EKONOMİ - 03 Temmuz 2024 Çarşamba 12:24

"Sağlık turizmi, döviz rezervi açığını kapatabileceğimiz en önemli alan"

A
A
A
"Sağlık turizmi, döviz rezervi açığını kapatabileceğimiz en önemli alan"

Sağlık turizmcileri, sağlık turizminin döviz rezervi açığını kapatabilecek en önemli alanlardan biri olduğunu ifade etti.


Dr. Mehmet Kanpolat, sağlık turizminin, 2002 yılından sonra yapılan yatırımlarla anlam bulduğuna dikkat çekti. Dr. Kanpolat, Antalya’da yapılan G-20 Zirvesi ve pandemi döneminde de bu alanda ivme kazanılmasında etkili olduğunu aktardı. Kanpolat, “Pandemiden önce Türkiye’deki sağlık altyapısının bu kadar güçlü olduğu bilinmiyordu, Antalya’da G-20 zirvesinde liderlerin sağlık ekipleri buraya geldiğinde şehirdeki sağlık altyapılarını görünce şaşırdılar. Sadece bu altyapının Antalya’ya ait olduğunu hissettiler, biz Türkiye genelinde böyle olduğunu söyledik. Sağlık turizmini Türkiye’nin geneline yaymak lazım, çünkü komşu ülkelerle olan ilişkiler var. Doğu ve güneydoğunun Irak’la, Karadeniz’in Türki Cumhuriyetlerle ve Trakya’nın Balkanlarla ilişkileri var" diye konuştu.



"160 ülkeye 3-4 saat uzaklıktayız"


Türkiye’nin sağlık turizmi alanında coğrafi konumunun da büyük bir avantaj olduğunun altını çizen Dr. Mehmet Kanpolat, ülkenin sağlık turizminde hak ettiği yeri alabilmesi için, ciddi anlamda reklam ve tanıtım desteğine ihtiyacı olduğunu dile getirdi. Kanpolat, "Sağlık turizmi ilk gündeme geldiğinde İstanbul ve Antalya öne çıkıyordu, şimdi artık belirli illere sabitlemek Türkiye’ye haksızlık olur. Ülkemizin ayrıcalığı yaklaşık 160 ülkeye 3-4 saat mesafede bulunuyor ve 4 milyar insana hitap eden coğrafi konumda. Bu ciddi bir avantaj, ancak ülkemizin sağlık alt yapısı bu kadar güçlü olmasına rağmen istediğini çok elde edemiyor. Liderlik anlamında dünyada ilk üçe girecek bir altyapımız var fakat sağlık turizmi Türkiye’de diş ve estetik olarak anılıyor, biz buna çok üzülüyoruz. Antalya’da 3 tane organ nakli merkezi var, İstanbul’da sayısını bilmediğim kadar organ nakil, onkoloji merkezleri var, dolayısıyla da Türkiye sağlık turizminde hak ettiği yeri alabilmesi için, ciddi anlamda reklam ve tanıtımlarla hedef kitleye ulaşıp istediğimiz noktaya gelmeyi amaçlıyoruz" ifadelerine yer verdi.



"Tatilciler, sağlık turizmi elçisi oluyor"


Kanpolat, Antalya’nın İstanbul’dan sonra sağlık turizminde ikinci önde gelen şehir olduğunu belirterek, Antalya’nın turizmin başkenti olmasının da sağlık alanında öne çıkmasında etkili olduğunu kaydetti. Kanpolat, şu şekilde devam etti:


"Organ naklindeki başarıları, üniversite hastanesi, devlet hastaneleri, Antalya Şehir hastanesi, 28 özel hastane, sayısı her geçen gün artan diş klinikleri gerçek anlamda sağlık turizmine yönelik. Antalya’nın, diğer illere göre avantajı yaklaşık 18-20 milyon insan her sene Antalya’ya geliyor, şehrin hem deniz kum güneşini hem de sağlık alt yapısını görüyor. Tatil sırasında sağlık hizmeti almaları bile bizi tanıtmak için yeterli oluyor. O yüzden Antalya’nın ciddi bir avantajı var. Sağlık turizmi ülkemizde ilk kez gündeme geldiğinde turist sağlığını çıkardığımızda sağlık turizmi için gelen hasta oranı yüzde 5’i geçmiyordu, şu an sağlık turizmi yapan ve yetki belgesi olan birçok kuruluşta yüzde 40’ı bulan bir artış var. Yabancı hasta yoğunluğundan, yerli hastayla çok çalışamıyoruz diyen kuruluşlarımız da var."



"Türkiye’de hasta tedavisi, yurt dışından çok daha ucuz"


Sağlık turizmi için Türkiye’ye gelen vatandaşların tedavilerini kendi ülkelerine göre çok uygun fiyatlarla gerçekleştirdiklerine değinen Dr. Kanpolat, fiyat politikası açısından sağlık sektöründe Türkiye’nin en avantajlı ülkelerden biri olduğunu söyledi. Kanpolat, şöyle konuştu:


"Sağlık turizmi için yurt dışından gelen vatandaşlara uygulanan tedavi masrafı çok uygun, mesela bir İtalyan hasta için ülkesinde yaklaşık 40 bin euro olan bir hizmet burada 6 bin euro civarında. Ekonomik açıdan Türkiye açıkçası en avantajlı ülkelerden bir tanesi. Sağlık turizminde öne çıkan diğer ülkelere baktığımızda bir eksiğimiz yok, organ nakli onkoloji A grubu ameliyatlarda Türkiye dünya birincisi olabilir. Sağlık turizmi ekonomik açıdan çok önemli, döviz rezervi açığını kapatabileceğimiz en önemli alanlardan bir tanesi. Bir işletme kurduğunuzda; fizibilitesini, yatırımını yapıyorsunuz ama Türkiye’de bunun için şu an yatırıma ihtiyaç yok, fizibilitesi hazır. Sadece gelecek olan hasta için çabalamamız gerekiyor."


Türkiye’ye sağlık turizmi için hasta gönderen ülkelerin de altyapıya yatırım yapmaya başladığını bildiren Kanpolat, bürokratik yapılandırmaları hızlandırıp, merdiven altı kuruluşlarla mücadelenin önemine de vurgu yaptı.



"Sağlık turizmi, döviz rezervi açığını kapatabileceğimiz en önemli alan"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Tekirdağ İlkokul öğrencileri, çilek fidelerini toprakla buluşturdu Tekirdağ’ın Kapaklı ilçesinde ilkokul öğrencileri, okul bahçesinde 120 çilek fidesi dikerek hem tarımı öğrendi hem üretmenin mutluluğunu yaşadı. Kapaklı ilçesinde bulunan Büyükşehir Belediyesi İsmet İnönü İlkokulu 1-O sınıfı öğretmeni Ayşe Aslan ve öğrencileri, 5 Mayıs Salı günü okul bahçesinde anlamlı bir etkinliğe imza attı. "Doğa İçin Bir Adım" projesi kapsamında gerçekleştirilen çalışmada, öğrenciler 120 adet çileği toprakla buluşturdu. Etkinliğe veliler ve öğretmenler de eşlik etti. Okul Müdürü Murat Bekdaş, okul bahçesinin yıllar içindeki dönüşümünü anlattı. 2017 yılında göreve başladığında alanın inşaat atıklarıyla dolu olduğunu belirten Bekdaş, yapılan çalışmalarla buranın bir uygulama bahçesine dönüştürüldüğünü ifade etti. Bugün ise öğrencilerin aktif olarak üretim yaptığı bir alana dönüştüğünü vurgulayan Bekdaş, "Çocuklarımız hem öğreniyor hem yaşıyor. Meyve ve sebzelerin nasıl yetiştiğini birebir deneyimliyorlar" dedi. Sınıf öğretmeni Ayşe Aslan, etkinliğin amacının çocuklara doğa sevgisi kazandırmak ve çevre bilinci oluşturmak olduğunu söyledi. Öğrencilerin çileklerin büyüme sürecini gözlemleyerek sabretmeyi, sorumluluk almayı ve üretmenin değerini öğreneceğini belirtti. Aslan, doğa ile kurulan bu bağın çocukların gelecekte daha duyarlı bireyler olmasına katkı sağlayacağını ifade etti. Çilek şiiri okudu Etkinliğe katılan öğrenciler de yaşadıkları deneyimi heyecanla paylaştı. Özel eğitim öğrencisi Mert Naci Köklükaya, çilek dikmenin çok eğlenceli olduğunu belirtirken, etkinlikte "çilek" şiiri de okudu. Öğrencilerden Kerim Gödek, doğanın önemini öğrendiklerini ve bitkilerin büyümesini merakla beklediklerini söyledi. Belinay Yılmaz ise doğaya iyi bakıldığında onun da karşılığını verdiğini ifade ederek herkesi doğayı sevmeye davet etti. Okul bahçesinde yıl boyunca mevsimine göre sebze ve meyve yetiştirildiği belirtilirken, öğrencilerin bu süreçte aktif rol aldığı vurgulandı. Bu tür etkinliklerin, çocukların doğayla bağ kurmasını sağladığı ve teorik bilgilerin pratiğe dönüşmesine katkı sunduğu ifade edildi.
Ankara E-imza davasında mütalaa açıklandı: Ziya Kadiroğlu hakkında 120 yıla kadar hapis cezası istendi Bazı kamu kurumlarındaki yöneticilere ait elektronik imzaların taklit edilerek sahte belge düzenlendiği iddiasıyla açılan davada, savcılık esas hakkındaki mütalaasını sundu. Örgütün kurucusu ve lideri olduğu değerlendirilen Ziya Kadiroğlu için 120 yıl hapis cezası talep edildi. 264 sanık hakkında mahkumiyet, 22 sanık hakkında beraat istendi. Ankara 23. Asliye Ceza Mahkemesi’nce Sincan Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü’ndeki salonda görülen duruşmada ‘Hoca’ lakaplı örgüt elebaşı Ziya Kadiroğlu, Gökay Celal Gülen, Zeynep Karacan ile bazı tutuksuz sanıklar ve taraf avukatları katıldı. Hakim, dosyaya gelen evrakı okumasının ardından sanıkların dinlenmesine devam edileceğini bildirdi. Hakimin söz vermesi üzerine konuşan Kadiroğlu, elektronik imzaları çıkaran kişilerin serbest bırakıldığını öne sürerek, "Ben bu elektronik imzalar nasıl çıkartılır bilmiyorum. Ben kimsenin yerine elektronik imza çıkartmadım. Çıkartılması için talepte de bulunmadım" dedi. Kadiroğlu savunmasına şöyle devam etti: "Herhangi bir örgüt kurmadım. Benim bir kod adım yok. Örgüt kurmakla yargılanıyorum. Kurduğum iddia edilen örgütte ailem ve birkaç arkadaşım var. Adı geçen kişilerle örgüt kurmadım, yönetmedim. Sanıkların çoğunu tanımıyorum." Kadiroğlu mahkemeden tahliyesini talep etti. Diğer tutuklu ve tutuksuz sanıklar da önceki beyanlarını tekrar ettiklerini ve üzerlerine atılı suçlamaları kabul etmediklerini ifade ederek mahkemeden tahliyelerini talep etti. Kadiroğlu hakkında 120 yıla kadar hapisle cezalandırılması istendi Beyanların ardından Cumhuriyet savcısı esas hakkındaki mütalaasını açıkladı. Mütalaada, dosya kapsamında yargılanan toplam 286 sanıktan 264’ü hakkında mahkumiyet, 22’si hakkında ise beraat talep edildi. Suç örgütünün kurucusu ve lideri olduğu değerlendirilen sanık Ziya Kadiroğlu hakkında ‘Suç işlemek amacıyla örgüt kurma’, ‘ÖSYM Kanunu’na muhalefet’, ‘Resmi belgede sahtecilik’, ‘Kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirme’, ‘Elektronik İmza Kanunu’na muhalefet’ ve ‘Bilişim sistemindeki verileri bozma yok etme, erişilemez kılma, sisteme veri yerleştirme’ gibi birçok suçtan toplam 120 yıla kadar hapisle cezalandırılması istendi. Örgüt kapsamında çeşitli suçlardan yargılanan sanıklardan Gökay Celal Gülen, Zeynep Karacan, Mıhyeddin Yakışır, Yalçın Maraşlı ve Ali Çiçekli hakkında 85’er yıl hapis cezası talep edildi. Taner Dağhan için 43 yıl, Yaren Özkarakaş için 38 yıl, Halil Erkoç için 37 yıl, Gülseren Üstün için 33 yıl, Oğuzhan Ercan, Ayhan Ateş ve Enver Yılmaz için 30’ar yıl, Fuat Tanış Arslan için 28 yıl, Oğuz Deniz için 23 yıl, İbrahim Akyüz ve Özge Baydemir için ise 22’şer yıl hapis cezası talep edildi. Ardından ara kararını açıklayan mahkeme, tutuksuz sanık olan Ali Çiçekli’nin tutuklanmasına, diğer sanıkların da mevcut halinin devamına hükmetti. Sonraki duruşma 20 Mayıs’a ertelendi.
Ankara Bakan Bak: "Bizim çocuklara Amerika’da başarılar diliyoruz" Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, A Milli Futbol Takımı ile ilgili, "Bizim çocuklara Amerika’da başarılar diliyoruz. İnşallah güzel işler yapacaklar, gruptan çıktılar, elemeleri geçtiler" dedi. Sporun toplumun her kesimine yayılması, fiziksel ve ruhsal sağlığın güçlendirilmesi ile kamu kurumları arasındaki iletişimin dostluk ve hoşgörü temelinde geliştirilmesi amacıyla düzenlenen "Kamu Futbol Turnuvası" bu yıl 15. kez gerçekleştirilecek. Turnuva öncesi Bakan Bak’ın da katılımıyla gösteri maçı düzenlendi. Bakan Bak, turnuva kapsamında Meclis Spor ve Şöhretler Karması takımları arasında oynanan gösteri maçında Meclis Spor takımında yer aldı. Turnuva, kamu çalışanları arasında dayanışmayı artırmayı ve sporu geniş kitlelere yaymayı hedefliyor. Gösteri maçından önce açıklamalarda bulunan Bakan Bak, 2026 Dünya Kupası’na katılacak olan A Milli Futbol Takımı’na başarı dileklerini sundu ve A Milli Futbol Takımı’nın iyi işler başaracağını belirtti. Sporun hem eğlence hem de stres atma aracı olduğunu dile getiren Bakan Bak, tüm kamu kurumlarını bu turnuvaya beklediklerini sözlerine ekledi. "Bizim çocuklara Amerika’da başarılar diliyoruz" 2026 Dünya Kupası öncesi, A Milli Futbol Takımı’na başarı dileklerini sunan Bakan Bak, "Kamu kurum ve kuruluşlarının katıldığı, Ankara Valiliği ve Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü tarafından organize edilen kamu kurumları arası futbol turnuvasının başlangıcını yapıyoruz. Ankara bürokrasisi streslidir, tempo yüksektir. Arada biraz eğlenmeye, stres atmaya ihtiyaç var. Dolayısıyla kamu kurumlarından arkadaşlarımızı bu turnuvaya bekliyoruz. Spor, birleştirici gücü olan, toplumları birleştiren önemli bir olgu. Heyecanlıyız. Çünkü bu sene milli takımımız 24 yıl sonra Dünya Kupası’na gidecek. Çok güzel bir iş başardılar. Bizim çocuklara Amerika’da başarılar diliyoruz. İnşallah güzel işler yapacaklar, gruptan çıktılar, elemeleri geçtiler. Tabii şanslıyız. Sayın Cumhurbaşkanımız sporun içinden gelen birisi. Spor faaliyetlerine, spor yatırımlarına ve pek çok organizasyona destek veriyor" diye konuştu. Gösteri maçı berabere bitti Meclis Spor ve Şöhretler Karması arasında oynanan maç, 4-4’lük skorla berabere bitti.