EĞİTİM - 17 Şubat 2026 Salı 11:53

Muratpaşa’da ilkbahar dönemi spor okulları başladı

A
A
A
Muratpaşa’da ilkbahar dönemi spor okulları başladı

Muratpaşa Belediyesi, 2026 yılı ilkbahar dönemi spor okulları kapsamında çocuk ve yetişkin gruplara yönelik kentin 20 ayrı noktasında 24 farklı branşta kurs açtı. 16 Şubat’ta başlayan eğitimler 26 Haziran’da sona erecek.


Ümit Uysal’ın sporda toplumcu yaklaşım modeli doğrultusunda hayata geçirilen spor okulları, belediyenin en kapsamlı organizasyonları arasında yer alıyor. İlkbahar döneminde futbol, voleybol, basketbol ve hentbol gibi takım sporlarının yanı sıra tenis, badminton, squash ve masa tenisi gibi raket sporlarında da eğitimler veriliyor. Programda ayrıca boks, kick boks, judo, karate ve minder güreşi gibi savunma sporları da yer alıyor. Su sporları çerçevesinde yüzme ve su cimnastiği dersleri düzenlenirken, özellikle kadınlar tarafından yoğun ilgi gören pilates, zumba, aerobik, step, fitness ve jimnastik branşlarında da kurslar açıldı. Satranç ve oryantiring de bu dönem programda yer alırken, Deniz Baykal Spor Kompleksi’nde ise okçuluk eğitimleri başladı.


Belediyenin kısa süre önce hizmete açtığı Deniz Baykal Spor Kompleksi’nde başlatılan okçuluk eğitimleri, modern tesis altyapısıyla sporculara profesyonel bir çalışma ortamı sunuyor. Spor okulları programına dahil edilen, doğa ve yön bulma becerilerini bir araya getirerek geliştiren oryantiring ise özellikle gençler için alternatif bir branş olarak öne çıkıyor.


İlkbahar dönemi spor okullarıyla hem çocukların erken yaşta sporla tanışması hem de yetişkinlerin düzenli fiziksel aktiviteye katılımının artırılması hedefleniyor.



Muratpaşa’da ilkbahar dönemi spor okulları başladı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzurum Denetimli serbestlik kapsamındaki 16 katılımcı, Atatürk Üniversitesinde Gastronomi ve mutfak sanatları eğitimi alacak Atatürk Üniversitesi, toplumsal sorumluluk anlayışı doğrultusunda önemli bir projeye daha ev sahipliği yapıyor. Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı, Erzurum Ticaret Borsası ve Atatürk Üniversitesi iş birliğinde hayata geçirilen "Gastronomi ve Mutfak Sanatları Eğitimi Programı", denetimli serbestlik statüsünde bulunan bireylerin mesleki becerilerini geliştirmeyi ve topluma kazandırılmalarını amaçlıyor. Atatürk Üniversitesi Sürekli Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezi (ATASEM) tarafından yürütülen ve Kuzeydoğu Anadolu Kalkınma Ajansı (KUDAKA) Teknik Destek Programı kapsamında desteklenen projenin açılış programı; Erzurum Cumhuriyet Başsavcısı Adem Aydemir, Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu, Erzurum Ticaret Borsası Başkanı Hakan Oral, Turizm Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Gökalp Nuri Selçuk ile akademisyenler, öğrenciler ve kursiyerlerin katılımıyla gerçekleştirildi. Dört hafta sürecek olan eğitim programı kapsamında, denetimli serbestlik statüsünde bulunan 16 katılımcıya teorik bilgilerin yanı sıra uygulamalı mutfak eğitimi verilecek. Eğitimler, Atatürk Üniversitesi Turizm Fakültesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü öğretim elemanları Öğr. Gör. Burak Başar ve Öğr. Gör. Ferhat Boztoprak tarafından, uygulama mutfakları ile merkezi yemekhane alanlarında gerçekleştirilecek. Program sonunda katılımcılara sertifika verilerek, Erzurum’daki lokanta ve catering işletmelerinde istihdam edilmeleri hedefleniyor. Rektör Hacımüftüoğlu: "Sosyal Yaşama Dokunan Bu Tür Projeleri Son Derece Kıymetli Buluyoruz" Açılış programında değerlendirmelerde bulunan Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu, üniversitelerin yalnızca akademik bilgi üretmekle kalmayıp, aynı zamanda toplumsal dönüşüme katkı sunan kurumlar olduğunu vurguladı. Hacımüftüoğlu: "Toplumun farklı kesimlerine dokunan, onların yeniden üretken bireyler olarak sosyal hayata katılmalarını sağlayan bu tür projeleri son derece kıymetli buluyoruz. Denetimli serbestlik kapsamındaki bireylerimizin meslek edinmeleri, özgüven kazanmaları ve ekonomik hayata katılmaları, hem bireysel hem de toplumsal açıdan önemli kazanımlar sağlayacaktır. Atatürk Üniversitesi olarak paydaş kurumlarımızla birlikte bu tür sosyal sorumluluk projelerini desteklemeye ve yaygınlaştırmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. Projenin, katılımcıların mesleki yeterliliklerini artırmanın yanı sıra iş gücü piyasasına entegrasyonlarını kolaylaştırması ve girişimcilik kapasitelerini geliştirmesi hedefleniyor. Eğitim sürecinde edinilen bilgi ve deneyimlerin, katılımcıların kendi iş yerlerini kurmalarına da zemin hazırlaması bekleniyor.
Ağrı Ağrı Spor Lisesi Kız Futbol Takımı Türkiye finallerine yükseldi Kars’ta düzenlenen Okul Sporları Bölge Müsabakaları’nda mücadele eden Ağrı Spor Lisesi Kız Futbol Takımı, sergilediği başarılı performansla Türkiye finallerine katılma hakkı kazandı. Turnuva boyunca etkili bir oyun ortaya koyan Ağrı temsilcisi, ilk maçında Hakkari Spor Lisesi’ni 4-0 gibi farklı bir skorla mağlup ederek organizasyona iyi bir başlangıç yaptı. İkinci karşılaşmada ise güçlü rakibi Van Spor Lisesi ile karşılaşan ekip, sahadan 2-1 galip ayrılarak adını Türkiye finallerine yazdırdı. İl Milli Eğitim Müdürü Hasan Kökrek, elde edilen başarıdan dolayı öğrencileri ve öğretmenleri tebrik etti. Genç sporcuların disiplinli çalışmaları ve azimleri sayesinde önemli bir başarıya imza attıklarını belirten Kökrek, "Öğrencilerimizin sporun birleştirici gücüyle elde ettiği bu başarı bizleri son derece gururlandırmıştır. Ağrı Spor Lisesi Kız Futbol Takımımızın Kars’ta düzenlenen bölge müsabakalarında gösterdiği mücadele, disiplin ve takım ruhu takdire şayandır. Bu önemli başarıda emeği geçen başta Okul Müdürümüz Kerem Güngör olmak üzere, antrenörlerimize, öğretmenlerimize ve öğrencilerimize teşekkür ediyorum. Eğitimle birlikte sporun da gençlerimizin gelişiminde önemli bir yer tuttuğuna inanıyoruz. Türkiye finallerinde de aynı azim ve kararlılıkla mücadele edeceklerine yürekten inanıyorum. Tüm sporcularımıza başarılar diliyorum."dedi.
Kars Arpaçay’da "Köydes Yatırım Programı" toplantısı yapıldı Arpaçay’da köylerin ihtiyaçlarının karşılanmasına yönelik toplantı düzenlendi. Kaymakam Muhammed Burak Akköz başkanlığında Kaymakamlık makamında gerçekleştirilen "Köydes Yatırım Programı Toplantısı"nda, 2026 yılı içerisinde köylere yapılması planlanan yatırımlar ele alındı. Toplantıya İl Genel Meclis Üyeleri Lütfü Çelik ve Erdi Yıldırım ile Birlik Müdürü Erdem Tazegül katıldı. Muhtarlar tarafından iletilen talepler doğrultusunda hazırlanan yatırım programı, tüm yönleriyle değerlendirilerek öncelikli ihtiyaçlar masaya yatırıldı. Toplantıda özellikle köylerin altyapı sorunlarının çözümüne yönelik projeler üzerinde duruldu. İçme suyu, yol yapım ve onarım çalışmaları, kanalizasyon sistemleri ile çevre düzenlemeleri gibi temel hizmetlerin 2026 yılı programında öncelikli olarak yer alması gerektiği vurgulandı. Ayrıca mevcut hizmetlerin iyileştirilmesi ve yaşam kalitesinin artırılması amacıyla yapılacak çalışmalar da gündeme geldi. Kaymakam Akköz, köylerde yaşayan vatandaşların ihtiyaçlarının hızlı ve etkin bir şekilde karşılanmasının önemine dikkat çekerek, kaynakların en verimli şekilde kullanılacağını ifade etti. Köylerin gelişimine katkı sağlayacak projelerin titizlikle planlandığını belirten Akköz, muhtarların taleplerinin sürecin en önemli belirleyicisi olduğunu vurguladı. Toplantı, karşılıklı görüş alışverişi ve değerlendirmelerin ardından sona ererken, belirlenen yatırım programının önümüzdeki süreçte hayata geçirilmesiyle Arpaçay köylerinde önemli hizmetlerin gerçekleştirilmesi hedefleniyor.
İstanbul Kanserle mücadeleye yeni vakıf: Önleme, erken tanı ve bilimsel araştırma hedefleniyor Kanserle mücadelede önleme, erken tanı ve farkındalığı artırmayı hedefleyen Türkiye Kanser Kontrol, Önleme ve Araştırma Vakfı’nın tanıtımı Bahçeşehir Üniversitesi’nde yapıldı. Tanıtım toplantısında uzmanlar, kanserin yalnızca tıbbi değil toplumsal bir boyutu olduğuna dikkat çekerek, çevresel faktörler, bilinç eksikliği ve toplumsal dayanışmanın önemine vurgu yaptı. Türkiye’de kanserle mücadeleye bilimsel ve bütüncül katkı sağlamak amacıyla ‘Türkiye Kanser Kontrol, Önleme ve Araştırma Vakfı (TKÖAV)’ kuruldu. Kurucu başkanlığını Prof. Dr. Berrin Pehlivan’ın üstlendiği vakfın tanıtımı, Bahçeşehir Üniversitesi Beşiktaş Yerleşkesi’nde düzenlenen toplantıyla gerçekleştirildi. Vakıf, kanserin önlenmesi, erken tanının yaygınlaştırılması, bilimsel araştırmaların desteklenmesi ve toplumda farkındalık oluşturulmasını hedefliyor. Vakfın tanıtım toplantısına AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Sağlık Politikaları Başkanı Halit Yerebakan, AK Parti İstanbul Milletvekili Avukat Şengül Karslı, TKÖAV Kurucusu Prof. Dr. Berrin Pehlivan, TKÖAV Mütevelli Heyet Başkanı ve Üyesi Prof. Dr. Türker Kılıç, BAU Mütevelli Heyeti üyesi Saygın Şenel, BAU Rektörü Prof. Dr. Esra Hatipoğlu, Bahçeşehir Koleji Genel Müdürü Dr. Özlem Koç ve tiyatro oyuncusu Mert Fırat katıldı. Prof. Dr. Berrin Pehlivan: "Kanser örgütlü mücadeleden korkuyor" "Onkoloji, hayatımın merkezine yerleşti. Bunun ilk nedeni, en çok emek verdiğim alan olması" diyen Prof. Dr. Berrin Pehlivan, "İkinci nedeni ise en çok yaşadığım alan olması. Çünkü ailemde, sevdiklerimde ve çevremde kanserle ilgili yaşananlar, bu hastalığın yalnızca bir meslek olarak kalmasına izin vermedi; neredeyse hayatımın tamamı haline geldi" dedi. Prof. Dr. Pehlivan, "Bu nedenle kansere bir radyasyon onkoloğu, bir akademisyen, bir hasta yakını ve bir insan olarak pek çok açıdan bakmak durumunda kaldım. Öğrendiklerim ise oldukça çarpıcıydı. İlki; kanser aslında yalnızca bir hastalık değil, bir fenomen. İkincisi; sadece hastayı değil, çevresini de derinden etkiliyor. Son olarak ve belki de en önemlisi kanser, örgütlü mücadeleden çok korkuyor. Türkiye Kanser Kontrol, Önleme ve Araştırma Vakfı, bilimin ve insan hikâyelerinin kesiştiği bir noktada doğdu. Çünkü biz kanserin yalnızca bir hastalık olmadığını gördük. Bir aileyi, bir çocuğu, bir hayatı kökten değiştiren derin bir süreç olduğunu yaşayarak öğrendik" diye konuştu. Kanserle mücadelenin yalnızca tedaviyle kazanılmayacağını belirten Prof. Dr. Pehlivan, "Önleme, farkındalık, erken tanı ve bilinç bu mücadelenin en kritik unsurlarıdır. Doğru bilginin doğru zamanda ve doğru şekilde verilmesi bir hayatı değiştirebilir" dedi. Prof. Dr. Türker Kılıç: "Kanser önemli bir halk sağlığı problemi" Her gün yaklaşık 650 kişinin kanser tanısı aldığını belirten Prof. Dr. Türker Kılıç ise şunları söyledi: "350 kişi ise kanser nedeniyle hayatını kaybediyor. Türkiye’de her yıl her 100 bin kişiden yaklaşık 220’sine kanser tanısı konuluyor. Bu yönüyle kanser, önemli bir halk sağlığı problemi olarak karşımıza çıkıyor. Kanser yalnızca tanı alan kişiyi değil, çevresini de etkileyen bir hastalık. Bu nedenle ben de bir beyin cerrahı olarak kanserle mücadele eden grubun içindeyim. Akademi tarafında uzun yıllardır edindiğim deneyimle şunu söyleyebilirim: Her akademisyenin kendi alanında gelişmenin yanı sıra bir enstitü kurma hedefi olmalı ve bu yapıyı bir vakıf aracılığıyla desteklemelidir. Bu düşünceyi her platformda dile getirdim. Berrin Hocamız da bu çağrıya kulak vererek bu vakfın kurulmasına öncülük etti." Dr. Özlem Koç: "Mücadele yalnızca tıbbi değil, toplumsal" Dr. Özlem Koç, "Türkiye Kanser Kontrol, Önleme ve Araştırma Vakfı’nın ilk resmi etkinliğinde yer almaktan büyük bir heyecan duyuyorum. Bu vakfın bilimi ve insan hayatını odağına alan güçlü bir vizyonun ürünü olduğunu düşünüyorum. Kanserle mücadelenin yalnızca tıbbi bir konu olmadığını, aynı zamanda toplumsal bilinç oluşturma süreci olduğunu biliyoruz" şeklinde konuştu. "Erken tanı, doğru bilgiye erişim ve farkındalık son derece önemli" diyen Koç, sözlerini "Ancak bunun yanında toplumsal dayanışmanın da güçlendirilmesi gerekiyor. Eğitim, toplumu geliştiren en büyük güçtür ve biz de bu bilinçle hareket ediyoruz" şeklinde sonlandırdı. Prof. Dr. Esra Hatipoğlu: "Önleme vurgusu daha da güçlenmeli" Prof. Dr. Esra Hatipoğlu da, "Bugün önemli bir vakfın açılışına tanıklık ediyoruz. Özellikle ‘önleme’ kavramının altının daha güçlü çizilmesi gerektiğini düşünüyorum. Çünkü son dönemde bu hastalıkla ilgili çok daha fazla örnekle karşılaşıyoruz. Kanserle mücadele eden bireyler ve yakınları çoğu zaman tıbbi destekten çok, sosyal yaşamlarını sürdürebilmek ve kendilerini iyi hissedebilmek adına destek arıyor. Bu nedenle erken tanının yanı sıra önleme konusunun da daha fazla vurgulanması gerekiyor. Bu mücadelenin ancak bütüncül bir yaklaşımla ve toplumsal iş birliğiyle yürütülebileceğine inanıyorum" dedi. Mert Fırat: "Farkındalık ve önleme hayati önem taşıyor" Kanserle ilgili Türkiye’de atılan her adımın son derece önemli olduğuna dikkat çeken Mert Fırat, "Her gün yaklaşık 350 kişiyi bu hastalık nedeniyle kaybettiğimiz bir coğrafyada yaşıyoruz. Çevresel faktörlerden beslenmeye kadar pek çok unsur kanser riskini artırıyor. Bu nedenle farkındalık oluşturmak, araştırma yapmak ve önleyici adımlar atmak büyük önem taşıyor" dedi. Fırat sözlerini şöyle sonlandırdı: "Türkiye’nin bu alanda önemli bir birikimi var. Bu vakfın önlenebilir vakaların azaltılması ve mevcut vakaların daha etkili yöntemlerle ele alınması konusunda önemli çalışmalara öncülük edeceğine inanıyorum."