SPOR - 03 Mayıs 2026 Pazar 11:53

Büyükşehir Belediyesi, X-WATERS Antalya’ya ikinci kez ev sahipliği yaptı

A
A
A
Büyükşehir Belediyesi, X-WATERS Antalya’ya ikinci kez ev sahipliği yaptı

Antalya Büyükşehir Belediyesi Dünya’nın en prestijli açık su yüzme serilerinden birisi olan Uluslararası Açık Deniz Yüzme Yarışı X-WATERS’a ikinci kez ev sahipliği yaptı. "Akdeniz rüyasında yüzün" mottosuyla Konyaaltı Beach Park’ta düzenlenen yüzme yarışında 27 ülkeden 750 sporcu mücadele etti.


Büyükşehir Belediyesi Gençlik ve Spor Hizmetleri Dairesi Başkanlığı Dünya çapında spor organizasyonlarına ev sahipliği yapmaya devam ediyor. Antalya’yı spor turizminde de önemli bir merkez haline getirmeyi hedefleyen Büyükşehir Belediyei bu kapsamda Dünya’nın en prestijli açık su yüzme serilerinden X-WATERS’a ikinci kez ev sahipliği yaptı. Türkiye Yüzme Federasyonu takviminde yer alan, Antalya Valiliği koordinasyonunda, Antalya Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde düzenlenen organizasyona, farklı ülkelerden profesyonel yüzücülerin yanı sıra, açık deniz yüzme tutkunları da katıldı.



Heyecanlı anlar yaşandı


Yarışın ilk startını Antalya Vali Yardımcısı Tahsin Aksu ve Antalya Büyükşehir Belediyesi Gençlik ve Spor Hizmetleri Dairesi Başkanı İbrahim İlhami Koç birlikte verdi. Ekdağ 1 No’lu plajda toplanan vatandaşlar sporcuların denizle buluşmasıyla birlikte heyecan dolu anlar yaşadı. Kadın ve erkek sporcuların ayrı kategorilerde yarıştığı yarışma, dayanıklılık ve kondisyonun sınandığı zorlu etaplardan oluştu. Sporcular 2 bin 500 metrelik iki turdan oluşan 5 kilometre uzun mesafe parkurunun yanı sıra 1 mil, 500 metre, 2x1 kilometre bayrak yarışı yaptı. Yarışmada ayrıca 200 ve 50 metre parkurlarında çocuklar mücadele etti. Antalya’nın doğal güzelliklerine kulaç atan sporcular renkli şamandıralar eşliğinde unutulmaz bir görsel şölen sundu. Yarışmaları yakından takip eden Antalyalılar da cep telefonlarıyla bu unutulmaz anları ölümsüzleştirdi.



Merve Kocagöz: "Spor turizmini güçlendireceğiz"


Büyükşehir Belediyesi Spor Hizmetleri Şube Müdürü Merve Kocagöz, "Spor dünyasının önemli duraklarından birisi olan Uluslararası Açık Deniz Yüzme Yarışı X-WATERS’a Antalya Büyükşehir Belediyesi olarak ikinci kez ev sahipliği yapıyoruz. Organizasyon kapsamında 27 ülkeden 750 sporcuyu şehrimizde ağırlamaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Bu saygın organizasyonların şehrimize gelmesi Antalya’nın spor turizmi merkezi olması vizyonunu da güçlendirmektedir. Organizasyonda emeği geçen herkese çok teşekkür ediyoruz. Katılım sağlayan sporcularımıza spor hayatlarında başarılar diliyoruz" dedi.



Onur Şentürk: "Marka değeri önemli bir etkinlik"


Antalya’nın marka değerini yükseltecek organizasyonlara ev sahipliği yapmasının önemini belirten yarışmanın organizatörü X-WATERS Antalya Direktörü Onur Şentürk, "Antalya turizmine ve Antalya spor turizmine bu yarışı kazandırdığımız için çok mutluyuz. Kamu kurum ve kuruluşlarımızın destekleriyle birlikte yerel yönetimlerimizin destekleri bu organizasyonda çok önemli. Bizlere ev sahipliği yapan Antalya Büyükşehir Belediyemize ve sponsorlarımıza çok teşekkür ediyorum" diye konuştu.



Madalya töreni düvenlendi


5 kilometrelik etapta erkekler kategorisinin birincisi Aleksandr Lobanov, ikinci Egor Tropeano, üçüncü Vladimir Gusev olurken kadınlarda ise birinci Ekaterina Sokolova, ikinci Daria Zinina üçüncü ise Tatiana Maltceva oldu. Derece alan yarışmacıların madalya ve hediyelerini Antalya Büyükşehir Belediyesi Gençlik ve Spor Hizmetleri Dairesi Başkanı İbrahim İlhami Koç ve Büyükşehir Belediyesi Spor Hizmetleri Şube Müdürü Merve Kocagöz takdim etti.



Büyükşehir Belediyesi, X-WATERS Antalya’ya ikinci kez ev sahipliği yaptı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Kuveyt Dışişleri Bakanı Al-Sabah Türkiye’ye geliyor Kuveyt Dışişleri Bakanı Şeyh Jarrah Jaber Al-Ahmad Al-Sabah, Ankara’ya bir ziyaret gerçekleştirecek. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Kuveytli mevkidaşı ile yapacağı görüşmelerde, iki ülke arasındaki ilişkilerin daha ileri düzeye taşınmasını teminen mevcut iş birliği mekanizmalarının güçlendirilmesine yönelik adımlar ele alınacak. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Kuveyt Dışişleri Bakanı Şeyh Jarrah Jaber Al-Ahmad Al-Sabah ile 4 Mayıs’ta Ankara’da bir araya gelecek. Dışişleri Bakanlığı kaynaklarına göre görüşmelerde, Türkiye-Kuveyt ilişkilerinin geliştirilmesi, savunma ve bağlantısallık alanlarında iş birliği, Gazze başta olmak üzere bölgesel gelişmeler ve ABD-İran hattındaki süreç ele alınacak. Görüşmelerde ayrıca, bölgedeki güncel gelişmeler çerçevesinde askeri, savunma ve bağlantısallık alanlarındaki iş birliğinin önemi vurgulanacak, artan bölgesel ve küresel sınamalar karşısında birlikte hareket edilmesinin gerekliliğine dikkat çekilecek. Bakan Fidan’ın temaslarında, ABD ile İran arasındaki müzakerelerin olumlu sonuçlanmasının önemine işaret etmesi, Türkiye’nin taraflarla temas halinde olarak sürece yapıcı katkı sunmayı sürdürdüğünü ifade etmesi bekleniyor. Bakan Fidan’ın ayrıca, Körfez’de İran’ın saldırılarından en fazla etkilenen ülkelerden biri olan Kuveyt’in sağduyulu tutumunun çatışmaların yayılmasını engellediğini vurgulaması ve Hürmüz Boğazı’nda seyrüsefer serbestisinin kalıcı şekilde yeniden tesis edilmesinin önemine dikkat çekmesi öngörülüyor. Fidan ve Al-Sabah görüşmelerde, İsrail’in bölgedeki çatışmaları yaymaya yönelik politikaları, Gazze’de ateşkes ihlalleri ve Batı Şeria’daki gelişmelerin de ele alınması beklenirken, iki devletli çözüm perspektifinin korunmasının gerekliliği vurgulanacak. Gazze’de ateşkes sürecinin ikinci aşamasına geçilmesi ve insani şartların iyileştirilmesi konularının da gündeme gelmesi, bu kapsamda iki ülkenin kurucu üyeleri arasında bulunduğu Barış Kurulu’nun çalışmalarının istişare edilmesi bekleniyor. Kaynaklar, uluslararası toplumun İsrail’in Lübnan’daki faaliyetlerinin bölgesel istikrarsızlığı artırmasına izin vermemesi gerektiğinin de görüşmelerde dile getirileceğini aktardı. İkili ilişkilerde hedef 5 milyar dolar Türkiye ile Kuveyt’in bölgesel ve uluslararası konularda yakın eş güdümünü sürdürdüğünü belirten kaynaklar, iki ülke arasındaki ticaret hacminin 2025 sonu itibarıyla 1 milyar doların üzerinde olduğunu bildirdi. Kaynaklar, ticaret hacminin 5 milyar dolara çıkarılmasının hedeflendiğini, Türkiye-Körfez İşbirliği Serbest Ticaret Anlaşması’nın sonuçlandırılmasıyla birlikte ikili ticaret ve yatırımlarda artış beklendiğini kaydetti.
Bursa AK Parti Teşkilat Başkanı Büyükgümüş: "Siyaseti koltuk kapma oyunu olarak görmedik" Bursa’da düzenlenen AK Parti Doğu Marmara Bölge Strateji Toplantısı’nda konuşan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Teşkilat Başkanı Ahmet Büyükgümüş, "Siyaseti bir koltuk kapma oyunu olarak görenlerden hiçbir zaman olmadık. CHP’nin de kendi içlerindeki düştükleri o koltuk mücadelesi bizi hiç ilgilendirmiyor. Ama bizim buradaki sınırımız ve onların bilmesi gereken hadleri, bu olayları bahane ederek milletimizin huzurunu kaçırmak, toplumu bölmek, insanların arasına nifak sokmak onların haddi değil. Bu tutum karşısında AK Parti teşkilatları olarak da kararlılıkla ve milletimize hizmet etmenin verdiği sorumlulukla inşallah duruşumuzu sergilemeye devam edeceğiz. Cumhuriyet Halk Partisi bizim düşmanımız değil, rakibimizdir" dedi. AK Parti Teşkilat Başkanlığı Doğu Marmara Bölge Strateji Toplantısı, Uludağ Swissotel’de düzenlendi. Toplatıya AK Parti Genel Başkan Yardımcısı, Teşkilat Başkanı ve Yalova Milletvekili Ahmet Büyükgümüş’ün yanı sıra AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan, İstanbul, Düzce, Yalova, Bilecik, Sakarya ve Kocaeli il başkanları ve teşkilat mensupları katıldı. Toplantının açılış konuşmasını yapan Büyükgümüş, "Dünyanın içinden geçtiği bu dönemde yeni bir eşiğin arifesinde olduğumuz şu günlerde insanlık namına, adalet namına, hak namına en önemli sözü olan milletlerden biriyiz. Cumhurbaşkanımızın temsil ettiği sadece bir siyasi irade değil, aziz milletimizin geçmişiyle, geleneğiyle, medeniyet birikimiyle tüm dünya mazlumlarına umut olacak bir siyaseti temsil ediyoruz. Öyle inanıyoruz ki bu teşkilatın neresinde görev alıyorsak, mahalledeysek mahallede, köy temsilciliğindeyse orada, gençlik kollarında, kadın kollarında, ana kademede, belediye meclislerinde, kabinede, milletvekilliklerinde her neredeysek geçmişiyle, bugünüyle ve tüm bu birikimle dünyaya söyleyeceğimiz sözle davamızı, mücadelemizi ve liderimizi temsil ediyoruz. Biz siyaseti bir ideal için, bir mücadele için, dava bildiğimiz değerleri yeryüzünde hakim kılmak için gerçekleştiriyoruz. Birçok toplantıda ifade ettim ama burada tekrarlamakta beis görmüyorum. AK Partimiz aramızdan bazıları milletvekili olsun, belediye başkanı olsun, bakan olsun diye yola çıktığımız bir siyasi hareket değildir. Bizim için bakanlar, bizim için mevkiler mücadelemizi, ideallerimizi gerçekleştirmek için birer sadece sorumluluk, birer sadece fonksiyon niteliğindedir. Bu davada, bu aziz teşkilatın çatısı altında biz mücadelemize hiyerarşik bakmayız. Kabinesinden mahalle teşkilatlarına, bakanlarından köy temsilcilerine kadar bir ve beraber davamızı, ideallerimizi gerçekleştirecek bir hareket içerisinde yer aldığımıza inanıyoruz" dedi. Büyükgümüş, "3 Kasım 2002’den itibaren hayata geçirdiğimiz sessiz devrimlerle, büyük dönüşümlerle, reformlarla Türkiye’nin hak ve özgürlüklerden, eğitim altyapısına, ulaştırmadan adalete, sağlığa, tüm politika başlıklarında üzerine koyduğumuz bir birikimle yolumuza devam ediyoruz. Nasıl 70’li yıllarda işte bu salonlarda bir araya gelindiğinde ve Ayasofya’nın özgürlüğü için dua edildiğinde sadece sözde değil, sahada düzenlenen programlarla, yapılan çalışmalarla adeta varlığıyla tüm teşkilatımız nasıl dua etmişse ve elhamdülillah bugün geldiğimiz noktada o gün uzak denilen hedeflere ulaşmışsak, Allah’ın izniyle bugün yapacağımız çalışmalarla, edeceğimiz dualarla, varlığımızla tüm faaliyetlerimizle sadece sözde değil, halimizle, duruşumuzla gerçekleştireceğimiz dualarla inşallah Rabbim bu nesle Mescid-i Aksa’nın da özgür olduğu günleri gösterecektir" ifadelerini kullandı. "Siyaseti koltuk kapma oyunu olarak görmedik" Çocukluk hatırasından örnek veren Büyükgümüş, "Bizim küçüklüğümüzde bir oyun vardı. 5 çocuk, bir müzikle 4 sandalye olur. Bir kişi ayakta kalır, elenir. Sonra sandalye sayısı 3’e düşer. Çocukların sayısı 4’e düşer. Son kişi kalana kadar devam eder. Yani siyaseti bir koltuk kapma oyunu olarak görenlerden hiçbir zaman olmadık. Ve bu teşkilatın ruhuna, mayasına bunun sirayet etmesine de asla ve asla izin vermeyeceğiz. Hep ideallerimiz için, hep ümmetin, insanlığın ve milletimizin geleceği için bu çalışmalarda var olduğumuzu ve bu istikamette ilerlediğimizi her buluşmamızda yeniden teyit ederek çalışmalarımızı sürdüreceğiz" diye konuştu. "Türkiye üzerinden sosyal ameliyata izin vermeyeceğiz" Bölgesel gelişmelere de değinen Büyükgümüş, "Dünyanın içinden geçtiği ve bölgemizde yaşanan gelişmeleri her birimiz takip ediyoruz. Komşumuz İran’da meydana gelen çatışmalar, Körfez’de yaşananlar, Lübnan’da olanlar, Suriye’nin uzun bir sürenin ardından tekrar devleti, milleti, toplumsal hayatı toparlayan girişimleri, hepsi gözlerimizin önünde gerçekleşiyor. Bu gelişmeler yaşanırken asla ve asla kimsenin Türkiye üzerinden bir sosyal ameliyata girmesine müsaade etmeyeceğiz. Vakarlı duracağız, dikkatli duracağız. Türkiye olarak insanlığın ve milletimizin geleceği için çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Son 10 yılda İranlı yöneticilerin Suriye’de, Yemen’de, Lübnan’da işlemiş olduğu insan hakları ihlalleri, burada yaşanan acılara sebebiyet vermeleri tarihsel bir vakadır. Ama bugün dönüp de o gelişmelerin hesabını soracağımız gün değildir. Bugün Tahran’da şehit olan 160 kız çocuğunun hesabını soracağımız bir geleceği hep birlikte inşa etmenin cehdinde olma vaktidir. Körfez’deki kardeşlerimiz onlar da burada büyük bir acı içerisindeler. Büyük bir çatışma içerisindeler. Onlar da bizim kardeşimiz. Siyonizmin planı açık ve net. Müslüman’ın Müslüman’a güvenini ortadan kaldırmak. Böl, parçala, yönet anlayışıyla coğrafyaları yeniden şekillendirmek. İşte bu tablo karşısında Türkiye’nin devlet olarak aklı, milletimizin feraseti, duygusu, heyecanı ve tüm bunları bir araya getirecek olan AK Parti’nin, Cumhur İttifakımızın varlığı, duruşu, akılla, heyecanla, duyguyla ve ferasetle yoluna devam edecek bir geleceği hep birlikte inşa etmemiz gereken bir zaman dilimindeyiz. Yapacağımız tüm faaliyetlerde ortaya koyacağımız her emeğin bir şekilde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın sözüyle, sahadaki mücadelesiyle, masadaki diplomatik duruşuyla, insanlığın geleceği için büyük bir siyasi iradeye dönüşeceğini hiçbir zaman gönlümüzden çıkarmamalıyız. Sürekli faaliyetlerimize bu inanç ve kararlılıkla sarılmamız lazım" dedi. "CHP bizim düşmanımız değil, rakibimizdir" Türkiye’deki siyasi gelişmelere de değinen Büyükgümüş, "Dünyada bunlar yaşanırken, Türkiye’deki siyasi gelişmeleri de herkesin gördüğünü belirten, şikayet edenler CHP’li. Ellerindeki bilgileri, belgeleri mahkemeye ulaştıranlar CHP’li. İtirafçı olanlar CHP’li. Ya AK Parti bunun neresinde? Hiçbir yerinde değil. Ama Özgür Özel bir gün kalkıyor bu işin savcısı oluyor. Bir gün yatıyor, bu işin avukatı oluyor. Tabii kendi içlerindeki düştükleri o koltuk mücadelesi bizi hiç ilgilendirmiyor. Ama bizim buradaki sınırımız ve onların bilmesi gereken hadleri, bu olayları bahane ederek milletimizin huzurunu kaçırmak, toplumu bölmek, insanların arasına nifak sokmak onların haddi değil. Bu tutum karşısında AK Parti teşkilatları olarak da kararlılıkla ve milletimize hizmet etmenin verdiği sorumlulukla inşallah duruşumuzu sergilemeye devam edeceğiz. Cumhuriyet Halk Partisi bizim düşmanımız değil, rakibimizdir. Millete hizmet için daha iyi söz söylemek için daha tesirli fikirler üretmek için Türkiye’yi geleceğe taşıyacak azmi kararlı daha da büyütmek için biz rekabet etmek istiyoruz. Ama böyle bir karşımızda rakibimiz maalesef yok. Dünyada birtakım gelişmeler oluyor. İşte komşumuzda savaş var. Bölgemizde kriz var. Bütün bunları aşacak yeni fikirler ortaya koyun. Yeni sözler söyleyin. Ama yok. ‘Ben Erdoğan’a nasıl saldırırım? Ben Erdoğan’a nasıl iftirada bulunurum?’ Kusura bakmayın, dünyanın zalimleri, dünyanın hegemonları, dünyanın ağa babaları zaten Erdoğan’la uğraşıyor. Senin uğraşman, senin söz söylemen onun için hiçbir anlam, hiçbir kıymet ifade etmez. Ama bütün bu gelişmeler, bütün bu yaşananlar milletimizin hafızasında yer eder" şeklinde konuştu. "Büyük ve güçlü Türkiye vurgusu" Konuşmasını sürdüren Büyükgümüş, "Sadece dünyadaki değişimi değil, Türkiye’nin içerisinden geçtiği bu önemli zaman diliminde kendi hevesleri ve kendi kafalarındaki sorunları millete boca etmek için tüm bunları siyaset zannedenlere karşı sahadaki en güçlü vereceğimiz cevap, AK Parti teşkilatları olarak güçlü varlığımız, birliğimiz ve beraberliğimiz olacaktır. Bugün isimleri ne olursa olsun, sözleri ne olursa olsun Türkiye’de iki siyasal anlayış yoluna devam edecek mi, duracak mı? Milletimiz önümüzdeki yıllarda buna karar verecek. Biz Türkiye’nin büyük ve güçlü Türkiye olarak yoluna devam etmesini istiyoruz. İddialarıyla, tarih şuuruyla, medeniyet birikimiyle, insanlığa söyleyeceği sözle. Ama maalesef o beyler Türkiye’nin Avrupa’nın kenarında iddiasız küçük bir ülke olarak yoluna devam etmesi gerektiğini söylüyor. CHP Genel Başkanı Avrupa Birliği bayrağının önünde fotoğraf çektirip, ‘bizim sözümüz buralarda geçiyor’ nasıl der? Yani yine bakın, izahı olmayan bir şeyin mizahı oluyor. Ama bütün bunlar milletle bağının koptuğu, millete söyleyecek bir sözü olmayan ve kendi içine düştükleri koltuk mücadelesiyle o koltuktan elde ettikleri rantla geleceği kendi gelecekleri olarak gören bir anlayışa karşı mücadele ettiğimizi hiçbir zaman gönlümüzden, zihnimizden çıkarmamalıyız. Biz inşallah Türkiye’nin büyük ve güçlü bir Türkiye olarak yoluna devam etmesi için çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Daha nice 25 yıllar burada milletimizin duasıyla, ruh kökümüzden aldığımız güçle siyaset yapmaya sadece bugün değil, geleceği inşa etmeye AK Parti olarak devam edeceğiz" ifadelerine yer verdi. Toplantı konuşmanın ardından basına kapalı olarak devam etti.