POLİTİKA - 05 Mayıs 2026 Salı 11:59

Vergi teşviki ve indirimleri ile ilgili kanun teklifi TBMM’de

A
A
A
Vergi teşviki ve indirimleri ile ilgili kanun teklifi TBMM’de

AK Parti, vergi teşviki ve kurumlar vergisi oranında indirimi içeren kanun teklifini TBMM Başkanlığı’na sundu.


TBMM AK Parti Grubu Başkanı Abdullah Güler, 15 maddeden oluşan vergi teşviki ve kurumlar vergisi oranında indirimi de içeren kanun teklifinin TBMM Başkanlığı’na sunulduğunu açıkladı. Teklife ilişkin basın toplantısı düzenleyen Abdullah Güler, "Uzun zamandır Hazine ve Maliye Bakanlığımız ve çok değerli Strateji ve Bütçe Başkanlığımız ile birlikte çalışmalarımızı tamamladılar. Geçtiğimiz günlerde Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın bizzat açıklamış olduğu ülkemizin ekonomi ve yatırım haritasını yeniden şekillendirecek çok önemli bilgiler paylaşılmıştı. Türkiye Yüzyılı’nda yatırımlar için güçlü merkez programı ile özellikle İstanbul’un küresel ölçekte yatırım ve finans üssü olma iddiasını daha daha ileriye taşımaya arzu ediyoruz. Küresel belirsizliklerin arttığı bir dönemde ülkemizin istikrar adası güvenli liman olma konumunu somut adımlarla güçlendiriyoruz. Yatırımcı dostu düzenlemeler, genişletilen vergi teşvikleri gibi hızlanan süreçler ve İstanbul Finans Merkezi (İFM) ile güçlü bir yatırım zemini oluşturuyoruz" diye konuştu.


Hayata geçirilecek olan kapsamlı reformlarla birlikte İstanbul’un; sermayenin, ticaretin ve karar alma süreçlerinin merkezlerinden biri olma konumunu güçlendirmeye amaçladıklarını söyleyen Güler, "Atılacak yeni adımların üretim ihracat teknolojiyi ve girişimcilik ekstreminde sürdürülebilir büyümeye de ciddi anlamda katkı sunmasını da bekliyoruz. Cumhurbaşkanımızın tüm dünyaya ilan ettiği vizyon aslında ilgili Bakanlıklarımızın ve AK Parti üyelerimizin uzunca bir süredir birlikte yürüttüğü, çalıştığı her bir maddesini de yine sahadan ve iş dünyasına gelen taleplerle organlaştırdığı bir mutfak çalışması da burada sonuçlandırmış oluyoruz. Bu teklif Türkiye’nin küresel finans ve teknoloji liginde üst sıralara tırmanması için yürütülen kararlı ve stratejik bir hazırlığında ürünü olacaktır. Bugün sunduğumuz bu teklifi de Türkiye’yi küresel ticaret yollarının finansal akışların teknolojik inovasyonun bizzat merkez üssü haline de getirmeye gayret ediyoruz" dedi.



"Kurumlar vergisi oranlarında indireme gidiyoruz"


Kanun teklifinin, yatırımcılara, ihracatçılara ve genç girişimcilere önemli imkanlar sağladığını ifade eden Güler, "Üretim ve ihracatı desteklemek amacıyla kurumlar vergisi oranlarında indireme gidiyoruz. İmal ettikleri malları doğrudan ihraç eden kurumlarımızın bu kazançlarına uygulanan vergiyi yüzde 9’a, diğer ihracatçı kurumlarımız için ise yüzde 14’e indiriyoruz. Böylece imalatçı ihracatçımıza 16 puanlı bir vergi avantajı da sağlamış oluyoruz. Diğer bir maddeyle transit ticaretin merkezi olma hedefimiz doğrultusunda İstanbul Finans Merkezi katılımcıların bu faaliyetlerinde elde ettiği kazanç indirimini yüzde 50’de yüzde 100’e çıkararak tam muafiyet sağlıyoruz. Bu teşviki İFM dışındaki kurumlarımıza da yayarak transit ticaret kazançlarının yüzde 95’ini vergi dışı bırakıyoruz. Ülkemize nitelikli yatırımcı ve döviz girişini artırmak amacıyla son üç yıl Türkiye’de yerleşik olmayan gerçek kişilerin yurt dışı kazançlarını 20 yıl boyunca gelir vergisinden istisna tutuyoruz. Bu kişilerden veraset yoluyla varlık intikallerinden ise vergi oranın sadece yüzde 1 olarak uygulayarak mülkiyet geçişinde kolaylaştırıyoruz" ifadelerini kullandı.



"Kuluçka girişimcilerini ise üç yıl boyunca oda aidatlarından muaf tutuyoruz"


Kanun teklifi ile Türkiye’yi uluslararası firmalar için bölgesel bir operasyon ve yönetim merkezi haline getirdiklerinin altını çizen Güler, "En az üç farklı ülkede aktif faaliyeti olan küresel gruplara hizmet verecek nitelikli hizmet merkezleri kurulmasına imkan tanıyoruz. Bu merkezlerde görev yapacak nitelikli personel ücretlerine mevcut asgari ücret istisnasına ilave olarak bugün asgari ücretin üç katına kadar bu İstanbul Finans Merkezi büyüyesinde beş katına kadar gelir vericisi istisnası getiriyoruz. Böylece toplamda bürüt asgari ücretin dört ve altı katına kadar bir vergi avantajı sağlayarak nitelikli insan kaynağımızla uluslararası yatırımları da koruma altına oturuyoruz. Diğer bir maddeyle genç girişimcilerimize ve teknoloji ekosistemimize önemli destekler sağlıyoruz. Tekno girişim şirketlerinde çalışan personelimize verilen pay senetlerindeki vergi istisnası sınırını mevcut olan bir yıllık bürüt ücret tutarında bürüt ücretin iki katına çıkarıyoruz. Ayrıca bu pay senetlerinin elde tutulma sürecini kısaltarak gelişim ekosistemini daha akışkan bir hale getiriyoruz. Böylece nitelikli personelin teknoloji şirketlerine ortak olmasını kolaylaştırıyoruz. Bununla birlikte dijital şirket tanımıyla yeni nesil girişimlerin kuruluş faaliyetlerini çok minimum düzeyine düşürüyoruz. Kuluçka girişimcilerini ise üç yıl boyunca da oda aidatlarından muaf tutuyoruz" dedi.



"Yatırımcıyı korurken vergi verip borcunu ödemek isteyen ancak zorluklar yaşayan her bir esnafımızı, tacizimizi, vatandaşımızı da gözetiyoruz"


Bir diğer maddeyle vergiye gönüllü uyumu artırmak amacıyla yurt dışında bulunan para, altın döviz ve menkul kıymetlerin 31 Temmuz 2027 tarihine kadar ekonomiye kazandırılmasının önünü açtıklarını söyleyen Güler, "Sadece yurt dışı değil, yurt içinde olan ancak kanuni defter kayıtlarında yer almayan varlıklarında bankalı aracı kurumlara bildirilerek sisteme dahil edilmesini sağlıyoruz. Normal şartlarda yüzde beş olarak uygulanan vergi oranını varlıkların devlet iç borçlanma senetlerinde veya kira sertifikalarında tutulma taahhüdüne göre sıfıra kadar indiriyoruz. Bildirilen bu varlıklar için hiçbir suretle vergi incelemesi yapılmayacağını da kanunu teminat altına alıyoruz. İşletme bünyesine alınan bu kıymetleri iki yıl geçmedikçe sermayeye ilave dışında başka bir amaçla kullanılmamasını ve sermaye yapılarını güçlendirmeyi amaçlıyoruz. Diğer bir maddeyle İstanbul Finans Merkezi’nin küresel rekabet gücünü korumak için kurumlar vergisi indirim süresini 2047 yılına kadar uzatıyoruz. Finansal faaliyet harç muafiyetine ise beş yıldan yirmi yıla çıkararak yatırımcıya uzun vadeli bir hukuki bir öngörülük sağlamış oluyoruz. Değerli basın mensupları diğer bir maddemiz de yatırımcıyı korurken vergi verip borcunu ödemek isteyen ancak zorluklar yaşayan her bir esnafımızı, tacizimizi, vatandaşımızı da gözetiyoruz" şeklinde konuştu.



"Örgütün açıklamalarından görüyoruz ki silah bırakma konusunda direnme var"


Basın açıklaması sonrası basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Güler, Terörsüz Türkiye süreci hakkındaki soru üzerine, "Bu doğrultuda çalışmalarımız devam ediyor. Tabii bu süreçte silah bırakmanın ve PKK terör örgütünün kendisini feshetmesini hukuki varlık dönemi içerisinde hukuken bunun hem izlenmesi hem teyit mekanizması güçlü bir şekilde ortaya konulmasıyla beraber bu sürece katkı sağlayacak, bu süreci güçlendirecek hukuki yasal düzenlemelerde raporda ifade edilmiştir. Dolayısıyla bunun güçlü bir şekilde silah bırakmanın varlığının ve PKK terör örgütünün kendisini feshedip dağıtmasının çok güçlü bir şekilde kurumlarımız tarafından Türk Silahlı Kuvvetleri, MİT Başkanlığımız tarafından ortaya konulması gerekiyor ki bu süreci destekleyecek, bu süreci kalıcı hale getirecek gerek idari, gerekse de yasal düzenlemeler hayata geçebilsin. PKK terör örgütünün de bazı açıklamalarını görüyoruz ki silah bırakmanın kendi açıklamalarına göre geciktirildiği veya bu konularda bir direnme olduğunu da görüyoruz. Ama İmralı’dan yapılan 27 Şubat çağrısı açıkça ortaya koyuyor ki kendi beklentisi ve talimat şudur ki artık bu bölgede silaha ve şiddete asla yer yoktur" dedi.



Vergi teşviki ve indirimleri ile ilgili kanun teklifi TBMM’de

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Bakan Yumaklı: "Suyun verimli, akılcı ve sürdürülebilir kullanımına önem veriyoruz" Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, "Su stresi altında bir ülke olarak; suyun verimli, akılcı ve sürdürülebilir kullanımına önem veriyoruz. ’Suda sıfır kayıp’ ilkesiyle, kentsel, endüstriyel ve tarımsal su kullanımında yürütülen bu seferberlik, yalnızca bir kampanya değil; bir zihniyet dönüşümüdür. Amacımız; ’her damlanın hesabını yapan bir toplum bilinci’ oluşturmaktır" dedi. Tarım ve Orman Bakanlığı koordinasyonunda düzenlenen 5. İstanbul Uluslararası Su Forumu, Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı’nda başladı. "İnovasyondan Eyleme: Su Dirençliliğini Güçlendirmek" ana temasıyla gerçekleştirilen programın açılış töreninde konuşan Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, "Bu forumun temasını ’Su Direncini Güçlendirmek: İnovasyon Eylemi’ olarak belirledik. Peki neden bu tema? Çünkü artık teorik tartışmaların, iyi niyet beyanlarının ötesine geçme vaktimiz geldi. Yapay zekadan uzaktan algılamaya, dijital teknolojilerden yeni finansman modellerine kadar elimizdeki tüm yenilikçi araçları, sahada uygulanabilir politikalara dönüştürmek zorundayız. Forum ile, su dirençliliği ve verimliliğine ulaşmak için deneyimlerin, iyi uygulamaların ve yenilikçi yaklaşımların paylaşılacağı yüksek düzeyli bir platform oluşturmayı hedefledik. Forum süresince ele alacağımız konular; finansmandan ’Tek Su -Tek Sağlık’ yaklaşımına, su diplomasisinden enerji-gıda-ekosistem ilişkisine kadar, suyun tüm disiplinlerle olan kopmaz bağını yansıtıyor" dedi. "Su verimliliğindeki asıl başarının, tarımsal üretimdeki dönüşümle mümkün olduğunu biliyoruz" Bakan Yumaklı, su verimliliğindeki asıl başarının, tarımsal üretimdeki dönüşümle mümkün olduğunu söyleyerek, "Su stresi altında bir ülke olarak; suyun verimli, akılcı ve sürdürülebilir kullanımına önem veriyoruz. Bu bilinçle, Emine Erdoğan Hanımefendi’nin himayelerinde ’Su Verimliliği Seferberliğini’ başlattık. ’Suda sıfır kayıp’ ilkesiyle, kentsel, endüstriyel ve tarımsal su kullanımında yürütülen bu seferberlik, yalnızca bir kampanya değil; bir zihniyet dönüşümüdür. Amacımız; ’her damlanın hesabını yapan bir toplum bilinci’ oluşturmaktır. Su verimliliğindeki asıl başarının, tarımsal üretimdeki dönüşümle mümkün olduğunu biliyoruz" diye konuştu. "Her bölgenin su kapasitesine uygun ürünleri çiftçilerimizle birlikte belirliyoruz" Her bölgenin su kapasitesine uygun ürünleri çiftçilerle birlikte belirlediklerini, aşırı su tüketen ürünlerin kurak havzalarda ekilmesi yerine, su dostu ürünleri teşvik ettiklerine değinen Bakan Yumaklı, "Bu kapsamda, suya göre ürün planlaması, kuraklığa dayanıklı bitki türlerinin yaygınlaştırılması, erken uyarı sistemleri ve uydu tabanlı izleme, veri temelli sulama planları gibi yenilikçi uygulamaları hayata geçiriyoruz. Her bölgenin su kapasitesine uygun ürünleri, çiftçilerimizle birlikte belirliyor, aşırı su tüketen ürünlerin kurak havzalarda ekilmesi yerine, su dostu ürünleri teşvik ediyoruz. Dijital teknolojiler, sensör sistemleri, uzaktan algılama ve büyük veri analitiği sayesinde, suyun kaynaktan kullanıcıya kadar tüm döngüsünü anlık olarak izleyebiliyoruz. Bu imkanlar; kayıp-kaçakların azaltılmasını, su kalitesinin sürekli izlenmesini ve kuraklık ile taşkın risklerinin erken tahminini mümkün kılıyor. Tarımda uydu verileri ve yapay zeka destekli karar sistemleri, sulama verimliliğini önemli ölçüde artırırken, sanayi ve şehirlerde dijital izleme altyapıları, kaynak kullanımını daha verimli hale getiriyor. Bu dönüşümün yaygınlaştırılması için sonuç odaklı finansman modelleri, güçlü kamu-özel sektör iş birlikleri, veri standartlarının oluşturulması ve teknik kapasitenin geliştirilmesi kritik önemdedir. Bu süreç yalnızca teknolojiyle değil; kurumsal kapasite, doğru finansman ve güçlü iş birliği ile başarıya ulaşabilir. Bu kapsamda, forumdaki oturumlarda, su yönetiminde dijital dönüşümün tüm boyutlarını birlikte ele alarak, uygulanabilir politika ve çözüm önerileri geliştirmeyi hedefliyoruz. Burada gerçekleştireceğimiz fikir alışverişlerinin, "her damladan azami fayda" anlayışının benimsenmesi ve su verimliliğinin yalnızca bir politika değil, toplumsal bir kültür haline gelmesine vesile olmasını temenni ediyorum" şeklinde konuştu. "İklim değişikliği; özellikle Akdeniz ve Orta Doğu’da, su kaynaklarının kalitesi ve miktarına etki ediyor" İklim değişikliğinin özellikle Akdeniz ve Orta Doğu’da, su kaynaklarının kalitesi ve miktarına etki ettiğini, atık su altyapısı üzerinde de ek baskı oluşturduğunu belirten Bakan Yumaklı, "Şüphesiz ki su, sınırları aşmaktadır. Türkiye olarak biz, suyun, ülkeleri ve insanları ayırdığına değil, birleştirdiğine yürekten inanıyoruz. İklim değişikliği; özellikle Akdeniz ve Orta Doğu’da, su kaynaklarının kalitesi ve miktarına etki ediyor, atık su altyapısı üzerinde de ek baskı oluşturuyor. Bu nedenle, bölgemizde istikrarın sağlanmasına, ekonomik kalkınmaya ve refahın artırılmasına büyük önem veriyoruz. Bu anlamda, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın ’Daha adil bir dünya mümkün’ ilkesine uygun olarak politikalarımızı şekillendiriyoruz. Komşularımızla suyun hakça, makul ve etkin kullanılması esasıyla, diyaloğumuzu ve işbirliğimizi sürdürmeye devam ediyoruz. Sınıraşan havzalarımızda, su kaynaklarının korunması ve kullanılması için, karşılıklı fayda esasıyla, bilgi, deneyim ve teknoloji transferi gerçekleştiriyor ve ortak teknik projeler geliştiriyoruz. 2030 Sürdürülebilir Kalkınma Amaçlarına ulaşılması için, Afrika’daki ve dünyanın farklı bölgelerindeki çok sayıda ülkeye, su sektöründe mali ve teknik destek sağlıyoruz. Bu vesileyle, su sorunları ve krizler karşısında, ortak bir sorumluluğu paylaştığımızı ve beraber harekete geçmemiz gerektiğini bir kez daha vurgulamak isterim" ifadelerini kullandı. Programa İstanbul Valisi Davut Gül, İstanbul İl Tarım ve Orman Müdürü Suat Parıldar, dünyanın dört bir yanından 9 bakan, 8 bakan yardımcısı başta olmak üzere su uzmanları, akademisyenler, kamu ile özel sektör temsilcileri katıldı.
Antalya 14 ülkeden 501 koşucu Corendon Tahtalı Run to Sky’da buluşuyor Corendon 12. Tahtalı Run to Sky, 8-10 Mayıs 2026 tarihleri arasında dünyanın dört bir yanından gelen sporcuları "denizden gökyüzüne" uzanan efsanevi parkurlarda buluşturacak. Bu yıl 14 ülkeden 501 koşucunun katılımıyla gerçekleşecek organizasyonda Türkiye’nin yanı sıra Almanya, Azerbaycan, Belçika, Britanya, Estonya, İrlanda, İsviçre, Kazakistan, Kırgızistan, Litvanya, Norveç, Polonya ve Rusya’dan sporcular, Tahtalı Dağı’nın zirvesine ulaşmak için mücadele edecek. Antalya’nın Kemer ilçesinde, Akdeniz’in büyüleyici doğasında deniz seviyesinden Tahtalı Dağı’nın zirvesine uzanan benzersiz parkurlarıyla düzenlenen 12. Corendon Tahtalı Run to Sky, hafta sonu uluslararası koşu heyecanına sahne olacak. Türkiye’den 420 sporcunun yer alacağı yarışta koşucular, Çıralı sahilinden başlayarak caretta carettaların izlerini taşıyan kumsallardan, binlerce yıldır sönmeyen ateşleriyle efsanelere konu olan Yanartaş’tan ve Likya uygarlığının izlerini taşıyan parkurlardan geçerek Tahtalı Dağı’nın zirvesine doğru yükselecek. 2026 parkurları Organizasyonda bu yıl üç farklı parkur koşulacak: KemeRun 12K: Kemer merkezinden Çalıştepe’ye uzanan, Kemer manzarasıyla öne çıkan kısa parkur. Run to Sky 27K: Çıralı’dan Tahtalı Zirvesi’ne uzanan, Türkiye’nin en özel skyrunning rotalarından biri. Phaselis Run 43K: 2026 yılında ilk kez koşulacak parkur; katılımcılara Phaselis Antik Kenti ve Kemer’in doğal güzellikleri içinde koşma deneyimi sunacak.
Manisa Laboratuvar sonuçları "pestisit yok" dedi, başarı tescillendi Manisa’nın Alaşehir ilçesinde üretim yapan Mete ve Müşerref Üründü çifti, 2026 sezonunda zorlu iklim şartlarına rağmen kimyasal pestisit kullanmadan gerçekleştirdikleri üretimle dikkat çekti. Yapılan laboratuvar analizlerinde asma yapraklarında "pestisit kalıntısı tespit edilmedi (N.D.)" sonucu elde edildi. Soğuk ve yağışlı geçen sezonun bağlarda hastalık riskini artırdığı, birçok üreticinin kimyasal mücadeleye yöneldiği süreçte Üründü çifti, doğaya saygılı üretim anlayışından taviz vermedi. Özellikle asma yaprağının hassas yapısına dikkat çeken üreticiler, elde edilen sonucun büyük bir emeğin karşılığı olduğunu ifade etti. Müşerref Üründü, "Yaprak bitkinin en hassas bölgesidir. Uygulanan herhangi bir kimyasal en hızlı burada kendini gösterir. Buna rağmen tertemiz bir sonuç almak bizim için sadece bir analiz değil, büyük bir emeğin karşılığı" dedi. Sezonun son yılların en zorlu dönemlerinden biri olduğuna dikkat çeken Üründü, iklim şartlarının ve hastalık baskısının kendilerini zorladığını belirterek, "Birçok üretici çözümü kimyasallarda aradı. Biz ise doğaya, toprağa ve insan sağlığına zarar vermeden üretmenin mümkün olduğunu göstermek istedik" diye konuştu. "Sözlere değil, doğaya kulak verdik" Üretim sürecinde yalnızca doğa şartlarıyla değil, çevreden gelen olumsuz söylemlerle de mücadele ettiklerini ifade eden Üründü, "Sürekli olarak, ‘Bu iş ilaçsız olmaz’, ‘Bu kadar hastalık baskısında nasıl yapacaksınız?’ gibi sözler duyduk. Bu söylemler zaman zaman bizi yordu ancak doğru bildiğimiz yoldan vazgeçmedik" ifadelerini kullandı. Üretim anlayışlarının organik (bio) temelli ve doğaya saygılı bir sistem olduğunu vurgulayan Üründü çifti, kimyasal içerikli yaygın üretim modelinin ise konvansiyonel tarım olarak adlandırıldığını belirtti. Aldıkları analiz sonucunun yalnızca bir belge olmadığını dile getiren üreticiler, "Bu sonuç; sabrın, inancın ve emeğin karşılığı. Bizim için bu sadece bir başarı değil, aynı zamanda bir sorumluluk" dedi. Elde edilen bu başarının, sürdürülebilir tarım ve kalıntısız üretim açısından önemli bir örnek oluşturduğu değerlendirilirken, Üründü çifti aynı hassasiyetle üretime devam edeceklerini ifade etti.
Aydın Başkan Çerçioğlu: "Bu yıl 3 milyon fide ürettik" Aydın Büyükşehir Belediyesi 2014 yılından bu yana yerel tarımın güçlendirilmesi ve ata tohumlarının gelecek nesillere aktarılması amacıyla sürdürdüğü çalışmalara devam ediyor. Efeler ilçesi Atatürk Kent Meydanı’nda düzenlenen etkinlikle 80 bin yazlık fide vatandaşlarla buluşurken Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu, "Bu yıl 3 milyon fide ürettik" dedi. Aydın Büyükşehir Belediyesi 2014 yılından bu yana yerel tarımın güçlendirilmesi ve ata tohumlarının gelecek nesillere aktarılması amacıyla sürdürdüğü çalışmalara devam ediyor. Büyükşehir Belediyesi’ne ait seralarda tamamen ata tohumlarından üretilen fideler, kentin farklı noktalarında vatandaşlarla buluşturulmaya devam ediyor. Fide dağıtımlarının son adresi Efeler ilçesi oldu. Atatürk Kent Meydanı’nda dağılacak fideler için vatandaşlar uzun kuyruklar oluşturdu. Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu ve beraberindekiler fideleri vatandaşlara dağıttı. Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu, "11 yıl önce fidelerimizi vatandaşlarımızla buluşturmaya başladık. Bu yıl da toplamda 3 milyon adet fide ürettik. 17 ilçemizde her yıl olduğu gibi bu yıl da vatandaşlarımızla ata tohumlarımızı buluşturduk. Biber, domates, salatalık gibi çeşitli sebzelerimiz mevcut. Her yıl söylediğim gibi lütfen vatandaşlarımız bunların çekirdeklerini saklayarak gelecek nesillere aktarılmasına yardımcı olsunlar. Çünkü fideleri kolay elde etmedik. Zamanında köy köy dolaşarak büyüklerimizin sandıklarından çıkartarak bizlere emanet ettiği tohumlardan ürettiğimiz fidelerimizi vatandaşlarımıza dağıtmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Fide dağıtımlarımız her yıl olduğu gibi önümüzdeki yıllarda da sürecek. İlgi gösterip burada sıra bekleyerek fidelerimizden alan ve üreten herkese de teşekkür ediyorum" dedi. Başkan Çerçioğlu yaklaşan Anneler Günü’nü de unutmayarak, tüm annelerin ve anne adaylarının Anneler Günü’nü kutladı. Fide dağıtımında Başkan Çerçioğlu’na AK Parti Aydın İl Başkanı Mehmet Erdem, Efeler İlçe Başkanı Oğuz Kendirlioğlu, Kadın Kolları Başkanı Şahika Edremit de eşlik etti.