EKONOMİ - 19 Ocak 2026 Pazartesi 15:43

Başkan Güngör: "Önceliğimiz Manavgat ekonomisini çeşitlendirmek"

A
A
A
Başkan Güngör: "Önceliğimiz Manavgat ekonomisini çeşitlendirmek"

Manavgat Ticaret ve Sanayi Odası (MATSO) Başkanı Seydi Tahsin Güngör, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü dolayısıyla Manavgat’ta görev yapan basın mensuplarıyla Oda hizmet binasında bir araya geldi. Toplantıya MATSO Meclis Başkanı Sedat Öz, Başkan Yardımcıları Ali Özen ve Anıl Bahar da katıldı.


Samimi ve sıcak bir atmosferde gerçekleşen buluşmada, Manavgat’ın ekonomik, sosyal ve kültürel gelişimi masaya yatırıldı. Başkan Güngör, gazetecilerle karşılıklı fikir alışverişinde bulunarak, kentin mevcut sorunları ve çözüm önerileri üzerine kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. MATSO’nun yürüttüğü çalışmalar, üyelerden gelen talepler doğrultusunda yapılan girişimler ve kentin vizyonunu güçlendirecek projeler de toplantının ana başlıklarını oluşturdu. Basın mensuplarının kamuoyunu aydınlatma noktasında önemli bir görev üstlendiğini belirten Başkan Güngör, "Kamuoyunu tarafsız ve doğru bir şekilde bilgilendirmek için büyük bir özveriyle çalışan gazetecilerimizin 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nü kutluyor, mesleklerinde başarılarının devamını diliyorum" dedi. Manavgat’ın kalkınmasının tüm paydaşların ortak sorumluluğu olduğunu vurgulayan Güngör, MATSO olarak bu anlayışla çalışmaya devam ettiklerini ifade etti.



Manavgat ekonomisini çeşitlendirme hedefi


Başkan Güngör, Manavgat’ın ekonomik yapısını güçlendirmek ve çeşitlendirmek için önemli projeler yürüttüklerini söyledi. Güngör, "Manavgat OSB’nin faaliyete geçirilmesi, yeni hizmet binamızın tamamlanması ve ilçemizin ihracat potansiyelinin artırılması öncelikli hedeflerimiz arasında yer alıyor. Ayrıca turizmin çeşitlendirilmesi ve 12 aya yayılması, yerel üretimin desteklenmesi ve girişimcilik ekosisteminin güçlendirilmesine odaklanıyoruz" diye konuştu.



Üye sorunları Ankara’ya taşınıyor


Göreve geldikleri günden bu yana üyelerle sürekli iletişim halinde olduklarını belirten Başkan Güngör, üyelerden gelen talepleri Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) başta olmak üzere ilgili kurumlara resmi yazılarla ilettiklerini kaydetti. Manavgat’ın sosyo-ekonomik sorunlarına ilişkin hazırlanan dosyaların da siyasilerle paylaşıldığını ifade eden Güngör, TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu’na desteklerinden dolayı teşekkür etti.



"Manavgat OSB’nin 2026 yılı içerisinde altyapı inşatına başlamak için çaba gösteriyoruz"


Toplantıda, Manavgat’ın üretim gücünü artıracak en önemli yatırımlardan biri olan Manavgat Organize Sanayi Bölgesi’nde gelinen son aşama da paylaşıldı. Başkan Güngör, 360 dönümlük alanda kurulacak OSB’de, büyüklükleri 3 bin ile 10 bin metrekare arasında değişen 59 sanayi parselinin yer alacağını belirtti. Butik ve nitelikli bir OSB hedeflediklerini ifade eden Güngör, "OSB’nin faaliyete geçmesiyle birlikte ilçemizde üretim, istihdam ve katma değer sağlayacak önemli yatırımların önü açılacaktır. Hedefimiz, 2026 yılı içerisinde OSB’nin altyapı inşaatına başlamak. OSB’yi bir an önce hizmete girmesini sağlayarak kent ekonomisine güçlü bir ivme kazandırmak istiyoruz" dedi. OSB’nin tamamlanmasıyla birlikte binin üzerinde kişiye istihdam sağlanacağını kaydeden Güngör, konaklama tesislerinin ihtiyaç duyduğu birçok ürünün artık Manavgat’ta üretileceğini söyledi. Projenin ulaşım bağlantılarının ise Karayolları Bölge Müdürlüğü tarafından yapılacağı ifade edildi. Başkan Güngör, Manavgat OSB’nin yalnızca sanayi alanında değil, bölgesel kalkınma ve sürdürülebilir ekonomik büyüme açısından da kritik bir rol üstleneceğini dile getirdi.


Geçmişten günümüze OSB’nin hayata geçirilmesinde emeği bulunan herkese teşekkür eden Başkan Seydi Tahsin Güngör, "Başta Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere; Sanayi ve Teknoloji Bakanımız Mehmet Fatih Kacır’a, Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcımız Oruç Baba İnan’a ve AK Parti Antalya Milletvekilimiz Dr. Tuba Vural Çokal’a şükranlarımı sunuyorum" ifadelerini kullandı.



MATSO’ya en az 50 yıl hizmet edecek yeni hizmet binası


Başkan Güngör, Manavgat’a kazandırılacak yeni hizmet binası projesi hakkında da bilgi verdi. Mevcut hizmet binasının 28 yıldır kullanıldığını ve artık yetersiz kaldığını belirten Güngör, Sorgun bölgesinde 5 bin 829 metrekarelik alana inşa edilecek yeni hizmet kompleksinin TOBB’un desteğiyle hayata geçirileceğini söyledi. Yeni binanın kongre ve fuar alanlarıyla birlikte modern sosyal donatıları içereceğini belirten Başkan Güngör, "Yeni hizmet binamız; eğitim, toplantı, proje geliştirme ve üye hizmetlerine özel olarak planlanmış alanlarıyla Odamızın kurumsal kapasitesini önemli ölçüde artıracaktır. Manavgat’ın hızla gelişen ekonomik yapısına uygun, modern ve geleceğe dönük bir yapı inşa etmeyi hedefliyoruz" dedi. Modern hizmet kompleksinin, Manavgat’ın ticari hayatına değer katacak bir merkez olacağını vurgulayan Güngör, projenin 2027 yılı içerisinde tamamlanmasının planlandığını ifade etti. Toplantının sonunda Başkan Güngör, gazetecilerin sorularını yanıtlayarak MATSO’nun şeffaf ve katılımcı anlayışla çalışmalarını sürdürdüğünü vurguladı.



Başkan Güngör: "Önceliğimiz Manavgat ekonomisini çeşitlendirmek"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara HAK-İŞ Genel Başkanı Arslan: "Bayramın tüm mazlum coğrafyalarda barışa ve huzura vesile olmasını diliyoruz" HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan, bayramların barışın, kardeşliğin ve dayanışmanın en güçlü şekilde hissedildiği müstesna günler olduğunu belirterek, "Ramazan Bayramı’nın ülkemize, çalışanlarımıza, İslam âlemine ve tüm insanlığa barış, huzur ve refah getirmesini diliyoruz. Bayramın zulüm altında yaşayan tüm mazlumların acılarının sona ermesine vesile olmasını temenni ediyoruz" dedi. HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan, Ramazan Bayramı dolayısıyla yaptığı yazılı açıklamada, "Başı rahmet, ortası mağfiret, sonu ebedi azaptan kurtuluş olarak kabul edilen mübarek Ramazan ayını geride bırakırken bir Ramazan Bayramı’na daha ulaşmanın huzurunu ve mutluluğunu yaşıyoruz. Ramazan ayı boyunca yardımlaşma, dayanışma, paylaşma ve kardeşlik duygularını en güçlü şekilde yaşadık. Bayramlar ise bu güzel duyguların pekiştiği, birlik ve beraberliğin güçlendiği müstesna zamanlardır. Ancak dünyanın birçok yerinde yaşayan Müslüman kardeşlerimiz bayramı gerçek anlamıyla yaşayabilmenin sevincinden mahrum bırakılmaktadır. Emperyalist ABD ve katil siyonist İsrail, Ramazan ayında İslam coğrafyasına ve Müslümanlara karşı alçak saldırılar başlatmıştır. İslam coğrafyasına yönelik saldırıları, yalnızca haydut ve katil politikalarının bir tezahürü değil, aynı zamanda insanlık, vicdan ve adalet adına savunduklarını iddia ettikleri tüm değerlerin de açık bir inkârıdır. Mazlum kanının asla durmadığı Filistin başta olmak üzere İran ve Lübnan’da devam eden savaşlar ve saldırılar, bayram sevincimizi gölgelemektedir. Masum sivillerin, kadınların ve çocukların hayatını kaybettiği, insanların kendi topraklarında büyük acılar yaşadığı bir dünyada bayramın gerçek anlamıyla idrak edilmesi mümkün değildir. Savaşların ve çatışmaların en ağır bedelini her zaman masum siviller ödemektedir. Kadınların, çocukların ve savunmasız insanların hayatını kaybettiği her çatışma, insanlığın ortak vicdanında derin yaralar açmaktadır. Bu nedenle dünyanın neresinde olursa olsun sivilleri hedef alan saldırılar asla kabul edilemez. İnsanlığın ortak sorumluluğu, savaşların sona erdirilmesi ve kalıcı barışın tesis edilmesi için güçlü bir irade ortaya koymaktır" dedi. "Bayramın başta İslam coğrafyası olmak üzere bütün mağdur ve mazlum coğrafyalarda barışın ve huzurun yeniden tesis edilmesine vesile olmasını diliyoruz" diyen Arslan, şu ifadeleri kullandı: "İnsanlığın ortak vicdanını yaralayan zulümlerin son bulduğu, Müslümanların ve tüm mazlum halkların bayramı gerçek anlamıyla bayram olarak yaşayabildiği bir dünyanın en büyük temennimiz olduğunu bir kez daha ifade ediyoruz. Bayramlar aynı zamanda paylaşmanın, yardımlaşmanın ve dayanışmanın en güçlü şekilde yaşandığı günlerdir. Bu mübarek günlerde yetimleri, yoksulları, ihtiyaç sahiplerini ve dünyanın dört bir yanında zor şartlar altında yaşam mücadelesi veren kardeşlerimizi unutmamalıyız. Mazlumların acıları sona ermeden, zulüm ortadan kalkmadan bayramların gerçek anlamıyla bayram olamayacağını bir kez daha hatırlıyoruz. HAK-İŞ Konfederasyonu olarak üyelerimizin, çalışanların, emek hareketinin ve İslam âleminin Ramazan Bayramı’nı en içten duygularımızla kutluyor, sağlık, barış, huzur ve kardeşlik içerisinde nice bayramlara hep birlikte ulaşmayı temenni ediyoruz."
Muğla Muğla’da "Bayram sensiz olmaz" mesaisi Muğla İl Emniyet Müdürlüğü, Ramazan Bayramı tatili öncesinde trafik güvenliğini en üst seviyeye çıkarmak amacıyla hem şehir içi hem de şehirler arası yollarda denetimlerini sıkılaştırdı. 416 personel ve 93 ekiple sahada olan emniyet güçleri, "sıfır can kaybı" hedefiyle görev yapıyor. Turizm merkezi Muğla’da, Ramazan Bayramı nedeniyle artan trafik hareketliliği üzerine İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri seferber oldu. Trafik Tescil ve Denetleme Şube Müdürlüğü ekipleri şehir merkezlerinde, Bölge Trafik ekipleri ise şehirler arası güzergahlarda eş zamanlı uygulamalar başlattı. Sürücülere kuralları hatırlatan ekipler, aynı zamanda vatandaşların bayramını tebrik etti. Denetim noktasında açıklamalarda bulunan Bölge Trafik Amiri Adil Haçan, önceliğin güvenli seyahat olduğunu vurgulayarak şunları söyledi: "Kazaların en aza indirilmesi ve can kayıplarının sıfıra yakın hale getirilmesi adına; 416 personel ve 93 motorize ekibimizle il genelinde denetimlerimize devam ediyoruz. Karadaki ekiplerimizi helikopter, dron ve motorize unsurlarımızla destekliyoruz. Vatandaşlarımızın huzurlu bir bayram geçirmesi için tüm imkanlarımızı sahaya yansıtmış durumdayız" Kritik uyarı: "Takip mesafesi hızın yarısı kadar olmalı" Amir Adil Haçan, sürücülerin özellikle dikkat etmesi gereken teknik detaylara değinerek; otobüs yolcularının emniyet kemeri takmasının hayati önem taşıdığını, uzun süre araç kullananların dinlenme saatlerini aksatmaması gerektiğini ve kavşak girişlerinde ışık ihlallerine karşı dikkatli olunması gerektiğini belirtti. Haçan, "100 km hızla giden bir araç, önündekiyle en az 50 metre mesafe bırakmalı" diyerek takip mesafesi uyarısında bulundu. Şehir içinde "Bayram sensiz olmaz" mottosu Şehir içindeki denetimlerden sorumlu Trafik Tescil ve Denetleme Şubesi Komiseri Alperen Aykırı ise İçişleri Bakanlığı ve Trafik Başkanlığı koordinesinde yürütülen çalışmalara dikkat çekti. Aykırı, şu bilgilendirmeyi yaptı:" ’Bayram Sensiz Olmaz’ mottosunu vurgulamak amacıyla yoğun kavşaklara bilgilendirici afişler astık. Sabit uygulamaların yanı sıra dron, helikopter, KGYS kameraları ve Plaka Tanıma Sistemleri (PTS) ile kural ihlallerini anlık takip ediyoruz" Komiser Aykırı, bayram süresince yoğun kullanılacak otobüslerde sivil trafik personellerinin yolcu olarak görevlendirildiğini açıkladı. Bu personeller, yolcuların emniyet kemeri kullanımı konusunda duyarlılığı artırırken, sürücülerin hız limiti, seyir halinde cep telefonu kullanımı ve kırmızı ışık ihlallerini denetliyor. Muğla emniyeti, tüm birimleriyle bayram süresince 24 saat esasına göre görev başında kalarak vatandaşların sağ salim sevdiklerine ulaşmasını hedefliyor.
Bursa Bursa’da Ramazan’ın bereketi paylaştıkça çoğaldı Bursa Büyükşehir Belediyesi, düzenlediği etkinlikler ve verdiği iftarlarla Ramazan’ın paylaşma ve birliktelik ruhunu, manevi atmosferini Bursalılara doyasıya yaşattı. On bir ayın sultanı Ramazan’da dayanışma ve paylaşma kültürünü güçlendiren Bursa Büyükşehir Belediyesi, 17 ilçede gerçekleştirdiği organizasyonlarla bereket sofralarını büyüttü. Büyükşehir Belediyesi birimleri ve iştirakleri tarafından yürütülen çalışmalarla, Ramazan’ın bereketi ve sevinci tüm ilçelerde yaşandı. Ramazan ayı boyunca Fomara Katlı Otoparkı, Emirsultan Meydanı ve İnegöl İshakpaşa BURULAŞ Otoparkı ve Değirmenönü Mahallesi’ndeki sabit iftar noktalarında 145 bin vatandaşa hizmet verildi. Yüz binlerce iftariyelik ve tatlı ikramı 17 ilçedeki 28 farklı noktada düzenlenen iftarlarda ise yaklaşık 85 bin Bursalı aynı sofrada buluştu. İftara yetişemeyenleri de unutmayan Büyükşehir Belediyesi, 14 farklı noktada bir ay boyunca 125.000 kişiye iftariyelik paket ve 140 bin adet çorba ikram etti. Ayrıca 1060 mahallenin tamamında teravih namazı sonrası tatlı ikramında bulunan Büyükşehir Belediyesi, 10 bin adet seccade setini de vatandaşlara ulaştırdı. Ramazan Sosyal Desteği kapsamında ise 41 bin 679 vatandaşa kişi başı 2 bin TL olmak üzere nakdi yardımda bulunuldu. Bursa sınırlarını aşan destek Ramazan ayı boyunca ilçe belediyeleriyle de işbirliğini sürdüren Büyükşehir Belediyesi, Mustafakemalpaşa Belediyesi’nin iftar hizmetlerine toplam 12 bin adet ekmek desteği sağladı. Balıkesir’in Sındırgı ilçesinde yaşayan depremzedelere de toplam 30 bin adet ekmek ulaştıran Büyükşehir Belediyesi, Hatay’ın Antakya ilçesi Narlıca Mahallesi’ndeki ihtiyaç sahiplerine de 850 adet erzak kolisi teslim etti. Yapılan çalışmalarla Ramazan ayı boyunca 900 bin’den fazla insana dokunan Bursa Büyükşehir Belediyesi, Türkiye’ye örnek bir sosyal belediyecilik anlayışı sergiledi.
Ankara MHP Genel Başkanı Bahçeli: "Evanjelist/Kabala yobazları bilhassa İslam coğrafyasını sudan bahanelerle kanlı operasyonların kıskacına almışlardır" Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Küresel adalet, küresel vicdan, uluslararası insancıl hukukunun değerler mirası sükût etmiş, teolojik hezeyanlarla kıyamet senaryosuna bel bağlayan Evanjelist/Kabala yobazları bilhassa İslam coğrafyasını sudan bahanelerle kanlı operasyonların kıskacına almışlardır" dedi. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Ramazan Bayramı dolayısıyla yayımladığı mesajda dünya genelinde artan çatışma ve istikrarsızlıklara işaret ederek, barış çağrısında bulundu. Küresel ölçekte yaşanan gelişmelerin insanlığın temel haklarında ciddi tahribat oluşturduğunu belirten Bahçeli, "Dünya genelinde hâkim olan huzursuzluk, umutsuzluk ve istikrarsızlık sarmalı doğrudan doğruya insanlığın temel ve evrensel haklarında devasa yarıklar oluşturmaktadır. Silahların koyu gölgesi, savaş ve çatışmaların ağır gövdesi mazlum coğrafyaların, buralarda hayat süren biçarelerin üstüne düşmüş vaziyettedir. Derin bir anlam ve ahlak bunalımının pençesinde biteviye kıvranan ve olağanüstü bir kırılganlığın dibine yuvarlanan bugünkü dünya tablosu neresinden bakarsak bakalım insani ve vicdani iflasın da göbeğindedir. 28 Şubat tarihinden bu yana İran İslam Cumhuriyeti’nin tepesinden yeni nesil füzeler ve tahribat gücü çok yüksek bombalar yağdırılmaktadır. Henüz Gazze soykırımının yaraları sarılmadan, bu surette kesif bir hesaplaşma sayfası açılmadan, Türkiye’nin yanı başında, sınırlarımızın diğer yakasında savaş ve insanlık suçunun en vahim örnekleri günbegün yaşanmakta ve yaşatılmaktadır. Geride bıraktığımız mübarek Ramazan-ı Şerif’in her gününde İslam alemi siyonist-emperyalist tasallutun zora ve zorbalığa dayalı ağır sonuçlarına maruz kaldığı alenen meydandadır. Körfez ülkelerini içine alacak yaygın ve yoğun bir savaşın düzenekleri maalesef hızla inşa edilmektedir. İlk kıblemiz Mescid-i Aksa’nın terör devleti İsrail’in tek yanlı dayatmasıyla ibadete kapatılması ise Müslüman vicdanlarda infial uyandırmış, bu kapsamda inanç hakları ve dini hürriyetler her cepheden saldırıya uğramıştır. Küresel adalet, küresel vicdan, uluslararası insancıl hukukunun değerler mirası sükût etmiş, teolojik hezeyanlarla kıyamet senaryosuna bel bağlayan Evanjelist/Kabala yobazları bilhassa İslam coğrafyasını sudan bahanelerle kanlı operasyonların kıskacına almışlardır. Komşu ülkelerdeki gelişmeler giderek çok daha kötüleşmektedir. İran İslam Cumhuriyeti’nin dini liderlerine, üst düzey siyaset ve devlet görevlilerine yönelik ardı arkası kesilmeyen nokta suikastlar, sivil ve masum halkı sistematik şekilde katleden saldırganlıklar, artık şiddet ve vahşetin serbest dolaşıma sokulduğunun, savaş hukukunun ise devre dışı bırakıldığının bariz göstergesidir. Barışın diliyle münasebet ve mutabakat ağını genişletmek varken savaşın ve silahın divanesi olmak, üstelik bunu yaparken kat’i yalanlarla, kasti yanlışlarla ve kaskatı kesilmiş önyargılarla yıkıma meşruiyet kılıfı aramak en hafif tabirle utanmazlıktır. Jeopolitik depremlerin, çıta yükselten askeri ve siyasi gerilimlerin belirli bir coğrafyayla sınırlı kalmayıp eş zamanlı olarak bölgeselleşip küreselleşmesi çok büyük bir felaket ihtimali olarak gündemdedir" ifadelerini kullandı. Uluslararası sistemin yetersiz kaldığını ifade eden Bahçeli, barışın tesis edilmesi gerektiğini vurgulayarak, şöyle devam etti: "İsrail’in başını çektiği bu muhtemel felaketin dünyanın muhtelif bölgelerine sıçramadan durdurulması, ateşkes ve barış adımlarının kademeli şekilde atılması herkesin ortak çıkar ve yararınadır. Ancak zaman gittikçe daralmakta, ateş hattı fiilen genişlemektedir. Ramazan ayının sonunda karşıladığımız bayram günlerinin başta İslam ülkeleri ve tüm insanlığın barışmasına, kucaklaşmasına, en azından sorunların diplomasi ve diyalog yoluyla çözmek için bir vesile olması hassaten dileğimdir. Türkiye yediden yetmişe, gencinden yaşlısına, küçüğünden büyüğüne, dahası doğudan batıya, kuzeyden güneye gönülden bayramlaşmakta, tarihi barış ve kardeşlik duygularıyla kenetlenmektedir. Nitekim ‘Terörsüz Türkiye’ hedefi Türk milletinin yeni yüzyıldaki bayramı ve kışı olmayan barış mevsimidir. Bölgesel ve küresel dengeler altüst olurken, çatışmaların kara bulutlarından dolayı göz gözü görmezken Türkiye’nin doğru zamanda, doğru adımlarla, doğru siyaset ve stratejiyle iç cephesini muhkem hale getirmesi tarihi bir hamlenin bayram kıvamındaki barışçıl lezzetidir." Bahçeli, mesajının sonunda "Temennim savaş ve çatışmaların bir an evvel son bulmasıdır" diyerek, Ramazan Bayramı’nın başta İslam dünyası olmak üzere tüm insanlık için barış ve kardeşliğe vesile olmasını diledi.