ASAYİŞ - 06 Mayıs 2026 Çarşamba 10:55

Serik’te uyuşturucu operasyonunda 2 tutuklama

A
A
A
Serik’te uyuşturucu operasyonunda 2 tutuklama

Antalya’nın Serik ilçesinde ikametlerinde 2 kilo 580 gram metamfetamin ve hassas terazi ele geçirilen 2 şüpheli tutuklandı.


İl Jandarma Komutanlığı ekipleri uyuşturucuyla mücadele kapsamında Serik Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde Serik ilçesinde belirlenen adreslere operasyon düzenledi. Baskında yakalanan 2 şüpheli şahsın ikametinde yapılan aramalarda 2 kilo 580 gram metamfetamin ile 1 hassas terazi ele geçirildi. Şüpheliler işlemlerinin ardından sevk edildikleri mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Hıdırellez’de dilekler Akdeniz’in mavi sularına bırakıldı Antalya’da tarihi Kaleiçi Yat Limanı’ndan teknelerle denize açılarak Hıdırellez dileklerinin Akdeniz’le buluşturulduğu gelenek, bu yıl da yoğun katılımla sürdürüldü. Hıdırellez’de Antalyalılar, dileklerini Akdeniz’in mavi sularıyla buluşturdu. Sabahın ilk ışıklarıyla başlayan etkinlik için kent sakinleri Muratpaşa Belediyesi organizasyonunda tarihi Kaleiçi Yat Limanı’nda bir araya geldi. Saat 04.00 itibarıyla teknelerin önünde toplanmaya başlayan vatandaşlar, Hıdırellez geleneğini yaşatmak için denize açılmayı bekledi. Gece gül ağacının dibine bırakılan dilekler, sabah yeniden çıkarılarak teknelerle Akdeniz’e taşındı. Saat 05.30’da limandan ayrılan beş tekneyle Akdeniz’e açılan katılımcılara çay ve simit ikram edildi. Kaleiçi’nin tarihi dokusu ve Akdeniz’in eşsiz manzarası eşliğinde gerçekleşen etkinlikte dilekler, güneşin ilk ışıklarıyla birlikte denizin serin sularına bırakıldı. Etkinliğe ilk kez katılan Zeliha Oruç, Hıdırellez’in çocukluklarından bu yana yaşattıkları önemli bir gelenek olduğunu belirtti. Oruç, "Hıdırellez; gülün dibine dileklerimizi dilediğimiz, para koyduğumuz, çeşitli ritüelleri olan ve insanları bir arada tutan bir etkinlik" dedi. Etkinliği oldukça başarılı bulduğunu ifade eden Oruç, "Muratpaşa Belediyesi’ni bu anlamda takdir ediyorum. Çok beğendiğim bir etkinlik oldu. Dileklerimi tuttum, heyecanlıyım, umarım gerçekleşir" diye konuştu. Oruç, tüm ülke ve dünya için sağlık, huzur ve barış dilediğini de sözlerine ekledi. Etkinliğe her yıl düzenli olarak katıldığını belirten Hülya Usta ise Hıdırellez coşkusunun kendileri için ayrı bir anlam taşıdığını söyledi. Usta, "Her yıl Hıdırellez günü şafakta toplanmaya başlıyoruz. Bu atmosferi hep birlikte hissetmek istiyoruz. Denize açılıp dileklerimizi engin sulara bırakmak, hep birlikte paylaşmak bizim için çok kıymetli" diye konuştu. Etkinliğin artık Antalya ile özdeşleştiğini vurgulayan Usta, "Bu etkinlik Antalya’ya çok yakışıyor. Artık bizim için bir ritüel haline geldi. Kendimize ait gibi hissediyoruz" dedi.
Tokat İkinci Zeugma Tokat’ta gün yüzüne çıkartılıyor Tokat’ın Zile ilçesinde kaçak kazıda ortaya çıkan Roma dönemine ait figürlü mozaiklerin Zeugma’daki ünlü ’Çingene Kızı’ mozaiğiyle benzerlik göstermesi dikkat çekti. Tokat’ın Zile ilçesinde bir bağ evinin bahçesindeki kaçak kazı sırasında ortaya çıkan Roma dönemine ait figürlü mozaikler, bölgenin arkeolojik potansiyelini yeniden gündeme getirdi. Üzerinde antik Yunanca ’Tryphe’ yazan ve ’bolluk ve bereket’ anlamı taşıyan mozaikler için başlatılan ilk kurtarma kazısı tamamlanırken, eserlerin işçiliğinin Gaziantep’te Zeugma Antik Kenti’ndeki ünlü ’Çingene Kızı’ mozaiğiyle benzerlik göstermesi dikkat çekti. Tokat Arkeoloji Müzesi uzmanları tarafından yürütülen kurtarma çalışmalarında gün yüzüne çıkarılan mozaiklerin milattan sonra 2’nci ve 4’üncü yüzyıla ait olduğu değerlendiriliyor. Kaçak kazının yapıldığı bağ evinin çevresindeki alanın kamulaştırılmasının ardından mozaiğin yanındaki ahırın yıkılarak kazı alanının genişletileceği öğrenildi. Yetkililer, bölgede daha büyük bir Roma villası kompleksinin bulunabileceği ihtimali üzerinde duruyor. Mozaik sadece sanat değil, bolluk ve bereket mesajı da taşıyor Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi (TOGÜ) Fen-Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Semih Yaşar Çizikci, ortaya çıkarılan mozaiğin Roma dönemindeki kültürel zenginliği yansıttığını belirterek, Zile’nin tarih boyunca önemli bir merkez olduğuna dikkat çekti. Çizikci, Zile Ovası’nın Erken Tunç Çağı’ndan Roma dönemine kadar yoğun yerleşim alanı olarak kullanıldığını ifade ederek, "Bu kadar önemli bir bölgede Roma dönemine ait kültürel altyapının da güçlü olması bekleniyordu. Son kazılarda ortaya çıkan mozaik, özellikle yapım tekniğiyle dikkat çekiyor. Kadın figürüyle birlikte bir personifikasyon özelliği taşıyor. Bolluk, bereket ve refahı temsil eden bu mozaiğin yapıldığı mekâna zenginlik getirmesi amaçlanmış gibi görünüyor" dedi. Zeugma Antik Kenti ile yakın özellikler taşıyor Mozaiğin teknik özelliklerinin Gaziantep’teki Zeugma mozaikleriyle benzerlik gösterdiğini belirten Çizikci, "Özellikle iki farklı teknikle yapılı mozaik tekniği, Zeugma Antik Kenti’nde ortaya çıkarılan eserlerle çok yakın özellikler taşıyor. Yapım tarzı bakımından karşılaştırma yapılacak en önemli örneklerden biri ‘Çingene Kızı’ mozaiğidir. Bu durum bize Zile’nin arkeolojik açıdan düşündüğümüzden çok daha büyük bir potansiyele sahip olduğunu gösteriyor" diye konuştu. Kazılar büyük yapıyı işaret ediyor Roma İmparatoru Jül Sezar’ın "Veni, vidi, vici" sözünü söylediği yer olarak bilinen Zile’deki mozaiğin bölgenin turizm ve kültür potansiyeline önemli katkı sağlayabileceğini ifade eden Çizikci, alanın sütunlu bir avluya ait olabileceğini düşündüklerini söyledi. Çizikci, "Şu an iki farklı odaya ait izler görülebiliyor. Ancak bu yapının daha büyük bir Roma villasının parçası olma ihtimali yüksek. Hatta bölgede birden fazla villa yapısının bulunabileceğini düşünüyoruz. Bu nedenle alanda geniş çaplı arkeolojik çalışmaların yapılması gerekiyor" ifadelerini kullandı.
Antalya ASAT’tan Manavgat Ilıca’ya içme suyu yatırımı Antalya Büyükşehir Belediyesi ASAT Genel Müdürlüğü, Türkiye Deprem, Sel ve Yangın Acil İmar Projesi (TEFWER) kapsamında Manavgat Ilıca Mahallesi’nde önemli bir altyapı yatırımını hayata geçiriyor. Dünya Bankası kredisiyle finanse edilen ve yaklaşık 400 milyon TL bedelle gerçekleştirilecek proje, bölgenin içme suyu altyapısını modern, güvenli ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşturmayı amaçlıyor. ASAT Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen proje ile Manavgat Ilıca Mahallesi’nde özellikle eskiyen ve yetersiz kalan altyapının yenilenmesi sağlanırken, bölge halkının uzun yıllar boyunca kesintisiz, güvenli ve sağlıklı içme suyuna erişimi güvence altına alınacak. Proje aynı zamanda, oluşabilecek afetlere karşı dayanıklı altyapı oluşturulmasına da katkı sunacak. "Modern depo ve güçlü iletim hatları" "Manavgat Ilıca Mahallesi İçmesuyu Hatları ve Depo Yapım İşi" kapsamında, Ilıca Mahallesi Cezaevi mevkiinde 10 bin metreküp kapasiteli yeni bir içme suyu deposu ile klor binası inşa edilecek. Böylece bölgede suyun hem kalitesi artırılacak hem de kesintisiz ve güvenli bir şekilde abonelere ulaştırılması mümkün hale gelecek. Proje aynı zamanda artan nüfus ve turizm yoğunluğuna bağlı su ihtiyacına uzun vadeli ve sürdürülebilir bir çözüm sunacak. Yaklaşık 18 kilometrelik yeni hat Çalışmalar çerçevesinde, mevcut Güztepe deposu ile bağlantılı yaklaşık 4,5 kilometre uzunluğunda, 500-710 mm çap aralığında içme suyu isale hattı imalatı gerçekleştirilecek. Ayrıca hat üzerinde vantuz, tahliye, hat vanası ve debimetre odası gibi önemli sanat yapıları da inşa edilecek. Bununla birlikte, yaklaşık 13,5 kilometre uzunluğunda 110-355 mm çap aralığında içme suyu şebeke hatları ve evsel bağlantılar tamamlanarak vatandaşların sağlıklı içme suyuna erişimi güçlendirilecek.
Denizli Ateş savaşçıları dayanıklılık ve hünerlerini sahada gösterdi Denizli’de düzenlenen Türkiye Ormancılık Yarışmalarının bölgesel etabında Muğla ekibi birinci olarak Adana’daki final etabına katılmaya hak kazandı. Orman Genel Müdürlüğü koordinesinde Türkiye genelinde ormancılık bilincini artırmak amacıyla düzenlenen Türkiye Ormancılık Yarışmalarının (TOY) Denizli etabı tamamlandı. Denizli Orman Bölge Müdürlüğü ev sahipliğinde gerçekleştirilen yarışmalara Antalya, İzmir, Isparta, Eskişehir, Muğla ve Denizli ekipleri katıldı. İki etap halinde düzenlenen yarışmanın ilk gününde ekipler ormanlık alanda performans sergilerken, ikinci gün ise zorlu parkurda zamana karşı mücadele etti. Kıyasıya rekabetin yaşandığı etaplarda ekipler hem dayanıklılık hem de teknik becerilerini ortaya koydu. Yarışmalar sonunda Muğla ekibi birinci olarak büyük başarı elde etti. Birinciliği kazanan ekip, Adana’da gerçekleştirilecek final etabına katılma hakkı kazandı. Türkiye Ormancılık Yarışmaları ile hem ormancılık mesleğinin tanıtılması hem de ekipler arası koordinasyon ve bilgi paylaşımının artırılması hedefleniyor. Yarışmanın açılış töreninde konuşan Denizli Orman Bölge Müdürü Ahmet Köle, "Orman Genel Müdürlüğü’nde görev yapmak yalnızca teknik bilgi değil; sabır, disiplin ve büyük bir özveri gerektirir. 2026 yılı itibarıyla genel müdürlüğümüz tarafından hayata geçirilen bu organizasyon, toprağa ilk temas anından yangınlarla mücadeleye kadar her aşamada insanlığımızı ve sorumluluğumuzu ortaya koyduğumuz önemli bir platformdur. Bugün burada ter dökecek olan Denizli, Antalya, Isparta, Muğla, İzmir ve Eskişehir Bölge Müdürlüklerimizde görevli ekiplerimizin her biri, kendi bölgesinin zaten birer şampiyonudur. Bu altı zorlu etapta yalnızca hızımızı değil; özverimizi, teknik bilgimizi, ormanlara olan hassasiyetimizi ve en önemlisi ekip ruhumuzu ortaya koyacağız. Unutmayalım ki bu sınavdaki en büyük kazancımız; aramızdaki dayanışmayı güçlendirmek ve köklü kurum kültürümüzü daha da sağlamlaştırmaktır" ifadelerini kullandı. Orman Genel Müdürlüğü Müdür yardımcısı Mustafa Özkaya, düzenlenen yarışmanın ekipleri daha bilinçli, daha çevik ve daha donanımlı hale gelmesini amaçladığını belirterek, "Türkiye Ormancılık Yarışmaları, Valimizin Adana’da görev yaptığı dönemde, Adana Orman Bölge Müdürlüğümüz öncülüğünde il düzeyinde başlatılmıştı. Bu yarışmalar; hem orman yangınlarına hazırlık hem de diğer ormancılık faaliyetlerinde ekiplerimizin daha bilinçli, daha çevik ve daha donanımlı hale gelmesini amaçlamaktadır. Aynı zamanda bu sürecin arka planında çok ciddi bir eğitim ve hazırlık bulunmaktadır. Elde edilen başarılar doğrultusunda bu organizasyonu ulusal düzeye taşıma kararı aldık. Bu hafta içerisinde Türkiye genelinde gerçekleştirilen etaplarla yarışmalar tamamlanacak. Bu etaplarda birinci olan ekiplerimiz Adana Bölge Müdürlümüzde düzenlenecek finalde yarışacak. Bu etaplar sonunda her bölgeden birinci olan toplam beş ekip, final etabında mücadele edecek ve Türkiye dereceleri belirlenecektir. Bugün burada adeta bir "Şampiyonlar Ligi" atmosferi var. Çünkü Antalya, İzmir, Muğla, Isparta, Eskişehir ve Denizli gibi orman yangınlarıyla mücadelede her zaman hazır ve tecrübeli bölgelerimiz aynı sahada yarışıyor. Temennimiz; burada birinci olan ekibimizin final etaplarında da başarılı olarak Türkiye derecesi elde etmesidir" şeklinde konuştu. Yarışmaya TOY isminin verilmesinin Türk kültürüne yakıştığını ifade eden Denizli Valisi Yavuz Selim Köşger ise "Bugün burada çok güzel ve anlamlı bir etkinlikte birlikteyiz. Bu etkinliğin adı "TOY". Geçtiğimiz yıl bu organizasyonu ormancılık alanında ilk kez Adana’da hayata geçirmiştik. Başlangıçta ismi olimpiyat olarak düşünülmüş olsa da TOY isminin çok daha anlamlı ve bize yakışır olduğuna inanıyorum. Çünkü bizim köklü kültürümüzde toy, önemli bir yere sahiptir. Türk geleneğinde savaş, Türk’ün düğünüdür anlayışı vardır. Atalarımız sefere çıkmadan önce bir araya gelir, hazırlıklarını bir toy, bir şölen havasında yaparlardı. Yani zafere giden yol, birlik ve hazırlıkla başlardı. Bugün de bizler, orman yangınları sezonu başlamadan önce, bu nispeten sakin dönemde, ekiplerimizin hem fiziksel hem zihinsel olarak hazır hale gelmesini sağlıyoruz. Bu yarışmalar sayesinde arkadaşlarımız zindelik kazanıyor, ekip ruhunu güçlendiriyor ve adeta bir sefer öncesi hazırlıklarını tamamlıyor. Dolayısıyla bu organizasyonun TOY olarak adlandırılması hem kültürümüzle örtüşen hem de çok anlamlı bir tercih olmuştur. Bu ismi bulan ve bu organizasyona katkı sağlayan herkesi tebrik ediyorum" dedi.