ASAYİŞ - 17 Aralık 2025 Çarşamba 14:11

Antalya’da 9 kurşunlu kadın cinayetinde iyi hal indirimi anneyi gözyaşlarına boğdu

A
A
A
Antalya’da 9 kurşunlu kadın cinayetinde iyi hal indirimi anneyi gözyaşlarına boğdu

Antalya’da boşanma aşamasında olduğu ve hakkında uzaklaştırma kararı aldırdığı eşi Fadim Temirhanoğulları’nı tabancayla vurarak 9 kurşunla öldürdüğü gerekçesiyle yargılanan Savaş Temirhanoğulları ile kaçmasına yardım ettiği gerekçesiyle yargılanan Fikret İnal’ın karar duruşması görüldü. Mahkeme heyeti, sanık Savaş Temirhanoğulları hakkında savcılığın ağırlaştırılmış müebbet talebini kabul etmeyerek, iyi hal indirimi uyguladı ve sanığı müebbet hapis cezasına çarptırdı. Kararın açıklanmasının ardından maktulün annesi Mediha Saçlı adliye önünde fenalaşarak baygınlık geçirdi.


Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen karar duruşmasına, tutuklu sanıklar Savaş Temirhanoğulları ve Fikret İnal, taraf avukatları ile maktul Fadim Temirhanoğulları’nın yakınları katıldı. Duruşmada son sözleri sorulan sanık Savaş Temirhanoğulları, "Daha önce eşime karşı hiçbir şiddet uygulamadım, pişmanım" ifadelerini kullandı. Sanık Fikret İnal ise olayla ilgisinin bulunmadığını savunarak tahliye talep etti.



Savcılık ağırlaştırılmış müebbet istemişti


Savcılık, önceki duruşmalarda sunduğu mütalaasında Savaş Temirhanoğulları hakkında, kadına ve eşe tasarlayarak öldürme suçlarından ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep etmişti. Mütalaada, Fikret İnal’ın da olay sırasında sanıkla birlikte hareket ettiğine dikkat çekilerek "müşterek fail" sıfatıyla aynı ceza ile cezalandırılması istenmiş, ayrıca maktulün ölümünden iki ay önce açtığı "silahla tehdit ve hakaret" davasının ana dosya ile birleştirilmesinin ardından bu suçlardan da sanık hakkında ceza verilmesi talep edilmişti.



Heyet mütalaadan ayrıldı


Mahkeme heyeti, sanık Savaş Temirhanoğulları’nı, eşi Fadim Temirhanoğulları’nı tasarlayarak öldürdüğü gerekçesiyle mütalaada istenen ağırlaştırılmış müebbet talebine iyi hal indirimi uygulayarak, kadına ve eşe karşı kasten öldürme suçundan müebbet hapis cezasına mahkûm etti. Heyet, sanığın tutukluluk halinin devamına karar verdi. Heyet, sanık Fikret İnal hakkında ise olay sonrası kaçmasına yardım ettiği gerekçesiyle TCK’nın 39. maddesi kapsamında 19 yıl hapis cezası verdi.


Mahkeme ayrıca, maktul Fadim Temirhanoğulları’nın ölümünden iki ay önce sanık Savaş Temirhanoğulları hakkında açılan "silahla tehdit ve hakaret" dosyası yönünden delil yetersizliği gerekçesiyle beraat kararı verdi.



Anne karara tepki gösterdi


Kararın ardından adliye önünde konuşan maktulün annesi Mediha Saçlı, verilen cezaya tepki göstererek, "Benim çocuğum öldürüldü, 24 yıl ne ya. Çocuğum öldürülmüş, ağır ceza almasını istiyorum" dedi. Çocuğunun canice öldürüldüğünü anlatan Saçlı, "Ağırlaştırılmış müebbet istiyorum, çocuğumun sonuna kadar arkasındayım. İçimde bir sıkıntı vardı, biliyordum bir şey olacağını. Adama bayram yaptırdınız. Adamlar giriyor içeriye, oh ne iyi. Uzaklaştırma yokmuş, hiçbir şey yokmuş gibi giriyor, yatağından uyurken öldürüyor. 24 yıl yiyip içip yatacak, benim çocuğum toprağın altında. Ne olur yardımcı olun. Çocuğumun hakkını verelim ne olur. Benim çocuğum öldürüldü. Toprağın altında yatıyor. Onlar yiyip içip yatacaklar burada. Bir yıl, üç aydır biz mücadele veriyoruz" diye konuştu.


Konuşmasının ardından fenalaşan acılı anne, çevresindekilerin yardımıyla kendisine getirildi. Mediha Saçlı’nın kızının fotoğrafını elinden bırakmadığı görüldü.



"İyi hal indiriminin gerekçesini bilmiyoruz"


Duruşma sonrası açıklama yapan, davayı Önce Çocuklar ve Kadınlar Derneği adına takip eden avukat Yağmur Burçin Sayın Kurt ise, "Sanığa iyi hal indirimi uygulandı. Bunun gerekçesini bilmiyoruz. Hakaret ve tehdit suçundan beraat kararı verildi. Oysa dosyada deliller mevcut. Tasarlayarak öldürme yönünden ceza verilmedi. Biz bu kararı kabul etmiyoruz ve tüm yasal yolları sonuna kadar kullanacağız" şeklinde konuştu.



Olay geçmişi


Olay, geçen yıl Antalya’nın Konyaaltı ilçesi Hurma Mahallesi 252 Sokak’ta meydana geldi. Fadim Temirhanoğulları, kendisine şiddet uyguladığı gerekçesiyle boşanma davası açtığı ve hakkında uzaklaştırma kararı aldırdığı eşi Savaş Temirhanoğulları tarafından lüks bir sitedeki evinde tabancayla vurularak öldürüldü. Temirhanoğulları’nın cansız bedeni, sabah okula gitmek için uyanan kızı İ.T. (17) tarafından bulundu.


Cinayetin ardından Savaş Temirhanoğulları’nın, arkadaşı Fikret İnal’ın aracıyla Korkuteli ilçesine kaçtığı tespit edildi. Cinayet Büro Amirliği ekipleri, olayı takip eden 24 saat içinde sanığı Korkuteli Bayatbademler’deki bir villada yakaladı. Kaçmasına yardım ettiği belirlenen Fikret İnal ile birlikte iki şüpheli çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı.



Antalya’da 9 kurşunlu kadın cinayetinde iyi hal indirimi anneyi gözyaşlarına boğdu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Zonguldak Eşinin dayısını bıçaklayarak öldüren sanık: "Demir sopayla saldırdı, korkutmak için bıçağı savurdum" Zonguldak’ta aralarında çıkan tartışma sonucu eşinin dayısını bıçaklayarak öldüren sanığın yargılanmasına başlandı. Sanık, maktulün demir sopayla kendisine saldırdığını iddia ederek, "Öldürme kastım yoktu. Bıçağı görür de kaçar diye düşündüm" dedi. Olay, 19 Aralık 2025 tarihinde akşam saatlerinde Zonguldak Valiliği önünde meydana geldi. Serkan Akdal (44) ile yeğeninin eşi olan Murat D. (44) arasında çıkan tartışma kavgaya dönüştü. Olayda Murat D.’nin bıçak darbeleriyle ağır yaralanan Serkan Akdal, kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdi. Olay sonrası kaçan ve kısa sürede yakalanan şüpheli tutuklanarak cezaevine gönderildi. Zonguldak 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen ilk duruşmaya tutuklu sanık Murat D., maktul Serkan Akdal’ın annesi Şirvan Akdal, olay anında maktulün yanında bulunan yaşı küçük yeğenleri B.A. (14) ile SEGBİS ile katılan Y.T.’nin (14) yanı sıra tanıklar ve taraf avukatları katıldı. Mahkemedeki savunmasında cinayeti kasten işlemediğini ve maktulün kendisine hakaretler ettiğini savunan sanık Murat D., "Olaydan 1 ay önce beraber sohbet etme amaçlı oturduk. Alkolün etkisiyle bana küfür etti. Eşime sesli mesajlar attı. Eşimin kendisinin öz yeğeni olduğunu, küfür etmemesi gerektiğini söyledim. Aradan 20-25 gün geçti olay günü kendisini gördüm. Bana yine küfürler etmeye başladı. ’Seninle görüşeceğiz oğlum’ diyerek bana sataştı. Oradan ayrıldım. Az ileride arkadaşımla karşılaştık, sahil kısmına gelerek alkol aldık. Telefonumda Serkan’ın çağrısını gördüm. Telefonuna geri döndüm, ’Sorun ne?’ dedim, yine küfür etti. Kendi öz yeğenine mi küfür ediyorsun dedim. Amacım eşimin kendisinin yeğeni olduğunu hatırlatırsam belki küfür etmeyi bırakırdı. Ancak küfürler etmeye devam etti" dedi. "Demir sopayla vurdu, rastgele savurdum" Telefon görüşmesinin ardından maktulün yanına geldiğini belirten Murat D., "Bana ’Bekle seni öldürmeye geliyorum’ dedi. Sahilden ayrılıp tam rampayı çıkarken tekrar arandım. Beni aradığında ’geldim oğlum seni öldürmeye geliyorum’ dedi. Endişe duydum. Cebimdeki bıçağı çıkardım. Bıçağı görünce korkar kaçar diye düşündüm. Kafamı bir kaldırdım. Aramızda 2-3 metre mesafe vardı. Kendisine ’Serkan gelme’ bağırarak diye ellerimi kaldırdım. Demir sopayla bana saldırdı. Sağ omuzuma demir sopayla vurdu. O refleksle ban uzaklaşması için bıçağı rastgele savurdum. Öldürme kastım yoktu. Son ana kadar canımı kurtarmak için müdahalede bulundum. Hamle yaptım. Aksi bir kastım olsaydı eylemime devam ederdim. Maktulün fazla yara almadığını düşündüğüm için için taksiye binerek eve gitmek istedim.Eşime kapıda merdivende olanları anlattım. Polise teslim olacağımı söyledim. O sıra kendimden geçmişim" şeklinde konuştu. "Geçmişte yaşadıklarımın üzüntüsünü yaşarken bu olay bana kambur oldu" Olayda kullandığı bıçağın akıbetini bilmediğini, olayın şokuyla kendini kaybettiğini söyleyen Murat D., "Daha sonra Fener’de kafayı dağıtıp amacım karakola gitmekti. Bıçağı ne yaptım bilmiyorum. Epilepsi hastasıyım. Polis arabalarını gördüm. Beni aradıklarını düşündüm. Polislerin yanına gidip orada onlara olayı anlattım. Ben geçmişte yaşadıklarımın pişmanlığını üzüntüsünü yaşarken bu olay bana kambur oldu. Serkan’ın ailesinin acılarını paylaşıyorum. Öldürme niyetim de yoktu. Bıçağı görürde cayar gider diye düşündüm. Olaydan büyük üzüntü duyuyorum" dedi. Telefondaki kişiye "Benim keyfimi bozma" demiş Serkan Akdal’ın annesi Şirvan Akdal ise sanıktan şikayetçi olduğunu söyleyerek "Olay günü ise oğlumu telefonla aradım. Oğlum da yeğenleriyle kavurma yediğini yarım saat sonra eve geleceklerini söyledi. Ancak eve gelmedi. Saat 21.00 sıralarında da aralarında olay olduğunu öğrendim. Hastanede oğlumun ölüm haberini aldım. Şikayetçiyim" dedi. SEGBİS ile duruşmaya katılan Y.T. ise dayısı Serkan Akdal ile yemek yedikleri sırada telefonunun çaldığını ve dayısının telefonun ucundaki kişiye "Benim keyfimi bozma, sen kimi öldürüyorsun" diye tepki gösterdiğini anlattı. Y.T., "Dayım ’Kendinizi savunun. Bana bir şey olmadan kimseye bir şey yapmayın’ dedi. Murat ile karşılaştılar. Bıçağı görünce dayım üstüne gitti. Dayım bıçaklanınca karşı kaldırıma geçti. Ardından Murat D., diğer kuzenim olan B.A.’ya bıçak salladı. Sonra bıraktık dayıma koştuk. Sanıktan şikayetçiyim" diye konuştu. Duruşmada diğer tanık Selim N.’nin yanı sıra Murat D.’nin eşi Zehra D. ve Serkan Akdal’ın yaşı küçük oğlu S.A. (16) da ifade verdi. Duruşmada ses kayıtları dinlendi. Olaya ilişkin kamera görüntüleri izlendi. KGYS kameralarına yansıyan görüntülerde Murat D.’nin önden yürüdüğü, arkadaşı Selim N.’nin ise arkasından ilerlediği; sanığın bir süre sonra durarak bıçağını düzelttiği görüldü. Serkan Akdal’ın üstüne gittiği Murat D.’nin bıçağı havaya kaldırdığı görüntülere yansıdı. Murat D.’nın demir sopa ile omzuna darbe aldığı, yaşanan boğuşma esnasında Akdal’ın bıçaklandığı kamera görüntülerinde yer aldı. Mahkeme başkanı sanığın tutukluluk halinin devamına karar verirken Cumhuriyet Savcısı’nın mütalaasını hazırlaması için duruşma ileri bir tarihe ertelendi.