ASAYİŞ - 25 Eylül 2025 Perşembe 10:12

Antalya’da kıraathanedeki cinayet davasında sanık ikinci kez hakim karşısında

A
A
A
Antalya’da kıraathanedeki cinayet davasında sanık ikinci kez hakim karşısında

Antalya’da kuzeninin daha önce çalıştığı iş yerinden kalan alacak meselesi nedeniyle gittiği kıraathanede çıkan tartışmada vurularak hayatını kaybeden şahsın ölümüyle ilgili davanın 2. duruşması görüldü. Mahkeme heyeti, tutuklu sanığın tutukluluk halinin devamına, tutuksuz sanıkların adli kontrol şartının sürmesine karar verdi.


28 Kasım 2024 tarihinde Kepez ilçesi Yeni Mahalle’de meydana gelen olayda Uğur A. (37), kuzeninin sigorta işlemleri ve alacak meselesi için kuzeni Ahmet A. ve kardeşi Mehmet A. ile birlikte iş yeri sahibiyle konuşmaya gitti. Burada iş yeri sahibinin yeğeni Furkan Dere ile tartışmaya başlayan Uğur A., kıraathane dışına taşan kavgada tabancayla vuruldu. Ağır yaralı olarak hastaneye kaldırılan Uğur A., tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Sanık Furkan Dere ise kısa sürede yakalanarak tutuklandı. Dere hakkında hazırlanan iddianamede ’kasten öldürme’, ’ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri satın alma veya taşıma ya da bulundurma’ ve ’silahla tehdit’ suçlarından dava açıldı. Antalya 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen ilk celsede, olay günü kaydedilen güvenlik kamerası görüntüleri izlendi. Mahkeme heyeti, sanık Furkan Dere’nin tutukluluğunun devamına, ayrıca akıl sağlığının tespiti için rapor hazırlanmasına karar verdi. Tutuksuz yargılanan sanıklar hakkında ise adli kontrol uygulanmasına karar verildi.



Akıl sağlığı raporu tartışıldı


Antalya 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen ikinci duruşmada, sanık Furkan Dere hakkında hazırlanan rapor okundu. Rapora göre sanığın suç işleme bilincinin yerinde olduğu belirtildi. Sanık Dere, "Sadece 3-4 dakika muayene ettiler" diyerek rapora itiraz etti.


Sanık avukatı da raporun bilimsel olmadığını öne sürerek, "Tıbbi muayene yok, müşahede yok. 7-8 dakika bir sürede ifade aldılar, sonuç suç işleme bilinci yerinde deniliyor. Daha önce sunduğumuz şizofreni raporu hiç dikkate alınmadı. Dosyanın Adli Tıp Üst Kurulu’na sevk edilmesi gerektiğini düşünüyoruz" dedi.



Tanık beyanı gerginliğe neden oldu


Sanık tarafının tanığı Murat Kocabaş, maktulün tartışmayı başlatan taraf olduğunu ileri sürerek, "Uğur A., Furkan’a saldırdı, küfretti. Benim elimi çekti, bana da küfretti" dedi. Kocabaş, olay sırasında ortalığı yatıştırmaya çalıştığını söyledi.


Maktulün kuzeni Ahmet A. ise tanığın sözlerine sert tepki göstererek, "Orada bir kavga, küfür yoktu, ispat etsin" dedi. Mahkeme salonunda bir başka gerginlik de maktulün ağabeyi Mehmet A. ile sanıklar arasında yaşandı. Mehmet A.’nın sözleri üzerine taraflar arasında "Biz oraya baskına mı geldik" tartışması çıktı.



"En önemli tanığımız, sanığın gönderdiği dilekçe"


Müşteki avukatı da tanığın ilk ifadesinde saldırıdan bahsetmediğini vurgulayarak, "Tanık tamamen gerçeğe aykırı beyanda bulunmuştur. İlk verdiği ifadede maktulün kendilerine saldırdığından bahsetmedi. Bu durum kamera kayıtlarıyla da sabittir, açıkça yalancı tanıklık yapmıştır" ifadelerini kullandı.


Avukat ayrıca sanığın cezaevinden gönderdiği dilekçeye dikkat çekerek, "En önemli kanıtımız tutuklu olan sanığın cezaevinden gönderdiği dilekçedir. Çok açık olarak orada beyanda bulunmuştur. Bundan kısa bir süre sonra savcılık ve avukatının bulunduğu bir ortamda olayı olduğu gibi anlatmıştır. Gerek maktulün gerek Ahmet’in kendisine küfür etmediğini, husumeti gerektirecek aralarında bir problem olmadığını da dile getirmiştir. Tutuklu sanık, ‘Beni çağırdılar, bunun için mi çağırdınız dedim. Beni dövdüler, yönlendirdiler, yapacaksın dediler’ diyor. Daha sonra ifadeleri incelediğimizde gördüğümüz en önemli husus, haksız tahrik vardı, saldırı vardı gibi ifadeler. O da nereden çürüdü, gelen kamera kayıtlarındaki bilirkişi raporlarıyla çürüdü. Ahmet ve maktul dışarı çıktıktan yaklaşık 5 buçuk, 6 dakika sonra tutuklu sanık dışarı çıkıp vuruyor. Sıcağı sıcağına bir temas yok. Bunun ispatı cezaevinden gönderdiği, daha sonra savcılık huzurunda verdiği ifadeler birebir o görüntülerle aynı. Tutuklu sanığın Ahmet’le ya da maktulle hiçbir husumeti yok. Ne diye gelip vursun, ancak birileri bir şey yaptırırsa vurur. A.D. olay günü sabahında Ahmet’in evinin önüne geliyor, Ahmet’le arabanın içinde konuşuyorlar. Bakıyorlar ki olay çözülmüyor, tekrar Ahmet’i oraya çağırıyorlar. Sıkıntıyı oluşturan Ahmet’in oraya tek geleceğini düşünmelerinden kaynaklandı ve Ahmet oraya tek gelmediği için cinayet olayını gerçekleştiriyorlar. Hatta ’Silaha kurşunu doldur’ diye diğer sanıklar bizzat söylemiştir. Her üç sanığın tasarlayarak adam öldürmeden cezalandırılmasını istiyoruz" dedi.



Sanık savunmaları


Tutuksuz sanık Adem D., olay günü maktulün kuzeni Ahmet A. ile yaptığı görüşmeyi anlatarak, "Telefonla aradım, ‘Ahmet neredesin’ dedim, ’Evdeyim’ dedi. Evinin altına gittim konuştuk. ’20 bin TL param var’ dedim, ’Tazminat olarak düşün’ dedim. Kabul etmedi. ’Bana iki gün müsaade ver, sigorta paranı hesaplattırayım, helalleşelim’ dedim. İki güne tamam dedi. Akşamüstü geldiler, kafaları güzeldi, bir tek ayık Mehmet A. vardı. Beraber dışarı çıktık, ’Şunları al götür, rezil olduk’ dedim. ’Yarın gel konuşalım’ dedim, benim yeğenim koştu geldi, olay oldu. Yeğenim, yüzde 70 görme engelli bir adam, eline nasıl silah vereyim" şeklinde konuştu.


Tutuksuz yargılanan diğer sanık Akseven A. ise, olayda yönlendirme yaptığı iddialarını reddederek, "Ahmet ve Mehmet A. ile konuştuk. Dışarı çıktıklarında tartışma başladı. Ben çıktığımda Furkan’ın yakasından tutmuşlardı. ‘Koskoca adamlarsınız yakışıyor mu?’ dedim. Benim Furkan’a yönlendirme yaptığım doğru değil."


Mahkeme heyeti, sanık Furkan Dere’nin tutukluluğunun devamına, tutuksuz yargılanan Adem D. ve Akseven A. hakkındaki adli kontrol kararının sürmesine hükmetti. Ayrıca müşteki Ahmet A., Mehmet A. ile tutuksuz sanıkların HTS kayıtlarının incelenmesine karar verilerek, dava 23 Ekim tarihine ertelendi.



Antalya’da kıraathanedeki cinayet davasında sanık ikinci kez hakim karşısında

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kahramanmaraş Tarihi kalede depremin izleri siliniyor Kahramanmaraş’ın tarihi ve kültürelinde önemli bir yer tutan Kahramanmaraş Kalesi’nde restorasyon çalışmaları hızla ilerliyor. Şehrin köklü geçmişine ve Millî Mücadele yıllarına tanıklık eden tarihi Kahramanmaraş Kalesi’nde başlatılan restorasyon çalışmaları tüm hızıyla devam ediyor. Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesi ile Kültür ve Turizm Bakanlığı iş birliğiyle yürütülen çalışmalar kapsamında, şehrin en önemli tarihi miraslarından biri olan kale aslına uygun şekilde yeniden ayağa kaldırılıyor. Yüzyıllardır şehrin hafızasında önemli bir yere sahip olan tarihi yapı, gerçekleştirilen kapsamlı restorasyonla birlikte hem kültürel mirasın korunmasına katkı sağlayacak hem de turizm açısından daha güçlü bir cazibe merkezi haline gelecek. Çalışmaların yıl sonuna kadar tamamlanarak kalenin yeniden ziyaretçilere açılması hedefleniyor. Restorasyon çalışmaları çerçevesinde ekipler tarafından kale surları ve taş duvarlarda kapsamlı temizlik, sağlamlaştırma ve derz yenileme işlemleri gerçekleştiriliyor. Zamanla yıpranan bölümlerin özgün mimari yapısını koruyacak şekilde onarıldığı çalışmalarda, hasarlı alanlarda kullanılmak üzere taş ayrıştırma ve tarihi dokuya uygun yeni taş hazırlıkları da titizlikle sürdürülüyor. Uzman ekiplerin gözetiminde yürütülen çalışmalarla kalenin tarihi karakterinin korunması esas alınırken, yapının gelecek nesillere güvenli şekilde aktarılması amaçlanıyor. Restorasyon sürecinde kullanılan teknikler ve malzemeler, kalenin özgün mimarisine zarar vermeyecek şekilde belirleniyor. Sadece tarihi yapının korunmasına yönelik değil, ziyaretçi deneyimini artırmaya yönelik çalışmalar da restorasyon kapsamında eş zamanlı olarak yürütülüyor. Kale içerisinde yeni sosyal alanlar ve ziyaretçi kullanım bölgeleri oluşturulurken, çevre düzenleme çalışmaları da büyük ölçüde devam ediyor. Zeminde yürütülen çalışmalar kapsamında yürüyüş yolları yenileniyor, altyapı imalatları gerçekleştiriliyor ve ziyaretçilerin kaleyi daha konforlu şekilde gezebilmesine imkan sağlayacak düzenlemeler hayata geçiriliyor. Böylece tarihi alan, modern ziyaretçi ihtiyaçlarına cevap verebilen daha düzenli ve erişilebilir bir yapıya kavuşuyor. Projede dikkat çeken en önemli uygulamalardan biri de kaleye kazandırılan yeni ziyaretçi karşılama merkezi oldu. Çelik konstrüksiyon tekniğiyle inşa edilen merkez, ziyaretçilerin tarihi alanla ilk temas kurduğu, yönlendirildiği ve bilgilendirildiği çok işlevli bir alan olarak tasarlanıyor. Modern mimari anlayışla şekillendirilen merkezde dijital tanıtım ekranları, rehberlik hizmetleri ve bilgilendirme bölümleri yer alacak. Böylece ziyaretçilere kalenin tarihi geçmişi, mimari özellikleri ve Millî Mücadele dönemindeki stratejik rolü daha etkileyici ve anlaşılır şekilde aktarılacak. Yeni merkez sayesinde yerli ve yabancı turistlerin tarihi alanı daha bilinçli şekilde gezmesi hedeflenirken, Kahramanmaraş’ın kültürel mirasının tanıtımına da önemli katkı sağlanması amaçlanıyor. Restorasyon çalışmalarının tamamlanmasıyla birlikte tarihi Kahramanmaraş Kalesi; daha güvenli, düzenli ve etkileyici bir ziyaret alanına dönüşecek. Güçlendirilen yapısı, yenilenen yürüyüş güzergahları ve ziyaretçi odaklı düzenlemeleriyle kalenin, turistlerin şehirde daha uzun süre vakit geçirmesine katkı sağlaması hedefleniyor. Tarihi mirasın korunması ve turizm potansiyelinin artırılması açısından büyük önem taşıyan proje, aynı zamanda şehrin kültürel kimliğinin güçlendirilmesine de katkı sunacak. Büyükşehir Belediye Başkanı Fırat Görgel, "Kadim şehrimizin en önemli simgelerinden biri olan tarihi Kalemizde yürüttüğümüz restorasyon çalışmalarını büyük bir titizlikle sürdürüyoruz. Bu yapı, sadece taşlardan oluşan bir kale değil; şehrimizin tarihine, kültürüne ve Millî Mücadele ruhuna tanıklık etmiş çok kıymetli bir miras. Kültür ve Turizm Bakanlığımızla iş birliği içerisinde kalemizi özgün dokusuna uygun şekilde yeniden ayağa kaldırıyoruz. Restorasyon tamamlandığında Kahramanmaraş Kalesi hem vatandaşlarımız hem de yerli ve yabancı ziyaretçiler için çok daha güvenli, düzenli ve nitelikli bir yaşam ve ziyaret alanı olacak. Yeni ziyaretçi karşılama merkezi, yürüyüş yolları, çevre düzenlemeleri ve sosyal alanlarla birlikte kalemiz, şehrimizin turizm vizyonuna önemli katkılar sağlayacak. Tarihimizi koruyarak geleceğe taşımaya devam edeceğiz" dedi.
Düzce Minik elleriyle fideleri toprakla buluşturdular Düzce İl Tarım ve Orman Müdürlüğü koordinasyonunda, Düzce Belediyesi Tarım Akademisi’nin katkılarıyla ata tohumlarından yetiştirilen fideler, Cumhuriyet İlkokulu öğrencileriyle buluşturuldu. Çocuklarda doğa sevgisi, üretim bilinci ve tarımsal farkındalığın artırılması amacıyla düzenlenen programda fide dağıtımı ve fide dikimi etkinliği gerçekleştirildi. Cumhuriyet İlkokulu bahçesinde düzenlenen programa; Tarım ve Orman Müdürü Esra Uzun, Milli Eğitim Müdürü Gülşen Özer, Okul idarecileri, öğretmenler ve öğrenciler katıldı. Etkinlik kapsamında, Düzce Belediyesi Tarım Akademisi ve üretici Şenol Özmen’in katkılarıyla ata tohumlarından yetiştirilen toplam bin 200 adet domates, salatalık ve patlıcan fidesi, Cumhuriyet İlkokulunda öğrenim gören 550 öğrenciye dağıtıldı. Öğrenciler, kendilerine verilen fideleri öğretmenleri ve teknik personel eşliğinde toprakla buluşturdu. İl Müdürü Esra Uzun, çocukları toprakla, üretimle ve doğayla buluşturmanın son derece anlamlı olduğunu belirterek, ata tohumlarının geçmişten geleceğe taşınan kültürel bir miras ve biyolojik çeşitliliğin önemli bir parçası olduğunu ifade etti. Uzun, çocukların ata tohumlarından yetiştirilen fidelerle buluşmasının, üretim kültürünün gelecek nesillere aktarılması açısından büyük önem taşıdığını vurguladı. Uzun konuşmasında, öğrencilerin yalnızca bir fide dikmediğini; aynı zamanda emeği, üretimi, sabrı ve doğaya sahip çıkmayı öğrendiklerini belirterek, küçük yaşta kazanılan doğa sevgisi ve üretim bilincinin gelecekte daha güçlü bir tarım ve daha bilinçli bir toplumun oluşmasına katkı sağlayacağını ifade etti. İl Müdürü Gülşen Özer ise çocukların erken yaşlardan itibaren doğayla temas kurmasının, emek ve sorumluluk bilinci kazanmasının eğitim sürecinin önemli bir parçası olduğunu ifade ederek, programın düzenlenmesinde emeği geçenlere teşekkür etti. Etkinlikte öğrenciler, ata tohumlarından yetiştirilen fideleri toprakla buluşturarak hem uygulamalı tarım deneyimi yaşadı hem de üretimin ilk adımlarını öğrenme fırsatı buldu. Program, öğrencilerin fide dikimiyle devam ederken, çocukların doğayla iç içe büyümelerine, üretimin değerini kavramalarına ve çevreye duyarlı bireyler olarak yetişmelerine katkı sunması yönüyle anlamlı bir farkındalık etkinliği olarak gerçekleştirildi.