklaşımları migrenin kontrol altına alınmasında büyük önem taşıyor.



Dünya nüfusunun yüzde 15’i migren hastası


Migrenin tüm dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 15’ini etkilediğini belirten Uzm. Dr. Serdar Eren, "Kadınların yaklaşık yüzde 20’sinde, erkeklerin ise yüzde 8’inde migren görülüyor. Çocukluk çağında başlayabilse de çoğunlukla ergenlik döneminde ortaya çıkıyor ve hastaların yüzde 80’inden fazlasında 30 yaşından önce başlıyor" diye konuştu.


Kadınlarda menopoz sonrası hormon düzeylerinin azalmasıyla migren ataklarının sıklığının genellikle azaldığını ifade eden Eren, çocukluk çağında araç tutması, baş dönmesi ve tekrarlayan karın ağrısı yaşayan bireylerin ilerleyen yaşlarda migren açısından risk taşıdığına dikkati çekti.



Migrenin belirtileri saatlerce, günlerce sürebiliyor


Migren ataklarının genellikle 4 ila 72 saat sürdüğünü aktaran Eren, en sık görülen belirtilere ilişkin, "Çoğunlukla tek taraflı baş ağrısı, zonklayıcı, orta veya yüksek şiddette ağrı, fiziksel aktiviteyle artan ağrı, bulantı ve kusma, ışık, ses ve kokuya karşı aşırı hassasiyet" açıklamasında bulundu.



Bazı besinler ve yaşam alışkanlıkları migreni tetikliyor


Migren ataklarını tetikleyen faktörlerin kişiden kişiye değişebildiğine de değinen Eren, en sık karşılaşılan tetikleyiciler arasında şunların yer aldığını söyledi:


"Eski peynirler (kaşar, gravyer vb.), sakatatlar ve katkı maddeli et ürünleri, deniz ürünleri (kalamar, karides, midye), konserve gıdalar, turunçgiller, yağlı, baharatlı yiyecekler ve hazır soslar, kafeinli içecekler, uyku düzensizliği, stres, aşırı fiziksel aktivite ve uzun süreli açlık."



Migren tanısı nasıl konuluyor


Migren tanısının detaylı bir değerlendirme ile konduğunu vurgulayan Eren, "Öncelikle hastanın şikayetleri dinlenir ve tanı kriterlerine uygunluğu değerlendirilir. Nörolojik muayene yapılır. Ağrıya neden olabilecek başka bir hastalığı dışlamak için gerektiğinde MR, MR anjiyo, BT ve BT anjiyo gibi görüntüleme yöntemlerine başvurulur" dedi.


Migren tedavisi kişiye özel planlanıyor


Atak tedavisine ilişkin konuşan Eren, "Basit ve kombine ağrı kesiciler, migrene özgü ağrı kesiciler, bulantı ilaçları kullanılır" ifadelerini kullandı.


Ayrıca botoks uygulamasının 1 hafta içinde etki göstermeye başladığını ve 4-6 ay sürebildiğini belirten Eren, sinir blokajı (nöral terapi), akupunktur gibi yöntemlerin de bazı hastalarda fayda sağladığını söyledi.



Migren tedavisinde yeni dönem


Son yıllarda migren tedavisinde önemli gelişmeler yaşandığını belirten Eren, "Migren aşısı olarak bilinen ve beyindeki ağrı reseptörlerini bloke eden tedaviler ayda bir kez cilt altına uygulanıyor. Bunun yanı sıra, migren ağrı reseptörlerine özel geliştirilmiş tablet formundaki yeni ilaçlar hem atak tedavisinde hem de önleyici tedavide kullanılabiliyor" şeklinde konuştu.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Aydın Bıçaklanarak öldürülen yaşlı çift son yolculuklarına uğurlandı Aydın’ın Efeler ilçesinde bıçaklanarak öldürülmüş halde bulunan 80 yaşındaki Ahmet ve Nuran Çakaloğlu çifti son yolculuklarına uğurlanırken anne ve babalarının tabutlarına sarılıp göz yaşı döken oğulları, "Bu olay tamamen hunharca ve kahpece yapılan bir cinayet" ifadelerini kullandı. Olay, Meşrutiyet Mahallesi Kültür Caddesi üzerindeki müstakil dubleks bir evde 8 Şubat Pazar günü saat 17.00 sıralarında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, doktor olduğu öğrenilen Ahmet Çakaloğlu bir süredir haber alamadığı anne ve babasının yaşadığı eve gitti. Eve giren Çakaloğlu, anne ve babasını kanlar içerisinde yerde yatarken buldu. 112 Acil Çağrı Merkezi’ne yapılan ihbar üzerine adrese sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Olay yerine gelen sağlık ekipleri, Turgut (80) ve Nuran Çakaloğlu’nun (80) vücudunun çeşitli yerlerinden aldıkları bıçak darbeleri sonucu hayatlarını kaybettiğini belirledi. Yaşlı çiftin cansız bedenleri, olay yerindeki incelemelerin ardından hastane morguna kaldırıldı. Olayla ilgili faillerin yakalanması için polis ekipleri çalışma başlattı. "Toprağa verildiler" Yapılan otopsi sonrası Ahmet ve Nuran Çakaloğlu çifti için Efeler Bey Camii’nde öğle namazını müteakip cenaze töreni düzenlendi. Çakaloğlu çiftinin oğulları anne ve babalarının tabutlarına defalarca sarılıp göz yaşlarını tutamazken, Efeler Belediye Başkanı Anıl Yetişkin başta olmak üzere ailenin yakınları acılı kardeşleri yalnız bırakmadı. Yaşlı çift alınan helallik ve kılınan cenaze namazının ardından Germencik Hıdırbeyli Mahalle Mezarlığı’nda toprağa verildi. Çakaloğlu kardeşler: "Hunharca işlenmiş bir cinayet" Cenaze töreninde Turgut ve Nuran Çakaloğlu çiftinin oğulları Ahmet ve Serhat Çakaloğlu kardeşler, "Bu olay tamamen hunharca ve kahpece yapılan bir cinayet" ifadelerini kullandı.
Zonguldak Emekliliğine 4 gün kala hayatını kaybeden polis memuru toprağa verildi Bartın’da geçirdiği trafik kazası sonucu hayatını kaybeden 32 yıllık polis memuru Kazım Kızıl, Zonguldak’ta son yolculuğuna uğurlandı. Emekliliğine sadece 4 gün kaldığı öğrenilen Kızıl’ın, kaza günü dilekçesini verip arkadaşlarıyla vedalaştığı ortaya çıktı. Bartın-Zonguldak kara yolu Akmanlar mevkiinde meydana gelen trafik kazasında hayatını kaybeden Bartın Emniyet Müdürlüğü personeli, 32 yıllık polis memuru Kazım Kızıl (52) için ilk tören görev yerinde düzenlendi. Bartın İl Emniyet Müdürlüğü binası önüne getirilen Kızıl’ın Türk bayrağına sarılı tabutu, silah arkadaşlarının omuzlarında musalla taşına konuldu. Duygu dolu anların yaşandığı törende, yapılan duaların ardından Kızıl’ın naaşı, polis araçlarının siren sesleri eşliğinde memleketi Zonguldak’a gönderildi. Emekliliğine resmi olarak 4 gün kalan Kızıl’ın, Bartın Üniversitesi’nde okuyan çocuğunu öğrenci yurduna bıraktıktan sonra evini taşıdığı Zonguldak’ın Kozlu ilçesine gitmek üzere yola çıktığı belirtildi. Kızıl’ın direksiyon başında kalp krizi geçirmesi sonucu kontrolü kaybederek karşı şeride geçtiği ve kazanın bu nedenle meydana geldiği kaydedildi. Vali Hacıbektaşoğlu yalnız bırakmadı Polis memuru Kazım Kızıl’ın naaşı, Bartın’daki törenin ardından Zonguldak’ın Kozlu ilçesine getirildi. Sefa Camii’nde öğle namazını müteakip kılınan cenaze namazına Zonguldak Valisi Osman Hacıbektaşoğlu, Kozlu Kaymakamı Hüseyin Ece, il protokolü, emniyet mensupları, ailesi ve çok sayıda vatandaş katıldı. Kılınan cenaze namazının ardından Kazım Kızıl, Dağköy’deki aile mezarlığında dualarla toprağa verildi.
Samsun Baba oğul, çatıda ölümün eşiğindeki yavru köpeği kurtardı Samsun’un Asarcık ilçesinde 4 katlı binanın karla kaplı çatısında düşmek üzere olan yavru köpeği fark eden baba-oğul, aldıkları güvenlik önlemleriyle zamanla yarışarak hayvanı ölümden kurtardı. Cep telefonu kamerasına yansıyan kurtarma anları izleyenlerin yüreğini ısıttı. Olay, Asarcık’ın Biçimcik Mahallesi’nde bugün meydana geldi. Çelik çatıyla kaplı ve kendilerine ait olan 4 katlı binada çatı çalışması yapan demir ustası Yakup Turan (61) ile oğlu Yunus Turan (35), karla kaplı çatının kenarında dengesini kaybetmek üzere olan sahipsiz bir köpek yavrusu fark etti. Yaklaşık 4-5 aylık olduğu tahmin edilen ve her an aşağı düşme tehlikesi yaşayan çoban köpeği yavrusu için zaman kaybetmeden harekete geçen baba oğul, muhtemel bir kazaya karşı önce güvenlik önlemi aldı. Yunus Turan beline ip bağlayarak çatıya çıkarken, baba Yakup Turan ise aşağıdan ipi tutup oğluna destek oldu. Zorlu ve tehlikeli anların ardından köpek güvenli bir şekilde bulunduğu yerden alınarak aşağı indirildi. Kurtarma çalışması sırasında çatının karla kaplı ve kaygan olmasının riski artırdığını belirten baba oğul, her şeye rağmen köpeği orada bırakmaya vicdanlarının el vermediğini söyledi. İtfaiyeden de yardım isteyebileceklerini ifade eden Yakup Turan, "Her an düşebilirdi, bekleyecek zaman yoktu. Biz de kendi güvenliğimizi alarak hemen müdahale ettik" dedi. Baba oğlun yavru köpeği kurtardığı anlar cep telefonu kamerasıyla kaydedilirken, görüntüler kısa sürede izleyenlerin yüreğini ısıttı. Sahipsiz köpek yavrusunun sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi.