YEREL HABERLER - 19 Mart 2012 Pazartesi 16:46

ÇANAKKALE RUHU KEPEZ’DE YAŞATILDI

A
A
A
ÇANAKKALE RUHU KEPEZ’DE YAŞATILDI

Kepez Belediyesi 18 Mart Çanakkale Deniz Zaferi’nin 97. yılı dolayısıyla Erdem Bayazıt Kültür Merkezi’nde tören düzenledi. İsmet İnönü Kız Teknik ve Meslek Lisesi öğrencilerinin sunduğu gösteri ile Çanakkale ruhu yeniden yaşandı.
Kepez’de Çanakkale Deniz Zaferi’nin 97. yıldönümü törenlerle kutlandı. Kepez Belediyesi 18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Deniz Zaferi’nin 97’inci yıldönümü dolayısıyla Erdem Bayazıt Kültür Merkezi’nde anma programı düzenledi. Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan anma programında, İsmet İnönü Kız Teknik ve Meslek Lisesi öğrencilerinin sunduğu oratoryom gösterisi ile Çanakkale ruhu yeniden yaşatıldı.
Kepez Belediye Başkanı Hakan Tütüncü ve Kepez İlçe Milli Eğitim Müdürü Hüdai Vural’ın yanı sıra çok sayıda birim müdürlerinin katıldığı programa, şehit ailesi ve yakınları da büyük ilgi gösterdi.
İsmet İnönü Kız Teknik ve Meslek Lisesi öğrencilerinin, Çanakkale ruhunu yeniden ortaya koydukları gösteri, davetliler tarafından büyük alkış aldı. Öğrencilerin gösterilerin ardından 1994’ün Eylül ayında Tunceli Mazgirt Darıkent kazasında şehit düşen öğretmen Metin Kaynar’ın babası Osman Kaynar, öğretmeninin şehit oğluna yazdığı duygu yüklü şiiri okudu.
Konuşmaların ardından resim ve şiir yarışmasında dereceye giren öğrencilere ödülleri verildi. 1. kademe resim yarışmasında ikincilik alan Ali Rıza Altıntaş İlköğretim Okulu öğrencisi Melike Gülsoy ve 2. kademe şiir yarışmasında ikinci olan Hüseyin Avni Çöllü İlköğretim Okulu öğrencisi İlayda Nurlu’ya ödüllerini, İlçe Milli Eğitim Müdürü Hüdai Vural verdi.
İlköğretim 1. kademe resim yarışması birincisi Ali Rıza Altıntaş İlköğretim Okulu öğrencisi Büşra Öcalan ve 2. kademe şiir yarışmasında Sefa Akın İlköğretim Okulu öğrencisi Nurten Elmas’a ödüllerini, Kepez Belediye Başkanı Hakan Tütüncü verdi.
Anma programının ardından programı hazırlayan öğrenci ve öğretmenleri tek tek kutlayan Başkan Tütüncü ve protokol üyelerine, fuaye alanında Çanakkale Savaşı’nda Mehmetçiklerin ne zorluklarla mücadele ettiğini, biraz olsun göstermek için “hoşaf ve bir dilim ekmek” ikram edildi.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzurum Uluslararası öğrenciler mezuniyet heyecanı yaşadı Ulusal misyonunun yanında uluslararası eğitim alanında da önemli adımlar atarak dünya üniversitesi olma yolunda emin adımlarla ilerleyen Atatürk Üniversitesi, bu kapsamda 91 ülkeden misafir ettiği yaklaşık 11 bin uluslararası öğrencileri ile kurumsal yapısını güçlendirmeye devam ediyor. Bu doğrultuda eğitim gören ve yıl sonunda mezun olan uluslararası öğrenciler arasından her ülkeden belirlenen ve temsili olarak UDEF tarafından getirilen 13 ülkeden 51 öğrenciye belgeleri verildi. Ata Uygulama Otelinde düzenlenen törene Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ömer Çomaklı’nın yanı sıra; Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, UDEF 7. Bölge Başkanı Ergün Halis, Erzurum Uluslararası Öğrenci Derneği Başkanı Ertan Aksakal ile mezun olan öğrenciler katıldı. Atatürk Üniversitesi; her yıl dünyanın farklı ülkelerinden gelen yüzlerce uluslararası öğrenciye eğitim imkânı sunarak, bilim ve kültür köprüsü olma görevini başarıyla sürdürüyor. Üniversite yönetimi, uluslararası iş birliklerini artırarak, daha fazla öğrenciye kaliteli eğitim hizmeti sunmayı hedefliyor. Bu kapsamda, 2023-2024 akademik yılında binlerce öğrenciyi mezun eden Atatürk Üniversitesi, ülke yükseköğretimine azami oranda katkı sunmayı sürdürüyor. “Uluslararası Öğrencilere Ev Sahipliği Yapmaktan Gurur Duyuyoruz” Bu doğrultuda uluslararası öğrencilerin mezuniyet töreninde bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek bir konuşma gerçekleştiren Rektör Prof. Dr. Ömer Çomaklı: "Bugün burada, dünyanın dört bir yanından gelerek eğitimlerini başarıyla tamamlayan öğrencilerimizin mezuniyetine tanıklık etmekten büyük bir mutluluk duyuyorum. Atatürk Üniversitesi olarak, uluslararası öğrencilere ev sahipliği yapmaktan gurur duyuyoruz. Sizler, ülkenize döndüğünüzde Türkiye’nin gönüllü elçileri olacaksınız ve burada edindiğiniz bilgileri, deneyimleri kendi toplumlarınıza taşıyacaksınız” dedi. Mezun öğrenciler ise Atatürk Üniversitesinde geçirdikleri yılların kendileri için unutulmaz olduğunu belirterek: "Burada çok güzel dostluklar kurduk, kültürler arası kaynaşmayı deneyimledik. Akademik olarak çok donanımlı bir eğitim aldık ve şimdi ülkelerimize dönerken kendimize ve geleceğimize daha güvenle bakıyoruz. Erzurum evimiz, Atatürk Üniversitesi ailemiz oldu. Bizi evimizde gibi hissettiren Rektörümüze, hocalarımıza ve öğrenci arkadaşlarımıza teşekkür ediyoruz. Ülkemize dönsek de kalbimiz hep burada olacak" dediler. Mezuniyet töreni, sertifika ve plaket takdimiyle son buldu.
Antalya ‘Troyalı Kadınlar’ büyük ilgi gördü Antalya Büyükşehir Belediyesi İsmail Baha Sürelsan Konservatuvarı Sahne Sanatları Bölümü tiyatro atölyesinin ilk oyunu “Troyalı Kadınlar Anonim Şirketi” seyirciyle buluştu. Kadınların yaşadığı acıları ve erkek hegemonyasıyla mücadelelerini konu alan oyun izleyicilerden büyük beğeni aldı. Antalya Büyükşehir Belediyesi İsmail Baha Sürelsan Konservatuvarı Sahne Sanatları Bölümü tarafından tiyatroya gönül veren sanatseverler için açılan temel oyunculuk yetişkin tiyatro atölyesinin ilk oyunu “Troyalı Kadınlar Anonim Şirketi” sahnelendi. Büyükşehir Belediyesi Yıldız Kenter Sahnesi’nde ücretsiz olarak gerçekleşen oyunun gösterimine sanatseverler büyük ilgi gösterdi. Salonu dolduran seyirciler ilk sahne deneyimi yaşayan oyuncuları ayakta alkışladı. Antik dünyanın trajedilerini, kadınların yaşadığı zorluklarla harmanlayarak mizahi bir şekilde yansıtan oyun kadınlardan tam not aldı. Sahne sonunda eserin yazar ve yönetmeni sahne sanatları eğitmeni Fatma Çisem Alemdar’ı tebrik eden İsmail Baha Sürelsan Konservatuar Şube Müdürü Okan Atilla kadın oyunculara çiçek, tüm oyuncu ve yönetim ekibine de teşekkür belgesi takdim etti. Atölyelerimiz devam edecek Seyircilere ve tiyatro atölyesi oyuncularına teşekkür eden İsmail Baha Sürelsan Konservatuar Şube Müdürü Okan Atilla “Tiyatro atölyemizin kursiyerleri ilk defa sahneye çıkmalarına rağmen çok güzel bir oyun sahneledi. Her bir oyuncumuza ayrı ayrı teşekkür ediyoruz. Tam anlamıyla “kadının fendi erkeği yendi” deyiminin sözlükteki anlamını izledik. Konservatuarımızın oyunculuk kursları atölyelerimiz devam edecek. Ağustos ayının sonunda tekrar başvurularımız başlayacak. Vatandaşlarımızı sanatseverleri kurslarımıza bekleriz” dedi. Birlikte öğreniyoruz Sanat Bölümü olarak ilk defa 35 yaş üstü yetişkinler için temel oyunculuk atölyesinin açıldığını belirten oyunun yazar ve yönetmeni, sahne sanatları eğitmeni Fatma Çisem Alemdar ise şunları söyledi: “Troyalı Kadınlar Anonim Şirketi” adlı oyunumuzun seyircilerimizle buluşmasından son derece mutlu ve gururluyuz. İnsanların belirli bir yaştan sonra yaşadığı hayata farklı bir noktadan bakabilme arayışlarına yardımcı olmaya çalışıyoruz. Birlikte sanat adına bir şeyler öğrenmeye çalışıyoruz. Seyircimizin bizlere gösterdiği ilgi ve sevgi bizleri çok mutlu etti. Böylesine güzel bir proje ile sanatseverlerle buluşmaktan son derecece gururlu ve mutluyuz. Seyircilerimizle önümüzdeki yılda buluşacağız”. Unutulmaz bir deneyim Tiyatro atölyesi öğrencisi olarak eserde “Kassandra” karakterine hayat veren oyuncu Yasemin Demir ilk oyunculuk deneyimi ve atölye çalışmalarına ilişkin “ Bizler için çok heyecanlı ve unutulmaz bir gündü. Çok keyifli ve yorucu geçen bir yıllık eğitimimizin ardından oyunumuzu hazırladık. Hafta da birkaç günümüzü atölyemize ayırdık. Bu süreç bizlere olumlu anlamda birçok şey kattı. Bir kadın olarak oyunun verdiği mesajı da çok sevdim. Oyunda da kadınların gür sesini yansıtan “Kassandra” karakterine de severek hazırlandım ve oynadım. Binlerce yıldır erkek egemen bir dünyada yaşıyoruz. Kadınlarımız için bir anlamda uyanış olsun istedik. Hiç değilse kendi içimizde çevremize bu anlamda bir mesaj vermek farkındalık oluşturmak istedik. Yakınlarımız ve başka amatör ekiplerden arkadaşlarımızda bizleri yalnız bırakmadı. Ailem ve arkadaşlarım çok beğendi. Emeklerimizin karşılığını bu şekilde görmek bizleri ayrıca gururlandırdı. Umarım bu atölyelerin devamı gelir” dedi.
Samsun Klimalar ’zatürre’ yapıyor Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Şevket Özkaya, "Son yıllarda özellikle hava sıcaklıklarının çok artmasıyla beraber kapalı ortamlarda, alışveriş merkezlerinde, işyerlerinde, ev ortamında ve otellerde çok fazla klima kullanımına bağlı ’klima zatürresi’ ya da halk arasında ’klima çarpması’ adı verilen bir klinik tabloyla karşı karşı karşıyayız. Çok fazla ’klima zatürresi’ dediğimiz lejyonere bağlı zatürre vakaları yaz aylarında kış aylarına göre çok daha fazla geliyor" dedi. Klimalardaki tehlike ’lejyoner hastalığı’ ile ilgili açıklamalarda bulunan Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Şevket Özkaya, son günlerde baş ağrısı, göz, burun ve boğazda tahriş, geçmeyen bir öksürük, sürekli bir gıcık, baş dönmesi, kaşıntı gibi şikayetleri olanların doktorlara başvuru sayısında artış olduğuna dikkat çekti. Özkaya, "Özellikle teknolojik gelişmelerin günümüzdeki yaşam şartlarına entegrasyonu ile hem eski bildiğimiz klasik hastalıkların seyri değişti hem de literatüre yeni hastalıklar eklenmeye başladı. Bunlardan biri ’zatürre’ dediğimiz hastalığımızdır. Özellikle biz zatürreyi tıp kitapları kışın viral enfeksiyonlar sonrası vücut direncimizin düşmesi sonrası akciğer enfeksiyonu olarak biliyoruz. Son yıllarda özellikle hava sıcaklıklarının çok artmasıyla beraber kapalı ortamlarda, alışveriş merkezlerinde, bürolarda, işyerlerinde, ev ortamında ve otellerde çok fazla klima kullanımına bağlı klima zatürresi ya da halk arasıyla klima çarpması verilen bir klinik tabloyla karşı karşı karşıyayız. Yaz aylarında kış aylarına göre daha fazla zatürre hastaları hastaneye başvuruyor. Özellikle klima sulardaki üreyen lejyoner bakterisi soğuk üflemesiyle beraber akciğerlere ulaşmasıyla ciddi anlamda zatürre yapıyor. Öksürük, ateş, eklem ağrısı, halsizlik gibi şikayetlere sebep oluyor. Risk altında olanlar ise özellikle otellerde tatil yapanlar, büyük toplantı salonlarında, kongrelerde, merkezi havalandırmanın olduğu sistemlerde, termal havuzların olduğu yerlerde, ofis ve bankalarda çalışanlardır. Çok fazla klima zatürresi dediğimiz lejyonere bağlı zatürre vakaları yaz aylarında kış aylarına göre çok daha fazla geliyor. Özellikle klimaların bu filtrelerin temizliğine dikkat edilmesi gerekiyor. Bu önümüzdeki aylarda en sıcak yaz mevsimini yaşayacağımızı söylüyorlar. Bunun getirdiği olumsuz etkenlerden uzak durmak için de vatandaşlarımızın dikkat etmesini istiyoruz" diye konuştu. "Hasta bina sendromu yaşayanlar doktorlara başvuruyor" Merkezi sistem klimaları olduğu yerlerde bir hastalık tanımlandığını belirten Özkaya, "Hasta bina sendromu’ denilen sendrom var. Bu özellikle neredeyse çalışan hemen herkesin hastalığı diyebileceğimiz bir hastalıktır. Hasta bina sendromundan özellikle ofis ortamında çalışanların bir takım şikayetleri oluyor. Özellikle dediğimiz gibi ofis ortamında, merkezi klimayla havalandıran havalandıran ortamlarda, bu özellikle küflerin yerleşmesine bağlı, ortama salınmasıyla kişiler baş ağrısı, göz, burun ve boğazda tahriş, geçmeyen bir öksürük, sürekli bir gıcık, öksürük, baş dönmesi, kaşıntı, kuru cilt, yorgunluk, halsizlik, konsantrasyon olamama, kişilik değişimlerine kadar değişen paranoya, depresyon gibi gibi kişilik değişimlerine sebep oluyor. Hastaların; ’hiç düzelmiyorum, hiç iyileşemiyorum, hiç eklem ağrılarım geçmiyor, hiç öksürüğüm iyileşmiyor’ dedikleri kronik grip ya da nezle benzeri sendromlarına neden oluyor. Bu sendrom grubuna ’hasta bina sendromu’ diyoruz ve neredeyse günümüzde ofis ortamında çalışanları büyük bir çoğunluğu bu şikayetlerle doktora başvuruyor. Bunun özellikle merkezi havalandırmadan kaynaklandığını söyleyebiliriz. Ofis ortamında da buna dikkat edilmesi gerekiyor" şeklinde konuştu.