SAĞLIK - 25 Aralık 2023 Pazartesi 10:52

Prof. Dr. Selahattin Kumru: "Adet düzensizliği, ihmal edilmemesi gereken bir belirti olabilir"

A
A
A
Prof. Dr. Selahattin Kumru: "Adet düzensizliği, ihmal edilmemesi gereken bir belirti olabilir"

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Selahattin Kumru, tedavisi mümkünken ciddiye alınmayan düzensiz kanamaların önemli bir sağlık sorununun habercisi olabileceğini kaydetti.


Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Selahattin Kumru, adet düzensizliğinin ve fazla kanamanın altında ciddi sağlık sorunlarının yatabildiğini belirtti.


Adet düzensizliği, endometrial dokunun kalınlaşması, yumurtlama eksikliği, miyom, polip veya kistler, kullanılan hormonal ilaçlar, enfeksiyonlar ve rahim veya yumurtalıkların kötü huylu kitleleri gibi çeşitli faktörlere bağlı olarak gelişebildiğini dile getiren Kumru, düzensiz seyreden kanamaların ciddiye alınması gerejtiğini ve vakit kaybetmeden hekime başvurulması gerektiğini kaydetti.


Ortalama 28 günde bir gerçekleşen adet döngüsü sırasında gebeliğe hazırlık olarak hormonların etkisiyle rahmin iç yüzeyini oluşturan endometrium tabakasının kalınlaşıp olgunlaştığını, gebelik olmaması durumunda bu tabakanın, bir sonraki aya hazırlık için döküldüğünü belirten Kumru, adet döngüsündeki bozulmaların altında yatan hastalıklara dikkat çekti.



"Adet döngüsü mutlaka takip edilmeli"


Adet döngüsünün, adet kanamasının başladığı birinci günden bir sonraki adetin ilk gününe kadar geçen süreyi ifade ettiğini belirten Dr. Selahattin Kumru, bu döngünün normal olarak 21 ile 35 gün arasında olması gerektiğini ifade etti.


Daha sık veya seyrek, daha uzun, daha yoğun veya ara kanamaların adet düzensizliği olarak kabul edildiğini işaret eden Kumru, "Bu döngünün takip edilmesi son derece önemlidir. Döngüde normalden farklı olarak bozulmalar meydana geliyorsa bu durumun nedeni araştırılmalıdır. Kadınlar bu konuda duyarlı olmak durumundalar. Aksi halde altta yatan hastalıkların tedavi edilmemesi istemediğimiz kötü sonuçlara neden olabilir. Adet düzensizliğinin, endometrial dokunun kalınlaşması (endometrial hiperplazi), yumurtlama eksikliği, miyom, polip veya hormon salgılayan kistler, kullanılan hormonal ilaçlar, enfeksiyonlar ve rahim veya yumurtalıkların kötü huylu tümörleri gibi çeşitli faktörlere bağlı olarak gelişir. Adet düzensizliği şikayetiyle başvuran bir kişinin, hekim tarafından tıbbi öykü ve jinekolojik muayene ile değerlendirilir, ultrasonografik incelemeler yapılır ve gerekirse daha ileri testler yapılır" dedi.


Kumru, tanı sonrasında, adet düzensizliğine neden olan temel tıbbi durumun belirlenmesi ve buna göre de tedavi düzenlenmesinin öneminin altını çizdi.



"Düzensiz kanamaları ciddiye alın"


Kumru, düzensiz ve fazla adet kanaması olan kadınların bazen bu durumu ciddiye almadıklarını oysa bu durumun genellikle başka bir sağlık sorununun belirtisi olup, temel nedenin bulunarak bu sorunun ortadan kaldırılmasına odaklanılması gerektiğini söyledi.


Adet kanamalarının miktar ya da süre olarak artmış olması, ara kanamaların varlığı gibi durumlarda özellikle de 35 yaş üstü kadınlarda kanama nedeninin araştırılmasının ve tespit edilen nedene yönelik tedavi planlanmasına önem verilmesinin en doğru yöntem olduğunu ifade eden Kumru, "Kanama nedeni araştırılırken rahim içinden patolojik inceleme için örnek alınmasın önemlidir. Düzensiz adet kanamalarının nedenini araştırılırken rahim içinin teşhise dair küretaj ya da histeroskopik inceleme gibi yöntemler ile rahim içinden biyopsilerin alınması, alınan biyopsi örneklerinin patolojik incelemesi ve bu incelemenin sonucuna göre tedavi planlanmasının en doğru yaklaşımdır. Düzensiz adet kanamaları ve özellikle de toplamda artmış kanama ile karakterize kanamaları olan kadınlarda, rahim içinin incelenmesi gerçekleştirilmeden tedavi planlanmaya çalışılmasının doğru değildir. Rahim içindeki sorunun ne olduğu anlaşılmadan verilen tedavilerin özellikle kötü hastalıkların varlığı durumunda tedavide gecikmelere neden olabilir, bu tür yaklaşımlardan sakınılması gerekir" ifadelerine yer verdi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Zonguldak Kan donduran ’okul saldırısı’ şakasını polis affetmedi: 17 yaşındaki lise öğrencisi gözaltına alındı Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde ve Kahramanmaraş’ta meydana gelen okul saldırılarının ardından Zonguldak’ta da WhatsApp grubuna tehdit içerikli fotoğraf paylaşan 17 yaşındaki lise öğrencisi, polis ekiplerince gözaltına alındı. Şüphelinin evinde yapılan aramada kuru sıkı tabanca mermileri ele geçirildi. Okul saldırılarının ardından tüm Türkiye’de okullardaki güvenlik hassasiyeti artarken, Zonguldak’ta emniyeti alarma geçiren bir olay yaşandı. Lise öğrencisi 17 yaşındaki B.T.A., WhatsApp grubunda diğer illerdeki saldırıları kastederek fotoğraf paylaştı. Evinden 6 adet mermi çıktı İhbar ve paylaşımların ardından Zonguldak Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talimatıyla harekete geçen Zonguldak Emniyet Müdürlüğü Çocuk Şube Müdürlüğü ekipleri, B.T.A.’yı gözaltına aldı. Şüphelinin evinde yapılan aramada, odasındaki dolabın içerisinde 6 adet kuru sıkı tabanca mermisi bulundu. B.T.A.’nın olayda kullandığı değerlendirilen cep telefonuna da adli bilişim incelemesi yapılmak üzere el konuldu. "Şaka yapmak istedim, mermiler hatıra" savunması yaptı Gözaltına alınan B.T.A.’nın emniyetteki ön görüşmesinde kendini "şaka yaptım" diyerek savunduğu öğrenildi. WhatsApp grubundaki paylaşımı arkadaşlarına şaka yapmak amacıyla attığını iddia eden B.T.A., odasında bulunan mermileri ise köyünden ’hatıra’ maksadıyla getirdiğini öne sürdü. Sınıfta torpil patlatınca disipline sevk edilmiş Öte yandan, şüphelinin vukuatlı disiplin geçmişi de dikkat çekti. B.T.A.’nın daha önce başka lisede eğitim gördüğü, ancak sınıf içerisinde torpil patlatması nedeniyle disiplin kuruluna sevk edilerek şu an eğitim gördüğü liseye gönderildiği ortaya çıktı. Çocuk Şube Müdürlüğü’ndeki işlemleri devam eden şüpheli B.T.A.’nın adliyeye sevk edilmesi bekleniyor.
Ankara İçişleri Bakanlığı: "Okullarımızdaki güvenlik tedbirleri artırılmıştır" İçişleri Başkanlığı tarafından okullardaki güvenlik tedbirlerinin artırıldığı açıklandı. İçişleri Bakanlığı tarafından, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanan silahlı saldırı olaylarının ardından açıklama yapıldı. İçişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, "Kahramanmaraş’ta bir okulumuzda meydana gelen silahlı saldırı, hepimizin yüreğini dağlamıştır. Bu elim hadisede hayatını kaybeden evlatlarımıza ve öğretmenimize Allah’tan rahmet; ailelerine, eğitim camiamıza ve aziz milletimize başsağlığı diliyoruz. Yaralı vatandaşlarımıza acil şifalar temenni ediyoruz. Olayın ilk anından itibaren devletimiz tüm kurumlarıyla birlikte sahadadır. Süreç; güvenlik, adli, idari ve eğitim boyutlarıyla çok yönlü ve titizlikle yürütülmektedir. İçişleri Bakanlığı olarak mülkiye ve polis başmüfettişlerimiz görevlendirilmiştir. Adli süreç, Adalet Bakanlığımızın koordinasyonunda hassasiyetle sürdürülmektedir. Millî Eğitim Bakanlığımız da dört başmüfettişle idari inceleme sürecini başlatmıştır. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığımız, saldırıdan etkilenen yavrularımızın ve ailelerinin rehabilitasyon süreçlerini titizlikle yürütecektir" denildi. Sabah saat 09.00’da valiler, il emniyet müdürleri, il jandarma komutanları ve il milli eğitim müdürleri ile çevrimiçi toplantı yapılacağı söylenen açıklamada, "Sabah saat 09.00’da, valilerimiz, il emniyet müdürlerimiz, il jandarma komutanlarımız ve il millî eğitim müdürlerimizle bir araya gelerek geniş kapsamlı bir değerlendirme toplantısı gerçekleştireceğiz. Millî Eğitim Bakanımız Sayın Yusuf Tekin’in katılımıyla gerçekleştireceğimiz bu toplantıda, okullarımızın ve çevresinin güvenliğine yönelik tedbirleri bütün boyutlarıyla ele alacak, gerekli adımları süratle hayata geçireceğiz. Evlatlarımızın huzur ve güven içinde eğitim alması en temel önceliğimizdir. Bu doğrultuda ilgili tüm bakanlıklarımız ve kurumlarımızla güçlü bir koordinasyon içerisinde çalışmaktayız" ifadelerine yer verildi. Okullarda güvenlik önlemlerinin artırıldığı söylenen açıklamada, "Bu acı hadise üzerinden provokasyon üretmeye, milletimizin acısını istismar etmeye, suçu ve suçluyu övmeye, dezenformasyon yaymaya çalışanlar hakkında da gerekli işlemler kararlılıkla yürütülmektedir. Siber Suçlar, İstihbarat, Güvenlik ve Asayiş Daire Başkanlıklarımız tüm birimleriyle azami gayret göstermektedir. Okullarımızdaki güvenlik tedbirleri artırılmıştır. Sosyal medyada siber devriye çalışmalarımız kesintisiz bir şekilde büyük bir titizlikle yürütülmektedir. Devletimiz güçlüdür. Kurumlarımız eş güdüm içindedir" denildi.