SPOR - 31 Ağustos 2025 Pazar 00:57

Emre Belözoğlu: "Sorumluluk benim"

A
A
A
Emre Belözoğlu: "Sorumluluk benim"

Antalyaspor Teknik Direktörü Emre Belözoğlu, Fatih Karagümrük maçının ardından yaptığı açıklamada, "Bütün hafta boyunca çalıştığımızın karşılığını almadığımız bir maç olması itibariyle üzgünüm. Sorumluluğu bu anlamda oyuncularımdan daha çok alması gereken kişinin de ben olduğumu söylemem gerekiyor" dedi.


Trendyol Süper Lig’in 4. haftasında Antalyaspor, sahasında Fatih Karagümrük’e 2-1 mağlup oldu. Mücadelenin ardından basın toplantısında açıklamalarda bulunan Antalyaspor Teknik Direktörü Emre Belözoğlu, sözlerine 30 Ağustos Zafer Bayramı’nı kutlayarak başladı. Takımının performansından memnun olmadığını vurgulayan Belözoğlu, "Sahaya iyi başlayan, baskıları doğru yapan bir Antalyaspor vardı ama sonrasında oyunun 55 dakikasında tamamen rakibin üstünlüğü vardı. Bütün hafta boyunca çalıştığımızın karşılığını almadığımız bir maç olması itibarıyla üzgünüm. Sorumluluğu bu anlamda oyuncularımdan daha çok alması gereken kişinin de ben olduğumu söylemem gerekiyor" dedi.


Son vuruşlarda etkisiz kaldıklarını dile getiren Belözoğlu, "Özellikle öne geçtiğimiz bölümde pozisyonları değerlendiremedik. Bu biraz bireysel oyuncu profiliyle de alakalı bir durum. Yeni kurulmuş bir takımız, oyuncular birbiriyle yeni oynamaya başladı. Bu sancıları yaşıyoruz. Elbette çalışmamız gereken yerler var" diye konuştu.



"Özgüvenli bir oyun istiyorum"


Oyuncularından özgüvenli bir oyun beklediğini belirten genç teknik adam, "Biz topa sahip olma konusunda oyuna müdahale ettik. Benim için üzüntü verici tarafı, ben özgüvenli bir oyun istiyorum. Yani ben oyuncularımdan da özgüven bekliyorum. Aslında birçok teknik adamın kendi metotları var, taktikleri var. Birbirimizden ayıran mutlaka özelliklerimiz vardır. Takımının bu kadar topa sahip olmadığı, hareketsiz kalması ya da ben onlara bir pozisyon göstermeden ki bizim elimizde yetenekli oyuncularımız var. Oyunu kırabilecek, rakibi kırabilecek derecede bence yetenekli oyuncularımız var. Onların performansını arttırma işi birazcık benim görevim. Bunda ben eksik kalmış olabilirim. Ama bugün sanki Trabzon maçı kadar değil, siyahla beyaz kadar. Bence gole kadar diyebiliriz. Golden sonra 60 dakika. Bence hiç istenilen görüntüler yoktu. Ama 50-55 dakikalık periyotta yeni bir takım olmasına rağmen, çok genç oyuncular olmasına rağmen bence Karagümrük bizden daha iyi bir görüntü verdi" ifadelerini kullandı.



"Milli arayı fırsata çevireceğiz"


Takımın iyi bir kadro olduğuna inandığını söyleyen Belözoğlu, "Sezona iki galibiyetle başladık. Ayaklarımızın yere basması lazım. Bugün işler iyi gitmedi ama milli arayı fırsata çevirmemiz gerekiyor. Hem bireysel hem takım olarak gelişmeye ihtiyacımız var. Birlikte oynayarak, birlikte gelişeceğiz" şeklinde konuştu.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kütahya Kütahya’da "Farklı değil, birlikte" projesi hayata geçirildi Kütahya’da özel ihtiyaçlı bireylerin toplumsal hayata katılımını desteklemek amacıyla hayata geçirilen "Farklı Değil, Birlikte" projesi kapsamında anlamlı bir buluşma gerçekleştirildi. Vali Musa Işın, proje çerçevesinde down sendromlu çocuklar ve paydaş kurum temsilcileriyle bir araya geldi. Kütahya Valiliği himayelerinde yürütülen proje; Kütahya Sağlık Bilimleri Üniversitesi koordinasyonunda, Valilik Açık Kapı Şube Müdürlüğü ile Kütahya Özel Eğitim ve Down Sendromlular Derneği iş birliğiyle gerçekleştirildi. Proje, özel ihtiyaçlı bireylerin sosyal yaşama aktif katılımını artırmayı ve bu alanda farkındalık oluşturmayı hedefledi. Proje ekibinde; KSBÜ Sosyal Hizmet Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sultan Güçlü’nün yanı sıra Dr. Öğr. Üyesi Rahime Aslan, Dr. Öğr. Üyesi Gamze Kurt, dernek temsilcileri ve sosyal çalışmacılar yer aldı. Program kapsamında düzenlenen etkinliklerde özel bireylerin sosyal uyumlarını güçlendirmeye yönelik faaliyetler gerçekleştirilirken, ailelere yönelik rehabilitasyon çalışmaları ile sanat ve ritim terapisi uygulamaları da hayata geçirildi. Etkinlikte özel bireyler ve aileleriyle yakından ilgilenen Vali Musa Işın, katılımcılarla sohbet ederek onların mutluluğuna ortak oldu. Programda ayrıca pasta kesimi yapılırken, projeye katkı sunan paydaşlara teşekkür belgeleri takdim edildi. Vali Musa Işın, "Özel ihtiyaçlı bireylerimiz toplumumuzun ayrılmaz bir parçasıdır. Onların hayatın her alanında daha görünür olmaları ve sosyal hayata aktif katılımları en önemli önceliklerimiz arasındadır" ifadelerini kullandı. Toplumsal dayanışma ve kapsayıcılığı güçlendiren proje, hem özel bireyler hem de aileleri için unutulmaz bir etkinlik olarak kayıtlara geçti.
Samsun Dağköy’de tarihle buluşma: Fatma Çavuş’un izinde anlamlı yolculuk Gümüşhane Üniversitesi İletişim Fakültesi öğrencileri, Samsun’un 19 Mayıs ilçesine bağlı Dağköy’de gerçekleştirdikleri belgesel çalışmasıyla Millî Mücadele’nin unutulmaz kadın kahramanlarından Fatma Çavuş’un (Fatma Yalçın) hikayesini daha geniş kitlelere ulaştırmayı hedefliyor. Radyo, Televizyon ve Sinema Bölümü 4. sınıf öğrencileri Görgünur Eroğlu, Merve Eker, İlknur Tanış ve Dilara Fırat, bitirme projeleri kapsamında Fatma Çavuş’un yaşamını ve mücadelesini araştırmak üzere Samsun’un 19 Mayıs ilçesine bağlı Dağköy’e geldi. Genç iletişimciler, sahada yaptıkları incelemelerle tarihi yerinde gözlemleme fırsatı buldu. Dağköy’de yürütülen çalışma kapsamında öğrenciler, "Fatma Çavuş" kitabının yazarı araştırmacı-yazar Ahmet Seven ile bir araya gelerek kapsamlı bir söyleşi gerçekleştirdi. Seven, Fatma Çavuş’un yalnızca cephede savaşan bir figür değil, aynı zamanda bölgesel direnişin örgütleyicisi ve toplumsal bir lider olduğuna dikkat çekti. Söyleşide kahramanın cephedeki mücadelesi, fedakârlıkları ve halk üzerindeki etkisi detaylı şekilde ele alındı. Ahmet Seven, gençlerin ilgisinden duyduğu memnuniyeti dile getirirken, Fatma Çavuş’un Mustafa Kemal Atatürk tarafından takdir edilen önemli bir isim olduğunu vurguladı. Seven, bu tür çalışmaların milli hafızanın canlı tutulması açısından büyük önem taşıdığını ifade etti. Öğrenciler, Dağköy’de gerçekleştirdikleri çekim ve söyleşileri dijital platformlara taşıyarak Fatma Çavuş’un hikayesini daha geniş kitlelere ulaştırmayı hedefliyor. Hazırlanacak belgeselin, Millî Mücadele’de kadınların rolünü görünür kılması bekleniyor. Bir direniş sembolü: Fatma Çavuş 1897 yılında Samsun Dağköy’de doğan Fatma Yalçın, genç yaşta eşini kaybettikten sonra köyünün savunmasını üstlendi. Millî Mücadele yıllarında bölgede faaliyet gösteren çetelere karşı direniş örgütleyen Fatma Çavuş, kadın ve gençlerden oluşan bir savunma hattı kurarak dikkat çekti. Geliştirdiği taktikler ve kurduğu parola sistemi sayesinde köyünü korumayı başaran kahraman isim, Karadeniz direnişinin simge figürlerinden biri haline geldi. Türkiye Büyük Millet Meclisi ve Atatürk tarafından onurlandırılarak "Çavuş" unvanı verilen Fatma Yalçın, hayatının sonuna kadar bağımsızlık ruhunu yaşattı. 1963 yılında doğduğu köyde hayatını kaybeden Fatma Çavuş’un adı bugün eğitim kurumları ve çeşitli alanlarda yaşatılmaya devam ediyor. Fatma Çavuş’un "Eğer öleceksek, ağlaşarak değil vuruşarak öleceğiz" sözleri ise Türk kadınının direniş ruhunu simgeleyen güçlü bir miras olarak hafızalardaki yerini koruyor.