EKONOMİ - 20 Eylül 2025 Cumartesi 15:48

Yargıtay’dan emsal karar: Pandemi dönemindeki zorunlu ücretsiz izinler kıdem tazminatına sayılacak

A
A
A
Yargıtay’dan emsal karar: Pandemi dönemindeki zorunlu ücretsiz izinler kıdem tazminatına sayılacak

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, pandemi döneminde ücretsiz izinde geçirilen süreler işçinin kıdem tazminatı ve yıllık izin için hesaplanmasına karar verdi. Karara ilişkin Sosyal Güvenlik Başuzmanı İsa Karakaş, "Bu kararla birlikte yüz binlerce çalışan eksik ödenmiş olan kıdem tazminatını, yıllık iznini alabilecek" dedi.


Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, pandemi döneminde işverenler tarafından işçilerin ücretsiz izne çıkarılmasıyla ilgili önemli bir karara imza attı. Daire, 29 Mayıs 2025 tarihli kararında, ücretsiz izin sürelerinin kıdem tazminatı ve yıllık izin hakkı hesabında hangi şartlarda dikkate alınacağını hükme bağladı. Karara göre, pandemi döneminde 4857 sayılı İş Kanunu’na eklenen geçici 10/2 maddesi kapsamında, ücretsiz izinde geçirilen süreler işçinin kıdem tazminatı ve yıllık ücretli izin hesabında bildirim süresine eklenen 6 haftayı aşmamak kaydıyla hizmet süresinden sayılacak. Ancak bu süreyi aşan ücretsiz izinler, kıdem ve yıllık izin hesabında dikkate alınmayacak. Böylece pandemi döneminde uzun süre ücretsiz izne çıkarılan işçilerin kıdem tazminatı ve yıllık izin haklarının belirlenmesinde yeni bir görüş oluşmuş olacak.


"Binlerce çalışan eksik ödenmiş olan kıdem tazminatını, yıllık iznini alabilecek"


Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Sosyal Güvenlik Başuzmanı İsa Karakaş, pandemi döneminde uygulanan ücretsiz izinlerin kıdem tazminatına ve yıllık izin hesaplamalarına yansıması adına yargıya taşındığını söyledi. Karakaş, bölge mahkemelerinden bu konuda birbirinden farklı kararlar çıktığını ve konunun Yargıtay’a taşındığını söyleyerek, "Nitekim Yargıtay yeni kararını verdi ve bu kararla birlikte yüz binlerce çalışan eksik ödenmiş olan kıdem tazminatını, yıllık iznini alabilecek. Zira bu emsal karar bir dönüm noktası çok önemli bir boşluğu doldurur niteliktedir" ifadelerini kullandı.


"İşçiler hiç çalışmamış gibi bir durum oluşmuştu"


Ücretsiz izin uygulamasının normal şartlarda kıdem tazminatına sayılmadığını Karakaş, ücretsiz uygulamasında hizmet akti askıda kabul edildiğinden dolayı yıllık iznin belirlenmesine esas sürede de dikkate alınmadığını aktardı. Karakaş, "Dolayısıyla pandemi döneminde birçok iş veren bu süreleri hem kıdem tazminatına esas sürede hem yıllık izine esas sürede dikkate almamıştı. İşçiler açısından ise sanki böyle hiç çalışmamış gibi bir durum ortaya çıkınca bu durum işçiler açısından çok büyük bir psikolojik rahatsızlığa yol açıldı" değerlendirmesinde bulundu.


"Bölge adliye mahkemesi kararlarında ortaya çıkan uyuşmazlık farklı kararlarla ilgili konu Yargıtay’a intikal etti"


Konuya ilişkin bölge mahkemelerinde çıkan kararlara değinen Karakaş, "Bölge adliye mahkemeleri kimisi ücretsiz izin olduğundan dolayı bunun kıdem tazminatına esas sürelerde ve yıllık izine esas sürelerde dikkate alınmaması yönünde kararlar verdi. Bazı bölge adliye mahkemeleri ise işçiler açısından çok büyük bir hak kaybı olacak ve ortada mağduriyet olmasından dolayı bunun 6 hafta artı ihbar önerileri şeklinde dikkate alınması gerektiği yönünde kararlar verdi. Nitekim bütün bu bölge adliye mahkemesi kararlarında ortaya çıkan uyuşmazlık ve farklı kararlarla ilgili konu Yargıtay’a intikal etti" bilgilerini paylaştı.


"Yargıtay ücretsiz izin dönemlerinin ihbar önerileri süresine göre belirlenmesi gerektiğine karar verdi"


Yargıtay’ın pandemideki zorunlu ücretsiz izin uygulamasının işçinin ve işverenin iradesi dışında gerçekleştiğini göz önünde bulundurduğunu söyleyen Karakaş, şu ifadelere yer verdi:


"Yargıtay, kıdem tazminatı ve yıllık izin açısından bütün kayıpları işçinin yüklenmesinin adil olmayacağını hükmetti. Yine işveren açısından da her ne kadar yasal olarak zorunlu ücretsiz izin işveren iradesiyle olmuş olsa bile işveren de aslında mecburiyetten dolayı bu yola başvurduğunu ve bütün yükün işverenin üzerine atılmasının da doğru olmayacağını; bu anlamda daha hakkaniyetli, adil ve dengeli bir karar alınması gerektiğine hükmetti. Verilen kararda, hükümet kararıyla verilen zorunlu ücretsiz izin dönemlerinin ihbar önerileri süresine göre belirlenmesi gerektiği ve bu sürelere 6 hafta eklenmesi gerektiği, bunu aşan kısımların ise dikkate alınmaması yönünde karar verdi."


"İşçilerin mahkemeye gittikleri takdirde emsal kararla birlikte davaları kazanmış olacaklar"


Kararın etkileri üzerine konuşan Karakaş, "Eğer işçiler hala çalışıyorsa işverenlere tavsiyemiz ihbar süreleri artı 6 hafta şeklinde kıdem tazminatına esas sürelerde ve yıllık izin hesabında dikkate almaları yönünde. İşçilerin mahkemeye gittikleri takdirde bu emsal kararla birlikte davaları kazanmış olacaklar. Dolayısıyla işverenler gereksiz yere mahkeme masrafları ve kağıt ücreti ödemiş olacak. İşten çıkmış olan işçilerin durumu bakacak olursak, 5 yıllık zaman aşımı süresi var. Bu 5 yıllık zaman aşımı süresi içerisinde mahkeme yoluna başvurup verilmemiş olan haklarını alabilirler. 5 yıllık zaman aşımı işten çıktıktan sonraki 5 yıllık süreyi kapsıyor" açıklamasında bulundu.


"Pandemide fiili çalışma süresi 9 ay olan işçi kıdem tazminatına hak kazanmamış olacak"


Karakaş, pandemi döneminde henüz bir yılını doldurmamış fakat zorunlu ücretsiz izne ayrılmış işçilerin durumuna ilişkin bilgilendirmelerde de bulunarak, "İşçi çalışırken zorunlu ücretsiz izine ayrıldığını farz edelim. İşçinin fiili çalışma süresi 9 aysa ve geriye kalan da ücretsiz izin şeklindeyse bu durumda bir yıl dolmadığından dolayı bu işçi ne olacak? Kıdem tazminatına hak kazanmamış olacak. Yine yıllık izne hak kazanmamış olacak. Dolayısıyla işçiler Yargıtay’ın kararıyla ücretsiz izin süreleri kıdem tazminatına alınması halinde hem kıdem tazminatına hak kazanacak, hem de işten ayrıldıkları için alamadıkları kullanamadıkları yıllık izni kullanmış olacaklar" değerlendirmesinde bulundu.


"İşçiler kıdem tazminatına ve yıllık iznine eklenmeyen ücretsiz izin günlerini işverenden talep etmeli"


İşçilerin sürece ilişkin atmaları gereken adımlara ilişkin de konuşan Karakaş, "İşçiler öncelikle işverene gitmeli ve işverenlerine emsal kararı göstererek benim şu kadarlık sürem hesaplamaya dikkate alınmamıştı. Bu süreye ait almamış olduğum yıllık ücretli iznimi ve kıdem tazminatımı farkını talep ediyorum diyebilirler. İşveren de bunu reddettiği takdirde mahkeme yoluyla kazanmalarının mümkün olduğunu söyleyebiliriz" şeklinde konuştu.



Yargıtay’dan emsal karar: Pandemi dönemindeki zorunlu ücretsiz izinler kıdem tazminatına sayılacak

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Tunceli Tunceli Valisi Aygöl, üniversite öğrencileriyle bir araya gelerek bayramlaştı Tunceli Valisi Şefik Aygöl, Kurban Bayramı’nın ikinci gününde sınavlarından dolayı memleketlerine gidemeyen üniversite öğrencileriyle bir araya gelerek kahvaltı yaptı. Tunceli Valisi Şefik Aygöl ve eşi Nazlı Aygöl, Kurban Bayramı dolayısıyla memleketlerine gidemeyen yaklaşık 50 üniversiteli öğrenciyle bir araya geldi. Öğrencilerle sohbet eden Aygöl çifti, daha sonra öğrencilerle yaptıkları kahvaltının ardından bayramlaştı. Kurban Bayramı’nın ikinci gününde olduklarını belirten Tunceli Valisi Şefik Aygöl, "Yanımızda çok sevdiğimiz öğrencilerimiz var. Bunlar çalışkan öğrencilerimiz. Sınavlarından dolayı memlekete gidemeyen öğrencilerimiz. 1 Haziran’dan itibaren sınavları başlıyor. Biz de kurbanlarımızı kestik, kurbanlarımızı kestikten sonra paylaşımları kimle yapalım diye düşündük, aklımıza evlatlarımız geldi. Çok güzel bir kahvaltı programı oldu. Birlik beraberliğimiz daim olsun inşallah. Bütün öğrencilerimizi de şimdiden başarılar diliyorum. Eşimle birlikte onlarla çok güzel vakit geçirdik" dedi. Programın ardından konuşma yapan öğrencilerden Sadettin Gündüz, "Ailemizin yanında olamadığımız bayram gününde açıkçası bu şekilde Munzur’un doğasında kahvaltı yapmak çok güzel oldu. Etkinliğin içerisinde sağ olsun herkes bizlere çok nazik davrandı. Yurt ortamından koptuğumuz doğayla birlikte olduğumuz her şey bizim için çok önemli. Bir öğrenci için çok önemlidir. Herkese teşekkür ederim" ifadelerini kullandı. Bayramın ikinci gününü kendilerine ayırdıkları için Vali Şefik Aygöl ve yurt müdürlerine teşekkürlerini ileten Narin Aydın, "Ailemizden uzak bir bayram geçiriyoruz. Valimize düzenlediği program için teşekkür ediyoruz" cümlelerini kullandı. Ailelerinin yanlarında olamadıklarını aktaran bir diğer öğrenci Ayşegül Şakiroğlu, "Bize burada bir aile sıcaklığını yaşattılar. Böyle bir program düzenledikleri için çok teşekkür ederiz. Valimiz bizim için çok emek harcıyor" sözlerini kullandı.
Tekirdağ Ticaret Bakanı Bolat: "Haziran’da ihracatta büyük artış bekliyoruz" Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Haziran ayında ihracatta ciddi artış beklediklerini ifade ederek, "Haziran ayında 4-5 milyar dolarlık ihracat artışı öngörüyoruz. Böylece yılın ilk yarısını dış ticaret dengeleri açısından pozitif şekilde tamamlayacağız" dedi. Ticaret Bakanı Bolat, Kurban Bayramı’nın ikinci gününde Tekirdağ’da bir dizi programa katıldı. Bakan Bolat, ilk olarak Polis Evi’nde görev başındaki polislerle bayramlaşarak emniyet mensuplarının Kurban Bayramı’nı kutladı. Daha sonra AK Parti Tekirdağ teşkilatı tarafından düzenlenen bayramlaşma programına katılan Bolat, partililer ve vatandaşlarla bir araya geldi. Programda konuşan Bakan Bolat, Kurban Bayramı’nı birlik ve beraberlik içerisinde idrak etmenin mutluluğunu yaşadıklarını belirterek, "Bir kez daha mübarek Kurban Bayramı’nı birlikte idrak ediyoruz. Rabbimize bizleri bu güzel günlerde buluşturduğu için şükrediyoruz" dedi. Bayramlaşma programına üç kuşak birlikte katıldıklarını ifade eden Bolat, Tekirdağ’daki teşkilat mensuplarıyla bir araya gelmekten memnuniyet duyduğunu söyledi. Bayram programı kapsamında Ereğli, Şarköy ve Tekirdağ’da ziyaretlerde bulunduğunu aktaran Bolat, Muratlı’da da taziye ziyaretine katılacağını kaydetti. "Etrafımız ateş çemberiyle çevrili" Dünyada ve bölgede zor bir süreç yaşandığını dile getiren Bakan Bolat, Türkiye’nin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde istikrarını koruduğunu söyledi. Bolat, "Etrafımız ateş çemberiyle çevrili. Dünyada istikrarsızlık ve kaos oluşturulmaya çalışılıyor. Ancak Türkiye, 2002’den bu yana Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde güvenli liman ve huzur ülkesi olarak yoluna devam ediyor" ifadelerini kullandı. Türkiye’nin son yıllarda tarımdan sanayiye, ulaştırmadan savunma sanayine kadar birçok alanda önemli gelişmeler kaydettiğini belirten Bolat, kişi başına milli gelir ve ekonomik büyümede ciddi ilerlemeler sağlandığını ifade etti. Bu yıl yağışların olumlu etkisiyle tarım sektöründe önemli bir büyüme beklendiğini kaydeden Bolat, geçen yıl yaşanan kuraklık ve doğal afetlerin ardından bu yıl üretimde artış öngörüldüğünü söyledi. Tarım ve Orman Bakanlığı’nın aldığı tedbirlerle birlikte ürün rekoltelerinde artış beklendiğini aktaran Bolat, "Tarımda bu yıl bereketli bir dönem bekliyoruz. Gıda üretimi artacak, fiyatlar daha makul seviyelere gerileyecek" dedi. Küresel ekonomide yaşanan yavaşlamalara rağmen Türkiye’nin ihracatta olumlu bir tablo sergilediğini ifade eden Bakan Bolat, Nisan ayında ihracatta yüzde 22,5’lik artış yaşandığını belirten Bolat, mayıs ayında bayram sebebiyle iş günü sayısının azalmasına rağmen ihracat temposunun sürdüğünü söyledi. "Haziran ayında 4-5 milyar dolarlık ihracat artışı öngörüyoruz" Haziran ayında ihracatta ciddi artış beklediklerini ifade eden Bolat, "Haziran ayında 4-5 milyar dolarlık ihracat artışı öngörüyoruz. Böylece yılın ilk yarısını dış ticaret dengeleri açısından pozitif şekilde tamamlayacağız" diye konuştu. Konuşmasında güvenlik politikalarına da değinen Bolat, Türkiye’nin terörle mücadelede önemli başarılar elde ettiğini ifade etti. Bolat, "Kırk yıl süren terörü büyük ölçüde bitirdik. Güney sınırlarımızda da gerekli güvenlik tedbirleri alındı. Türkiye’ye bölgede yaşanan krizlerden hiçbir kıvılcımın sıçramasına izin vermedik" dedi. Gazze’de yaşanan gelişmelere de değinen Bolat, bölgede barışın sağlanması temennisinde bulunarak, Türkiye’nin barış ve istikrar için diplomatik girişimlerini sürdürdüğünü kaydetti. Program sonunda partililer ve vatandaşlarla bayramlaşan Bakan Bolat, tüm vatandaşların Kurban Bayramı’nı kutladı.