SAĞLIK - 07 Şubat 2025 Cuma 14:43

Prof. Dr. Mustafa Özdoğan: "25-30 bin ailenin her yıl kanserle karşı karşıya kalması durumuyla yüz yüzeyiz"

A
A
A
Prof. Dr. Mustafa Özdoğan: "25-30 bin ailenin her yıl kanserle karşı karşıya kalması durumuyla yüz yüzeyiz"

Antalya, 6-9 Şubat tarihleri arasında gerçekleştirilen Uluslararası Kalıtsal Kanserler Kongresi’ne ev sahipliği yapıyor. Kalıtsal Kanserler Derneği Başkanı Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Özdoğan, kalıtsal kanserlerin önemine vurgu yaparak, "Kalıtsal kanserler dediğimizde, çevresel faktörler en önemli kanser unsurlarından birisidir. Sigara, sağlıksız yaşam, sedanter beslenme ve alkol. Ama bunun yanı sıra neredeyse tüm kanserlerin yüzde 10 ila 20’sini, bakın bu hiç az bir oran değil, Türkiye’de yılda 250 bin civarı kanser olduğunu düşünürsek neredeyse 25-30 bin ailenin her yıl kanserle karşı karşıya kalması durumuyla yüz yüzeyiz" dedi.


Uluslararası Kalıtsal Kanserler Kongresi, kanserle mücadelede genetik faktörlerin önemini vurgulamak, erken teşhis yöntemlerini geliştirmek ve önleyici tedavi stratejilerini yaygınlaştırmak amacıyla düzenleniyor. 6-9 Şubat tarihleri arasında Antalya’da beş yıldızlı bir otelde gerçekleştirilen kongreye 450 katılımcı ve ABD, İngiltere, İspanya, İtalya, Yunanistan, Almanya’dan toplam 15 yabancı bilim adamı katıldı. Kongre, kanserin genetik kökenlerini anlamak, erken teşhis ve önleyici tedavi yöntemlerini geliştirmek amacıyla düzenleniyor.



"25-30 bin ailenin her yıl kanserle karşı karşıya kalması durumuyla yüz yüzeyiz"


Kongre hakkında bilgi veren Kalıtsal Kanserler Derneği Başkanı Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Özdoğan, kalıtsal kanserlerin önemine vurgu yaparak şunları söyledi:


"Kalıtsal kanserler dediğimizde, çevresel faktörler en önemli kanser unsurlarından birisidir. Sigara, sağlıksız yaşam, sedanter beslenme ve alkol. Ama bunun yanı sıra neredeyse tüm kanserlerin yüzde 10 ila 20’sini, bakın bu hiç az bir oran değil, Türkiye’de yılda 250 bin civarı kanser olduğunu düşünürsek neredeyse 25-30 bin ailenin her yıl kanserle karşı karşıya kalması durumuyla yüz yüzeyiz. Peki kalıtsal kanserler dediğimizde toplum neyle karşı karşıya? Aslında farkında olmadığı bir genetik durumu taşırken ne zaman kanser olacağını bilmediği, hatta erken yaşlarda kanserle karşı karşıya kaldığı bir durum söz konusu. İşte bu çaresiz insanlara yönelik biz profesyoneller bir araya geldik. Dolayısıyla bu çağrımızı tüm dünyaya açtığımızda da Amerika’dan, Avrupa’nın çok sayıda ülkesinden bu organizasyonlarımıza katılım elde ettik. Önümüzdeki yıllarda çok daha büyüyeceğini düşünüyoruz ve toplumla da birleşerek tahmin ediyorum ki Sağlık Bakanlığı, Türkiye’deki sivil toplum kuruluşlarıyla birlikte önemli bir hareket bu çaresiz gibi görünen insan gruplarına karşı onların tespit edilmesi, doğru tedavi edilmesi, kanser olmadan çok daha erken süreçte müdahaleler söz konusu olacak."



"Tarama testlerinin henüz yeterli düzeyde olmadığını biliyoruz"


Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Yüksel Ürün, kanserle mücadelede erken teşhisin önemine dikkat çekerek, "Bu kongre vesilesiyle kalıtsal kanserle ilgili farkındalığın arttırılmasını istiyoruz ve bu amaçla ulusal ve uluslararası birçok kuruluşla işbirliği içindeyiz. Amacımız, hem mevcut kanserlerin tedavisini en iyi şekilde yapmak hem de bunu yaparken toplumumuzda risk altında olan bireyleri tespit etmek. Bunların uygun şekilde takibi ve tanısını sağlayarak, çok daha erken bir şekilde müdahale ederek, hastalarımızın sağlıklı bir yaşam sürmesini ve sağlıklı yaşamlarına katkı sunmayı hedefliyoruz. Son yıllarda toplumumuzda erken tanı ile ilgili farkındalığın arttığını görüyoruz. Ancak tarama testlerinin henüz yeterli düzeyde olmadığını biliyoruz. O yüzden bu konuda çok fazla çalışmaya, çok fazla bilgilendirmeye ihtiyacımız olduğunu biliyoruz. Bu anlamda toplumda çok fazla yanlış bilginin de dolaştığını düşündüğümüzde bunun gibi vatandaşlarımızı doğru bir şekilde bilinçlendirecek ve farkındalıklarını arttıracak çalışmaların çok daha ön plana çıkması gerektiğinin çok daha önemli olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz" dedi.


Kalıtsal Kanserler Derneği Başkan Yardımcısı Tıbbi Genetik Uzmanı Doç. Dr. Taha Bahsi ise, kalıtsal kanserlerin genetik boyutuna dikkat çekerek, "Benim ilk olarak söylemek istediğim sebep ne olursa olsun kanserin genetik bir hastalık olduğu. Tabii ki genetik derken kalıtsal anlamı, irsi anlamını çıkarmamak gerekiyor. Mutlaka bir takım genetik bozuklukların, genetik değişiklerin hücrede ortaya çıkması gerekiyor kanserin oluşması için. İşte burada yaklaşık kanserlerin yüzde 10 ila 20’sinin altında kalıtsal nedenler yani bizlere bir önceki kuşaktan miras bırakılan genlerdeki mutasyonlar sebep oluyor. Önümüzdeki 20 ila 30 yıllık süreçte dünyada kanserin global bir krize dönüşmesi bekleniyor. Ve bununla baş edebilmek için de mevcut tedavilerin yeterli olmadığını biliyoruz. Dolayısıyla burada önemli olan kanser ortaya çıkmadan önce riskli bireyleri tespit etmek, bunlara yönelik erken tanı, izlem stratejilerinin geliştirilmesi çok önemli olacak. Ülkemizin kanserle tedavide ve diğer sağlık sistemleriyle karşılaştırıldığında oldukça önemli mesafeler katettiğini söyleyebiliriz. Hem tanı anlamında hem de tedavi anlamında çok kıymetli bilim insanları burada görev yapıyor ve hastalara gerçekten kaliteli hizmetler sunuyor. Yurt dışından da çok fazla kanser hastası Türkiye’de tedavi olmaya geliyorlar. Tabii ki erken tanı, erken tespit çok önemli. Önümüzdeki yıllarda genetik metotlarla bu erken tanıların gerçekleşeceğini, hayatımıza gireceğini biliyoruz. Bu anlamda da ülke olarak çalışmalarımızı yapıyoruz."



Prof. Dr. Mustafa Özdoğan: "25-30 bin ailenin her yıl kanserle karşı karşıya kalması durumuyla yüz yüzeyiz"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa AK Parti Genel Başkan Vekili Efkan Ala: "Dünya sürekli silahsız savaş halinde. Uluslararası sistem çözmüş durumda. Uluslararası kuruluşlar işlevsiz hale geldi" Ak Parti Genel Başkan Vekili Efkan Ala, Güney Amerika ve Amerika arasındaki gerilimi hatırlatarak, "Dünya sürekli bir silahsız savaş halinde. Uluslararası sistem çökmüş durumda. Uluslararası kuruluşlar işlevsiz hale geldi. Bölgemize bakınca, ülkeler tarumar oldu. Suriye’den Irak’a herşey gözümüzün önünde oldu" dedi. Terörsüz Türkiye Projesi’nin bugüne kadar ön görülen şekilde gerçekleştiğini ifade eden Efkan Ala, "Bundan sonra da emin adımlarla bu projeyi tamamlayıp 86 milyonun kardeşliğiyle, dayanışmasıyla Türkiye’yi hedeflerine doğru taşıyacağız. Bölgemizde ve ülkemizde kullanılmaya müsait bir yapı varsa, bir örgüt varsa, emin olun onu kullanacak olanı hiç uzakta aramaya gerek yok. Bilin ki yanıbaşımızdadır. Topyekün bu meseleden kurtulmak, Türkiye’nin hayat memat meselesidir" dedi. Çiftçi, emekli ve çalışanların sıkıntılarını bildiklerini de anlatan Efkan Ala, bu grupların gelirini arttıracaklarını, enflasyonu da tek haneli rakama düşüreceklerini söyledi. Ak Parti Bursa İl Danışma Meclisi, geniş katılımla Merinos Atatürk Kongre Kültür Merkezi’nde yapıldı. Toplantıya katılan Ak Parti Genel Başkan Vekili ve Bursa Milletvekili Efkan Ala’nın gündeminde Terörsüz Türkiye Projesi, Ana muhalefet partisindeki gelişmeler ve asrın felaketi sonrasında yapılan hizmetler vardı. Efkan Ala, Ak Parti’nin 19 seçimi de kazındığını, Yargıtay’ın açıkladığı üye sayılarına göre bütün partilerin üye sayısının iki katına ulaştığını kaydederek, "11 milyon 550 bin üyeye ulaştık. Çeyrek asırdır biz Türkiye’yi yönetiyoruz. Bakıyoruz 2002’den beri bu dinamizm ve heyecan var. Ak kadroların inancı var. Bu nasıl bir Türkiye inşa etti? Bütçe konuşmasında CHP Genel Başkanı kadın haklarından söz ediyor. Dedim ki, partimiz adına konuşma yapıyorum. Siz, Cumhuriyet Halk Partisi olarak genç kızlarımızın okula girmesine engel olanların arkasında duruyordunuz. Bizim sadece kadın kolları üye sayımız, sizin partinizin üye sayısının 3 katı. Hangi haktan bahsediyorsunuz. Hangi hakkı verdiniz de kullandırttınız. Hakka sahip olmakta, Ak Parti gibi olun. Gazze meselesi oldu. Türkiye dimdik. Cumhurbaşkanımız dimdik ayakta iradesini ortaya koydu. Her platformda mazlumun hakkını savundu. Ama Amerika’da bir masa kurulmuş. Konu Gazze, masanın başında kim oturuyor. Başında Amerika Birleşik Devletleri Başkanı ve Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan oturuyor. Bu gücü sizin çalışmalarınızdan alıyor. Geldik Mısır’da bir masa kuruldu. Yine konu Gazze. Oradaki zulüm ve ona karşı duruş konu. 4 devlet başkanı imza attı orada. Mutabakata 4 devlet başkanı imza attı. Biri kim. Recep Tayyip Erdoğan. Arkasındaki irade sizlere, milletimize ait. Tebrik ediyorum. Yürekten alkışlıyorum. Kolay bir şey değil. Dünyadaki gidişatı görüyorsunuz. Dünyada tuhaf bir zamanda yaşıyoruz. İnanılmaz gelişmeler oluyor" ifadelerini kullandı "Uluslararası sistem çökmüş durumda" Rusya Çin Japonya, Güney Amerika Amerika arasında gerilime de değinen Efkan Ala, "Dünya sürekli bir silahsız savaş halinde. Uluslararası sistem çökmüş durumda. Uluslararası kuruluşlar işlevsiz hale geldi. Bölgemize bakınca, ülkeler tarumar oldu. Saymaya lüzum yok. Suriye’den Irak’a herşey gözümüzün önünde oldu. Burada bu kadar ateş çemberinin içerisinde istikrarla, büyümeyle Türkiye’yi hedeflerine taşıyan bir iktidarı siz iş başına getirdiniz. Siz arkasında durarak bu istikrarla Türkiye’nin yol almasını sağlıyorsunuz. Başardığımız işler dünyaya örnek olacak düzeyde işlerdir. Bölgemizdeki bu durum da dikkate alındığında Türkiye’nin içerisinde başardıklarımızı saysak zaman yetmez. Dış politikadaki duruşumuz nedeniyle, erdemli duruş nedeniyle, yarım asırlık Baas rejimi Suriye’de çöktü. Suriye’de yeni bir düzen inşa ediliyor. Şimdi Türkiye’nin 86 milyonun menfaatini, çıkarını geleceğini dikkate alan anlayışla hedefine yürümesi lazım. Onun için ayak bağı olan prangalarından kurtulması gerekir. Bölgemizde aynı anlayışla düzenin tesis edilmesi lazım. Kaosun kargaşanın olduğu yerde sürekli gelişme olmaz. Tüm bu meseleleri çözerken hedefimize doğru emin adımlarla yürürken bu sorunu da ele aldık. Terörsüz Türkiye hedefiyle inşallah bu sorundan da kurtulup bu Türkiye’nin ayak bağı olan pranga olmuş bu sorundan kurtulup 86 milyon tek yürek olarak emin adımlarla hedefe yürüyeceğiz. Terörsüz bölge, terörsüz Türkiye temel hedefimizdir. Terörün kazanma hitimali yoktur. Türkiye terörle mücadelede tarih yazmıştır. Zarar verme imkan ve ihtimalini ortadan kaldırmak için bu projeyi ortaya koyduk. Israrla emin bir biçimde bu projeyi uyguluyoruz." dedi. "Terör örgütünü kullananları uzakta aramaya gerek yok" Türkiye’nin terörden topyekün kurtulmasının hayati mesele olduğuna işaret eden Efkan Ala sözlerini şöyle sürdürdü: "Bölgemizde ve ülkemizde kullanılmaya müsait bir yapı varsa, bir örgüt varsa, emin olun onu kullanacak olanı hiç uzakta aramaya gerek yok. Bilin ki yanıbaşımızdadır. Topyekün bu meseleden kurtulmak, Türkiye’nin hayat memat meselesidir. En önemli projesi. Türkiye ne zzaman emin adımlarla yükselse, birileri devreye giriyor. Türkiye’nin bu gidişatını sekteye uğratmak için elinden geleni yapıyor. Onların ellerinden bu imkanları almanın adıdır Terörsüz Türkiye Projesi. Bugüne kadar ön gördüğümüz biçimde geldi, bundan sonra da emin adımlarla bu projeyi tamamlayıp sonuçlandırıp, 86 milyonun kardeşliğiyle dayanışmasıyla Türkiye’yi hedeflerine doğru taşıyacağız. Biz bunları yaparken, bütün bu gelişmelerin altına imza atarken, bir muhalefet partisi ana muhalefet partisi ne yapıyor? Onun ne yaptığına bakarak bizim sorumluluğumuzun ne kadar ağır olduğunu, ne kadar büyük sormulluk üstlendiğimizi tekrar hatırlamakta yarar var" "Ana muhalefet partisi tam bir Ortadoğu’ya döndü" Ak Parti’nin sorunların çözümü ile uğraşırken ana muhalefet partisinin de Ortadoğu’ya döndüğünü kaydeden Efkan Ala, "Biz Ortadoğudaki problemleri halledelim diyoruz, ana muhalefet partisinde birbirini hançerleyen mi , birbirini şikayet eden mi birbiri için itirafçı olanı mı ararsınız. Hepsi var. Cumhurbaşkanımız devlet başkanlarıyla görüşüyor. Dünyanın ve bölgenin sorunlarını çözmeye çalışıyor. Oralarda en etkili inisiyatifi alıyor. Ama ana muhalefet partisinin lideri Avrupa’da iktidar dileniyor. Türkiye’yi şikayet ediyor. Oralarda da devlet başkanlarıyla görüşemiyor. Onu da kendisi söylüyor. İçeride inanılmaz bir kaos kargaşa. Milletin derdiyle dertlenme yerine Silivri’nin derdiyle dertleniyor. Biz Hatay’a gittik. Hatay’da dikkatinizi çekiyorum 455 bininci konutu teslim ettik. Asrın felaketini, asrın hizmetine çevirdik. Peki İstanbul belediye başkanlığıyla ilgili hazırlanan iddianeme kabul edildi. İddianameye göre ne olmuş? Bizim 14 bakanlığımızın bütçesinden daha fazla bütçeye sahip olan İstanbul büyükşehir belediyesinde bir düzen kurulmuş, bir eko sistem kurulmuş. Asrın talanına imza atılmış o iddiaanameye göre. Biz asrın hizmetini yapıyoruz, yapamazsınız diyorlardı. Bunu başardık. Biz orada milletin derdiyle dertleniyoruz. Bunlar bir el uzatacaklarına, ellerini İstanbul Büyükşehir Beledyiyesi’nin bütçesine uzatmışlar, talan edilmiş. Talan düzeni kurulmuş. Şimdi böyle bir anlayışa, İski yolsuzluğundan asrın talanına geldiler"diye konuştu. "Türkiye’nin CHP zihniyetine teslim edilmesinin maliyetini 86 milyon değil, gönül coğrayamızdaki bütün kardeşlerimiz öder" diyen Efkan Ala şunları kaydetti: "Bunların sınırlarımız dışındaki kardeşlerimizin derdiyle dertlendiğini gördünüz mü. Ne işiniz vardı dediler. Bunlar içeride de vatandaşın olduğu yere gitmiyorlar. Varsa yoksa Silivri. Oraya gidip ağzına geleni söylüyor. Bizim bunlara ayıracak vaktimiz yok.Bunlara oy verenlere çağrımız, görüyorsunuz ülkenin, bölgenin, dünyanın bir çok meselesi varken, bunların temel meselesi, kendileri. Kendilerinin dışında bir dertleri yok. Onun için gelin, 86 milyon vatandaşlarımız,Türkiye’de gerçekten dünyada liderler diplomasisinin kitabını yazan Recep Tayyip Erdoğan’a daha fazla destek verelim ki, dünyanın meseleleri Türkiye’nin bölgenin meseleleri ile daha güçlü şekilde uğraşabilsin. Biz bunun çabası içindeyiz. Türkiye’nin yüklendiği tarihi misyon, tarihi sorumluluk bize bunun bir vazife olarak önümüze koymaktadır. Bugüne kadar Türkiye’yi getirdik, hedefler koyduk" "Türkiye’deki sorunlar masamızın üzerindedir. Emekli, çalışan ve çiftçimizin gelirini arttıracağız" Türkiye’de yaşanan sıkıntıları bildiklerini ifade eden Efkan Ala, "Merak etmeyin. Çalışan, işçimiz, çiftçimiz, emeklimizin meselesini biz her hafta masamızda tartışıyoruz. Programlar yapıyoruz. Tedbirler alıyoruz. Herşeyin bir sırası ve zamanı var. İnşallah onları da kararlılık ile uyguluyoruz. Enflasyonu tek haneli rakamlara indireceğiz. Başta emekliliremiz olmak üzere çalışanlarımız ve tüm kardeşlerimizin gelirini arttıracağız. Yüksek gelirli ülkeler grubunda emin adımlarla ilerleyeceğiz. Türkiye’nin ekonomisini bugüne kadar 5 kat büyüttük. 15 kat büyütecek kadrolar da Ak kadrolardır. Milletimizin beklentisi bu, bizim de milletimize sevdamızın ucu bucağı yoktur. Türkiye ne zaman ihtiyaç duyduysa Bursa Uludağ gibi bu kadroların arkasında durmuştur. Milletimiz ikaz yaptıysa, başımızın üstünde yeri vardır. Biz de o ikazı aldık, gereğini yapıyoruz. Bursa’nın lokomotifi olduğu gibi ak kadroların lokomatifi de bu kardeşlerimizdir. Yolumuza emin adımlarla devam edeceğiz. Türkiye’yi hedefleriyle buluşturacak kadrolar Ak kadrolardır. Milletimiz bize bazen sitemkar bakabilir davranabilir. Dönüp de kalıcı olarak başka yere bakmıyor. Umut, vizyon, imkan burada ve çalışma burada. Türkiye’nin ihtiyacı olan da budur" ifadelerini kullandı. (GÖ-İHS)