KÜLTÜR SANAT - 01 Haziran 2025 Pazar 17:11

4. Uluslararası Yörük Türkmen Festivali’nde genç çifte yörük gelenekleriyle kına töreni

A
A
A
4. Uluslararası Yörük Türkmen Festivali’nde genç çifte yörük gelenekleriyle kına töreni

Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin düzenlediği 4’üncü Uluslararası Antalya Yörük Türkmen Festivali yoğun ilgi gördü. Yörük Türkmen Festivali’nin üçüncü gününde havanın da sıcak olmasıyla birlikte Antalyalılar, festival alanına akın etti. Yörük kültürünün tüm yönleriyle yaşatıldığı festivalde bir çiftin kına merasimi gerçekleştirildi. Yörük gelenekleriyle yapılan kına yakma töreninin temsili olduğunu düşünen ziyaretçiler kına törenini büyük bir ilgiyle izledi.


Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin düzenlediği 4’üncü Uluslararası Antalya Yörük Türkmen Festivali tüm hızıyla sürüyor. Yurt dışından 25 farklı Türk devleti ve topluluğundan heyetler ve katılımcılar, Türk dünyasından bağımsız 7 Türk devleti, özerk cumhuriyetler, Türklerin yoğun olarak yaşadığı ülkelerden ve Türkiye’nin dört bir yanından misafirlerin katılımıyla gerçekleşen festivalin üçüncü gününde de Düzlerçamı Karaman Piknik Alanı büyük bir kalabalığa ve coşkuya sahne oldu. Etkinlik sahnesinde konuk ülkelerin ve Türkiye’nin farklı şehirlerinden gelen ekiplerin halk oyunları ve müzik gösterileri ilgiyle izlendi.



Kına töreni yapıldı


4. Uluslararası Antalya Yörük Türkmen Festivali’nde bir çiftin gerçek kına merasimi yapıldı. Aksu Dumanlar Hayta Yörüklerinden Hatice Koç ve Tatar Yörüklerinde Mehmet Can Uzgören çiftinin kına töreni yapıldı. Festival alanında vatandaşların meraklı bakışları arasında yapılan kına törenini izleyenler ilk başta festival kapsamında temsili olarak yapıldığını düşünürken gerçek bir kına töreni olduğunu öğrenince büyük şaşkınlık yaşadı. Çiftin arkadaşları ve ailesi Hatice ile Mehmet’in kınasını yaktı. Çift geleneklerini yaşatarak hem kınalarını yaptılar hem de unutulmaz bir an yaşadılar. Festivali gezen vatandaşlar da alkışlarıyla genç çifte destek oldu.



"Bizim için unutulmaz bir an"


Çok yakın zamanda dünya evine gireceklerini söyleyen Hatice Koç, "Antalya’da yapılan bu festival zaten severek geldiğimiz, katıldığımız bir festivaldi. Kendi özümüzü unutmamak, geleneklerimizi doyasıya yaşatmak için kınamızı festivalde düzenlemek istedik. Bize bu fırsatı veren Muhittin Böcek başkanımıza teşekkür ederiz. Geleneklerimizi yaşatmak, çocuklarımıza güzel hatıralar bırakmak adına çok güzel bir kına töreni oldu. Bizi tanıyan tanımayan, kınamıza katılan tüm vatandaşlara teşekkür ederiz" dedi. Damat Mehmet Can Uzgören ise "Aile arasında böyle bir kına töreni yapsak kısıtlı bir katılım olacaktı. Bizim içinde çok güzel bir anı oldu. Hem de festivale katılan herkes kınamıza katıldı. Alkışlarıyla bize destek olan herkese çok teşekkür ederiz" diye konuştu.


Festival alanında gerçekleşen atlı gösteriler büyük ilgi ve heyecanla izlendi. Sporcuların at üzerinde gerçekleştirdiği okçuluk, kılıç, akrobasi ve cirit gösterileri büyük beğeni topladı. Festival alanında kurulan kıl çadırlarda Yörük Dernekleri, gelenek ve göreneklerini tanıttı. Özerk ve Türki Cumhuriyetlerden gelen Yörükler de rengarenk kıyafetleri, kendilerine has müzikleri ve yemekleriyle festivale renk kattı. Festivali ziyaret edenler de gözleme, pişi, keşkek, çorba, pilav, tuluk ayranının yanı sıra birçok yöresel lezzeti tatma fırsatı buldu. El sanatları stantlarında ise Yörük kültürünü anlatan yağdanlık, körüklü çizme, bıçak, oyalı yazma gibi el sanatları ürünleri de sergilendi. Ziyaretçiler alanda deve ve midilli atlara binerek alanı gezdi. Yörük Türkmen Festivalinin son gününde de etkinlik sahnesinde gün boyu birbirinden farklı etkinlikler vatandaşlarla buluştu.



4. Uluslararası Yörük Türkmen Festivali’nde genç çifte yörük gelenekleriyle kına töreni

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Konya Selçuk Üniversitesi akademisyenleri 4 yeni bitki türü keşfetti Selçuk Üniversitesi, Türkiye’nin biyolojik zenginliğini gün yüzüne çıkaran önemli bir akademik başarıya imza attı. Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kuddisi Ertuğrul’un yürütücülüğündeki proje kapsamında Orta Toroslar’da keşfedilen 4 yeni kayagülü türü bilimsel literatüre kazandırıldı. TÜBİTAK’ın destek verdiği kayagülü (Aethionema) cinsinin revizyonuna yönelik proje kapsamında Selçuk Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü öğretim üyeleri Prof. Dr. Kuddisi Ertuğrul, Prof. Dr. Tuna Uysal, Doç. Dr. Meryem Bozkurt, Doç. Dr. Emrah Şirin, Doç. Dr. Hakkı Demirelma ve Doç. Dr. Burcu Yılmaz Çıtak, Türkiye genelinde 45 ilde saha çalışmaları gerçekleştirdi. Konya, Karaman ve Antalya’dan alınan örnekler üzerinde yapılan değerlendirme ve analizler sonucunda ise daha önce bilinmeyen dört yeni kayagülü türü kayıtlara geçti. Türler, bilim dünyasına tanıtılarak uluslararası saygınlığı bulunan Plants dergisinde yayımlandı. Proje detaylarına ilişkin bilgi veren Prof. Dr. Kuddisi Ertuğrul, "Çalışmamız, TÜBİTAK tarafından desteklenen kayagülü (Aethionema) cinsinin revizyonuna yönelik bir projenin ürünüdür. Türkiye’de 45 ilde gerçekleştirdiğimiz arazi çalışmalarında yaklaşık bin 500 örnek topladık. Ayrıca yurt içindeki 15 herbaryum ve yurt dışındaki yaklaşık 10 uluslararası herbaryumu inceleyerek toplamda 2 bin 500’e yakın örnek üzerinde çalıştık. Morfolojik, taksonomik, tohum, polen, moleküler ve kromozom analizlerini birlikte değerlendirerek bu dört bitki türünün bilim dünyası için yeni olduğuna karar verdik" diye konuştu. Türkiye Kayagülü açısından önemli bir merkez Yeni türlerin tamamının Toroslar’da yayılış gösterdiğine dikkat çeken Ertuğrul, "Bu bitkilerin tamamı Konya, Karaman ve Antalya illerindeki Toros Dağları’nda tespit edildi. İki tür Karaman’da, biri Konya’da, biri ise Antalya’nın Akseki ilçesinde tanımlandı. Bu türleri Beyşehir kayagülü, Sultan kayagülü, Akseki kayagülü ve Göktepe kayagülü olarak adlandırdık. Kayagülü cinsi dünyada yaklaşık 70 türle temsil ediliyor ve bunların 51’i Türkiye’de yayılış gösteriyor. Bu 51 türün 37’si endemik, yani yalnızca Türkiye’de bulunuyor. Bu durum Türkiye’yi bu bitki grubu açısından önemli bir merkez haline getiriyor" dedi. Bitkilerin yetişme ortamına ilişkin bilgi veren Ertuğrul, "Türlerin büyük bölümü serpantin ve kireçtaşı gibi kayaç alanlarda, bin 100 ile 2 bin metre arasındaki yükseltilerde yetişiyor. Beyşehir kayagülü ise daha çok bozkır alanlarda görülüyor. Bu bitkiler halk tarafından çok bilinen türler değil. Bu nedenle kullanım alanlarına dair literatürde şu an için bir bilgiye rastlamadık" ifadelerini kullandı. Yeni türler, Herbaryumumuza eklendi Ertuğrul, yeni keşfedilen türlerin de yaklaşık 30 bin örnekle Türkiye’nin önemli koleksiyonları arasında yer alan ve Selçuk Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü bünyesinde bulunan KNYA Herbaryumu’na eklendiğini belirtti. Prof. Dr. Ertuğrul, hazırlıkları süren ve yaklaşık 70 cilt olarak planlanan "Resimli Türkiye Florası" çalışmasıyla Türkiye’nin bitki çeşitliliğinin güncel ve görsel bir şekilde sunulmasının hedeflendiğini aktardı.